karanlıkların aydınlığa çıkacağını anlatır insana. umudun olduğunu. bir fırsatın her zaman çıkabileceğini. içinde bulunan kasvetin dağılacağını. bataklıktan çıkmak için bir elin uzanacağını.

yağmurdan sonraki güneş ne kadar sıcaktır. nasıl ısıtırsa bedeni. düştüğümüz yerden kalktığımızda da öyle bir mutluluk hasıl olacağını gösterir. güzel günlerin yaşama hevesini hissettirir.

ne zaman umutsuz olsam, yağmurdan sonraki güneş gelir aklıma. umudumu yenilerim. doğrulur yerimdem. geçecek bugünler, yaşıyorum ya hala umut vardır derim. sonra bir cigara yakarım. o güneşte ısınırım.

yağmurdan sonraki güneş ısıtsın içimizi yenilesin ruhumuzu
devamını gör...

bu toplumun olumsuz bir yönü de alınganlıktır abi. yok değerlerime bunu dedi. yok benim hassas yanıma saldırdı. hemen savcılar göreve yönetim göreve. böyle şeyleri aşmak lazım. yazılan şey muhakkak yanlıştır belki çirkindir. . fakat kimse iplemese zaten unutulup gidecek. bu tür şeyleri gündeme taşıyan şey sizin tepkinizdir. tepki göstermezseniz zaten yazmazlar.

eminim yönetim de sözlüğün bilgi ve kültür ile dolup taşımasını istiyor. fakat malzeme bu.

benim sağım solum yok. tarafsızlıktan bertaraf olacak vatandaşım.
eğer burası bir görüşün ağırlıkta olduğu bir yer olursa zaten herkes gider.
devamını gör...

kişiyi kafasındaki sorularla ve kaygılarla belirsizlik içinde bırakmaktır.

çünkü belirsizlik çoğu zaman en kötü sonuçtan bile daha kötüdür. sürecin ne şekilde sonuçlanacağına dair bekleyişin yarattığı kaygı dolu gerginlik kişinin direnme gücünün en büyük düşmanı olur. sağlıklı düşünme yetisi kaybolduğundan karar mekanizması üzerindeki kontrolünü yitirir insan.
devamını gör...

ne kadına ne de erkeğe bunu yakıştırmıyorum. denk gelir belki edersin ama her 3 kelimede 1 adet küfür varsa çok hoş karşılayamıyorum bu durumu.
devamını gör...

saçmaladığı durumdur.orhan pamuk'un türkçesinde sorun yok. kendim de okuyorum, öğrencilerimiz de okuyor. kimi seviyor, kimi sevmiyor. o ayrı mesele. bir romancıyı, başka hiçbir şeye bakmadan türkçesi için sevmek ya da sevmemek edebiyat, kurmaca okuru olarak pek bir şey bilmediğinizi gösterir. böyle laflar edenleri ben dil manyakları olarak adlandırıyorum. dil manyaklığı, cihanşümul manyaklık âleminin ayrılmaz bir parçasıdır. bu âleme dahil olduğunuzu göstermekten öte bir anlamı yahut işlevi yoktur.
devamını gör...

yine bilgi olmadan fikir dolmuş buralar. bilgi olmayınca bu tarz bozukluklar ortaya çıkıyor. bu arkadaşlara hiç kızmıyorum. ceza hukukunda, ceza ehliyeti diye bir durum var biliyorsunuz. kişinin işlediği suçtan sorumlu tutulabilmesini sağlıyor. 12 yaşını doldurmamış çocuklar, akıl hastaları vb. gruplar ortada suç olsa bile cezalandırılmazlar. bu arkadaşlar da benim gözümde bu şekilde işleniyor. benim vicdan hukukumda, kızılma ehliyeti yok bu arkadaşların.

bir de kimlere kızmıyorum biliyor musunuz?, hayvanlara, çünkü onların bilinci de ceza almalarına uygun değil. dürtüsel hareket ediyorlar. tabi burada bir başka canlı zarar gördü, kime kızacağız? zihinsel problemi olan bir insan aynı zararı verdiğinde, zihinsel problemi olan insana mı yoksa onun ailesine mi kızarsınız? illa birilerine kızmak istiyorsanız, çünkü kimseden, hiçbir şeyden nefret etmeyin, kızmanız gereken yer, devleti yönetenler olacaktır.

avrupa'da ve diğer bir çok gelişmiş ülkede sokak hayvanı problemi yok çünkü orada sahipsiz hayvanlar kısa bir süre barınakta tutulduktan sonra eğer sahiplenilmezse "uyutuluyor". başka çözümü yok mu, tabi ki var fakat bencil insan sadece kendini düşündüğü için çözüm bulmaktansa sorunu ortadan kaldırmayı daha "efektif" buluyor. yoksa sadece türkiye üzerinden bir örnek vermek gerekirse bile, ülkede dönümlerce boş hazine ve orman alanları var. buralardan seçilmiş büyük bir alana sokak hayvanları getirilebilir. barınmaları sağlanır. kısırlaştırılır ve 20-30 sene içerisinde kontrol altına alınır. bu kadar basit aslında. hadi diyelim ki, bunları yapmak istemiyor çünkü çok para harcayacak. devletin şu zamana kadar sadece kuduz aşılarına harcadığı paralarla barınmaları gereken yerler yapılırdı. bunu geçtim, devlet bunu desin, o kadar çok hayvansever-yardımsever var ki, kısa sürede bitirilir. peki yemek konusunu ne yapacağız, bir de onları besleyecek miyiz diyebilirsiniz, hemen sinirlenmeyin. sadece istanbul'daki avmlerden her gün atılan yemek artıkları toplansa, yeter de artar bile. yardımseverleri saymıyorum bile.

bir de bu, insanın hayatının diğer canlıların hayatından daha değerli olduğu cahilliği var. the matrix revolution filminde bir sahne var. neo ve konsül makinelere bakarak konuşurlar. makinelerin kontrolünün bizde olup olmadığını sorar konsül neo'ya ve neo'da tabi ki bizde, istersek onları kapatabiliriz der. konsülde makinelerin işlevlerini anlatır; suyu temizleme, havayı temizleme vs. yani makineleri istedikleri zaman kapatamazlar. makinelerden değer olarak bir farkları yoktur. bir arı örneklemesi var, hep duymuşsunuzdur. yarın arıları yok edersek, insanlığın geleceği tehlikeye giriyor. peki veba salgının önlenemez şekilde artmasının nedeninin, o dönem papasının, kedileri, cadıların hayvanları olarak görmesinden dolayı öldürülmesine karar vermesinden dolayı olduğunu biliyor musunuz? çünkü hastalığı, fare bitleri taşıyorlardı ve fareleri avlayacak kediler artık yoktu.

biraz empati kurmanız adına daha farklı bir örnek vereyim, dünya'da 1 numaralı süper avcı biziz şu an. eğer yarın daha güçlü bir süper avcı, bir başka tür veya bir uzaylı var olursa bir anda ve bizim, kendimize, doğaya ve diğer canlılara yaptığımız zulmü, verdiğimiz zararı görüp, bizi tek tek avlamaya başlarsa, hala aynı şeyi mi düşüneceksiniz? "evet ya, bunlar bizden üstünler, dediklerine göre zarar veriyormuşuz bu dünyaya, o yüzden yaşamaya hakkımız yok" mu diyeceksiniz? yoksa az gelişmiş bir tür olarak "hocam cahildik, bilmiyorduk, bize de dünyada bir yer verin, düzen verin, biz de orada yaşayıp, ölelim" mi diyeceksiniz.

yaşadığımız toplumda bilgi ve farkındalık, sizin olaylara aşırı tepki vermenizi önler. sağduyunuzu yükseltir. şefkatli olmanızı sağlar. ayrıca nefret yada aşk gibi uç duygular sadece kendinize zarar verir. hayat sürenizden ve sağlığınızdan çalar.

herkese huzurlu günler dilerim.
devamını gör...

milli mücadele ateşini yaktığımız tarih. kutlu olsun bayramımız!
"bütün ümidim gençliktedir." - mustafa kemal atatürk
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1957 yılı doğumlu zuhal olcay hala zerafeti ile dikkat çekmeye devam ediyor.

sanat dünyasına oyuncu olarak giriyor : birçok tiyatro oyununda,sinema filminde görüyoruz.ardından mükemmel yorumlarıyla sesine doyamıyoruz.
aldığı sayısız ödül de bu alanlarda olan başarısını ortaya koyuyor.

2001 yılında yeditepe istanbul’da hem başı dik,her türlü zorluğa göğüs gerecek denli güçlü bir anneydi,hem de bir sevgiliydi.
o zamanlar izleyemedim ama yıllar sonra trt arşivinden diziyi bitirdim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


2009’da şölen oyununda izledim onu, bir kez daha hayran oldum kendisine.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



sesi en sevdiğim kadın seslerinin başında geliyor. bazen takılır bütün bir gün onun şarkılarını mırıldanırım.
çok kafam bozuksa,sen bana fazla iyisin mesela :



depresifsem biraz, eyletmen beni söyletmem beni aynalar:



eh,keyifliysem yine aşk var :



diyerek bitireyim.
devamını gör...

sadece hafta içi 3 saat, yürüme mesafesindeki yerlere gitme izini olan bir genç olabilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

turpun içini oyacağız, o oyulan kısma bal ekleyeceğiz, akşamdan eklediğimiz bal sabaha kadar o turpun içinde duracak. sabah bir yemek kaşığı içeceğiz, öksürüğün çok veya az oluşuna göre sabah akşam içilebilir. işe yarıyor ve tadı rahatsız edici değildir.
devamını gör...

of ya çok pis kıskandım. keşke ben alsaydım bu nicki. hoşgelmişsiniz, kahve/çiko alır mıydınız? ya da asa? belki çorap?
devamını gör...

en uzun yaşayanı karamanoğlulları beyliği olmuştur.
devamını gör...

aklın değerini vurgulamıştır. siyasi düşünceye olan birçok katkıları arasında, farklı hükümet biçimlerinin birbirinden ayırtedilmesi için
sistematik çabaları,yasanın devlet içindeki rolünü ve siyası eylemlerin amacının ifadesi,ve sosyal sınıflarla ilgili incelemeleri bulunur.
devamını gör...

bardağı elinize alır almaz dudaklarınıza götürene kadar, 2 km öteden hüüüpps yapılmaz.
devamını gör...

selamun aleyküm.
devamını gör...

şu cinsel seksi ne zaman görsem gülüyorum. elimde değil.
devamını gör...

bir yılmaz erdoğan tiyatro oyundur.

oyunun yazarı da yönetmeni de oyuncularından biri de yılmaz erdoğan’dır. belki otuz kez izlemiş olabilirim bu oyunu. evet, çok komik bir oyun ama çok tatlı bir şey yediğiniz zaman genzinizde hissettiğiniz o yanma hissi gibi. gülüyorsunuz ama canınız da yanıyor izlerken.

oyun yaşadığı kişisel kıyametin ardından tanrı ile doğrudan iletişime geçme gücü kazanan ya da duyduklarının tanrıdan geldiğini inanan bir adamın öyküsünü anlatıyor bize. bir çaresizlik anından sonra gelen rahatlama hissini nakte çevirmeye çalışan çaresiz insanların öyküsü.

oyunculuk performansını sadece yılmaz erdoğan eserlerinde yer aldığında beğendiğim altan erkekli’nin döktürdüğü oyun defalarca izlenmeli. her izlendiğinde altan erkekli tiradlarında bambaşka anlam bulunuyor çünkü.

bütün karakterler harika işlenmiş olsa da hilmi duran bambaşka bir karakter ve ne zaman izlesem bir sahnede gözlerim dolar. ama yapmayın dedi tanrı o daha bir çocuk. haberlerde bu sahneyi izlediğim zamanda gözlerim dolmuştu. yılmaz erdoğan unutmayıp tiyatro oyununa koyduğu zaman da hem hüzün hem de buruk bir mutluluk hissettim.

elektrik kardeşliği sizi bekliyor, hayırlarlan kalın.
devamını gör...

atatürk döneminde, hitler'den kaçıp türkiye'ye sığınan alman vatandaşı. diş hekimi olup türkiye'de ilk diş hekimliği fakültesinin kurulumunda büyük rol oynamıştır.
(bkz: istanbul üniversitesi diş hekimliği fakültesi)

kendisi hakkında ilginç bilgiler arasında, alfred'in kayak yaptığı bir sırada, oğlu enrich'in intihar etmesi yer alabilir.
devamını gör...

kitap okurken, o dünyada kaybolduğu andır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim