yılbaşı, yüz hatta binlerce yıldır kutlanan bir gelenek. ilk izleri ise bundan yaklaşık 4000-5000 yıl önceye dayanıyor. günümüzde birçok yeni yıl geleneğinin roma'lılara dayandığı bir gerçek. ama tarihi onlardan çok daha eskiye, babillilere dayanıyor.

sümerce'de ilkbaharda kesilen arpa kelimesinden türetilen akitu, mezapotamya'da yeni yılın kutlandığı bir şenlikti. fakat günümüzden farklı olarak bayram, ilkbaharda kutlanırdı. ekinoksa denk gelen mart sonu, nisan başı gibi zamanlarda gün ve gecenin eşitlenmesinden sonra gelen ilk yeni ay ile dünyanın yeniden doğuşu kutlanırdı. dünya, yeni yıl ve bahar ile birlikte tanrılar tarafından temizlenirdi. gök tanrısı marduk'un deniz tanrıçası tiamat'a karşı kazandığı dini zaferi sembolize eden, din ve mitoloji ile iç içe geçmiş ve medeniyetin ilerlemesine büyük katkı sağlamış bu bayram yaklaşık 11-12 gün olarak kutlanmaktaydı.

bizlere sadece bir arpa ekim bayramı şeklinde gözükse de tarihe geçen ilk yılbaşı kutlamaları bunlardı. kendileri de bunu ''rêš šattim'', yılın başlangıcı olarak görmektelerdi. bu festivalin -şenlikler topluluğunun- merkezinde iki tanrı vardı. nabu ve babası, ismi telafuz edilemeyececek kadar kutsal olduğundan ''lord'' şeklinde söylenen marduk'tu. ve bu kutlamalar esnasında kralın aşağılandığı törenler de yapılırdı. krailyet kıyafetlerini çıkaran kral, marduk heykeli karşısında yemin eder. bir baş rahip gelip kralı tokatlar ve onun kulağını çekerdi. kralın gözünden gelen yaşlar ile marduk'un tatmin olduğuna ve kralın egemenliğini genişlettiğine inanılıyordu. kralın ilahı güçleri yenilenirdi. festivaller sırasında okunan enûma eliš destanı duyulmaya, tanrı heykellerinin sokaklarda gezdiği törenler de sanıyorum görülmeye değerdi.

12 gün boyunca neler yapıldığı belli başlı eksiklikler ile birlikte günümüze ulaşsa da bazı noktaları tabii ki tarihle birlikte unutuldu. ama akitu, sadece babillilerde kutlanmadı. yeni asurlular da bu geleneği kabul ettiler. seleukos imparatorluğu'nda ve hatta roma'da bile festival devam etti. festival, roma imparatoru elagabalus tarafından italya'da da tanıtılmıştı.

tabii ki yeni yıl kutlamaları bunlarla sınırlı değildi. ama kutlamaların günümüzdeki tarihine gelmesi biraz daha uzun sürdü. mısır halkı nil'e bağlıydı. haliyle yeni yıl kutlamaları da nehrin hareketleri ile ilgiliydi. ne zamanki ovalar nil suları ile yıkanırdı, yeni yılı kutlarlardı. bu da yaklaşık temmuz ayına denk gelirdi. wepet renpet olarak kutladıkları bu yeni yıl ile ilgili romalı yazar censorinus, mısır yeni yılı'nın gece gökteki en parlak yıldız olan sirius'un 70 günlük bir aradan sonra ilk kez görünür hale gelmesiyle tahmin edildiğini söylemişti. bu da nil'in ovaları bereketlendirecek hareketlerinden, taşkınlardan hemen önceye denk geliyordu.

mayalılar için de yılbaşı, halihazırda kullandıkları kendi takvimlerine göreydi. bizler için haziran ayına tekabül ederdi. romalılar bile ilk zamanlarında 1 mart'ta karşılarlardı yeni yılı. bazı siyasi sebeplerle yeni yılı ocakta kutladıkları olmuştu fakat resmi olarak 1 ocak tarihi, julius caesar ile geldi. milattan önce 46 yılında, zamanın gökbilimcileri ve matematikçilerine danışarak, artık güneşe uymamaya başlayan takvimlerinin sorununu çözmeye çalıştı. jülyen takvimini tanıttı. adaşı olan iki yüzlü tanrı janus'a da ithafen 1 ocak'ı yılın ilk günü belirlemişti.

ortaçağ avrupasında yeni yıl yine sabit kalmamıştı. bazı kaynaklara göre milattan sonra 567 yılında council of tours konseyi 1 ocak’ın yeni yılın başlangıcı olarak görülmesini yasaklamıştı. böylelikle yeni yıl bazen isa'nın doğuşu'nu kutlamak amacıyla 25 aralık'ta, bazen de bundan 9 ay öncesinde; 25 mart'ta müjde bayramı olarak kutlandı. yıllar 1582'yi gösterdiğinde xııı. papa gregory miladi takvimi kabul etti ve yeni yıl tekrar 1 ocak'a alındı. tabii ki bunu da tüm dünya'nın kabul etmesi biraz zaman almıştı, 1770'lere gelindiğinde hala miladi takvimi kullanmayan ingiltere gibi eler vardı. ama günümüzde artık dünyanınn pek çok yerinde yılbaşı, yeni yıl 31 aralık'ta-1 ocak'ta kutlanır.

kaynakça ve daha fazlası: livius.org - akitu, history.com - antik yeni yıl kutlamaları, wikipedia - akitu, history.com - yeni yıl kutlamaları, learnenglish.britishcouncil.org - yeni yıl kutlamaları, worldhistory.org - mısır festivalleri, infoplease.com - yeni yıl kutlamaları, nereye.com.tr - yeni yıl kutlamalarının antik kökeni, arkeofili.com - antik dünya'dan yılbaşı kutlamaları
devamını gör...

aslında sistem şöyle işliyor;

evvela bir deli kuyuya taş atıyor. * sonrasında ona inanacak, sorgulamayı sevmeyen, okuma işini zül gören, komplo teorisi denince vücudu seğirmeye başlayan bir güruh bu delinin peşine takılıyor ve kendi aralarında kulaktan kulağa oynamaya başlıyorlar.

misal bizim komşu sermet amca ingilizlerin meşhur mavi kitabında bu gizli maddeleri görmüş.

son kertede ortaya çıkan bilgiler de asli ve kati bilgiler olarak kamuoyuna sunuluyor.

sonrası vur patlasın, çal oynasın...

ben de gördüm ve bu konudaki tüm şüphelerim giderildi. hatta bazı maddeler o kadar inandırıcı ki, gizli olmasalar bu müstesna maddeleri alır, elimde sokak sokak, haykıra haykıra, eskilerin gazete satıcıları gibi insanlara takdim ederdim.

bunlardan bazıları şöyle; 100. senenin şafağında batıya bakacaksınız. batı dediysek konum dahi belli. gandalf, babakale'de ortaya çıkacak ve 12 adalar anadolu topraklarına doğru çekilmeye başlayacak. entegrasyon'un 6 ila 12 gün arasında tamamlanması bekleniyor. bu sırada gri hacının da yardımı ile her adada kendiliğinden türk bayrağı belirecek ve böylece entegrasyon tamamlanmış olacak.

bir diğer madde de ise hephaistos'un ege bölgesine ineceği ve bor madenlerinin kullanıma açılması konusunda gerekli belgeleri imzalayarak işimizi kolaylaştıracağından bahsediliyor. kendisinin gökten zembille iniş tarihi ise belli değil. bu önemli nokta ne yazık ki, gizli metinlerde açıkça yazılmamış. fakat şöyle bir şerh düşülmüş; madenlerin işletme hakkı sauron'a verilecekmiş. bu bana biraz kapitülasyon gibi geldi ama yine de durum bence ehveni şer. zira çıkarılan madenlerin %70'ini biz alacağız.

tabi bunlardan daha önemli olan madde, misak-ı milliyi nihayete erdirecek olan madde. orada da, ninurta'nın sharur adlı büyülü topuzunu eline alıp, bir gece ansızın ortalığı kırıp geçireceğinden, musul ve kerküğün de bize hediye edileceğinden bahsediliyor. tammuz'un çıkartacağı petrollerden bahsetmiyorum bile.

tüm bu güzellikleri 2023 yılında yaşayacak olmamızı çekemeyenler var. bu kıskanç güruha da akıl fikir diliyorum.

dibine not: sidious sen ne kadar anlatsan da güzel kardeşim, benim gibi delilerin * anlattıkları her zaman daha çok itibar görür. delilik bulaşıcıdır...
devamını gör...

çoook çok sinirliyim.
bilgisayarım çok eski ve sürekli yaptırıyorum o da sürekli bir sorun çıkarıyor. çok ısınıyordu hatta elimi koyunca yakıyordu gidip yaptırdım, yeni batarya aldım. iç parçası yanmış wi-fi’ye bağlanmıyor harici usb girişine takılıp kullanılan parça aldım. sonra hoparlörü patladı parçası yok vs bende gidip bluetooth hoparlör aldım. bu kez de bluetooth’u çalışmıyor bozulmuş. cinnetin eşiğindeyim anlayacağınız. ben halletmeye çalıştıkça o bozuluyor. inatlaştıkça inatlaştı lanet..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kanagawa oki nami ura* *

japonya'da, edo döneminde ortaya çıkan ukiyo-e sanatının büyük ustası katsushika hokusai'ye ait ahşap baskı. sene 1830 civarı.
toplamda 46 ahşap oymabaskıdan oluşan 36 fuji dağı manzarası isimli resim serisinde* yer alan eserde fuji dağı manzarasında, dev dalgalarla mücadele eden balıkçılar resmedilmiş.

ayrıca günümüzde kullandığımız dalga emojilerinin çoğu bu resim baz alınarak oluşturulmuştur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ve ayrıca claude debussy bu resimden ilham alarak la mer adlı parçayı bestelemiştir
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
dinlemek isteyenler için
buradan
devamını gör...

sur isimli yeni teklisi ile beni mutlu eden metal müzik efsanesi.geçtiğimiz aylarda çıkardığı bu düzen yıkılsın şarkısını pek beğenmemiştim. ancak sur ile ölmedik buradayız demişler resmen.

ayrıca 30 yılı deviren grubun (bkz: diskografi)'sinde sadece iki tane tekli yer almaktadır. ikiside bu 3 aylık süreçte yayınlandı. takipteyiz, yeter ki siz çalmaya devam edin.
devamını gör...

her ne kadar islam dini barış gibi görülse de yine islam gibi bütün dinlerin bir birini üstün görme düşüncesi her zaman olacak bilhassa en büyük savaşlar din üzerinden çıkmıştır.
devamını gör...

şebnem ferah’ın küllerinden şarkısını istiyorum efendim.

iyi yayınlar, an itibariyle beklemedeyiz. *

edit: ve aleyküm selam gomercan. *

edit 2: favori editörümün istediği şarkı güzelmiş arkadaş. helal editörüm be…
devamını gör...

kendini geliştirmeye başladıkça yetersizlik hissinin artması durumu. öyle ki hiç okumazsın, araştırmazsın tamsındır eksik yok gibi gelir. bir iki şey öğrenirsin bir tık üstüne koyarsın tamam ben oldum baya bir şey biliyorum hissi gelir. tabi ardından yeni bilgiler öğrenme ihtiyacı duyar gibi olursun sanki, bir tık daha koyalım üstüne dersin ama bir şeyler olur... hani sen çok şey biliyordun ya? emin misin ki acaba? diye sesler gelmeye başlar içinden, görmezden de gelemezsin artık bir kez başladı gelişim çünkü bunu istedin sen öylesine olsa bile. bir şeyler daha öğrenirsin akabinde ama sen içindeki boşluğu doldurmak isterken o boşluğun ne kadar büyük olduğu gerçeğiyle karşılaşırsın.
artık hiçbir şey bilmiyormuşsun gibi gelir, daha fazla gelişmelisindir, daha fazla öğrenmeli. okursun, izlersin, araştırırsın, dinlersin ama bir gariplik ki devam eder. dolması gereken boşluk sanki gün geçtikçe daha da artırıyordur. hatta artık bağımlı olmuşsundur. bir kere isteyerek yapınca bu şeyleri daha fazla yapmak zorunda hissedersin. aslında nasıl bir hiç olduğumuzu fark edersin. bu hiçliği, hepliğe dönüştürmek ister insan ama ne mümkün? bırak hepi, daha da hiç olmuş gibi gelir insana. gerçekte olan ise sadece farkına varırsın sahip olduğumuz hiçliğin ve artık kendini geliştirmek zorundasındır. ne yani? yerinde mi sayacaksındır? ne garip... geliştikçe ne kadar eksik olduğunu anlarsın, oysaki hiçbir şey bilmiyorken tastamam olduğunu sanırsın bütün eksikliğinin farkına bile varmazsın.hoş, güzel ve sonu olmayan bir döngüdür ama bir o kadar da tuhaftır.
farkındalığın tuhaflığı, ne kadar olduğunu bilmenin getirdiği yetersizlik hissi.

akıllara "bir kitap okuyan her şeyi bildiğini zanneder. ikinci kitabı okuyan kuşkuya düşer. üçüncü kitabı okuyan hiçbir şey bilmediğini anlar." sözünü getirir.

ve sen dördüncü kitabı da okuyarak doldurulamaz hiçliğin, hepliğe dönüşmesi umuduyla yola çıkar daha da fazlasını okuyarak hepliği ulaşılmaz görmeye başladığında hep olana yaklaşırsın.
devamını gör...

kâr etmiyorum zararına satıyorum.
devamını gör...

karayollarında motorlu veya motorsuz taşıtı süren kişidir.
devamını gör...

benim için ortalama bir film. film 2022 çıkışlı ama sanki daha önce bu konuda bir film izlemiştim hissi oluştu bende. izleyip unutmuş olmam yüksek olasılık.

1980 yılında bir adamın eline bir oyun geçer. çok basit oynanan bu oyunda iki seçenek çıkar hep karşısına. önerilen eylemi seç ya da öl. ölmemek için seçimleri yapan adam oyunun yönlendirmesiyle sevdiklerine zarar vermek zorunda kalır. kurtulmak için oyun ona bir öneri sunar. oyunu çoğaltmak şartıyla onu serbest bırakacaktır. çoğaltılan oyunlar zamanla yayılır ve film başlamış olur.

film beni çok korkutmasa da germeyi başardı. özellikle filmin sonunda oyunun gizli yönleri açığa çıkınca her şey daha güzel oldu. boş zaman filmi, büyük bir beklentiyle izlemezseniz keyifli vakit geçirirsiniz.



1980 yılındaki adamın lanetçi olduğu için bu zamana kadar beslendiği acılarla bu kadar genç kalması biraz abartı olmuş. sonunda kurtulan kız bundan sonra sadece gerçek hak edenler acıyı çekecek demesi çok hoşuma gitti. onu rahatsız eden hödüğe de iyi oldu.
devamını gör...

her şey daha anlamlı ve kıymetliydi. yaşamak bu kadar zor değildi.dinginlik hüküm sürerdi,bitmek bilmeyen bir koşuşturma yoktu.gün yine 24 saatti ama yetiyordu.
en önemlisi naiflik ve elde olanla yetinmek vardı.
ilişkiler çıkara değil sevgiye dayanıyordu.
paramız daha azdı,arabamız lüks değildi fakat çok daha mutlu ve huzurluyduk.
devamını gör...

arkadaşlar selam. naber? özlediniz mi çınn sesini? günlerden pazar, günlerden zippo. yine ince konulara temas ettiğim, psikolojik durumumuzu sorguladığım, müzikli, filmli, şakalı makalı sohbet muhabbet tarzlı yayınıma hepinizi bekliyorum. yayın saatini biliyorsunuz akşam 9.00 da görüşürüzzz.
devamını gör...

isviçre çakısı gibi karikatür, her başlığa gidiyor. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir neslin travması olan şahıstır.

o kadar travmatik ki bir müzedeki heykel olduğu ortaya çıkıp herkes derin bir nefes aldığında bile, üniversitede bir arkadaşım "yok ya ben aşamıyorum bunu kuranı yırtan kız sonuçta abi şakaya gelmez" diyerek bu gerçeği reddetmişti.

kuran'ı yırtan kız yüzünden bir nesil geceleri altını ıslatma, karanlıkta uyuyamama, anne ve babasının arasında uyuma gibi bilimum korkunç problemler yaşamıştır.
devamını gör...

beni ya şımartın ya da kapı dışarı atın. yarı içtenliğe dayanmam zor benim.
oğuz atay
devamını gör...

iç cebinden sökülmüş şiir'im, ne yazsam d'olmuyorum.
bir uçurum yuvarlanıyor sesimden aşağı. kırk aynanın içinde kırık...
duvarlar birbirine bakıyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

haşin bakışlar
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çoğu zaman beynin ufak bir oynu sonucu gelişen ve "hissediyorum" kelimesini kullandığımız cümleler kurduran bilinçaltı oynu.


çoğu zaman beynin ufak bir oynu sonucu gelişen[...]

şunu şöyle açıklayayım; diyelim ki biri önünüze 6 cisim koydu ve bunlar farklı renkte olan cisimler. size dedi ki; "sence benim seçtiğim hangisiydi?" cisimlere bakarsınız, renklerden biri öyle çarpıcıdır ki, içinizden bir ses size onu seçmeniz gerektiğini söyler. ve bam! sonuçta siz doğru olanı seçmiş olursunuz lakin burada işlemi altıncı his gerçekleştirmez, seçtiğiniz cisim daha renkli/güzel şekilli olduğundan beyniniz uyarıcı vari bir tepki alır. böylece siz altıncı hissinizin kuvvetli olduğunu sanırsınız. halbuki her şey ufak bir beyin oynudur. *)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim