fatih camii
fatih camii, ilk büyük selâtin camii olarak kabul edilir. istanbul’un fethinden sonra, 1462 yılında inşâsına başlanmıştır. 7 yılda tamamlanmıştır. sinaüddin yusuf bin abdullah’ın mimarı olduğu cami, şehrin yedi tepesinden birine inşa edilmiştir. bizans döneminde inşa edilen havariyyun kilisesi’nin bu konumda olduğu düşünülmektedir. fetihten önce bu yapının altına lahitler yapılmıştır. birisi, hıristiyanlığı kabul eden roma imparatoru ı. konstantin’e aittir. caminin külliyesi de bulunmaktadır. külliyede 16 adet medrese, darüşşifa, tabhane, imaret, kütüphane ve hamam bulunur. caminin ilk inşasından bugüne sadece şadırvan avlusunun üç duvarı, şadırvan, tac kapı, mihrap, birinci şerefeye kadar minareler ve çevre duvarının bir kısmı kalmıştır. şadırvan avlusunda, kıble duvarına paralel olan revak diğer üç yönden daha yüksektir. kubbelerin dış kasnakları sekiz köşelidir ve kemerlere oturmaktadır. kemerler ekseri olarak kırmızı taş ve beyaz mermerlerle işlenmiş, yalnız mihverdekilere yeşil taş kullanılmıştır. alt ve üst pencerelerin çevresi geniş silmelerle çevrelenmiştir. söveler mermerden ve gayet geniştir, kuvvetli silmelerle belirtilmiştir. başta fatih sultan mehmed'in türbesi olmak üzere, osmanlı tarihinin birçok mühim isminin mezarı burada bulunmaktadır. fatih'in eşi ve ıı. bayezid'in annesi gülbahar valide sultan'ın, "plevne kahramanı" gazi osman paşa'nın ve mesnevi şairi abidin paşa'nın türbeleri hazirededir. cami, 1766 depreminde yıkılmıştır ve 1771’de bugünküne benzer haline bürünmüştür. camiyi bu dönemde mimar mehmed tahir ağa yenilemiştir. minarelerin taş külahları 19. yüzyıl sonunda yapılmıştır. mimar mehmed tahir ağa camiyi tamir ettiği sırada eski camiden kalan klâsik parçalarla yeniden yaptığı barok parçaları iyi bir şekilde birleştirmiştir. caminin alçı pencereleri son devirlerde harap olduğundan adi çerçevelerle değiştirildi. avlu kapısının yanındaki yangın havuzu sultan ıı. mahmud tarafından 1825 yılında yaptırıldı. caminin geniş bir dış avlusu vardı. bunun tabhaneye çıkan kapısı eski camiden uçmuştur.
devamını gör...
sanat kulübü fotoğraf yarışması
altıncı fotoğraf yarışmamız sonuçlandı!
oylama sonucunda yansıma fotoğrafıyla yarışmayı kazanan hicligindansi oldu, tebrikler!

yeni yarışmamız da başladı, bu hafta konu sınırlamamız yok, son tarih ise 22 ağustos pazar.
yarışmamızın discord üzerinden yapıldığını ve tüm kulüplerin üyelerinin katılabileceğini hatırlatıyor ve linki buraya bırakıyorum.
herkese bol şans!
oylama sonucunda yansıma fotoğrafıyla yarışmayı kazanan hicligindansi oldu, tebrikler!

yeni yarışmamız da başladı, bu hafta konu sınırlamamız yok, son tarih ise 22 ağustos pazar.
yarışmamızın discord üzerinden yapıldığını ve tüm kulüplerin üyelerinin katılabileceğini hatırlatıyor ve linki buraya bırakıyorum.
herkese bol şans!
devamını gör...
yalnızken içilen rakı
rakı yalnızken de içilir elbet ama ilk kadehten sonra yalnız bırakmaz insanı. alır aklındakini, koyar karşına. kalabalıklaşırsın
elbet içilir rakı tek başına ama rakı bu! rahat bırakmaz ki insanı, döker aklındakini yüreğine. anlamsızlaşırsın
kim demiş tek başına içilmez diye? içilir! ama ister illa bir şarkı fonda! sessizleşirsin
yok canım! meyhaneye gerek yok. doldur kadehi iç. zaten ikinci kadehten sonra her yer sana meyhane. ıssızlaşırsın
dost muhabbeti istemez tek başına içilen rakı. bilirsin! dost diye bildiğin yalandır. kaybolursun
o gelir aklına. gelsin canım ne çıkar. zaten gittiği yok ki! gitmesin! rakı bu, uzak yolları yakın eder, gurbeti sılaya çevirir. derinleşirsin
üçüncü kadehte tek başına içilir. var mı bir kural iki kadehten sonra yalnız içilmez diye? iyice... yalnızlaşırsın
rakı bu! gaza da getirir insanı, yakın geçmişe lanet ederek. “artık önüne bak be oğlum” der sana. ayılırsın
fonda çalan şarkının sözlerine takılırsın. “işte gidiyorum bir şey demeden
arkamı dönmeden, şikayet etmeden”
ve;
gidersin.
elbet içilir rakı tek başına ama rakı bu! rahat bırakmaz ki insanı, döker aklındakini yüreğine. anlamsızlaşırsın
kim demiş tek başına içilmez diye? içilir! ama ister illa bir şarkı fonda! sessizleşirsin
yok canım! meyhaneye gerek yok. doldur kadehi iç. zaten ikinci kadehten sonra her yer sana meyhane. ıssızlaşırsın
dost muhabbeti istemez tek başına içilen rakı. bilirsin! dost diye bildiğin yalandır. kaybolursun
o gelir aklına. gelsin canım ne çıkar. zaten gittiği yok ki! gitmesin! rakı bu, uzak yolları yakın eder, gurbeti sılaya çevirir. derinleşirsin
üçüncü kadehte tek başına içilir. var mı bir kural iki kadehten sonra yalnız içilmez diye? iyice... yalnızlaşırsın
rakı bu! gaza da getirir insanı, yakın geçmişe lanet ederek. “artık önüne bak be oğlum” der sana. ayılırsın
fonda çalan şarkının sözlerine takılırsın. “işte gidiyorum bir şey demeden
arkamı dönmeden, şikayet etmeden”
ve;
gidersin.
devamını gör...
büyü ve sihirden korunmak için yapılması gerekenler
remus lupin den karanlık sanatlara karşı savunma dersi alabilirsiniz.
devamını gör...
başlık sahibinin başlıkta popüler olan tanımı kıskanması
evsahibi'nin yenilmesi gibi bir şey.
benimde başıma gelmişti.
benimde başıma gelmişti.
devamını gör...
en aktif kullanılan sosyal medya
sadece burası var,bir dostumun daveti ile geldim başka hiç bir sosyal mecrada yokum.
burası güzel yer.
burası güzel yer.
devamını gör...
zilyetlik
türk medeni kanununun 973 üncü maddesine göre bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir. kanunun açıklamasından hareketle bir şey üzerindeki fiili hakimiyete zilyetlik denir. mülkiyet hakkı, bir eşya üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma hakkı verirken, zilyetlikte böyle bir tasarruf yetkisi söz konusu değildir. örnek vermek gerekirse; sınav akşamı çalışmak için arkadaşınızın size verdiği kitabın maliki, arkadaşınızdır ancak kitabın zilyedi sizsinizdir. konunun daha iyi anlaşılması için oldukça eğlenceli ve ilgi çekici bir dava olan popov v. hayashi örneğini aşağıya bırakıyorum;
amerikan beyzbol tarihinin en başarılı sporcularından sayılan babe ruth lakaplı georhe herman ruth jr. bir sezonda (1927 yılı) 60 sayı turu (home run) ile kırılması zor bir rekora imza atar. rekor aradan geçen yıllarda iki kez geliştirilir. 2001 senesi beyzbolseverler için tarihi bir anı barındırmaktadır. çünkü beyzbolcu barry bonds kırılması imkânsız olarak görülen bir sezonda en fazla sayı turu vuruşu yapma rekorunu geliştirmek üzeredir. beyzbol kaliforniya’da en popüler sporlardan birisidir ve taraftarlar bu tarihi ana tanıklık etmek istemektedirler. bu nedenlerden dolayı, 7 ekim 2001 tarihindeki maçta tribünler tamamen doludur. tribünlerdeki tüm taraftarların arzusu barry bonds’un sayı turu vuracağı topu yakalamaktır. çünkü top sadece manevi değil aynı zamanda maddi anlamda da ciddi bir değere sahip olacaktır. topu yakalama amacıyla gelen sayısız taraftardan ikisi alex popov ve patrick hayashi’dir. daha sonra davacı ve davalı olarak karşı karşıya gelecek bu ikili topu yakalamak için beyzbol eldivenlerini takıp tribündeki yerlerini almıştır.
maç başlar ve bir süre sonra barry bonds tarihi yetmiş üçüncü sayı turu vuruşunu yapar. tanık beyanları ve görüntülere göre olaylar şu şekilde gelişir: top tribünlere doğru gelir; alex popov beyzbol eldiveniyle topun gidişatını durdurur. fakat popov’un topu tam hâkimiyeti altına alıp almadığı tanık beyanlarından veya görüntülerden anlaşılamaz. tam bu sırada popov oluşan büyük bir arbede sonucu kendisini yerde bulur. kargaşada bazıları topu almak için kasıtlı şekilde popov’un üstüne çullanırken diğerleri arbedenin etkisiyle istemeden kendilerini yerde bulurlar. popov bu süreçte kendisini birçok kişinin altında bulur, nefes almakta zorluk çeker ayrıca tekmelenir. bunun yanı sıra, bazı taraftarlar popov’un beyzbol eldivenine uzanırlar. kargaşadan kimin sorumlu olduğu tanık beyanlarından veya görüntülerden anlaşılamaz.
kargaşa sırasında top popov’un eldiveninden (veya o civardan) ayrılır. topun popov’un eldiveninden (veya o civardan) tam olarak ne zaman, ne şekilde ve neden ayrıldığı görüntülerden veya tanık beyanlarından anlaşılamaz. bu sırada, kargaşa sebebiyle kendisini istemeden yerde bulan ve tüm bu olayların gelişiminde herhangi kusuru olmayan patrick hayashi topu görüp alır, ayağa kalkar ve onu cebine koyar.
güvenlik görevlilerinin müdahalesinden sonra kargaşa yatışır ve popov yerden kalkar. popov yerden kalktıktan sonra topu hâkimiyeti altına aldığını ve onu tutma amacında olduğunu dile getirir. popov, topu tutan hayashi’yi görünce ona topu kendisine vermesini söyler hatta topu kapmaya çalışır. bunun üzerine hayashi topu geri çeker. sonrasında güvenlik görevlileri hayashi’yi tribünlerin güvenli bir kısmına götürür.
olayda altı çizilmesi gereken husus, popov’un topun tam hâkimiyetini sağlayıp sağlayamadığının, topu tam olarak ne zaman ve ne şekilde kaybettiğinin ve kalabalık popov’un üstüne çullanmasaydı onun topun tam hâkimiyetini sağlayıp sağlayamayacağının bilin(e)memesidir.
hukuki uyuşmazlık ve mahkemenin kararı;
davacı popov, zilyetliğinin gaspı (conversion), zilyetliğine zarar verilmesi (trespass to chattel) ve zilyetlik hakkının ihlal edilmesinden dolayı ihtiyati tedbir talepli zilyetliğinin geri verilmesi (constructive trust) davası açar. davacıya göre, hayashi topu kendisinden kasten almıştır ve onu geri vermeyi reddetmektedir.
topa vurulana kadar topun maliki amerika ulusal beyzbol ligi’dir ve bu konuda bir çekince yoktur. vurulduğu andan itibaren top malikin arzusu ile terk edilmiş, taşınır mal üzerindeki hâkimiyet sona ermiştir. amerika birleşik devletleri’nde son seksen yıldır beyzbol maçlarına giden taraftarların yakaladığı topları eve götürme hakkına sahip olduğu kabul edilmektedir. bu nedenle, beyzbol topunu yakalayan taraftar onun maliki olacaktır. bu konu hakkında taraflar arasında çekince yoktur. peki, topa kim(ler) malik olmalıdır?
davanın esası “zilyetlik” tanımı üzerinde yoğunlaşır. kanunlarda zilyetliğin tarifi yapılmıştır fakat ilgili tanım şartlara göre değişiklik göstermektedir. çünkü zilyetliğe ilişkin hukuki uyuşmazlıklar genelde ticari niteliktedir ve farklı ticari sektörler değişik gelenek ve uygulamaları barındırmaktadır. kanun koyucu bu nedenle açık ve net bir zilyetlik tanımından kaçınmıştır. davanın tarafları zilyetlik tanımı üzerinde uzlaşamazlar. mahkemenin uyuşmazlığın çözümüne katkıda bulunması için başvurduğu dört seçkin hukuk profesörü de zilyetliğin tanımı üzerinde mutabık kalamaz.
zilyetliğin açık ve net bir tanımı olmaması onun hakkında genel prensipler olmadığı anlamına gelmez. mahkemenin görüşüne başvurduğu uzman hukukçulardan prof. roger bernhardt’a göre: “zilyetlik eşya üzerinde fiziki kontrolü ve eşyayı kontrol etme niyetini veya başkalarını eşyadan hariç tutmayı gerektirir. fakat genellemeler zilyetliğe ilişkin sorunların çözülmesinde doğrudan belirleyici etken olmaktan ziyade yönlendirici ilke işlevi görmektedir.”
diğer uzman hukukçu prof. brown ise konu hakkında: “zilyetliğe ilişkin geleneksel bakış açısına göre zilyetlik iki unsurun birleşiminden oluşur, zilyetin şey ile olan fiziki ilişkisi ve gayesi. fiziki güç eşya üzerindeki söz konusu fiili kuvvet, eşyayı tutma ve istifade etmektir. fakat zilyetin yalnızca şey üzerindeki fiziki gücü yeterli değildir. eşyayı kontrol etme niyetinin ortaya çıkmış olması şarttır.”
huzurdaki davada eşyayı kontrol etme niyetinin açığa vurulması bir sorun teşkil etmemektedir. çünkü davacı popov topu kontrol etme niyetini, topu yakalamak için beyzbol eldiveni giyip tribünlere gelerek ve topun gidişatını durdurarak açık ve net şekilde ortaya koymuştur. esas sorun davacının top üzerinde yeterli ölçüde münhasır hâkimiyet kurup kurmadığıdır. davalı hayashi’ye göre bir taraftar beyzbol topunu tamamen hâkimiyeti altına almazsa zilyetlik oluşmaz. uzman hukukçu prof. brian gray de benzer görüştedir: “kişi, topu yakalamaya çalışırken, topun ve kendisinin momentumunu sona erdirdiği sırada topun tam hâkimiyetini sağladıysa top yakalanmış sayılır.”
davacı popov’a göre, topun zilyeti olmak için kişinin topu kapma niyeti ve bunun topun gidişatını durdurarak dışa vurulması yeterlidir. zilyetlik için topun tam hâkimiyetini sağlamak gerekli değildir. profesör finkelman ve bernhardt’ın da vurguladığı üzere, bazı durumlarda tam hâkimiyet ve kontrol sağlanmasa dahi zilyetlik tanınabilmektedir. yabani hayvanların avlanılması, balık tutmak ve batmış gemilerin kurtarılması duruma örnek teşkil etmektedir. bir avcı tarafından ölümcül şekilde yaralanmış vahşi hayvan düşmeden önce bir süre boyunca kaçmaya devam edebilir. fakat avcı, yabani hayvanın zilyetliğini onun üzerinde tam hâkimiyet kurduğunda (ele geçirme anında) değil silahla vurduğu sırada kazanır. aynı durum zıpkınla avlanılan balıklar için de geçerlidir. batmış gemi kurtarma operasyonlarında durumun ve eşyanın tabiatının elverdiği ölçüde çaba sarf edilerek zilyetlik elde edilir. fakat yetersiz bir çaba zilyetlik savını desteklemekte eksik kalacaktır. örneğin, batık ve terkedilmiş gemi kurtarma operasyonuna katılacak denizcinin tek başına bir gemiye binip geminin zilyeti olacağını ilan etmesi ona zilyet unvanını kazandırmaz. burada terkedilmiş gemiye operasyon yapılması zilyetlik savını dile getirilmesi için şarttır.
yukarıda açıklandığı üzere, zilyetliğe ilişkin kurallar içinde bulunulan duruma, ilgili sektörün gelenekleri ve uygulamalarına göre değişebilir. davacı popov, yukarıda değinilen açıklamalar ışığında, bir şeye zilyet olmak için onu tamamen hâkimiyet ve kontrol altına almanın gerekli olmadığını iddia etmektedir. fakat yukarıda zikredilen örnekler durumun doğası gereği beyzbol topuna uymamaktadır. kişinin batık gemiyi veya avcı tarafından vurulduktan sonra kaçmakta olan yabani bir hayvanı o anda elleriyle sarması, tam hâkimiyeti ve kontrolü altına alması imkânsızdır. bir beyzbol topu için bu durumun tam tersi geçerlidir. hatta gelenek ve uygulamaya göre, bir beyzbol maçında vurulan topa sahip olmak isteyen taraftarın topu tam kontrol ve hâkimiyeti altına alması yönünde makul bir beklenti vardır. diğer bir deyişle, zilyet olmak için, yaşanan kargaşanın sona ermesini takiben taraftarın topun tam hâkimiyetini sağlamış olması beklenir. popov bunu başardığını gösteren delilleri sunmakta yetersiz kalmıştır.
fakat yukarıdaki bulgu uyuşmazlığın çözülmesinde yeterli değildir. davacı popov’un zilyetliği sağlama çabaları, bir grubun ona hukuka aykırı şekilde toplu olarak saldırmasından dolayı kesintiye uğramıştır. hâkime göre, bu vaka göz önünde bulundurulmadan bir sonuca varmak adil olmaz. ayrıca, yoğun medya ilgisine maruz kalan bu gibi davalar yurttaşların davranışları üzerinde ciddi etki gösterir. bu nedenle, huzurdaki davada bir ilke tekrar vurgulanmalıdır: “biz kaba kuvvetle değil hukukla yönetilen bir ulusuz.”
hakkaniyete göre popov topu yakalama girişimini hukuka aykırı bir hareket tarafından engellenmeden sonlandırabilmeliydi. bunu göz ardı etmek davanın gidişatının şiddet tarafından belirlenmesine yol açar. bu nedenlerden ötürü, mahkeme kararı popov’un tam zilyetliği sağlayamaması tespitiyle sona ermeyecektir. uyuşmazlığı çözümü sadece zilyetliği değil aynı zamanda zilyetliğe sahip olma hakkını da kapsamalıdır.
davacı popov, huzurdaki davada ya zilyetliğinin ya da zilyetliğe sahip olma hakkının tespitini talep etmektedir. ayrıca, zilyetlik hakkının ihlal edilmesinden dolayı ihtiyati tedbir talepli zilyetliğinin geri verilmesi talebinde bulunmaktadır. tüm bu istekler hakkaniyetle bağlantılıdır. hakkaniyet ilkesi de göz önünde bulundurularak mahkeme şu sonuca varmıştır: bir kişi terk edilmiş bir şeyin zilyetliğini elde etmek için önemli fakat yetersiz adımlar atarsa ve bu çaba diğerlerinin hukuka aykırı hareketi sebebiyle kesintiye uğrarsa, bu durum o kişinin eşya üzerinde hukuken tanınabilir bir ön zilyetlik ilgisini doğurur. bu ön zilyetlik ilgisi nitelikli zilyetliğe sahip olma hakkı teşkil eder ve zilyetliğin gaspı (zorla alınan zilyetliğin iadesi) davasını destekleyebilir.
mahkemeye göre, davacı popov topun maliki olmak için bir yola çıkmıştır. varacağı yol ayrımında ya topu başarılı şekilde yakalayacak ve ona sahip olacak ya da topu düşürüp ona zilyet olamayacaktır. huzurdaki davadaki sorun: popov’un yol ayrımına gelmeden bir haydut gurubu saldırıya uğraması ve bu nedenle topun kavrayışını kaybetmesidir.
popov’un hukuken koruma altındaki ön zilyetlik ilgisinin tanınması ona nitelikli bir zilyetlik hakkı tanımakta ve popov’a topu meşru bir şekilde talep etme hakkı vermektedir. bu çözüm yolu kalabalık grubun hukuka aykırı şekilde verdiği zararlara da gönderme yapmaktadır. fakat bu çıkarım davalı hayashi’nin menfaatlerini göz önünde bulundurmadığından, mahkeme tarafların çıkarlarını dengesini gözetmek zorundadır.
davalı hayashi hukuka aykırı bir eylem yapmamıştır. hayashi de popov’a saldıran haydutların mağdurudur. aradaki tek fark hayashi’nin köşeye kaçarak kendisini saldırıdan kurtarmış olmasıdır. hayashi’nin başıboş topu bulduğu nokta da burasıdır. bunu takiben, hayashi topu alıp cebine koyarak tartışmasız şekilde onun tam hâkimiyet ve kontrolünü sağlamıştır.
popov topun tam zilyeti olamamıştır, yaptığı hareketler onun ancak ön zilyet ilgisi sağlamasına yardımcı olmuştur. popov’un eylemlerinden sonra hayashi topun tam zilyeti olmuştur. hayashi topun zilyeti olmak için her şeyi tam olarak yapmıştır. buna rağmen, hayashi topun zilyetliğini edinirken popov’un top üzerindeki zilyetlik ön ilgisi devam etmekte ve hayashi’nin malikliğini gölgelendirmektedir.
topun popov’a verilmesi hayashi bakımından adaletsiz olacaktır. çünkü bu sav popov’un topu yakaladığı varsayımına dayanır ve bu faraziye gerçeklerle desteklen(e)memektedir. topun hayashi’ye verilmesi ise popov’un cezalandırılması anlamına gelir. çünkü bu hipotez popov’un topu düşüreceği varsayımı üzerine kuruludur. bu husus, tıpkı diğeri gibi, gerçeklerle desteklen(e)memektedir.
hem davalı hem de davacı temeli olan sağlam savlar ileri sürmektedir. davanın her iki tarafı da en az diğer kadar itibarı hak etmektedir. bu sebeple ortada bir ikilem vardır. bu açmazın çözümünde ise orta yola başvurulmalıdır.
mahkeme uyuşmazlığın çözümünde “hakkaniyete uygun bölme” (equitable division) teorisinden yararlanmaya karar verir. nazariyenin fikir babası olan prof. r.h. helmholz, kaybedilmiş veya unutulmuş bir eşyayı bulan kişiyle, şeyin bulunduğu arazinin maliki arasındaki uyuşmazlıkları çözmek için bu kuramı öne sürmüştür. huzurdaki dava ile ilgili olmayan sebeplerden ötürü, böyle bir durumda hakkaniyete uygun bölme yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. kökeni roma hukukuna kadar dayanan “hakkaniyete uygun bölme” kuramı, mahkemeye göre, tarafların çatışan iddialarının eşit güçte olduğu durumlarda adalete uygun bir çözüm yolu sağlar.
mahkemenin önündeki uyuşmazlıkta, hem popov hem de hayashi topla temas halindeyken onun kontrolünü sağlamak istemiştir. uyuşmazlığı çözmek için ise hangi tarafın savının daha nitelikli olduğu bulunmalıdır. mahkemeye göre, her iki tarafında da argümanları eşit niteliktedir.
mahkeme, yukarıdaki sebeplerden ötürü, hem davalının hem de davacının topla eşit ölçüde ilgili olduğuna ve bu ilginin bölünemeyeceğine kanaat getirmiştir. bu eşit hükmü uygulayabilmek için mahkeme topun açık arttırma vasıtasıyla satılmasına ve satış bedelinin taraflar arasında eşit olarak bölünmesine karar vermiştir. tüm bu süreçten sonra top bir açık arttırmada satışa çıkarılır ve 450 bin amerikan doları karşılığında satılır, para popov ve hayashi arasında eşit şekilde bölüşülür.
(kaynak; av. can yavuz, güncel hukuk dergisi, aralık 2016, sayfa;156)
amerikan beyzbol tarihinin en başarılı sporcularından sayılan babe ruth lakaplı georhe herman ruth jr. bir sezonda (1927 yılı) 60 sayı turu (home run) ile kırılması zor bir rekora imza atar. rekor aradan geçen yıllarda iki kez geliştirilir. 2001 senesi beyzbolseverler için tarihi bir anı barındırmaktadır. çünkü beyzbolcu barry bonds kırılması imkânsız olarak görülen bir sezonda en fazla sayı turu vuruşu yapma rekorunu geliştirmek üzeredir. beyzbol kaliforniya’da en popüler sporlardan birisidir ve taraftarlar bu tarihi ana tanıklık etmek istemektedirler. bu nedenlerden dolayı, 7 ekim 2001 tarihindeki maçta tribünler tamamen doludur. tribünlerdeki tüm taraftarların arzusu barry bonds’un sayı turu vuracağı topu yakalamaktır. çünkü top sadece manevi değil aynı zamanda maddi anlamda da ciddi bir değere sahip olacaktır. topu yakalama amacıyla gelen sayısız taraftardan ikisi alex popov ve patrick hayashi’dir. daha sonra davacı ve davalı olarak karşı karşıya gelecek bu ikili topu yakalamak için beyzbol eldivenlerini takıp tribündeki yerlerini almıştır.
maç başlar ve bir süre sonra barry bonds tarihi yetmiş üçüncü sayı turu vuruşunu yapar. tanık beyanları ve görüntülere göre olaylar şu şekilde gelişir: top tribünlere doğru gelir; alex popov beyzbol eldiveniyle topun gidişatını durdurur. fakat popov’un topu tam hâkimiyeti altına alıp almadığı tanık beyanlarından veya görüntülerden anlaşılamaz. tam bu sırada popov oluşan büyük bir arbede sonucu kendisini yerde bulur. kargaşada bazıları topu almak için kasıtlı şekilde popov’un üstüne çullanırken diğerleri arbedenin etkisiyle istemeden kendilerini yerde bulurlar. popov bu süreçte kendisini birçok kişinin altında bulur, nefes almakta zorluk çeker ayrıca tekmelenir. bunun yanı sıra, bazı taraftarlar popov’un beyzbol eldivenine uzanırlar. kargaşadan kimin sorumlu olduğu tanık beyanlarından veya görüntülerden anlaşılamaz.
kargaşa sırasında top popov’un eldiveninden (veya o civardan) ayrılır. topun popov’un eldiveninden (veya o civardan) tam olarak ne zaman, ne şekilde ve neden ayrıldığı görüntülerden veya tanık beyanlarından anlaşılamaz. bu sırada, kargaşa sebebiyle kendisini istemeden yerde bulan ve tüm bu olayların gelişiminde herhangi kusuru olmayan patrick hayashi topu görüp alır, ayağa kalkar ve onu cebine koyar.
güvenlik görevlilerinin müdahalesinden sonra kargaşa yatışır ve popov yerden kalkar. popov yerden kalktıktan sonra topu hâkimiyeti altına aldığını ve onu tutma amacında olduğunu dile getirir. popov, topu tutan hayashi’yi görünce ona topu kendisine vermesini söyler hatta topu kapmaya çalışır. bunun üzerine hayashi topu geri çeker. sonrasında güvenlik görevlileri hayashi’yi tribünlerin güvenli bir kısmına götürür.
olayda altı çizilmesi gereken husus, popov’un topun tam hâkimiyetini sağlayıp sağlayamadığının, topu tam olarak ne zaman ve ne şekilde kaybettiğinin ve kalabalık popov’un üstüne çullanmasaydı onun topun tam hâkimiyetini sağlayıp sağlayamayacağının bilin(e)memesidir.
hukuki uyuşmazlık ve mahkemenin kararı;
davacı popov, zilyetliğinin gaspı (conversion), zilyetliğine zarar verilmesi (trespass to chattel) ve zilyetlik hakkının ihlal edilmesinden dolayı ihtiyati tedbir talepli zilyetliğinin geri verilmesi (constructive trust) davası açar. davacıya göre, hayashi topu kendisinden kasten almıştır ve onu geri vermeyi reddetmektedir.
topa vurulana kadar topun maliki amerika ulusal beyzbol ligi’dir ve bu konuda bir çekince yoktur. vurulduğu andan itibaren top malikin arzusu ile terk edilmiş, taşınır mal üzerindeki hâkimiyet sona ermiştir. amerika birleşik devletleri’nde son seksen yıldır beyzbol maçlarına giden taraftarların yakaladığı topları eve götürme hakkına sahip olduğu kabul edilmektedir. bu nedenle, beyzbol topunu yakalayan taraftar onun maliki olacaktır. bu konu hakkında taraflar arasında çekince yoktur. peki, topa kim(ler) malik olmalıdır?
davanın esası “zilyetlik” tanımı üzerinde yoğunlaşır. kanunlarda zilyetliğin tarifi yapılmıştır fakat ilgili tanım şartlara göre değişiklik göstermektedir. çünkü zilyetliğe ilişkin hukuki uyuşmazlıklar genelde ticari niteliktedir ve farklı ticari sektörler değişik gelenek ve uygulamaları barındırmaktadır. kanun koyucu bu nedenle açık ve net bir zilyetlik tanımından kaçınmıştır. davanın tarafları zilyetlik tanımı üzerinde uzlaşamazlar. mahkemenin uyuşmazlığın çözümüne katkıda bulunması için başvurduğu dört seçkin hukuk profesörü de zilyetliğin tanımı üzerinde mutabık kalamaz.
zilyetliğin açık ve net bir tanımı olmaması onun hakkında genel prensipler olmadığı anlamına gelmez. mahkemenin görüşüne başvurduğu uzman hukukçulardan prof. roger bernhardt’a göre: “zilyetlik eşya üzerinde fiziki kontrolü ve eşyayı kontrol etme niyetini veya başkalarını eşyadan hariç tutmayı gerektirir. fakat genellemeler zilyetliğe ilişkin sorunların çözülmesinde doğrudan belirleyici etken olmaktan ziyade yönlendirici ilke işlevi görmektedir.”
diğer uzman hukukçu prof. brown ise konu hakkında: “zilyetliğe ilişkin geleneksel bakış açısına göre zilyetlik iki unsurun birleşiminden oluşur, zilyetin şey ile olan fiziki ilişkisi ve gayesi. fiziki güç eşya üzerindeki söz konusu fiili kuvvet, eşyayı tutma ve istifade etmektir. fakat zilyetin yalnızca şey üzerindeki fiziki gücü yeterli değildir. eşyayı kontrol etme niyetinin ortaya çıkmış olması şarttır.”
huzurdaki davada eşyayı kontrol etme niyetinin açığa vurulması bir sorun teşkil etmemektedir. çünkü davacı popov topu kontrol etme niyetini, topu yakalamak için beyzbol eldiveni giyip tribünlere gelerek ve topun gidişatını durdurarak açık ve net şekilde ortaya koymuştur. esas sorun davacının top üzerinde yeterli ölçüde münhasır hâkimiyet kurup kurmadığıdır. davalı hayashi’ye göre bir taraftar beyzbol topunu tamamen hâkimiyeti altına almazsa zilyetlik oluşmaz. uzman hukukçu prof. brian gray de benzer görüştedir: “kişi, topu yakalamaya çalışırken, topun ve kendisinin momentumunu sona erdirdiği sırada topun tam hâkimiyetini sağladıysa top yakalanmış sayılır.”
davacı popov’a göre, topun zilyeti olmak için kişinin topu kapma niyeti ve bunun topun gidişatını durdurarak dışa vurulması yeterlidir. zilyetlik için topun tam hâkimiyetini sağlamak gerekli değildir. profesör finkelman ve bernhardt’ın da vurguladığı üzere, bazı durumlarda tam hâkimiyet ve kontrol sağlanmasa dahi zilyetlik tanınabilmektedir. yabani hayvanların avlanılması, balık tutmak ve batmış gemilerin kurtarılması duruma örnek teşkil etmektedir. bir avcı tarafından ölümcül şekilde yaralanmış vahşi hayvan düşmeden önce bir süre boyunca kaçmaya devam edebilir. fakat avcı, yabani hayvanın zilyetliğini onun üzerinde tam hâkimiyet kurduğunda (ele geçirme anında) değil silahla vurduğu sırada kazanır. aynı durum zıpkınla avlanılan balıklar için de geçerlidir. batmış gemi kurtarma operasyonlarında durumun ve eşyanın tabiatının elverdiği ölçüde çaba sarf edilerek zilyetlik elde edilir. fakat yetersiz bir çaba zilyetlik savını desteklemekte eksik kalacaktır. örneğin, batık ve terkedilmiş gemi kurtarma operasyonuna katılacak denizcinin tek başına bir gemiye binip geminin zilyeti olacağını ilan etmesi ona zilyet unvanını kazandırmaz. burada terkedilmiş gemiye operasyon yapılması zilyetlik savını dile getirilmesi için şarttır.
yukarıda açıklandığı üzere, zilyetliğe ilişkin kurallar içinde bulunulan duruma, ilgili sektörün gelenekleri ve uygulamalarına göre değişebilir. davacı popov, yukarıda değinilen açıklamalar ışığında, bir şeye zilyet olmak için onu tamamen hâkimiyet ve kontrol altına almanın gerekli olmadığını iddia etmektedir. fakat yukarıda zikredilen örnekler durumun doğası gereği beyzbol topuna uymamaktadır. kişinin batık gemiyi veya avcı tarafından vurulduktan sonra kaçmakta olan yabani bir hayvanı o anda elleriyle sarması, tam hâkimiyeti ve kontrolü altına alması imkânsızdır. bir beyzbol topu için bu durumun tam tersi geçerlidir. hatta gelenek ve uygulamaya göre, bir beyzbol maçında vurulan topa sahip olmak isteyen taraftarın topu tam kontrol ve hâkimiyeti altına alması yönünde makul bir beklenti vardır. diğer bir deyişle, zilyet olmak için, yaşanan kargaşanın sona ermesini takiben taraftarın topun tam hâkimiyetini sağlamış olması beklenir. popov bunu başardığını gösteren delilleri sunmakta yetersiz kalmıştır.
fakat yukarıdaki bulgu uyuşmazlığın çözülmesinde yeterli değildir. davacı popov’un zilyetliği sağlama çabaları, bir grubun ona hukuka aykırı şekilde toplu olarak saldırmasından dolayı kesintiye uğramıştır. hâkime göre, bu vaka göz önünde bulundurulmadan bir sonuca varmak adil olmaz. ayrıca, yoğun medya ilgisine maruz kalan bu gibi davalar yurttaşların davranışları üzerinde ciddi etki gösterir. bu nedenle, huzurdaki davada bir ilke tekrar vurgulanmalıdır: “biz kaba kuvvetle değil hukukla yönetilen bir ulusuz.”
hakkaniyete göre popov topu yakalama girişimini hukuka aykırı bir hareket tarafından engellenmeden sonlandırabilmeliydi. bunu göz ardı etmek davanın gidişatının şiddet tarafından belirlenmesine yol açar. bu nedenlerden ötürü, mahkeme kararı popov’un tam zilyetliği sağlayamaması tespitiyle sona ermeyecektir. uyuşmazlığı çözümü sadece zilyetliği değil aynı zamanda zilyetliğe sahip olma hakkını da kapsamalıdır.
davacı popov, huzurdaki davada ya zilyetliğinin ya da zilyetliğe sahip olma hakkının tespitini talep etmektedir. ayrıca, zilyetlik hakkının ihlal edilmesinden dolayı ihtiyati tedbir talepli zilyetliğinin geri verilmesi talebinde bulunmaktadır. tüm bu istekler hakkaniyetle bağlantılıdır. hakkaniyet ilkesi de göz önünde bulundurularak mahkeme şu sonuca varmıştır: bir kişi terk edilmiş bir şeyin zilyetliğini elde etmek için önemli fakat yetersiz adımlar atarsa ve bu çaba diğerlerinin hukuka aykırı hareketi sebebiyle kesintiye uğrarsa, bu durum o kişinin eşya üzerinde hukuken tanınabilir bir ön zilyetlik ilgisini doğurur. bu ön zilyetlik ilgisi nitelikli zilyetliğe sahip olma hakkı teşkil eder ve zilyetliğin gaspı (zorla alınan zilyetliğin iadesi) davasını destekleyebilir.
mahkemeye göre, davacı popov topun maliki olmak için bir yola çıkmıştır. varacağı yol ayrımında ya topu başarılı şekilde yakalayacak ve ona sahip olacak ya da topu düşürüp ona zilyet olamayacaktır. huzurdaki davadaki sorun: popov’un yol ayrımına gelmeden bir haydut gurubu saldırıya uğraması ve bu nedenle topun kavrayışını kaybetmesidir.
popov’un hukuken koruma altındaki ön zilyetlik ilgisinin tanınması ona nitelikli bir zilyetlik hakkı tanımakta ve popov’a topu meşru bir şekilde talep etme hakkı vermektedir. bu çözüm yolu kalabalık grubun hukuka aykırı şekilde verdiği zararlara da gönderme yapmaktadır. fakat bu çıkarım davalı hayashi’nin menfaatlerini göz önünde bulundurmadığından, mahkeme tarafların çıkarlarını dengesini gözetmek zorundadır.
davalı hayashi hukuka aykırı bir eylem yapmamıştır. hayashi de popov’a saldıran haydutların mağdurudur. aradaki tek fark hayashi’nin köşeye kaçarak kendisini saldırıdan kurtarmış olmasıdır. hayashi’nin başıboş topu bulduğu nokta da burasıdır. bunu takiben, hayashi topu alıp cebine koyarak tartışmasız şekilde onun tam hâkimiyet ve kontrolünü sağlamıştır.
popov topun tam zilyeti olamamıştır, yaptığı hareketler onun ancak ön zilyet ilgisi sağlamasına yardımcı olmuştur. popov’un eylemlerinden sonra hayashi topun tam zilyeti olmuştur. hayashi topun zilyeti olmak için her şeyi tam olarak yapmıştır. buna rağmen, hayashi topun zilyetliğini edinirken popov’un top üzerindeki zilyetlik ön ilgisi devam etmekte ve hayashi’nin malikliğini gölgelendirmektedir.
topun popov’a verilmesi hayashi bakımından adaletsiz olacaktır. çünkü bu sav popov’un topu yakaladığı varsayımına dayanır ve bu faraziye gerçeklerle desteklen(e)memektedir. topun hayashi’ye verilmesi ise popov’un cezalandırılması anlamına gelir. çünkü bu hipotez popov’un topu düşüreceği varsayımı üzerine kuruludur. bu husus, tıpkı diğeri gibi, gerçeklerle desteklen(e)memektedir.
hem davalı hem de davacı temeli olan sağlam savlar ileri sürmektedir. davanın her iki tarafı da en az diğer kadar itibarı hak etmektedir. bu sebeple ortada bir ikilem vardır. bu açmazın çözümünde ise orta yola başvurulmalıdır.
mahkeme uyuşmazlığın çözümünde “hakkaniyete uygun bölme” (equitable division) teorisinden yararlanmaya karar verir. nazariyenin fikir babası olan prof. r.h. helmholz, kaybedilmiş veya unutulmuş bir eşyayı bulan kişiyle, şeyin bulunduğu arazinin maliki arasındaki uyuşmazlıkları çözmek için bu kuramı öne sürmüştür. huzurdaki dava ile ilgili olmayan sebeplerden ötürü, böyle bir durumda hakkaniyete uygun bölme yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. kökeni roma hukukuna kadar dayanan “hakkaniyete uygun bölme” kuramı, mahkemeye göre, tarafların çatışan iddialarının eşit güçte olduğu durumlarda adalete uygun bir çözüm yolu sağlar.
mahkemenin önündeki uyuşmazlıkta, hem popov hem de hayashi topla temas halindeyken onun kontrolünü sağlamak istemiştir. uyuşmazlığı çözmek için ise hangi tarafın savının daha nitelikli olduğu bulunmalıdır. mahkemeye göre, her iki tarafında da argümanları eşit niteliktedir.
mahkeme, yukarıdaki sebeplerden ötürü, hem davalının hem de davacının topla eşit ölçüde ilgili olduğuna ve bu ilginin bölünemeyeceğine kanaat getirmiştir. bu eşit hükmü uygulayabilmek için mahkeme topun açık arttırma vasıtasıyla satılmasına ve satış bedelinin taraflar arasında eşit olarak bölünmesine karar vermiştir. tüm bu süreçten sonra top bir açık arttırmada satışa çıkarılır ve 450 bin amerikan doları karşılığında satılır, para popov ve hayashi arasında eşit şekilde bölüşülür.
(kaynak; av. can yavuz, güncel hukuk dergisi, aralık 2016, sayfa;156)
devamını gör...
türk halkı ne zaman ayaklanacak sorunsalı
bu iş birazcık otoritenin halkına ne kadar baskı uygulayıp yaşam standartlarını düşürdüğüyle alakalıdır. ben şahsen pandemi döneminde halkına en az yardım yapan ülkelerden olduğumuz için bir ayaklanma olabileceği kanısındayım bu yıl ya da diğer yıl içerisinde. ama belli de olmaz, türk halkı o kadar sistematik bir biçimde sindirildi ki toplumsal bilinç kayboldu ve korku iktidarı üzerimize bir kara bulut gibi çöktü. ya ayaklanacağız ya daha da yılacağız. süreç gösterecek.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
geldi mi böylesi gelmedi.
devamını gör...
fırsat doğduğunda kürtlerin en ala ırkçı kesilecek olması
doğu'da bulunmuş her insanın ön görebileceği eylem. konu yavuz değil. bir yerde riya var.
devamını gör...
yazarların küçükken allah sandıkları şeyler
iskambil kağıdındaki papazı allah sanıyordum. tanrı affetsin.
devamını gör...
nedensiz yalan söyleyen insan
mesai arkadaşım.
-spor elemelerinde 400 metreyi 36 saniyede koşmuş. (dünya rekoru 43 saniye) "olum dünya rekoru kırmışsın" diyorum, biliyorum diyor.*
-bir dizide oynayıp 8 tane aktrisle birlikte olmuş. (dizi yayınlanmamış)
-kumarda 40 trilyon kaybetmiş.
-her gün yeni bir kadınla yatmadan uyuyamazmış.
ve daha binlercesi... işin ilginç tarafı bunlara inanıyor da...
bir de sizin mesleğiniz, uzmanlık alanınız ne olursa olsun o konu hakkında sizden daha çok şey biliyordur. siz yanlış biliyorsunuzdur.
-spor elemelerinde 400 metreyi 36 saniyede koşmuş. (dünya rekoru 43 saniye) "olum dünya rekoru kırmışsın" diyorum, biliyorum diyor.*
-bir dizide oynayıp 8 tane aktrisle birlikte olmuş. (dizi yayınlanmamış)
-kumarda 40 trilyon kaybetmiş.
-her gün yeni bir kadınla yatmadan uyuyamazmış.
ve daha binlercesi... işin ilginç tarafı bunlara inanıyor da...
bir de sizin mesleğiniz, uzmanlık alanınız ne olursa olsun o konu hakkında sizden daha çok şey biliyordur. siz yanlış biliyorsunuzdur.
devamını gör...
5 yıl sonraki kendine not
hala yaşıyorsan ne ala.
devamını gör...
ülkemizde küçümsenen meslekler
çobanlık ve çiftçilik tarım yani komple küçümsenen bir meslek. temiz iş kafasıyla burun kıvrılan bu sektör bence en iyisi bebeyim.
devamını gör...
useless box
tuhaf ve işe yaramaz bir makine olmasına rağmen büyük bir ticari gelir elde eden tam bir pazarlama harikasıdır.

daha önce de onlarcası yapılan ve useless machine diye adlandırılan mekanik aletin çalışma ya da çalışır gibi yapma mantığı çok basit aslında ama bu mantık işletildiğinde ortaya mantıksız bir durum çıkıyor.
bu pazarlama stratejisi ile aslında hiçbir işe yaramayan bir aygıt insanlar tarafından kapış kapış satın alındı. daha önce okuduğum bir sosyal deneyde aslında var olmayan bir lokantanın internet üzerinden reklamı yapılıp zirveye yerleşmesine tanık olmuştum. bomboş sayfalardan oluşan kitabın ciddi satış rakamlarına ulaştığını da duymuştur sözlük yazarları.
bu useless box dediğimiz alet ise açma düğmesine bastığınızda kutunun içinden çıkan el ya da kanca benzeri bir aparatın kutuyu kapatmasından ibaret. yani kuyuyu açma amacınız kutuyu kapatmak.
belki de bize felsefi olarak yaptığımız her şeyin kendi kendini yok etmekten başka bir işe yaramadığını göstermek istiyor. belki de anlatmak istediği şey ölene kadar yaşamakta olduğumuz.
siz yine de felsefe düşkünü olsanız da satın almadan önce bir kez daha düşünün bence.

daha önce de onlarcası yapılan ve useless machine diye adlandırılan mekanik aletin çalışma ya da çalışır gibi yapma mantığı çok basit aslında ama bu mantık işletildiğinde ortaya mantıksız bir durum çıkıyor.
bu pazarlama stratejisi ile aslında hiçbir işe yaramayan bir aygıt insanlar tarafından kapış kapış satın alındı. daha önce okuduğum bir sosyal deneyde aslında var olmayan bir lokantanın internet üzerinden reklamı yapılıp zirveye yerleşmesine tanık olmuştum. bomboş sayfalardan oluşan kitabın ciddi satış rakamlarına ulaştığını da duymuştur sözlük yazarları.
bu useless box dediğimiz alet ise açma düğmesine bastığınızda kutunun içinden çıkan el ya da kanca benzeri bir aparatın kutuyu kapatmasından ibaret. yani kuyuyu açma amacınız kutuyu kapatmak.
belki de bize felsefi olarak yaptığımız her şeyin kendi kendini yok etmekten başka bir işe yaramadığını göstermek istiyor. belki de anlatmak istediği şey ölene kadar yaşamakta olduğumuz.
siz yine de felsefe düşkünü olsanız da satın almadan önce bir kez daha düşünün bence.
devamını gör...
günün karikatürü
tapusunu üzerime aldığım başlık olarak kayıtlara geçsin lütfen. *
sıradaki karikatürüm, kendisi gibi tatlı bir karşılama yapan sevgili yedinci dem'e gelsin.
sıradaki karikatürüm, kendisi gibi tatlı bir karşılama yapan sevgili yedinci dem'e gelsin.
devamını gör...
hoş avaz
halk müziği geleneğinde güzel sesli, okuyuşundan haz alınan kişiler için kullanılan tabir.
devamını gör...
sfumato
rönesans resmindeki dört temel teknikten biridir. renk ve tonların buharlaşarak birbirine karışması ve böylece konturların görünmez olmasını sağlayan, buğulu bir gölgelemeyi ifade eder. çoğunlukla aydınlıktan karanlığa geçişlerde kullanılır.
devamını gör...
insanlar beni yoruyor
her gün içten içe söylediğim cümledir. bazen tamamen izole bir hayat istiyorum ama pek cesaret edemiyorum.
devamını gör...
