kadınların zeki erkek sevmesi
ben akademik zeka da seviyorum arkadaşlar ama en önemlisi eq.
halden anlayan, empati kuran erkekler ilişki başlatma ve sürdürme konusunda daha başarılılar.
bunlara ek düzgün bir diksiyon ve kulağa hoş gelen bir ses konu, kendini dinletebilme becerilerinin gelişmiş olması benim için tercih etme sebebi.
halden anlayan, empati kuran erkekler ilişki başlatma ve sürdürme konusunda daha başarılılar.
bunlara ek düzgün bir diksiyon ve kulağa hoş gelen bir ses konu, kendini dinletebilme becerilerinin gelişmiş olması benim için tercih etme sebebi.
devamını gör...
hıçkıra hıçkıra ağlamak
duşta yere yığılmışsın bir leş gibi, çırılçıplak, cinselliğinden sıyrılmış bir enkazken, yüzüne vuran damlalar karışır göz yaşlarına.
bu; bir daha sevememenin ve bunca mutlu olunamayacağının farkına hönkürerek varmaktır!
tanım : aslında bir kabulleniş olan eylem.
bu; bir daha sevememenin ve bunca mutlu olunamayacağının farkına hönkürerek varmaktır!
tanım : aslında bir kabulleniş olan eylem.
devamını gör...
focaccia
tarihi antik roma imparatorluğuna dayanan ve pizzanın atası kabul edilen yassı bir ekmek türüdür. italya'nın avegno şehrinde ortaya çıktığı söylenmektedir. temelde zeytinyağlı hamur üzerine eklenmiş muhtelif baharat ve sebzelerle hazırlanır. bildiğimiz ekmeklerden farkı krepten hallice sayılabilecek cıvıklıkta, mayalı bir hamur ile yapılıyor olmasıdır. en popüler olan focaccia türleri ise; soğanlı, zeytin ve kuru domatesli olanlardır.
meraklısı için bir iki görselini bırakalım;


meraklısı için bir iki görselini bırakalım;


devamını gör...
dünyanın en çabuk biten şeyi
türkiye'deki asgari ücret.
devamını gör...
tanrısız ahlak
‘’birbirimizi anlamamız için dürüst olmalıyız…’’
sanırım en çok bu cümle çekmişti kitabın içine beni. ya da inananlar için ‘’tanrıdan’’ gelen , inanmayanlar için ise ‘’tercihlerimiz’’den kaynaklı çektiğimiz acılar hepimiz için gerçekten de yeni bir karakter inşa ediyor olabileceğine inandığım için de olabilir, emin değilim…
cehennem olmadan da ahlaklı olmanın nedenleri olabilir mi sorusuna cevap aradığım zamanlardan birinde edinip okuduğum bir kitap ‘’tanrısız ahlak’’
felsefe profesörü walter sinnot armstrong, “tanrısız ahlak” isimli bu kitabıyla, ‘zarar esaslı seküler ahlak’ teorisini, ‘kutsal emir’ teorisine yeğ tutan bir makale kaleme alıyor...
‘ayrıntı’ yayınlarının 4.basımından okudum.
aslına bakarsak, kitap içerisinde islamiyet’ten hiç bahsedilmiyor dersem; pek de yalan söylemiş olmam. aldığım notlara da baktığımda, sadece 14. sayfada 1-2 cümle ile islam’a dokunmuş sadece... yazar içerisinde bulunduğu hristiyan kültürünü ve amerika coğrafyasını esas aldığından olsa gerek...
bazı konularda argümanlarını sağlam bulsam da, konu ile ilgili referans alınabilecek bir metin olduğunu düşünmüyorum.
bir agnostik olduğumu göz önünde bulundurduğumda agnostiklerin ve ateistlerin, deistlere karşı tutumlarında çok fazla agresif oldukları konusunda da yazarla hemfikirim. ama bir şey diyordu ki kitapta, bu hemfikirliliğimde tutumumu değiştirmeye gerek duymamamın özeti gibiydi:
‘’her şeyi ciddiye alan adamın anahtarı, her şeyi komikliğe vuran adamdır...’’
ilgililerinin göz atmasında yine de fayda görüyorum...
sanırım en çok bu cümle çekmişti kitabın içine beni. ya da inananlar için ‘’tanrıdan’’ gelen , inanmayanlar için ise ‘’tercihlerimiz’’den kaynaklı çektiğimiz acılar hepimiz için gerçekten de yeni bir karakter inşa ediyor olabileceğine inandığım için de olabilir, emin değilim…
cehennem olmadan da ahlaklı olmanın nedenleri olabilir mi sorusuna cevap aradığım zamanlardan birinde edinip okuduğum bir kitap ‘’tanrısız ahlak’’
felsefe profesörü walter sinnot armstrong, “tanrısız ahlak” isimli bu kitabıyla, ‘zarar esaslı seküler ahlak’ teorisini, ‘kutsal emir’ teorisine yeğ tutan bir makale kaleme alıyor...
‘ayrıntı’ yayınlarının 4.basımından okudum.
aslına bakarsak, kitap içerisinde islamiyet’ten hiç bahsedilmiyor dersem; pek de yalan söylemiş olmam. aldığım notlara da baktığımda, sadece 14. sayfada 1-2 cümle ile islam’a dokunmuş sadece... yazar içerisinde bulunduğu hristiyan kültürünü ve amerika coğrafyasını esas aldığından olsa gerek...
bazı konularda argümanlarını sağlam bulsam da, konu ile ilgili referans alınabilecek bir metin olduğunu düşünmüyorum.
bir agnostik olduğumu göz önünde bulundurduğumda agnostiklerin ve ateistlerin, deistlere karşı tutumlarında çok fazla agresif oldukları konusunda da yazarla hemfikirim. ama bir şey diyordu ki kitapta, bu hemfikirliliğimde tutumumu değiştirmeye gerek duymamamın özeti gibiydi:
‘’her şeyi ciddiye alan adamın anahtarı, her şeyi komikliğe vuran adamdır...’’
ilgililerinin göz atmasında yine de fayda görüyorum...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çocukluk fotoğrafları
bana kötü ve anlamadığım bir şaka yaparlardı çocukken eski gümüşat'ta... karbon kağıdı şakası. derlerdi ki, "babanla anan seni yaparken araya karbon kağıdı koymuş, vuhaha, huhaha, zuhaha" terbiyesizler...
çok benzeriz babamla. yakışıklı adammış elbet daha yakışklı olan benim de. şu poza bakar mısınız? para versen denk gelmez ya. tiplere bak...
ay yine yeşil tulumum... bana başka şey almamışlar mı lan küçükkene? ?
çok benzeriz babamla. yakışıklı adammış elbet daha yakışklı olan benim de. şu poza bakar mısınız? para versen denk gelmez ya. tiplere bak...
ay yine yeşil tulumum... bana başka şey almamışlar mı lan küçükkene? ?
devamını gör...
francesco hayez
1791-1882 yıllarında yaşamış romantizmin önemli temsilcilerinden, italyan ressam.
venedik'te doğan ressamın resme olan ilgisi amcası tarafından farkedilip desteklenmiş ve resim eğitimi almış. çeşitli ressamların yanında çıraklık yapmış, 1809'da burs kazanarak roma'ya gitmiş ve burada raffaello'nun eserleri üzerine çalışmış.
1859 yılında tamamladığı öpücük tablosuyla bilinen ressam, eserlerinde tarihi, dini ve mitolojik sahneleri işliyor. kadın portrelerini de sıklıkla resmettiğini görüyoruz. ben sadece en sevdiğim eserini iliştirmek isterim.
a melancholy thought
ismi aynı olan benzer bir portresi daha var ama ben bunu çok seviyorum. kadının yüzünden hüznü ve acıyı açıkça okuyabiliyoruz. ellerini kayıtsızca bırakmış olması,kıyafetinin düşmesine bile dikkat etmeyişi, yanındaki muhteşem çiçeklerin güzelliğine tamamen zıt gibi gözüken mutsuz hali ama elinde hala bir çiçek taşıması, çok hoş detaylar. en sevdiğim tablosu kesinlikle bu. en sevdiğim demiş miydim?*
diğer tablolarını incelemek için buradan
biyografisiyle ilgili kaynak
venedik'te doğan ressamın resme olan ilgisi amcası tarafından farkedilip desteklenmiş ve resim eğitimi almış. çeşitli ressamların yanında çıraklık yapmış, 1809'da burs kazanarak roma'ya gitmiş ve burada raffaello'nun eserleri üzerine çalışmış.
1859 yılında tamamladığı öpücük tablosuyla bilinen ressam, eserlerinde tarihi, dini ve mitolojik sahneleri işliyor. kadın portrelerini de sıklıkla resmettiğini görüyoruz. ben sadece en sevdiğim eserini iliştirmek isterim.
a melancholy thoughtismi aynı olan benzer bir portresi daha var ama ben bunu çok seviyorum. kadının yüzünden hüznü ve acıyı açıkça okuyabiliyoruz. ellerini kayıtsızca bırakmış olması,kıyafetinin düşmesine bile dikkat etmeyişi, yanındaki muhteşem çiçeklerin güzelliğine tamamen zıt gibi gözüken mutsuz hali ama elinde hala bir çiçek taşıması, çok hoş detaylar. en sevdiğim tablosu kesinlikle bu. en sevdiğim demiş miydim?*
diğer tablolarını incelemek için buradan
biyografisiyle ilgili kaynak
devamını gör...
kadının olmadığı bir dünya
“kadın insandır, erkek insanoğlu.” demiş büyük usta neşet ertaş. çok da doğru söylemiş. kadın yoksa erkek de var olamaz. yani kadınsız dünya erkeğin olamayacağı bir dünyadır.
devamını gör...
o kadar kız varken neden ben sorusu
güzellik anlayışının cinslerarası farklılığını, bir anlamda, ortaya koyan soru.
kızların beğendiği kızlar genellikle bize çekici gelmediği gibi, bizim "tipi yerinde" diye tanımladığımız erkekleri de kızlar pek beğenmemekte.
bunun sebebi düşünülse; bakış açılarından tip/görünüş ile ilgili detaylara kadar akla onlarca ihtimal/madde gelir.
ama belki de bunu bu kadar kurcalamamak lazım. insan bazen sadece hoşlanır, sever ve o yöne doğru gitmek ister.
şarkıda dediği gibi "nedensiz de sevilir".
kızların beğendiği kızlar genellikle bize çekici gelmediği gibi, bizim "tipi yerinde" diye tanımladığımız erkekleri de kızlar pek beğenmemekte.
bunun sebebi düşünülse; bakış açılarından tip/görünüş ile ilgili detaylara kadar akla onlarca ihtimal/madde gelir.
ama belki de bunu bu kadar kurcalamamak lazım. insan bazen sadece hoşlanır, sever ve o yöne doğru gitmek ister.
şarkıda dediği gibi "nedensiz de sevilir".
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
kurucusu olduğum sözlüğü vaktim olmadığı için satıyorum. bitcoin ile ödeme kabul edilir.
devamını gör...
yazarların aldıkları en unutulmaz mesaj
teferruatı bende kalmak şartıyla pek ağır bir mesajdı.
zaten uçlarda yaşıyordum o ara hayatı. zor şartlarda tutunuyordum hayata adeta beni uçuruma yuvarlamıştı.
çok ağır gelmişti. günlerce boğazıma yumru olmuştu. zor yaşadığım o hayatı iyice zorlaştırmış muhakeme yeteneğimin altına bomba yerleştirmişti adeta.
hep bir son damla vardır ya işte o mesaj o son damlaydı. bugüne bakınca belki de iyi ki damlamıştı. bazı şeylerin sonu bazı şeylerin başı oldu.
ah nasıl güzel şeyler? bitiriyor bitti bitecek derken adeta yeni bir hayat bahşedilmişti bana.
alelade ağzınızdan çıkan o sözler kimlerde nasıl makes bulur bilemezsiniz dostlar. aman ha kırmadan, incitmeden, yormadan...
herkes benim kadar şanslı değil. bir bakmışsınız birinin sonu olmuş o son mesaj.
zaten uçlarda yaşıyordum o ara hayatı. zor şartlarda tutunuyordum hayata adeta beni uçuruma yuvarlamıştı.
çok ağır gelmişti. günlerce boğazıma yumru olmuştu. zor yaşadığım o hayatı iyice zorlaştırmış muhakeme yeteneğimin altına bomba yerleştirmişti adeta.
hep bir son damla vardır ya işte o mesaj o son damlaydı. bugüne bakınca belki de iyi ki damlamıştı. bazı şeylerin sonu bazı şeylerin başı oldu.
ah nasıl güzel şeyler? bitiriyor bitti bitecek derken adeta yeni bir hayat bahşedilmişti bana.
alelade ağzınızdan çıkan o sözler kimlerde nasıl makes bulur bilemezsiniz dostlar. aman ha kırmadan, incitmeden, yormadan...
herkes benim kadar şanslı değil. bir bakmışsınız birinin sonu olmuş o son mesaj.
devamını gör...
sevişme sahnesi yüzünden netflix yapımını reddeden oyuncu
haber çok absürt. özlem balcı adlı bir avuç insanın tanıdığı oyuncu, kuralları olduğunu öne sürerek netflix yapımını reddetmiş. oyuncusun sen, oynarken ne yaşıyorsun ablacım. benim erkek hastaya genital muayene yapmam dememle aynı. doktor olarak karşımdakini sadece hasta ve hastalık olarak görüyorum. profesyonellik bunu gerektirir. yapamıyorsan otur evinde, bir kesime yaranacağım diye yapılmış saçma açıklama. bugün de başkaları adına utandık çok şükür.
www.internethaber.com/sekse...
not: ister kabul eder ister etmez tabi ki. her oyuncu her teklifi kabul edecek diye bir şey yok. oyunculuk denilen sanatın bir dalından bahsediyorsak her role, duyguya profesyonelce yaklaşan kişileri kastediyoruz. mahalle dizisinde akarı kokarı olmadan 10 sene babaannem de oynar. çıkıp da büyük bir meziyetmiş gibi röportaj verilmesi saçma, diğer kadın oyunculara haksızlık. birilerine farklı yakıştırmalar yapılmış olmuyor mu?
www.internethaber.com/sekse...
not: ister kabul eder ister etmez tabi ki. her oyuncu her teklifi kabul edecek diye bir şey yok. oyunculuk denilen sanatın bir dalından bahsediyorsak her role, duyguya profesyonelce yaklaşan kişileri kastediyoruz. mahalle dizisinde akarı kokarı olmadan 10 sene babaannem de oynar. çıkıp da büyük bir meziyetmiş gibi röportaj verilmesi saçma, diğer kadın oyunculara haksızlık. birilerine farklı yakıştırmalar yapılmış olmuyor mu?
devamını gör...
aldatılmamak için yapılması gerekenler
aldatmayacak biriyle olmaktır. * *
devamını gör...
sözlüğü çok ciddiye almak
arkadaşlar size göre neden herkes boş burada? insanların yazdığı 3 5 yazıdan bu çıkarımı yapabiliyorsanız tebrikler insan sarrafı olmuşsunuz diyeceğim. bir insan sizden katbekat donanımlı olup yine de burayı bilgi paylaşımı için kullanmak istemiyor da olabilir, çok fazla bilgiye sahip olmayıp yine de bilgiye aç olup öğrenmek için gelmiş de olabilir, yine bilgi sahibi olmayıp araştırma yapan ve bu araştırmalarını da burada insanlarla paylaşmak isteyen biri de olabilir. binbir çeşit insan var burada. sözlükte bir şeyleri beğenmiyorsanız iki seçeneğiniz var, ya kalıp istediğiniz doğrultuda paylaşımlar yaparak bu bahsettiğiniz ortamdan daha uzak bir çerçeve oluşturmaya çalışırsınız ya da gidersiniz. bu kadar basit. bu kadar büyük bir topluluğu kendi isteklerinize göre şekillendiremezsiniz maalesef ki. hele okuduğunuz birkaç şey üzerinden insanları dolu boş şeklinde etiketlemek inanılmaz saçma. anlayamıyorum gerçekten.
devamını gör...
hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
minik bir kutunun içinde bolca küp şeker, çeşitli peçeteler, renkli yara bantları, kopmuş bileklik.
devamını gör...
normal sözlük hikaye özelliği
devamını gör...
burger king'in logosunu değiştirmesi
renklerin gücünü daha doğru kullanmışlar. bakınca acıkma duyusu daha hızlı devreye giriyor.
daha önce logoda olan mavi, renk olarak açlık hissini bastırdığı için kaldırılması akıllıca olmuş.
daha önce logoda olan mavi, renk olarak açlık hissini bastırdığı için kaldırılması akıllıca olmuş.
devamını gör...
ayın en çalışkan 10 yazarı hakkında ne dediler
oha listedeyim cizıs...işsiz olduğum ortaya çıktı. bundan sonra daha az tanım gireyim bari.
devamını gör...
diego armando maradona
gelmiş geçmiş en iyi futbolculardan, unutulmayacak efsane.
devamını gör...
