kadınların orgazm olamaması
aslında olamaması değil olması için çaba harcanmaması.
devamını gör...
mutlu olduktan sonra sırada ne var sorunsalı
eğer mutlu olduğunuz şeyi dozunu kaçırmadan ve istikrarlı olarak yaparsanız eminim ki karşınıza daha çok mutluluk çıkacaktır. dozu ayarlayamazsanız maalesef olumsuza kayacaktır.
bilirsiniz, ilaç ile zehri ayıran şey dozdur.
bilirsiniz, ilaç ile zehri ayıran şey dozdur.
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
soner arıca-gözbebeğimsin.
devamını gör...
bir dediği bir dediğini tutmayan insan
yerinde sayıp, eserikli olanlarıda vardır. ya da ikizler burcuna sahiptirler.
devamını gör...
moderasyona soru sor
tanım taşıma butonu neden kaldırıldı?
devamını gör...
ekşi sözlük çaylaklarının normal sözlük’e doluşması
bir ekşi yazarı olarak geri mi dönmeliyim yani?
çaylaklar gelmişse gelmiş dostum. çaylaklar mı bozuyordu sol frameyi?
o anlamsız başlıkları onlar mı açıyordu?
zati alileri direkt yazar yapılmış sanırsınız...
burası kafasozluk. bırakalım artık sahiden kıyas etmeyi. sevdik ki buraya geldik.
çaylaklar gelmişse gelmiş dostum. çaylaklar mı bozuyordu sol frameyi?
o anlamsız başlıkları onlar mı açıyordu?
zati alileri direkt yazar yapılmış sanırsınız...
burası kafasozluk. bırakalım artık sahiden kıyas etmeyi. sevdik ki buraya geldik.
devamını gör...
cenk’in arka bahçesi
konuyla alakam yok ama ben de sevincem.
devamını gör...
ters durum yöntemi
matematikte kullanılan temel ispat yöntemlerinden biridir. bu yöntem için örnek verelim:
karesi tek olan bir sayının, kendiside tektir diyelim ve bunu ispatlayalım. burada ters durumdan gideceğiz yani karesi çift olan bir sayının, kendisi de çifttir bunu ispatlamaya çalışacağız. sayıya x diyelim.
x=2k (bu sayı her şartta çifttir)
karesini alırsak x^2 = 4k^2 yapar.(^ işareti kare olarak okunacaktır, yani x kare=4k kare)
k^2 ister tek ister çift olsun, 4 ile çarparsanız mutlaka çift bir sayı elde edersiniz.
bu şekilde söylediğimizin tersini ispatlamış olduk ve dedik ki tersi doğruysa düzü de bizim dediğimiz gibidir.
(bkz: doğrudan ispat yöntemi)
(bkz: olmayana ergi yöntemi)
(bkz: tümevarım yöntemi)
karesi tek olan bir sayının, kendiside tektir diyelim ve bunu ispatlayalım. burada ters durumdan gideceğiz yani karesi çift olan bir sayının, kendisi de çifttir bunu ispatlamaya çalışacağız. sayıya x diyelim.
x=2k (bu sayı her şartta çifttir)
karesini alırsak x^2 = 4k^2 yapar.(^ işareti kare olarak okunacaktır, yani x kare=4k kare)
k^2 ister tek ister çift olsun, 4 ile çarparsanız mutlaka çift bir sayı elde edersiniz.
bu şekilde söylediğimizin tersini ispatlamış olduk ve dedik ki tersi doğruysa düzü de bizim dediğimiz gibidir.
(bkz: doğrudan ispat yöntemi)
(bkz: olmayana ergi yöntemi)
(bkz: tümevarım yöntemi)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

translate:
her anı dolu dolu yaşayın,
ama onurunuzdan, gururunuzdan ödün vermeden.
ister müslüman olun, ister hristiyan (ya da vs...)
bir gün öleceğiz.
cennet ya da cehennem; belki de bu dünyadadır.
mutlu olun...
havayı içinize çekin...
o şarkıyı dinleyin...
herkesi sevmeyin...
bir gece kulübü wc duvarından çekmiştim.
o kafayla o kadar doğru bir şey yazmış ki yazan...
devamını gör...
sosyopatların özellikleri
psikolojik bozukluk nedeniyle karşısındakilerin düşünce ya da duygularını anlama kabiliyetinden yoksun olan bu ruh hastalarının başlıca özellikleri şunlardır:
insanları etkileme ve kandırma konusunda kimse sosyopatın eline su dökemez.
kolay kolay kimsenin inanmayacağı yalanları, allayıp pullayarak yutturmakta çok beceriklidirler.
utanma, suçluluk veya pişmanlık duymazlar. aslında beyinlerinde bu duyguları işleyebilecek bir merkez yoktur; varsa bile bozuktur.
kendi çıkarları için başkalarına zarar vermekten çekinmezler.
kendi egosunu sürekli göstermeye çalışıp karşısındakini aşağılarlar.
insanları konuşmalarıyla kendilerine hayran bırakacak kadar iyi hatiptirler.
aykırı davranışlar sergilemekte beis görmezler, canları ne isterse onu yapar.
empati yeteneğinden yoksun oldukları için hissettiklerinizi hissedemezler.
karşılarında oturup ağlasanız etrafı izlemekle ve ağlamanızın bir an önce bitmesini beklemekle meşgul olurlar.
duyguları olmasa da çok iyi rol yaparlar.
rahatlıkla başkalarını manipüle edebilir, kendi düşüncelerine inanmaya ikna edebilirler.
yalan söyleme konusunda oscar'lık performansa sahip olan sosyopatlar, sadakat ya da merhamet gibi duyguları olmayan insanlardır.
yalanlarını o kadar güzel sunarlar ki, gözünüzle gördüğünüz ya da kulaklarınızla duyduğunuz şeylerden bile şüphe etmeye başlarsınız.
sizin hayallerinizi ve isteklerinizi kolaylıkla öğrenip, size hayallerinizi gerçekleştirecekmiş gibi konuşurlar.
olayları o kadar abartırlar ki bir noktadan sonra saçmalamaları kaçınılmaz hale gelir. ancak çarpıtılmış gerçekleri bir öykünün arasına ustaca gizleyerek, saf ve iyi niyetli insanları yalanlarına kolayca kandırırlar.
şahsi kazanç uğruna yaşam boyu aldatmaca sergilerler.
kuralları çiğnemekten hoşlanır, insanların haklarını çiğnerler. sürekli bir biçimde sorumsuzca davranırlar. insanlara hükmetmeye bayılırlar.
bedeli ne olursa olsun her tartışmada ve kavgada kazanan taraf olmak isterler.
sevme yeteneğinden yoksundurlar. istediklerini elde etmek için severmiş, empati duyarmış gibi yaparlar. gerçek yaşamlarında kimseyi sevmezler.
derin bir hayal âleminde yaşarlar. bütün bu özellikleri nedeniyle bir sosyopatla mantık çerçevesinde tartışılmaz.
pek çoğu sorgulanmayı hakaret olarak algılar, tepkileri öfke ve saldırganlık şeklinde ortaya çıkar.
insanların güçsüz yanlarını bulup oradan saldırmayı çok severler.
sosyopatın karşısına yalanlarını ve sahtekârlıklarını ortaya koyan kanıtlarla çıktığınızda, sizi kendisine karşı komplo kurmakla suçluyorsa bilin ki karşınızdaki gerçek bir sosyopattır.
sosyopatlar insanlara hiçbir zaman değer vermezler. tedavileri oldukça zordur ve bazen de imkânsızdır. sosyopatlara karşı korunmak için bazı insanların vicdanlarının olmadığı acı gerçeğini kabul edin. vicdansız birisini hayatınıza almayın.
sizi kıran, inciten ve hayal kırıklığına uğratan sosyopatlardan en iyi intikam alma yönteminin iyi ve mutlu bir biçimde yaşamınıza devam etmek olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
insanları etkileme ve kandırma konusunda kimse sosyopatın eline su dökemez.
kolay kolay kimsenin inanmayacağı yalanları, allayıp pullayarak yutturmakta çok beceriklidirler.
utanma, suçluluk veya pişmanlık duymazlar. aslında beyinlerinde bu duyguları işleyebilecek bir merkez yoktur; varsa bile bozuktur.
kendi çıkarları için başkalarına zarar vermekten çekinmezler.
kendi egosunu sürekli göstermeye çalışıp karşısındakini aşağılarlar.
insanları konuşmalarıyla kendilerine hayran bırakacak kadar iyi hatiptirler.
aykırı davranışlar sergilemekte beis görmezler, canları ne isterse onu yapar.
empati yeteneğinden yoksun oldukları için hissettiklerinizi hissedemezler.
karşılarında oturup ağlasanız etrafı izlemekle ve ağlamanızın bir an önce bitmesini beklemekle meşgul olurlar.
duyguları olmasa da çok iyi rol yaparlar.
rahatlıkla başkalarını manipüle edebilir, kendi düşüncelerine inanmaya ikna edebilirler.
yalan söyleme konusunda oscar'lık performansa sahip olan sosyopatlar, sadakat ya da merhamet gibi duyguları olmayan insanlardır.
yalanlarını o kadar güzel sunarlar ki, gözünüzle gördüğünüz ya da kulaklarınızla duyduğunuz şeylerden bile şüphe etmeye başlarsınız.
sizin hayallerinizi ve isteklerinizi kolaylıkla öğrenip, size hayallerinizi gerçekleştirecekmiş gibi konuşurlar.
olayları o kadar abartırlar ki bir noktadan sonra saçmalamaları kaçınılmaz hale gelir. ancak çarpıtılmış gerçekleri bir öykünün arasına ustaca gizleyerek, saf ve iyi niyetli insanları yalanlarına kolayca kandırırlar.
şahsi kazanç uğruna yaşam boyu aldatmaca sergilerler.
kuralları çiğnemekten hoşlanır, insanların haklarını çiğnerler. sürekli bir biçimde sorumsuzca davranırlar. insanlara hükmetmeye bayılırlar.
bedeli ne olursa olsun her tartışmada ve kavgada kazanan taraf olmak isterler.
sevme yeteneğinden yoksundurlar. istediklerini elde etmek için severmiş, empati duyarmış gibi yaparlar. gerçek yaşamlarında kimseyi sevmezler.
derin bir hayal âleminde yaşarlar. bütün bu özellikleri nedeniyle bir sosyopatla mantık çerçevesinde tartışılmaz.
pek çoğu sorgulanmayı hakaret olarak algılar, tepkileri öfke ve saldırganlık şeklinde ortaya çıkar.
insanların güçsüz yanlarını bulup oradan saldırmayı çok severler.
sosyopatın karşısına yalanlarını ve sahtekârlıklarını ortaya koyan kanıtlarla çıktığınızda, sizi kendisine karşı komplo kurmakla suçluyorsa bilin ki karşınızdaki gerçek bir sosyopattır.
sosyopatlar insanlara hiçbir zaman değer vermezler. tedavileri oldukça zordur ve bazen de imkânsızdır. sosyopatlara karşı korunmak için bazı insanların vicdanlarının olmadığı acı gerçeğini kabul edin. vicdansız birisini hayatınıza almayın.
sizi kıran, inciten ve hayal kırıklığına uğratan sosyopatlardan en iyi intikam alma yönteminin iyi ve mutlu bir biçimde yaşamınıza devam etmek olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
devamını gör...
en iyi 36 yazarın kolajı
ülkemde her gün gördüğüm, yine zenginlerin övüldüğü bir kalkışma. karma puanı az olan ben ve benim gibi fakir yazarlar dışlanmış, bir köşede bu başlığı okuyor.
devamını gör...
uyumadan önce küçük bir çocuğa doğaçlama masal anlatmak
ben de sevdiğim kişiye anlatırdım o'ndan sonra artık hiç anlatmayacağım...
devamını gör...
meral akşener'den sayın öcalan gafı
yanlışlıkla söylediğine, kasıtlı olarak söylemediğine inanıyorum. özür de dilemiş, büyütülmemesi gereken bir konu. büyütülmesi gereken çok daha fazla konumuzun olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
güzel girdilere imza atan; takibe aldığım yazar arkadaşımızdır kendileri.
devamını gör...
yabancı dil bölümü öğrencileri için tavsiyeler
yabanci dil deyim yerindeyse çalisilmaz yasanilir. ilgili dil her neyse gun icerisinde o dile olabildigince fazla maruz kalmak, hayatimiza adapte edilmek icin ana prensiptir. beginner seviyesi olarak bilinen baslangic seviyesi biraz kisiyi zorlayabilir dogrudur ama intermediate level'a atlandigi zaman dili gelistirmek olabildigince kolaydir.
esasen kisilere burada "sunu tavsiye ederim" demek hayli yersiz bir davranistir cunku her insanin ögrenme yetisinde guclu olan duyusu farklidir. kimi insan dinleyerek daha kolay ogrenir, kimi insan yazarak kimisi okuyarak... oncelik hangi ogrenme teknigine yatkinsaniz o alanda calismayi surdurmelisiniz. ama nacizane tavsiyem gunluk minimum 4 saatinizi ingilizceye feda etmelisiniz ve bol bol dinlemelisiniz. (ben en cok dinleyerek ogrendim). youtube bu konuda bence bir derya deniz. gerek grammar calismalarinda gerek seviyenize uygun dillenebilir video kayitlariyla seviyenizi gelistirmede hayli katki saglayacaklardir. ek olarak sureklilik cok onemlidir. duzenli olarak rutin bir sekilde calismayi siz siz olun ihmal etmeyin, derim.
esasen kisilere burada "sunu tavsiye ederim" demek hayli yersiz bir davranistir cunku her insanin ögrenme yetisinde guclu olan duyusu farklidir. kimi insan dinleyerek daha kolay ogrenir, kimi insan yazarak kimisi okuyarak... oncelik hangi ogrenme teknigine yatkinsaniz o alanda calismayi surdurmelisiniz. ama nacizane tavsiyem gunluk minimum 4 saatinizi ingilizceye feda etmelisiniz ve bol bol dinlemelisiniz. (ben en cok dinleyerek ogrendim). youtube bu konuda bence bir derya deniz. gerek grammar calismalarinda gerek seviyenize uygun dillenebilir video kayitlariyla seviyenizi gelistirmede hayli katki saglayacaklardir. ek olarak sureklilik cok onemlidir. duzenli olarak rutin bir sekilde calismayi siz siz olun ihmal etmeyin, derim.
devamını gör...
birbiriyle karıştırılan mahlaslar
mutluyum ama sürünüyorum - ölmedim ama haklıyım
mutsuzluğumda haklıyım - haklılığımdan mutluyum
error, error, error, error...
t: yanlış nickaltı girmeye sebebiyet verebilecek mahlaslar.
mutsuzluğumda haklıyım - haklılığımdan mutluyum
error, error, error, error...
t: yanlış nickaltı girmeye sebebiyet verebilecek mahlaslar.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük…
ama öyle, serin bir yaz akşamı, güneş ağır ağır batarken gökyüzünü kızıla boyamış, çiçekli, tiril tiril kısa elbisesini giyinmiş güzel bir kadın, sevdiceğinin elini tutmuş sahilde yürürken, levent yüksel’in “beni benimle bırak giderken” şarkısını mırıldanıyormuş da; o yanındaki mizah yeteneği gelişmemiş, mel’un cinse mensup beyefendi, “tamam” diyip gitme şakası yaparak tat kaçırmış gibi bir günaydın değil elbet…
yaz gecesi, partnerinizle kafi miktarda demlenilmiş, güzelleşilmiş bir şekilde, ellerinizde cila niyetine soğuk biralarla biraz da yalpa vurarak tenha bir kumsala inilmiş, ateş etrafında bira içip şarkı söyleyen kalabalık bi gruba dahil olunmuş da, nazan öncel’in “gidelim buralardan” şarkısına bağıra bağıra, hoplaya zıplaya eşlik edilmiş gibi bir günaydın…
müthişli bir günaydın…
can çektiren, dip düşüren bir günaydın…
ama öyle, serin bir yaz akşamı, güneş ağır ağır batarken gökyüzünü kızıla boyamış, çiçekli, tiril tiril kısa elbisesini giyinmiş güzel bir kadın, sevdiceğinin elini tutmuş sahilde yürürken, levent yüksel’in “beni benimle bırak giderken” şarkısını mırıldanıyormuş da; o yanındaki mizah yeteneği gelişmemiş, mel’un cinse mensup beyefendi, “tamam” diyip gitme şakası yaparak tat kaçırmış gibi bir günaydın değil elbet…
yaz gecesi, partnerinizle kafi miktarda demlenilmiş, güzelleşilmiş bir şekilde, ellerinizde cila niyetine soğuk biralarla biraz da yalpa vurarak tenha bir kumsala inilmiş, ateş etrafında bira içip şarkı söyleyen kalabalık bi gruba dahil olunmuş da, nazan öncel’in “gidelim buralardan” şarkısına bağıra bağıra, hoplaya zıplaya eşlik edilmiş gibi bir günaydın…
müthişli bir günaydın…
can çektiren, dip düşüren bir günaydın…
devamını gör...






