normal sözlük hunidaşlar kulübü
öncelikle yüce huninin;
hunisinden öpüp, önünde saygıyla eğiliyorum.
deliliğini başımızdan eksik etmesin. hunisi her daim, bize deliliği göstersin.
kulübümün bana vermiş olduğu, #1150021 tanımda geçen, görevi layığıyla yerine getireceğimden hiç bir hunilinin şüphesi olmasın efendim.
haydar haydar türküsünü söylerek yavaş yavaş gökyüzüne doğru çıkacağım.
topladığım yıldızları çok sevgili hunidaşlı kardeşlerimin hunilerine takacağım.
üstün telepati yeteneğim sayesinde tanrılar ve uzaylı kardeşlerimizden öğreneceğim tüm delilikleri sizlere anlatacağım.
elbet bir gün hunimiz ayda da dalgalanacaktır.
ulu ruhlar bizleri delilikten ayırmasın.
hunisinden öpüp, önünde saygıyla eğiliyorum.
deliliğini başımızdan eksik etmesin. hunisi her daim, bize deliliği göstersin.
kulübümün bana vermiş olduğu, #1150021 tanımda geçen, görevi layığıyla yerine getireceğimden hiç bir hunilinin şüphesi olmasın efendim.
haydar haydar türküsünü söylerek yavaş yavaş gökyüzüne doğru çıkacağım.
topladığım yıldızları çok sevgili hunidaşlı kardeşlerimin hunilerine takacağım.
üstün telepati yeteneğim sayesinde tanrılar ve uzaylı kardeşlerimizden öğreneceğim tüm delilikleri sizlere anlatacağım.
elbet bir gün hunimiz ayda da dalgalanacaktır.
ulu ruhlar bizleri delilikten ayırmasın.
devamını gör...
anlık mutluluk veren şeyler
üşümüş ayaklara.. çorap giymek..
devamını gör...
sözlük içi konular
olumlu, olumsuz eleştiriler bir şeyin gelişmesinde büyük bir yere sahiptir. saygı çerçevesinde yapılan eleştirilere saygı seviyesini aşarak savunma yapmak haklıysanız bile sizi haksız durumuna sokacaktır, ki insanların kendi düşüncelerini belirttiği bir konuda da haklıyı ve haksızı seçmek imkansıza yakındır.
3-5 kuruşluk muhabbetlere girmek yerine insanların kendi fikirlerini diğer fikre saygı duyarak belirtmesi yani ''sadece benim fikrim doğrudur'' algısından çıkıp fikrini belirten yazarla polemiğe girmeye çalışmaması bence daha doğrudur.
burası özgür bir platform mu onu zaman gösterir fakat içinde saygıyı barındıran bir platform olup bunu sürdürmesini çok isterim, ki böyle de olacağını düşünüyorum. ben şu an mutluyum, bakalım.
3-5 kuruşluk muhabbetlere girmek yerine insanların kendi fikirlerini diğer fikre saygı duyarak belirtmesi yani ''sadece benim fikrim doğrudur'' algısından çıkıp fikrini belirten yazarla polemiğe girmeye çalışmaması bence daha doğrudur.
burası özgür bir platform mu onu zaman gösterir fakat içinde saygıyı barındıran bir platform olup bunu sürdürmesini çok isterim, ki böyle de olacağını düşünüyorum. ben şu an mutluyum, bakalım.
devamını gör...
yazarların apartman girişine asmak istediği duyurular
sokak hayvanları için konulan, kenarda köşede duran mama ve su kaplarıyla ne derdiniz var çözemedim. dikkat edin de, bir gün kendiniz de bir kap yemeğe ve suya muhtaç hâle gelmeyin.
devamını gör...
sevgilisi olmayan kişi
hakkında ayrıca başlık açılmasının anlamsız olduğu zat.
bu kadar sorunun arasında boğulurken bir de sevgili tribi çekmek akıl kârı değil; elbette aynı şey karşı taraf için de geçerli. kendime karşı bile sakin ve hoşgörülü kalamıyorken bir de üstüne hayatıma sonradan dahil olmuş alakasız bir insana boş yere stres yaşatmanın anlamı yok. bu topraklarda akıl sağlığını koruyabilen uzaylıdır amk.
hepsini geçtim türkiye gibi kaotik bir topluma ve dengesiz insanlara sahip bir ülkede bırakın ikili ilişkileri insanlarla sağlıklı bir iletişim kurmak bile mümkün değil.
bu kadar sorunun arasında boğulurken bir de sevgili tribi çekmek akıl kârı değil; elbette aynı şey karşı taraf için de geçerli. kendime karşı bile sakin ve hoşgörülü kalamıyorken bir de üstüne hayatıma sonradan dahil olmuş alakasız bir insana boş yere stres yaşatmanın anlamı yok. bu topraklarda akıl sağlığını koruyabilen uzaylıdır amk.
hepsini geçtim türkiye gibi kaotik bir topluma ve dengesiz insanlara sahip bir ülkede bırakın ikili ilişkileri insanlarla sağlıklı bir iletişim kurmak bile mümkün değil.
devamını gör...
maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi
maslow teorisi veya maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi, amerikalı psikolog abraham maslow tarafından 1943 yılında yayımlanmış bir çalışmada ortaya atılmış ve sonrasında geliştirilmiş bir insan psikolojisi teorisidir.
maslow teorisi, insanların belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılamalarıyla, kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturan daha ''üst ihtiyaçlar''ı tatmin etme arayışına girdiklerini ve bireyin kişilik gelişiminin, o an için baskın olan ihtiyaç kategorisinin niteliği tarafından belirlendiğini söz konusu etmektedir. maslow'un kişilik kategorileri kendi aralarında bir dizilim oluştururlar ve her ihtiyaç kategorisine bir kişilik gelişme düzeyi karşılık gelir. birey, bir kategorideki ihtiyaçları tam olarak gideremeden bir üst düzeydeki ihtiyaç kategorisine, dolayısıyla kişilik gelişme düzeyine geçemez.
• fizyolojik ihtiyaçlar: bunlar insanın hayatta kalması için biyolojik gereksinimlerdir; hava, gıda, içecek, barınak, giyim, sıcaklık, uyku ve cinsellik.
bu ihtiyaçlar karşılanmazsa, insan vücudu en iyi şekilde çalışamaz. maslow, diğer tüm ihtiyaçlar bu ihtiyaçlar karşılanana kadar ikincil hale geldiğinden fizyolojik ihtiyaçları en önemli olarak kabul etmiştir.
• güvenlik ihtiyaçları: bireyin fizyolojik ihtiyaçları karşılandıktan sonra, güvenlik ve güvenlik gereksinimleri göze çarpar. insanlar yaşamlarında düzen, öngörülebilirlik ve kontrol isterler. bu ihtiyaçlar aile ve toplum tarafından karşılanabilir (örneğin polis, okullar, iş ve tıbbi bakım).
duygusal güvenlik, finansal güvenlik (istihdam, sosyal refah vb.), yasa ve düzen, korkudan kurtulma, sosyal istikrar, mülk, sağlık ve refah (kazalara ve yaralanmaya karşı güvenlik vb.) bunlara örnek verilebilir.
• sevgi ve aidiyet ihtiyaçları: fizyolojik ihtiyaçlar ve güvenlik ihtiyaçları karşılandıktan sonra, insan ihtiyaçlarının üçüncü seviyesi sosyallik ve aidiyet duygularını içerir. kişilerarası ilişkilere duyulan ihtiyaç davranışı motive eder.
dostluk, samimiyet, güven ve kabul, sevme ve sevilme, bir grubun parçası olmak (aile, arkadaşlar, iş vb.) bu basamakta ihtiyaç duyulan şeylerdir.
• saygı ihtiyaçları: maslow'un hiyerarşisinde dördüncü düzeydir. iki kategoriye ayrılır: bunlardan ilki kendine saygı (haysiyet, başarı, ustalık, bağımsızlık vb.) iken diğeri başkalarından saygı duyma arzusudur (statü, prestij vb.).
maslow, saygı ve itibar ihtiyacının çocuklar ve ergenler için en önemli ihtiyaçlar olduğunu ve gerçek benlik saygısından önce geldiğini belirtir.
• bilişsel ihtiyaçlar: ilgi ve anlayış, merak, keşif, anlam ve öngörülebilirlik ihtiyacı.
• estetik ihtiyaçlar: takdir, güzellik, denge, form vb.
• kendini gerçekleştirme ihtiyacı: maslow'un hiyerarşisinde en üst düzeydir ve bir kişinin potansiyelini, kendini gerçekleştirmesini, kişisel gelişimini ve en yüksek deneyimleri aramasını ifade eder. maslow bu seviyeyi, mümkün olan her şeyi başarma, kişinin "olabileceği her şeyi olma" olma arzusu olarak tanımlamaktadır.
• kendini aşma ihtiyacı: kişi, kişisel benliğin ötesine geçen değerlerle motive edilir (örneğin, mistik deneyimler ve doğa ile ilgili belirli deneyimler, estetik deneyimler, cinsel deneyimler, başkalarına hizmet, bilimin peşinde koşma, dini inanç, vb.).
bu ihtiyaçların alacağı özel biçim elbette kişiden kişiye büyük değişiklik gösterecektir. bir bireyde ideal bir anne olma arzusu şeklinde olabilir, diğerinde atletik olmak olarak ifade edilebilir ve yine başka bir kişide resim çizmeyle veya icatlarla ifade edilebilir. maslow, ihtiyaç sırasının dış koşullara veya bireysel farklılıklara bağlı olarak değişebileceğini söyler. örneğin; bazı bireyler için benlik saygısı ihtiyacı sevgi ihtiyacından daha önemlidir. bir başkası içinse yaratıcılık ihtiyacı en temel ihtiyaçların yerine bile geçebilir.
maslow ayrıca çoğu davranışın çok motivasyonlu olduğuna dikkat çekmiş ve “herhangi bir davranışın sadece bir tanesinden ziyade temel ihtiyaçların birkaçı veya tümü tarafından aynı anda belirlenme eğiliminde olduğunu” belirtmiştir.
maslow teorisi, insanların belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılamalarıyla, kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturan daha ''üst ihtiyaçlar''ı tatmin etme arayışına girdiklerini ve bireyin kişilik gelişiminin, o an için baskın olan ihtiyaç kategorisinin niteliği tarafından belirlendiğini söz konusu etmektedir. maslow'un kişilik kategorileri kendi aralarında bir dizilim oluştururlar ve her ihtiyaç kategorisine bir kişilik gelişme düzeyi karşılık gelir. birey, bir kategorideki ihtiyaçları tam olarak gideremeden bir üst düzeydeki ihtiyaç kategorisine, dolayısıyla kişilik gelişme düzeyine geçemez.
• fizyolojik ihtiyaçlar: bunlar insanın hayatta kalması için biyolojik gereksinimlerdir; hava, gıda, içecek, barınak, giyim, sıcaklık, uyku ve cinsellik.
bu ihtiyaçlar karşılanmazsa, insan vücudu en iyi şekilde çalışamaz. maslow, diğer tüm ihtiyaçlar bu ihtiyaçlar karşılanana kadar ikincil hale geldiğinden fizyolojik ihtiyaçları en önemli olarak kabul etmiştir.
• güvenlik ihtiyaçları: bireyin fizyolojik ihtiyaçları karşılandıktan sonra, güvenlik ve güvenlik gereksinimleri göze çarpar. insanlar yaşamlarında düzen, öngörülebilirlik ve kontrol isterler. bu ihtiyaçlar aile ve toplum tarafından karşılanabilir (örneğin polis, okullar, iş ve tıbbi bakım).
duygusal güvenlik, finansal güvenlik (istihdam, sosyal refah vb.), yasa ve düzen, korkudan kurtulma, sosyal istikrar, mülk, sağlık ve refah (kazalara ve yaralanmaya karşı güvenlik vb.) bunlara örnek verilebilir.
• sevgi ve aidiyet ihtiyaçları: fizyolojik ihtiyaçlar ve güvenlik ihtiyaçları karşılandıktan sonra, insan ihtiyaçlarının üçüncü seviyesi sosyallik ve aidiyet duygularını içerir. kişilerarası ilişkilere duyulan ihtiyaç davranışı motive eder.
dostluk, samimiyet, güven ve kabul, sevme ve sevilme, bir grubun parçası olmak (aile, arkadaşlar, iş vb.) bu basamakta ihtiyaç duyulan şeylerdir.
• saygı ihtiyaçları: maslow'un hiyerarşisinde dördüncü düzeydir. iki kategoriye ayrılır: bunlardan ilki kendine saygı (haysiyet, başarı, ustalık, bağımsızlık vb.) iken diğeri başkalarından saygı duyma arzusudur (statü, prestij vb.).
maslow, saygı ve itibar ihtiyacının çocuklar ve ergenler için en önemli ihtiyaçlar olduğunu ve gerçek benlik saygısından önce geldiğini belirtir.
• bilişsel ihtiyaçlar: ilgi ve anlayış, merak, keşif, anlam ve öngörülebilirlik ihtiyacı.
• estetik ihtiyaçlar: takdir, güzellik, denge, form vb.
• kendini gerçekleştirme ihtiyacı: maslow'un hiyerarşisinde en üst düzeydir ve bir kişinin potansiyelini, kendini gerçekleştirmesini, kişisel gelişimini ve en yüksek deneyimleri aramasını ifade eder. maslow bu seviyeyi, mümkün olan her şeyi başarma, kişinin "olabileceği her şeyi olma" olma arzusu olarak tanımlamaktadır.
• kendini aşma ihtiyacı: kişi, kişisel benliğin ötesine geçen değerlerle motive edilir (örneğin, mistik deneyimler ve doğa ile ilgili belirli deneyimler, estetik deneyimler, cinsel deneyimler, başkalarına hizmet, bilimin peşinde koşma, dini inanç, vb.).
bu ihtiyaçların alacağı özel biçim elbette kişiden kişiye büyük değişiklik gösterecektir. bir bireyde ideal bir anne olma arzusu şeklinde olabilir, diğerinde atletik olmak olarak ifade edilebilir ve yine başka bir kişide resim çizmeyle veya icatlarla ifade edilebilir. maslow, ihtiyaç sırasının dış koşullara veya bireysel farklılıklara bağlı olarak değişebileceğini söyler. örneğin; bazı bireyler için benlik saygısı ihtiyacı sevgi ihtiyacından daha önemlidir. bir başkası içinse yaratıcılık ihtiyacı en temel ihtiyaçların yerine bile geçebilir.
maslow ayrıca çoğu davranışın çok motivasyonlu olduğuna dikkat çekmiş ve “herhangi bir davranışın sadece bir tanesinden ziyade temel ihtiyaçların birkaçı veya tümü tarafından aynı anda belirlenme eğiliminde olduğunu” belirtmiştir.
devamını gör...
sözlükte birbirini tanıdığını düşündüğünüz yazarlar
bazen gerçekten şaşırıyorum neyi kaçırıyorum diye. bir grup var, birlikte hareket ederek sanki her gün birilerini gündeme taşıyor gibiler. o zaman diyorum ki herhalde bunların hepsi aynı apartmanda oturuyor ve tüm sözlüğü kendilerince evirip çeviriyorlar. (bkz: sözlüğü bir apartmandan yönetiyorlarmış) gibi bir durum var da bizden mi saklıyorsunuz?
devamını gör...
tevazu göstermediğiniz konular
çok güzel kek yaparım; o konuda ne eleştiri kabul ederim ne de tevazu gösteririm.profiterol de güzel yapıyorum ama arada tutmayabiliyor, o yüzden onu saymıyorum* .
devamını gör...
bir ailenin çocuğuna yapacağı en büyük kötülük
çocuğunu okutmamak okula gitmesine izin vermemek. özellikle kız çocuklarının.
devamını gör...
güne bir söz bırak
"suçlamak anlamaktan daha kolaydır. anlarsan değişmen gerekir."
devamını gör...
kebapçı nezaketi
öncelikle bakınız bu nezaket kesinlikle yeni açılmış kebapçıda görülen hürmet değildir. birbirine karıştırmayalım.
bir kebapçı default olarak zaten bu skiller ile spawn olur. aynı hürmet ve nezaket esnaf lokantalarında da var. bir kere menü her zaman modülerdir. çorba istersin mesela önden ama tam porsiyon fazla gelecektir, o kadar da aç değilsindir. yarım mercimek dersin, "hemmen abim" der. "başım gözüm üstüne" der. o yarımı 3/4 koyar ama yine yarı fiyat yazar.
mesafelidir mesela, ama aynı zamanda samimidir de. abi abla der, "bizden biri bak bu hee" der yakın durur, ama abi ablaya gösterilen mesafeyi de korur. bakınız bu yakınlığı ve samimiyeti bir rakı balık etkinliğinde göremezsiniz. hemen kebapçıyla rakı balıkçımızı karşılaştıralım da aradaki farkları örnek üstünde görelim bence. + ile konuşanlar kebapçımız olsun, - ile konuşanlar da balıkçımız olsun mu? bence olsun.
+ abim hoşgeldin.
- hoşgeldiniz (veya hoşgeldiniz efendim).
bakın kebapçı gülümsemez bunu derken. otomatik söyler bunu belki. balıkçı hafif gülümseyerek sizi karşılar. kebapçı sizi ağırlar, içeri buyur eder, hizmet eder, baş üstünde tutar. "misafir bereketiyle gelir" düsturundandır. balıkçı sizi davet eder mi diyeyim, kabul eder mi diyeyim, hani müşterisinizdir ve gelip geçici olduğunuzu hissettirir. çok mesafe vardır arada, bir türlü o duvar aşılmaz.
* (bu benim) ustam bana önden bi yarım mercimek. bi'buçuk karışık ızgara alalım ortaya, bana da bi porsiyon adana. yalnız çok acı koyma sonra çıkarken gümrükte sorun oluyo, mideme dokunuyo *. canım sen ne istiyon? hm, ızgara köfte. ustam bi porsiyon da ızgara köfte (iç ses: ulan kebapçıya gelip ızgara köfte mi yicez be hatun pff)
+ hemmen abim. ortaya salata yaptırıyorum abim? içecek ne getireyim, şalgam içer miyiz? (bak bak samimiyete bak allahım kalkıp sarılasım bağrıma basasım geldi seni be adam dur hele)
* yok hocam ayran alalım biz. açık ayranın varsa açık ayran alalım.
+ tabi abim hemen. abime bi'buçuk karışık bi az acılı adana bi de köfte çek ordan. çorbayı şimdi mi getireyim abim yoksa hepsi birlikte mi gelsin?
bakın şimdi aynı diyaloğu restoranda yaşayalım.
- hoşgeldiniz efendim (hanımefendiye dönerek). hoşgeldiniz (bu banaydı). (menü koyar iki tane önümüze)
* (iç sesim: neyse ikimize de gülümseyerek hoşgeldiniz dedi. iyi bari).
** (benim balık kültürüm sıfır. o yüzden ana kahramanımız bu sefer hatun) biz bir levrek bir porsiyon da ızgara hamsi alalım. ortaya salata, karides güveç, kalamar tava, lakerda istiyorum. hayatım ahtapot salatası da söyleyelim mi, yer misin?
* (böğk) yok hayatım sen istiyorsan kendine söyle.
- tabi efendim. içecek olarak ne arzu edersiniz?
** ben ice tea şeftali alayım.
* (ulan nereye düştük) ben de.
- tabi efendim. içecekleri yemeklerle birlikte getiriyorum?
** evet lütfen.
ulan niye aynısı olmadı ya. halbuki ben hayal ederken çok daha başkaydı kafamdaki olaylar. hatun balık bilir, ben hiç anlamam, o yüzden galiba bunlar hep. şimdi bir de masalarımıza bakalım. kebapçıdayız:
bizim kebaplar ızgaralar falan gelene kadar masa donanır. ezmesinden çiğ köftesine, fındık lahmacunundan salatasına, her şey gelir.

şimdi balık restoranımıza konuk oluyoruz.ne istediyseniz o gelir. asla fazlası yoktur. tapas kültürü kurumsal kültüre uğramamıştır.

efendim şöyle ki siz afiyetle kebabınızı yedikten sonra da masanıza güzel güzel tatlınız ikram edilir, çayınız önünüze getirilir, anne evinde gördüğünüz pohpohlamanın benzerini yaşarsınız, geleneksellik vardır bir yanda, diğerinde ise yersiniz ve gidersiniz. çok ticari ve günümüzdür.
kebapçıda gördüğümüz bu ihtimamı bulamayacağımızı bile bile gidip gidip 1tl farkla king boy patates için, sırf manzarası için gidip bir tabağına 50 lira baydığımız künefeler için, "ayh deniz kıyısı olsun" diye tabağına 60 lira verip ucuz kahvaltılar için boşuna vakit harcamışız. kebapçılar bu ülkenin onulmaz değeridir, daha ötesi gelmeyecektir *
bir kebapçı default olarak zaten bu skiller ile spawn olur. aynı hürmet ve nezaket esnaf lokantalarında da var. bir kere menü her zaman modülerdir. çorba istersin mesela önden ama tam porsiyon fazla gelecektir, o kadar da aç değilsindir. yarım mercimek dersin, "hemmen abim" der. "başım gözüm üstüne" der. o yarımı 3/4 koyar ama yine yarı fiyat yazar.
mesafelidir mesela, ama aynı zamanda samimidir de. abi abla der, "bizden biri bak bu hee" der yakın durur, ama abi ablaya gösterilen mesafeyi de korur. bakınız bu yakınlığı ve samimiyeti bir rakı balık etkinliğinde göremezsiniz. hemen kebapçıyla rakı balıkçımızı karşılaştıralım da aradaki farkları örnek üstünde görelim bence. + ile konuşanlar kebapçımız olsun, - ile konuşanlar da balıkçımız olsun mu? bence olsun.
+ abim hoşgeldin.
- hoşgeldiniz (veya hoşgeldiniz efendim).
bakın kebapçı gülümsemez bunu derken. otomatik söyler bunu belki. balıkçı hafif gülümseyerek sizi karşılar. kebapçı sizi ağırlar, içeri buyur eder, hizmet eder, baş üstünde tutar. "misafir bereketiyle gelir" düsturundandır. balıkçı sizi davet eder mi diyeyim, kabul eder mi diyeyim, hani müşterisinizdir ve gelip geçici olduğunuzu hissettirir. çok mesafe vardır arada, bir türlü o duvar aşılmaz.
* (bu benim) ustam bana önden bi yarım mercimek. bi'buçuk karışık ızgara alalım ortaya, bana da bi porsiyon adana. yalnız çok acı koyma sonra çıkarken gümrükte sorun oluyo, mideme dokunuyo *. canım sen ne istiyon? hm, ızgara köfte. ustam bi porsiyon da ızgara köfte (iç ses: ulan kebapçıya gelip ızgara köfte mi yicez be hatun pff)
+ hemmen abim. ortaya salata yaptırıyorum abim? içecek ne getireyim, şalgam içer miyiz? (bak bak samimiyete bak allahım kalkıp sarılasım bağrıma basasım geldi seni be adam dur hele)
* yok hocam ayran alalım biz. açık ayranın varsa açık ayran alalım.
+ tabi abim hemen. abime bi'buçuk karışık bi az acılı adana bi de köfte çek ordan. çorbayı şimdi mi getireyim abim yoksa hepsi birlikte mi gelsin?
bakın şimdi aynı diyaloğu restoranda yaşayalım.
- hoşgeldiniz efendim (hanımefendiye dönerek). hoşgeldiniz (bu banaydı). (menü koyar iki tane önümüze)
* (iç sesim: neyse ikimize de gülümseyerek hoşgeldiniz dedi. iyi bari).
** (benim balık kültürüm sıfır. o yüzden ana kahramanımız bu sefer hatun) biz bir levrek bir porsiyon da ızgara hamsi alalım. ortaya salata, karides güveç, kalamar tava, lakerda istiyorum. hayatım ahtapot salatası da söyleyelim mi, yer misin?
* (böğk) yok hayatım sen istiyorsan kendine söyle.
- tabi efendim. içecek olarak ne arzu edersiniz?
** ben ice tea şeftali alayım.
* (ulan nereye düştük) ben de.
- tabi efendim. içecekleri yemeklerle birlikte getiriyorum?
** evet lütfen.
ulan niye aynısı olmadı ya. halbuki ben hayal ederken çok daha başkaydı kafamdaki olaylar. hatun balık bilir, ben hiç anlamam, o yüzden galiba bunlar hep. şimdi bir de masalarımıza bakalım. kebapçıdayız:
bizim kebaplar ızgaralar falan gelene kadar masa donanır. ezmesinden çiğ köftesine, fındık lahmacunundan salatasına, her şey gelir.

şimdi balık restoranımıza konuk oluyoruz.ne istediyseniz o gelir. asla fazlası yoktur. tapas kültürü kurumsal kültüre uğramamıştır.

efendim şöyle ki siz afiyetle kebabınızı yedikten sonra da masanıza güzel güzel tatlınız ikram edilir, çayınız önünüze getirilir, anne evinde gördüğünüz pohpohlamanın benzerini yaşarsınız, geleneksellik vardır bir yanda, diğerinde ise yersiniz ve gidersiniz. çok ticari ve günümüzdür.
kebapçıda gördüğümüz bu ihtimamı bulamayacağımızı bile bile gidip gidip 1tl farkla king boy patates için, sırf manzarası için gidip bir tabağına 50 lira baydığımız künefeler için, "ayh deniz kıyısı olsun" diye tabağına 60 lira verip ucuz kahvaltılar için boşuna vakit harcamışız. kebapçılar bu ülkenin onulmaz değeridir, daha ötesi gelmeyecektir *
devamını gör...
kadın filozof olmaması
krotonlu theano
aspasia
hypatia
hildegard
marguerite porete
sienalı katharina
christine de pizan
ısotta nogarola ve liste uzayıp gider. tarih boyunca sandığınızın aksine kadınlar sadece doğurup yemek yapmamışlardır. ataerkil düzenin uzun süre dünyayı bırakmamasından mütevellit kadın yazarlar, şairler, filozoflar hep gölgede kalmış hatta saklanmışlardır. uzak bir örnek olmayan j.k. rowling bile harry potter kitaplarını yayınlarken kadın olduğu belli olmasın diye bu isimle basmıştır kitaplarını. bu konuyla ilgili virginia woolf kendine ait bir oda’yı okumanızı şiddetle öneriyorum.
aspasia
hypatia
hildegard
marguerite porete
sienalı katharina
christine de pizan
ısotta nogarola ve liste uzayıp gider. tarih boyunca sandığınızın aksine kadınlar sadece doğurup yemek yapmamışlardır. ataerkil düzenin uzun süre dünyayı bırakmamasından mütevellit kadın yazarlar, şairler, filozoflar hep gölgede kalmış hatta saklanmışlardır. uzak bir örnek olmayan j.k. rowling bile harry potter kitaplarını yayınlarken kadın olduğu belli olmasın diye bu isimle basmıştır kitaplarını. bu konuyla ilgili virginia woolf kendine ait bir oda’yı okumanızı şiddetle öneriyorum.
devamını gör...
çul çürüten
hiç bir kaygısı olmadan yaşayan.gamsız.
devamını gör...
hayvanları kötüleyen atasözü ve deyimler
her kuşu şey yaptık leylek kaldı.
nasıl bir zihniyetten çıkmış olabilir böyle bir atasözü?
nasıl bir zihniyetten çıkmış olabilir böyle bir atasözü?
devamını gör...
suç ve ceza
sayfalarca sürebilen son derece başarılı ve etkileyici betimlemeler içeren, fyodor dostoyevski eseri.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın. bugün kandil. mevlid kandili. hayırlı kandiller efenim. gününüz güzel geçsin.
devamını gör...
bardakla çorba içmek
hacettepe' de bir ara sabahları 7.30 civarı düzenli olarak içme şeklim olmuştu. ilk içtiğimde garipsemedim değil ama önemli olan nasıl içtiğim değil ne amaçla içtiğimdir.mercimeğe ek olarak yayla çorbası da güzel oluyor aman tanelerine dikkat genzinize kaçabilir.
devamını gör...
umut sarıkaya tipi mutsuzluk tanımları
ıslak banyo terliğini çorapla giymek.
devamını gör...

