kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hobi olarak ilgilendiğim bilim alanı.
favori etimoloji sözlüğüm: "nişanyan sözlük"
kelimelerin nereden geldiklerini ve nasıl evrildiğini öğrenmenin keyfine varmaktır.
devamını gör...

mantolu hasan

bir zamanlar ülkemizde yaşamış olan anadoluya özgü leopar cinsinin yok olmasında şüphesiz büyük rolü olan hasan bele isimli kişidir. öldürdüğü parsların postları ile kasılarak boy boy fotoğraf çektirerek övünmüştür. öldürdüğü leoparların sayısı bilinmez.

kendisine söylenecek çok şey var. sadece ona değil o tarihlerde leoparları her daim avlanacak hayvanlar kategorisine alanlara da söylenecek şeyler var.

şimdiki gençlerimizin ülkelerinde leopar görememesinde emeği geçen mantolu hasan'ın fotoğraflarını huzurlarınıza bırakırım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yüzüne bakınca midem bulanmaya başladıysa..
o yüz artık bana bir anlam ifade etmiyorsa.. hiçe sayarim.. geçmiş de ne kadar güzel seyler yasanmis olsa da ..bende ki durum -vazgeçtimm-senden ..
devamını gör...

aramız bozulmasın diye uğraştığım herkes bencilleşti. zor zamanlarında yanına koştuklarım nankörleşti. edebimden yüzüne gerçekleri vurmayıp , susmayı tercih ettiğim herkes kendini haklı zannetti. insanlar böyledir, mesafe iyidir...

(bkz: şahsiyet)
devamını gör...

şebnem ferah'ın mükemmel şarkılarından biridir. nakaratını her seferinde bir şeyler sorgulatır, insanı garip duygulara sokar.
şarkının sözleri;

benim çakıl taşlarım var
irili ufaklı
kaybolduğumda
yere yayıp yol yaptığım
çakıl taşlarım var
her yerden topladığım
boşluğa düştüğümde
oyunlar yaratıp oynadığım
benim bir sözlüğüm var
unutulmuş bir dil
oysaki içinde
her şeyin anlamı gizli
benim bir gözlüğüm var
sol camı kırıldı
taktığım zamanlarda
içini gösteren adeta
sen hiç, hiç oldun mu?
birden duruldun mu?
bulanıkmış, berrakmış
her suyu içtin mi?
altında ağ olmadan
yerden yükseldin mi?
tam zevkine varmışken
birden yere düştün mü sen?

düştün mü sen?
düştün mü sen?
düştün mü sen?
benim hiç boyanmamış
dört duvarım var
çatlaklarından sızıp
içinden geçtiğim
benim hiç yıkılmamış
duvarlarım var
dikkatle baktığımda
ardını gördüğüm adeta
sen hiç, hiç oldun mu?
birden duruldun mu?
bulanıkmış, berrakmış
her suyu içtin mi?
altında ağ olmadan
yerden yükseldin mi?
tam zevkine varmışken
birden yere düştün mü sen?
düştün mü sen?
düştün mü sen?
düştün mü sen?
benim bir hikâyem var
sonunu yazmadığım
benim bir sevgilim var
henüz tanışmadığım
benim umudum var
benim umudum
benim umudum var
benim umudum
sen hiç, hiç oldun mu?
birden duruldun mu?
bulanıkmış, berrakmış
her suyu içtin mi?
altında ağ olmadan
yerden yükseldin mi?
tam zevkine varmışken
birden yere düştün mü sen?
hiç oldun mu?
birden duruldun mu?
bulanıkmış, berrakmış
her suyu içtin mi?
altında ağ olmadan
yerden yükseldin mi?
tam zevkine varmışken
birden yere düştün mü sen?
düştün mü sen?
düştün mü sen?
düştün mü sen?

devamını gör...

kırk yaş üstü sözlük yazarları ne? sözlüğü mü terk etsin, mezara mı girsin? bu yazarlar size ne etti aceba?
beyazlamaya başlayan saçlarımız, kırışmaya başlayan tenimiz çok mu kötü görünüyor? zaman çok hızlı geçiyor gençler, hiç anlamadığınız kadar hızlı geçen bir zaman içinde siz de o teyze ve amcaların arasında olacaksınız. acı ama gerçek.
ve o gerçekleri güzelleştirmek insanın elinde. teyzenizden bir tavsiye, daima yaşınızın hakkını verin. seviyoruz sizleri.
devamını gör...

yakın tarihimizde ilginç bir şekilde karanlıkta kalmış, oluş şekli konusunda görüş birliği bulunmayan olaylardan biridir. ancak dönemin şartları göz önüne alındığında (stalin'in boğazlarda üs, kars,ardahan ve artvini istemesi) esirlerin iade edilmek zorunda kalınmış olması için o dönem iktidarda olanları suçlamak haksızlık olur diye düşünüyorum.

yakın zamanda tayyip erdoğan'ın da açıklama yaptığı bu olayla ilgili çok değişik bilgiler mevcut. kaynaklardan birinde stalin zulmünden kaçan 145 azeri türkünün sınır karakoluna sığındığı, rusların bu kişilerin iade edilmesi talebini dönemin türk hükümetinin kabul ettiği ve iade edilen bu kişilerin hemen orada, türk askerlerinin gözü önünde katledildiği.
kaynak

bir başka kaynakta ise savaş sırasında alman saflarına geçen kırım tatarlarının savaş sonunda ingilizlere esir düştüğü, rusların bu esirleri talep ettiği ve esirlerin türkiye üzerinden trenle gönderildiği söylenir. buradaki sayı da 195. kaynak

bir başka kaynak ise boraltan diye bir köprünün hiç olmadığını söylüyor.

daha fazla uzatmadan konu hakkında bütün iddiaları okuyabileceğiniz (17 tane. bunlar arasında tbmm tutanakları da var) bir link bırakıyorum.

buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sevgiliyi görmek için gece gizlice penceresinden tırmanmak anlamına gelen almanca kelime.
devamını gör...

güçlü kadınların ortak özelliği "vitaminsiz" erkeklerden uzak durmalarıdır.
devamını gör...

yüzeylerde bulunan birbirine yakın kümeler halinde konumlanmış delikler nedeniyle korku ve endişe duyulması ya da iğrenme hissedilmesi ile karakterize bir rahatsızlık türüdür. rahatsızlığın tam nedeni bilinmemektir. delik fobisi olarak bilinmektedir. özellikle insan vücudunda bulunanlar beni çok rahatsız etmektedir. örnek

edit: tanımı hazırlarken fotoğraf aşamasında baş dönmesi yaşadığım doğrudur. muzdarip olduğum bir rahatsızlıktır.
devamını gör...

haklıyken haksız duruma düşmek
devamını gör...

(bkz: alengirli şiir)

--- alıntı ---

seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik

--- alıntı ---
devamını gör...

hiç beklenmedik bir yerde.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şu sıralar kitaplar iyi ki var en azından o kadar da boş yaşamıyoruz dediğim.
devamını gör...

bir şeyler oldu. bir şeyler oluyor. bir şeyler daha olacak.
devamını gör...

#1120412

şu aralar çoluk çocuğun dilinde bir kelime “overrated”. rammstein gibi bir gruba bu tanımı yazan arkadaşın amacı dikkat çekmekse, bunu başarmıştır. çünkü cahil cesareti dikkat çekicidir.

grup 1994 yılında kuruldu ve bugüne kadar tek bir üyesi bile değişmedi. çıkardıkları albümler, avrupa listelerinde 1 numara olmuş, almadıkları ödül kalmamıştır. milyonlarca insana stadyum konserleri vermiştir. almanca dışında, ingilizce, ispanyolca, fransızca şarkıları konserlerinde söylerler.

ya bir kere de konu hakkında bilginiz olsun da öyle eleştirin. yok trollüyorsanız, beceremiyorsunuz demektir.

konu hakkında eski bir yazımı bırakayım;

#987078
devamını gör...

marcus aurelius, platon' un 'devlet' kitabında hayal ettiği filozof yöneticidir.

içinde bir iyilik pınarı var. sen kazdıkça o fışkırarak akacak.

düşün ki bir imparatorsun,
istediğin güce, ünvana, paraya sahipsin.
hâl böyle olunca bilgeliğin insana daha zor ulaşması gerekir. çünkü bu ihtişam beraberinde kibir de getirir.
marcus bir imparator olmasına rağmen sert yataklarda yatmış, doymadığı sofralardan kalkmıştır. o imparator olmasının yanında stoacı bir yaşamı benimsemiş bir filozoftur. tabii hayatta bizi yetiştiren, eğiten karşılaştığımız insanlarında bizi etkileme gücünden bahsetmek gerekecek. marcus'un hocası, fikirleriyle özgürleşen köle epiktetos tur. ondan etkilenmemek mümkün değildir.

marcus, bilgelik, cesaret, adalet ve ölçülülük paralolarına sadık kalmıştır.

marcus aurelius, öfkeden çokça bahseder. öfkenin doğaya aykırı olduğunu, sürekli öfke takınan birinin gün gün solmaya başladığını söylemiştir. öfke akıl dışıdır. ve bu duygu zarar vermeden bırakmaz. marcus öfkesini gösterebilecek konuma sahipken bu yolu tercih etmemiştir.

mutluluk ve düşünce biçimimiz arasında bir bağ vardır. içinde karanlık duygular varsa hayatın ona göre şekillenir. her şey düşüncene bağlı, düşüncen sana bağlı. o hâlde değişim için yola koyulmalı. hakikate ulaşmak için değişime açık olmalı.

istediğin şeyi aramaktansa onun önündeki engelleri kaldırmak daha mantıklıdır. bu engellere göğüs germek ise cesur bir harekettir. ilgilendiklerin, isteklerin senin insanlar üzerindeki intibandır. değerin ilgi duyduğun şeylerle ölçülür.

bugün liderliğini çok doğru bir şekilde kullanmış, topluma ışık olan filozoflardan marcus aurelius'u anlattık.*ilkelerinden, ideallerinden ve karakterinden ödün vermeyen değerli bir önderi konu alarak rengime renk kattım.. bir de allah yürü ya kulum derse tamamım. **
devamını gör...

benim bi hayli canımı sıkan hede.
ülkede herkes ekonomist, herkes stratejist, herkes teknik direktör, herkes öğretmen.
bu kadar aklınız varsa neden kendinize saklamıyorsunuz?

en basit örnek ise şu anda içinde bulunduğumuz salgın dönemi.
şu an ülkede öyle büyük bilgi kirliliği varki anlatamam size.
bazı dangalak doktorlar(!) pandeminin başında millete soğan yiyin birşey olmaz size diyordu. bugün hala aynı tür şeyler devam etmekte.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim