telomer
telomer çift sarmal dna'nın uçlarında bulunan herhangi bir gen kodlamayan, özelleşmiş kromatin parçasıdır. bu yapı dna'nın parçalanmasını önler. telomeri, ayakkabı bağlarının ucunda bulunan plastik parçalara benzetebiliriz. vücudumuz genç kalabilmek için ve kendini yenilemek için hücre bölünmesine girer. ve hücre her bölünmeye girdiğinde telomerler sürekli kısalır. birçok çevresel etkende telomerlerin kısalmasına neden olur. stres, sigara, kötü beslenme gibi. anne rahmindeyken telomer uzunluğu 15.000 baz çiftiyken doğuma kadar embriyo o kadar hızlı hücre bölünmeleri geçirir ki bebek doğduğunda 10.000 baz çiftine kadar kısalır telomerler. genellikle yaşlandığımızda telomer uzunlukları 4.000-5.000 baz çifti uzunluğu kalır. ve bu hücreler işlev yapamaz duruma gelirler.
dolly doğduğunda telomerleri kısaydı – hücresel olarak yaşlı doğmuştu.
dolly doğduğunda telomerleri kısaydı – hücresel olarak yaşlı doğmuştu.
devamını gör...
black mirror
altıncı sezonu gelmek bilmeyen dizidir. tanrımmm kötü cool’larını sen affetsen ben affetmem.
devamını gör...
sözlüğe tanım girmeye utanmak
sözlüğe bi şeyler yazarken yaşadığım durumdur çünkü düşüncem gerçekten bu kadar önemli mi diye sorup siliyorum
devamını gör...
kâşane
büyük, görkemli ve çok sayıda cam kullanılarak yapılmış köşk.
devamını gör...
ankara soğuğu
ankara’nın kendine has, tuhaf bir soğuğu vardır. yaşayanlar her mevsim ince bir mont veya hırka almadan sokağa çıkmaması gerektiğini öğrenmiştir. özellikle mevsim geçişlerinde, radikal hava değişimleri bunu insana dike dike öğretir. bronşit, ağır grip işte bize, bunları hep ekim ankara’sının soğuğu öğretmişti. bir de nisan ayı ankarası vardır, zatürre olmadan atlatanlar hayat boyu başarı ödülü kazanıyor.
dört mevsimde güneş yüzünü gösterir göstermesine fakat plüton’a yansıttığı ısı daha fazladır…
ömür boyu yaz okullarını kazanmış bir çocuk olarak her eylül ayında ankara’yı terk ederdim.
bu yıl öleceğim ve sanırım ölmeden önce eylül ayında (bkz: ankara soğuğunu) tecrübe etmemi istedi, yüce yaradan.
tam iki saat oldu, 19 derecelik sıcaklık farkını kavrayamadım.sanırım 22 yaşındaki bir kadın ile 41 yaşındaki bir adam ilişkisi gibi… öyle mantıksız, öyle saçma ve yersiz. 31 derecen, 12 dereceye bir anda gelmek şok etkisi yaratıyor.*
hava sıcaklığı an itibariyle on iki ( 12) derece!
ekimde kombi yakarsın, içlikle date’i yadırgamazsın. fakat daha eylül’ün ilk haftası ey mikail, insaf eyle.
32 derecenin altında, “gün batımının ardından yola çıkar, yarın da eymir’de gün doğumunu izleriz” düşüncesi ile çıktık yola..
ankara’ya girerken klima “hi” derecesinde, yorgunluk biraları buhar çıkan idrar kıvamına gelmişti.
eymir’de gün doğumunu geçtim, önümüzdeki üç gün boyunca beynimin ve vücudumun soğuğa adaptasyon sağlaması için evden dışarı çıkmayı düşünmüyorum.
insanoğlu kuş misali olmasın, insanoğlu ışınlanmayı bulsun!
dört mevsimde güneş yüzünü gösterir göstermesine fakat plüton’a yansıttığı ısı daha fazladır…
ömür boyu yaz okullarını kazanmış bir çocuk olarak her eylül ayında ankara’yı terk ederdim.
bu yıl öleceğim ve sanırım ölmeden önce eylül ayında (bkz: ankara soğuğunu) tecrübe etmemi istedi, yüce yaradan.
tam iki saat oldu, 19 derecelik sıcaklık farkını kavrayamadım.sanırım 22 yaşındaki bir kadın ile 41 yaşındaki bir adam ilişkisi gibi… öyle mantıksız, öyle saçma ve yersiz. 31 derecen, 12 dereceye bir anda gelmek şok etkisi yaratıyor.*
hava sıcaklığı an itibariyle on iki ( 12) derece!
ekimde kombi yakarsın, içlikle date’i yadırgamazsın. fakat daha eylül’ün ilk haftası ey mikail, insaf eyle.
32 derecenin altında, “gün batımının ardından yola çıkar, yarın da eymir’de gün doğumunu izleriz” düşüncesi ile çıktık yola..
ankara’ya girerken klima “hi” derecesinde, yorgunluk biraları buhar çıkan idrar kıvamına gelmişti.
eymir’de gün doğumunu geçtim, önümüzdeki üç gün boyunca beynimin ve vücudumun soğuğa adaptasyon sağlaması için evden dışarı çıkmayı düşünmüyorum.
insanoğlu kuş misali olmasın, insanoğlu ışınlanmayı bulsun!
devamını gör...
kafa sözlük
birkaç ay öncesine kadar çok kaliteli yazarlara sahip olan bir sözlüktü. ilk kurulduğu zamanlarda tüm sözlüklerden farklı, kaliteli, bilgi içerikli, küfürsüz bir sözlük olma gayeti içerisindeydi. fakat ne yazık ki 1. yılını bile dolduramadan küfürsüz sözlük olma gayesi hariç diğer tüm gayelerini kaybetmiş bir sözlük haline geldi. kaliteli yazarları birer birer sözlüğü terk etti.
peki tüm bunlar neden oldu? yoldaş benjamin franklin'in #376875 no'lu entry'sinde belirttiği gibi moderatörler ocak 2021'de yavaş yavaş kalitesi düşmeye başlayan sözlüğü troll hesapları ve fake hesapları kapatıp çaylaklık sistemi getirerek bir nebze de olsa düzeltmeyi başarmıştı. fakat aradan birkaç ay geçtikten sonra sözlüğün kalitesi tekrar düşmeye başladı. özellikle mart 2021 ve nisan 2021'de bu durumu fark eden yazarlar tepkilerini göstermeye başladılar.
ateist kaplumbağa 9 mart 2021'de bu durumu #532486 no'lu entry'si ile belirtmiş.
una nocte 10 nisan 2021'de #714965 no'lu entry'si ile sözlüğü bırakmış. (3 ay sonra geri dönmüş.)
ancak bu sefer öncekine benzer bir durum karşısında yoldaş benjamin franklin #956825 no'lu entry'sinde "geliştiği için eleştirilen site." dedi ve ocak 2021'de verdiği tepkiyi mayıs 2021'de vermedi. moderasyon da aylardır bu durum hakkında bir aksiyon almadı. bunun sonucunda sözlükte severek takip ettiğim yazarlar birer birer sözlüğü bıraktı.
1,5 ay önce girdiğim #1002840 no'lu entry'de sözlükte 7 yazarı takip ettiğimi belirtmişim. bu son 1,5 ayda marscan sözlüğü tamamen bıraktı, hesabını sildi. bol giyimli kukla haftalardır entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. 10pele haftalardır entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. kedi yiyen fare haftalardır entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. mebus paltosu 1 aydan uzun süredir entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. ilgiyle takip ettiğim 7 yazardan 5'i sanırım sözlüğü bıraktı. sözlükte yazmaya devam eden ateist kaplumbağa da #532486 no'lu entry'sinde gidişattan hoşnut olmadığını belirtmiş. her ne kadar örneklem grubum dar olsa da bu durumun sözlük genelinde de aynı olduğuna ve kaliteli yazarların birer birer sözlükten uzaklaştığına inanıyorum.
peki bu durum karşısında ben ne yaptım? #akış ve #gündem'de kaliteli* başlıklar olmadığı için #akış ve #gündem'i okumayı neredeyse tamamen bıraktım. takip ettiğim yazarlar birer birer sözlüğü bıraktığı için #takip'i neredeyse kullanamaz hale geldim. şu an sadece #kitap, #dizi-film ve #bilgi kanallarına girilen tanımları okumaya çalışıyorum, fakat bu kanallara girilen tanımların sayısı azaldı ve kalitesi* düştü. böyle olunca sözlüğe girmeyi azalttım.
bir zamanlar hemen hemen her gün sözlüğe giren ben, haftada bir sözlüğe girmeye başladım. sözlüğe girdiğim zamanlarda da #kitap, #dizi-film ve #bilgi kanallarında ilgimi çeken tanımları okuyup, girmek istediğim tanımı* girip sözlüğü terk ediyorum. uzun tanımları kimsenin okumadığı bilmeme rağmen belki konuyla ilgilenen birilerinin dikkatini çeker, konuyla ilgilenen birine bir fayda sağlar diye bilgi içerikli tanımlar giriyorum.
bunu bilmeme rağmen dün gece bilgisayarın başına oturup saatlerce uğraşarak, hiçbir yerden kopyala-yapıştır yapmadan, hiçbir yerden çalmadan türkiye'nin en kapsamlı romen rakamları rehberini oluşturmaya çalıştım. tanım 1.390 (bin üç yüz doksan) kelimeye ulaşınca bir ara vermeye karar verdim. o ana kadar yazdığım 1.390 kelimelik #1142275 no'lu tanımı*** hazırlamaya çalışıtığım rehberin ilk partı olarak girdim. yavaş yavaş yeni tanımlar yazarak rehberi geliştirmeye çalışırken rehberin ikinci partını girdikten sonra flood yaptığım gerekçesiyle girdiğim 655 (altı yüz elli beş) kelimelik tanımım moderasyon tarafından silindi.
sözlük kurallarına bugüne kadar harfiyen uyan biri olarak ilk kural hatam olan 24 saat içinde aynı başlığa 2. tanımı girme hatası sonucunda tanımımın silinmesini sözlük için sevindirici buldum, silinen tanımımı ertesi gün tekrar girmeye karar verdim. fakat daha sonra aklıma bu kuralın çoğunlukla uygulanmadığına, aynı başlığa/nickaltına 1-2 saat arayla birer cümlelik tanımlar giren yazarların tanımlarının silinmediğine şahit olduğum geldi. hafızamın beni yanıltmış olabileceğini düşünüp az önce kontrol ettiğimde flood tanımların hala ilgili başlıkta/nickaltında durduğunu gördüm. kuralların herkese eşit olarak uygulandığını bilsem moderasyon haklı diyerek sözlük kurallarının hala uygulandığını görerek mutlu olacaktım. ancak kuralların bilgi içerikli olmayan* tanımlara uygulanmayan kuralların bilgi içerikli tanımlara uygulandığına şahit olarak bir kez daha hayal kırıklığına uğradım.
sözün özü: sözlükte bilgi içerikli olmayan tanımlar çoğalıyor, bilgi içerikli tanımlar azalıyor, kaliteli yazarlar birer birer sözlüğü bırakıyor. moderasyonun ve yoldaş benjamin'in ocak 2021'de yaptıklarının bir benzerini yapmaları gerekiyor. yoksa kafa sözlük yavaş yavaş düşük bütçeli ve küfürsüz ekşi sözlük'e dönüşecek gibi görünüyor.
peki tüm bunlar neden oldu? yoldaş benjamin franklin'in #376875 no'lu entry'sinde belirttiği gibi moderatörler ocak 2021'de yavaş yavaş kalitesi düşmeye başlayan sözlüğü troll hesapları ve fake hesapları kapatıp çaylaklık sistemi getirerek bir nebze de olsa düzeltmeyi başarmıştı. fakat aradan birkaç ay geçtikten sonra sözlüğün kalitesi tekrar düşmeye başladı. özellikle mart 2021 ve nisan 2021'de bu durumu fark eden yazarlar tepkilerini göstermeye başladılar.
ateist kaplumbağa 9 mart 2021'de bu durumu #532486 no'lu entry'si ile belirtmiş.
una nocte 10 nisan 2021'de #714965 no'lu entry'si ile sözlüğü bırakmış. (3 ay sonra geri dönmüş.)
ancak bu sefer öncekine benzer bir durum karşısında yoldaş benjamin franklin #956825 no'lu entry'sinde "geliştiği için eleştirilen site." dedi ve ocak 2021'de verdiği tepkiyi mayıs 2021'de vermedi. moderasyon da aylardır bu durum hakkında bir aksiyon almadı. bunun sonucunda sözlükte severek takip ettiğim yazarlar birer birer sözlüğü bıraktı.
1,5 ay önce girdiğim #1002840 no'lu entry'de sözlükte 7 yazarı takip ettiğimi belirtmişim. bu son 1,5 ayda marscan sözlüğü tamamen bıraktı, hesabını sildi. bol giyimli kukla haftalardır entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. 10pele haftalardır entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. kedi yiyen fare haftalardır entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. mebus paltosu 1 aydan uzun süredir entry girmiyor, sanırım sözlüğü bıraktı. ilgiyle takip ettiğim 7 yazardan 5'i sanırım sözlüğü bıraktı. sözlükte yazmaya devam eden ateist kaplumbağa da #532486 no'lu entry'sinde gidişattan hoşnut olmadığını belirtmiş. her ne kadar örneklem grubum dar olsa da bu durumun sözlük genelinde de aynı olduğuna ve kaliteli yazarların birer birer sözlükten uzaklaştığına inanıyorum.
peki bu durum karşısında ben ne yaptım? #akış ve #gündem'de kaliteli* başlıklar olmadığı için #akış ve #gündem'i okumayı neredeyse tamamen bıraktım. takip ettiğim yazarlar birer birer sözlüğü bıraktığı için #takip'i neredeyse kullanamaz hale geldim. şu an sadece #kitap, #dizi-film ve #bilgi kanallarına girilen tanımları okumaya çalışıyorum, fakat bu kanallara girilen tanımların sayısı azaldı ve kalitesi* düştü. böyle olunca sözlüğe girmeyi azalttım.
bir zamanlar hemen hemen her gün sözlüğe giren ben, haftada bir sözlüğe girmeye başladım. sözlüğe girdiğim zamanlarda da #kitap, #dizi-film ve #bilgi kanallarında ilgimi çeken tanımları okuyup, girmek istediğim tanımı* girip sözlüğü terk ediyorum. uzun tanımları kimsenin okumadığı bilmeme rağmen belki konuyla ilgilenen birilerinin dikkatini çeker, konuyla ilgilenen birine bir fayda sağlar diye bilgi içerikli tanımlar giriyorum.
bunu bilmeme rağmen dün gece bilgisayarın başına oturup saatlerce uğraşarak, hiçbir yerden kopyala-yapıştır yapmadan, hiçbir yerden çalmadan türkiye'nin en kapsamlı romen rakamları rehberini oluşturmaya çalıştım. tanım 1.390 (bin üç yüz doksan) kelimeye ulaşınca bir ara vermeye karar verdim. o ana kadar yazdığım 1.390 kelimelik #1142275 no'lu tanımı*** hazırlamaya çalışıtığım rehberin ilk partı olarak girdim. yavaş yavaş yeni tanımlar yazarak rehberi geliştirmeye çalışırken rehberin ikinci partını girdikten sonra flood yaptığım gerekçesiyle girdiğim 655 (altı yüz elli beş) kelimelik tanımım moderasyon tarafından silindi.
sözlük kurallarına bugüne kadar harfiyen uyan biri olarak ilk kural hatam olan 24 saat içinde aynı başlığa 2. tanımı girme hatası sonucunda tanımımın silinmesini sözlük için sevindirici buldum, silinen tanımımı ertesi gün tekrar girmeye karar verdim. fakat daha sonra aklıma bu kuralın çoğunlukla uygulanmadığına, aynı başlığa/nickaltına 1-2 saat arayla birer cümlelik tanımlar giren yazarların tanımlarının silinmediğine şahit olduğum geldi. hafızamın beni yanıltmış olabileceğini düşünüp az önce kontrol ettiğimde flood tanımların hala ilgili başlıkta/nickaltında durduğunu gördüm. kuralların herkese eşit olarak uygulandığını bilsem moderasyon haklı diyerek sözlük kurallarının hala uygulandığını görerek mutlu olacaktım. ancak kuralların bilgi içerikli olmayan* tanımlara uygulanmayan kuralların bilgi içerikli tanımlara uygulandığına şahit olarak bir kez daha hayal kırıklığına uğradım.
sözün özü: sözlükte bilgi içerikli olmayan tanımlar çoğalıyor, bilgi içerikli tanımlar azalıyor, kaliteli yazarlar birer birer sözlüğü bırakıyor. moderasyonun ve yoldaş benjamin'in ocak 2021'de yaptıklarının bir benzerini yapmaları gerekiyor. yoksa kafa sözlük yavaş yavaş düşük bütçeli ve küfürsüz ekşi sözlük'e dönüşecek gibi görünüyor.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan
günah ve küfür defterimin ansiklopedi hali alımına sebep şahsiyet.
devamını gör...
cayuse
eskiden a.b.d'nin oregon eyaletinin kuzey doğusu ve washington eyaletinin güney doğusunda yaşayan, cayuse dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
birçok kızılderili kabilesi, aslında aynı dil ailesinin değişik boylarıdır. ama cayuse kabilesi istisnadır, çünkü konuştukları dil hiçbir kabile diline benzemiyor.
kendilerine liksiyu derler ama fransız'lar onlara cailloux demişler ve kelime döne dolaşa cayuse diye kaydedilmiş. beyazlarla ilk tanıştıkları sıralarda ele geçirdikleri atları yetiştirerek büyük sürüler sahibi olmuşlar ve etraftaki kabilelere karşı üstünlük sağlamışlardı.
beyazlar topraklarına geldiklerinde, ticaret yapmışlar iyi ilişkiler kurmuşlardı. ama bir misyoner grubunun ilgilendiği cayuse'ler salgın hastalıktan ölmeye başlayınca, misyonerlerin onları zehirlediğini düşündüler. misyoner binalarına saldırıp 13 kişiyi öldürüp, 54 kişiyide esir ettiler. olayın duyulması üzerine a.b.d ordusu ve sivil yerleşimciler cayuse'lere saldırmaya başladı. bu arada başka kabilelerde olaylarla ilgisi olmamasına rağmen saldırıya uğradı. sonunda cayuse'ler teslim oldu ama bu olayı bahane eden a.b.d hükümeti tarafından topraklarını satmaya zorlandılar.
1855'te, topraklarına el koyan ve rezervasyonda yaşamaya zorlayan antlaşmayı mecburen kabul ettiler. bugün oregon'da bulunan o rezervasyonda yaşıyorlar.
birçok kızılderili kabilesi, aslında aynı dil ailesinin değişik boylarıdır. ama cayuse kabilesi istisnadır, çünkü konuştukları dil hiçbir kabile diline benzemiyor.
kendilerine liksiyu derler ama fransız'lar onlara cailloux demişler ve kelime döne dolaşa cayuse diye kaydedilmiş. beyazlarla ilk tanıştıkları sıralarda ele geçirdikleri atları yetiştirerek büyük sürüler sahibi olmuşlar ve etraftaki kabilelere karşı üstünlük sağlamışlardı.
beyazlar topraklarına geldiklerinde, ticaret yapmışlar iyi ilişkiler kurmuşlardı. ama bir misyoner grubunun ilgilendiği cayuse'ler salgın hastalıktan ölmeye başlayınca, misyonerlerin onları zehirlediğini düşündüler. misyoner binalarına saldırıp 13 kişiyi öldürüp, 54 kişiyide esir ettiler. olayın duyulması üzerine a.b.d ordusu ve sivil yerleşimciler cayuse'lere saldırmaya başladı. bu arada başka kabilelerde olaylarla ilgisi olmamasına rağmen saldırıya uğradı. sonunda cayuse'ler teslim oldu ama bu olayı bahane eden a.b.d hükümeti tarafından topraklarını satmaya zorlandılar.
1855'te, topraklarına el koyan ve rezervasyonda yaşamaya zorlayan antlaşmayı mecburen kabul ettiler. bugün oregon'da bulunan o rezervasyonda yaşıyorlar.
devamını gör...
önerilen psikoloji kitapları
tavsiyeleri okuyacağım başlıktır.
siyaset okumak istediğim için psikoloji de ilgi alanımda biraz da olsa. şimdiden tüm tavsiyeler için teşekkürler.
siyaset okumak istediğim için psikoloji de ilgi alanımda biraz da olsa. şimdiden tüm tavsiyeler için teşekkürler.
devamını gör...
normal sözlük'e veda
devamını gör...
cami bulamayınca yanıbaşındaki kilisede dua eden müslüman
alternatif tatları denemeyi seven müslüman. abi incilide oku istersen seversin belki.
devamını gör...
lan keserim kulaklarınızı (yazar)
akdeniz incisi adana yigidi oldugunu dusundugum; hiddet iceren nickini her gordugumde gulmeme neden olan yazar tanesi.
havuc var yer misin, kortkortkort?*
havuc var yer misin, kortkortkort?*
devamını gör...
talassofobi
talassofobi, okyanus veya deniz gibi derin su kütlelerine karşı sürekli ve yoğun bir korku içeren özel bir fobi türüdür. peki bu fobiyi su fobisinden (akuafobiden) farklı kılan nedir?
su fobisi suyun kendisinden korkmakken, talassofobi, engin, karanlık, derin ve tehlikeli görünen su kütlelerine odaklanır. insanlar, yüzeyinin altında gizlenenlerden korktuklarından dolayı sudan aşırı derecede korkmazlar.
talassofobi kelimesi yunanca thalassa ("deniz") ve phobos ("korku") kelimelerinden türetilmiştir.
aynı zamanda benim de sahip olduğum bir fobidir. denizler beni yeterince korkuturken bir de karanlık, derin, korkunç su kütleleri görmek kalbimi yerinden çıkartacak etkiye sahip. *




kaynak
devamını gör...
akıllı telefon kullanmamak
sigma isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
asıl telefonumun kırık olması sebebiyle bir hafta boyunca maruz kaldığım durumdur. günümüz gelişen dünyasında da oldukça zor olacaktır. artık her şey küçücük ekranlarda yani akıllı telefonlarda.
bağımlısı olunmadığı sürece mevcut şartlara daha rahat ayak uydurulabilmesi açısından kullanılması taraftarıyım.
asıl telefonumun kırık olması sebebiyle bir hafta boyunca maruz kaldığım durumdur. günümüz gelişen dünyasında da oldukça zor olacaktır. artık her şey küçücük ekranlarda yani akıllı telefonlarda.
bağımlısı olunmadığı sürece mevcut şartlara daha rahat ayak uydurulabilmesi açısından kullanılması taraftarıyım.
devamını gör...
björk
dancer in the dark başrol oyuncusudur. harika oynamıştı, ben oldukça beğendim.
devamını gör...
three flavours cornetto trilogy
edgar wright, simon pegg ve nick frost’tan oluşan muhteşem üçlünün 2004 ile 2013 yılları arasında tamamladığı muhteşem komedi üçlemesidir.
üçleme; three flavours cornetto triology, cornetto triology ya da blood and ice cream triology olarak anılır.

üçlemenin cornetto ile ilişkisi ise tamamen bir şans eseridir. ilk filmin senaryosunu yazarken edgar wright akşamdan kalma olmanın ilacı olarak cornettoyu öneren bir bölüm yazar. daha sonra ikinci filmde de bu bölüme gönderme yapmak için simon pegg ile birlikte birkaç küçük cornetto sahnesi daha yazarlar. daha sonra edgar wright’a bu göndermeler sorulduğunda sırf şaka olsun diye kieslowski’nin üç renk üçlemesine rakip bir üçleme çektiklerini söyler ve mecburen üçüncü filme de bir cornetto sahnesi koyarlar.
üçlemenin ilk filmi shaun of the dead’dir. film bir zombi komedisidir. izlediğim en iyi zombi filmlerinden biridir. ve filmin hemen başlarında bir cornetto sahnesi bizi karşılar:

serinin ikinci filmi hot fuzz’dır. bu film de klasik bir polisiyenin komediye uyarlanmış halidir. birbirinden farklı iki polisin sıkı bir ikili oluşturmasını anlatır ve şöyle bir sahnede cornetto yine karşımıza çıkar:

üçüncü ve son film ise the world’s end’dir ve bu film bir postapokolaptik komedi filmidir ve üçlemenin son filmi olduğu için de bir veda sahnesi ile cornetto bizi uğurlar:

henüz çok kısa bir kısmını geride bıraktığımız yüzyılın en iyi komedi serilerinden biri olduğunu belirterek tanımı sonlandırıyorum. ancak muhteşem üçlünün yeni bir üçleme için hazırlık halinde olduklarını söylemeden de edemeyeceğim.
üçleme; three flavours cornetto triology, cornetto triology ya da blood and ice cream triology olarak anılır.

üçlemenin cornetto ile ilişkisi ise tamamen bir şans eseridir. ilk filmin senaryosunu yazarken edgar wright akşamdan kalma olmanın ilacı olarak cornettoyu öneren bir bölüm yazar. daha sonra ikinci filmde de bu bölüme gönderme yapmak için simon pegg ile birlikte birkaç küçük cornetto sahnesi daha yazarlar. daha sonra edgar wright’a bu göndermeler sorulduğunda sırf şaka olsun diye kieslowski’nin üç renk üçlemesine rakip bir üçleme çektiklerini söyler ve mecburen üçüncü filme de bir cornetto sahnesi koyarlar.
üçlemenin ilk filmi shaun of the dead’dir. film bir zombi komedisidir. izlediğim en iyi zombi filmlerinden biridir. ve filmin hemen başlarında bir cornetto sahnesi bizi karşılar:

serinin ikinci filmi hot fuzz’dır. bu film de klasik bir polisiyenin komediye uyarlanmış halidir. birbirinden farklı iki polisin sıkı bir ikili oluşturmasını anlatır ve şöyle bir sahnede cornetto yine karşımıza çıkar:

üçüncü ve son film ise the world’s end’dir ve bu film bir postapokolaptik komedi filmidir ve üçlemenin son filmi olduğu için de bir veda sahnesi ile cornetto bizi uğurlar:

henüz çok kısa bir kısmını geride bıraktığımız yüzyılın en iyi komedi serilerinden biri olduğunu belirterek tanımı sonlandırıyorum. ancak muhteşem üçlünün yeni bir üçleme için hazırlık halinde olduklarını söylemeden de edemeyeceğim.
devamını gör...
henceforth dance radyo yayını
akıyor adeta.
bunun tekrarını dinleyebilecek miyiz ?
bunun tekrarını dinleyebilecek miyiz ?
devamını gör...
normal sözlük yaş ortalaması
ruhsal yaş mı beden yaşı mı diye sorgulatan başlık.
devamını gör...
sensörlü lamba
anasına sövmeden yandığını görmediğim lamba.
yani (bkz: hakaret sensörlü lamba) doğrudur. ben gideceğim yere gittikten sonra yanarlar genelde.
bir dönem hareket sensörlü kapılar da beni görmüyordu. sonra sanırım aralarında konuşup anlaştılar şimdilerde buyur ediyorlar içeri sağ olsunlar. benim aldığım kilolarla alakası yok gaganızı kırarım sizin şii. yoktur yani umarım. *
yani (bkz: hakaret sensörlü lamba) doğrudur. ben gideceğim yere gittikten sonra yanarlar genelde.
bir dönem hareket sensörlü kapılar da beni görmüyordu. sonra sanırım aralarında konuşup anlaştılar şimdilerde buyur ediyorlar içeri sağ olsunlar. benim aldığım kilolarla alakası yok gaganızı kırarım sizin şii. yoktur yani umarım. *
devamını gör...

