sınıfça voleybol oynarken gelen topu hep ona doğru atmaktır.
devamını gör...

çok sevdiğim bir yazar dostumdur. tanımlarının dikkatimi çekmesi ile kesfetmis daha sonrada yakın dostum olmuş kişidir. nickine bakmayın siz onun oldukça samimi ve güler yüzlü bir yazardir. hem çok anlamlı bir dizi keşfettim onun sayesinde hem de derdime ortak oldu. bende yeri çok ayrıdir. tanımlarını da severek takip ediyorum. yazarlığınız daim olsun efenim.*
devamını gör...

dolapta tozlanan kıyafettir. başarabilen takdir edilmelidir. genelde salaş sevdiğim için yaşamak zorunda olmadığım durum.
devamını gör...

gün içinde komik bulduğum karikatürler aklıma gelince yaptığım eylemdir.

bir örnek:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

romalılar anadolu'ya hakim olduktan sonra yunan tarzındaki tiyatroları kendi tarz ve ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirmişler. bu devasa antik yapıların çok güzel örnekleri var. kimisi de halen kullanımdalar. canlı bir kültür sanat faaliyetleri yapılıyor ki bu da ekonomi ve turizme de olumlu etki yapıyor. konserler oluyor ama bazen rayından çıkarıp çalgılı gazinoya da dönderdikleri oluyor.
devamını gör...

dinazorların mersin balıklarından sonraki akrabası olarak yeryüzündeki temsilcisi olan bu tür, nev-i şahsına münhasır tavır ve el kol uyuşmazlıkları ile toplumda dikkati çekerler.

bu soru kalıbına bilmiyorum değil; evet biliyorum diyin. sudan çıkmış balık gibi suyuna geri dönmeye çalışacaktır.

çoğunlukla anoxia sonucu ex olurlar.
devamını gör...

insana yürümeyi unutturan olaydır, ayaklar çapraz çapraz gitmeye başlar, güzel yürümeye çalışırsınız, çalıştıkça daha garip bir yürüyüş şekline bürünürsünüz. kalp desen zaten yarış atlarının kalbi gibidir o an. merhaba dese bayılırsınız.
devamını gör...

yabancı futbolcu transferi başlı başına bir risktir. ara transferde nokta atışı yapılamamışsa durum vahim.
takımlara gelen yabancılar aralarından istisnalar çıksa da ya yaşlı ya kronik sakatlıkları var ya da kıyıda köşede kalmıştır.
devamını gör...

genç werther'in acıları - goethe
devamını gör...

"bilim kurgunun babası" olarak adlandırılır. eserlerinde ayrıntılarıyla tarif ettiği buluşlar ve makinelerin o sıralarda gelişmekte olan avrupa sanayisi ve teknolojisine ilham kaynağı olduğu düşünülür.
eserleri 148 farklı dile çevrildi. birçok icadı önceden tahmin ettiği için ''bilim falcısı'' olarak anıldı.

8 şubat 1828’de fransa'nın nantes şehrinde doğdu. varlıklı bir avukat olan pierre verne ile eşi sophie henriette allotte de la fuye’nin beş çocuğundan en büyüğüdür. kış aylarında yoğun trafikli bir liman şehri olan nantes’da; yaz aylarında ise loire nehri kıyısında yelkenlileri ve gemileri izleyerek geçirdiği çocukluğu, seyahat ve macera üstüne hayallerini ateşledi. 12 yaşında iken tayfalık yapmak üzere bir gemiye binip evden kaçmaya yeltenen jules verne’in, babası tarafından yakalanıp gemiden indirildiğinde “bundan sonra yalnız hayal dünyasında seyahat edeceğine“ dair ailesine söz verdiği rivayet edilir. bu hikayenin gerçekliği hakkında şüpheler vardır. jules verne'nin deniz ve macera tutkusunu kardeşi paul de paylaşıyordu; paul, sonunda bir deniz mühendisi oldu. jules verne ise kısa hikayeler ve şiirler yazmaya başladığı yatılı okul döneminin ardından 1846'da babasının işini devam ettirebilmek için hukuk öğrenimi görmek üzere paris’e gitti.

jules verne, paris'e gittikten sonra kısa sürede hukuk diplomasını aldı ancak bu süre içinde edebiyat hevesinin hukuka ilgisinden daha büyük olduğunu fark etti. amcası aracılığıyla paris edebiyat çevresi ile tanıştı şahsen tanıdığı victor hugo, alexandre dumas gibi yazarların etkisinde tiyatro oyunları kaleme aldı; bohem bir hayat sürdürdü. baba-mesleğini devam ettirmek yerine tiyatro ve edebiyata yönelmesine kızan babası maddi desteğini kesince geçimini yazarak karşılamak zorunda kaldı.

yazarlığa, arkadaşı müzisyen jean louis aristide hignard ile birlikte tiyatro oyunları yazarak başladı. ilk tiyatro eseri 12 haziran 1850'de sahnelendi. 1852-1855’te bir paris tiyatrosunda sekreterlik yaptı; komediler, operetler yazdı; kısa hikâyeler kaleme alıp dergilerde yayınlatmaya başladı. çoğu paris’te çıkan “musée des familles” adlı dergide yayınlandı. amerikalı yazar edgar allan poe'nın eserlerini okuduktan sonra onun büyük bir hayranı olan verne, poe etkisinde yazılar üretmeye başladı.

bir gemi ile dünyayı dolaşmış olan fransız seyyah jacques arago ile dost oldu. bu dostluk ona, paris’ten daha geniş ve ilginç dünyalar hakkında yazılar yazması için ilham verdi; fransa dışına hiç çıkmamış olsa da hayal gücünü kullanarak başka dünyaları anlattı
1886’da evine döndükten sonra akıl hastası olan yeğeni tarafından vuruldu ve bu nedenle hayatının geri kalanında baston kullanmak zorunda kaldı; tedavi için sürekli uğraştı. 1887’de yayıncısı hetzel’in ve ardından annesinin ölümü üzerine hayatının karamsar bir dönemine girdi.
1888’de siyasete atılan jules verne, amiens belediye meclisinde görev aldı. tiyatrolar, okullar ve şehircilik gibi kültürel sorunlarla ilgilendi. 1889’da belediye sirkini kurdu. 1892, 1896 ve 1900 dönemlerinde de meclis üyeliğine yeniden seçildi.
ilerleyen şeker hastalığı sonucu 1902’de kısmen görme yeteneğini kaybeden yazar, 24 mart 1905’te amiens’teki evinde hayatını kaybetti. amiens’te la madeleine mezarlığı’na defnedilmiştir.
ölümünden iki yıl sonra mezarının başına bir heykeli dikildi. heykelde verne, mezarında doğrulmuş, bir elini yıldızlara uzatır biçimde betimlenir.

devamını gör...

günaydın sözlük
bugün klasik 05-06 sularında sunduğum özet haberlerine kısa bir ara veriyorum.
çünkü bugün mutlu bir gün benim için..
kitabımı yayınevine gönderdim bugün itibariyle..
sıra, edit ve sonrasında kapak belirlemede..
ben topu attım onlara artık onlar düşünsün *
hadi bakalım rastgele..
alırım bi beğeni, bi fav..
devamını gör...

tutunamayanlar üyesidir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlük yazarlarının şu aralar kafayı bozduğu konudur:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafam olmuş sırat köprüsü.
devamını gör...

ilkokul öğretmenimin tabiriyle; cam kenarında oturan, ufak tefek, sessiz sakin kızdım. aşırı utangaç olduğum için bildiklerime bile cevap veremez, tahtaya kaldırılmaktan aşırı korkardım.
devamını gör...

adi sarkilarla gectim aranizdan degil, sarkilarla gectim icinizden olmasi gereken yayin.

her carsamba gecesi kendime bu eziyeti neden yapiyorum bilmiyorum, kapatamiyorum da.

dustu dustu, dalak bobrek ne varsa al hepsi senin olsun imperactus, seni z kusagi diye otekilestiren kim varsa sal bana, cozecegim bu isi.

gece uzun, mevzu derin, konusacagiz. raki koy la!
devamını gör...

hakan günday'ın yayınlanan ilk romanıdır.

yeraltı edebiyatı örneklerindendir.

ayrıca okuyanların psikolojisi üzerinde tuhaf etkiler bırakmasıyla meşhurdur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sussam gönlüm razı değil, susmasam silivri soğuktur şimdi dememe neden olan gelişmedir. ne diyeceğimi bilemedim ve bu yüzden devranın acil dönmesi gerekiyor!!!
devamını gör...

sağlam ilerleyecek olan ilişkidir.
taraflar birbirini ilk başta arkadaş olarak tanır, sevgili adayı olarak değerlendirmez. birbirlerine tarafsız bakarak karşılıklı olarak nelerden hoşlandıklarını, neleri sevmediklerini, hayatları hakkındaki filtresiz bilgileri öğrenirler ve en önemlisi birlikte eğlenirler. zaten normal bir ilişkinin sağlam olması istenen temeli de bunlara dayanmaz mı?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim