yanlışlıkla tanım beğenmek
geri de alamıyorsun ki verdiğin oyu. yani yanlışlıkla oy versem bile kesinlikle geri almıyorum. sonra arkamızdan “bak bak zilliye, verdiği oyu geri alıyor yanardöner” diye laf çıkarırlar vallahi. sözlükler alemi çok gaddar onu bunu bilmem ben.
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
günlerdir baskı yapıyoruz, yoldaş koltuğu birisine bırak diye. adam hepimize bırakmış.* en temizi.
kurucu olduğuma göre, store'dan istediğimi alabiliyor muyum, alamıyor muyum? gidip kavga edeyim bari, "buralar benim, ne demek istediğinizi alamazsınız" diyen kasa görevlisiyle.
kurucu olduğuma göre, store'dan istediğimi alabiliyor muyum, alamıyor muyum? gidip kavga edeyim bari, "buralar benim, ne demek istediğinizi alamazsınız" diyen kasa görevlisiyle.
devamını gör...
neden ünlü olduğu bilinmeyen ünlüler
"işte böyle, yavaş yavaş ve derinden, profil resmi yoluyla sözlüğün kime ait olduğunu bulacağız." diyen çiçeği burnunda yazar. *
devamını gör...
napolyon bonapart
dünyanın en fazla savaş kazanan kişisi. istanbula öğretmen asker olarak gelecekken fransız ihtilali çıktığı için gelememiştir. belki bu olay hayatını değiştirmiştir.
devamını gör...
yeni başlayacaklara fantastik kurgu kitap önerileri
fantastik kurgulardaki gözden kaçan nokta şu; her yazar her fantastik severe uymuyor. ağdalı, bol tasvirli bir hikaye mi arzuluyorsunuz, rotanız farklı; çerez gibi gitsin mi diyorsunuz, yönünüz farklı olmalı. çünkü birbirinden farklı dünyaların haliyle birbirinden farklı damak tadı oluyor.
bu noktada beklenti ve duruma göre yaş da devreye giriyor.
örneğin herkesin aşina olduğu harry potter serisi, bence, 20 yaş altı olup da fantastik bir denize ilk kez ayak sokmak isteyenler için gayet ideal bir seridir. anlatımı kolay, kendine has bir yapısı olduğundan enteresan terimler ile karşılaşıp bu ne yahu demeyeceğiniz, ilk kitaptan son kitaba öyküye hakim kalabileceğiniz bir yolda ilerliyor. ne kadar ilk iki kitabı çocuk kitabı gibi gelse de üçüncü kitaptan sonra serinin öyle olmadığını anlıyorsunuz.
her yer harry potter, içimiz dışımız gözlüklü velet derseniz de yine giriş için uygun fakat biraz uzun bir seçenek daha var; gece evi serisi. aynı şekilde gerçeklikten olağandışı hayata geçiş sürecini tıpkı harry potter gibi yaşatan ve sizi haritadan kopartmayacak bir havaya mevcut. lakin başta da dediğim gibi biraz uzun, en son onuncu kitabını okuduğumu hatırlıyorum, daha bir o kadar da vardı.
peşinden, otostopçunun galaksi rehberi şart; hem bünyeyi dinlendirmek, hem biraz şaşırmak, hem de heves arttırmak için birebirdir.
sonrasında daha büyük evrenlere atlamadan önce yine bence okunması gereken üç kitaplık bir seri daha var; diablo. bu noktada artık dünya haritasından komple kopmaya başlıyorsunuz, savaşçılar, paladinler, büyücüler, necromencerlar nedir, ne değildir; yatmaya başlıyor kafaya. zaten fantastik evreni sevip sevmeyeceğiniz diablo serisinden sonra kendini iyiden iyiye belli edecektir.
bu noktadan sonra ise takip edilebilecek onlarca seriden, zevkinize ve şu zamana kadarki birikiminize uygun, sizi götürecek, gözlerinizi kapatınca içinde yer almak isteyeceğiniz hikayeleri keşfetmiş oluyorsunuz.
ejdarha mızrağı, zaman çarkı, dune serisi, yerdeniz serisi, taht oyunları olarak da bilinen buz ve ateşin şarkısı...ve...
elbette ki yüzüklerin efendisi serisi. yüzüklerin efendisine ayrı bir paragraf açmak gerekiyor zira en ince detayına kadar planlanmış, nesiller atlamış bir seri olarak, kültür olarak, sizi ermişlik mertebesine çıkaracak bir dünyadır kendisi. dili zaman zaman şiirsel, zaman zaman ağdalı, kimi zaman boğucu, kimi zaman ferahlatıcı, bambaşka bir tecrübe. en çok sorulan sorulardan biri serinin okunma sırası; bir çok sitede yer alıyor ama belirtmekte fayda var. hobbit ile başlanıp, yüzüklerin efendisi 1-2-3, bitirdikten sonra ki inanın bu vaktinizi alacaktır; her şeyin başına, silmarillion'a hazırsınız demektir. ardından, sıraya çok da takmadan güç yüzüklerine dair, hurin'in çocukları gibi türkçe'ye çevrilen romanlardan pekiştirmeler yapabilirsiniz.
en başta da dediğim gibi, beklentileriniz ve giriş yapmak istediğiniz evrenin sizi çekmesi çok önemli; tat almıyor musunuz, başka bir seriye yönelin, bu noktada pes etmemek önemli.
bu noktada beklenti ve duruma göre yaş da devreye giriyor.
örneğin herkesin aşina olduğu harry potter serisi, bence, 20 yaş altı olup da fantastik bir denize ilk kez ayak sokmak isteyenler için gayet ideal bir seridir. anlatımı kolay, kendine has bir yapısı olduğundan enteresan terimler ile karşılaşıp bu ne yahu demeyeceğiniz, ilk kitaptan son kitaba öyküye hakim kalabileceğiniz bir yolda ilerliyor. ne kadar ilk iki kitabı çocuk kitabı gibi gelse de üçüncü kitaptan sonra serinin öyle olmadığını anlıyorsunuz.
her yer harry potter, içimiz dışımız gözlüklü velet derseniz de yine giriş için uygun fakat biraz uzun bir seçenek daha var; gece evi serisi. aynı şekilde gerçeklikten olağandışı hayata geçiş sürecini tıpkı harry potter gibi yaşatan ve sizi haritadan kopartmayacak bir havaya mevcut. lakin başta da dediğim gibi biraz uzun, en son onuncu kitabını okuduğumu hatırlıyorum, daha bir o kadar da vardı.
peşinden, otostopçunun galaksi rehberi şart; hem bünyeyi dinlendirmek, hem biraz şaşırmak, hem de heves arttırmak için birebirdir.
sonrasında daha büyük evrenlere atlamadan önce yine bence okunması gereken üç kitaplık bir seri daha var; diablo. bu noktada artık dünya haritasından komple kopmaya başlıyorsunuz, savaşçılar, paladinler, büyücüler, necromencerlar nedir, ne değildir; yatmaya başlıyor kafaya. zaten fantastik evreni sevip sevmeyeceğiniz diablo serisinden sonra kendini iyiden iyiye belli edecektir.
bu noktadan sonra ise takip edilebilecek onlarca seriden, zevkinize ve şu zamana kadarki birikiminize uygun, sizi götürecek, gözlerinizi kapatınca içinde yer almak isteyeceğiniz hikayeleri keşfetmiş oluyorsunuz.
ejdarha mızrağı, zaman çarkı, dune serisi, yerdeniz serisi, taht oyunları olarak da bilinen buz ve ateşin şarkısı...ve...
elbette ki yüzüklerin efendisi serisi. yüzüklerin efendisine ayrı bir paragraf açmak gerekiyor zira en ince detayına kadar planlanmış, nesiller atlamış bir seri olarak, kültür olarak, sizi ermişlik mertebesine çıkaracak bir dünyadır kendisi. dili zaman zaman şiirsel, zaman zaman ağdalı, kimi zaman boğucu, kimi zaman ferahlatıcı, bambaşka bir tecrübe. en çok sorulan sorulardan biri serinin okunma sırası; bir çok sitede yer alıyor ama belirtmekte fayda var. hobbit ile başlanıp, yüzüklerin efendisi 1-2-3, bitirdikten sonra ki inanın bu vaktinizi alacaktır; her şeyin başına, silmarillion'a hazırsınız demektir. ardından, sıraya çok da takmadan güç yüzüklerine dair, hurin'in çocukları gibi türkçe'ye çevrilen romanlardan pekiştirmeler yapabilirsiniz.
en başta da dediğim gibi, beklentileriniz ve giriş yapmak istediğiniz evrenin sizi çekmesi çok önemli; tat almıyor musunuz, başka bir seriye yönelin, bu noktada pes etmemek önemli.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
her şeye gereğinden fazla tepki veriyorum.üzülüyorum,gülüyorum,kızıyorum ama abartıyorum.çok düşünüyorum ve takıyorum hayatımdaki şeyleri.
devamını gör...
sobalı evde büyümek
sobada patates kızartmanın, kestane pişirmenin verdiği keyfi tatmıştır, fakat zorluklarıda vardır tabii bizim gibi 3.katta oturuyorsanız o kovayı yukarı her gün çıkarmak eziyettir, tek odaya tüm aile sığar ve akşam olunca herkes dağılır uyumaya gidilir, çoğu zaman sobalı odada birden fazla kişi uyur, soba zehirlemesine dikkat etmek gerekirdi, yine de her şeye rağmen güzeldi.
devamını gör...
mizah anlayışını birkaç cümle ile anlat
- tanrılar sizi ve tüm şehrinizi lanetlesin!
+ anan hariç de lan!
- iyi, anan hariç!
* çok canım sıkılıyor... (annesi)
+ anan hariç de lan!
- iyi, anan hariç!
* çok canım sıkılıyor... (annesi)
devamını gör...
evrim hakkında hiçbir şey bilmeden evrim vardır diyen tip
evrim hakkında hiçbir şey bilmeden evrim yoktur demekten iyidir. en azından bilimden taraf olmuştur.
devamını gör...
kağıdını göstermeyen şerefsiz arkadaş

bedavadan üniversite okumaya çalışan gereksiz tiplerin yersiz serzenişi.
bizim de not tutmadığımız zamanlar oldu ama gidip adam gibi dersimizi dinleyip geçtik sınavları. ha sen önceden not verdiğin ve arkadaşın ihtiyacın olduğunu bildiği halde not vermiyorsa bu gerçekten şerefsizce sayılabilir ama sınavda kağıdını göstermiyor diyen adam muhtemelen üniversiteyle ilgisi olacak en son kişidir. sınavda kağıt göstermek ne lan? sakın gelip de 65 yaş üstü kitle geleceğimizi çalıyor demeyin; siz okul sıralarında başlamışsınız milletin emeğini çalmaya.
ayrıca bugüne kadar kopya verdiğim arkadaşlarımdan bile kopya almadım mq. aslında yapabilirdim. ticari açıdan bakınca geri ödeme almış olacağım sonuçta alt tarafı swh. benim için mesele birinin emeğini çalmayı geçtim; kendim yapamadığım bir şeyi başkasından kopya çekerek yapmanın beni deli etmesi. insanlar bunu nasıl rahatça yapabiliyor anlamış değilim.
devamını gör...
ateist bir canlı neden yaşar sorusu
devamını gör...
adolf hitler türkleri severdi söylemi
alman aşısı vurulurken ülkücü oğuz kağan..
devamını gör...
esenyurt'ta kaçak kreşe yapılan baskın
bütün şakalar yapılmış, bana kalmamış.(bkz: swh)
1- insanlar çalışmak zorunda.
2- herkesin anası babası torun bakmak istemeyebilir ki zorunda da değil.
3- asgari ücret ortada.
4- ee bol sosyal etkinlikli ipadli kreş fiyatları da malum.
bu 4 maddeyi topladığımızda şaşırtmayandır.
1- insanlar çalışmak zorunda.
2- herkesin anası babası torun bakmak istemeyebilir ki zorunda da değil.
3- asgari ücret ortada.
4- ee bol sosyal etkinlikli ipadli kreş fiyatları da malum.
bu 4 maddeyi topladığımızda şaşırtmayandır.
devamını gör...
belirsizlik
devamını gör...
kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler
"empati kurmak" bunlardan birisidir.
devamını gör...
çibörek
tıpkı karnıyarıkta olduğu gibi, yapanın el becerisine bağlı olarak, yağ çekme oranı 0'a kadar indirgenebilen hamur işi...
devamını gör...
kadebostany
2008 yılından itibaren elektronik-indie müzik yapan isveçli grup.
eleştiri ve dinleyici yorumlarını okuduğum kadarıyla en sevilen parçası walking with a ghost... bir de ''fifti şeyds of gırey''in trailer'ında kullanılan crazy in love...
eleştiri ve dinleyici yorumlarını okuduğum kadarıyla en sevilen parçası walking with a ghost... bir de ''fifti şeyds of gırey''in trailer'ında kullanılan crazy in love...
devamını gör...
sadece bir aptal ateist olabilir
bana da hep inançlara saygı duymamak aptallık olarak gelir.
evet ateizm de inançtır. şimdi inanmamak da inançtır diyerek felsefeye de dalabilirim ama mahlasım o kadar felsefe yapmama izin vermiyor.
kimseyi dertlemesin herhangi bir din ya da dinsizlik lütfen.
evet ateizm de inançtır. şimdi inanmamak da inançtır diyerek felsefeye de dalabilirim ama mahlasım o kadar felsefe yapmama izin vermiyor.
kimseyi dertlemesin herhangi bir din ya da dinsizlik lütfen.
devamını gör...
eşinin girdiğin entrylerle dalga geçmesi
dalga konusu bir kenarda, aksama kavga cikmasin dedigim durum. bilakis erkek yazarlar, yaptiginiz tanimlamalara aman diyeyim dikkat! esinizin ayar oldugu yorumunuz olursa eger, bilin ki kelimesi kelimesine onu zihnine kazir, intikaminida cok pis alir. bir ayaginiz cukurda olur, ruhunuz duymaz, benden soylemesi...
devamını gör...
aslan sütü
rakıya yapılan benzetme. bu isimlendirmenin kökeni de izmir'e dayanıyor. bir zamanlar izmir bornova'da ünlü bir meyhane olan anastapoulos kardeşler isimli mekan varmış. rakı fıçılarının üzerinde bu ailenin sembolü olan aslan amblemi bulunurmuş. işte bu nedenle rakıya aslan sütü ismini izmirliler koymuş.
devamını gör...