metal gear solid, silent hill ve pro evolution soccer gibi oyun serilerinin yapımcısı japon şirketi.
devamını gör...

küçük yaşta çoğu kişiyi tozpembe dünyasından çekip çıkararak gerçeklerle tanıştıran masaldır. hayatın adaletsizliğini, insanların umursamazlığını, aile kavramının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermektedir. masalın sonunda insanın boğazını düğümlemiştir.

--- alıntı ---
ertesi sabah, yoldan geçenler, bir evin basamağında donmuş kalmış kızcağızın ölüsünü buldular. yanı başında bir sürü boş kibrit kutusu vardı.
zavallıcık ısınmak için bütün kibritlerini yakmış, dediler... bu kibritlerin alevinde onun ne düşler gördüğünü bilemediler.
devamını gör...

anadolu feneri/beykoz
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tövbe bismillah, bu nedirr?
devamını gör...

bu çaresizliğin kaçıncı seviyesi resmen içim acıdı,allah yardımcıları olsun. biz de karını ve kızını bırakan bu şerefsiz afganlara üzülüyoruz. bir insan nasıl kardeşini,annesini falan bırakır aklım almıyor.
devamını gör...

bir varmış bir yokmuş, çok eski zamanlarda, uçsuz bucaksız ormanlarda, yıkık dökük bir evin içinde yaşayan büyülü bir kadın varmış. ev o kadar eski, yıkık dökük ve karanlıkmış ki herkes oraya bakarken bile ürperirmiş.
kadın ilk başlarda buna çok içerlemiş, cok  üzülmüş oysa ki orman çok güzelmiş ve evinin manzarası dünyada başka hiçbir yerde olamayan bir manzaraya sahipmiş.
ama insanlar ormanın korkutucu olduğunu düşünür ve evinden hoşlanmazlarmış. ayrica kadının büyülü olduğu tüm insalar taranfindan da bilinirmiş. kadıncağaz da bir süre sonra alışmış yalnız yaşamaya. hatta o kadar alışmış ki, ormanın kenarından geçen insanların sesini bile duymak istemezmiş artık.
günlerden bir gün bu büyülü ve lanetli kadın her zamanki gibi müthiş bir manzaraya sahip evinin balkonunda güneşin doğuşunu bekliyormuş. hergün güneşin doğuşunu ve batışını izler, "insanlar bu güzelliği nasıl olur da görmek istemez?" diye düşünür ama yine de anlayamazmiş. oysa ormanda korkulacak hiçbir şey yokmuş ve evi de oldukça büyükmüş.
saatler geçmekte, güneşin doğuş saati yaklaşmaktaymış. lakin bu büyülü kadının içinde kötü bir his varmış. kadın beklemiş, beklemiş ama hiç geçmemiş bu his derkeeen kapının çaldığıni duymuş."kim olur da buraya gelir?" diye düşünmüş. korka korka merdivenlerden aşağı inmiş, kapının arkasına geçmiş ve dinlemeye başlamış. kapı çalmaya devam ediyormuş. kadın kendini tutamayıp seslenmiş yabancıya.
"kimsin sen?"
"ah çok şükür buldum birilerini. lütfen korkmayınız benden madam, yolunu kaybetmiş bir gezginim ben."
"nereden buldun burayı?" diye sertçe sormuş kadın.
"burada böyle bir yerin olduğundan bile haberim yoktu, ormanda ilerlerken yolumu kaybettim. aç ve susuzum bana yardım eder misiniz madam?" diye sormuş tüm nezaketiyle adam.
kadın hem şaşırmış, hem de korkmuş. kim büyülü ve lanetli bir kadına bu şekilde nazik davranirmiş ki? hem korkmamış mı bu evden ve kadından?
kadın yavaşça açmış kapıyı, biraz geri çekilmiş. karşısındaki adamda farklı bir şeyler varmış. kadın bu farklılığı anlayamamiş.
"buraya giremezsiniz bayım" demiş kadın. kehaneti anlatması gerekiyormuş.
"neden?" diye sormuş adam.
" yıllar yıllar önce bir kehanetin esiri oldu bu beden. eğer bu eve girersen bu kehanet ikimizi de yok eder."
"ne kehanetiymiş bu?" diye sordu adam tüm merakiyla.
"eğer bu manzarayı sonsuza kadar izlemek ve huzurlu olmak istiyorsam bu karanlık evde, sonsuza kadar tek başıma ve yalnız yasamaliyim. yoksa bu eve giren yabancı da ben de sonsuz mutsuzluğun esiri olacagız" diye açıklamış kadın.
adam buna çok şaşırmış lakin bu kadının halinden o kadar etkilenmiş ve manzarayi o kadar çok merak etmiş ki kendisine engel olamayıp içeri girmiş.
"ne yapıyorsun sen?" diye sormuş kadın. "ikimizi de mutsuz mu etmek istiyorsun?"
"hayır madam fakat bu manzarayı sizinle izlemek için tüm her şeyimi verebilirim. bırakın bu manzarayı izlerken mutsuz olalım, en fazla ne olabilir ki?"
kadının bir şey demesine gerek kalmadan adam girmiş içeri. içerisi olabildiğince karanlık ve soğukmuş. adam ürperdiğini hissetmiş.
"neden bu kadar karanlık ve soğuk burası? "diye sormuş kadına.
"çünkü buna mecburum. hem alıştım artık, seviyorum burayı." demiş kadın.
adamın şaşkınlığı ve kadına olan merakı artıyormuş.
"ne zaman görebilirim manzarayı?" diye büyük bir merakla sormuş genç adam.
"yukarı balkona geçelim, görmemiz an meselesi" diyerek merdivenlerden çıkmaya başlamış kadın. hem yıllardan sonra ondan korkmayan birileri olduğu için mutluymuş hem de olacakları bildiği için korkuyormuş bu lanetli kadın.
birlikte balkona çıkmışlar. kadın sandalyelerden birine oturmuş ve adamın da oturması için karşısındaki sandalyeyi göstermiş. adam sakin ve yavaş adımlarla ilerleyerek oturmuş kadının gösterdiği yere. kadın adama bir fincan kahve koymuş ve adamdan bir şarkı rica etmiş. iki sessiz ruh bu eşsiz manzarayı beklemeye başlamış. manzara yavaş yavaş yükselirken adam manzaraya aşık olmuş. bu ne güzel manzaraymiş böyle? kadın "çok alışmayin ve sevmeyin bu manzarayi yoksa ikimiz için de çok zor olur"demis.adam kadının bu dediklerini bir türlü anlayamıyormuş.güneş tamamen doğana kadar izlemisler bu manzarayı. kadın bir yandan çok mutlu bir yandan da çok rahatsızmış bu durumdan.

 adam gün batımıni da izlemek istediğini söylemiş. kadıncagiz kıramamış ruhu güzel adamı. gün batmaya başlayana kadar sohbet etmişler, şarkılar dinlemişler, danslar etmişler ve gün batımı başladığında oturup izlemeye başlamışlar bu mükemmel manzarayı. tam o sırada adamın aklına gitmek zorunda olduğu gelmiş. adam gitmek zorundaymiş çünkü onu bekleyen küçük bir kızı ve işleri varmış. kadın da biliyormuş adamın gidecegini, çünkü belliymiş kehanetin neler getireceği.
taa en başında söylemisti bu gönlü kara kadın kehaneti ama dinlememisti adamın meraklı kalbi. iki aciz ruh, sabaha kadar ayrılacaklarini bilerek, nasıl ayrılacaklarini düşünmeye başlamışlar. adam bilmiyormuş eve girerken bu manzaraya aşık olacağını, bu kadına alışacağını. kadın ise biliyormuş olacakları fakat karşı koyamamış bu hayran olunası kişiye. zar zor gözleri buluşmuş bir anda. ağlamaya başlamış yarım olan bu ruhlar. ayrılacak olmalarına, kaderlerine, kehanete, aciz ve çaresiz olmalarına...
hiçbir şey diyemeden, sessizlikleri ile konuşarak ağlamaya başlamışlar. derken güneş aydınlatmaya başlamış etrafı lakin artık bu iki ruhun tek manzarası karşısındaki aciz bedenden başka bir sey değilmiş. birbirlerinden daha güzel bir manzara bulamayacaklarini ikisi de biliyormuş çünkü. ne adam kalkıp gidebilmiş yerinden ne de kadın kovabilmis bu adamı. sonra kader belirivermiş birden. kadını sonsuz bir uykuya yatırmış, adamı da alıp kapı dışarı etmiş ve rivayete göre bir daha hiçbir zaman orada güneş doğmamış.
devamını gör...

odada oturuyorum
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayvanlarla konuşabileceğimiz cihaz
devamını gör...

beyefendi haftanın en az 4 günü cnn türk kanalında türkiye'nin ekonomisi, siyaseti, sağlık politikası, terörler mücadele planları, olası erken seçimleri, muhalifleri eleştirmeyi, hükümet övgülerini layıkıyla ve hatta fazlasıyla yerine getirmektedir. her konuda yüksek bilgi birikimi ve donanımı mevcut. böylesine değerli bir rektörün aşı olmaması beni kahrederdi.
devamını gör...

suç haberleri ile ilgili uzun süre muhabirlik yapmış sevinç yavuz tarafından yazılmış kitap.
çok ilginç hikayeler var. 1960'lardan bu yana türkiye'de duyulmuş yakalanmış seri katilleri anlatıyor. genellikle çocukluk döneminde yaşadıkları travmalarla ilişkilendirilmiş cinayetleri. ürkütücü şeyler. kitabi okuduktan sonra içlerinden bazılarını deli gibi araştırmış haklarındaki haberlere röportajlara bakmıştım. acayip ilginç şeyler vardı gerçekten.

kitabı okuyunca sırf x kişisinin travmalarına sebep olan kişiye benzediği için suçsuz yere öldürülebileceğini fark ediyor insan huh.
devamını gör...

kendini var etme çabasının kontrolden çıktığında nerelere varabileceğine dair ibretlik bir örnektir. sağlam bir psikolojinin örneği olmadığı aşikar. adamcağız adına üzüldüm zira kendine bir dönüş yolu bırakmamış.
devamını gör...

hep destek, tam destek. (bkz: cinnet geçirten yazım yanlışları)
devamını gör...

gözlerime güneş doluyor sandım,yüzüne bakınca
bir delinin hatıra defteri-gogol
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yav bu z kuşağı size ne etti
devamını gör...

profesyonelden profesyonel anlar..
devamını gör...

umuyorum ki böyle bir durum yaşanmaz.
devamını gör...

ne yazık ki bu da olmuştur. dunyasozluk.com/dunya-sozlu... artık tüm yazarları buraya gelir sanırım. 9 yıldır yazarıydım kötü oldum.
şimdi ordaki tanımlar başka yere yazılmaz da namaz ile ilgili bir tanım yazacaksın başka sözlükte hemen ateistler atlıyor. bozuyor ortamı. orası dindar yazarların çoğunlukta olduğu tek yerdi. manevi ve milli değerlerden taviz verilmiyordu.

edit:2.5 ay sonra yeni yazılımla tekrar açılacakmış.
devamını gör...

futbol oyunda bir vuruştur.

orta yapmak için de kullanılmasına rağmen gol vuruşu olarak kullanıldığında nefis bir görüntü veren ve futbol sahalarında iyilerini ve kötülerini bolca gördüğümüz bir harekettir. herkes yapmamalıdır, işi erbabına bırakmakta fayda vardır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
daha önce tanımını yazdığım rabona ve röveşata gibi en artistik futbol vuruşlarından biridir. diğer ikisine kıyasla görme imkanımızın daha fazla olduğu bir vuruş stilidir.

bu vuruşun adı portekizcede üç parmak anlamına gelen tres dedos’tan gelmektedir. sol ayağın iç üstüyle içe doğru falso vererek yapılan vuruşta topun kaleye yaptığı yolculuğu izlemek bir sanat eserini seyretmek kadar büyük bir keyif verir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ben bu hareketi ilk kez büyük hayranlık beslediğim arsenal’de oynadığı yıllarda thierry henry’den izlesem de vuruş portekiz milli takımı, porto ve beşiktaş’ın efsanelerinden biri olan ricardo quaresma ile bütünleşmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
quaresma bu hareketi sanki çok doğal ve çok basit bir hareketmiş gibi yapar. belki de futbol tarihinde atılmış en güzel trivela gollerinin tamamının sahibi olabilir. sağ kattan topla gelen futbolcunun trivela yapacağını anlayan kalecilerin yapacağı tek şey gözlerimi doksana dikip golün güzelliğini izlemektir.

quaresma trivela
devamını gör...

umarım seçilirim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim