kaldık böyle
"işgal" adlı güzel bir eser yapan grup.
devamını gör...
bir yazar sizi takip etmeye başladı
takibe takib edemedigim yazardır kaç para ulen bu özellik. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının stres atma yöntemleri
yağmurlu havada dışarı çıkıp,bir sundurmanın altında o sesi dinleyip düşünmek..daha huzur veren bi aktivite bilmiyorum..
devamını gör...
serbest radikal
serbest radikal terimini en cok saglik sektorunde bilakis kozmetik alaninda duyabilirsiniz. konudan bagimsiz olarak esasen serbest radikal denilen sey sadece bir atomdur. vucudumuzda elektron atomlari genellikle cift halinde bulunur ve de bu sekilde olmayi severler. iste tek tabanca takilan elektron atomlarina serbest radikal denir. az once belirttigim gibi elektronlar cifter halinde olmayi severler ama ola ki tek kalmalari durumunda eş elektron bulmak icin tum vucudu taramadan gecirirler. bunu yaparken de vucuda oldukca zarar verirler. verdikleri zarar hucrelerden tutun dna'ya kadar etki edebilir. bu yuzdendir ki bir cok hastaligin (kanser, kalp damar rahatsizliklari ve de erken yaslanma) nedeni olabilmektedir.
gelelim onlemenin yollarina... serbest radikallere karsi en buyuk savascilar ise tabii ki antioksidanlardir. bunu nasil yaparlar, onlarin yana yakila aradiklari elektronlari onlara saglayarak elbette. ama bunu yaparken vucuda hic bir yan etki birakmadan yaparlar, hatta biraktiklari etkileri onarirlar da. antioksidanlari, vucudun kendisi de uretmesi mumkun ayriyeten gidalar yoluyla da vucudumuza alabilmekteyiz de (vitamin takviyesi olarak almak da mumkundur tabii ki). ozellikle kirmizi ve mor renkte bulunan meyve/sebze turleri guclu birer antioksidandir. keza bitter cikolata, ispanak, brokoli, enginar antiokdisan yonunden cok guclu besinlerdir...
gelelim onlemenin yollarina... serbest radikallere karsi en buyuk savascilar ise tabii ki antioksidanlardir. bunu nasil yaparlar, onlarin yana yakila aradiklari elektronlari onlara saglayarak elbette. ama bunu yaparken vucuda hic bir yan etki birakmadan yaparlar, hatta biraktiklari etkileri onarirlar da. antioksidanlari, vucudun kendisi de uretmesi mumkun ayriyeten gidalar yoluyla da vucudumuza alabilmekteyiz de (vitamin takviyesi olarak almak da mumkundur tabii ki). ozellikle kirmizi ve mor renkte bulunan meyve/sebze turleri guclu birer antioksidandir. keza bitter cikolata, ispanak, brokoli, enginar antiokdisan yonunden cok guclu besinlerdir...
devamını gör...
rahatsız (yazar)
sayfasına her girdiğimde; bu yazara çok fazla oy verdiniz yavaş a** uyarısıyla kendime geliyorum. sözlüğümüzün mizah desen var yazarlarından.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yine ben dahil kimsenin umurunda olmayacak bir şeyler karalamaya geldim, çünkü ağır ilaçlar aldım ve bir süre uyumamam gerekiyor.
sıradan günlerde sabahlamalara doymayan ben, bugün nedense daha doğrusu nedensizce uyumak istiyorum.
nedensizce yaptığım çok fazla şey olduğu için de buna hiç mi hiç takılmıyorum.
benim minnak uyusun diye birtakım ninnimsiler mırıldanırken biraz uyuklamışım o sayılmaz. zaten ninnimden değil saçmalamalarımdan daha çok etkilenmiş olacak ki kıkır kıkır gülmekten yorgun düşüp uyudu. işimiz var bu kopuk prensesle.
kopuk demişken bir temassızlık var kafamın içinde farkındayım, bir ara içini açıp üflemek ve lehim yerlerine şöyle bir pıt pıt vurmak gerekecek sanırım.
hallederiz*, hallederim, adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım.
sıradan günlerde sabahlamalara doymayan ben, bugün nedense daha doğrusu nedensizce uyumak istiyorum.
nedensizce yaptığım çok fazla şey olduğu için de buna hiç mi hiç takılmıyorum.
benim minnak uyusun diye birtakım ninnimsiler mırıldanırken biraz uyuklamışım o sayılmaz. zaten ninnimden değil saçmalamalarımdan daha çok etkilenmiş olacak ki kıkır kıkır gülmekten yorgun düşüp uyudu. işimiz var bu kopuk prensesle.
kopuk demişken bir temassızlık var kafamın içinde farkındayım, bir ara içini açıp üflemek ve lehim yerlerine şöyle bir pıt pıt vurmak gerekecek sanırım.
hallederiz*, hallederim, adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım.
devamını gör...
schindler’s list
dünyanın tartışmasız ilk beş filminden biridir. konunun tarihi boyutunu es geçiyorum. bu film bana ne öğretti.
bir insanın karşısında iki yol vardır. ya iyi biri olacak ya da kötü biri. karakterimiz olan bencil ve umarsız "oscar schindler" savaşın getirdiği ortamı avantaja çevirmek için zor durumda olan yahudilerin sermayesi ve iş gücü ile sadece girişimciliğini kullanarak alman ordusu için üretim yaparak sandıklar dolusu para kazanmaktadır.
o güçlü olan taraftadır. para kazanmaktadır. o önemli biridir. işte her insanın cesaret edemeyeceği şeyi gerçekleştirir. iyi biri olur. kurtarabildiği kadar insan kurtarmak için kazandığı tüm paradan vazgeçer. bin kişinin üzerinde insanın ölümüne engel olmasına rağmen en sonunda yakasındaki altın rozeti tutup "bununla bir insan daha kurtarabilirdim. yapamadım. daha fazla insanı kurtaramadım." der.
tabi burada cennetin krallığı filminde geçen bir diyalog aklıma geliyor.
cüzzamlı kral balian'a. "insanın ruhu kendisine aittir. tanrının karşısına çıktığında o zamanki şartlar böyleydi. erdemli olmak o zaman benden beklenen şey değildi diyemezsin" anlamında birşeyler söyler.
işte bu filmde de sayın schindler. kendisininden beklenen şeyi yapmamış. onca avantajı ve itibarı terkederek, canı ve zenginliği pahasına doğruya gitmiştir.
gerçek anlamda kurtardığı kişiler ve soyları yüzbinlerce kişi olmuş. kendisini yüceltmektedir.
ayrıca "amon göth" sen tam soyadının tarif ettiği kişisin.
bir insanın karşısında iki yol vardır. ya iyi biri olacak ya da kötü biri. karakterimiz olan bencil ve umarsız "oscar schindler" savaşın getirdiği ortamı avantaja çevirmek için zor durumda olan yahudilerin sermayesi ve iş gücü ile sadece girişimciliğini kullanarak alman ordusu için üretim yaparak sandıklar dolusu para kazanmaktadır.
o güçlü olan taraftadır. para kazanmaktadır. o önemli biridir. işte her insanın cesaret edemeyeceği şeyi gerçekleştirir. iyi biri olur. kurtarabildiği kadar insan kurtarmak için kazandığı tüm paradan vazgeçer. bin kişinin üzerinde insanın ölümüne engel olmasına rağmen en sonunda yakasındaki altın rozeti tutup "bununla bir insan daha kurtarabilirdim. yapamadım. daha fazla insanı kurtaramadım." der.
tabi burada cennetin krallığı filminde geçen bir diyalog aklıma geliyor.
cüzzamlı kral balian'a. "insanın ruhu kendisine aittir. tanrının karşısına çıktığında o zamanki şartlar böyleydi. erdemli olmak o zaman benden beklenen şey değildi diyemezsin" anlamında birşeyler söyler.
işte bu filmde de sayın schindler. kendisininden beklenen şeyi yapmamış. onca avantajı ve itibarı terkederek, canı ve zenginliği pahasına doğruya gitmiştir.
gerçek anlamda kurtardığı kişiler ve soyları yüzbinlerce kişi olmuş. kendisini yüceltmektedir.
ayrıca "amon göth" sen tam soyadının tarif ettiği kişisin.
devamını gör...
sistemik lupus eritematozus
jakstat ukdesidir.
deri, bağ doku ve bir çok organı tutan, nedeni henüz bilinmeyen sistemik, kronik, otoimmün, inflamatuar bir bağ dokusu hastalığıdır. sle’de temel patolojinin otoantikorlar, immünkompleksler ve t lenfositler tarafından oluşturulan doku hasarı olduğu düşünülmektedir. b lenfositlerde hiperaktivasyon, t lenfositlerde sayıca azalma, alt grup oranlarında değişme (cd4/cd8) ve fonksiyonlarında bozulma söz konusudur. sle’de yapılan genetik çalışmalar, bu hastalığın kalıtımsal bir hastalık olduğunu ve en az 3-4 genin kalıtımda rol oynadığını göstermiştir. hastalık monozigot ikizlerde ve kardeşler arasında benzer sıklıkta görülmektedir. uv ışınları, besinler, ilaçlar ve enfeksiyonel ajanlar (virüsler) gibi çevresel faktörlerin ise hastalık patogenezinde otoantikor gelişmesi ve hücre ölümüne yol açarak katkıda bulundukları düşünülmektedir. östrojenin, antikor yanıtını arttırdığı, testosteronun ise azalttığı bilinmektedir. bu da hastalığın kadınlarda daha sık görülmesinin bir sebebi olarak düşünülebilir.
tedavi klinik bulgulara göre yapılır. klinik bulgular da ciddi organ tutulumlu ve ılımlı seyreden hastalık olarak iki gruba ayrılır. ağır ve multiorgan tutulumlu vakalarda birden çok ilaç ve agresif tedavi rejimi uygulanır. hastalığın kendisi ve tedavide kullanılan nsaii, antimalaryal, steroid, sitotoksikilaçlar ve diğer ilaçlar besin ögesi gereksinimini, metabolizmasını ve atımını etkilemektedir.
diyet tedavisi: günümüzde sle’ye yönelik özel bir beslenme tedavisi bulunmamaktadır. diyetin özelliği, bireysel gereksinimlere göre belirlenmesidir. tedavide öncelikli olarak hastalığın sekelleri ve kullanılan ilaçların oluşturduğu organ disfonksiyonları ile besin ögesi metabolizmasının dikkate alınması gerekir.
deri, bağ doku ve bir çok organı tutan, nedeni henüz bilinmeyen sistemik, kronik, otoimmün, inflamatuar bir bağ dokusu hastalığıdır. sle’de temel patolojinin otoantikorlar, immünkompleksler ve t lenfositler tarafından oluşturulan doku hasarı olduğu düşünülmektedir. b lenfositlerde hiperaktivasyon, t lenfositlerde sayıca azalma, alt grup oranlarında değişme (cd4/cd8) ve fonksiyonlarında bozulma söz konusudur. sle’de yapılan genetik çalışmalar, bu hastalığın kalıtımsal bir hastalık olduğunu ve en az 3-4 genin kalıtımda rol oynadığını göstermiştir. hastalık monozigot ikizlerde ve kardeşler arasında benzer sıklıkta görülmektedir. uv ışınları, besinler, ilaçlar ve enfeksiyonel ajanlar (virüsler) gibi çevresel faktörlerin ise hastalık patogenezinde otoantikor gelişmesi ve hücre ölümüne yol açarak katkıda bulundukları düşünülmektedir. östrojenin, antikor yanıtını arttırdığı, testosteronun ise azalttığı bilinmektedir. bu da hastalığın kadınlarda daha sık görülmesinin bir sebebi olarak düşünülebilir.
tedavi klinik bulgulara göre yapılır. klinik bulgular da ciddi organ tutulumlu ve ılımlı seyreden hastalık olarak iki gruba ayrılır. ağır ve multiorgan tutulumlu vakalarda birden çok ilaç ve agresif tedavi rejimi uygulanır. hastalığın kendisi ve tedavide kullanılan nsaii, antimalaryal, steroid, sitotoksikilaçlar ve diğer ilaçlar besin ögesi gereksinimini, metabolizmasını ve atımını etkilemektedir.
diyet tedavisi: günümüzde sle’ye yönelik özel bir beslenme tedavisi bulunmamaktadır. diyetin özelliği, bireysel gereksinimlere göre belirlenmesidir. tedavide öncelikli olarak hastalığın sekelleri ve kullanılan ilaçların oluşturduğu organ disfonksiyonları ile besin ögesi metabolizmasının dikkate alınması gerekir.
devamını gör...
seni gram özlemedim
karşıdaki kişiyi üzen, canından can koparan söz. insan kedi olsa 9 canı da giderdi kesin.
devamını gör...
köylü çocuk vs şehirli çocuk
köylü çocuk şehirli çocuk gibi konuşmak ister, kendi köy kelimelerinden utanır. üniversiteye kadar köylü olduğumu söyleyemezdim, çok güzel konuşmaya özen gösterirdim. benimle yeni tanışan insan, trabzonlu olduğumu duyunca konuşmamın güzelliğine şaşar. o güzel konuşma, aslında köylü ezikliğinden gelen bir çaba. zamanla şehirli olmanın kıt kültürlü, köylü olmanın zengin kültürlü olduğunu anlayan çoğu köylü çocuk, bundan istifade etmeye, bunun keyfini sürmeye başlar.
devamını gör...
pame radyo yayını
pame bu hafta bol hareketli, partilemeli, "bu akşam hüzünleri evde bırakmalı" bir bölümle yayında.
haziran'ı bitirdik neredeyse ama yaz bir acayip hallerde henüz. sınavları atlattık, dönemler bitti, eh işlerde de belki bir hafifleme vardır. hatta ufak tatil planları yapılıyordur belki, ya da dinlenip enerji toplamak için kendinize ayıracağınız birkaç günün hayalini kuruyorsunuzdur. öyleyse en oynak, en hareketli şarkıları dinleyip bir ön parti yapmaya ne dersiniz?

diyelim ki yola çıkıyoruz, diyelim ki yaz güneşinin tadını hiç olmadığı kadar çıkaracağız, kulağımızda kıpır kıpır melodiler olsun. sahneyi açalım, kendimizi tutmayalım, pazar akşamını geride kalan her şeyi gönderip yeni güzelliklere yol açmak için hep birlikte kutlamalara ayıralım.
pame radyo yayını, yunan müziğinden eğlenceli pop şarkılarıyla saat 22:30'da sözlük radyosunda!
radyo.kafasozluk.com
haziran'ı bitirdik neredeyse ama yaz bir acayip hallerde henüz. sınavları atlattık, dönemler bitti, eh işlerde de belki bir hafifleme vardır. hatta ufak tatil planları yapılıyordur belki, ya da dinlenip enerji toplamak için kendinize ayıracağınız birkaç günün hayalini kuruyorsunuzdur. öyleyse en oynak, en hareketli şarkıları dinleyip bir ön parti yapmaya ne dersiniz?

diyelim ki yola çıkıyoruz, diyelim ki yaz güneşinin tadını hiç olmadığı kadar çıkaracağız, kulağımızda kıpır kıpır melodiler olsun. sahneyi açalım, kendimizi tutmayalım, pazar akşamını geride kalan her şeyi gönderip yeni güzelliklere yol açmak için hep birlikte kutlamalara ayıralım.
pame radyo yayını, yunan müziğinden eğlenceli pop şarkılarıyla saat 22:30'da sözlük radyosunda!
radyo.kafasozluk.com
devamını gör...
yazarların söylemekten keyif aldığı kelimeler
kuvvetle muhtemel.
devamını gör...
presinaptik inhibisyon
masajla ağrının azalmasını açıklayan mekanizma olan, ek olarak akupunktur ve elektrik tedavisiyle ağrının kesilmesinin de içinde olduğu mekanizmanın ismidir.
masajla sinir hücrelerinin a-beta lifi uyarılır ve bu hücreden salınan gaba transmitter maddesi inhibisyon etkisi göstererek ağrının azalmasını sağlar.
masajla sinir hücrelerinin a-beta lifi uyarılır ve bu hücreden salınan gaba transmitter maddesi inhibisyon etkisi göstererek ağrının azalmasını sağlar.
devamını gör...
mesajlaşılan kişinin konuşurken tutukluk yapması
güzelliğiniz karşısında tutukluk yapan bir garip aşuk hareketi. yazık be.
devamını gör...
kadınların iç güzelliğine önem vermesi
sağlıklı bir karaciğer kaç milyor sizin haberiniz var mı, diye dikkat çektiğim başlık.
devamını gör...
baruch spinoza
evren, tanrı, zihin, duygular, din, siyaset ve insan üzerine düşünüp yazmış rasyonalist felsefi yazar.
spinoza’nın kavrayışından yola çıktığımızda; özel olarak spinoza’nın felsefesi ya da bilgelik diye hiçbir ayrıcalıklı atfın yapılamayacağını fark ederiz. birçok felsefede filozof öznel olarak metnin içinde gezinirken, spinoza’nın metinlerinde bu öznellik insanın ortak doğasıyla ikame edilir. bu felsefede hakikatin kavranmasına dönük arzu ve sahip olduğumuz ortak doğa mevcuttur.
spinoza aslında geometrik yöntemi kullanarak bize şunu fısıldar: nasıl ki insanın doğayla işbirliği içinde yarattığı her şey aslında herkesin ise felsefe ve bilgi de herkesindir. şeylerin doğası ile ilişkilerin tarihsel kuruluşu arasındaki bağın kavranması bize bu hakikati gösterir. bu nedenle din ve devletin itaati canlı tutmak için bütün kurucu unsurlarıyla en çok ihtiyaç duyduğu şey hurafe, nefret, korku, melankoli, umut ya da kederin yeniden ve yeniden üretilmesidir.
çünkü tüm itaat ilişkilerinde şu hakikatten hareket edilir: “avam korkmazsa korkutucu olur” (ethica)
korkunun yerine çabayı, hurafenin yerine gerçekliği, kederin yerine neşeyi, itaatin yerine özgürlüğü yaratabilmenin koşulu ise ortak varoluşun ve ortak gücün yaratılması arzusundan geçer. ki bu arzu yaratılmadan, itaat ettirenin varoluşunun ve itaat ilişkilerinin köklerine korku salınabilir gözükmemektedir.
spinoza, “tanrı nedir?” sorusuna, tam olarak şöyle bir cevap veriyor: “kendi kendisinde var olan ve kendi kendisiyle kavranan; yani kavramını, kendisini teşkil edecek başka bir şeyin kavramına borçlu olmayan şey.” bu tanımdan da çıkaracağımız sonuç üzerine tanrı, kendi kendisinin nedenidir; bu sebeple onun var oluşunu başka bir şeyle açıklamak mümkün değildir. bu ifadeden spinoza, şöyle bir sonuç çıkarır: ona göre, var olması ve nedeni kendisinde olan tözün daha üstünde bir kavram yoktur. nitekim onun dışında tüm kavrananlar da ancak onun altında kavranabilir. o bölünemez, sınırlanamaz, tek parçadır ve elbette sonsuzdur.
tanrı doğadır ve her şeydir.
spinoza’nın kavrayışından yola çıktığımızda; özel olarak spinoza’nın felsefesi ya da bilgelik diye hiçbir ayrıcalıklı atfın yapılamayacağını fark ederiz. birçok felsefede filozof öznel olarak metnin içinde gezinirken, spinoza’nın metinlerinde bu öznellik insanın ortak doğasıyla ikame edilir. bu felsefede hakikatin kavranmasına dönük arzu ve sahip olduğumuz ortak doğa mevcuttur.
spinoza aslında geometrik yöntemi kullanarak bize şunu fısıldar: nasıl ki insanın doğayla işbirliği içinde yarattığı her şey aslında herkesin ise felsefe ve bilgi de herkesindir. şeylerin doğası ile ilişkilerin tarihsel kuruluşu arasındaki bağın kavranması bize bu hakikati gösterir. bu nedenle din ve devletin itaati canlı tutmak için bütün kurucu unsurlarıyla en çok ihtiyaç duyduğu şey hurafe, nefret, korku, melankoli, umut ya da kederin yeniden ve yeniden üretilmesidir.
çünkü tüm itaat ilişkilerinde şu hakikatten hareket edilir: “avam korkmazsa korkutucu olur” (ethica)
korkunun yerine çabayı, hurafenin yerine gerçekliği, kederin yerine neşeyi, itaatin yerine özgürlüğü yaratabilmenin koşulu ise ortak varoluşun ve ortak gücün yaratılması arzusundan geçer. ki bu arzu yaratılmadan, itaat ettirenin varoluşunun ve itaat ilişkilerinin köklerine korku salınabilir gözükmemektedir.
spinoza, “tanrı nedir?” sorusuna, tam olarak şöyle bir cevap veriyor: “kendi kendisinde var olan ve kendi kendisiyle kavranan; yani kavramını, kendisini teşkil edecek başka bir şeyin kavramına borçlu olmayan şey.” bu tanımdan da çıkaracağımız sonuç üzerine tanrı, kendi kendisinin nedenidir; bu sebeple onun var oluşunu başka bir şeyle açıklamak mümkün değildir. bu ifadeden spinoza, şöyle bir sonuç çıkarır: ona göre, var olması ve nedeni kendisinde olan tözün daha üstünde bir kavram yoktur. nitekim onun dışında tüm kavrananlar da ancak onun altında kavranabilir. o bölünemez, sınırlanamaz, tek parçadır ve elbette sonsuzdur.
tanrı doğadır ve her şeydir.
devamını gör...





