hipotiroidi
tiroid bezlerinin çalışmaması durumunda vücutta hormon bozukluklarına sebebiyet vermektedir. tiroid işlevini yerine getirmediği süreç içerisinde hem kişinin kilo alımı hem diğer organlarda etkisini gösterdiği zaman hormonları etkileyerek kişinin yaşam kalitesini düşürür. tiroid hastalarına genel olarak yapılan önerilerde eğer iyot eksikliğine bağlı semptomlar gözüküyorsa iyot desteği verilerek kişiye tedavi uygulanmama çalışılır. hormon süreçli bir durumsa eğer hormon tedavisine başlanır.
devamını gör...
hamile karısının karnını açarak poz veren adam
bu başlığın açılması bile ülkemizin bu zihniyetten rahat bir 50 sene daha kurtulamayacağının göstergesidir.
(bkz: bi bitmediniz)
(bkz: bi bitmediniz)
devamını gör...
bateri çalabilme yeteneği
dünyanın bana göre en iyi stres atma enstürmanıdır. beyni iyi kullanma ayaklar ile ritim yakalama ile beraber doğru baget tutma eğitimleri aldıktan sonra bir kaç doğru ses çıkartabilirsiniz.
--- alıntı ---
bateri çalma, hızın yanı sıra denge ve akıcılık gerektirir. düzenli olarak metronom ile çalışmalı ve single-stroke, double-stroke, paradidle, double paradidle, üçlemeler, altılamalar gibi el teknikleri, dörtlük ritmin üzerine dörtlük, sekizlik, onaltılık kick vuruşları gibi sağ ayak teknikleri (eğer twin pedal tercih edilirse sol ayak için de aynı egzersizler uygulanabilir), hi-hat ile dörtlük,sekizlik,onaltılık saymak gibi sol ayak teknikleri ve tabii ki el-ayak kombinasyonları gibi teknikler üzerinde alıştırma yapılmalıdır.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
bateri çalma, hızın yanı sıra denge ve akıcılık gerektirir. düzenli olarak metronom ile çalışmalı ve single-stroke, double-stroke, paradidle, double paradidle, üçlemeler, altılamalar gibi el teknikleri, dörtlük ritmin üzerine dörtlük, sekizlik, onaltılık kick vuruşları gibi sağ ayak teknikleri (eğer twin pedal tercih edilirse sol ayak için de aynı egzersizler uygulanabilir), hi-hat ile dörtlük,sekizlik,onaltılık saymak gibi sol ayak teknikleri ve tabii ki el-ayak kombinasyonları gibi teknikler üzerinde alıştırma yapılmalıdır.
--- alıntı ---
devamını gör...
kitap yardımımızın ulaşması
bu kadar hızlı ve organize olması çok büyük iş. umarım en kısa sürede kitaba ihtiyacı olan diğer çocuklarımıza da el uzatırız. bu günden itibaren kafa sözlük artık muadilleri gibi sadece bir sözlük değil diye düşünüyorum. bu organizasyonu kurumsal kimlik altında yeni açılan bir sözlük olarak düzenleyip bu kadar kısa sürede sonuçlandırmak gerçekten büyük iş. yüreyedur yoldaş benjamin franklin!
devamını gör...
hiçbir şey olunamayınca sahip olunan meslekler
bilmem ne partisi kadın kolu.
devamını gör...
yazarların küçükken söyleyemediği kelimeler
bilgisayar - bilgiyasar.
portakal - portalak.
portakal - portalak.
devamını gör...
enes batur
(bkz: balon)
devamını gör...
türk mü türkiyeli mi sorunsalı
etnikçiliği bir kenara bırakarak;
atatürk'ün "türkiye cumhuriyetini kuran türkiye halkına türk milleti denir." sözünden yola çıkarak, "türk" kelimesinin daha uygun olduğunu söyleyebiliriz.
(bkz: ne mutlu türküm diyene)
atatürk'ün "türkiye cumhuriyetini kuran türkiye halkına türk milleti denir." sözünden yola çıkarak, "türk" kelimesinin daha uygun olduğunu söyleyebiliriz.
