radyoyu özledik. açılsa da havalar yumuşasa, sözlüğe bahar gelse...
devamını gör...

kahve makinası. kendim seviyorum belki de ondandır.
devamını gör...

birine en belirgin özelliğinden dolayı yakıştırılan takma ad.
devamını gör...

birkaç hafta önce bir şeyler atıştırmak için mutfağa gittim ve masada kuru üzüm torbası gördüm. içimden uzun zamandır burada, inşallah yiyip zehirlenmem diye geçirdim. birkaç tane ağzıma atayım derken biri direkt boğazıma kaçtı. ne öksürebildim ne yutkunabildim ne de nefes alabildim. sanıyorum 30-40 saniye nefes alamadım. belki daha kısadır ama benim için çok uzundu. sonra boğazımdan geçip gitti ama o an bu sefer dedim gidiyoruz herhalde.
ondan birkaç hafta daha önce arabayla gidiyorduk, babam sürüyor. arabada da sinek vardı. babam camı açtı eliyle sineği dışarı çıkartmaya çalışıyor. düz bir yol. yolda da o sırada bir köpek varmış. sinekten dolayı ilk başlarda görmedi tabii. son saniyelerde fark edip direksiyonu kırdı. birkaç manevrayla kurtulduk, yol boş olmasa birilerine çarpabilirdik ama boş olduğunda da çarpıp kaza yapsak kimsenin haberi olmayacaktı. kim bilirr?
sıradaki ne acaba :)
devamını gör...

öğretmenler: "tamam".
devamını gör...

başta gördüğümde moderatörler tarafından uzaklaştırıldığını sandığım insanlar. profillerini ziyaret ederken mezar taşı okuyormuşum izlenimi veriyor.
devamını gör...

okumak yazmak dinlemek susmak
farklılıklar empati hoşgörü bakış açıları
saygı üslup içerik düşünce
kendin ve başkaları için notlar bırakmak
devamını gör...

aşk

sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür;
sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

muhteşem dizelerinin yazarıdır.
devamını gör...

direkt avrupa birliğindeydi.
devamını gör...

2 metrekarelik duşakabinin içinde varoluşunu sorgulamaktır.
devamını gör...

çift yastıkla uyumak.
devamını gör...

franklin joseph lymon ve the teenagers tarafından seslendirilen şarkının ismi. aynı zamanda, frankie lymon öldükten sonra aynı isimle çekilen biyografik özellik taşıyan filmin adı.

why do fools fall in love?
why do birds sing so gay?
and lovers await the break of day
why do they fall in love?

why does the rain fall from up above?
why do fools fall in love?
why do they fall in love?

devamını gör...

hakikaten (bkz: truman show)'da olduğumuzu düşünüyorum artık.
devamını gör...

sayın peneus'un ukdesi.

sözlükte ''şafak vakti gibi aydınlık, güçlü kimse.'' anlamına gelen sözcüktür.

aynı zamanda bir erkek ismidir.
devamını gör...

çiçeklerden daha çok sevdiğim ama bir tanecik bile çiçek vermek istemeyen bitki. 4 tane kaktüsüm var sadece bir tanesi şımardı büyüdü diğerleri duruyor. sebebi neydi ki...
devamını gör...

burna övgü de yergi de çok fazla.
benim de sürekli estetik mi sorusuna muhatttap kaldığım durum.
bundan bir on sene önce böyle bir şey yoktu. ya kimse ilgilenmiyor burunlarla ya da yaygın değildi estetik operasyon.
işin özü kimseyi ilgilendirmez.
'ben doğallıktan yanayımmm yağğğ bence hiç yakışmıyorrrgg' diyenlerin çoğunun parası yok. olsa ohhooo...
insanımız çok değişti gerçekten. her şeyi eleştirebileceğini, yorum yapabileceğini, yerden yere vurabileceğini sanıyor. bir de bunu hak biliyor. çok komik gerçekten. bu galiba kendinde olmayan olamayacak olan öz güven, para, bir şeyleri çok rahat yapabilme vsvs durumuna hasetlenmenin psikolojik olarak dışa vurumu.
bu konuyu daha detaylı olarak incelemek gerekiyor ama minnak bir ön hazırlığı bu başlığa kısmetmiş.
devamını gör...

sokak ortasında ağzını yaya yaya sakız çiğnemek.

beni ilgilendirmiyor ama gerçekten çok irrite edici değil mi sizce de? yazarken bir garip oldum.
devamını gör...

ben birkaç kere karanlık havada mezarlığın yanından geçtim. şimdiye kadar bir öcü ya da hortlağın çıkıp saldırdığına da rastlamadım. o yüzden geçerken de ıslık çalma gereği duymadım.
devamını gör...

günümüz türk şiirinin en mühim isimlerinden biri. kıyaslamaya gidersek basite indirgemiş oluruz kendisini. kendi çizgisine özgü imgelem ve kelime dizilişinde -bu bir birhan keskin şiiridir- imajı yarattı ve kolay kolay yıkılacağa benzemiyor. ben kendisinin sadık bir okuyucusu olarak isterdim ki şiir değil nesir yazsın.


''bunca zaman sonra, neden ona dokunmadığımı
neden çekmediğimi silahlarımı kınından
olanı biteni kalbime koyup kendimi çektiğimi
soruyorsan…

dokunmadıysam tek bir sebepledir…

bir barbar ancak eşitine dokunur.''

*ben istanbul'a çok benzerim sevgilim
yarı trak yarı buralı.
azıcık gidersin haliç'te bir çekirdek aileyim
o siyah suya bakakalmış, su yağlı mı yağlı.
adamda bej kundura, kadın çarşafa dolanmış,
yüzlerinde kırağı
kızların birini açık havada doğurmuşlar,
öbürü kapalı.

bende sevgilim yan yana ışır
ılık kasabalar köyler
ben istanbul'a çok benzerim sevgilim,
bir yanım haliç'te bir karabatak
bir yanım samandıra'da saplı samanlı.

ben istanbul'a çok benzerim sevgilim
onca iştiha içinde onca keder.
çın çın bin ses imkanıyken
sesin göbeğinden çatlayıp orada kaldığı yer.

sorunun sorulduğu yerim ben,
cevabın alındığı yer!
bir yanım erguvan bir yanım gül ve laleler
bir yanda serseri otlar, başıboş, plastik çiçekler
kök dal dolanmış duvarda birbirine koyu keder.

gezmediğin yerlerim vardır mutlaka
beklerim, yeraltı mağ'raları
bir ayağım geçmişte kalmış alamam
öbürü koduğun bahtımmış, eline ayarlı.

sevgilim kış düşmüş dünyaya içimden
eve nasıl varayım!
bir kovuk bir obruk oldum,
üstüm başım kar, yollar kapalı
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim