kumaya razı olan kadın genişliği
bazı insanlarla aynı memlekette yaşamadığımı fark ettiğim başlık. eşlerine çiftlik hayvanı gibi davranan insanlar var. keşke kadının rızası alınsa da razı olup olmaması gerektiğini tartışmak bize kalsa. razı olmak için rıza sorulmalı önce. bir insan olduğu dahi hissettirilmeyen, iradesinin varlığı dahi unutturulmuş kadınlardan söz ediyorum.
istemese ne olacak? ben söyleyeyim, eşek sudan gelinceye kadar dayak. vücudu çürük içinde ama belki de konu komşu görmesin diye suratında gram iz yok. haydi diyelim tası tarağı topladı, ailesine gitti bir şekilde. "yuvanı yıkma kızım." neden yıkamaz yuvasını? bu şartlarda boşanan kadın arafta kalıyor çünkü. kocasının evinde kalamaz, ana baba evinde zaten yapamaz. başka bir hayat ihtimali ise o yaşına kadar hizmet etmek dışında bir şey yapmamış biri için çok güç.
"razı" olsa ne olacak? çiftlik hayvanı gibi kullanılan kadın yükünü paylaşacak biriyle yaşayacak. cinsel arzuları, evlilikten beklentileri, bir güler yüz beklentisi dahi buruşturulup atılmış kadın. ilişkisinden geriye sadece iş gücü olmak kalan kadın. bu kumalığı aklamaz ancak bunu kabul eden her kadın sırf keyfinden buyursun gelsin demez.
hayat yaşadığımız duvarlardan, gördüğümüz ilişkilerden ibaret değil.
istemese ne olacak? ben söyleyeyim, eşek sudan gelinceye kadar dayak. vücudu çürük içinde ama belki de konu komşu görmesin diye suratında gram iz yok. haydi diyelim tası tarağı topladı, ailesine gitti bir şekilde. "yuvanı yıkma kızım." neden yıkamaz yuvasını? bu şartlarda boşanan kadın arafta kalıyor çünkü. kocasının evinde kalamaz, ana baba evinde zaten yapamaz. başka bir hayat ihtimali ise o yaşına kadar hizmet etmek dışında bir şey yapmamış biri için çok güç.
"razı" olsa ne olacak? çiftlik hayvanı gibi kullanılan kadın yükünü paylaşacak biriyle yaşayacak. cinsel arzuları, evlilikten beklentileri, bir güler yüz beklentisi dahi buruşturulup atılmış kadın. ilişkisinden geriye sadece iş gücü olmak kalan kadın. bu kumalığı aklamaz ancak bunu kabul eden her kadın sırf keyfinden buyursun gelsin demez.
hayat yaşadığımız duvarlardan, gördüğümüz ilişkilerden ibaret değil.
devamını gör...
sosyal fobi
kişinin başkasının düşüncesine gereğinden fazla önem verdiği, başkaları tarafından değerlendirmeye tabi tutulacağı ortamlardan kaçındığı, toplumsal her türlü durumdan koşarak uzaklaştığı fobi çeşididir. anksiyete bozuklukları içinde yer alır, etiyolojisine bakıldığında kalıtım, ebeveyn tutumları ve olumsuz yaşantıların bu bozukluğun ortaya çıkışında rol aldığı görülmektedir. ilaç tedavisi gerektirmez, terapi yoluyla çözüme kavuşturulabilir.
devamını gör...
sözlük radyosu şarkı yarışması
anaaa ne eğlenceli :) bugüne kadar yaptığım karaokeler boşa gitmesin.
devamını gör...
dövme ve piercingler yüzünden ebeveynliğe uygun görülmemek
devamını gör...
imkansız aşk
kavuşamayınca aşk oluyor derler ya gercekten de oyle. bazen en buyuk engel gururun oluyor. ezip gecemiyorsun çünkü ya buna degmezse diye düşünüyorsun. gerçi üç gunluk dünya. en fazla ne kaybedebilirizki?
devamını gör...
hafta sonu 16:00'da markete hücum eden tip
evet uzun haftalardır şaşıp şaşıp kalıp gözlemlediğim olay. oturduğum sokak ne ararsan var bir sokak sözlük. marketler gırla 10 tane kahvaltı market tarzı market, fırın balıkçı vs. diyeyim. hafta sonu 17:00'a kadar market alışverişi serbest malum, 16:00'a kadar hafif yoğun olan güzide sokağım 16:00 hatta 16:15'ten sonra bir çıldırıyor ki sanki bombardıman anonsu yapılmış! her yerde kuyruk a101'de sadece bir personel müşterileri teker teker içeri sokma görevine geçiyor. yani bu nedir sözlük, üşengeçlik mi? denyoluk mu? banane banane ben de corona olcam bendeee mi?? çobansız koyun sürüsü ülke yeminle!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
ellerim
ellerim üşüyor sensiz
yokluğunda
önce ateş yakmayı öğrendim
sonra ise ısınmayı
üşümüyorum artık
belki de hissetmiyorumdur
bilmiyorum.
~~~~~~~~~~~~
şimdi anladım,
donuyormuşum.
sensizliğin soğuğu öldürüyormuş beni.
engel olamıyorum
gözlerim ağırlaşıyor
iyi uykular sevgilim...
ellerim üşüyor sensiz
yokluğunda
önce ateş yakmayı öğrendim
sonra ise ısınmayı
üşümüyorum artık
belki de hissetmiyorumdur
bilmiyorum.
~~~~~~~~~~~~
şimdi anladım,
donuyormuşum.
sensizliğin soğuğu öldürüyormuş beni.
engel olamıyorum
gözlerim ağırlaşıyor
iyi uykular sevgilim...
devamını gör...
anne bedduaları
her gün alırım bir dal. genelde "inşallah yüzün hiç gülmez. allah belanı versin" şeklinde olur. öyle tövbe falan da etmez. bayağı içinden söylüyor bunları. sağ olsun.
devamını gör...
ekşi sözlük
artık burada ismini görmek istemediğim,bıkkınlık veren sözlük.kafadan sonra aklıma bile gelmiyor.kim takar ekşiyi!
devamını gör...
evlenmek istemeyen insanlara acınması
bu ülkeye özgü buglardan biridir bu. tek çözümü insanları sallamamak. sizde dişe diş yapınız, hüü evlenemediiim tribine giriniz, tatmin olup uzaklaşacaklardır.
devamını gör...
iran denince akla gelenler
dış hatlarda çalıştığım zamanlarda bir yolcumu hatırlıyorum. eşarbını ve giysilerini bagajında unutmuş ve bagajını teslim etmişti. ağlıyordu ben böyle gidemem, mümkün değil, bana bagajımı getirin, diye.
devamını gör...
hdp'ye terörist diyen tip
hdp terör örgütünün meclis uzantısıdır. kurucuları gerilla kıyafeti giyip aponun fotoğrafı altında 32 dişini göstererek fotoğraf çektirmiştir. kürsüye çıkıp pkk ya övgülerde bulunan parti üyeleri mevcuttur.
edit: hdp ye her terörist diyen de akpartili değildir arkadaşlar şunu kafanıza sokun!
edit: hdp ye her terörist diyen de akpartili değildir arkadaşlar şunu kafanıza sokun!
devamını gör...
türk rock tarihinin en sağlam parçası
cem karaca - tamirci çırağı
cem karaca - parka
cem karaca - işçi marşı
cem karaca - sen de başını alıp gitme
cem karaca - raptiye rap rap
erkin koray - sevince
erkin koray - seni her gördüğümde (giriş kısmı efsanedir.)
fazla oldu kusura bakmayın daha da yazacaktım neyse..
cem karaca - parka
cem karaca - işçi marşı
cem karaca - sen de başını alıp gitme
cem karaca - raptiye rap rap
erkin koray - sevince
erkin koray - seni her gördüğümde (giriş kısmı efsanedir.)
fazla oldu kusura bakmayın daha da yazacaktım neyse..
devamını gör...
chauvet mağarası
t: fransa'da olan, dünya üzerindeki en eski resimlerin yer aldığı mağaradır. resimlerin dışında, mağarada, daha önce rastlanmayan canlı fosilleri de bulunmuştur. 1994 yılındaki tesadüfi bulunuş öyküsünü buradan okuyabilirsiniz.
2020 yılında yapılan bir karbon testi sonrasında mağaradaki en eski resmin 36.500 yıl öncesine ait olduğu saptanmıştır. (önceki yıllarda yapılan testlerde ise 27.500-32.000 yılları arasında tarihlenmiştir.)
şu linkten çevrimiçi 3d mağarayı inceleyebilirsiniz.
2020 yılında yapılan bir karbon testi sonrasında mağaradaki en eski resmin 36.500 yıl öncesine ait olduğu saptanmıştır. (önceki yıllarda yapılan testlerde ise 27.500-32.000 yılları arasında tarihlenmiştir.)
şu linkten çevrimiçi 3d mağarayı inceleyebilirsiniz.
devamını gör...
imparator çay bahçesi
ilk yayım tarihi 1997 olan, türk fantastik edebiyatının kraliçesi nazlı eray'ın kitabıdır.
konusunu anlat deseniz, hiçbir zaman tam anlamıyla anlatamayacağım. konuşan mezar taşı fotoğrafları, 'öbür taraf' ile bizim dünyamızı bir araya getiren bir çay bahçesi, cennetin bekçisi olan irfan adlı şahıs, her biri gül abla'nın hayatındaki bir erkeği temsil eden konuşan afrika menekşeleri var. ve bir kadın, nereden kaçıyor, nere gidiyor belli değil.
bu kitabın bendeki yeriyse çok özel. hayatımda okuduğum ilk romandır bu kitap*. ortaokuldaydım, içindeki fantastik ögeler başımı döndürmüş, beni kitabın içine çekip bitirdikten sonra uzunca bir süre etkisi altında bırakmıştı. romandaki konuşan afrika menekşeleri yüzünden afrika menekşesi aldırmıştım anneme. nazlı eray çok acayip bir yazar, her hikayesiyle her romanıyla farklı şeyler hissettiriyor insana. fantastik ögeleri öylesine güzel yediriyor ki kitaba, fantastik değil de yaşanan her şey olağanmış gibi okumaya başlıyorsunuz bir süre sonra. bu kitap belki size hiçbir şey katmaz ama okumanızı öneririm. sırf keyifli vakit geçirmek için bile.
konusunu anlat deseniz, hiçbir zaman tam anlamıyla anlatamayacağım. konuşan mezar taşı fotoğrafları, 'öbür taraf' ile bizim dünyamızı bir araya getiren bir çay bahçesi, cennetin bekçisi olan irfan adlı şahıs, her biri gül abla'nın hayatındaki bir erkeği temsil eden konuşan afrika menekşeleri var. ve bir kadın, nereden kaçıyor, nere gidiyor belli değil.
bu kitabın bendeki yeriyse çok özel. hayatımda okuduğum ilk romandır bu kitap*. ortaokuldaydım, içindeki fantastik ögeler başımı döndürmüş, beni kitabın içine çekip bitirdikten sonra uzunca bir süre etkisi altında bırakmıştı. romandaki konuşan afrika menekşeleri yüzünden afrika menekşesi aldırmıştım anneme. nazlı eray çok acayip bir yazar, her hikayesiyle her romanıyla farklı şeyler hissettiriyor insana. fantastik ögeleri öylesine güzel yediriyor ki kitaba, fantastik değil de yaşanan her şey olağanmış gibi okumaya başlıyorsunuz bir süre sonra. bu kitap belki size hiçbir şey katmaz ama okumanızı öneririm. sırf keyifli vakit geçirmek için bile.
devamını gör...
kürt sorunu
çakma milliyetçiler ve ulusalcılar yüzünden yıllardır var olan sorundur. biliyorsunuz ki ülkemizde ırkçılık, kutuplaşma oldukça yaygın. bu ırkçılığı yayanlar da şüphesiz ki bunlardır. ulan adam sosyal medyadan eşek, yenge, kaçak elektrik gibi basit söylemleri kullanarak kürtler üzerinden algı operasyonu yapıp millete karşı kışkırtıyor. yetmiyor bütün kürtleri pkk’ya hizmet etmekle suçluyor.
e be kodumunun adamları siz böyle dışlarsanız sürekli onları onlar da dağa çıkar tabi, sana düşman olur. sen insanları dışlamasan, onları da tc vatandaşı gibi görsen inanın onlar da barış içinde yaşamak isteyeceklerdir. ulan dil din ırk bu kadar mı önemli insanlar için? niye kendimizden olmayanı dışlamak istiyoruz biz? eşitlik her insan için geçerli değil mi? evet ulan evet. eee yıllardır niye bunun tantanasını yapıyorsunuz?
olm insanlık hepimize lazım, insan olmak da öyle zor bir şey değil bak. sen iyi olursan millet iyi olur ama sen kötü olursan millet de kötü olur. hiç lamı cimi yok bu olayın. herkes insan olsun yeter artık anasını satıyım be.
e be kodumunun adamları siz böyle dışlarsanız sürekli onları onlar da dağa çıkar tabi, sana düşman olur. sen insanları dışlamasan, onları da tc vatandaşı gibi görsen inanın onlar da barış içinde yaşamak isteyeceklerdir. ulan dil din ırk bu kadar mı önemli insanlar için? niye kendimizden olmayanı dışlamak istiyoruz biz? eşitlik her insan için geçerli değil mi? evet ulan evet. eee yıllardır niye bunun tantanasını yapıyorsunuz?
olm insanlık hepimize lazım, insan olmak da öyle zor bir şey değil bak. sen iyi olursan millet iyi olur ama sen kötü olursan millet de kötü olur. hiç lamı cimi yok bu olayın. herkes insan olsun yeter artık anasını satıyım be.
devamını gör...
gomercan ile o gemi radyo programı
an itibariyle erkan oğur “seher yeli” çalmaktaydı. ben ve kuzguncuktaki vişne iptal olduk. siz kendinizi kurtarın.
ah gomercan ah! gömer/can yaptın bizi.
radyo editi: gomercan “rakı içmeye teşvik etmek” suçundan yargılanmalı.
ah gomercan ah! gömer/can yaptın bizi.
radyo editi: gomercan “rakı içmeye teşvik etmek” suçundan yargılanmalı.
devamını gör...
cemal süreya
cemal süreya darphane'de müdür; paranın yerinde şair müdür. bütün yolsuzlukları tespit edip, rapor etmiş, ankara'ya göndermiş, mükafat bekliyor. ama ses yok. bir daha yazıp bir daha göndermiş.
çok geçmeden zamanın bakanı darphane'yi teftişe gelir. gelir ama cemal süreya’nın elini bile sıkmaz.
"bu kapının arkasında ne var?" diyerek bütün odaları dolaşır. cemal süreya’ya hiç muhatap olmaz, yardımcılarına sorar. bu kapının arkasında ne var, burada ne var.. iki saat dolaşıyor ve gidiyor.
giderken cemal süreya der ki:
"bir kapı var ki, onu size hiç açmayacağız".
"hangi kapı, ne kapısı" der bakan.
"gönlümüzün kapısı".
bakan gider, bir rapor hazırlar: darphaneyi gezdim, çok pis buldum. müdür cemalettin seber’i (cemal süreya) görevden alıyorum. cemal süreya bu yazıyı alınca bir basın toplantısı düzenler, der ki:
"bakan haklı, gerçekten de o gün şanlı darphane, tarihinde ilk defa kirliydi. o da sayın bakanın burada teftişte olduğu saatlerdi."
sunay akın
mülkiye konferansları'ndan
çok geçmeden zamanın bakanı darphane'yi teftişe gelir. gelir ama cemal süreya’nın elini bile sıkmaz.
"bu kapının arkasında ne var?" diyerek bütün odaları dolaşır. cemal süreya’ya hiç muhatap olmaz, yardımcılarına sorar. bu kapının arkasında ne var, burada ne var.. iki saat dolaşıyor ve gidiyor.
giderken cemal süreya der ki:
"bir kapı var ki, onu size hiç açmayacağız".
"hangi kapı, ne kapısı" der bakan.
"gönlümüzün kapısı".
bakan gider, bir rapor hazırlar: darphaneyi gezdim, çok pis buldum. müdür cemalettin seber’i (cemal süreya) görevden alıyorum. cemal süreya bu yazıyı alınca bir basın toplantısı düzenler, der ki:
"bakan haklı, gerçekten de o gün şanlı darphane, tarihinde ilk defa kirliydi. o da sayın bakanın burada teftişte olduğu saatlerdi."
sunay akın
mülkiye konferansları'ndan
devamını gör...
asla yapamam dediğiniz meslekler
akademisyen
benim kafam fitne, fesata o kadar basmaz. harcarlar beni matmazel.
benim kafam fitne, fesata o kadar basmaz. harcarlar beni matmazel.
devamını gör...
