kendilerini komik sanan yazarlardır.
birileri kendilerine komik olmadıklarını söyleyebilir mi lütfen.
devamını gör...

gelinlerin belindeki kırmızı kuşakları hemen hemen her düğünde görürüz. son zamanlarda farklı renklerde kuşaklar da tercih edilebiliyor ve farklı anlamlar içeriyor.
kırmızı gelin kuşağı bekaret, bereket ve gayreti temsil eder.
mor gelin kuşağı asaleti temsil eder. saraylarda olan düğünlerde bu kuşak tercih edilir.
gri gelin kuşağı: özgüvenin simgesidir. kendi kararı ile evlendiğini ve kendine güvendiğini göstermek isteyen gelinlerin tercih ettiği bir renktir.
pembe gelin kuşağı romantizmi temsil eder. aşkla bağlı olduğu kişiye sadakatini göstermek için seçilen bir renktir.
yeşil gelin kuşağı gönül gözünü temsil eder.
mavi gelin kuşağı kadının sevdiği aynı adamla ikinci kez evlenmesini anlatır.
siyah gelin kuşağı gelinin daha önce başka biri ile evlendiğini temsil eder.
günümüzde bu renkler farklı amaçlar ile de kullanılmaktadır. hatta başta beyaz olmak üzere istediği renkte kuşak takan gelinler de bulunmaktadır.
devamını gör...

kimse tarafından hoşgeldin denilmemis yazar. ben de demeyeceğim. evet.
devamını gör...

evde kahve içip fal kapadım. saçma günlerden birisi daha.
devamını gör...

kısa cümleler kurması..
erkeklere çok konuşmak yakışmıyor bence, onlar dinlesin ve anlasın, o zaman çok çekici oluyorlar..
devamını gör...

son zamanlarda izlediğim en keyifli en güzel diziydi. annemle beraber izledik ve çok güzel bir 7 bölümle baş başa kaldık.
dizi tam olması gerektiği gibi bitiyor tam yerinde bitiyor tam olması gereken bölüm sayısında bitiyor bence.
bir bölüm fazla olsa bir bölüm az olsa bu kadar komple olamazdı gibi geliyor. dönem dizisi olarak karşımıza çıkan the queens gambit dönemi çok güzel aktarıyor 60 ların belirli tadında kavramları izleyici ile buluşuyor. kıyafetler saçlar sokaklar arabalar hepsi bizi 60 lar dönemine götürüyor. hatta izlerken annem ne zaman çekilmiş bu dizi diye sordu bana o kadar başarılı yani.
izleyiciye umut vadediyor umutlu bir hikaye izlettiriyor. üstelik bunu yaparken satranç bilme zorunluluğu sunmuyor size. jest ve mimiklerden bile neler olduğunu anlıyorsunuz. mutlaka ama mutlaka izlenilmesi gereken güzel kusursuz bir hikaye. --! spoiler !--

diziyi izledikten sonra ne yazılmış ne çizilmiş diye bakma fırsatım oldu. insanlar beth harmon karakterine kızmışlar neden hademe amcayla hiç görüşmedin neden ziyarete gitmedin diye kızmışlar bir yerde haklılar ama dizi bunu bilerek böyle işliyor beth karakteri bunun cezasını fazlasıyla çekiyor bunun bedelini hıçkıra hıçkıra ağlayarak ödüyor. beth kusurlu problemli bir karakter o bir kahraman değil problemleri olan (içki sakinleştirici ) bir genç tecrübesiz çelimsiz saf masum ve en önemlisi ailesiz bir genç.
bu yazımda mutlaka işin matematik boyutunu konuşmak isterdim ama satranç bilmediğim için haddime değil.
bobby fischer adlı satranç oyuncusuna benzediğini falan okudum karakterin pek bir bilgim yok.
ayrıca dizi karakterleri öyle güzel işliyor ki mutlaka birinin bir yerde hikayeye dahil olacağını hissediyorsunuz.
mesela jolene karakteri bir an unutuyorsunuz ve karşınıza çıkıyor tebessümle hoşgeldin diyorsunuz.
yakışıklı gazeteci çocuk mesela birden tekrar geliyor ve hoşgeldin yakışıklı geç oyna diyorsunuz. diziyi o yönden çok beğendim.
ayrıca beth harmon tekrar yurda döndüğünde mr shaibelin odasına girdiğinde çok duygulandım ve gözyaşlarımı tutamadım.
o gazete küpürleri o fotoğraf çok duygulandırdı beni.
borgov karakterinin robot gibi davranıp kaybedince ayağa kalkıp alkışlaması son derece güzeldi. profesyonel olmak böyle bir şey.

--! spoiler !--

izlemeyen yazar arkadaşlar varsa aramızda mutlaka izlenmesi gereken bir netflix yapımı. çok güzeldi.
devamını gör...


difenbahya, ağlayan çiçek anlamına gelen bu bitki evlerde çok sık tercih edilen süs bitkilerindendir.ana vatanı güney amerika olan bu bitki tropikal çiçek olarak bilinir.difenbahya, gün ışığını filtrelenmiş şekilde bolca alan evin aydınlık, gölge odalarını sever. yaprakları gün ışığına doğru eğilimde bulunacağından dolayı bitki her ay düzenli olarak ışık yönüne doğru çevrilmelidir.böylece yaprakların yönü ve gelişimi eşit ilerleyecektir. yaprakları üzerinde eğer minik kuruma ya da yaralar gözlemlerseniz bitkinin hoşlanmadığı bir durum söz konusu demektir.
eğer bitki başka bir cisme temas ediyorsa, (duvar gibi)esinti, cereyana maruz kalıyorsa,kalorifer, klima gibi kaynaklara yakın noktalarda ise mutlaka yeri değiştirilmeli ve bu kaynaklardan uzaklaştırılmalıdır.difenbahya’nın toprağı yılda bir defa değiştirilmelidir. ayrıca vitamin ve mineral ihtiyacını karşılayabileceği takviye besinlerden de yararlanırsanız bitki gelişiminde olumlu sonuçlar elde edersiniz. difenbahya’nın sulaması toprak nemi kontrol edilerek toprağın her yeri eşit ıslanacak şekilde yapılmalıdır.suyun dinlendirilmiş olması önemlidir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanın karakterinin yüzündeki anatomik belirteçlerden okunabileceği fikridir. yunanca 3 kelimenin birleşimi ile oluşmuştur. physis yani tabiat; nomos yani yasa; ve gnomon yani yorumlayıcı. hepsini birleştirince kelimenin anlamı "tabiatı bilmek" olarak karşımıza çıkıyor.

bu anlayışın doğu'dan* geldiği söylense de eski yunan'da fizyonomiye inanan fizyonomlar bulunmakta. buna pisagor ve aristo gibi önemli kişileri örnek olarak verebiliriz.

batı ortaçağında işin içine astroloji, büyü ve kehanet gibi şeyler de karışınca iş karışmaya başlıyor ve fizyonomi, iktidar sahipleri tarafından tepki çekmeye başlıyor. çünkü halk, birilerinin bu gibi yetenekleri olduğuna inanmaya başlarsa egemenler, iktidarlarının sarsılacağını düşünüyorlar. vee fizyonomi ile uğraşanlar işkencelere tabi tutuluyorlar. ingiltere'de yasadışı ilan ediliyor hatta.

büyü ve kehanetler ile bir tutulan fizyonominin yıldızı aydınlanma çağı ile parlamaya başlıyor ve günümüzde modern fizyonominin adımları atılmış oluyor.
devamını gör...

sadece telle sınırlı değil elbette, neler neler var. sadece yemek yerken çıkarabileceğiniz lastikler mi verilmez, çenenizi genişletmek için aparatlar mı takılmaz.
uzun süren, acılı, sonunda inci dişlere kavuşacağınız, benim hala sonuna varamadığım ortodontik müdahale.
devamını gör...

bireyleri birbirinden ayıran kişilik özellikleri üzerine yoğunlaşır. insanların karakter özelliklerini anlayabilmek için çeşitli kişilik testleri geliştirir. duygusallık,dışadönüklük,yeniliğe açık olma durumu yani her bireyde farklı olan bu durumları analiz ederek önyargılarıları,stresle başa çıkma yöntemleri ve depresyonla baş etme durumunu kişisel farklı metotlarla çözümlemeye çalışır.
insanlar yalnızca kendini gerçekleştirme eğilimiyle motive edilirler.
her birey kendi özgünlüğünü ve ayrıcalığını farkına varıp kendi içindeki engin denizlere yol almalı.bu noktada kendini iyi tanımana yardımcı olan bir psikoloji alanıda diyebiliriz kişilik psikolojisine.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafa sözlükte küfür yasak olduğu için kullanabileceğimiz söz öbeği.
bütün tersliklerin üst üste gelmesiyle istenmeyen sonuçlar vermesi halinde kullanılan cümle.
devamını gör...

düşünce alışverişi yapmak için iyi bir yöntemdir. insanlar birbirlerini daha derinden tanırlar, entelektüel düzeyleri yakınsar.
devamını gör...

msn'nin ülkemizde popüler olmasından sonra ülkemizdeki abaza topluluğundan faydalanarak para kazanma amacıyla reklam şirketlerinin yaptığı, sanki msn'den bildirim geliyormuş gibi sağ alt köşede çıkan fake(sahte) bildirim. bu fake bildirim trojen virüsü içerirdi.

ayrıca kafa'nın değerli yazarlarından bir tanesi.
devamını gör...

her şeye rağmen yine gün doğuyor sabah oluyor, gün bitiyor akşam oluyor.
yani kısaca, hayat devam ediyor.
devamını gör...

bence siyaset başlıkları için ayrı etiketler olmalı,bu kadar siyaset midemi bulandırıyor.extra olarak din tartışması da ayrı etikette olmalı aslında direkt olarak tartışmalar için özel bir alan olabilir.
devamını gör...

artık tan yeri ışıdı bize uzun gecelerden sonra
bilsen, ne aydın ne güzel bir gün doğuyor seninle bana

sonsuz derdin o karanlıklara, o yalnızlığa, acıya
bilsen, ne aydın ne güzel bir gün doğuyor seninle bana

dön de bir bak yükselen güneşe, erişilen mutluluğa
bilsen, ne aydın ne güzel bir gün doğuyor seninle bana

yemyeşil artık havalar, sular ve sonsuz bütün sevgiler
bilsen, ne aydın ne güzel bir gün doğuyor seninle bana


devamını gör...

özenle hazırlandığını bildiğimiz bir program daha. içerik ne acaba? bize bile söylemedi. * beklemedeyiz son istasyonu!
devamını gör...

ben gerçekten unutkan bi insanım ve bu durumun beni en rahatsız eden yanı sevdiğim insanların ya da daha yeni tanışmış olsam bile değer verdiğim insanların anlattığı şeyi unutmam ve onların da bu durumu yanlış anlayıp değer vermediğim, umursamadığım için unuttuğumu sanması. gerçekten çok üzülüyorum bu duruma açıklıyorum da kendimi ama tanıdıktan bi süre sonra anlıyolar zaten gerçekten unutkan olduğunu ve olayın sadece onunla ilgili olmadığını*
devamını gör...


antik yunan döneminde argos ilinde ephyra kralı’nın yiğit bir oğlu yaşarmış. asıl adı hipponus olan bu delikanlı, bir gün avlanırken yanlışlıkla talihsiz bir şekilde kardeşi belleron’u öldürmüş. bu olaydan sonra ona “belleron’u yiyen” anlamında olan ‘bellerophon’ ismini takmışlar. kardeşinin ölümüne ve bu olaylara çok üzülen yiğit hipponus, keder içinde baba ocağını terk ederek; o zamanki tiryns şehrine, o bölgenin kralı olan proitos’un yanına gitmiş ve onun konuğu olmuş.

kral proitos’un güzel karısı ante, yakışıklı ve yiğit hipponus’a tutulmuş. ne var ki, yiğit olduğu kadar dürüst de olan delikanlı, kralın karısının bu aşkına karşılık vermemiş ve her defasında kraliçenin yakınlaşma çabalarından bir şekilde yolunu bularak, kurtulmuş.

aşkına bir türlü karşılık bulamayan ante, hırsla ve kinle kocasına: “bana aşkını ilan ederek, benimle birlikte olmak isteyen bellerophon’u öldürmezsen, tanrılardan senin lanetini isterim.” demiş.
karısının bu sözleri üzerine çok kızan kral yine de elini, konuğunun kanıyla kirletmek istememiş. bir tahtanın üzerine bir şeyler yazmış, tahtayı dokuz kez sarmış onu, bellerophon’un eline tutuşturarak delikanlıya elindekini; akrabası olan lykia kralı lobates’e götürmesini söylemiş. tahtada, delikanlının kraliçeye sarkıntılık ettiği ve bu yüzden öldürülmesi gerektiği yazılıymış. tüm bu olanlardan habersiz olan delikanlı, ölüm fermanı koltuğunun altına alarak lykia ülkesinin başşsehri olan xanthos (kınık)’taki kralın sarayına varmış.

kral lobates, delikanlıyı sevgiyle karşılamış, onu dokuz gün dokuz gece konuk etmiş. konuğuna, her gün bir boğa kestirip, ikramda bulunmuş. onuncu günün sabahı kral, damadı proitos’tan gelen mektubu istemiş. kral, mektubu okuduğunda bellerophon’un öldürülmesi gerektiğini anlamış. ne var ki, lobates de elini kana bulamak istememiş ve onu lykia ülkesinde dehşet saçan chimera ejdarhasına göndermiş.

chimera ejdarhası o zamanlar chimera’da, olympos dağının eteklerinde yaşarmış. ejderha; bir aslan gibi kükreyerek, ağzından ateşler saçarmış ve bu ateşin alevleri, değdiği her şeyi yakıp kül edermiş. bu ejderhanın kafası aslan kafası, vücudunun yarısı keçi vücudu ve vücudunun arka kısmı da yılan şeklindeymiş.

delikanlı, kendisine söylenen, ejderhanın yaşadığı yere gitmiş ve bu canavarla karşılaşmış. canavar, gördüğü yerde delikanlıya, ağzından ateşler saçmaya başlamış. bellerephon, tek başına bu ejderhayla baş edemeyeceğini anlamış ve tanrılardan yardım istemiş.

mitolojide kanatlı at olarak bilinen pegasus, tanrılar tarafından delikanlıya yardım etmesi için gönderilmiş. delikanlı, kendisine yardım için gelen bu atı yakalamış ve üzerine binmiş. atın üzerinde, bellerephon’u gören ejderha, doğuya doğru kaçmaya başlamış ancak, ejderhanın önüne deniz çıkmış. delikanlı, ejderhayı denizin kıyısında yakalayarak, atıyla gökyüzüne yükselmiş ve onu yukarıda tam yanartaş tepesinin üzerinde mızraklayarak, onu öldürmüş.

ejderha ölmeden önce son bir kez olanca gücüyle ağzından saçtığı alevler her yere düşmüş. ejderhanın bu yakan kavuran ateşinin, tam öldürüldüğü yerde hala daha yandığına inanılır.

bu efsaneye göre ejderhanın ateşinin düştüğü yerin antalya'da bulunan çıralı yanartaş olduğu bilinmektedir ama oradaki ateşin asıl kaynağı metan gazıdır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kaynak
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim