dünyanın çivisinin çıkması
bana bir çekiç verin geri çakayım.
insanoğlu dünyayı mahvetmiştir. bazen düşünürüm; iyi geldik bu yaşa kadar hala yaşayabiliyoruz bu dünyada diye.
kimse kusura bakmasın, ben de bir erkeğim, ama bunda erkeklerin çok büyük etkisi bulunmakta.
hiçbir kadın tarihte savaş başlatmamıştır. bir kadın bir kadına tecavüz etmemiştir, aşkına karşılık alamadığı için hiçbir kadın birini öldürmemiştir veya boşandığı eşine musallat olmamıştır... örnekleri siz de çoğaltabilirsiniz.
insanoğlu dünyayı mahvetmiştir. bazen düşünürüm; iyi geldik bu yaşa kadar hala yaşayabiliyoruz bu dünyada diye.
kimse kusura bakmasın, ben de bir erkeğim, ama bunda erkeklerin çok büyük etkisi bulunmakta.
hiçbir kadın tarihte savaş başlatmamıştır. bir kadın bir kadına tecavüz etmemiştir, aşkına karşılık alamadığı için hiçbir kadın birini öldürmemiştir veya boşandığı eşine musallat olmamıştır... örnekleri siz de çoğaltabilirsiniz.
devamını gör...
dediğim başlıktır
eyvahlar olsun toy yazarlığımın bir göstergesi varmış dediğim başlıktır. ara ara kullanırım.
(bkz: allahın bildiğini kuldan saklamamak)
(bkz: allahın bildiğini kuldan saklamamak)
devamını gör...
geceye bir çelişki bırak
bu duyguları sorgulasakta mı yorumlamasak, sorgulamasakta mı yorumlasak.
-error-
-error-
devamını gör...
monosakkarit
diğer adıyla tek şekerdir. “mono” latincede 1 anlamına gelir. sindirilmezler. küçük yapılıdırlar. hücre zarından geçebilirler. bazı çeşitleri solunum tepkimelerinde doğrudan enerji üretimimde kullanılabilir. karbon sayıları 3 ile 8 arasında değişir.
devamını gör...
ustaca sevmek
don miguel ruiz'in (bkz: toltek bilgelik kitabı - dört anlaşma) ve (bkz: beşinci anlaşma - bir toltek bilgelik kitabı) 'ından sonra okuduğum üçüncü kitabı. tabi ki yine toltek bilgeliği üzerine yazılmış bir kitap. kısaca yine nedir bu toltek diye bahsetmek gerekirse : binlerce yıl önce meksika'da yaşayanların bir yaşama sanatıydı toltek. ne bir din, ne bir felsefe ne de bir ideoloji. spiritüel bilgileri ve uyguları araştırmak, korumak ve sonraki nesillere aktarmak için oluşturulmuş bir tür sanatçı toplumuydu. fakat avrupalıların topraklarını istila etmesi ve bazı çırakların öğretileri kendi çıkarları uğruna sorumsuzca kullanması üzerine toltekler bu sanatı ve bilgeliği gizlemek ve korkumak için çabaladılar. ve artık günümüzde bir toltek sanatçısı ve bilgesi olan (bkz: don miguel ruiz) bu kadim bilgiyi, sanatı ve öğretileri paylaşmak için görevlendirilmiş ve de yazdığı kitaplar verdiği konferanslar ve workshoplarla bu sanatı aktarıyor. işte bu kitap da yine bu sanatı anlattığı kitaplardan birisi. içeriğinde : yaralı zihin, yitirilen masumluk, sevgiye inanmayan adam, sevgi yolu korku yolu, kusursuz ilişki, sihirli mutfak, düş ustası, cinsellik : cehennemin en azılı zebanisi, kutsal avcı, sevginin gözleriyle görmek, duygusal bedeni iyileştirmek, içinizdeki tanrı isimli bölümler mevcut. en sonunda da iki mükemmel dua var biri (bkz: farkındalık duası) diğeri de öz sevgi duası.
bu kitap için bir ruhsal gelişim kitabı diyebiliriz. öz sevgi, farkındalık, ilişkiler, benlik saygısı, insanın evcilleştirilmesi, konformizm, otantik yaşamanın önemi, daha bizim dilimizle toplum baskısı olmadan yaşamanın önemi gibi konuları çok sade bir dille anlatıyor yine.
ben toltek bilgeliği üzerine okumaya başladığımda üzerimde bu kadar etki bırakacağını hiç düşünmemiştim. oysa yıllardır bu konualr üzerine okumalar yapıyorum mesleğim gereği de. şimdi kendim bu toltek sanatını okuduktan sonra çevreme aileme ve tabi ki danışanlarıma da öneriyorum ve her biri de fayda gördüklerini söylediler. mutlaka bir göz atılmalı.
bu kitap için bir ruhsal gelişim kitabı diyebiliriz. öz sevgi, farkındalık, ilişkiler, benlik saygısı, insanın evcilleştirilmesi, konformizm, otantik yaşamanın önemi, daha bizim dilimizle toplum baskısı olmadan yaşamanın önemi gibi konuları çok sade bir dille anlatıyor yine.
ben toltek bilgeliği üzerine okumaya başladığımda üzerimde bu kadar etki bırakacağını hiç düşünmemiştim. oysa yıllardır bu konualr üzerine okumalar yapıyorum mesleğim gereği de. şimdi kendim bu toltek sanatını okuduktan sonra çevreme aileme ve tabi ki danışanlarıma da öneriyorum ve her biri de fayda gördüklerini söylediler. mutlaka bir göz atılmalı.
devamını gör...
iticilikte çığır açan sözcükler
(bkz: kocişko)
devamını gör...
kürdistan
asya'nın ortadoğu'su olduğu gibi, ortadoğu'nun da kürdistan adında bir jeokültürel bölgesi vardır.
buradan
buradan
devamını gör...
aynı nehirde iki kez yıkanılmaz
herakleitos değişmeyen tek şey değişim yasasıdır demiş ve bu yasaya logos demiştir. her şey akıyor ve bir nehirde iki defa yıkanılamaz diyerek desteklemiştir.
devamını gör...
birinin kıyamadığı olmak
ya sevimli bir oğlan/kız çocuğu ya da bir kedi/köpek eniğidir. özellikle hanımlar bunları görür görmez " ayy kıyamam" derler.
devamını gör...
stalingrad
2. dunya savasini anlatan bir kafkas türküsünde adi gecer.
devamını gör...
kalp hastası
2013 senesinde çıkan sagopa kajmer albümüdür.
albümde 19 şarkı bulunur.
kapılar açılır introsuyla başlar ve kapılar kapanır outrosu ile biter.
fiziksel olarak satın aldığım dinlerken büyük keyif aldığım bir albümdü.
eskiden çok aşırı şekilde sagopa kajmer hayranıydım. albümü çıkar çıkmaz almak istemiştim. ilk gün müzik markete gelmemişti. iki gün sonra kavuşmuştum. korsan dinlemeyi tercih etmemiştim çok büyük sagopa kajmer hayranı olduğum için.
hala hayranıyım ama eskisi gibi bağlılıkla değil tabii.
albümü satın aldıktan sonra bilgisayara takıp bir iki kere bütün albümü dinlemiştim. sonra telefona yükleme falan derken baya sevmiştim. önemli bir albüm benim için. sanırım ulaşması zor olduğu için bu kadar sevdim.
albümün içeriğine gelecek olursak sagopa kajmer’in iç dünyasını anlatan sözler albümde bolca mevcut. sagopa kajmer beatleri her zaman olduğu gibi nefisti.
albümde en sevdiğim şarkı meftun şarkısıydı ve şarkının beatinde ismail tunçbilek bağlama çalmıştı. hala favori şarkılarımdan birisidir.
albümde nakaratlar uzun ve eski tarzda, dini göndermeler bolca kullanılıyor. toplamına geldiğimizde güzel bir albümdü.
sagopa kajmer türkçe rap tarihinde kendi türünü icra eden bir rapçidir. bu albüm kendi türünde bir albümdü.
has eski sagopa kajmer kitlesi pek beğenmemişti tabii.
şahsen en sevdiğim sagopa kajmer albümü değil ama sevdiğim albümlerinden bir tanesi.
yunus abimize tekrar teşekkür ediyoruz. yeni albüm yap lan diyoruz ve yazımızı sonlandırıyoruz.
albümde 19 şarkı bulunur.
kapılar açılır introsuyla başlar ve kapılar kapanır outrosu ile biter.
fiziksel olarak satın aldığım dinlerken büyük keyif aldığım bir albümdü.
eskiden çok aşırı şekilde sagopa kajmer hayranıydım. albümü çıkar çıkmaz almak istemiştim. ilk gün müzik markete gelmemişti. iki gün sonra kavuşmuştum. korsan dinlemeyi tercih etmemiştim çok büyük sagopa kajmer hayranı olduğum için.
hala hayranıyım ama eskisi gibi bağlılıkla değil tabii.
albümü satın aldıktan sonra bilgisayara takıp bir iki kere bütün albümü dinlemiştim. sonra telefona yükleme falan derken baya sevmiştim. önemli bir albüm benim için. sanırım ulaşması zor olduğu için bu kadar sevdim.
albümün içeriğine gelecek olursak sagopa kajmer’in iç dünyasını anlatan sözler albümde bolca mevcut. sagopa kajmer beatleri her zaman olduğu gibi nefisti.
albümde en sevdiğim şarkı meftun şarkısıydı ve şarkının beatinde ismail tunçbilek bağlama çalmıştı. hala favori şarkılarımdan birisidir.
albümde nakaratlar uzun ve eski tarzda, dini göndermeler bolca kullanılıyor. toplamına geldiğimizde güzel bir albümdü.
sagopa kajmer türkçe rap tarihinde kendi türünü icra eden bir rapçidir. bu albüm kendi türünde bir albümdü.
has eski sagopa kajmer kitlesi pek beğenmemişti tabii.
şahsen en sevdiğim sagopa kajmer albümü değil ama sevdiğim albümlerinden bir tanesi.
yunus abimize tekrar teşekkür ediyoruz. yeni albüm yap lan diyoruz ve yazımızı sonlandırıyoruz.
devamını gör...
exxen'de üyeliğin iptal edilememesi
bu aleme girmek kolay çıkmak zor demek istiyor reis herhalde.
devamını gör...
seni asla terk etmeyeceğim diyen sevgili
imkansız bi şeyden bahsediyodur. varsayalım bunu söyleyen kişi değil de ilişkideki karşı taraf aldatmış, yine de affedip devam edebilceğinin garantisini verebilcek mi ya da artık sevmediğini düşündüğü bi an geldiğinde yine de devam edecek mi? sanmam. sırf iyi ve ilgili görünmek için hayatınızdaki insanlara tutamayacağınız sözler vermeyin, beklenti yaratmayın. daha çok üzer ve üzülürsünüz * .
devamını gör...
kör baykuş
bir solukta okunamayacak, üstüne düşünülecek çok katmanlı bir sadık hidayet kitabıdır.iç sıkıntıları ve bunalımları geçirebilirsiniz okurken gayet normaldir. fakat oldukça güzel kitaptır, neredeyse her cümlesi altı çizilesidir.
devamını gör...
armysuzy
pozitif enerjisini birkaç dakika konuşmayla bile hissedebildiğim yazar. okunacak çok şey var profilinde, üzerine konuşulacak da aynı zamanda...
devamını gör...
online yazarlara abuk sabuk mesaj yazmak
-merhaba..
+ size iyi günler , iyi sözlükler.
daha ağzımı açmadım bal porsuğu.
ne zaman niyetlensem ölmüşlerine sövmüşüm gibi davranan yazarlardır.
t: kafa sözlükte yapılmaması gereken harekettir. hevesiniz kursağınızda fazlasıyla kalabilir.
+ size iyi günler , iyi sözlükler.
daha ağzımı açmadım bal porsuğu.
ne zaman niyetlensem ölmüşlerine sövmüşüm gibi davranan yazarlardır.
t: kafa sözlükte yapılmaması gereken harekettir. hevesiniz kursağınızda fazlasıyla kalabilir.
devamını gör...
quentin tarantino
hakkında taraf olduğum yönetmen.
ne yaparsa yapsın beğeniyorum, takdir ediyorum doğru. ama senaristlik kabiliyetini tartışanın sinema tanrıları alnını karışlar, uyarayım.
tarantino çok fazla dış mekan kullanmaz. platolar, stüdyolar, iç mekanlardır oyun sahası. fotoğraf karelik gün batımları, doğa manzaraları filmlerinde pek sık rastladığımız sahneler değildir. çokça da eleştirilir bu konuda. tarantino kendi sinemasında bunu ilk kez django unchained filminde ciddi anlamda yoğun bir şekilde uyguladı ve muvaffak oldu. bu da bunu yapmayışının, yapamadığından değil yapmayı tercih etmediğinden kaynaklandığının kanıtı.
çok yetenekli, çok başarılı kalemler biliyoruz, okuyoruz, takip ediyoruz, izliyoruz. çok yaratıcı olanlar var aralarında doğru. tarantino da senaristliğinden çok yönetmenliği ile anılan bir sinemacı haklısınız. ama şunu da bir gözden geçirin derim; dakikalarca süren bir konuşmada, üstünkörü geçilen sadece bir kelimeyle filmin asıl anlatmak istediğinin özetini vermeyi beceren kaç kişi izleyebiliyoruz? reservoir dogs'u düşünün. filmin en başındaki köpeklerimizin, konusu bahşiş verme olan polilogunu hatırlayın. kaç dakika sürmüştü? 10? 15? kaç kere izlediniz filmi, bağlantıyı çözdünüz mü çözemediniz mi bilmiyorum ama eğer bu filmi izledikten sonra "abi adam bir film süresini doldurmak için oturtuyor adamları dakikalarca filmin hiçbir yeriyle alakası olmayan saçma sapan konulardan bahsettiriyor, bu ne biçim senaristlik anlayışı" diyorsanız bir daha tarantino izlemeyin isterseniz. siz bilirsiniz yani. öyle işte.
yazsın, çeksin, izleyelim, sebeplenelim!
ne yaparsa yapsın beğeniyorum, takdir ediyorum doğru. ama senaristlik kabiliyetini tartışanın sinema tanrıları alnını karışlar, uyarayım.
tarantino çok fazla dış mekan kullanmaz. platolar, stüdyolar, iç mekanlardır oyun sahası. fotoğraf karelik gün batımları, doğa manzaraları filmlerinde pek sık rastladığımız sahneler değildir. çokça da eleştirilir bu konuda. tarantino kendi sinemasında bunu ilk kez django unchained filminde ciddi anlamda yoğun bir şekilde uyguladı ve muvaffak oldu. bu da bunu yapmayışının, yapamadığından değil yapmayı tercih etmediğinden kaynaklandığının kanıtı.
çok yetenekli, çok başarılı kalemler biliyoruz, okuyoruz, takip ediyoruz, izliyoruz. çok yaratıcı olanlar var aralarında doğru. tarantino da senaristliğinden çok yönetmenliği ile anılan bir sinemacı haklısınız. ama şunu da bir gözden geçirin derim; dakikalarca süren bir konuşmada, üstünkörü geçilen sadece bir kelimeyle filmin asıl anlatmak istediğinin özetini vermeyi beceren kaç kişi izleyebiliyoruz? reservoir dogs'u düşünün. filmin en başındaki köpeklerimizin, konusu bahşiş verme olan polilogunu hatırlayın. kaç dakika sürmüştü? 10? 15? kaç kere izlediniz filmi, bağlantıyı çözdünüz mü çözemediniz mi bilmiyorum ama eğer bu filmi izledikten sonra "abi adam bir film süresini doldurmak için oturtuyor adamları dakikalarca filmin hiçbir yeriyle alakası olmayan saçma sapan konulardan bahsettiriyor, bu ne biçim senaristlik anlayışı" diyorsanız bir daha tarantino izlemeyin isterseniz. siz bilirsiniz yani. öyle işte.
yazsın, çeksin, izleyelim, sebeplenelim!
devamını gör...


