'sen prensessin ben köleyim ha'
devamını gör...

erkek tarafı anahtar, cüzdan, telefon, sigara vs ne varsa içine atarak uyanıklık yaptığını düşünür ama bir ara "hayatım şunu tutsana 2 dakika, omzum ağrıdı" cümlesi ile erkeğe kilitlenir.

bir de fotoğraf çekip "yakıştı da hay maaşallah" diye dalga da geçilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insan olmak çok zor. çoğu zaman elimizden gelmiyor. yapamıyoruz. beceremiyoruz. bize benzemeyen herkesi ya kendimizden uzaklaştırma telaşındayız ya da yok etme hevesinde. kullandığımız dil bile zehirli. eğer eşcinsel birine anlayış gösterecekse “ onu da böyle kabul ediyoruz”. sanki bizim kabulümüz bir lütufmuş gibi. başka ırktan birini seversek “ onu bile seviyoruz”, cümledeki bile sevgimizi baltalamazmış gibi. hayvanlara “ yaşama hakkı” tanıyoruz, sanki bu yaşama hükmüne verme gücü bize aitmiş gibi. bir grup ağacı kestikten sonra başka yere yenilerini dikiyoruz. sanki öldürdüğümüz ağaçların hayatı başla ağaçlarla devam edermiş gibi. kibirimizden ödün vermemekte kararlıyız. ve bu kararlılık bizi insanlıktan fersah fersah uzak bir yere götürmekte.

düşmanımızın düşmanı dostumuz. o dost ne kadar acımasız olursa olsun. bir halkın yok edilmesi, işkenceden geçirilmesi “ onların hak ettiği” bir şey bize göre. tanımadığımız insanların ölümlerini alkışlamak ne acı!

anne frank benim kardeşimdi. o bir evin derinliklerinden nazilerin zulmünden saklanırken tuttuğu günlüklerden insan olmanın ve bunu kaybetmenin abecesini anlattı geride kalanlara. çünkü anne geride kalanlardan biri değildi.

toplama kamplarını akıl edebilmiş bir canlı türünün mensubu olmaktan duyduğum utanç anne’nin günlüklerini okuyunca perçinlendi. utanıyorum insan olmaktan okudukça.

okuyun, utanın ve insan olun biraz...
devamını gör...

düşünceleri zihinde sürekli evirip çevirmeden kaynaklı, uykusuzluğa, strese, depresyona sebebiyet verir. en iyi ihtimalse kisiyi filozof olmak zorunda bırakır.
devamını gör...

teknolojinin olmadığı bir dünyada sadece kendi bilgi ve sezgilerine dayanarak tek başına hayatta kalmak. çocukluğumun bir kısmı köyde geçti. sarımsak ekmeyi de bilirim, mantar toplamayı da, nasıl av tuzagu kurulacağını, kuşların ve tavşanların nasıl yakalanacağını, yakalanan kirpinin nasıl açılmasının sağlanacağını, bitkileri, ağaçları, hangi mevsimde ne bulabileceğimi bilirim.
çocuklar tek başlarına inek ve koyun sürüleriyle hayvan güderler, yönlerini bulmayı öğrenirler. bu sırada toplanan glimşi ( asparagusun karadenizde yerel adı ) ve mantarları nasıl pişireceğini bilir. ırmakta elleriyle balık avlamayı, su bulmayı, su çıkarmayı bilir.
tüfekle çocukluk-ergenlik döneminde gereklilik nedeniyle tanışır, ne zaman kullanması , ne zaman kullanmaması gerektiğini öğrenir. bu silah yanlıların silah kullanması gibi değildir. dağda kurt vardır, ayı vardır.
kendine güvenlidir çoğu köy çocuğu.
okumuş cahillerden daha akıllıdır çoğu zaman. siz onu şivesini aşağılarken o da sizin her şeyi inceltip, kırıtarak konuşmanıza güler. doktorun insan vücudu hakkında ne kadar bilgisi varsa köylünün de doğada tek başına üreterek ve toplayarak yaşamaya dair o kadar bilgisi vardır.
köylerde oda vardır. bu köye gelen konukların kalması içindir. misafirler köy tarafından ağırlanır. köyden kente göçle nüfus azalmıştır, şehre taşınıp şehirli olduk edasında gezen ve bu süreçte muhafazakarlaşanlar nedeniyle yapısı değişmeye başlamıştır. ancak hala yaşlılara, hastalara tüm köy bakar.
ailem covid nedeniyle geçen yık köye döndü. köydekiler her gün gelip o istemese bile işlerine yardım ediyorlar.
şehirli, sözde entellektüel kendi ukalalığında evde hastalansa cesedi ancak 10 gün sonra bulunur, köyde ise bir evden çığlık yükseldiğinde herkes koşar.
bir gün teknoloji çökerse sanırım ayakta kalmayı başarabilenlerin büyük bölümü köylüler olur.
devamını gör...

bizden önce onlar vardı dediğim başlık. başlığı açan neyin tribinde bilmiyorum fakat sözlük ortamında 35-40 yaş aralığında olan insanların fazla olması gerektiğini düşünüyorum. 20-25 yaş aralığındaki insanları dinlemektense ileriki yaşlardaki insanın tanımlarını ve anılarını okumak tercihimdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ee sahilimiz var napalım yani evde mi oturalım?
yıldız tozu yine yanımda.
yahu bu kızı ekip bir yere gitmek mümkün değil. yeni nesil çakalll yeni nesil tilkiii.. *

çay?
çıkın çıkın gelin gari. *
devamını gör...

rap muzik yaptığını sanan tayfa'nin alayı.
devamını gör...

bu oyunu öğrendiğim yerde satranç bir para kazanma aracıydı. 5* tl koyardık. kimsenin zerre eğitimi yoktu. benim hala yok. ezbere açılışların içinden geçmek en büyük zevkim.

yarın katılacağım bu turnuvaya. beni yenmek zor değil ama karşımda korkmadan oynamak çok zor. en küçük hatanda seni yeneceğimi bilerek oynayacaksın. öss/lys'ye girerken diyaframında bir ağrı oluşuyor ya. işte benimle oynarken böyle hissedeceksin. senin için kolay bir rakip olsam bile benimle eşleşmek istemeyeceksin.

hadi gel. ''öyle konuşmakla olmuyor'' demek için yen beni.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anne olduğum günden beri hayatımın en kıymetli varlıkları çocuklarım. herkesi kendim gibi zannederdim ama o kadar çok anne-babasını arayan evlat var ki ben yanılıyormuşum demek ki.
insan hayata getirdiği çocuğu neden terk eder ve hiç arayıp sormaz gerçekten merak ediyorum. çocuk yuvalarındaki terk edilmiş çocuklara öyle üzülürüm ki hayata yenik başladıklarını düşünürüm hep.
dünyaya getirdiğin çocuğun sorumluluğunu alamayacak insanların çocuk sahibi olmaması tek dileğim.
devamını gör...

tanrının varlığını sorgulayan ve aslında bana göre pek de paradoks olmayan soru.

tanrının (ya da allah'ın diyeyim ben) varlığına inanan biri olarak şöyle bakıyorum olaya: allah böyle bir taş yaratabilir ama bunun yerden kalkmasını sağlayacak şekilde tüm fizik kuvvetlerini de yeniden düzenleyebilir. bu durumda başlangıçta yerden kaldırılamayacak özellikte yaratılmış olan taşı, fizik kuvvetlerinin (mesela kütle çekiminin) yeniden düzenlenmesi ile kaldırılabilir bir hale getirebilir. o halde "demek ki fizik kuvvetleri değişmese taşı kaldıramayacaktı." demektense "bu fizik kuvvetlerini kendisinden başkası değiştiremeyeceğinden, o taşı kaldırılabilir hale getiren de ancak o olabilir. böylece hem böyle bir taşı yaratabilir ve her şeyi yaratabilmeye gücünün yettiğini kanıtlamış olur hem de taşı kaldırılabilir hale "dönüştürerek" yine her şeye gücünün yettiğini söylediği ifadesiyle ters düşmemiş olur" diye düşünürüm.

bilemiyorum anlatabildim mi aklımdakini.

benzer bir düşünce şurada daha derli toplu şekilde yazılmış, okumak isterseniz:
link

bu da yazıdan bir kesit:


ilk başta bu soru bizim cevabımızı kısıtlamış gibi geliyor fakat önermeyi değil de olayı/işi/eylemi tekilliğe döktüğümüz zaman sorunun cevabı ortaya çıkıyor. örneğin; insan tek bir olay/iş/eylem karşısında aynı zamanda hem kazanan hem kaybeden olabilir mi? bunu örneklerle açıklamaya çalışacağım.

birinci örneğim satranç oyunu üzerine. karşılıklı iki kişi ile oynanan ve bir kazanan bir de kaybedenin olduğu bir zeka oyunu. şimdi bu oyunu tekilliğe düşürelim, kendi kendimize oynadığımızı düşünelim. oyun sonuçlandığında kazanan bensem kaybeden kim, kaybeden bensem kazanan kim? bir araya gelemeyecek zıt iki olgu tekilliğe düştüğü anda bir arada bulundu. bu bir paradoks mudur?

1. ben kendimi yenmiş oldum. demek ki ben kendimden daha zekiyim.

2. ben kendime yenilmiş oldum. demek ki ben kendimden daha aptalım.

bu durumda ben kendime karşı her zaman kazanan aynı zamanda her zaman kaybedenim. bu oyunu kendi kendime sonsuz kerede oynasam her zaman kazanan ve her zaman kaybeden ben olacağım.

hangisi benim belirleyici özelliğim oldu? kazanan ben mi, kaybeden ben mi, kendine göre zeki olan ben mi, kendine göre aptal olan ben mi?
devamını gör...

old holborn
devamını gör...

bilimsel yöntemi ve popüler bilimi yaygınlaştırmaya çalışan güzel bir ekip. ayrıca yobazlar ile çok etkili savaşırlar.
devamını gör...

genelleme yapmak iyi değildir ama çoğu çakaldır, insanın yüzüne gülüp malı götürür, ırkçı olsa bile çaktırmaz, duygularını belli etmezler. güney afrikanın altın, elmas ve diger madenlerini işletir, siyahları ayakta uyuturlar ama siyah kardeşlerimize göre tarla, çiftlik sahibi hollanda kökenliler ırkçıdır, kötüdür ama ingilizler çok iyidir.
devamını gör...

bu gece o güzel sürprizi bekleyeceğim. televizyon çalışmıyor nihat hatipoğlu izleyemiyorum. gecemi şenlendir yoldaş!
devamını gör...

(bkz: başlığa bak çay demle)
devamını gör...

yaşananların hepsi kudretli duyguların sahibiydi
değerler, sevgiler ve en önemlisi aşkı getirirdi
yağmurlu bir havada çatısı kırık bir oda da yaşanmış
aşkın, aziz varlığa dair yaklaşımı. onu bana sevdirirdi.

saçlarından akan hüzünlü yağmur damlaları, yüreğime akardı,
delirtirdi o geç kalan vapurların sesleri, haydarpaşanın heybeti.
istiklal'de yaşanır derler vaktin en değerlisi, sevgili dostlarım.
ben göremedim ya da görüyorum cinsinden bir yanılgıya sahiptim.

görmek ya da görmemek, farketmek ya da gizlemek. hepsi ama hepsi,
belki de sevmeyi gerektirir ama yetmeden; hissettirerek sevmeyi.
fakat hiçbir şey yarım kalmamalı, bölünebilmeli ama yarım kalmamalı.
beylik ifadelere gerek kalmadan, tamamlamayı bilmeli. aşk'a yaklaşmalı.
gözden, gönülden ve vücudun her yerinden gitmeden; sevmeyi bilmeli.

benim kalemimden, sarı saçlı, yeşil gözlü sevgilime.
devamını gör...

kadınlar günü vakıfbank reklamı sözü.
hani nerde, keşke diyorum.
iş ilanlarındaki yaş sınırı, cinsiyet ayrımı, prezentabıl olunması gibi kriterler hep birer zorbalık aslında.
sadece kadınlar değil tüm çalışanlar sermaye sahibinin insafına bırakılmış vaziyette.
az parası olan, sadece rahatça insan hırpalamak için işyeri açıyor.
işveren olmanın ciddi bir eğitim gerektiği kimsenin aklına gelmiyor.
devamını gör...

canlı performansları efsane olan aşırı sevdiğim hırvat ikili. birkaç konser kayıtlarını da izlemiştim çok enerjik çok pozitifler, evde izlerken bile eğlendirdiler çok keyifliydi. birgün karantina biter de özgürce dolaşabilirsem konserlerine gidip canlı canlı dinlemek istiyorum. *
devamını gör...

bugün kendilerini komünist addeden dersimci tayfa bilmez ki dönemin bütün komünist aydınları dersim isyanı'nı gerici ve feodal bir isyan olarak görmüş ve türkiye cumhuriyeti'ni haklı bulmuştur.

katliam değil bölücü ve gerici bir isyanın bastırılmasıdır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim