konuşan kişinin dudağına bakmak
kulakların ağır işittiğine işaret olabilir. kulak az duyduğundan ağız hareketlerinizi görerek ne anlatmak istediğinizi anlamaya çalışıyor olabilir. ancak pandemiden beri hayatımıza giren maskeler bu durumun önündeki en büyük engel. milletle iletişim kuramaz olduk. yoksa dudaklarınızı çok beğendiğimizden falan bakmıyoruz. akıllı olun. *
devamını gör...
mutlu insan görünce üzülmek
mutlu insan görünce onların mutlu olmasına değil kendi mutsuzluklarına üzülen insanlardır. bir dönem benimde içinde bulunduğum insanlarda diyebiliriz. neyse ki hayatta hep kötü şeyler olmuyor. tüm iyilere, iyiliklerle gelenlere, güzel dostlara ve güzelliklere selam olsun.
devamını gör...
günaydın sözlük
güüünaaayyydıııınnnn sözlük ahalisinin güzel insanları.
bir ablam vardı ''hışım çıktı'' tabirini çok kullanırdı. ben bu sabah hışım çıkmış vaziyette, hatta çarpılmış halde evime gitmeye çalışıyorum. az kaldı çok az, on beş dakika sonra yatağıma cumburlop yapmayı hayal ediyorum.
hani insan dakika sayar da bunu sözlüğe neden yazar dimi ama işte o haldeyim. anlayın halimden.
uykunuzu alarak uyandığınız zımba gibi, bomba gibi, pörfekto bir gün diliyorum size. öpüyorum güzel yanacıklarınızdan.. *
bir ablam vardı ''hışım çıktı'' tabirini çok kullanırdı. ben bu sabah hışım çıkmış vaziyette, hatta çarpılmış halde evime gitmeye çalışıyorum. az kaldı çok az, on beş dakika sonra yatağıma cumburlop yapmayı hayal ediyorum.
hani insan dakika sayar da bunu sözlüğe neden yazar dimi ama işte o haldeyim. anlayın halimden.
uykunuzu alarak uyandığınız zımba gibi, bomba gibi, pörfekto bir gün diliyorum size. öpüyorum güzel yanacıklarınızdan.. *
devamını gör...
geceye bir bilgi bırak
eğer bir ormandaysanız ve yağmur yağmaya başladıysa ve bir süre sonra kuşların öttugunu duyuyorsanız bu durum yağmurun kısa bir süre sonra duracağına işarettir
devamını gör...
dengbej
çoğunlukla müzik aileti kullanmadan, gırtlak gücüyle ezgilerini dile getiren kişilere verilen isim. ayrıca kürtçede "deng" kelimesi "ses" anlamına geldiği gibi bilinenin ötesinde bir de "haber" anlamına gelir. böylece dengbej kelimesi haber veren, haber eden kişi anlamına da gelmektedir.
üst tanımda bahsedilen dengbej evi, evet hala açık ve harika ezgiler söyleniyor. yolunuz diyarbakır'a düşerse mutlaka ziyaret etmenizi öneririm.
üst tanımda bahsedilen dengbej evi, evet hala açık ve harika ezgiler söyleniyor. yolunuz diyarbakır'a düşerse mutlaka ziyaret etmenizi öneririm.
devamını gör...
bir erkeği mutlu etmenin yolu
adamına göre değişebilen yollardır.
mutlu olmak istemeyen acıların çocuğuna, ne yaparsan yap inat eder mutlu olmaz.
kimine de iki gülsen, bir çorba yapsan mutlu olur.
mutlu olmak istemeyen acıların çocuğuna, ne yaparsan yap inat eder mutlu olmaz.
kimine de iki gülsen, bir çorba yapsan mutlu olur.
devamını gör...
sırasını bekleyenler
bir pirandello romanıdır.
pirandello nobel edebiyat ödülü sahip bir yazar. çok ilginç bir hikayesi var yazarın. zengin bir ailenin çocuğu iken babasının sahibi olduğu kükürt ocakları selle birlikte yerle bir olur. bütün varlıklarını yitirirler, karışı felç geçirir ve ileriki zamanlarda akıl hastanesine yatmak zorunda kalır. oğlu savaşta esir düşer. pirandello intihardan öğretmenlik yaparak uzak tutar kendini. nobel ödülüne layık görüldükten iki yıl sonra da hayatını kaybeder.
pek bilinen bir öykü değil “sırasını bekleyenler”. bir adam kızını yaşlı ve zengin bir adamla evlendirmeye karar verir. adam ölünce bütün servet kıza kalacaktır ve hesaplamalara göre adamın ölmesi için de çok uzun bir zaman geçmesi gerekmeyecektir. adam bu arada kızının sonraki evliliğini de planlamıştır. ama hem kızın ruh hali hem sonradan cereyan eden olaylar işlerin arap saçına dönmesine neden olur.
aslında çok büyük bir kurgu gibi görünmese de pirandello anlatınca müthiş bir hikayeye dönüşüyor. bazen en sıradan, en bilindik, en alışıldık öyküler bile bir dehanın elinde büyüleyici bir sürprize dönüşebilir.
pirandello nobel edebiyat ödülü sahip bir yazar. çok ilginç bir hikayesi var yazarın. zengin bir ailenin çocuğu iken babasının sahibi olduğu kükürt ocakları selle birlikte yerle bir olur. bütün varlıklarını yitirirler, karışı felç geçirir ve ileriki zamanlarda akıl hastanesine yatmak zorunda kalır. oğlu savaşta esir düşer. pirandello intihardan öğretmenlik yaparak uzak tutar kendini. nobel ödülüne layık görüldükten iki yıl sonra da hayatını kaybeder.
pek bilinen bir öykü değil “sırasını bekleyenler”. bir adam kızını yaşlı ve zengin bir adamla evlendirmeye karar verir. adam ölünce bütün servet kıza kalacaktır ve hesaplamalara göre adamın ölmesi için de çok uzun bir zaman geçmesi gerekmeyecektir. adam bu arada kızının sonraki evliliğini de planlamıştır. ama hem kızın ruh hali hem sonradan cereyan eden olaylar işlerin arap saçına dönmesine neden olur.
aslında çok büyük bir kurgu gibi görünmese de pirandello anlatınca müthiş bir hikayeye dönüşüyor. bazen en sıradan, en bilindik, en alışıldık öyküler bile bir dehanın elinde büyüleyici bir sürprize dönüşebilir.
devamını gör...
covid yalanına inanmıyorum
şimdi ben tam olarak nedir ne değildir uzman olmadığım bir alanla ilgili asla ahkam kesemeyeceğim. fakat medya aracılığıyla bize yansıtılanların çoğuna inanmıyorum. zekasını kullanan bireylerin de bunun farkında olduğunu düşünüyorum. yine çıkar ve para hırsıyla ilgili bir çok şeyin çarpıtılarak bize aktarıldığını düşünüyorum . tabi ki siz yine de maske takın o ayrı bir konu, dikkat edin . ama bir de şunu izleyin derim :
devamını gör...
yazarların bu ara en çok dinledikleri şarkı
can ozan - sar bu şehri.
devamını gör...
kadına şiddete hayır da erkeğe evet mi sorunsalı
"şiddetin her türlüsüne hayır, ancak erkekler sistematik olarak kadınlar tarafından öldürülmüyor sayın iyi niyetli güzel kardeşimiz" şeklinde cevap verilebilir.(sözlükte küfür yasak, sayın kelimesinden sonrasını hayal gücünüze göre değiştiriniz.)
geçtiğimiz senede, 365 günde 300 erkek kadınlar tarafından öldürülmedi mesela. tersi oldu.
kadincinayetlerinidurduraca...
geçtiğimiz ayda, 31 günde 28 erkek de kadınlar tarafından öldürülmedi. yine tersi oldu.
kadincinayetlerinidurduraca...
son 11 senede erkekler tarafından;
2008'de 80,
2009'da 109,
2010'da 180,
2011'de 121,
2012'de 210,
2013'te 237,
2014'te 294,
2015'te 303,
2016'da 328,
2017'de 409,
2018'de 440,
2019'da 474 olmak üzere toplam 3.185 kadın öldürülmüştür.
2019'da işlenen 474 kadın cinayetinden 115'i şüpheli olarak kayıtlara geçmiş ve suçluları bulunamamıştır.
2020 senesinin ekim ayına kadar, 274 günde 369 kadın katledilmiştir. ortada sistematik bir katliam vardır.
istatistiklere göre her 2 günde 3 kadın öldürülüyor. bunların belki 3'de biri de medyaya yansımıyor.
her sene kaç erkek bir kadın tarafından öldürülüyor?
"ayrılmak isteyen eski erkek arkadaşını öldürdü" haberini hayatında 5 kereden fazla gördün mü?
doğa beyin vermiş. arada kullanmak lazım ki paslanmasın.
geçtiğimiz senede, 365 günde 300 erkek kadınlar tarafından öldürülmedi mesela. tersi oldu.
kadincinayetlerinidurduraca...
geçtiğimiz ayda, 31 günde 28 erkek de kadınlar tarafından öldürülmedi. yine tersi oldu.
kadincinayetlerinidurduraca...
son 11 senede erkekler tarafından;
2008'de 80,
2009'da 109,
2010'da 180,
2011'de 121,
2012'de 210,
2013'te 237,
2014'te 294,
2015'te 303,
2016'da 328,
2017'de 409,
2018'de 440,
2019'da 474 olmak üzere toplam 3.185 kadın öldürülmüştür.
2019'da işlenen 474 kadın cinayetinden 115'i şüpheli olarak kayıtlara geçmiş ve suçluları bulunamamıştır.
2020 senesinin ekim ayına kadar, 274 günde 369 kadın katledilmiştir. ortada sistematik bir katliam vardır.
istatistiklere göre her 2 günde 3 kadın öldürülüyor. bunların belki 3'de biri de medyaya yansımıyor.
her sene kaç erkek bir kadın tarafından öldürülüyor?
"ayrılmak isteyen eski erkek arkadaşını öldürdü" haberini hayatında 5 kereden fazla gördün mü?
doğa beyin vermiş. arada kullanmak lazım ki paslanmasın.
devamını gör...
x mahlaslı yazar sizi gözledi bildirimi
okuduğum başlıkta kendi gezinme butonuma dokuduğumda işe yaramayan özellik.
şey ile aynı değil mi bu; "kalemi eline alınca ilk kendi adını yazan ya da google earth ile önce kendi evini aratan insan mantığı?"
(bkz: en türk özelliğiniz)
şey ile aynı değil mi bu; "kalemi eline alınca ilk kendi adını yazan ya da google earth ile önce kendi evini aratan insan mantığı?"
(bkz: en türk özelliğiniz)
devamını gör...
zafer hep kötülerin midir sorunsalı
hem kızıyorsun bazı insanlara, hemde duyduğun cevap sinir bozucu..
"ben birşeyler yaptım ama.. bak şunu şunu yaptım, şuranın şusuyum, buranın busuyum, sen ne yaptın?.." diyor
evet kazanıyorlar doğru.. ama hep hile ile, haketmeden, yalan söyleyerek, ve bu durum o insanlar için utanılacak birşey değil, yalan söylemek, kandırmak onu rahatsız eden, uykularını kaçıran birşey değil, bencil insanlar bunlar.. kendileri dışında kimsenin acısına, kaybına, hakkına, haksızlığına karşı hiçbirşey hissetmezler, sadece "aldıklarına" bakarlar, onun hesabıyla meşguldürler.. sen istediğin kadar anlat, karşılığı bir duygu yok o insanda.. kurumsal hayatta da çok araştırmıştım bunu, şirketler de "bencil" insanları tercih ediyorlarmış, çünkü sadece kendini ve çıkarlarını düşünen insan, çalıştığı şirkette de sadece kendi şirketini düşünüyor, onun çıkarlarını koruyor..
işte bu yüzden hep o gıcık, yüzsüz tipler müdür oluyor..
şu anki iktidara bakın, bakınız "abartıyorlar.." zira "kötüler kazanıyor"a en büyük örnek olabilirler, rt dünya nın en yüksek maaş alan bir iki cumhurbaşkanından biri, en zengin 8 siyasetçisinden biri.. üstelik varlıkla parayla ilgili eskiden iddia ettiği şeyleri söylemiyorum bile..
artık bu işlerin tersine döneceğini düşünüyorum ve inanıyorum
çünkü başta ticaret olmak üzere dünyada birçok sistem değişmek zorunda şu an, büyük şirketler fabrikalarca üretip satıp tonla para kazanamıycak artık, hakettiğini alamadığını düşünen birçok insan, bireysel olarak yaratabileceği kaynaklar için uğraşıyor, hayatını nasıl sürdürebileceğinin yollarını arıyor, birçok insan da, iş başa düştüğü için hayatta kalmanın birçok yolunu bulmak zorunda kalıyor, bu bir itirazdır aslında, kabul etmemektir, yani kendine güvenip, inanıp, dayatılan şeylere, kötü olduğunu bile bile kabul etmeye, itiraz edenler çoğaldıkça, azalarak biteceklerini düşünüyorum ben, bunu denemiş bir insan olarak, özgürlük paha biçilmez birşey bence, isterseniz genel müdür olun, asla tam yetki verilmiyor hiçbir şirkette, potansiyelinizi kullanamıyorsunuz, tamda türkiye gibi, istediğinizi söyleyemiyorsunuz, yapamıyorsunuz, ben değişeceğine inanıyorum, bütün kalbimle..
sözlükler iyiki var..
"ben birşeyler yaptım ama.. bak şunu şunu yaptım, şuranın şusuyum, buranın busuyum, sen ne yaptın?.." diyor
evet kazanıyorlar doğru.. ama hep hile ile, haketmeden, yalan söyleyerek, ve bu durum o insanlar için utanılacak birşey değil, yalan söylemek, kandırmak onu rahatsız eden, uykularını kaçıran birşey değil, bencil insanlar bunlar.. kendileri dışında kimsenin acısına, kaybına, hakkına, haksızlığına karşı hiçbirşey hissetmezler, sadece "aldıklarına" bakarlar, onun hesabıyla meşguldürler.. sen istediğin kadar anlat, karşılığı bir duygu yok o insanda.. kurumsal hayatta da çok araştırmıştım bunu, şirketler de "bencil" insanları tercih ediyorlarmış, çünkü sadece kendini ve çıkarlarını düşünen insan, çalıştığı şirkette de sadece kendi şirketini düşünüyor, onun çıkarlarını koruyor..
işte bu yüzden hep o gıcık, yüzsüz tipler müdür oluyor..
şu anki iktidara bakın, bakınız "abartıyorlar.." zira "kötüler kazanıyor"a en büyük örnek olabilirler, rt dünya nın en yüksek maaş alan bir iki cumhurbaşkanından biri, en zengin 8 siyasetçisinden biri.. üstelik varlıkla parayla ilgili eskiden iddia ettiği şeyleri söylemiyorum bile..
artık bu işlerin tersine döneceğini düşünüyorum ve inanıyorum
çünkü başta ticaret olmak üzere dünyada birçok sistem değişmek zorunda şu an, büyük şirketler fabrikalarca üretip satıp tonla para kazanamıycak artık, hakettiğini alamadığını düşünen birçok insan, bireysel olarak yaratabileceği kaynaklar için uğraşıyor, hayatını nasıl sürdürebileceğinin yollarını arıyor, birçok insan da, iş başa düştüğü için hayatta kalmanın birçok yolunu bulmak zorunda kalıyor, bu bir itirazdır aslında, kabul etmemektir, yani kendine güvenip, inanıp, dayatılan şeylere, kötü olduğunu bile bile kabul etmeye, itiraz edenler çoğaldıkça, azalarak biteceklerini düşünüyorum ben, bunu denemiş bir insan olarak, özgürlük paha biçilmez birşey bence, isterseniz genel müdür olun, asla tam yetki verilmiyor hiçbir şirkette, potansiyelinizi kullanamıyorsunuz, tamda türkiye gibi, istediğinizi söyleyemiyorsunuz, yapamıyorsunuz, ben değişeceğine inanıyorum, bütün kalbimle..
sözlükler iyiki var..
devamını gör...
25 yaşından sonra gelen ben ne halta yarıyorum hissi
tarkovski, meselenin özünü tam olarak şöyle anlatmış;
“insan 16 yaşındayken dünyayı değiştireceğini düşünür.
18 olduğunda düşünceleri sert bir kayaya çarpar. 20 yaşına geldiğinde hiçbir şey değiştiremeyeceğini anlar.
25 yaşına geldiğinde ise dünyanın onu değiştirdiğini fark eder.
ve insan 25 yaşında ölür,75 yaşında gömülür.”
“insan 16 yaşındayken dünyayı değiştireceğini düşünür.
18 olduğunda düşünceleri sert bir kayaya çarpar. 20 yaşına geldiğinde hiçbir şey değiştiremeyeceğini anlar.
25 yaşına geldiğinde ise dünyanın onu değiştirdiğini fark eder.
ve insan 25 yaşında ölür,75 yaşında gömülür.”
devamını gör...
19 mucizesi
kuran-ı kerim ve atatürk ile alakalı mucizevi iddialar ortaya koyan sayı sistemi. bana göreyse, numeroloji saçmalığından başka bir şey değil.
kuran-ı kerim için ayet ve sure sayılarının, 19'un katlarıyla olan ilgisine istinaden böyle bir mucize iddiası var. sure sayılarından, ayetlerdeki harf sayılarına kadar. farz edelim 189 tane sure olsun kuran'da, 1 sure daha ekleyip 19'un katı yapmak mucize olacaktı herhalde. o zaman herhangi bir şiirdeki kafiyeler ve beyitler de mucize olsa gerek. tüm bunlara rağmen, bir uyumsuzluk dahi var. 19 sistemine uymuyor diye tevbe suresindeki iki ayeti kaldırmışlar. islam reformizmi soytarılığının böylesi. kendi dinlerinde şirke koştuklarının farkında dahi değiller.
atatürk hakkındakı mucize iddiaları bile kuran'dan 100 kat daha mantıklı. en azından ortada büyük bir tesadüf var. buyrun kendiniz de buradan inceleyin: onedio.com/haber/19-maddede...
aaa, dur ya! bir mucize de benden olsun (bkz: covid-19)
kuran-ı kerim için ayet ve sure sayılarının, 19'un katlarıyla olan ilgisine istinaden böyle bir mucize iddiası var. sure sayılarından, ayetlerdeki harf sayılarına kadar. farz edelim 189 tane sure olsun kuran'da, 1 sure daha ekleyip 19'un katı yapmak mucize olacaktı herhalde. o zaman herhangi bir şiirdeki kafiyeler ve beyitler de mucize olsa gerek. tüm bunlara rağmen, bir uyumsuzluk dahi var. 19 sistemine uymuyor diye tevbe suresindeki iki ayeti kaldırmışlar. islam reformizmi soytarılığının böylesi. kendi dinlerinde şirke koştuklarının farkında dahi değiller.
atatürk hakkındakı mucize iddiaları bile kuran'dan 100 kat daha mantıklı. en azından ortada büyük bir tesadüf var. buyrun kendiniz de buradan inceleyin: onedio.com/haber/19-maddede...
aaa, dur ya! bir mucize de benden olsun (bkz: covid-19)
devamını gör...
american horror story
en başarılı introya sahip dizilerden bir tanesi. bildiğiniz geriyor. zaten bu introyu hazırlayan kyle cooper, se7en'ın se7en olmasında büyük etkisi olan o introyu da hazırlayan adam. bunların dışında the walking dead'inkini de yapmış. aslında daha çok yapmış ama gözüme bunlar çarptı. adam yapıyor.
her sezonun kendine has bir hikayesi, bir tarzı oluyor. sezon isimlerini sırasıyla yazayım da tam olsun.
her sezonun kendine has bir hikayesi, bir tarzı oluyor. sezon isimlerini sırasıyla yazayım da tam olsun.
devamını gör...
pazara diye çıkıp aynı adama kaçan 2 kadın
abinin önünde ceketimi ilikler saygı ile eğiliyorum.
bize de el ver üstad.
bize de el ver üstad.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en eski eşyası
annem benim icin kucukken ahşap taki kutusu yaptırmıştı. her seyi de benim istedigim şekilde olmuştu. rengi, şekli, içine yazdirdigim yazi. şimdi bi düşündümde en eski eşyam oymuş.
devamını gör...
yazarların başına gelen doğaüstü olaylar
sadece bir tane oldu, onda da üç arkadaş yazlıkta oturuyoruz, kafamız güzel olsun diye akşam için epey alkol ve meze aldık. mutfakta alınanları dolaba doldururken bir sigara yakıp sohbete daldık. sigaraları söndürdükten sonra film açmak için iki arkadaşım da salona doğru gitmeye koyuldu, salona doğru giden tek koridor vardı ve o da haliyle mutfak kapısından başlayan koridor. her neyse, iki arkadaşım birden korkarak ve bağırarak "noluyo lan?" şeklinde tepki verdi. ben de durumu çok anlamamıştım o sırada ama onlar o tepkiyi verdiğinde durumu fark ettim. resmen mutfaktan salona ışınlanmış gibiydim, koridordan hiç geçmedim ama onlar söylediğinde hem mutfaktaki anı, hem de salondaki beni gördükleri anı hatırlıyorum. sonrasında gün boyu bunun nasıl olacağını konuşmuştuk ama bir şey bulamadık tabii.
devamını gör...
gençlerin evliliği düşünmemesi
garibanın yüzü ne zaman gülür ki gençler aç aççç, iş yokkkgaribanın yüzü gülür mü? yazık olur adama da yazık olur evlenip, evde kilim mi kemirelim?
devamını gör...
