ne eksik ne fazla.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

''istediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.''

bülbül adalettir. hakkının yenmemesi gereken masumlardır. ırkçılığa, nefrete, ötekileştirmeye uğrayan herkestir. saksağan ise kitapta zarar veren kişileri simgeler. fakat bu kişilere rağmen bülbülü öldürürseniz ve doğru ile yanlış'ın savaşında ''doğru''yu yok ederseniz, işte bu günahtır.

harper lee tarafından 1960’da yazılmış fakat 1930'lu yılları anlatan çok değerli bir eserdir. dünyadaki ötekileştirilmiş, ön yargıya maruz kalmış insanların kitabıdır. olaylar 9 yaşındaki bir çocuğun bakış açısıyla anlatıldığından samimi ve tatlı bir üslupla yazılıyor fakat yaşanılanlar pek de öyle değil. başta komşusunun evinden çekinen, korkan çocukların yaz tatili anıları anlatılsa da sonrasında hayatın gerçek yüzüyle, o zamanlardaki ırkçı hareketlerle karşılaşıyoruz, fakat 9 yaşındaki scout'un avukat babası atticus bu ırkçılıkla savaşıyor çünkü o zamanlar beyaz adamın dünyasıyla siyah adamın dünyası mahkemede karşılaştığında, galip gelen dünya her zaman beyaz adamınki oluyor. atticus bu haksızlığı biliyor ve çevresindeki insanların ona ne şekilde bakacağını önemsemeden haklı olduğunu bildiği siyah adamın hakkını savunmaya çalışıyor.

tam da bu noktada alttaki alıntıyı paylaşmak uygun olacaktır.

-sen zencileri mi savunuyorsun, atticus?
-elbette savunuyorum. zenci deme, scout. bu kabalıktır.
-okulda herkes öyle diyor.
-bundan böyle o herkesten bir kişi eksilecek.


kitap bana henüz başlamadan kaybettiğimi bilsem bile başlamam gerektiğini bir kez daha gösterdi. çünkü "daha başlamadan yüz yıl önce kaybetmiş olmamız demek kazanmaya çalışmayacağımız anlamına gelmez."
devamını gör...

a haber'de yayınlanmayacaktır.
devamını gör...

6b 6f 72 74 6b 6f 72 74 6b 6f 72 74 21 20 65 79 6c 75 6c 69 6e 67 20 77 61 73 20 68 65 72 65 2e*
devamını gör...

bir jung yun kitabıdır.

çocukluğumuz boyunca yaşadığımız deneyimlerin kurguladığı bir hayatı yaşamaya çalışıyoruz hepimiz. o yüzden “ kime sorsak evinde bir oda eksik.” hepimizde bir telaş çocukken eksik kaldıklarımızı tamamlamak için, bozulanları tamir etmek için, kaybolanları yerine koymak için.

mark twain’e göre kişiliğimizi on beş yaşına kadar yaşadıklarımız belirlermiş. kitabımızın merkezinde duran kyung cho da çocukluk travmalarının, sevgi eksikliğinin, aile içi şiddetin oluşturduğu hasarı gidermek için kendine yapılanın tam aksini yapma peşinde ve tabii kırgınlıkları ile baş etmek.

bir çocuğu mutlu etmek, iyi ve düzenli bir geleceğe sahip olmak için onu maddi yönden doyurmak, özel hocalarla meşgul etmek yeterli midir? bir evde huzur yoksa o eve yuva diyebilir miyiz?

zengin bir ailenin çocuğu olan kyung aile içi şiddet mağduru olan bir çocuk ama zincirleme şiddet tamlamasının son öğesi o. babasından şiddet gören annesinden şiddet gören bir çocuk.

bu şiddet zincirini daha fazla uzatmamak için ailesinden uzak yaşamaya, onlarla görüşmemeye ve yeni kurduğu çekirdek ailesini onlardan soyutlamaya çalışırken bir yandan da madd zorluklara göğüs germek gibi ağır bir yükün altında. varlık içinde yokluk yaşatmayı tercih eden kyung farklı bir kültürden gelen, farklı bir ülkenin genlerini taşıyan eşi ve eşinin ailesine de kendini kabul ettirmek istemekte. ama bu kültürel farklılık kyung’un elini kolunu öyle bir bağlamakta ki olaylar çığrından çıktığında kyung kendini hiç istemediği bir durumda bulmakta.

belki de yoluna koyabileceğini düşündüğü hayatınız bahçenizde koşturan çıplak bir kadının vücudundaki şiddet izlerinin sızısıyla yeniden alt üst olsa neler hissederdiniz acaba? yuva’nıza koşmak en doğru çözüm olurdu belki de, belki de olmazdı.
devamını gör...

herkesin bir manitası var.
benimse bebek gibi bir yüzüm.
devamını gör...

eğer çoraplarınızı (bkz: carnaval socks) firmasından aldıysanız ne kadar giyerseniz giyin mis gibi parfüm kokacaktır. tabii ki tavsiyem günlük değiştirmenizdir.

not: reklam değildir. hoşuma gittiği için paylaşmak istedim.
devamını gör...

hinduizm'in yaratıcı tanrısı, bu tanrının da dört adet başı varmış. aslında zamanında beş tane başı varmış ama birini ne yazık ki yok edici tanrı (bkz: şiva) kesmiş.
devamını gör...

kişilerin farklı şehir veya ülkelerde yaşarken birliktelik yaşama durumu. kişilerin ilişkiden ne beklediğine bağlı olarak iyi ya da kötü olarak değişkenlik gösterebilir.
devamını gör...

bitki hücresinde hücre duvarı ile birlikte bulunan yapıdır.
devamını gör...

selamlar, sevgiler. bugün kayıp efsaneler serisi diye bir konsept belirledim ve perşembeleri kayıp efsaneler serisi ile düş kurma zamanında olacağım, kayıp efsaneler serisinin ilk konuğu da elbette kutsal kase konusu olacak; kutsal kase'den bahsedip şarkılar çalacağım.

saat 23:00'te zamanınız olursa sizi bekliyorum!
devamını gör...

dopamin eksikliğim olduğunu öğrendiğim başlık.

artı oy alınca seviniyorum, çok gelsin istiyorum, ilgililere duyrulur falan. *
artılayalım geçelim arkadaşlar, kasmayalım kendimizi.
devamını gör...

kuruluşu, birinci dünya savaşı sırası ve sonrasında, düşman kuvvetlerinin toplumumuz içinde alkol, uyuşturucu gibi zararlı ve bağımlılık yapan maddeleri yaygınlaştırmalarına ve işgale karşı direniş ruhunu darmadağın etmelerine engel olmak için sultan vahdettin'in izni ile doktor mazhar osman başta olmak üzere o dönemin aydınları tarafından 5 mart 1920 tarihinde istanbul'da kurulmuştur. ilk kurulduğunda ismi hilal-i ahdar olarak geçiyordu.
ilk önce alkol bağımlılığı ile mücadele amaçlı kurulmuştur. daha sonra hem sağlık kuruluşu ve sivil toplum kurumu olarak da çalışmalarına devam etmiştir.

başta ingilizler olmak üzere, işgal güçlerinin amacı ülkelerinden getirmiş oldukları türlü türlü uyuşturucu, alkol ve benzeri keyif verici, bağımlılık yapan maddeleri istanbul ve anadolu'da yaygın hale getirtmek , bu sayede bir gevşeme ve hissizliğe sebep olup ülkedeki ulusal mücadele ruhunu baltalamak ve direnişin altını oymak istemişler ama bir grup yurtsever aydın bu tehlike karşısında örgütlenip bugünkü yeşilay kurumunun temellerini atmışlar. kurulduğu 1-7 mart tarihleri ülkemizde yeşilay haftası olarak kutlanmaktadır. kurum, bugün de zararlı alışkanlıklar ile savaşmak ve gençlerin bağımlı olmasına engel olmak için aynı çabayı gösteriyor.
devamını gör...

programın saatinde yeni bir düzenlemeye giderseniz çok güzel olacak. zira ben genelde o saatteki yayınları ya kaçırıyorum ya da sonuna yetişiyorum.*

şöyle saatler 22:00'yi gösterse, bizde marullarımızı hazırlasak rahatça programı dinlesek güzel olurdu.

hepinize iyi yayınlar dilerim.
devamını gör...

iki ayda bozduğum mekan.

birkaç gündür sadece tanım girdiğimi çok az okuyup beğendiklerimi artıladığımı fark ettim ve son yarım saattir okuma yapıyordum. tabi bir yandanda beğendiklerimin altını çiziyordum ki derken sözlük bozuldu. *
ne beğeni ne fav hak getire ama nereye getire?

neyse gidem az uyuyam canım sıkıldı püff.
devamını gör...

21:35 itibariyle dün girift radyo yayını'nda çalınan, gündeme dair şarkıları yeniden dinleyebileceğimiz, güzel sözlüğümüzün eğlenceli radyosu.
devamını gör...

kulağa güzel gibi gelen fakat hiç de güzel olmayacak gelişmedir.

insanları dünyadan soyutlayacak, kendi içlerine kapanmalarına sebep olacak, olmayan insanlar varmışçasına yaşanacak ve aslında bir program bağımlılığı ortaya çıkacaktır.
devamını gör...

attila ilhan in bes bolumden olusan uzun siiri.

"kalbim bakır bir mangır gibi boynuma asılmış
ondan kurtulmak için sürgünlere gitmeye razıyım
nehir gemilerinde muçoluk etmeye ölmeye
seni terk etmeye razıyım parasız pulsuz çekip gitmeye
kur’andaki bütün belâlara tevrattaki bütün belâlara
ibranice öğrenmeye razıyım hapis yatmaya
kalbim yüzünden mademki ellerimi parçaladım
kalemimi kırdım hayatımı çignedim ağladım
mademki en büyük düşmanım kalbim benim kendimin
onu inkâr ediyorum kalbimi inkâr ediyorum
geceleri benim için dua etmelisiniz"
devamını gör...

iron (demir) lakabı ile anılan birleşik amerikalı siyahi boksör.1956'da brownsville, brooklyn'de doğdu.1985'te profesyonel boks kariyerine başladı.1986'da muhammed aliyi son maçında yenen boksör olarakta bilinen wbc ağır siklet boks şampiyonu trevor berbick'i 2.raund'da knockout!la yenerek tarihin en genç wbc ağır siklet boks şampiyonu olarak 21 yaşında tarihe geçti.tyson'ın kariyeri hızla yükselişe geçmişti.

1987'de wba ağır siklet ünvan maçı için yine muhammed ali'yi yenen bir boksör olan larry holmes ile ünvan maçına çıktı.holmes tyson'ın yumruklarına 3 raund dayandı.fakat 4.raund'da tam üç kez yeri öptü ve üçüncüde hakem maçı bitirdi.artık wba kemerinin sahibi'de tyson'dı.1985'ten 1990'a kadar çıktığı 37 maçın tamamını kazandı (33ko).


1990 yılında james douglas ile çıktığı maçı sayıyla kaybetti.ardından 1991'e kadar çıktığı 4 maçı knockout ile kazandı fakat 1991'de abd güzellik kraliçesine tecavüzden yargılanıp suçlu bulundu ve 3 yıl hapis yattı.hapishanede islam'ı seçti ve malik abdülaziz ismini aldı.hapisten sonra ünvanlarını bir süreliğine geri alsada eski mike olmaktan artık çok uzaktı ve maçlarından fazla olayları ile anılan biri haline geldi(barda kavga çıkarmak,rakibin kulağını ısırmak vs.)son maçına 2005 yılında kevin mcbridge isimli kendi klasından çok uzak bir boksörle çıktı ve 6.raund'da maçtan çekilip sonrasında boksu bıraktığını ve içinde boks yapmak için bir heyecan kırıntısı dahi kalmadığını belirtti.



bokstan sonraki kariyeri ise boks kariyerine benziyor desem çokta yanılmış olmam herhalde.


3 haziran 2005'te usa today ile yayınlanan bir röportajda tyson, "tüm hayatım boşa gitti - başarısız oldum" dedi. şöyle devam etti: "sadece kaçmak istiyorum. kendimden ve hayatımdan gerçekten utanıyorum. bir misyoner olmak istiyorum. insanların beni ülke dışına kovduklarını bilmelerine izin vermeden onurumu koruyarak bunu yapabileceğimi düşünüyorum. hayatımın bu kısmını bir an önce bitirmek istiyorum. bu ülkede benden iyi bir şey gelmeyecek. insanlar beni o kadar yükseğe koydular ki; bu imajı yıkmak istedim." tyson çok para harcamaya başlamış, phoenix, arizona yakınlarındaki lüks bir yerleşim bölgesi olan paradise valley'deki 350 güverciniyle ilgilenmektedir.


şu sıralar abd'de yasal olarak marihuana yetiştiriyor ve tüm enerjisini bu işe vermiş durumda.tyson uzun zamandır bir içici olduğunuda son yaptığı roportaj'da itiraf etii.
devamını gör...

düşük kitap okuma oranı, kadın cinayetleri, hayvan haklarına saygı duymama, ırkçılık, insanların din ve inanç özgürlüğüne sahip olduğunu unutan insanların varlığıdır derim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim