insanın saçını ağartan şeyler
hayat.
devamını gör...
nevşin mengü
'insanın düşünmekten canı yanar mı?' kitabının yazarı olan gazeteci.
bilkent üniversitesi siyaset bilimi bölümünden mezun. yüksek lisansını ise galatasaray üniversitesinde "türkiye üzerine toplumsal incelemeler" teziyle tamamlamış.
kitapta genel olarak iran'da nasıl baskıcı bir yönetim olduğundan,
halkın bu baskıya nasıl tepki verdiğinden,
böyle bir yönetim altında yaşamanın nasıl hissettirdiğinden bahsediyor.
nevşin mengü'nün konuşma tarzına alışıksanız ne kadar samimi olduğunu bilirsiniz.
hissettiği neyse onu yansıtıyor.
kitapta da bunun izlerini çokça görüyoruz.
mengü misafir bir gazeteci gibi iran'da bulunmamış.
anlattığı olaylar zaten sıradan bir ülkede yaşanacak şeyler değil. iran'ı yaşamış adeta.
okuyunca dönemin iran'ı hakkında fikir sahibi oluyorsunuz.
2009 seçimleri sonrasında meydana gelen sokak gösterileri rejim tarafından sert bir şekilde bastırılınca halk da tepkisini göstermek için farklı bir yol bulmuş. insanoğlu illa ki bir tepki göstermek, sesini çıkarmak istiyor. bu örnekten bunu anlıyoruz.
aslında hem dramatik hem de yaratıcı bir yöntem.
" gece zifiri karanlık, sokaklar boş, evlerin ışıkları kapalı. saatler tam gece 10'u gösterdiğinde bir köşe başında başlıyor her zaman, "allahuekber!". biri başlıyor haykırmaya, allah diyor hepinizden büyüktür; kötülüğünüzden, zorbalığınızdan büyüktür. mağrur değilsiniz, zalimsiniz ama pekâlâ bu da yanınıza kalmaz diyor aslında allahuekber diye haykıran."
mengü bu haykırışların o dönem her gece devam ettiğini aktarıyor. ve devamında şunları ekliyor:
"rejimle baş etmenin kendi yöntemleri vardır, yıkılsın bu sistem diyerek sokaklara dökülmenin mantığı yok çünkü eziyor geçiyor sistem seni. batılılar yaşar, doğulular hayatta kalmaya çalışır misali, alır götürüverirler rejim muhalifiysen seni, yargısız sorgusuz sualsiz, asıverirler bir kör şafakta. kimsenin de ruhu duymaz. petrol alacağız, teknoloji satacağız diye de gık etmez dünyanın demokrasi hamileri. onun için böyle rejimleri yine kendi silahlarıyla vurmak lazım. allah büyüktür diye haykırmaya islam cumhuriyeti nasıl yasak koyabilir ki!"*
allahuekber!
bilkent üniversitesi siyaset bilimi bölümünden mezun. yüksek lisansını ise galatasaray üniversitesinde "türkiye üzerine toplumsal incelemeler" teziyle tamamlamış.
kitapta genel olarak iran'da nasıl baskıcı bir yönetim olduğundan,
halkın bu baskıya nasıl tepki verdiğinden,
böyle bir yönetim altında yaşamanın nasıl hissettirdiğinden bahsediyor.
nevşin mengü'nün konuşma tarzına alışıksanız ne kadar samimi olduğunu bilirsiniz.
hissettiği neyse onu yansıtıyor.
kitapta da bunun izlerini çokça görüyoruz.
mengü misafir bir gazeteci gibi iran'da bulunmamış.
anlattığı olaylar zaten sıradan bir ülkede yaşanacak şeyler değil. iran'ı yaşamış adeta.
okuyunca dönemin iran'ı hakkında fikir sahibi oluyorsunuz.
2009 seçimleri sonrasında meydana gelen sokak gösterileri rejim tarafından sert bir şekilde bastırılınca halk da tepkisini göstermek için farklı bir yol bulmuş. insanoğlu illa ki bir tepki göstermek, sesini çıkarmak istiyor. bu örnekten bunu anlıyoruz.
aslında hem dramatik hem de yaratıcı bir yöntem.
" gece zifiri karanlık, sokaklar boş, evlerin ışıkları kapalı. saatler tam gece 10'u gösterdiğinde bir köşe başında başlıyor her zaman, "allahuekber!". biri başlıyor haykırmaya, allah diyor hepinizden büyüktür; kötülüğünüzden, zorbalığınızdan büyüktür. mağrur değilsiniz, zalimsiniz ama pekâlâ bu da yanınıza kalmaz diyor aslında allahuekber diye haykıran."
mengü bu haykırışların o dönem her gece devam ettiğini aktarıyor. ve devamında şunları ekliyor:
"rejimle baş etmenin kendi yöntemleri vardır, yıkılsın bu sistem diyerek sokaklara dökülmenin mantığı yok çünkü eziyor geçiyor sistem seni. batılılar yaşar, doğulular hayatta kalmaya çalışır misali, alır götürüverirler rejim muhalifiysen seni, yargısız sorgusuz sualsiz, asıverirler bir kör şafakta. kimsenin de ruhu duymaz. petrol alacağız, teknoloji satacağız diye de gık etmez dünyanın demokrasi hamileri. onun için böyle rejimleri yine kendi silahlarıyla vurmak lazım. allah büyüktür diye haykırmaya islam cumhuriyeti nasıl yasak koyabilir ki!"*
allahuekber!
devamını gör...
bizi resmen soyanlara yine oy vereceğim yine destekleyeceğim
atamin sadece bir sözüne katilmam. (bkz: türk milleti zekidir). "araplasmamis türkler zekidir" seklinde olmaliydi.
devamını gör...
insana mutluluk veren sıradan olaylar
durağa gelir gelmez otobüsün de gelmesi.
devamını gör...
özledim seni
"işte ben seni o ilk mısra gibi özledim." s. a.
devamını gör...
kapitalizm vs komünizm
(bkz: ortasını bulamamak)
devamını gör...
on iki olympos tanrısı
zeus: tanrıların tanrısı, tanrıların babası, yunan mitolojisinin en güçlü tanrısıdır. roma mitolojisinde, "jüpiter" olarak bilinir.
hera: tipik bir grek tanrıçasıdır. zeus'un hem eşi hem de ablasıdır. tam anlamıyla kadını ifade eder: dırdırcı, kıskanç, hırçın ve inatçıdır. birinden nefret etmesi için herhangi bir mantığa ihtiyacı yoktur. roma mitolojisinde, " juno" olarak bilinir.
poseidon: denizler ve depremler tanrısıdır. kendisine çoğu zaman, ""dünyayı sarsan" denir. depremlere yol açabilmesinden dolayı. roma mitolojisinde, " neptün" olarak geçer.
demeter: homeros destanlarında, " güzel saçlı kraliçe, güzel örgülü demeter" olarak geçer. bereket, tahıl ve hasat tanrıçasıdır. yardımsever ve cömert bir tanrıça olmasının yani sıra öfkesi çok ürkütücüdür. roma mitolojisinde, " ceres" olarak bilinir.
athena: zeus'un kızı athena; bilgelik, savaş, edebiyat, şiir, müzik ve felsefe denilince akla gelen ilk isimlerdendir. zeus'tan kız oğlan kız kalma sözü almış ve bakire bir tanrıçadır.
roma mitolojisinde, "minerva" olarak bilinir.
apollon: akıllı, iyi kalpli, ve yakışıklı bir tanrıdır. birçok alanda yetenekleri vardır, müzik, sanat, şiir gibi.
hiç evlenmemiş olmasına karşın çok çapkın bir tanrı olup sayısız ilişkisi olmuştur. roma mitolojisinde, " apollo" olarak bilinir.
artemis: zeus'un bir diğer kızı olan artemis, okçuların ve avcıların tanrıçasıdır.
iffete çok önem veren artemis, bakire üçüncü tanrıçadır. roma mitolojisinde, " diana" olarak bilinir.
ares: dalaşmaya bayılan, savaşı ve şiddet karmaşasını temsil eden bir tanrıdır.
zeus ile hera'nın oğlu olmasına rağmen çoğunluk hoşlanmazdı ondan. zekâ ve bilgelikten yoksun bir tanrıdır.
roma mitolojisinde, " mars" olarak bilinir.
afrodit: aşk tanrıçası afrodit, tutku ve arzuyu temsil eder. tanrısal güçlerini aşktan yana kullanır çoğu zaman.
homeros kendisine, "altın afrodit" diyor.
roma mitolojisinde, "venüs" olarak bilinir.
hephaistos: afrodit'le evli olmak en büyük şansı olan tanrı. çirkin ve topal bir tanrı olarak bilinir. hera'nın oğludur.
roma mitolojisinde, " vulcan" olarak bilinir.
hermes: çok sevimli ve cana yakın bir tanrı olarak bilinse de ara sıra kurnazca numaralar çeviren bir tanrıdır. tanrıların habercisi olarak da bilinir.
roma mitolojisinde, " merkür" olarak geçer.
dionysos: şarap ve şenlik tanrısıdır. eğlenmeyi en çok seven tanrı demek yanlış olmaz. roma mitolojisinde, " bacchus" olarak bilinir.
hera: tipik bir grek tanrıçasıdır. zeus'un hem eşi hem de ablasıdır. tam anlamıyla kadını ifade eder: dırdırcı, kıskanç, hırçın ve inatçıdır. birinden nefret etmesi için herhangi bir mantığa ihtiyacı yoktur. roma mitolojisinde, " juno" olarak bilinir.
poseidon: denizler ve depremler tanrısıdır. kendisine çoğu zaman, ""dünyayı sarsan" denir. depremlere yol açabilmesinden dolayı. roma mitolojisinde, " neptün" olarak geçer.
demeter: homeros destanlarında, " güzel saçlı kraliçe, güzel örgülü demeter" olarak geçer. bereket, tahıl ve hasat tanrıçasıdır. yardımsever ve cömert bir tanrıça olmasının yani sıra öfkesi çok ürkütücüdür. roma mitolojisinde, " ceres" olarak bilinir.
athena: zeus'un kızı athena; bilgelik, savaş, edebiyat, şiir, müzik ve felsefe denilince akla gelen ilk isimlerdendir. zeus'tan kız oğlan kız kalma sözü almış ve bakire bir tanrıçadır.
roma mitolojisinde, "minerva" olarak bilinir.
apollon: akıllı, iyi kalpli, ve yakışıklı bir tanrıdır. birçok alanda yetenekleri vardır, müzik, sanat, şiir gibi.
hiç evlenmemiş olmasına karşın çok çapkın bir tanrı olup sayısız ilişkisi olmuştur. roma mitolojisinde, " apollo" olarak bilinir.
artemis: zeus'un bir diğer kızı olan artemis, okçuların ve avcıların tanrıçasıdır.
iffete çok önem veren artemis, bakire üçüncü tanrıçadır. roma mitolojisinde, " diana" olarak bilinir.
ares: dalaşmaya bayılan, savaşı ve şiddet karmaşasını temsil eden bir tanrıdır.
zeus ile hera'nın oğlu olmasına rağmen çoğunluk hoşlanmazdı ondan. zekâ ve bilgelikten yoksun bir tanrıdır.
roma mitolojisinde, " mars" olarak bilinir.
afrodit: aşk tanrıçası afrodit, tutku ve arzuyu temsil eder. tanrısal güçlerini aşktan yana kullanır çoğu zaman.
homeros kendisine, "altın afrodit" diyor.
roma mitolojisinde, "venüs" olarak bilinir.
hephaistos: afrodit'le evli olmak en büyük şansı olan tanrı. çirkin ve topal bir tanrı olarak bilinir. hera'nın oğludur.
roma mitolojisinde, " vulcan" olarak bilinir.
hermes: çok sevimli ve cana yakın bir tanrı olarak bilinse de ara sıra kurnazca numaralar çeviren bir tanrıdır. tanrıların habercisi olarak da bilinir.
roma mitolojisinde, " merkür" olarak geçer.
dionysos: şarap ve şenlik tanrısıdır. eğlenmeyi en çok seven tanrı demek yanlış olmaz. roma mitolojisinde, " bacchus" olarak bilinir.
devamını gör...
bilgi içerikli tanım girmek
özellikle uygulamaya çalıştığım fakat tüm çabalara rağmen akış ekranında erkekler nasıl kadınlardan hoşlanır, kadınlar nasıl erkek sever gibi başlıklar gördüğümüz bir durumdur.
devamını gör...
rum diyarının sultanı
haçlı ordusunu niğbolu savaşında yenilgiye uğratan osmanlı ordusunun komutanı ve osmanlı padişahı yıldırım bayezıt'a abbasi halifesi tarafından verilen unvandır.
devamını gör...
ıslak maydanoz
adından da anlaşılıyor. ıslak olan maydanoz demektir. lakin ki öyle değildir. gelin anlatayım.
elimizden ısrarla silkelememize rağmen düşmeyen bu maydanoz, hayatımıza yapışmış insanlar vardır ya, çökelek falan da deriz onlara, bizi maddi manevi sömürmeye odaklı, neden, ne ara, nasıl soktuk hayatımıza bilmeyiz falan insanları yani, onları tanımlamak için kullandığımız bir metafor efendim. kurtulana kadar kılı kırk yardığımız. illet. aç suyu gitsin, karışsın yer altı sularına şerefsiz.
canım nevermore ukdesi.
bugün de sinirlendik şükür.
elimizden ısrarla silkelememize rağmen düşmeyen bu maydanoz, hayatımıza yapışmış insanlar vardır ya, çökelek falan da deriz onlara, bizi maddi manevi sömürmeye odaklı, neden, ne ara, nasıl soktuk hayatımıza bilmeyiz falan insanları yani, onları tanımlamak için kullandığımız bir metafor efendim. kurtulana kadar kılı kırk yardığımız. illet. aç suyu gitsin, karışsın yer altı sularına şerefsiz.
canım nevermore ukdesi.
bugün de sinirlendik şükür.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çizimleri
devamını gör...
birine söylenecek en kötü söz
yapmasaydın.
devamını gör...
nü model
feyyaz yiğit ve aziz kedi’nin yazdığı ömer sinir’in yönettiği gibi (dizi) isimli akıllara zarar yapımın birinci sezon üçüncü bölümünün adıdır.

ailede herkes birbirinden sorumluymuş gibi davranmayı çok sever. ama bu sorumluk hissiyatı nedense sadece eleştirmek, başkasının hayatına karışmak, müdahale etmek için devreye girer sadece. aileden kastım çekirdek aile değil. geniş geniş aile kavramından bahsediyorum.
ebesinin nikahından oturan bir akraba sizin giyim kuşamınız üzerinden ailenin namusuna gelen halel üzerinden felsefeler yapıp kendini facebook duvarından facebook duvarına vurabilir. sizin sevgilinizin olmasını bir türlü kabul edemeyen annenizin halasının torununun kocası internette “teen” araması yapıp sıkışınca iç çamaşırını baş ve işaret parmağı ile esnettikten sonra evlenmeden sevgili olmanın yanlış olduğunu söyleyerek kronolojik bir salaklığa imza atabilir.
geniş aile bir virüstür. sizi hasta etmek için elinden geleni yapar. her şeyinize karışır, morali bozulur, abdesti kaçar ama aynı sorumlu akraba tavrını zor durumda kaldığınızda maalesef ki göremezsiniz.
bu yüzden biraz daha yaş alınca bir akademiye başvurup nü model olarak çalışacağım. herkese inat.

ailede herkes birbirinden sorumluymuş gibi davranmayı çok sever. ama bu sorumluk hissiyatı nedense sadece eleştirmek, başkasının hayatına karışmak, müdahale etmek için devreye girer sadece. aileden kastım çekirdek aile değil. geniş geniş aile kavramından bahsediyorum.
ebesinin nikahından oturan bir akraba sizin giyim kuşamınız üzerinden ailenin namusuna gelen halel üzerinden felsefeler yapıp kendini facebook duvarından facebook duvarına vurabilir. sizin sevgilinizin olmasını bir türlü kabul edemeyen annenizin halasının torununun kocası internette “teen” araması yapıp sıkışınca iç çamaşırını baş ve işaret parmağı ile esnettikten sonra evlenmeden sevgili olmanın yanlış olduğunu söyleyerek kronolojik bir salaklığa imza atabilir.
geniş aile bir virüstür. sizi hasta etmek için elinden geleni yapar. her şeyinize karışır, morali bozulur, abdesti kaçar ama aynı sorumlu akraba tavrını zor durumda kaldığınızda maalesef ki göremezsiniz.
bu yüzden biraz daha yaş alınca bir akademiye başvurup nü model olarak çalışacağım. herkese inat.
devamını gör...
ıv. mehmed
1642 - 1693 yılları arasında yaşamıştır. babası sultan ibrahimdir. oğullarından ikinci mustafa ve üçüncü ahmed padişah olmuştur.
devamını gör...
greta

2018 yılında vizyona giren neil jordan'ın yönettiği ray wright’ın senaristliğini yaptığı gerilim filmi.
film metroda unutulmuş bir çanta bulan bir kızın, çantayı sahibine verdikten sonra başına gelen olayları konu alıyor. başta gayet normal duran olay, başroldeki kızımızın çantayı vermeye gittiğinde kadının aynı çantadan birden fazla bulundurup bunu sürekli yaptığını anlayınca ilgi çekici olmaya başlıyor.
açıkcası filmin konusundan dolayı farklı bir şey izleyeceğimi düşündüm. oyuncular arasında (bkz: isabelle huppert)'ı görünce de düşünmeden açtım fakat film tamamen hayalkırıklığı.
çok fazla mantık hatası bulunuyor yarısından sonra sıkılmaya başlıyorsunuz. boş vakit varsa izlenir mi kararsız kaldım.
kadının psikopat gibi kızın çalıştığı yerde kıpırdamadan sabahtan akşama kadar beklediği sahnelerde aşırı gerildim. başıma gelse oturur ağlardım.
ayrıca filmin sonunu da aşırı mantıksız buldum. ev arkadaşının farklı kılığa girip kızı kurtaracağı tahmin edilebilirdi. şaşırmadım. konu güzel olsa da üstüne düşünüldüğünü sanmıyorum. ayrıca başroldeki kızın oyunculuğunu da kötü buldum. güzel bir iş çıkarabilecekken çıkaramamışlar gibi bir film olmuş.
hele son sahnede sandığı minyatür eyfel kulesi ile kapattıklarında kriz geçirecektim. inanmışlar mı yani kadının oradan çıkamayacağına. saçma.
devamını gör...