(bkz: ne mutlu türküm diyene)
devamını gör...
katip çelebi üniversitesi'nde görevli 27 kişinin akraba olması
çok özeniyorum böyle sıkı ,birbirine bağlı akraba ilişkilerine.*
devamını gör...
can dündar
bir gün ülkesine kahraman olarak dönecek olan gazetecilerden biri.
devamını gör...
troller yokken sözlüğün çok sıkıcı olması
tam ermolettini çağıracaktım ki başlığı ermolettinin açtığını gördüm.
devamını gör...
özgür iradenin olmaması
dini açıdan bir çelişki gibi gelen, anlamlandıramadığım durum. konunun özü ise kader yaklaşımından çıkmakta.
şimdiye dek anladığım odur ki, kader hakkında iki görüş var. her şeyi tanrının belirlediği ve bizim tamamen figüranlar olduğumuzu savunan görüş, ki bu daha eski nesiller tarafından benimsenir genelde, ve daha modern olan, tanrının bizi yarattığı ancak özgür irade verdiği ve bu özgür iradeyle insanın seçimler yaparak sonrasında ise buna katlanacağıdır. ancak ikinci görüş açısından bakınca dahi, özgür iradenin aslında olmadığı ortaya çıkmaktadır. ya da ben bunu henüz içselleştirebilecek algı düzeyine sahip değilim.
sorunun kaynağı, tanrının sonsuz yücelikte oluşundan kaynaklanmaktadır. inanışlarımıza göre, bizi yaratan tanrıdır. burada meydana gelen temel problem, bizi yaratan tanrıysa, zaten bizi özgür bir iradeyle yaratmasının mümkün olmayışıdır. bir robot yaptığımızı düşünürsek, ancak her parçasına, her donanımına kadar bildiğimiz, çünkü bizim yarattığımız bir robot. bu robot en fazla bizim oluşturduğumuz yetiler düzeyinde özgür olabilecektir, yani hiç. biz robotu oluştururken, parçalarını eklerken, yazılımını yazarken o robotla ilgili her şeyi biliyoruz. o kadar sonsuz bir gücümüz var ki, robotun yazılımına ekleyeceğimiz bir kodun, robotta ne gibi sonuçlara neden olabileceğini, hangi özelliklerini bastıracakken hangisini daha da öne çıkarabileceğini zaten biliyoruz.
yani biz hangi parçayı koyarsak koyalım, robotun koyduğumuz bir parça sonucunda yapabileceği tüm tercihleri, tüm olasılıkları biliyoruz. hatta olasılık dahi değil, ne yapacağını biliyoruz. çünkü biz sonsuz güç ve kudret sahibiyiz. öyleyse bizim bu robotu özgür iradeye sahip olarak oluşturmamız imkânsızdır. çünkü biz yapısına neyi koyarsak, bir teli bile fazla eklemenin robotta nasıl bir değişikliğe neden olabileceğini biliyor ve bunun sonucunda hangi davranışları yapabileceğini, ne işle ilgileneceğini, nasıl öleceğini dahi onu yapmadan önce biliyoruz. bu durumda bu robotun özgür bir iradeye sahip olması durumu imkânsızdır.
aynı şekilde insanın da, tanrıdan bağımsız özgür bir iradeye sahip olması o hâlde imkânsızdır. biz yaptığımız seçimler sonucunda cehennemde yanmayız. biz oluşturulurken yapacağımız seçimlerin ne olacağına göre oluşturulduk zaten. yani bizi oluşturan, henüz oluştururken cehenneme gideceğimizi bilmekteydi ve bize bir parça daha eklese ya da çıkartsa cennete gideceğimizi de biliyordu. buna rağmen yapmadı. bu sebeple benim cehenneme gidişim ne kadar sorgulama yaparsam yapayım kaçınılmazdır. o zaman benim cehennemde yanmamın bir mantığı da yoktur. çünkü benim yaratıcım beni bu kararları alacak şekilde tasarlamıştır ve hiçbir şekilde ben bundan kurtulamam. yaratıcım beni cehenneme gidecek şekilde tasarladı, ben iyi olup cennete gideyim desem ve cennete gitsem dahi, bu yine benim yaratıcımın beni, bu kararı verecek şekilde yaratmasıdır. o sebeple ben hiçbir şekilde yaratıcımın iradesinden de kaçamam.
öyleyse, özgür irade diye bir şey de yoktur ve insanlar işlediği günahlardan da sorumlu değildir. çünkü işlediği günahları işleyecek şekilde yaratan o tanrıdır. tanrı beni yaratırken, benim bir yerlerde bunları sorgulayacağımı bilerek, hatta buna göre beni yaratmıştır. o hâlde ben ne karar verirsem vereyim, neyi seçersem seçeyim bu hep tanrının iradesindedir.
bu durumda özgür irade diye bir şey yoktur. ya da tanrı yoktur.
şimdiye dek anladığım odur ki, kader hakkında iki görüş var. her şeyi tanrının belirlediği ve bizim tamamen figüranlar olduğumuzu savunan görüş, ki bu daha eski nesiller tarafından benimsenir genelde, ve daha modern olan, tanrının bizi yarattığı ancak özgür irade verdiği ve bu özgür iradeyle insanın seçimler yaparak sonrasında ise buna katlanacağıdır. ancak ikinci görüş açısından bakınca dahi, özgür iradenin aslında olmadığı ortaya çıkmaktadır. ya da ben bunu henüz içselleştirebilecek algı düzeyine sahip değilim.
sorunun kaynağı, tanrının sonsuz yücelikte oluşundan kaynaklanmaktadır. inanışlarımıza göre, bizi yaratan tanrıdır. burada meydana gelen temel problem, bizi yaratan tanrıysa, zaten bizi özgür bir iradeyle yaratmasının mümkün olmayışıdır. bir robot yaptığımızı düşünürsek, ancak her parçasına, her donanımına kadar bildiğimiz, çünkü bizim yarattığımız bir robot. bu robot en fazla bizim oluşturduğumuz yetiler düzeyinde özgür olabilecektir, yani hiç. biz robotu oluştururken, parçalarını eklerken, yazılımını yazarken o robotla ilgili her şeyi biliyoruz. o kadar sonsuz bir gücümüz var ki, robotun yazılımına ekleyeceğimiz bir kodun, robotta ne gibi sonuçlara neden olabileceğini, hangi özelliklerini bastıracakken hangisini daha da öne çıkarabileceğini zaten biliyoruz.
yani biz hangi parçayı koyarsak koyalım, robotun koyduğumuz bir parça sonucunda yapabileceği tüm tercihleri, tüm olasılıkları biliyoruz. hatta olasılık dahi değil, ne yapacağını biliyoruz. çünkü biz sonsuz güç ve kudret sahibiyiz. öyleyse bizim bu robotu özgür iradeye sahip olarak oluşturmamız imkânsızdır. çünkü biz yapısına neyi koyarsak, bir teli bile fazla eklemenin robotta nasıl bir değişikliğe neden olabileceğini biliyor ve bunun sonucunda hangi davranışları yapabileceğini, ne işle ilgileneceğini, nasıl öleceğini dahi onu yapmadan önce biliyoruz. bu durumda bu robotun özgür bir iradeye sahip olması durumu imkânsızdır.
aynı şekilde insanın da, tanrıdan bağımsız özgür bir iradeye sahip olması o hâlde imkânsızdır. biz yaptığımız seçimler sonucunda cehennemde yanmayız. biz oluşturulurken yapacağımız seçimlerin ne olacağına göre oluşturulduk zaten. yani bizi oluşturan, henüz oluştururken cehenneme gideceğimizi bilmekteydi ve bize bir parça daha eklese ya da çıkartsa cennete gideceğimizi de biliyordu. buna rağmen yapmadı. bu sebeple benim cehenneme gidişim ne kadar sorgulama yaparsam yapayım kaçınılmazdır. o zaman benim cehennemde yanmamın bir mantığı da yoktur. çünkü benim yaratıcım beni bu kararları alacak şekilde tasarlamıştır ve hiçbir şekilde ben bundan kurtulamam. yaratıcım beni cehenneme gidecek şekilde tasarladı, ben iyi olup cennete gideyim desem ve cennete gitsem dahi, bu yine benim yaratıcımın beni, bu kararı verecek şekilde yaratmasıdır. o sebeple ben hiçbir şekilde yaratıcımın iradesinden de kaçamam.
öyleyse, özgür irade diye bir şey de yoktur ve insanlar işlediği günahlardan da sorumlu değildir. çünkü işlediği günahları işleyecek şekilde yaratan o tanrıdır. tanrı beni yaratırken, benim bir yerlerde bunları sorgulayacağımı bilerek, hatta buna göre beni yaratmıştır. o hâlde ben ne karar verirsem vereyim, neyi seçersem seçeyim bu hep tanrının iradesindedir.
bu durumda özgür irade diye bir şey yoktur. ya da tanrı yoktur.
devamını gör...
4 sağlıkçıdan 3'ü borçla yaşıyor yalanı
ayağını yorganına göre uzatmayan herkes, borç ile yaşamaya mahkumdur. bir üstteki tanımı yazan arkadaşa katılıyorum, 900 bin liralık araba senin neyine kardeşim? al daha uygun bir araba bak keyfine. zaten tadını ala ala 50 yıl yaşarsın bu dünyada, ondan sonrası fıss yani yaşamasan da olur. o güzelim 50 yılı borç harç p*ç etmeye değer mi?
devamını gör...
2000 lira maaşı beğenmeyen insan
(bkz: sene 1956)
devamını gör...
vitiligo
kanda melanosit antikoru bulunması ve diğer otoimmün hastalıklarla beraber seyretmesi otoimmün bir hastalık olduğu ihtimalini güçlendirir.
epidermiste melanosit yokluğuyla seyreder.
albinizm mevcut melanositlerin melanin üretememesiyle oluşurken vitiligoda direkt melonosit yıkımı gözlenir.
epidermiste melanosit yokluğuyla seyreder.
albinizm mevcut melanositlerin melanin üretememesiyle oluşurken vitiligoda direkt melonosit yıkımı gözlenir.
devamını gör...
uzun ilişkinin bitmesi
zor olan şeydir. çok zor olan. insan sonrasında yapayalnız hisseder kendini. hele öyle kavga gürültü de değil sessiz sakin bittiyse daha da zor geliyor. yapılan planlar her şey yarım kalıyor. anlamsız geliyor olan biten. bazı sabahlar her şey eskisi gibiymiş gibi uyanıyor bazen insan. işte o günler daha zor. sadece bir sevgili değil bir dostta yitiriyorsunuz.
2 ay önce 5 buçuk yıllık ilişkim bitti. etkileri ne zaman geçer ne kadar sürer merak ediyorum. sanki sevmek sevilmek her şey yalan gibi geliyor.
2 ay önce 5 buçuk yıllık ilişkim bitti. etkileri ne zaman geçer ne kadar sürer merak ediyorum. sanki sevmek sevilmek her şey yalan gibi geliyor.
devamını gör...
yazarların en sevdiği şiir
benim dengemi bozmayınız .
sezen aksu'nun çok güzel okuduğu turgut uyar şiiri.
sezen aksu'nun çok güzel okuduğu turgut uyar şiiri.
devamını gör...
nikolay vasilyeviç gogol
bana rus edebiyatına sevdiren bu dünya 'dan geçmiş kafası çok karışık bence değerli bir insan.
poprişçin 'e selam olsun.
poprişçin 'e selam olsun.
devamını gör...
yazarların en sevdiği türk sanat müziği eserleri
müzeyyen senar’ın pek bilinmeyen bir parçası :
beni anlatıyor...
beni anlatıyor...
devamını gör...
