öğrenci kız
ithaki yayınları japon klasiklerini basmaya başladığında hem çok sevinmiş hem de üzülmüştüm. çevirileri çok iyi olmayan bir yayınevi bana göre. öğrenci kız hem kapak tasarımı hem çevirisiyle tam not aldı. konusu da çok güzel.

elli sayfalık kısa bir kitap ve dili akıcı. buna rağmen ergenlik dönemindeki bir kızın çocukluktan ergenliğe geçişini ve o buhranlı ruh halini çok iyi anlatmış. eseri bence klasik yapan yazıldığı dönemin ötesine geçmesi ve bundan yüz yıl sonra okunacak olsa da insanların hâlâ kendilerinden izler bulacak olması. özellikle çocukluktan yetişkinlerin dünyasına geçmek istemeyen karakterin tespitleri çok yerinde. o istediği gibi davranmak, nasıl bir insan olmak isterse özgür davranmak istiyor. ama yetişkinlerin arasında böyle davranan insanların aptal damgası yediği, arkalarından dalga geçildiğini biliyor ve kendi olamıyor. annesini üzmemek, topluma ters düşmemek için rol yapıyor ve bu ona kendini kötü hissettiriyor, midesi bulanıyor.
kitap yazarın dünyası gibi karanlık ve karamsar. yazar defalarca intihara kalkışmış ve sonunda başarmış. bu ruh hali de kitabına yansımış. kendi duygularından izler olduğu da çok belli. bu kitap çok uzun olsaydı insanın yaşam enerjisini sömürebilirdi ama çok uzatmamış, tam kıvamında.

elli sayfalık kısa bir kitap ve dili akıcı. buna rağmen ergenlik dönemindeki bir kızın çocukluktan ergenliğe geçişini ve o buhranlı ruh halini çok iyi anlatmış. eseri bence klasik yapan yazıldığı dönemin ötesine geçmesi ve bundan yüz yıl sonra okunacak olsa da insanların hâlâ kendilerinden izler bulacak olması. özellikle çocukluktan yetişkinlerin dünyasına geçmek istemeyen karakterin tespitleri çok yerinde. o istediği gibi davranmak, nasıl bir insan olmak isterse özgür davranmak istiyor. ama yetişkinlerin arasında böyle davranan insanların aptal damgası yediği, arkalarından dalga geçildiğini biliyor ve kendi olamıyor. annesini üzmemek, topluma ters düşmemek için rol yapıyor ve bu ona kendini kötü hissettiriyor, midesi bulanıyor.
kitap yazarın dünyası gibi karanlık ve karamsar. yazar defalarca intihara kalkışmış ve sonunda başarmış. bu ruh hali de kitabına yansımış. kendi duygularından izler olduğu da çok belli. bu kitap çok uzun olsaydı insanın yaşam enerjisini sömürebilirdi ama çok uzatmamış, tam kıvamında.
devamını gör...
amaçsız hissetmek
devamını gör...
oktay rifat
" bir sessizlik oldu ardında
dönmedi bakmak için
yitebilirdi dönse
kuş mu saz mı yaprak mı
neyse... "
dönmedi bakmak için
yitebilirdi dönse
kuş mu saz mı yaprak mı
neyse... "
devamını gör...
rte’nin 1 mayıs’ı biz ilan ettik beyanı
hangimiz cahil.. hangimiz yalancı acaba??
devamını gör...
sinop cezaevi
karadeniz turunun vazgeçilmez uğrak noktalarından birisidir. üst tanımlarda yazarlarımız bahsetmiş bazı filmlerin ve dizilerin çekildiği yerlerden birisi olmuştur zamanında. bunlar dışında, sanırım kanal 7 ye yayınlanmış, bilinmeyen eşkiya dünyaya hükümdar olmaz filmi ile tatar ramazan dizisi de burada çekilmiştir.
derlermiş ki giren bir daha çıkamazmış buradan, sabahattin ali de boşyere aldırma gönül dememiş zamanında.
bahçesinde hikayesi olan bir dut ağacı vardır. ağaç eski mahkumlardan hüseyin pehlivan tarafından dikilmiştir. ağacın hemen yanında da hikayesi zaten paylaşılmaktadır. hikayesi de kendi kaleminden şu şekildedir:
--- alıntı ---
"dut ağacı bu! dikmek için müdüriyete yazı yazmam lazım. 'maruzat' deriz biz ona. yazı gider müdürün önüne, müdür bana bakar; 'hüseyin pehlivan' yazı yazmış. cezaevinde birçokları 'yazar' derdi bana. öyle çağırırlardı beni. müdür beni çağırıp 'yazı yazmışsın söyle bakalım ne istiyorsun?' dedi. 'sayın müdürüm, ben bir dut ağacı dikmek istiyorum' dedim. 'nereye dikeceksin? neden ? ne yapacaksın dut ağacını ? yani dut ağacı büyüyecek, dut verecek, herkes bunun dutundan yiyecek , sana dua edecek öyle mi?' dedi.
ben de ' bu dut ağacı büyüdüğü zaman 20 sene, 30 sene, 50 sene sonra neyse , kaç yıl sonra olursa olsun, büyüdüğü zaman buraya gelen mahkumlar diyecekler ki ; ' bu dut ağacını diken kişi idamdan kurtulmuş, müebbet cezaya çarptırılmış. müebbet cezayı da bitirmiş çıkmış buradan.' bu şekilde teselli kaynağı olacak onlar için. ben bunu düşünüyorum, daha ümidimi yitirmedim.
ben bir gün çıkacağım buradan, hiç ümidimi yitirmedim' dedim."
--- alıntı ---
mutlu son: teselli ağacını diken hüseyin pehlivan umutlarındaki gibi tahliye olmuştur.
derlermiş ki giren bir daha çıkamazmış buradan, sabahattin ali de boşyere aldırma gönül dememiş zamanında.
bahçesinde hikayesi olan bir dut ağacı vardır. ağaç eski mahkumlardan hüseyin pehlivan tarafından dikilmiştir. ağacın hemen yanında da hikayesi zaten paylaşılmaktadır. hikayesi de kendi kaleminden şu şekildedir:
--- alıntı ---
"dut ağacı bu! dikmek için müdüriyete yazı yazmam lazım. 'maruzat' deriz biz ona. yazı gider müdürün önüne, müdür bana bakar; 'hüseyin pehlivan' yazı yazmış. cezaevinde birçokları 'yazar' derdi bana. öyle çağırırlardı beni. müdür beni çağırıp 'yazı yazmışsın söyle bakalım ne istiyorsun?' dedi. 'sayın müdürüm, ben bir dut ağacı dikmek istiyorum' dedim. 'nereye dikeceksin? neden ? ne yapacaksın dut ağacını ? yani dut ağacı büyüyecek, dut verecek, herkes bunun dutundan yiyecek , sana dua edecek öyle mi?' dedi.
ben de ' bu dut ağacı büyüdüğü zaman 20 sene, 30 sene, 50 sene sonra neyse , kaç yıl sonra olursa olsun, büyüdüğü zaman buraya gelen mahkumlar diyecekler ki ; ' bu dut ağacını diken kişi idamdan kurtulmuş, müebbet cezaya çarptırılmış. müebbet cezayı da bitirmiş çıkmış buradan.' bu şekilde teselli kaynağı olacak onlar için. ben bunu düşünüyorum, daha ümidimi yitirmedim.
ben bir gün çıkacağım buradan, hiç ümidimi yitirmedim' dedim."
--- alıntı ---
mutlu son: teselli ağacını diken hüseyin pehlivan umutlarındaki gibi tahliye olmuştur.
devamını gör...
renkli mahlas
30 gün boyunca ortalıklarda sözlük imamı gibi dolaşmanızı sağlayan seçenek.
süresini 30 gün yaptınız bari renk seçimi olsun insafsızlar.*
süresini 30 gün yaptınız bari renk seçimi olsun insafsızlar.*
devamını gör...
ümit yaşar oğuzcan'dan bir şiir bırak
beşinci mektup
ayrılık diye bir şey yok.
bu bizim yalanımız.
sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
şimdi neredesin? ne yapıyorsun?
güneş çoktan doğdu.
uyanmış olmalısın.
saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
öyleyse ayrılmadık.
sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
önce beklemekten.
ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
ikisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,
sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini...
zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
kanunlara saygı göstermesini,
insanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.
ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
ya o? ya o?
insanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,
çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,
saadet bekliyor yaşamaktan.
zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
aradıklarının çoğunu bulamamış,
beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
göçüp gidiyor bu dünyadan.
işte yaşamak maceramız bu.
yaşarken beklemek, beklerken yaşamak
ve yaşayıp beklerken ölmek!
özleme bir diyeceğim yok.
o kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
o nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
o tek güzel yönü bekleyişlerimizin.
insanlığımız özleyişlerimizle alımlı,
yaşantımız özlemlerle güzel.
özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.
verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
seni özlediğim içindir.
beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
seni özlediğim içindir.
yaşıyorsam; içimde umut varsa,
yine seni özlediğim içindir.
seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
devamını gör...
büyük pasifik çöp girdabı
büyük pasifik çöp girdabı, pasifik okyanusunda insanların denizlere attıkları genelde plastik maddelerden oluşan çöplerin biriktiği alana verilen isimdir. girdapta bulunan çöplerin büyük kısmı deniz yüzeyinin biraz altında olduğu için, uydu görüntüleri veya deniz yüzeyine çıplak göz ile bakılarak tespit edilmesi mümkün olamamaktadır.
girdap içerisinde yaklaşık 80.000 ton çöp olduğu tahmin edilmektedir ve girdabın büyüklüğü yeni biriken çöpler sebebiyle gün geçtikçe artmaktadır. büyük pasifik çöp girdabının 2018 yılı itibarıyla pasifik okyanusunda fransa‘nın üç katı kadar bir alanı kapladığı tahmin edilmektedir.
büyük pasifik çöp girdabı okyanusta yaşayan canlı türlerine ciddi zararlar vermektedir. yapılan araştırmalarda albatros kuşları, deniz kaplumbağaları gibi birçok canlı türünün sindirim sistemlerinde plastik atıklar tespit edilmiştir. albatrosların plastik atıkları yiyecek zannederek yavrularına verebildikleri ve bunun sonucunda yavruların öldüğü de belirlenmiştir. plastiklerin okyanuslarda zaman içerisinde çözülmesi sonucu, balık ve denizanası gibi canlılar da plastik atıkları yemekte ve plastik atıklardaki zehirli maddelere maruz kalmaktadır. yapılan tahminlere göre yılda 100 milyon kadar okyanus canlısı plastik atıklar sebebiyle hayatını kaybetmektedir. birleşmiş milletler okyanus konferansında ortaya konulan bir tahmine göre, 2050 yılında gelindiğinde denizlerdeki plastik atıkların toplam ağırlığı, denizlerde yaşayan balıkların toplam ağırlığını geçecektir.
link
girdap içerisinde yaklaşık 80.000 ton çöp olduğu tahmin edilmektedir ve girdabın büyüklüğü yeni biriken çöpler sebebiyle gün geçtikçe artmaktadır. büyük pasifik çöp girdabının 2018 yılı itibarıyla pasifik okyanusunda fransa‘nın üç katı kadar bir alanı kapladığı tahmin edilmektedir.
büyük pasifik çöp girdabı okyanusta yaşayan canlı türlerine ciddi zararlar vermektedir. yapılan araştırmalarda albatros kuşları, deniz kaplumbağaları gibi birçok canlı türünün sindirim sistemlerinde plastik atıklar tespit edilmiştir. albatrosların plastik atıkları yiyecek zannederek yavrularına verebildikleri ve bunun sonucunda yavruların öldüğü de belirlenmiştir. plastiklerin okyanuslarda zaman içerisinde çözülmesi sonucu, balık ve denizanası gibi canlılar da plastik atıkları yemekte ve plastik atıklardaki zehirli maddelere maruz kalmaktadır. yapılan tahminlere göre yılda 100 milyon kadar okyanus canlısı plastik atıklar sebebiyle hayatını kaybetmektedir. birleşmiş milletler okyanus konferansında ortaya konulan bir tahmine göre, 2050 yılında gelindiğinde denizlerdeki plastik atıkların toplam ağırlığı, denizlerde yaşayan balıkların toplam ağırlığını geçecektir.
link
devamını gör...
türk insanının suratsız olması
çünkü hayatında spor ve seks yok. bu iki temel insanı ihtiyaç bile ülkemizde hala lüks olarak görülüyor. misal evlenmek aslında nedir ? biz seks yapacağız bunu da resmi olarak belgeliyoruzdan öte birşey değildir. ama ülkemizde evlenmek insan sırtına öyle yükler bindiriyor ki insanlar evlenince bunları düşünmekten seks hayatı olmuyor.
ikincisi spor arkadaşlar spor hatta ilk birincil insani ihtiyaçtır. insan mesaiden sonra ağırlık kaldırması boks yapması ne bileyim koşması günlük stresini azaltacaktır zaten bunlar bilimsel olarak kanıtlanmış şeyler ama ülkemizde spor hala zengin hobisi olarak görülüyor. 90 milyonluk nüfuslu ülkede olimpiyat madalyası 1 elin parmağını geçmiyor.
ikincisi spor arkadaşlar spor hatta ilk birincil insani ihtiyaçtır. insan mesaiden sonra ağırlık kaldırması boks yapması ne bileyim koşması günlük stresini azaltacaktır zaten bunlar bilimsel olarak kanıtlanmış şeyler ama ülkemizde spor hala zengin hobisi olarak görülüyor. 90 milyonluk nüfuslu ülkede olimpiyat madalyası 1 elin parmağını geçmiyor.
devamını gör...
hindistan'da bulunan 5000 yıllık süpernova çizimi
2018 yılında güney asya’daki keşmir bölgesinin bir bölümünde bulunan ve şimdiye kadar çizilmiş en eski gökyüzü kaydı olduğu düşünülen resim.

çizimlerdeki objenin süpernova olması ihtimali neden konuşuluyor? resimde gördüğünüz üzere, 2 tane güneş benzeri çizim var. altında da bir av sahnesi görülüyor. bu durum bize, resmedilen olayın gündüz vakti gerçekleşmiş olduğu bilgisini veriyor.
gündüz vakti, güneş bu şekilde tepedeyken ay böyle görünmez. bu nedenle çizimdeki "ikinci güneş'in" ay'ı temsil etmediği tahmin ediliyor. gündüz vakti, yine herhangi bir yıldız da bu şekilde parlak ve belirgin görülemez. zaten eğer bunların ikisi de uzaktaki yıldızlar olsaydı, büyük ihtimalle böyle parlak ve güneş benzeri bir şekilde değil, daha küçük, noktasal bir ışık kaynağı olarak çizilir. zaten av sahnesi de gece olmama ihtimalini destekliyor demiştim.
geriye kalan kuyruklu yıldız, meteor vs türünden cisimlerdeki değerlendirmeler de genel olarak yukarıdaki gibi bir sonuç veriyor, yani pek mümkün değiller. geriye kalan tek seçenek, gündüz vakti güneş ışığına rağmen gökyüzünde görülebilecek tek şey: bir süpernova.
radyokarbon tarihlendirme testleri, çizimin milattan önce 1500-5000 yılları arasında yaşanmış bir bölgede yapıldığını gösteriyor. çizimdeki 2 parlak objenin birbirine yakın, hemen hemen aynı hat üzerinde gösterilmiş olması, bunların ekliptik düzlemine yakın bir yerde olduğunu düşündürüyor. bu durumda eğer bu bir süpernovaysa, ekliptik düzlemine yakın bir yerde ve o yıllar içerisinde gerçekleşmiş olmalı.
bölgenin bulunduğu konum, tarih, yıldızın gök küredeki tahmini yeri gibi birçok etken göz önüne alındığında ortaya 2 seçenek çıkıyor: milattan önce 1800'lü yıllardaki g182.4+4.3 süpernovası ve 4600'lü yıllardaki hb9 süpernovası. çizimin radyokarbon testleri gibi etkenler de göz önüne alındığında eldeki tek ihtimal hb9 olarak kalıyor.
bir başka nokta daha var burada: çizimdeki insanları ve gökteki nesneleri bir gök haritasına yerleştirdiğimizde de, figürlerin belirli noktalara denk geldiği ve süpernovanın patladığı döneme ait bir nevi gök haritası oluşturduğuna ilişkin bir ihtimal de ortaya çıkıyor. yani bu insanlar eğer bir süpernova gözlediyse, bunu gökyüzündeki o dönemde görülen diğer nesnelerle birlikte haritalamışlar diyebiliriz.
eğer çalışmanın sonuçları bir şekilde kesinlik kazanırsa, bunun en eski süpernova kaydı olduğu doğrulanacak. şimdilik konuşmak için erken olabilir.

çizimlerdeki objenin süpernova olması ihtimali neden konuşuluyor? resimde gördüğünüz üzere, 2 tane güneş benzeri çizim var. altında da bir av sahnesi görülüyor. bu durum bize, resmedilen olayın gündüz vakti gerçekleşmiş olduğu bilgisini veriyor.
gündüz vakti, güneş bu şekilde tepedeyken ay böyle görünmez. bu nedenle çizimdeki "ikinci güneş'in" ay'ı temsil etmediği tahmin ediliyor. gündüz vakti, yine herhangi bir yıldız da bu şekilde parlak ve belirgin görülemez. zaten eğer bunların ikisi de uzaktaki yıldızlar olsaydı, büyük ihtimalle böyle parlak ve güneş benzeri bir şekilde değil, daha küçük, noktasal bir ışık kaynağı olarak çizilir. zaten av sahnesi de gece olmama ihtimalini destekliyor demiştim.
geriye kalan kuyruklu yıldız, meteor vs türünden cisimlerdeki değerlendirmeler de genel olarak yukarıdaki gibi bir sonuç veriyor, yani pek mümkün değiller. geriye kalan tek seçenek, gündüz vakti güneş ışığına rağmen gökyüzünde görülebilecek tek şey: bir süpernova.
radyokarbon tarihlendirme testleri, çizimin milattan önce 1500-5000 yılları arasında yaşanmış bir bölgede yapıldığını gösteriyor. çizimdeki 2 parlak objenin birbirine yakın, hemen hemen aynı hat üzerinde gösterilmiş olması, bunların ekliptik düzlemine yakın bir yerde olduğunu düşündürüyor. bu durumda eğer bu bir süpernovaysa, ekliptik düzlemine yakın bir yerde ve o yıllar içerisinde gerçekleşmiş olmalı.
bölgenin bulunduğu konum, tarih, yıldızın gök küredeki tahmini yeri gibi birçok etken göz önüne alındığında ortaya 2 seçenek çıkıyor: milattan önce 1800'lü yıllardaki g182.4+4.3 süpernovası ve 4600'lü yıllardaki hb9 süpernovası. çizimin radyokarbon testleri gibi etkenler de göz önüne alındığında eldeki tek ihtimal hb9 olarak kalıyor.
bir başka nokta daha var burada: çizimdeki insanları ve gökteki nesneleri bir gök haritasına yerleştirdiğimizde de, figürlerin belirli noktalara denk geldiği ve süpernovanın patladığı döneme ait bir nevi gök haritası oluşturduğuna ilişkin bir ihtimal de ortaya çıkıyor. yani bu insanlar eğer bir süpernova gözlediyse, bunu gökyüzündeki o dönemde görülen diğer nesnelerle birlikte haritalamışlar diyebiliriz.
eğer çalışmanın sonuçları bir şekilde kesinlik kazanırsa, bunun en eski süpernova kaydı olduğu doğrulanacak. şimdilik konuşmak için erken olabilir.
devamını gör...
etik dinleyici ile akvaryum radyo yayını
yabancı rap dinleyemediğimi fark ettiğim program. sadece beatlerine bayılıyorum. sanırım beat yapmayı sevdiğimden.. .
nihayet denk düştük de programla, salı sallandı. necro harika bir giriş oldu bu arada ilk kez dinlememe rağmen, listeme ekledim...
iyi yayınlar diliyorum..
edit: hayatımın junglında bu beatın çaldığını fark etmem ve silkelenmem peki?..*
nihayet denk düştük de programla, salı sallandı. necro harika bir giriş oldu bu arada ilk kez dinlememe rağmen, listeme ekledim...
iyi yayınlar diliyorum..
edit: hayatımın junglında bu beatın çaldığını fark etmem ve silkelenmem peki?..*
devamını gör...
düşünce
hayatı iyisi, kötüsü, sevinci, hüznü ile görebilmektir. insanlar yaşayacakları durumları önceden sezgileriyle bildiyse bilin ki düşünmek gerekmiştir. kişi düşuncesini evreye koymuştur.
devamını gör...
cherry pie
'90 çıkışlı warrant şarkısı. ablanın birine abayı yakıp o benim tatlış vişneli pastam olur efso lezzetli çok tatlış bi ablamızdır kendisi görsen koca adam halinle var ya ağlarsın ağlar diye sözler yazmışlardır.
devamını gör...
ayın en çalışkan 10 yazarı hakkında ne dediler
bu listede olmaktan utanıyorum. zannediliyor ki listeye girenler kitap için otomatiğe bağlayıp yazıyor, bu uğurda.
yanlış. kitabı devredebilsem dünden devretmeye razıyım. ama izin verilmiyor işte.
yazmayı çok sevdiğim için yazıyorum. bazen görüyorum, listede biri var ki gece gündüz burada, arkadaş hiç mi işin gücün yok deniliyor, biliyorum ki o kişi benim. çünkü en çok yazan ben olduğum için üzerime alınıyorum.
sevdiğim şeylere ve yerlere emek vermek nasıl kötü olabilir ki?
bunu ben işsizlikten yazmıyorum ki, ayrıca işsiz de değilim ki.*
çok yazmak işsizlik göstergesi mi?!
* her neyse...
listeye giren giremeyen herkesi gönülden kutluyorum...
yanlış. kitabı devredebilsem dünden devretmeye razıyım. ama izin verilmiyor işte.
yazmayı çok sevdiğim için yazıyorum. bazen görüyorum, listede biri var ki gece gündüz burada, arkadaş hiç mi işin gücün yok deniliyor, biliyorum ki o kişi benim. çünkü en çok yazan ben olduğum için üzerime alınıyorum.
sevdiğim şeylere ve yerlere emek vermek nasıl kötü olabilir ki?
bunu ben işsizlikten yazmıyorum ki, ayrıca işsiz de değilim ki.*
çok yazmak işsizlik göstergesi mi?!
* her neyse...
listeye giren giremeyen herkesi gönülden kutluyorum...
devamını gör...
başarıyı engelleyen faktörler
duzensiz bir yasam, plansiz bir hayat tarzi en buyuk etkendir. akabinde rahata duskunluk, guvenli alandan cikma korkusu, disiplinden uzak, devam sorunlu calisma teknikleri diger onemli etkenlerdir. sadece bu etkenlerle de kalmamaktadir tabi. mesela cevre faktoru...kimlerle ve ne tur insanlarla muhattap oldugumuz cok onemlidir, yasadigimi bolge, sahip oldugumuz kosullar, maddi imkanlar hatta icinde bulundugumuz ruh hali...
devamını gör...
kürtlerin ana dilde eğitim hakkı
türkiye bayrağı altında yaşayan herkes türktür anayasaya da yazan kanun bu değil mi yanlış mı biliyorum ? türkiye bayrağı altında yaşıyorsan ana dilin türkçedir. almanya'da yada farklı bir ülkede yaşayan kürtler biz kürtçe yazıp okumak istiyoruz diyebiliyorlar mi ? zannetmiyorum dertleri türkiye çünkü. bütün kürt halkından bahsetmiyorum yanlış anlaşılmasın arada pislik çıkaranları kastediyorum.
devamını gör...
bu geceyi kitap okumaya ayır etkinliği
işe yarar motive edici bir başlık.
nazan bekiroğlu nar ağacı kitabıyla gecenin sessizliğinde olacağım.
birileri bu başlığı görüp hep ertelediği kitabı eline alsın artık hadi hadi.
nazan bekiroğlu nar ağacı kitabıyla gecenin sessizliğinde olacağım.
birileri bu başlığı görüp hep ertelediği kitabı eline alsın artık hadi hadi.
devamını gör...
kitap-film sekmesi
ara ara girip mutlaka kontrol ettiğim sekme. izlemediğim filmlerden ve okumadığım kitaplardan ilgimi çekenleri not alıyor ve fırsat buldukça bunlarla ilgileniyorum. film ya da kitaplarla ilgili yapılan tanımları, yorumları okumaktan da keyif alıyorum. herkesin farklı yerden yakaladığı çok güzel nüanslar oluyor, bu da paylaşımın önemini arttırıyor.
sözlüğün yararlı hizmetlerinden birisi.
sözlüğün yararlı hizmetlerinden birisi.
devamını gör...

