ben de beslemiştim çocukken, hem de 2 tane.
birinin gözleri siyahtı diğerinkiler kırmızı gibiydi.
beslenme için ise ekmek içi, sokakta gezerken topladığım çimenler, doğranmış havuç öneririm.
ilk aldığımızda avuç içi kadarken 6 ay sonunda kuzu boyutuna gelmişlerdi.
artık evde beslenemeyecek vaziyete gelince bir tavşan çiftliğine bırakmıştık.
devamını gör...

bir nevi emek hırsızıdır.

arif erdem, burak yılmaz gibi cezasahasında kendini yere atıp penaltı kazanmaya çalışmak gibi bir şeydir yaptığı.

istesen veririz oğlum zaten ukde mukde nedir köpeğin olsun, ama böyle allengirli işlere girersen kodun mu tekmeyi yuvarlarım aşağı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beni buraya çıkarıp saçmalatan da allah. sizi bana inandıran da allah.
sen ben biz hepimiz akıllıyız aslında. allah bizi böyle yabdı.
devamını gör...

rus iş adamı alexander lebedev'in digital news & media limited (idml) ile suudi araştırma ve pazarlama grubu (srmg) günyesinde bulunan media arabia lisans araştırması çerçevesinde yayın hayatına girmiştir bir gazetedir. ben genelde bilim ve dünyadaki olayları oradan takip ediyorum . nedense yabancı kaynaklı medya şirketleri türk şirketlerinden daha başarılı oluyor . bunun nedeni ise malum siyasi iktidarın , medyanın kollarını kırıp kan kaybetmesini sağlaması ve hasta yatağında tam iyileşecekken yeni bir yara açması durumudur.
buradan
devamını gör...

zaten siniri bozuk. bırakın kendi haline *
devamını gör...

at yalanı üzeyim inananı tarzında bir iddiadır.
nerden biliyorsun dersen birincisi homofobik bir bireyim. *
aslında olayın amacı çok açık, böyle söyleyerek insanların homofobik olduğu düşüncesini dile getirmelerini engellemek.
ee o zaman ben hırsızları da sevmiyorsam hırsızım, katilleri sevmiyorsam katilim gibi gibi mi yürüteceğiz bu düşünceyi.
ne salak salak tespitler bunlar üstelik bilimsel bir veri bile yok sadece twitter'da biri söyledi diye herkes duyup duyup yazıyor sonra aaa bilgi işte.

ne yapak şimdi size ahlak kavramını falan yeniden en baştan mı tanımlayalım.

#363319 şu tanımı da iliştirelim. 2 nonoştan korkacak değiliz sadece doğru bulmuyoruz o kadar.
devamını gör...

hayata bakış açımızı değiştiren bazen bir kitaptır, bazen bir filmdir, bazen yeni tanıştığın biri yada hep gördüğün konuştuğun birinin bir cümlesidir. çünkü hepsinde yaşanan bir hikaye vardır.

bizde öyle ufuk açarlar ki aslında dert ettiğimiz şeylerin yüzeyselliği ile bizi yüzleştirirler. kitabı kapatınca, film bitince yada sohbet bitince içinizdeki boşlukta uçan deli sorular başlar.

yada eskilerin dediği gibi başımıza gelen bir musibet bin nasihattan daha hayırlı olabiliyor. öyle bir olay yaşarız ki önceliklerimiz, dertlerimiz o kadar basit kalır ki..

anlayanın bir şekilde önem dereceleri değişiyor. hemen sonrasında yüzeysellikten uzak başka dertler ediniyorsunuz.

işte o dertleriniz o meraklarınız hayatınızı değiştiriyor. sizi başka biri yapıyor..

anlayanın dedim herkes de aynı etkiyi yapmadığını bire bir gözlemledim hayatımda, her insan gerçekten çok farklı, dolayısıyla her insanda etkide çok farklı oluyor.

hayata at gözlükleri bakmamak için, gerçekten okumak, bakmak, görmek, konuşmak, dinlemek gerekiyor.
devamını gör...

bir ses kaydım,
çalarsa bir gün kapını.
al onu içeri.
anlatsın sana bir takım şeyleri.

bir ses kaydım,
çıplak sessizliğinde bir ucube.
dinle bu zavallı sesi.
bak neler söyleyecek sana.

bir ses kaydım,
gönlünün egemenliğinde biçare.
dokun bu sese.
bak nasıl da savunmasız.

bir ses kaydım,
sesine muhtaç bir geveze.
konuş bu sesle.
bak nasıl da hayran sana.

bir ses kaydım,
kulaklarına mahkum bir sevdalı.
azad et bu sesi.
ulaşsın ruhununun derinliklerine.
devamını gör...

umursamamak değilde doğal bir süreçtir bu. bizim ülkemizde cinsellik eğitimi yok,bireyler kendi vücudunu tanımıyor. bugün klitoris nerede diye sorsam o ne diyecek kişiler var. kadınların masturbasyon yapması bile ayıp sayılıyor,ülkemizde ‘hymen’ yani halk arasında kızlık zarı tartışması var ki böyle bir şeyin varlığı bile şüpheli. bu tarz ortamlarda büyüyen kişiler için ‘ayy kapat ışığı utanıyorum’ erkeğin haldır küldür içeri girmeye çalışmasını saymıyorum bile. taraflardan biri cinsel eğitim alsa tamam diyeceğim ama iki tarafda da olmayınca sorun yaşanıyor. bir kadının hamile kalması,yada kalabilmesi çok zorlu bir süreç. vajinusmus diye birşey var belli bir tabu içinde büyüyen kişilerin ilişkiden korkması ki bugün 10 kadından 5i bu korkuyu yaşıyor, herhangi bir destek de almıyor. erkek için ise evlilik tamamen kendi üzerine binen bir yük olduğu için sevişmeyi bir görev gibi biliyor. bugün boşanma davalarının çoğu erkeğin aleyhine sonuçlanıyor ve bu durumun %80 sebebi ‘erkeğin kocalık görevini yerine getirmemesi’ kocalıktan kasıt birlikte olmak. neyse fikir firar etmesin,bir kadının hamile kalabilmesi için ayda minimum 15-18 kez ilişkiye girmesi lazım. bunu bir düşünün türkiye şartlarında ? kadının çocuk isteyip,erkeğin çocuk istememesi yada tam tersi durumlarda ailelerin devreye girmesi,kuvvet macunları falan.

herşeyi geçtik ve kadın hamile kaldı diyelim asıl süreç burda başlıyor. hormonlar değişiyor,vücut değişiyor,bu da kadını doğal olarak da erkeği etkiliyor. bugün kadınların bile yanlış bildiği bir bilgi var ‘hamilelikte ilişkiye girersem çocuk zarar görür,yada düşük olur’ bu yanlış, erken düşük genel olarak kromozom anomalileri ya da gelişmekte olan bebekte görülen sağlık sorunlarına bağlı olarak ortaya çıkar. yani bu dönemde cinsel ilişki düşüğe etki etmez. fakat bu dönemde gebelik belirtileri yoğun olarak yaşandığı için çiftlerin geneli ilişki yaşamaz. (3 ay) herşeyi yolunda giden bir hamilelikte son 4 haftaya kadar ilişki yaşanabilir. hamilelik zaten başlı başına zor bir süreç, aş ermeler,sürekli değişen hormon değişiklikleri bla bla bla insanı yıpratır. herşey yolunda gitti ve bu 9 aylık süreci atlattınız lohusalık dönemi başlar. doğum eylemi bittikten sonra plasenta ve zarlarının ayrılmasından sonraki 6-8 (42 gün) haftalık dönemi kapsar. bu sürenin sonunda gebelikte meydana gelen tüm değişiklikler gebelik öncesine döner. lohusalık döneminde anne ve bebeğin hastalıklardan korunması için özenli bir bakıma ihtiyacı bulunmaktadır. çiftlerin çoğu için bu zor bir süreçtir. çünkü erkek,artık karısını ‘anne’ rolünde gördüğü için ilişkiden uzaklaşır ve ‘anne’ görür artık. yani aslında yaratılış amacı estetik kaygılardan ziyade çocuğu beslemek olan bir organ (bkz: ğöğüs) içinden süt çıktığını ve çocuğu emzirdiğini görünce erkek doğal olarak uzaklaşıyor,yaklaşırsam incitirim diye düşünüyor. kadınların çoğu, forumlarda bu durumdan şikayetçi, ‘kocam doğum yaptıktan sonra benimle ilişkiye girmiyor’ minvalinde bir çok şikayet mevcut. eğer destek alınmazsa bu durum ilerliyor ve çiftler boşanıyor, kaldı ki çocuk doğduktan sonra da ‘aman çocuk uyanacak,aman çocuk görür’ diye ilişki sürekli ertelenir. standart ilişki haftada 2 defadır,uzmanlar tarafından önerilen fakat bugün çoğu çift ayda 1 bile zor oluyor diyorlar. bu 5-10 yılı aşkın evliliklerde daha da artıyor. yani aslında bir canlının,içinde başka bir canlıyı barındırması,doğurması,büyütmesi bana göre mükemmel birşey,sırf şu olay bile kadınlara hayran bırakıyor beni ama bu durum herkes için geçerli değil. evlilik-çocuk-çocuk sonrası bunların hepsi yıpratıcı bir süreç. kısaca evlilik insanı yıpratır,arkadaşlar. duygusal aforizmaları bırakıp gerçeklerle yüzleşin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çanakkale iline bağlı bir ilçedir, aynı adı taşıyan yarımada 1. dünya savaşında 18 mart 1915 de denizden geçemedikleri çanakkale boğazını, karadan geçmek isteyen itilaf devletleri ile yaptığımız kara savaşları ile meşhurdur. mustafa kemal atatürk'ün 1. dünya savaşında adının duyulmaya başladığı yer olarakta bilinir.

herkesin çocukluğunun geçtiği yerler zannediyorum kendi için çoğu zaman güzel hatıralarla doludur ve özeldir. gelibolu da 1977-1983 arası babamın görevi nedeniyle bulunmuştuk.

gelibolu' ya 1983 de ayrıldıktan sonra ilk kez 1990 yılında gidebildim, o zamandan beri her sene giderim. aradan 30 sene geçmiş ama o zaman neyse şimdi de hemen hemen aynı, değişen sadece geçen seneler olmuş, sadece geçen senelerle yeni tarzda binalar yapılmış, ama çarşısı ve diğer yerleri hep aynı kalmış.

gelibolu adı bir rivayete göre yelibol (rüzgarı bol) dan gelir, kışın rüzgarı adamı deler geçer, insanı sersem eder. karşısında olan lapseki' ye ve çardağa araba vapuru seferleri vardır. şuanda boğaz geçişi için 1915 köprüsü yapımı devam etmektedir.

tarih boyunca boğaz geçişi olduğu için her zaman önemli bir yeri olan bu ilçede potansiyeli olmasına rağmen turizm pek gelişmemiştir. ekonomi doğrudan 2. kolordu karargahının olması sebebiyle askeriye tarafından ayakta durmaktadır diyebiliriz. 12 eylül darbesinden sonra süleyman demirel ve bülent ecevit , eşleri ile zorunlu olarak belli bir süre gelibolu hamzakoy askeri kampında ikamet ettirilmiştir. o zaman bizde orada olduğumuz için halkın en büyük eğlencesinin kampın tam karşısında olan deniz fenerinden dürbünlerle kampa bakarak; yok nazmiye demireli gördüm yok rahşan ecevit bana el salladı demeleriydi diye hatırlıyorum.

sessiz ,sakin, tam kafa dinlemelik bir yerdir. ayrıca marmara denizinde ender güzel ve temiz denizi olan yerlerindendir. gece hayatı arıyorsanız açık söyleyeyim pek yoktur. peynir helvası ve ilhan restaurant isimli balıkçısı meşhurdur ki cem yılmaz' ın hokkabaz filminin bir sahneside burada geçiyormuş diyorlar, ben seyretmedim.
devamını gör...

karar vermesi çok güç bir olay. yıllardır düşünüyorum. vaktim olduğunda zamanım olmuyor, zamanım olduğunda vaktim olmuyor. çalıştığım şirketin milyon dolarlık sözleşmeleri için bu kadar kafa yormuyorum. 10 saniyede 100 bin dolar indirim yaptım hayde der geçerim ama buna bir türlü karar veremedim.
devamını gör...

kitaplarımı genellikle ödünç vermem, hediye ederim. arkadaşımda okuduktan sonra o da başkasına hediye eder. kitaba zarar gelmesin diye hep ciltleriz şefaf olan ciltle. o güzel kitabın içindeki güzel bilgilerde yayılırda yayılır...
devamını gör...

türkiye de kürt olan yurtdışında turktur. zira pasaportunda öyle yazıyor. paradoksal bir durum. bence türklüğü aşağılayan kişi türk pasaportu kullanmasın. kürtleri aşağılayan da insan sayilmasin.
devamını gör...

bana jön rütbesi verilmiş. ben kadınım yalnız. *
edit:onu da almışlar.*
edit 2: şirine mi? *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aklıma bu teyzeyi getiren başlık. videosun ilk 7 saniyesini tekrar tekrar izleyesim geliyor.

devamını gör...

kendinizi iyi hissettiğiniz, açık ve çekinmeden kendinizi ifade edebildiginiz, sinirlarinizi koruyabildiginiz ve degerli hissettiginiz ilişki sağlıklı olabilir. siralayacak daha cok kriter var tabii ki. he bir de bu her ilişki icin gecerli.
devamını gör...

+ sid! geri ver şu yavruları, anneleri geldi!
- anneleri olduğunu nereden bileceğim?
+ ne yani, doğum belgesi mi lazım? kör müsün dinozor!
- ama ben bu tosunları büyütmek için saçımı süpürge ettim!
+ bir günde mi? ver şunları çatlak!
- hanım, hanım! bunlar benim yavrularım!

devamını gör...

gerçekten ekşiyle neden kıyaslanıyor anlamıyorum. tek sözlük ekşiydi de bizim mi haberimiz yoktu? ayrıca bağnaz insanların saçma sapan başlıklar açtığı yer olarak nam salmış bir sözlük artık bahsettiğiniz yer, eskisiyle alakası yok, farkında mısınız? umarım burası öyle olmaz. ifade özgürlüğü diyerek insanları aşağılamak, can yakmak gibi olaylara hiç girilmez umarım.
devamını gör...

“when i’m 80 years old and sitting in my rocking chair, i’ll be reading harry potter. and my family will say to me, 'after all this time?' and i will say, ‘always.” diyen alan rickman gibi ben de 80 yaşıma geldiğimde sallanan sandalyemde harry potter okuyacağım. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gelmiş geçmiş en harika organizasyon olduğunu düşündüğüm eğitim platformu. gerçekten bilmek, öğrenmek için istekli olan ama imkanı olmayanlar için hemen hemen bütün akademik dalların eğitim müfredatlarını ders videoları halinde kendi sitesi ve youtube üzerinden yayınlayan ücretsiz platform.

sanat tarihinden ekonometriye, biyolojiden 3d modellemeye kadar hemen hemen her eğitim dalında dersler mevcut. sanat tarihi ve sosyoloji derslerini keyifle izlerim, bu tarz bir platforma ihtiyaç duyan ama bilmeyen herkese duyurmak istedim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim