bir yıldır sosyalleşmeyen kişi
yalnız değilsin..hepimiz de aynı dert var..
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
bir cümlenin samimiyetsiz olmasını sağlayan cümleyi kuran kişidir bana göre.
mesela "seni anlıyorum " cümlesini beni anlamadığını bildiğim biri kullanınca fazla samimiyetsiz geliyor. ama beni gerçekten anlayabilecek biri kullanınca mutlu oluyorum. bunun gibi birçok örnek verilebilir. cümleleri samimiyetsizleştiren kelimeler değil insanlardır.
mesela "seni anlıyorum " cümlesini beni anlamadığını bildiğim biri kullanınca fazla samimiyetsiz geliyor. ama beni gerçekten anlayabilecek biri kullanınca mutlu oluyorum. bunun gibi birçok örnek verilebilir. cümleleri samimiyetsizleştiren kelimeler değil insanlardır.
devamını gör...
konuşurken en çok kullanılan kelime
gerçekten, yani, bilmiyorum, inanmıyorum.
hep şaşkınlık içindeyim konuşmada belli ki.
hep şaşkınlık içindeyim konuşmada belli ki.
devamını gör...
evrenin rengi
evrenin rengi kozmik latte. evet yanlış duymadınız. john hopkins üniversitesinde görevli gök bilimciler tarafından yapılan araştırmalar sonucunda evrenin renginin kozmik latte olduğu ortaya çıkmıştır. karl glazebrook ve ıvan baldry isimli gök bilimciler, 2002 senesinde kainatın ortalama renginin yeşile çalan bir beyaz olduğunu öne sürmüştü. ancak bundan kısa bir süre sonra, 2003 yılında 200.000'den fazla gök adanın incelenmesi sonucu ortaya çıkan ışık araştırmalarında bu rengin yeşilimsi beyaz değil de bej renginde olduğu şeklinde düzelttiler.
bu çalışmanın başlangıcındaki asıl amaç evrenin rengini belirlemek değildi. çalışmanın asıl odak noktası yıldız oluşumlarını incelemek ve farklı galaksiler ve gök adaların spektral analizlerini yapmaktı. fraunhofer çizgileri şeklinde, çalışma esnasında spektral aralıklar içerisinde görüntülenen koyu renkli çizgiler daha yaşlı ve daha genç yıldızları gösterdiği öne sürüldü. karl glazebrook ve ıvan baldry'nin değişik galaksilerin ve yıldız oluşumlarının yaşını belirlemek amacıyla yaptıkları çalışma sonucunda evrenin rengine de değinmeleri farklı bir yaklaşım meydana getirdi. yapılan çalışmaların neticesinde, uzay zaman düzlemindeki bir çok yıldızın 5 milyar yıldan daha yaşlı olduğu kanısına varıldı. tüm bu yıldızların ve oluşumların geçmişte daha parlak olacağı düşünülerek, daha çok mavi yıldızların sarıya ve sonrasında da kırmızı devlere dönüştüğü düşünülerek evrenin renginin maviden kırmızıya doğru kaydığı anlaşıldı.
milyon ve milyar ışık yılları uzaklığındaki galaksilerden gelen ışık dünyamıza ulaştığı vakit, yıldızların çok daha genç ve çok daha mavi oldukları dönemlerde gelen ışıklar olması nedeniyle evrenin ortalama renginin saf beyaza kayma eğiliminde olduğu görüldü. ancak evrenin rengi kozmik latte. rengin isminin verilmesinde bir çok basın yayın kuruluşuna, üniversitelere, npr ve bbc gibi büyük haber kanallarına vs. danışıldı. yapılan tüm çalışmaların ardından isim olarak kozmik latte ismi seçildi. beyaz kozmik latte renginin on altılık üçlü değeri #fff8e7 olarak belirlendi. bu rengin renk skalasındaki değeri ise; srgb: 255, 248, 231; cmyk: 0, 2.7, 9.6, 0; hsv: 40o, %9.4, %90 şeklinde tanımlandı. bu tanımlama sonrasında evrenin rengi aşağıdaki renk olarak gösterildi.

(renk görseli evrimagaci.org'dan alınmıştır.)
şimdi diyeceksiniz ki nasıl yani ? evrenin rengi siyah değil mi ? o kadar kara delik, o kadar karanlık enerji dedik bunlar hepsi yalan mıydı ? hayır tabii ki de, kesinlikle yalan değil. ancak bu rengin fiziksel özelliklerini ve nörobiyolojik özelliklerini anladığımız zaman evrenin rengi olduğu kanısına biz de varabiliriz belki.
kaynakça gösterdiğim sayfada rengin fiziğini ve nörobiyolojik özelliklerini de bulabilirsiniz.
kaynakça:
1- evrimagaci.org/kozmik-latte...
bu çalışmanın başlangıcındaki asıl amaç evrenin rengini belirlemek değildi. çalışmanın asıl odak noktası yıldız oluşumlarını incelemek ve farklı galaksiler ve gök adaların spektral analizlerini yapmaktı. fraunhofer çizgileri şeklinde, çalışma esnasında spektral aralıklar içerisinde görüntülenen koyu renkli çizgiler daha yaşlı ve daha genç yıldızları gösterdiği öne sürüldü. karl glazebrook ve ıvan baldry'nin değişik galaksilerin ve yıldız oluşumlarının yaşını belirlemek amacıyla yaptıkları çalışma sonucunda evrenin rengine de değinmeleri farklı bir yaklaşım meydana getirdi. yapılan çalışmaların neticesinde, uzay zaman düzlemindeki bir çok yıldızın 5 milyar yıldan daha yaşlı olduğu kanısına varıldı. tüm bu yıldızların ve oluşumların geçmişte daha parlak olacağı düşünülerek, daha çok mavi yıldızların sarıya ve sonrasında da kırmızı devlere dönüştüğü düşünülerek evrenin renginin maviden kırmızıya doğru kaydığı anlaşıldı.
milyon ve milyar ışık yılları uzaklığındaki galaksilerden gelen ışık dünyamıza ulaştığı vakit, yıldızların çok daha genç ve çok daha mavi oldukları dönemlerde gelen ışıklar olması nedeniyle evrenin ortalama renginin saf beyaza kayma eğiliminde olduğu görüldü. ancak evrenin rengi kozmik latte. rengin isminin verilmesinde bir çok basın yayın kuruluşuna, üniversitelere, npr ve bbc gibi büyük haber kanallarına vs. danışıldı. yapılan tüm çalışmaların ardından isim olarak kozmik latte ismi seçildi. beyaz kozmik latte renginin on altılık üçlü değeri #fff8e7 olarak belirlendi. bu rengin renk skalasındaki değeri ise; srgb: 255, 248, 231; cmyk: 0, 2.7, 9.6, 0; hsv: 40o, %9.4, %90 şeklinde tanımlandı. bu tanımlama sonrasında evrenin rengi aşağıdaki renk olarak gösterildi.

(renk görseli evrimagaci.org'dan alınmıştır.)
şimdi diyeceksiniz ki nasıl yani ? evrenin rengi siyah değil mi ? o kadar kara delik, o kadar karanlık enerji dedik bunlar hepsi yalan mıydı ? hayır tabii ki de, kesinlikle yalan değil. ancak bu rengin fiziksel özelliklerini ve nörobiyolojik özelliklerini anladığımız zaman evrenin rengi olduğu kanısına biz de varabiliriz belki.
kaynakça gösterdiğim sayfada rengin fiziğini ve nörobiyolojik özelliklerini de bulabilirsiniz.
kaynakça:
1- evrimagaci.org/kozmik-latte...
devamını gör...
recep tayyip erdoğan
tuzak başlık.
bu saatte uzak durulmalı. hele ki alkol vücutta yoğunsa.
canım cumhurbaşkanım. (görüldüğü üzere sıfır alkol.)
bu saatte uzak durulmalı. hele ki alkol vücutta yoğunsa.
canım cumhurbaşkanım. (görüldüğü üzere sıfır alkol.)
devamını gör...
hülya avşar'ın sapyoseksüelim açıklaması
alıntıda* yanlışlık yoksa iki kere "ben sapyoseksüelim zaten" demiş. bunu neden bu kadar belirtme ihtiyacı hissettin? popüler kültüre ayak uydurmak için. herkes sapyoseksüel zaten*
devamını gör...
bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük
"kendiniz olmak yerine, başkalarının istediği bir bireye dönüşmektir."
devamını gör...
beğenileriyle mutlu eden yazar
belki de gerçekten samimidir duygular..
devamını gör...
geleneksel çocuk oyunları
çarçaput ile oynanan, pek oyuncak gerektirmeden geçmişte günümüze devam eden oyunlar.
ancak sevgili bengaripsengüzeldünyaumutlu neredeyse aklıma gelen hepsini yazmış. düşünüp taşınıp ekleyebileceğim iki tane var.
-dansa davet
-alman kalesi
ancak sevgili bengaripsengüzeldünyaumutlu neredeyse aklıma gelen hepsini yazmış. düşünüp taşınıp ekleyebileceğim iki tane var.
-dansa davet
-alman kalesi
devamını gör...
hasan can kaya
para kazanmak için exxen platformuna geçti diye küfür edilen komedyen.
ne yapsın adam? sizi mutlu etmek için karın tokluğuna gösteri mi yapsın?
ulan ne acayip insanlarla beraber yaşıyoruz bu ülkede.
ne yapsın adam? sizi mutlu etmek için karın tokluğuna gösteri mi yapsın?
ulan ne acayip insanlarla beraber yaşıyoruz bu ülkede.
devamını gör...
algıda seçicilik
araçla seyahat ederken ya da başka bir şehirde kendi şehrinizin araç plakasını gördüğünüzdeki heyacandır.
devamını gör...
dj gyrotta zao (yazar)
kadın cinayetleri konusundaki hassasiyetine katıldığım eli açık yazarlardan.
devamını gör...
bir insandan vazgeçmek
sen çok seversin o başkasını sevdiğini söyler... onun gözlerine baktığında başkasını görmektense onu hiç görmemeyi tercih edersin
devamını gör...
niebla
miguel de unamuno tarafından 1914 yılında yazılmış roman. dilimize sis olarak çevrilmiştir. hikaye, ana karakter augusto'nun aşk hayatı üzerine şekillenmiş olsa bile en çarpıcı kısımları kitabın son sayfalarında geçen karakter-yazar-tanrı sorgulamasıdır.
--! spoiler !--
agusto, eugenia tarafından terk edilişi ve iç hesaplaşmaları onu intiharın eşiğine sürükledikten sonra hikayede bir karakter olan ve aynı zamanda kitabın yazarı da olan unamuno ile konuşmaya karar verir fakat kendisinin aslında unamuno tarafından yazılmış bir kitap karakteri olduğunu öğrenir. tam da bu noktadan sonra agusto'nun durumu kabullenmeyişi, kurgulanmış tanrı fikri ve ölüm üzerine kayda değer diyaloglar ortaya çıkıyor. kitabın sonu ise tamamen okuyucuya bırakılmış çünkü unamuno ısrarla agusto'nun bir kitap karakteri olduğunu ve kendini öldüremeyeceğini söylüyor fakat agusto bu düşünceyi reddederek kitabın son sayfalarında intihar ediyor. agusto'nun sahiden kendini öldürmeyi başarabildiğini mi yoksa yazarın mı onu öldürmüş olduğunu ise asla öğrenemiyoruz. bir nevi son okuyucuya bırakılmış diyebiliriz.
--! spoiler !--
--! spoiler !--
agusto, eugenia tarafından terk edilişi ve iç hesaplaşmaları onu intiharın eşiğine sürükledikten sonra hikayede bir karakter olan ve aynı zamanda kitabın yazarı da olan unamuno ile konuşmaya karar verir fakat kendisinin aslında unamuno tarafından yazılmış bir kitap karakteri olduğunu öğrenir. tam da bu noktadan sonra agusto'nun durumu kabullenmeyişi, kurgulanmış tanrı fikri ve ölüm üzerine kayda değer diyaloglar ortaya çıkıyor. kitabın sonu ise tamamen okuyucuya bırakılmış çünkü unamuno ısrarla agusto'nun bir kitap karakteri olduğunu ve kendini öldüremeyeceğini söylüyor fakat agusto bu düşünceyi reddederek kitabın son sayfalarında intihar ediyor. agusto'nun sahiden kendini öldürmeyi başarabildiğini mi yoksa yazarın mı onu öldürmüş olduğunu ise asla öğrenemiyoruz. bir nevi son okuyucuya bırakılmış diyebiliriz.
--! spoiler !--
devamını gör...
hiçbir siyasi görüşe sahip olmamak
aslında normal olandır. zamanla fark ettim ki bir siyasi partiden ülkenin bilmem kaç yıllık sorununu çözmesini beklemek fazla iyimser bir şeymiş. bu toorakların en büyük sorunu bu heralde;birinin gelip bizi kurtarmasını beklemek. ama bu gerçekci bir şey değil. her seferinde hayal kırıklığı yaşıyoruz malesef. ki zaten siyaset yalansız olmaz demişler. bizi kaldırmaları için birini seçmek çok ahmakça. ama üzerimize düşeni yapmaya mecburuz. her şeye rağmen ülkelerin kaderi bu aptal seçimlere bağlı olabiliyor.
devamını gör...
güne bir söz bırak
"siz saatleri yaşadınız,
zamantaşlarını.. niceldir saatler adsızdirlar.
renklerini,kokularını kişiseliklerinden alırlar.."
zamantaşlarını.. niceldir saatler adsızdirlar.
renklerini,kokularını kişiseliklerinden alırlar.."
devamını gör...
obsesif kompulsif bozukluk
masumlar apartmanı dizisinin odak noktasını oluşturan, merkezine aldığı ruhsal rahatsızlık. kısaca okb. bu rahatsızlığı bilenler bilir ama konuya fransız olanlar için çok fazla hijyenik takıntı, aşırı temiz olma hastalığı demek. yani aynı yere 30 defa domestos döküp temizlese bile içinin hala rahat edememesi bozukluğu da diyebiliriz. şahsen bu aşırı hijyen olayına pek akıl sır erdiremeyen biri olarak bu okb işini uzaktan seyretmişimdir.
devamını gör...
makinist ile son istasyon radyo yayını
merhaba arkadaşlar,
bu geceki yayınımızda insanların oynadıkları oyunlar başlığından konuşacağız.
başlığa yazarak yayına katılabilirsiniz.
saat 00:00 da blog.kafasozluk.com/
bu geceki yayınımızda insanların oynadıkları oyunlar başlığından konuşacağız.
başlığa yazarak yayına katılabilirsiniz.
saat 00:00 da blog.kafasozluk.com/
devamını gör...

