anneler günü
herkesin annesinin anneler gününü kutlarım, anneler bir gün yok, her gün ve hep varlar.
abartmadan, şova dökmeden yaşayalım. annesi vefat etmişlerin de başları sağ olsun, allah rahmet eylesin.
abartmadan, şova dökmeden yaşayalım. annesi vefat etmişlerin de başları sağ olsun, allah rahmet eylesin.
devamını gör...
yazarların en sevdiği şiir
... yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
yitirmiş öpücükleri,
payı yok, apansız inen akşamlardan,
bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
seni anlatabilsem seni.
yokluğun, cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini.
ahmed arif - hasretinden prangalar eskittim.
devamını gör...
sözlüğe 90'lardan bir şarkı bırak
tulga.
devamını gör...
one way ticket
bir adet gri pasaport ile alınması daha mantıklı olacak olan bilettir.
one way ticket to the grays....
one way ticket to the grays....
devamını gör...
güne bir söz bırak
sonunu düşünen kahraman olamaz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çizimleri
devamını gör...
mirror cell
ayna hücreleri olarak bu hücreler taklit yoluyla yeni beceri öğrenme konusunda görev alan hücrelerdir.
bu hücreleri yoğun olan insanlarda karşıdaki insanın niyetini de tahmin edebilme özelliği artmıştır.
bu hücreleri yoğun olan insanlarda karşıdaki insanın niyetini de tahmin edebilme özelliği artmıştır.
devamını gör...
yazarların duymuş olduğu en garip isim
şeyahmet.
salice.
asker.
maşallah.
sucuittin.
tomurcuk.
salice.
asker.
maşallah.
sucuittin.
tomurcuk.
devamını gör...
yaş ilerledikçe azalan şeyler
insanlara tahammül etmek. *
kendini anlatma isteği. *
kendini anlatma isteği. *
devamını gör...
mansur yavaş'ın savcılığa verdiği 3 katrilyonluk yolsuzluk dosyası
mansur yavaş dosyaları savcılığa vererek üstüne düşeni yapmıştır. savcılar da hiçbir bok yapmayarak üstüne düşeni yapacaktır. bitti, bu kadar. dağılabilirsiniz.
yine de tarihe not düşmek adına yapılması gerekendir. başarılarının devamını dilerim.
yine de tarihe not düşmek adına yapılması gerekendir. başarılarının devamını dilerim.
devamını gör...
türkiye'de unutulamayan olaylar
susurluk olayı.
devamını gör...
kadın
ne demiş rahmetli neşet ertaş "kadınlar insandır, biz insanoğlu."
devamını gör...
save ralph
vegan ürünleri nereden bulabilirsiniz? örneğin rossman. bildiğim kadarıyla otacı lab'ın şampuanı da vegan ve cruelty free (ayrıca seboreik dermatit'ime çok iyi gelmiştir (gbkz: seboreik dermatit) . aldığınız ürünlerin vegan + cruelty free olmasına olabildiğince özen gösterin. kısaca cruelty free elemesini nasıl yaparsınız? bir ürün çin'de satılıyorsa bir şekilde hayvan testine tabiidir. yani x marka çinde satıyorsa ve bu ürünü a ürünüyse, türkiye'de sattığı b ürünü cruelty free ve vegansa yine de çin'de ürün sattığı için hayvan testini onaylamıştır.
devamını gör...
ahmed arif'in dizeleri
terketmedi sevdan beni,
aç kaldım, susuz kaldım,
hayın, karanlıktı gece,
can garip, can suskun,
can paramparça…
ve ellerim, kelepçede,
tütünsüz uykusuz kaldım,
terketmedi sevdan beni…
aç kaldım, susuz kaldım,
hayın, karanlıktı gece,
can garip, can suskun,
can paramparça…
ve ellerim, kelepçede,
tütünsüz uykusuz kaldım,
terketmedi sevdan beni…
devamını gör...
bal porsuğu
birçok ilginç özelliği var ama aralarından favorim şu; yavru bir fili bile anında öldürebilen kobra yılanlarına saldırıyor, sokulup zehirlendiğinde de bir süre bayılıp ayrılıyor sonra da yılanı yemeye devam ediyorlar (???????).
aslında bu saçma sapan görünen durumun temelinde mütthiş, istikrarlı bir eğitim süreci var. bal porsukları, yavrularına belli bir süre zehirli hayvanları tanıtıyor ve kademe kademe türlü zehirlere alıştırıyorlar. mesela ilk önce akrep gibi az zehirli hayvanları yavru porsukların önlerine atıyorlar, porsuklar oynuyor, anlamaya çalışıyor, sokuluyor derken yiyip zehre direnç kazanmaya başlıyorlar. böylece büyüdükçe çok etkili, öldürücü zehirlere bile bağışıklık kazanmış duruma geliyorlar . çok şahsına münhasır bir hayvan çokk. bayılırım...
aslında bu saçma sapan görünen durumun temelinde mütthiş, istikrarlı bir eğitim süreci var. bal porsukları, yavrularına belli bir süre zehirli hayvanları tanıtıyor ve kademe kademe türlü zehirlere alıştırıyorlar. mesela ilk önce akrep gibi az zehirli hayvanları yavru porsukların önlerine atıyorlar, porsuklar oynuyor, anlamaya çalışıyor, sokuluyor derken yiyip zehre direnç kazanmaya başlıyorlar. böylece büyüdükçe çok etkili, öldürücü zehirlere bile bağışıklık kazanmış duruma geliyorlar . çok şahsına münhasır bir hayvan çokk. bayılırım...
devamını gör...
kedi ile köpek arasındaki farklar
kedi insanın efendisidir, köpek can dostudur.
devamını gör...
hotan krallığı
ekşi sözlük'teki tanımımdan alıntıdır:
zamanında günümüz sincan uygur özerk bölgesi'nde bulunan hotan çevresinde kurulmuş, eski bir hint-saka budist krallığıdır. oldukça küçük bir krallık olmasına rağmen, bin yıl civarı bir süre boyunca varlığını korumuş (56-1006), ve karahanlı türklerinin hakimiyeti altına girinceye değin olan zamanda, ipek yolu rotasında yer alan çok kültürlü bir şehir krallığı özelliği göstermiştir.

fazla bilinmediği gibi, hakkında da fazla yazılı kayıt bulundurmayan bu krallık hakkında en donanımlı ve en geniş kapsamlı çalışmalar, 1951-1979 tarihinde ingiliz iran dilleri uzmanı h.w bailey tarafından yapılmıştır. yapılan bu çalışmalar, tarihte saka diline dair yapılan en kayda değer dokümantasyonlardan biridir. çeşitli sanskrit metinlerinde bulunan kelimelerin çevirisi yapılarak 7 ciltte toplanmış ve bu kelimelerin soğdça ile olan yakınlığı tespit edilerek, doğu iran dillerinden sakaca'nın hotan lehçesine yerleştirilerek sınıflandırılmıştır. ayrıca kelimelerin çevirisi de yapılarak bir adet sözlük de çıkartılmıştır.
ilginç bir anekdot olarak, yine metinler içinde öz türkçe bazı kelimelerin de var olduğu göze çarpmaktadır. bu kelimelerin sayısı ise 19 olup, her ne kadar bu kelimeler metinlerin tamamına kıyaslandığında ufak bir yer tutsa da, göçebe türkler ve bazı irani kavimler arasındaki kültürel etkileşimlerin sanılandan daha öncesine dayandığını düşündürtmektedir.

yukarıdaki resim, cambridge üniversitesi'nin sitesinde görüntülenmeye açık sayfalardan biridir.
kaynakça:
en.wikipedia.org/wiki/Kingd...
bailey, harold walter. "turks in khotanese texts." the journal of the royal asiatic society of great britain and ıreland (1939): 85-91.
bailey, harold walter. "a turkish-khotanese vocabulary." bulletin of the school of oriental and african studies, university of london 11.2 (1944): 290-296.
zamanında günümüz sincan uygur özerk bölgesi'nde bulunan hotan çevresinde kurulmuş, eski bir hint-saka budist krallığıdır. oldukça küçük bir krallık olmasına rağmen, bin yıl civarı bir süre boyunca varlığını korumuş (56-1006), ve karahanlı türklerinin hakimiyeti altına girinceye değin olan zamanda, ipek yolu rotasında yer alan çok kültürlü bir şehir krallığı özelliği göstermiştir.
fazla bilinmediği gibi, hakkında da fazla yazılı kayıt bulundurmayan bu krallık hakkında en donanımlı ve en geniş kapsamlı çalışmalar, 1951-1979 tarihinde ingiliz iran dilleri uzmanı h.w bailey tarafından yapılmıştır. yapılan bu çalışmalar, tarihte saka diline dair yapılan en kayda değer dokümantasyonlardan biridir. çeşitli sanskrit metinlerinde bulunan kelimelerin çevirisi yapılarak 7 ciltte toplanmış ve bu kelimelerin soğdça ile olan yakınlığı tespit edilerek, doğu iran dillerinden sakaca'nın hotan lehçesine yerleştirilerek sınıflandırılmıştır. ayrıca kelimelerin çevirisi de yapılarak bir adet sözlük de çıkartılmıştır.
ilginç bir anekdot olarak, yine metinler içinde öz türkçe bazı kelimelerin de var olduğu göze çarpmaktadır. bu kelimelerin sayısı ise 19 olup, her ne kadar bu kelimeler metinlerin tamamına kıyaslandığında ufak bir yer tutsa da, göçebe türkler ve bazı irani kavimler arasındaki kültürel etkileşimlerin sanılandan daha öncesine dayandığını düşündürtmektedir.

yukarıdaki resim, cambridge üniversitesi'nin sitesinde görüntülenmeye açık sayfalardan biridir.
kaynakça:
en.wikipedia.org/wiki/Kingd...
bailey, harold walter. "turks in khotanese texts." the journal of the royal asiatic society of great britain and ıreland (1939): 85-91.
bailey, harold walter. "a turkish-khotanese vocabulary." bulletin of the school of oriental and african studies, university of london 11.2 (1944): 290-296.
devamını gör...



