kış aylarımın vazgeçilmezidir. en sinir eden kısmı pişirdikten sonra kestanenin içindeki ince kabuktan ayrılmamış olmasıdır. soba artık nostalji olduğuna göre fırınlama tekniğini anlatalım ki bahsettiğim sorunu yaşamayın.

fırınlamadan önce kestaneleri 2-3 dk kadar suda bekletip, sonra dış kabuğunu kuruluyoruz. sonrasında kabuğu delecek çizik veya çizikler atıyoruz. 200 dereceye önceden ısıtılmış fırına atıp kestanelerin büyüklüğüne göre 20 ile 30 dk arasında bekliyoruz, afiyetle yiyoruz.

kestanenin ağaç üzerinde nasıl göründüğünü hiç bilmeyen yazar arkadaşlarımız için bir görsel bırakayım, ilginç bulabilirler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yolunda giden işime bir zararın dokunmasın da başka herhangi bir iyiliğini istediğim yok” anlamında kullanılır.
--- alıntı ---

büyük iskender, şehirde gezerken, fışı içinde, bir çul ve bir ekmek torbasıyla köpek gibi yaşayan diyojen’i görür. yanındaki adamlara, bu adamın kim olduğunu sorar ve diyojen’in bir filozof olduğunu öğrenir. felsefeye karşı sevgisi bulunan iskender, fıçıya yaklaşır. güneşin vurduğu fıçı içinde diyojen mayışmış bir şekilde yatmaktadır. büyük iskender diyojen’e kendini tanıtır ve kendisinden bir şey isteyip istemediğini sorar. aldığı cevap tarihe geçer. diyojen, büyük iskender’e sadece “gölge etme, başka ihsan istemem” der.

--- alıntı ---
devamını gör...

bir numarali fani, ekrem imamoglu ama ona ne diyelim? ımamoglu'nu bugun ulkenin basina gecirin, yarin hapishaneden cikarir, elele basina poz verirler. bu demirtas denilen adamin bir partisi var, mecliste soz hakki var savunucularinin olmasi bana pek abes gelmiyor...

ekleme; sucu neymis de hapisteymis diyenler olmus. pkk'yi desteklemesi, dagdaki adamlariyla cekilen elele resimleri, pkk li teroristlerin cenazesine gidilmesi gerektigi hatta bu konuda hdp li milletvekillerine baski yapmasi gibi sayfa sayfa gerekce yeterli mi sizin icin? usenmeyin bir google yapin, ilk on dakika da neyin ne oldugunu istemesenizde goreceksiniz zaten.
devamını gör...

sevgili sözlük dergi okurları,
birlikte geçirdiğimiz ilk bayramımız için çok heyecanlıyız. küçük bir çocuğun şeker dolu ağzıyla koskocaman gülümsediği bir anda "iyi bayramlar!" nidasını ulaştırması gibi geçsin gününüz. dergi mürettebatı sevgiyle ve selamla bayramınızı kutluyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
dergimiz
kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışavurumlarınızı ve iç dökmelerinizi [email protected] adresine gönderebilirsiniz.
devamını gör...

gülhatmi çiçekleridir efendim. yol boyu o kadar ama o kadar çok görmüştüm ki...

odunpazarı yakınında küçük bir el sanatları pazarı vardı. ürünlerin fiyatlarını görünce çok şaşırmıştım. izmir'de 20 tl'ye satılacak bilekliği 5 tl'ye satıyorlardı.

masal şatosu arka kısmında türk dünyası ile ilgili üniversite binasının içindeki müzik aletleri müzesi de muazzamdı.

bir de eti müzesinden gorsel bırakalım.

bozkırın ortasında deniz kabuğu bulunmuş bir şehirdir diyerek de bitirelim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaklaşık 1.5 yıldır yoğun bir ilçe devlet hastanesinde acil serviste çalışmaktayım. bu süreçte yaşadıklarımı biraz anlatmak isterim.bunlar tamamen kendi yaşadıklarımdır. yalnızca benim tecrübelerimdir. o yüzden yazdıklarımın bazıları genel tabloyu özetlese de genellikle özneldir.

---------------acil istismarı-----------------

genelde 2 doktor maksimum 3 doktor nöbet tutuyoruz. bu sayı bazen 1e kadar da düşebiliyor. hasta sayımız covid öncesi dönemde 350-360 bandında gezerken şu sıralar 150 civarında seyretmekte. bu süreçte öncelikle yaşadığım sıkıntı çoğu hekim arkadaşın yaşadığı gibi acil istismarı. nedir bu acil istismarı ? acil istismarı kabaca acil olmayan hastaların acili farklı sebeplerden kullanması diyebiliriz. özele inersek işe gidemedim rapor istiyorum, ilaçlarım bitti yaz, 3-4 yıldır belim ağrıyor kimse çözüm bulamadı bir de sen bak, ben hasta olacak gibiyim bana serum tak vs vs. bunlar normal zamanda aslında pek sıkıntı değildir. yardımcı olabileceğin noktalarda yardımcı olursun olamadığın noktalarda yönlendirirsin bir şekilde yardım edersin. ammaaa bu insanların en büyük zararı bana değil gerçekten acil olan hastayadır. çünkü gerçek acillerin sıra beklemesinin en önemli nedeni acildeki gereksiz kalabalıktır. bunu büyük hastaneler triyaj ile bir nebze çözer ama ilçelerde durum o kadar da iyi olmayabilir.

acil istismarı dediğimiz mevzu aslında tek taraflı da değildir. ben kendi adıma sadece hastane dışındaki dünyayı suçlayamam. acil hastanenin geri kalanı tarafından da çoğu zaman sıkıştırılır. sen bir acile git baksınlar sana tarzında yönlendirmeler de bizi çoğu zaman zor duruma düşürür. çünkü bu tarz hastalar hali hazırda bir yerden bize yönlendirildiği için ekstra sabırsızdır.
bir de sana şunu yapsınlar bunu yapsınlarla bize gelen hastalar vardır ki onları acilde değerlendiremezsin bile. çünkü falancı aile hekimi sana şunları bunları yapsınlar diye tembihleyip hastayı göndermiştir. sen onu gerekli görmez ve yapmazsan kötüsündür iş bilmezsindir. nabzına göre verilen şerbeti sen kesmişsindir.


acil istismarı acilin ciddi anlamda en önemli sorunudur ve örnekler genişlettikçe genişletilebilir. şimdilik burda noktalayalım.
----—-------------------------------------

yaşadıklarımın sadece çok küçük bir kısmı bile baya uzayacak gibi. en iyisi zaman zaman ben burda içimi dökeyim. aslında yüz yüze anlatılarak anlatabileceğim şeyleri yazıya dökmek de biraz zor oluyor. bu yazıda derdim kimseyi suçlamak değil aslında düzen bir şekilde böyle ve bizler de içindeyiz. kırılan ve dediklerimi yanlış anlayanlar olursa kusura bakmasınlar. başka bir zaman başka bir acil sohbetinde görüşürüz.
devamını gör...

bana bir çekiç verin geri çakayım.

insanoğlu dünyayı mahvetmiştir. bazen düşünürüm; iyi geldik bu yaşa kadar hala yaşayabiliyoruz bu dünyada diye.

kimse kusura bakmasın, ben de bir erkeğim, ama bunda erkeklerin çok büyük etkisi bulunmakta.
hiçbir kadın tarihte savaş başlatmamıştır. bir kadın bir kadına tecavüz etmemiştir, aşkına karşılık alamadığı için hiçbir kadın birini öldürmemiştir veya boşandığı eşine musallat olmamıştır... örnekleri siz de çoğaltabilirsiniz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
al benden de o kadar.
devamını gör...

biraz çikolata biraz karamel gibi bayat esprilere girmeden kısaca özetleyeceğim.
o olsun bu olsun şu olsun diye bir şey yok. insanı herhangi bir etikete dahil etmek deniz varken kumda takılmak gibi bir şeydir. artık şu etiketleri ve kısılıp kaldığımız klostrofobik sınırlarımızı bir kenara koyalım ve her insanın her şeyi yapmakta özgür, her tarzda olmasında serbest olduğunu kabullenelim.
şimdi diyeceksiniz bıdı bıdı yapma sana göre olmazsa olmaz ne diyor cevap ver git ne uzatıyorsun. tamam da herkes şu olsun bu olsun o olsun diye binaya bir tuğla eklediğinde o iş kitlelere yayılıyor o enerji tüm türkiye'ye vuruyor bunun sonucunda etiketlere, klişelere, yüzeyselliğe bağlı kalınan ilişkiler doğuyor. bunu istemediğim için karınca misali su döküyorum. yapmayalım böyle şeyler. neden çünkü olmazsa olmaz dediğimiz kriterler gün gelir birinde olmaz ama o kişide öyle şeyler olur ki nevrimiz döner.
devamını gör...

sütle iyice ezer, mamanızı bir güzel yersiniz.büyümeyen çocukların en sevdiğinden.
devamını gör...

e hal hatır sormadan konuya girince de kızıyorsunuz (bkz: hal hatır sormadan konuya giren insan), işi düşünce aradığı için de (bkz: sadece işi düşünce arayan insan). ne yapsın garip?

karar verilsin artık; işi düşünce arasın mı aramasın mı, ararsa hal hatır sormadan konuya girsin mi girmesin mi? yoksa samimi olmayan şekilde hal hatır sorsun mu? ya da ne bileyim işi düşse de aramasın mı napsın? asıl konu nedir yani?

“sadece işi düşünce” arayan kişi/kişilerin samimiyetinin sorgulandığı başlık.
devamını gör...

monarsi, liderinin bir birey oldugu hukumet bicimidir. butun insanlik tarihi boyunca birbirinden cok farkli tipte monarsiler olmustur. her monarsi otokratik degildir. aslina bakarsaniz, ozellikle avrupa'da, cogunlukla monarsiler otokratik degildir. monarsilerin otokratik oldugu yanilgisi, absolutismden gelir. absolutist monarsi tipi 17 ve 18.inci yuzyilda yaygindi. toplumun genelinin aklinda olan monarsi imajida bu tip monarsilerden gelir.

her monarsi, sadece tek bir hukumdara sahip degildir. dual monarchy denilen tipte monarsiler, cift hukumdara sahiptir. dual monarchy'nin en tipik orneklerinden biri sparta ve avusturya-macaristan ımparatorlugudur. (her ne kadar sparta, monarsiden cok oligarsi olsa da, sonucta iki krali vardir).

ayrica, tum monarsilerde, hukumdar soya dayali olarak secilmez. sadece kalitsal monarsilerde, taht ebeveynden cocuga gecer. tarih boyunca baktigimizda, irsi, yani kalitsal monarsiler muhtemelen cogunlugu olusturmaz. mesela, cumhuriyet donemi oncesi, roma devleti bir seçimli monarsidir. lehistan-litvanya birligi de bir seçimli monarsidir. orta çag avrupasindaki çogu monarsi seçimli monarsidir. hukumdar aristokrasi tarafindan seçilir. bir monarside, hukumdarin ne kadar guclu oldugu genelde aristokrasinin gucune baglidir. aristokratlar ne kadar gucluyse, veliahtin seçiminde bir o kadar soz sahibilerdir genelde.

son olarak butun monarsiler ataerkil degillerdir. afrika'da anaerkil monarsiler dikkate alinacak kadar yayginlardir.
devamını gör...

işte feraset, işte fazilet, işte adam gibi adamlık!!!

ankara büyükşehir belediyesi, pandemi nedeniyle zor günler geçiren işletme sahiplerine katkı amacıyla 'lezzet ankara' adında yemek sipariş uygulaması başlattı. restoranların uygulamaya ücretsiz olarak kaydolabileceği ve komisyon alınmayacağı açıklandı.

ankara büyükşehir belediyesi, esnaf için lezzet ankara adında yeni bir uygulama başlattı. yemek sipariş platformuna işletmelerin yüzde 0 komisyonla ve ücretsiz kayıt olabileceği açıklandı.
ankaralılar ise internet üzerinden ürün siparişi vererek esnafa destek olabilecek. ankara büyükşehir belediyesi'nin başlattığı uygulamaya kısa sürede 149 restoran kaydoldu.
mansur yavaş duyurdu
ankara büyükşehir belediye başkanı mansur yavaş, “esnafımızın alın terini korumak adına %0 komisyonla ‘lezzet ankara’ var. işletmelerimizin menülerini sisteme girmesinin ardından portalımızı sizlerle buluşturacak olmanın heyecanını yaşıyoruz” açıklamasını yaptı.
ankara'da işletme sahipleri lezzetankara.com/nasiluyeol... adresi üzerinden sisteme kayıt olabilecek.

buradan
devamını gör...

vücutta kirli kanın taşındığı ,çapı en geniş olan damardır. vücudun üst kısımlarından kalbe yerçekimi ve arkadaki kanın öndeki kanı itmesiyle kolayca ulaşırken vücudun alt kısımlarında yerçekimine karşı iş yapıldığı için kapakçıklar bulunur. kapakçıklar, kan kalbin sağ kulakçığına doğru yol alırken geriye doğru gitmesin diye arkasından kapanır . ayrıca sağ kulakçıktan gelen emme kuvveti de vücudun alt kısımlarından gelen kanın kalbe ulaşmasında etkilidir.
devamını gör...

birkaç sene önceye kadar aşırı ünlü bir aparattı. sonra ne oldu da selfie çubuğuyla fotoğraf çekinme akımı bitti anlayamadım. herkesin kolu uzadı sanırım bir anda.*
devamını gör...

benzersiz bir filozof olan friedrich nietzsche kafa sözlük’te nick seçmeden önce “düşüncelerimi yazacağım ama haklı olup olmadığım kimin umurunda olacak. yanlışları düzeltmediğim sürece benim haklı olmamın kime ne faydası olacak? haklıyım ama mutlu değilim nicki tam bana göre" derdi.
bazen kendimizi boşlukta hissederiz, enerjimiz bitmiştir, duygularımız tükenmiştir...derken bir kitaba rastlarız...duygu dolu, bilgi dolu, güzellik dolu… okuruz, hiç bitmesin isteriz…haklıyım ama mutlu değilim nickli yazarın yazılarını okur gibi…iyilik başta olmak üzere her kavramı sanatsal bir şekilde anlatan takip edilesi örnek bir yazardır.
kafa sözlük’ün daha iyi bir sözlük olması için hakikati seslenen senin gibi yazarlara ihtiyacı var. hem haklı hem de mutlu olduğun günler umarım çabuk gelir sevgili yazar.
devamını gör...

kuruyasıca bir huyum var pdf okuyamıyorum, okuduğum şeyi algılayamıyorum pdf olduğunda. uykunuz gelmişken bir şey okumaya devam edersiniz ya hani sadece gözleriniz takip eder ama aklınızda hiçbir şey kalmaz. mutlaka kitabı almam lazım. makale falan da okuyamıyorum illa yazıcıdan çıkartmam gerekiyor, sapık gibi elleyeyip okşamam lazım kağıdı. millet çat çut indiriyor okuyor paylaşıyor bir enayi ben miyim acaba diye düşünüyorum. kitapçılara her girdiğimde bunun ne kadar büyük bir sorun olduğunu fark ediyorum. dün iki kitaba 150 lira verdim şaka gibi. normalde kitaba verdiğim paraya asla acımazdım ama o zamanlar bu paraya 7-8 kitap alabiliyordum. şimdi de acımıyorum ama düşünüyorum faturayı mı ödesem kitap mı alsam diye halimize bakın.
devamını gör...

model grubunun bas gitaristi olmasıyla ünlenmiş olması muhtemel sanatçı ya da ben kendisini böyle tanıdım. seven day sleep projesi için bir dönem abd’de müzik yapıp daha sonra tekrar türkiye’de müziğe devam eden sanatçıdır.
devamını gör...

erkekler net olmayı seviyor, kadınlar da çözülmeyi bekliyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim