d&r
demirören'e geçtiğinden beri adım atmadığım mağaza.
devamını gör...
dövme yaptıran insan
dövme yaptırarak cenabet, yaşlılığımda poşet ciltli bir ihtiyar olacağımı ve yine başlık sayesinde ne kadar zavallı bir insan olduğumu anladım.
insanların tercihlerine bu kadar sert eleştiri keşke yapılmasaydı.
insanların tercihlerine bu kadar sert eleştiri keşke yapılmasaydı.
devamını gör...
rte’nin 1 mayıs’ı biz ilan ettik beyanı
hangimiz cahil.. hangimiz yalancı acaba??
devamını gör...
eti cicibebe
bebekler için üretilen ama bebekler için önerilmeyen bisküvidir. içerisindeki şeker oranı oldukça yüksektir. o yüzden bebeklere ek gıda niyetine ya da atıştırmalık olarak verirken tekrardan düşünülmelidir.
ayrıca biz büyük bebekler içinde oldukça güzel tadı vardır. gece yatmadan önce yenildiği taktirde kilo almak isteyenlerin hedeflerine yaklaştığı gözlemlenebilmektedir. müptelâlarına duyruluuuur.
ayrıca biz büyük bebekler içinde oldukça güzel tadı vardır. gece yatmadan önce yenildiği taktirde kilo almak isteyenlerin hedeflerine yaklaştığı gözlemlenebilmektedir. müptelâlarına duyruluuuur.
devamını gör...
mutfakta sinir eden durumlar
bulaşık makinesinden alınan tabağın güzel yıkanmadığını fark etmek
devamını gör...
peritoneal lavaj
karın içi kanamalarını saptamada en sensitif yöntemdir.
bu işlemin kontrendikasyonu laparatomi (açık ameliyat) gereksiniminin bariz ortada olmasıdır.
eğer hasta çok fazla ameliyat geçirdiyse yapılmaması önerilir.
10ml'den fazla kan tespit edilirse pozitif bulgu kabul edilir.
bu işlemin kontrendikasyonu laparatomi (açık ameliyat) gereksiniminin bariz ortada olmasıdır.
eğer hasta çok fazla ameliyat geçirdiyse yapılmaması önerilir.
10ml'den fazla kan tespit edilirse pozitif bulgu kabul edilir.
devamını gör...
ayın en çalışkan 10 yazarı hakkında ne dediler
listeye 9. sıradan giriş yapmışım.
çok pis gaza geldim sol şeridi boşaltın freni patlamış kamyon gibi geliyorum.
çok pis gaza geldim sol şeridi boşaltın freni patlamış kamyon gibi geliyorum.
devamını gör...
pavyon bağımlılığı
yoldaş benjamin franklin ukdesi.
efenim bu bağımlılığı kendimce şöyle yorumlayabilirim. bizim türk erkekleri bildiğiniz üzere doktora gitmeyi kendilerine zul görürler. hele hele psikoloğa gitmek mi aman allahım. deli damgası yiyeceklerini düşünürler.
peki niye pavyona giderler bu insanlar? oraya gidip bir masaya oturur güzelce yavaş yavaş demlenirler. sonra parıltılı kıyafetli, aşırı makyajlı, dipleri gelmiş uzun takma sarı saçlı, protez tırnaklı diplomasız sinir ve beyin cerrahı ablamız masaya gelir. bu abla yadırgamadan dinler, neden demez, niye yaptın demez hatta adamı yanlış yaptıklarıyla bile över ve destekler. tabi beyimiz mest olur.
bizimki döker buna içini. yalnız sadece içini dökmekle kalmaz cüzdanı da döker. işte bu cüzdanı dökmeyle birlikte beyimize bir hafifleme vasıl olur. bu da kısır döngü haline gelir.
efenim bu bağımlılığı kendimce şöyle yorumlayabilirim. bizim türk erkekleri bildiğiniz üzere doktora gitmeyi kendilerine zul görürler. hele hele psikoloğa gitmek mi aman allahım. deli damgası yiyeceklerini düşünürler.
peki niye pavyona giderler bu insanlar? oraya gidip bir masaya oturur güzelce yavaş yavaş demlenirler. sonra parıltılı kıyafetli, aşırı makyajlı, dipleri gelmiş uzun takma sarı saçlı, protez tırnaklı diplomasız sinir ve beyin cerrahı ablamız masaya gelir. bu abla yadırgamadan dinler, neden demez, niye yaptın demez hatta adamı yanlış yaptıklarıyla bile över ve destekler. tabi beyimiz mest olur.
bizimki döker buna içini. yalnız sadece içini dökmekle kalmaz cüzdanı da döker. işte bu cüzdanı dökmeyle birlikte beyimize bir hafifleme vasıl olur. bu da kısır döngü haline gelir.
devamını gör...
günaydın sözlük
gününüz aydın olsun sevgili sözlük ahali.*
devamını gör...
bihter ziyagil
nihal tek nefeste sönüverecek bir çicek peki ya bihter..
devamını gör...
çok tanım alacak diyerek açtığın başlığın tutmaması
devamını gör...
yazarların hayatlarını devam ettirme motivasyonları
şu kitabı da bitireyim.
devamını gör...
ikizler burcu
tanrının insanlara lütfudur. kıymetleri bilinmez.
devamını gör...
ankara mamak ahmet şafak
duyduğum fıkra gibi bir mevzu .
hemşerimizin biri memlekete gelmiş. ankara'da ikamet ediyor. burada bir yakınıyla karşılaşıyor ve yakını da hanımının rahatsız olduğunu ve ankara'ya hastaneye götüreceğini söylüyor ve hemşeriden evinde kalmak için adresini nasıl bulacaklarını soruyor. hemşehri de artık ya gırgırına ya da sahiden cevap veriyor ve şöyle söylüyor :
" çok kolay. otogara iner inmez herhangi bir taksiciye ankara mamak ahmet şafak dedin mi hemen getirirler.
......
yakını, daha sonra ankara'ya gidiyor ve otogarda taksicilere aynen böyle soruyor. ankara mamak ahmet şafak adresini duyan taksicilerden :
"yahu, mamak'ı anladık da ahmet şafak kim o'nu bilemedik"
" kim takar allah aşkına, ankara'da bir sürü ahmet şafak var, nereden bilelim"
gibi cevaplar alıyor ve sonuç hayal kırıklığı....
memlekette tekrar karşılaştığı akrabasına ankara'ya vardıklarında sordukları taksicilerin kendilerini tanımadığını söyleyince de, hemşehri de işin içinden sıyrılmak için yanlış taksiciye sorduğunu söylüyor.
hemşerimizin biri memlekete gelmiş. ankara'da ikamet ediyor. burada bir yakınıyla karşılaşıyor ve yakını da hanımının rahatsız olduğunu ve ankara'ya hastaneye götüreceğini söylüyor ve hemşeriden evinde kalmak için adresini nasıl bulacaklarını soruyor. hemşehri de artık ya gırgırına ya da sahiden cevap veriyor ve şöyle söylüyor :
" çok kolay. otogara iner inmez herhangi bir taksiciye ankara mamak ahmet şafak dedin mi hemen getirirler.
......
yakını, daha sonra ankara'ya gidiyor ve otogarda taksicilere aynen böyle soruyor. ankara mamak ahmet şafak adresini duyan taksicilerden :
"yahu, mamak'ı anladık da ahmet şafak kim o'nu bilemedik"
" kim takar allah aşkına, ankara'da bir sürü ahmet şafak var, nereden bilelim"
gibi cevaplar alıyor ve sonuç hayal kırıklığı....
memlekette tekrar karşılaştığı akrabasına ankara'ya vardıklarında sordukları taksicilerin kendilerini tanımadığını söyleyince de, hemşehri de işin içinden sıyrılmak için yanlış taksiciye sorduğunu söylüyor.
devamını gör...
danon hastalığı
lizozom ilişkili membran protein 2 defekti sonucu görülen hipertrofik kardiyomyopati ile karakterize kas glikojenoz grubu bir hastalıktır.
x'e bağlı kalıtılır.
x'e bağlı kalıtılır.
devamını gör...
hera
ünlü destan yazarı homeros'un destanlarında inek gözlü, ak kollu ya da altın tahtlı şeklinde betimlenen tanrıça hera, kronos ve rhea'nın kızı olarak doğmuştur.
zeus, poseidon, hades, hestia ve demeter'in kardeşidir ancak zeus kardeşi olan hera'yla zorla evlenir. hera bunu unutmaz ve yıllarca intikam almak için güçlü bir istek duyar. truva savaşı'nın başladığı gün intikam fikrini hayata geçirir.
••
olympos’ta dikilen hera, erkek kardeşi poseidon’un yunan kuvvetlerini toparlamak için denizin gücünü işe koştuğunu gördü ve çok sevindi. ama aynı zamanda da zeus’un truva yakınındaki ida dağı’nda nefret dolu düşüncelerle oturmuş, kibirle gülümsediğini ve alçakça kumpas kurduğunu gördü. bir keresinde, kendini ayaklarına taşlar bağlayarak utanç verici bir şekilde gökyüzüne asmış ve onun gazabına uğramaktan, büyük kudretinin hışmını çekmekten korkarak yardım edemeyen diğer tanrıların dehşet dolu bakışlarına gülmüş olan kocası işte buradaydı.
hera, her işe burnunu sokmaktan hiç vazgeçmeyen, kabadayılığı huy edinmiş zeus’a karşı küskün bir öfkeyle yanıyordu ama kişisel tiksintisini bir yana bırakarak o da kendi kumpasını kurdu.”
••
güzelce giyinip kuşanan ve kokular sürünen hera, afrodit'ten en ölümsüz tanrı'ları dahi etkileyecek bir aşk büyüsü ister. afrodit'te ona bir kuşak verir. hera bunu beline bağlar, daha sonra ölüm'ün kardeşi olan uyku'nun yanına koşar. "biz sevişmeye geçeceğimiz sırada gelip zeus'a güçlü bir uyku büyüsü yapmanı istiyorum," der.
uyku başta korkar, kabul etmez. hera ona altın taht, yanında da âşığı olduğu şeyi vaadedince uyku dayanamaz, kabul eder. ak kollu hera, zeus'un yanına gider. zeus ona dokunacağı an düşüp derin bir uykuya dalar.
••
bu sırada hera, uyku’ya işareti verir ve uyku yunan gemilerine gider. poseidon’u arayıp bulan uyku ona, truvalılara saldırması için eşsiz bir zaman olduğunu çünkü zeus’u geçici olarak uyuttuğunu söyler.
••
tahmin edileceği gibi her şey hera'nın istediği gibi gitmiştir.
bu hikaye kimilerine göre "hain bir kumpas" olarak görünse de, aslında "kusursuz bir intikam" hikayesidir.
edit: imla.
zeus, poseidon, hades, hestia ve demeter'in kardeşidir ancak zeus kardeşi olan hera'yla zorla evlenir. hera bunu unutmaz ve yıllarca intikam almak için güçlü bir istek duyar. truva savaşı'nın başladığı gün intikam fikrini hayata geçirir.
••
olympos’ta dikilen hera, erkek kardeşi poseidon’un yunan kuvvetlerini toparlamak için denizin gücünü işe koştuğunu gördü ve çok sevindi. ama aynı zamanda da zeus’un truva yakınındaki ida dağı’nda nefret dolu düşüncelerle oturmuş, kibirle gülümsediğini ve alçakça kumpas kurduğunu gördü. bir keresinde, kendini ayaklarına taşlar bağlayarak utanç verici bir şekilde gökyüzüne asmış ve onun gazabına uğramaktan, büyük kudretinin hışmını çekmekten korkarak yardım edemeyen diğer tanrıların dehşet dolu bakışlarına gülmüş olan kocası işte buradaydı.
hera, her işe burnunu sokmaktan hiç vazgeçmeyen, kabadayılığı huy edinmiş zeus’a karşı küskün bir öfkeyle yanıyordu ama kişisel tiksintisini bir yana bırakarak o da kendi kumpasını kurdu.”
••
güzelce giyinip kuşanan ve kokular sürünen hera, afrodit'ten en ölümsüz tanrı'ları dahi etkileyecek bir aşk büyüsü ister. afrodit'te ona bir kuşak verir. hera bunu beline bağlar, daha sonra ölüm'ün kardeşi olan uyku'nun yanına koşar. "biz sevişmeye geçeceğimiz sırada gelip zeus'a güçlü bir uyku büyüsü yapmanı istiyorum," der.
uyku başta korkar, kabul etmez. hera ona altın taht, yanında da âşığı olduğu şeyi vaadedince uyku dayanamaz, kabul eder. ak kollu hera, zeus'un yanına gider. zeus ona dokunacağı an düşüp derin bir uykuya dalar.
••
bu sırada hera, uyku’ya işareti verir ve uyku yunan gemilerine gider. poseidon’u arayıp bulan uyku ona, truvalılara saldırması için eşsiz bir zaman olduğunu çünkü zeus’u geçici olarak uyuttuğunu söyler.
••
tahmin edileceği gibi her şey hera'nın istediği gibi gitmiştir.
bu hikaye kimilerine göre "hain bir kumpas" olarak görünse de, aslında "kusursuz bir intikam" hikayesidir.
edit: imla.
devamını gör...
makale
yayınladığı dergiye göre sırası değişmekle birlikte özet, giriş, deneysel yöntem*, bulgular*, tartışma ve sonuç kısımlarından oluşan ve intihale asla girmemesi gereken özgün bilimsel yazıdır.
ülkelerin ekonomik gelişmişlikleri ile aynı ülkelerde yayınlanan özgün makale sayıları arasında pozitif korelasyon vardır.
ülkelerin ekonomik gelişmişlikleri ile aynı ülkelerde yayınlanan özgün makale sayıları arasında pozitif korelasyon vardır.
devamını gör...
vasco nunez de balboa
vasco núñez de balboa 1475-1519 yılları arasında yaşamış ispanyol bir kaşif ve denizci idi. ispanyollar, kuzey ve güney amerika'yı birbirine bağlayan berzahın, atlas okyanusu kıyısına sahiptiler. balboa, aslında yeni keşiflerden çok altın ve gümüş ile ilgilenen bir maceracı idi. ve tarihe ismini büyük okyanus'un kaşifi olarak yazdırdı.
ailedeki dört çocuktan üçüncüsü olması dışında hakkında pek bilgi olmayan balboa, ispanya'da doğmuştu. yeni dünyaya keşifler yapan insanların yanında bulunarak bu seferlere katılan kaşif 1505 yılında karayipler'in ikinci büyük adası hispanyola'ya yerleşti. borca giren ve başarılı olamayan balboa, bir gemiye binerek gizlice ada hayatından kaçtı. san sebastián kolonisinde bulunan denizci, koloninin verimli topraklara; darien bölgesine kaydırılmasını önerdi. santa maría la antigua del darién'in kurulmasına ön ayak olan kaşif daha sonra veragua daki vali diego de nicuesa'yı alaşağı edecek ve yeni vali olacaktı.
vali olduktan sonra da keşiflerine durmayan balboa ormanlar, bataklıklar, tepeler ve kabileler geçmeye devam etti. diploması ve müzakere yetenekleri ile topraklarına toprak katan, köle ve zenginlik arayan denizci hızla ilerledi. bazen yerlilerin barışçıl tavrını suistimal ederek bazen de kabileleri birbirine katarak ilerleyen ve zorla, şiddetle kadınların süs eşyalarını, giysilerini; insanların hazinelerini çaldı. köpeklerini, yerli eşcinsel erkeklere saldırttığı italyan tarihçi peter martyr d'anghiera tarafından anlatılmaktadır.
yani her ne kadar kaşif ve denizci olarak tarihte yerini alsa da yeni kıta'nın keşfinde, aslında neler yaşandığının bir örneği dahadır vasco nunez de balboa. altına ve zenginliğe aç insanların, istilacıların, amaçlarına ulaşmak için yaptıklarına bir başka örnektir.
''öteki deniz'' terimini ilk kez comogre'nin topraklarında duymuştur. yerlilerin başında bulunan kişi, cacique, comogre (bazılarınca da bu kişi panquiaco'dur.) ispanyolların aç gözlülüğüne kızarak, batıdaki topraklardan bahsetmiştir. güneyde insanların altından tabak ve bardaklardan yiyip içtiklerini söyleyen yerlinin bu lafları balboa için yeni bir hedef oluşturmuştu.
balboa bu denizi görmeye kararlı bir şekilde 1 eylül 1513'ten yerli rehberlerden, zırhlı kişilerden 200 adamı (190 olduğu da söylenir.) ve köpekleri ile birlikte balta girmemiş ormanlara dalarak kıtanın batısına doğru hareket etmeye başladı. yol alırken bitkilerle, sıcakla ve yerliler ile çarpışan bu grup ormanın derinliklerine girdi. 25 eylül 1513 tarihinde, öğleden önce arkadaşlarından ayrı olarak balboa bir tepeye tırmandı ve karşısında bir okyanusun sonsuzluğa uzanan sularını gördü. nunez de balboa, büyük okyanus'u keşfetmişti.
okyanusu gördükleri yere taştan piramitler koyan, çevredeki ağaçlara haçlar çizen balboa ve ekibi keşiften sonra kıyıya indi ve yeni dünya kıyılarından pasifik okyanusu'nu geçen ilk avrupalılar oldular. tekrar söylemek gerekir ki balboa keşiflerle ilgilendiği kadar zenginliğini de düşünüyordu ve farklı yollardan topraklarını genişleterek varlığını büyütmeyi denedi. fakat bunların hiçbiri onu düzmece bir isyan ile suçlanarak sonu idam masasında bitecek erken ölümünden kurtaramadı.
ailedeki dört çocuktan üçüncüsü olması dışında hakkında pek bilgi olmayan balboa, ispanya'da doğmuştu. yeni dünyaya keşifler yapan insanların yanında bulunarak bu seferlere katılan kaşif 1505 yılında karayipler'in ikinci büyük adası hispanyola'ya yerleşti. borca giren ve başarılı olamayan balboa, bir gemiye binerek gizlice ada hayatından kaçtı. san sebastián kolonisinde bulunan denizci, koloninin verimli topraklara; darien bölgesine kaydırılmasını önerdi. santa maría la antigua del darién'in kurulmasına ön ayak olan kaşif daha sonra veragua daki vali diego de nicuesa'yı alaşağı edecek ve yeni vali olacaktı.
vali olduktan sonra da keşiflerine durmayan balboa ormanlar, bataklıklar, tepeler ve kabileler geçmeye devam etti. diploması ve müzakere yetenekleri ile topraklarına toprak katan, köle ve zenginlik arayan denizci hızla ilerledi. bazen yerlilerin barışçıl tavrını suistimal ederek bazen de kabileleri birbirine katarak ilerleyen ve zorla, şiddetle kadınların süs eşyalarını, giysilerini; insanların hazinelerini çaldı. köpeklerini, yerli eşcinsel erkeklere saldırttığı italyan tarihçi peter martyr d'anghiera tarafından anlatılmaktadır.
yani her ne kadar kaşif ve denizci olarak tarihte yerini alsa da yeni kıta'nın keşfinde, aslında neler yaşandığının bir örneği dahadır vasco nunez de balboa. altına ve zenginliğe aç insanların, istilacıların, amaçlarına ulaşmak için yaptıklarına bir başka örnektir.
''öteki deniz'' terimini ilk kez comogre'nin topraklarında duymuştur. yerlilerin başında bulunan kişi, cacique, comogre (bazılarınca da bu kişi panquiaco'dur.) ispanyolların aç gözlülüğüne kızarak, batıdaki topraklardan bahsetmiştir. güneyde insanların altından tabak ve bardaklardan yiyip içtiklerini söyleyen yerlinin bu lafları balboa için yeni bir hedef oluşturmuştu.
balboa bu denizi görmeye kararlı bir şekilde 1 eylül 1513'ten yerli rehberlerden, zırhlı kişilerden 200 adamı (190 olduğu da söylenir.) ve köpekleri ile birlikte balta girmemiş ormanlara dalarak kıtanın batısına doğru hareket etmeye başladı. yol alırken bitkilerle, sıcakla ve yerliler ile çarpışan bu grup ormanın derinliklerine girdi. 25 eylül 1513 tarihinde, öğleden önce arkadaşlarından ayrı olarak balboa bir tepeye tırmandı ve karşısında bir okyanusun sonsuzluğa uzanan sularını gördü. nunez de balboa, büyük okyanus'u keşfetmişti.
okyanusu gördükleri yere taştan piramitler koyan, çevredeki ağaçlara haçlar çizen balboa ve ekibi keşiften sonra kıyıya indi ve yeni dünya kıyılarından pasifik okyanusu'nu geçen ilk avrupalılar oldular. tekrar söylemek gerekir ki balboa keşiflerle ilgilendiği kadar zenginliğini de düşünüyordu ve farklı yollardan topraklarını genişleterek varlığını büyütmeyi denedi. fakat bunların hiçbiri onu düzmece bir isyan ile suçlanarak sonu idam masasında bitecek erken ölümünden kurtaramadı.
devamını gör...

.gif)