o herkeste olan ama kimsenin çaktırmadığı duygu.yeri gelir çok zeki olduğunu hissedersin kimi zaman da bir eksiklik.
devamını gör...

yapı kredi yayınları tarafından yayınlanan kesinlikle okunması gereken şiir kitabı.

trende,hapiste,köyde: yurdum insanının acılarını, sevinçlerini, kaygılarını, umutlarını
memleket şairi nazım hikmet kadar iyi tespit eden, yazan başka bir şair henüz olmamıştır.
devamını gör...

tuvalet kağıdına saygım arttı ve sıvı yağın yeni adı altın suyu
evde 1 çorap üstüne 1 pofuduk ayakkabı * ve ayakkabının üstüne 1 tane kalın çorap daha çünkü o ayakkabılar çabuk yıpranıyor.
devamını gör...

20 yıl önce filan bizim arabamız yok o zaman, kapıcı geldi anneme araba varmı sizde diye sordu, annemin verdiği cevap;
pazar arabasımı..
hala aklıma geldikçe gülüyorum,

(kapıcının arabası var bu arada, bozulmuş da bir yere gidiceklermiş)
devamını gör...

yılmaz güney'in film çekimi için bulunduğu adana'da akşam yemeği sırasında tartışıp vurarak öldürdüğü iddia edilen hakim. cinayet, bir muamma olarak kaldı. ağır tahrik ve bir anlık öfke gibi sebeplere bağlansa da silah patlamıştı artık. affı mümkün değildi.
devamını gör...

kendi sözlüğümü açabilirim.
o kadar müsaitim.
devamını gör...

mensubu olduğum dindir. en azından tanrılarımız görünmez değil.
devamını gör...

kendisi alabama'nın sylacauga kentinde yaşayan bayan ann hodges'tir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

olay 1954 günü meydana geliyor. ann hodges, öğle vakti güzellik uykusundayken çatısından içeriye yaklaşık 4 kilogram ağırlığında bir meteor giriyor. kadın korkuyla ve acıyla uyanıp acıyan yerlerine bakıyor. durumu fark eden komşuları yanına koşup neler olup bittiğini, kırmızı bir alevin evinden içeriye girdiğini, bunun ne olduğunu soruyorlar.

sonrasında çağrılan jeolog bunun bir gök taşı olduğunu ancak olayın milyonda bir gibi yüksek ihtimalli bir olay olduğunu söylüyor. e tabii başta kimse ona inanmıyor. uçak düştü, uçağın parçası düştü, sovyetler yaptı gibi tonla bahane uyduruluyor. sonuç değişmiyor elbette, gök taşı, gök taşı olarak kalıyor.
devamını gör...

support verilmesi gereken bir çaylak yazar, doyurucu tanımlarına maşallah diyelim.
devamını gör...

(bkz: buz devri)ndeki sit (şapşal hayvan) tarafından içten bir şekilde yapılan eylemdir..

"herkesin manitasıı var, benimse bebeyk gibi bir suratım."
devamını gör...

hesabını niye kapattın, beni çok üzdün dediğim yazardır. raskolnikov geri dönersen çok iyi olur.* yeni yazılarını ve öneri şarkılarını sabırsızlıkla bekliyor olacağım.!
devamını gör...

tanım: ıspatı zor, yıldırma eylemi.
genelde mobbinge maruz kalanlar, bunu farkeden iş yeri çalışanları tarafından yüzüne karşı desteklenir gibi görünüp yalnız bırakılarak arkasından hançerlenir. bunun için "kırık cam teorisi"ni okumanız önerilir. uzun süredir bu konunun mağduru olan ben, henüz ıspat edemeyeceğim noktada olduğum için harekete geçemiyorum.
dunning kruger sendromuna sahip yöneticilerin bu acımasız tavrına gözyuman astlar sebebiyle de katlanarak artıyor. aslında uzun süredir fırsat bulmak için sessiz durmam içimdeki öfkeyi de tehlikeli noktalara taşıyor. neyse, birazdan aynı ortama gitmek için bu kör karanlıkta yarı uykulu bir geceden sonra uyandım ve bu başlığı görüp biraz içimi döktüm. şimdilik cehennem gibi iş ortamına gitmek için hazırlanmalıyım.

bu gün okuduğum bir vakayı da buraya eklemek istedim:
buradan
devamını gör...

bir şeyleri sürekli olarak değiştiren kurum.

örnekler;
- eskiden misak-ı millî idi, şimdi misakımillî oldu.
- eskiden "taktir" ve "takdir" ayrımı vardı. "takdir ediyorum bu başarıyı" ve "o taktirde işler değişir" gibi... şimdi taktir yok, sadece takdir var. daha doğrusu taktir bir ara tamamen yok oldu. şimdi "damıtma" anlamıyla sözlükte yeniden yer aldı.
- eskiden "şey" kelimesini isim olarak değerlendirirken şimdi zamir olarak değerlendiriyorlar.
- 2 kelimesi birden ya da 2. kelimesi anlamını kaybetmemiş birleşik isimler ayrı yazılır diyorlar. bakıyorsunuz takımyıldız bitişik yazılıyor.

bunlar ve daha benzeri tonla örnek... yani bir şeyi öğrendim, biliyorum diyorsunuz ama bir bakıyorsunuz ki tamamen değişmiş.

sınavlara girecek insanlara da acıyorum yani artık. kuralı veriyorlar, sonra da "amaaa istisnası vaaar" diyerek 50 tane kelime ekliyorlar oraya. efendim şu kelime normalde ayrı yazılırmış da istisnası olan şu, şu, bu, şu ve o bitişik yazılırmış. soran olunca da "ezbere karşıyız" derler. tamam, bu kısmın tdk ile ilgisi yok ama sürekli kuralları değişen bir dilin kelimelerini ezberletip bunlar üzerinden soru sormak da ne bileyim... hiç mi konu kalmadı soracak? bu kadar mı aciziz soru üretmekte?

tdk'ye dönersek... hızınıza yetişemiyoruz maşallah!

gidip bakayım, maşallah hâlâ böyle mi yazılıyor diye...
devamını gör...

sözlüğe her gelene verilen kıymetin göstergesidir. genel olarak bot sanılsa bile bot değiller sizin kadar kanlı canlı insanlardır.
ayrıca tekrardan gelen herkese hoş geldiniz.
devamını gör...

durumunun olmaması muhtemel erkektir. yol yakınken hanım kızlarımızın tekrar düşünmeleri istenir. kendisine bir tektaş alamayan yarın öbür gün daha neler neler alamaz kim bilir. bir de romantizm ayağına size papatyadan yapılmış yüzükle evlilik teklifi falan ederse kaçın!
devamını gör...

ilerleyen yıllarda sevgili eşim bana destek olmaz ise yapabilirim.
bütün yüklerin kadınlara verilmesini normal bulmuyorum sabah birlikte işe gidilsin akşam eve gelince beyler çok yorgun olsun hanımlar ise yemek derdine düşsün sonra çayı çorbası haftasonları çamaşırı bulaşığı paşam eş alırken promosyon olarak bankamatiğini ve ev işlerini yapan bir eleman almış gibi takılsın.
devamını gör...

iyi bir şey. 81'e kadarki süreçte şehir plakalarını tahmin etmeye çalışıyordum.

"42. hmm.. 44 malatya'ysa ondan önce hangi harf geliyor? k harfi. 43 kütahya olsa. heh buldum konya konya."

artık hepsini ezbere biliyorum. teşekkürler kafa sözlük.
devamını gör...

huzursuzluk olduğunu düşünmüyorum.
arada arıza çıkaran tipler olsa da, ekseri gayet güzel insanlar var.
direk küfür olduğu zaman şikayet ediliyor, bunun dışında herkes birbirini tanıyor gibi.
kalabalık ortamda ufak tefek sıkıntıların olması normaldir.
keyfinize bakınız.
devamını gör...

su götürmeyeceğini düşündüğüm gerçek.
çocukların okulda gereksiz diplomasilerle, klişe hareketlerle zamanını harcaması yerine kendilerine zaman ayırmalarını, ellerine kitap almalarını sağladı uzaktan öğretim. artık daha fazla pratik yapabiliyor öğrenciler. öyle duruşlarıyla, görünüşleriyle yargılanma dertleri de yok. travmasız ve verimli.
hem canlı dersleri kontrol etmek daha da kolay, sınıf ortamındaki gereksiz hareketler yapılamıyor canlı derste.
tek sorun herkesin online eğitime katılabilecek cihazı olmaması.

edit: yazarlarımızın tanımlarını okuyunca hak verdim kendilerine, evet.
devamını gör...

seksten kastımız mastürbasyonun resmi bir ötekiyle icra edilmesiyse seks öyle kırılgandır ki pıt diye biter. erkek oyuncu bir mahluktur. bundan sapkın bir keyif alır. sürtüşmeyi sever, arzulanmayı sever, küçük imaları sever, önünde eğilinmesini sever, çıkıntısına tapınılmasını sever, onu yüzünüze sürmek, ağzınıza sokmak ister. bütün deliklerinizi ister. daha önce yazmıştım yine yazacağım; eğer üçüncü bir deliğiniz olsaydı ve bu delik ayağınızın altında olsaydı erkek oraya da girmek isterdi. erkek ister. erkek istemenin bir sonucudur. ne güzellik ne fitlik ne yokluk seksi bitmekten kurtarmaz. girip-çıkmak boşalmayı sağlamak ıslak ve kaygan bir delikte gidip gelmek seksin sadece yüzeydeki eyleme pratiği. seks derinde çok ama çok vahşi bir yamyamlık geleneğini saklıyor. yemek istiyorsun partnerini ve etik açıdan yiyemediğinden ağzına alıyor, emiyor, yalıyor, ısırıyor, kokluyor, içine giriyorsun. onun bütünlüğüne zarar vermeden minik minik tadıyorsun. edilgen rolündeki birinin jest ve mimiklerine rica ederim dikkat edin; inişli çıkışlı bir bir bütünlük vardır. canı acır ama yine de ister. ezilmek, kıstırılmak ister, köşeye sıkıştırılmak ister, o ağırlığı üzerinde hissetmek ister, içine giren et parçasının sıcaklığını ve sürtünmenin verdiği hazzı tanımlayamaz ama o şeyi kesinlikle ister. bu rol, sekste belirlenen ilk roldür. edilgen ilk tanımlanandır sekste. avantajı var.

benim açıkçası bu konuda düşünürken fark ettiğim bir şey var; evli dostlarım var ve tabii ki de mahremlerini anlatmayacağım fakat seks hakikaten sanki bitmek zorunda olan bir şeymiş gibi kabullenilmiş bile. bir erkeği açlığa alıştırarak doyurmak onu öldürmektir. erkek daima aç bırakıldığında öfkelenen ama her acıktığında doyurulduğunda gayet uysallaşabilen bir mahluktur. acıkmasına fırsat verilmeli erkeğin. sıklıkla acıkır. ama sadece şunu bilmeli; "acıkıyorum ve o beni doyuracak. onu kucağıma alacağım. onun içine gireceğim. onun ağzına boşalacağım. onu altıma alacağım." vs vs vs. doyumun ne zaman olduğu önemli bile değil. sadece bu bilgi erkeği ve erkekliği destekler. zevki ertelemekte erkek kadar başarılı bir mahluk katiyen yoktur. mesafe uzadıkça erkek daha da erkekleşir.

sihirli bir kelime var; iştah. iştah, şehvetle birbirine çok benzese de şehvetten daha derin kökleri. yenilendikçe daha da sağlamlaşıyor. şehvet yanıp sönüyor. iştah yenileniyor. doyruluyor ve yine. sonra yine. şehveti korumak ama iştahı sonlandırmak evlilikte seksi bitiriyor olabilir.

belki yataktaki roller çok belirgin olduğundan evlilik hayatının rutini bu rollerin garipliğini de normalleştiriyordur? yani kanepe denen o saçma yapıda uyuklayan adamın koynunda çok da iyi hissetmeyebilirsin kendini. her halini gördün. bu çok sakıncalı. alışmak seksi öldürüyor. ağzındaki penisin ne zaman boşalacağını bile biliyorsun. ondan geriye sayıyor ve tam boşalacakken duruyorsun. öyle alışmışsın. şaşırmak? yasak. oysa tek bir damlayı bile ziyan etmemeliydin. öyle bir iştah. o ve ona ait olan her şeye duyduğun sapkın bir merak. onu doyurduğun gibi seni doyurması. ağzını doldurmasına izin vermek.

ilgimi çok çeken bazı hamleler var; anlamını çözemesem de bu pratikler şehvet değil de iştahı öncelememe sebep oluyor. seksin doğal akışının dışına çıkma isteği çok yıkıcı olabiliyor. roller öyle sert sınırlarla belirlenmiş ki roller arası geçişler partnerleri birbirine çarpıp törpülüyor. bütün sakıncalı duygular yitip geriye sadece resmi bir sevişme pratiği kalıyor da olabiliyor. meşguliyetler artıyor. saç baş dağılmış... kocanızdan önce uyanın, onu masajla uyandırın, yüzünü severek, onunla bir günü daha yaşıyor olmanın mutluluğuyla, yücelterek. erkekler aynadır. neysen onu gösterir. aşkından ölse bir adım daha atmaz. emek vermek, aşkı korumak, sevgiye dönüşmesine izin vermek, bakımlı olmak, bunlar zor. biliyorum. içten gelmeyen her şey çok emanet duruyor kişi üzerinde. birkaç defa yapıyor en fazla. sonra horul horul uykulardayız. bir insan kendini neye layık görüyorsa ona uygun pratikleri benimsiyor. miskin birinin herhangi bir şeyin zirvesini hayal etmesi bile mümkün değildir çünkü yorulur o zirveye çıkmayı düşünürken bile. gönlünüz varsa ilişkiyi yürütmeye, ne yapar eder, altından girer üstünden çıkar, sırnaşır, esner, dil değiştirirsiniz. güncel hayat pratiğinizde küçük değişiklikler yaparsınız. alışmayı engellersiniz. yatağı salondan ayırın. mutfaktan ayırın. çocuk odasından ayırın. yatakta siz o erkeğin malısınız. sadece yatakta. diğer bütün alanlarda eşitsiniz. ama yatakta onun malısınız. teslim olun. erkekler hakikaten bunu kalbimden söylüyorum kendilerine güvenildiğinde ihanet edecek kadar salak canlılar değildirler. kar zarar hesabı yaparlar. çok sağlam yaparlar bunu.

yatak eğlenceli hale getirilmesi gereken bir yerdir. oraya çalışmak gerekir. ama şuna dikkat etmek lazım; günce hayatınızda yatağı çağrıştıran hiçbir iz olmamalı. erotik kostümler, seks oyuncakları vs bahsetmiyorum. olabildiğince sıradan olun güncel hayatınızda. ama yatakta devleşin. oral seks seksin kendisinden daha büyüktür ve erkekler için anlamı çok derin. bahsetmez ama isterler. o hali görmek isterler. ağzınızı dolduran penislerini görmek isterler. penislerini nasıl sevdiğinizi, onu nasıl okşadığınızı, onu nasıl öptüğünüzü, onu nasıl "iştah"la yaladığınızı, ah tanrım sanki yemek istediğinizi görmek isterler. erkekleri konuştuklarında çok tatlıdırlar ama sustuklarında ve teslim oluşunuza teslim olduklarında daha bi güzeldirler. teslimiyeti kabul etme teslimiyeti ilişkinizi başka bir yere getirir. gerçekten böyle. erkekler de o an direnmez, baskınlığın da doğal gelişmesini sağlarlar. roller akışkan olmalıdır. bütünlük olmalıdır ama rutine binse bile şaşırtıcı olmaya devam edecek olaylara hep sebep olmalı yatak. daha önce demiştim yine diyorum; kocanızın kucağından inmeyin çünkü eğer siz inerseniz inanın birileri o boşluğu doldurur.

teknikler var; her şey tekniktir ve her şey vardır uykum gibi. her şeyin bir tekniği var. önce oral seks teknikleri. rimming vs. asla çekinmeyin. eğer uykum olmasaydı uzun uzun anlatırdım ama gerçekten cümleleri toparlayamıyorum.

gelenek her güzel şeyi mahvediyor. biçok insan partnerinin spermini yutmayı reddediyor. rolü gereği salondaki dokunulmazlığını yatağa da çekiyor. yatakta hiyerarşi belirlenmişse bile bu hiyerarşi taraflara bir sonsuz red ya da dayatma hakkı vermez tabii ama ne bileyim sınırlar çok can sıkıcı olabiliyor. ya da partnerinin yataktaki baskın tavrını rahatsız edici buluyor. yok. ne yazdığımı bile anlayamadım. uyumak istiyorum.

kardeşlerim kocalarınız sizin tarlanızdır? bu o değildi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim