1. normal sözlük kampı
çadırda sevişen gençleri kıskanarak viski içeceğim kamptır.
yaşlılık zor.
yaşlılık zor.
devamını gör...
bin muhteşem güneş
ağlamama sebep olan bir kitaptı özellikle meryem'in kendini feda etmesi beni çok derinden etkiledi.
devamını gör...
küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler
çok sevdiğim bir şeyin acımasızca eleştirilip gömülmesi. o kadar mutsuz oluyorum ki... sevmiyorsan git ötede sevme sanki bana sevmiyor hıh.
devamını gör...
dar pantolon giyen erkek
dar falan amenna da bunun kırmızı tonları ve hardal rengi pantolon giyenleri var onlar biraz sorunlu gibi geliyor bana.
devamını gör...
sivas katliamı
"o gün yanan ateş, o gün kaybettiklerimiz, hala yüreğimizde, unutma, unutturma..."
yumrukluyorum duvarları, yumrukluyorum kara gecenin bedenini
ellerim kan içinde, nehirler taşmış yanaklarımda
37 can, 37 gül çatlamış susuzluktan sivas’ın içinde
nasıl uyku tutar gözlerimi
döne döne semaha duranlar tutuştu önce
sonra türküler sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin yanı başına
sivas sivas yiğitlik midir emanet cana kıymak
yiğitlik midir bir tutam ışığı kör bıçakla güneşten koparıp karanlığa kuban etmek
söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak
var mıdır kardelen akınında bir avuç inciyi ateşte tutmak
böyle garip düştüğüme bakma, böyle mahsun durduğuma
varsın ateşim suskunlukla beslensin
benimde yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik
senin de dağların var sivas senin de dağların
dağlarında şahanların!
gün tutuşur canım gece tutuşur
yangınlarda tutsak canlar tutuşur
gülüm toprak olur yele karışır
yürür gelir canlar yollar tutuşur
sivas ellerinde sazım tutuşur
söz tutuşur canım türkü tutuşur
teller bizi söyler diller yarışır
özgürlüğü yazan kalem tutuşur
canlar can olurda eller tutuşur
dost evinde canım sevda tutuşur
pir sultanlar ölmez binler yetişir
akar gelir canlar tarih tutuşur -grup yorum-
not : arkadaşlar gerçek sayı 33 aydının katledilişidir. diğer 4 kişiden 2 si otel çalisanı, 2 si ise o cani, yobaz güruhtandır. şiirin orjinal halini bozmamak adına dokunmadım.
yumrukluyorum duvarları, yumrukluyorum kara gecenin bedenini
ellerim kan içinde, nehirler taşmış yanaklarımda
37 can, 37 gül çatlamış susuzluktan sivas’ın içinde
nasıl uyku tutar gözlerimi
döne döne semaha duranlar tutuştu önce
sonra türküler sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin yanı başına
sivas sivas yiğitlik midir emanet cana kıymak
yiğitlik midir bir tutam ışığı kör bıçakla güneşten koparıp karanlığa kuban etmek
söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak
var mıdır kardelen akınında bir avuç inciyi ateşte tutmak
böyle garip düştüğüme bakma, böyle mahsun durduğuma
varsın ateşim suskunlukla beslensin
benimde yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik
senin de dağların var sivas senin de dağların
dağlarında şahanların!
gün tutuşur canım gece tutuşur
yangınlarda tutsak canlar tutuşur
gülüm toprak olur yele karışır
yürür gelir canlar yollar tutuşur
sivas ellerinde sazım tutuşur
söz tutuşur canım türkü tutuşur
teller bizi söyler diller yarışır
özgürlüğü yazan kalem tutuşur
canlar can olurda eller tutuşur
dost evinde canım sevda tutuşur
pir sultanlar ölmez binler yetişir
akar gelir canlar tarih tutuşur -grup yorum-
not : arkadaşlar gerçek sayı 33 aydının katledilişidir. diğer 4 kişiden 2 si otel çalisanı, 2 si ise o cani, yobaz güruhtandır. şiirin orjinal halini bozmamak adına dokunmadım.
devamını gör...
sevgilinin en yakın arkadaşın olması
dünyanın en harika olaylarından biridir. yaşayan bilir.
devamını gör...
passamaquoddy
a.b.d'nin kuzey doğusunda yaşayan, algonkin dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
beyazlar geldiğinde maine eyaleti ve civarında yaşıyorlardı. wabanaki topluluğunun bir üyesi olarak, ingiliz'ler ve onların ittifakları iroquoi'lerle savaştılar. yoğun beyaz nüfus karşısında direnemeyip, önce ingilizlerle, sonra amerikalılarla anlaşıp, belli bir bölgede yaşamayı kabul ettiler.
bugün, a.b.d'nin maine ve kanada'nın new brunswick eyaletlerinde yaşıyorlar.
beyazlar geldiğinde maine eyaleti ve civarında yaşıyorlardı. wabanaki topluluğunun bir üyesi olarak, ingiliz'ler ve onların ittifakları iroquoi'lerle savaştılar. yoğun beyaz nüfus karşısında direnemeyip, önce ingilizlerle, sonra amerikalılarla anlaşıp, belli bir bölgede yaşamayı kabul ettiler.
bugün, a.b.d'nin maine ve kanada'nın new brunswick eyaletlerinde yaşıyorlar.
devamını gör...
kendimizi hafiflemiş hissetmemizi sağlayan şeyler
kafa açan arkadaşlarım var benim* çok şükür ki varlar onlarla konuşmak, dertleşmek, beni anladıklarını görmek. yalnız olmadığımı bilmek.*
devamını gör...
normal sözlük çocuk korosu
içerisinde olmaktan gurur duyduğum koro. bana bu guzel teklif ile gelen (bkz: miko) ya çoook teşekkür ediyorum. biz söylerken çok eğlendik umarım sizler de eğlenmişsinizdir. çoook keyifli aksamlarrrr.
devamını gör...
yazarların yakın gelecekteki hayali
okulu bitirmek.
devamını gör...
fazla düşünme sorunu olan insanların ortak yanları
hiçbir şey'den emin olamama, endişe hali, olumsuz senorya yazma. bence düşündüğümüzden daha fazlayız kesin onuda düşündünüz.
devamını gör...
sahibini arayan mektuplar
sahibini arayan mektuplar
tanım: ümit yaşar oğuzcan tarafından bütün sevenlere ve yalnızlara armağan edilen 25 adet mektup...
ikinci mektup
aramak... ömür boyunca aramak... yalnız seni aramak... paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, ağaç diplerinde, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. belki bu şehirde değilsin. ne çıkar? seni arıyorum ya. belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. sonra akşamı bekliyorsun, alaca karanlığı... beni bekliyorsun ya da bir başkasını, bir başkasını...
hiç gel demeyeceğim sana. aramak neredeyse ben oradayım. ayaklarım ne güne duruyor? yok yok birden karşıma çıkma. kaç, saklan. seni aramak istiyorum.
git bu şehirden haydi git. dağlara çık, o uzak dağlara. rüzgârların krallığında hüküm sür. baktın ki oraya geldim, yine kaç. başını al, açıl denizlere. gemilerin en güzeli, en büyüğü dilediğin limana götürmeli seni, dilediğin yerde demir atmalı. ben küçük bir balıkçı kayığı ile peşinden gelsem yeter. seni arıyorum ya!
bir yıl, beş yıl, on yıl değil; beşikten mezara kadar aramalı insan, ama ne aradığını bilmeli. yaklaşıp uzaklaşmalı aradığından. okyanus dalgaları üstünde bir küçük tekne gibi alçalıp yükselmeli. yalın ayak koşmalı yollarda, ayaklarını sivri taşlar kesip kanatmalı. çöllerden geçmeli yolu, yanmalı kavrulmalı. sonra gözün alabildiğine ak, soğuk ülkelere düşmeli. buzlar kırılmalı ayaklarının altında, üstüne kar yağmalı.
bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. ayaklarını afrika'dan getirip bir kağıt üzerine yapıştırmalıyım, saçların sibirya'da olmalı, dudakların çin'de. gözlerin hindistan'da bir mabudun gözleri olmalı, ellerin italya'da bir heykelin elleri. bulsam da seni parça parça bulmalıyım.
yine de bir yerin eksik kalmalı.
yeniden yollara düşmeliyim, onu aramalıyım.
ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim.
tanım: ümit yaşar oğuzcan tarafından bütün sevenlere ve yalnızlara armağan edilen 25 adet mektup...
ikinci mektup
aramak... ömür boyunca aramak... yalnız seni aramak... paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, ağaç diplerinde, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. belki bu şehirde değilsin. ne çıkar? seni arıyorum ya. belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. sonra akşamı bekliyorsun, alaca karanlığı... beni bekliyorsun ya da bir başkasını, bir başkasını...
hiç gel demeyeceğim sana. aramak neredeyse ben oradayım. ayaklarım ne güne duruyor? yok yok birden karşıma çıkma. kaç, saklan. seni aramak istiyorum.
git bu şehirden haydi git. dağlara çık, o uzak dağlara. rüzgârların krallığında hüküm sür. baktın ki oraya geldim, yine kaç. başını al, açıl denizlere. gemilerin en güzeli, en büyüğü dilediğin limana götürmeli seni, dilediğin yerde demir atmalı. ben küçük bir balıkçı kayığı ile peşinden gelsem yeter. seni arıyorum ya!
bir yıl, beş yıl, on yıl değil; beşikten mezara kadar aramalı insan, ama ne aradığını bilmeli. yaklaşıp uzaklaşmalı aradığından. okyanus dalgaları üstünde bir küçük tekne gibi alçalıp yükselmeli. yalın ayak koşmalı yollarda, ayaklarını sivri taşlar kesip kanatmalı. çöllerden geçmeli yolu, yanmalı kavrulmalı. sonra gözün alabildiğine ak, soğuk ülkelere düşmeli. buzlar kırılmalı ayaklarının altında, üstüne kar yağmalı.
bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. ayaklarını afrika'dan getirip bir kağıt üzerine yapıştırmalıyım, saçların sibirya'da olmalı, dudakların çin'de. gözlerin hindistan'da bir mabudun gözleri olmalı, ellerin italya'da bir heykelin elleri. bulsam da seni parça parça bulmalıyım.
yine de bir yerin eksik kalmalı.
yeniden yollara düşmeliyim, onu aramalıyım.
ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim.
devamını gör...
oryantalizm
19 yy ikinci yarısında itibaren batılı sanatçıların doğuyu yakından görüp doğu şehirlerini inceleyip eserlerinde realist bir şekilde yansıtmaya gittikleri akımdır.özellikle ressamları çoğu resimlerde vaha,çöl,harem sahneleri, yiğitliği yansıtan savaş ve av sahneleri gibi doğuya özgü konulara ağırlık vermişlerdir.
örnekler;


örnekler;


devamını gör...
normal sözlük için öneriler
dizi ve film başlıklı rozetlerimiz var, neden kitap-yazar veyahut kitap karakterleri içeren rozetlerimiz olmasın ki?
devamını gör...
efendi biri olmanın dezavantajları
yoktur arkadaşım, bu özellik prim yapmıyor ise karşı tarafın efendisizliğindendir. bu algıya kapılmayın lütfen, aklı beş kuruş insanlar kötülüğe piçliğe düşer olmuş.
devamını gör...
bugün benim doğum günüm insanı
(bkz: lily aldrin).
devamını gör...
öğretmenlerin almış olduğu parayı hak etmemesi
bu başlığı her gördüğümde aynen şöyle hissediyorum;
biri gelsin bi laf etsin, "öğretmenler yata yata para kazanıyor" desin, gebertirim dinime imanıma. biri çıksın desin hadi "öğretmenler almış olduğu parayı hak etmiyor" boğarım onu. hadi laf etsin biri "öğretmenlerin üç tatili var yatarken bile maaş alıyor" desin. vay köpeğin soyu, bıraksana sen öğretmenleri anı yaşasana !
biri gelsin bi laf etsin, "öğretmenler yata yata para kazanıyor" desin, gebertirim dinime imanıma. biri çıksın desin hadi "öğretmenler almış olduğu parayı hak etmiyor" boğarım onu. hadi laf etsin biri "öğretmenlerin üç tatili var yatarken bile maaş alıyor" desin. vay köpeğin soyu, bıraksana sen öğretmenleri anı yaşasana !
devamını gör...
erkeklerin regl olması durumunda yaşanabilecekler
erkek futbolcular, sporcular da ped reklamında oynardı. **
devamını gör...

