yazarların birbirine yürümesi
son zamanlarda fark ettiğim durumdur. ay o çok ponçik,bu çok sevimli,şunun sesini ölüye dinletseniz dirilir tarzı devamlı iltifatlar ayağına avını otlar arasında sinsice bekleyen avcı misali yazarların varlığını göstermiştir. olan serengeti düzlüklerinde hiçbir şeyden habersiz dolaşan biz gariban yazarlara olmaktadır.
devamını gör...
bir erkeği kırmadan ona tipsiz olduğunu söylemek
-benim bir ilişkim var (var veya yok asla bilemez zaten)
-iyi birisin ama... (zararsız bir solucana benziyorsun, kendi liginde oyna)
-seni arkadaş olarak görüyorum (tanışırken seni beğenmedim, şimdi ne yapayım)
-meşgul biriyim bir daha rahatsız etme (yani yeryüzünde tek erkek olsan bile sana bakmam, bu ne terbiyesizlik ayol)
-iyi birisin ama... (zararsız bir solucana benziyorsun, kendi liginde oyna)
-seni arkadaş olarak görüyorum (tanışırken seni beğenmedim, şimdi ne yapayım)
-meşgul biriyim bir daha rahatsız etme (yani yeryüzünde tek erkek olsan bile sana bakmam, bu ne terbiyesizlik ayol)
devamını gör...
sigara içmeyen insan
işte o benim, ailemde de içem olmadıgı için kokusunu dahi ev içerisinde hissetmiyoruz.
çevremde bir çok içen arkadasım mevcut fakat, özellikle kıs döneminde üşüme riskini alarak mekanların üstü acık bölümlerine dahi oturmuyorum.
onların keyif sigarası bizim titrememize neden oluyor, içecekse arada bir gidip kendini zehirleyebilir.
nitekim, sigara kırmızı cizgimizdir.:)(kokusu cok kötü be)
çevremde bir çok içen arkadasım mevcut fakat, özellikle kıs döneminde üşüme riskini alarak mekanların üstü acık bölümlerine dahi oturmuyorum.
onların keyif sigarası bizim titrememize neden oluyor, içecekse arada bir gidip kendini zehirleyebilir.
nitekim, sigara kırmızı cizgimizdir.:)(kokusu cok kötü be)
devamını gör...
cennette ilk gün yapılacak şey
şayet varsa ilk gün kadınları örgütleyip nuri talebi için ayaklanma başlatmaya çalışırım.
eşitlik tanrım, eşitlik.
eşitlik tanrım, eşitlik.
devamını gör...
kafayı yiyen sözlük yazarı
az önce spor salonunda durduk yere ağlamaya başladım. ardından salondan çıkıp sigara yaktım. bu sefer de gülme krizine girdim. psikolojim bana yetmiyo...
devamını gör...
şaka maka normal sözlük’ün keyifli olması
sözlük için isabetli ve yakışan bir isim olmuş "kafa".
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
ne içindeyim zamanın
ne içindeyim zamanın,
ne de büsbütün dışında;
yekpare, geniş bir anın
parçalanmaz akışında.
bir garip rüya rengiyle
uyuşmuş gibi her şekil,
rüzgarda uçan tüy bile
benim kadar hafif değil.
başım sükutu öğüten
uçsuz bucaksız değirmen;
içim muradına ermiş
abasız, postsuz bir derviş.
kökü bende bir sarmaşık
olmuş dünya sezmekteyim,
mavi, masmavi bir ışık
ortasında yüzmekteyim.
*
*
*
devamını gör...
çocukların yetişkinlerden daha iyi yaptığı şeyler
gülmek.
öyle bir gülüyorlar ki içi dışına çıkacak sanıyorsun. sadece gülmüyor gözünden ışıkta çıkıyor sanki. o gülüyor onun gülmesine sen gülüyorsun. onların gülümsemesi bulaşıcı hastalık gibi ama harika bir bulaşıcı hastalık. **
öyle bir gülüyorlar ki içi dışına çıkacak sanıyorsun. sadece gülmüyor gözünden ışıkta çıkıyor sanki. o gülüyor onun gülmesine sen gülüyorsun. onların gülümsemesi bulaşıcı hastalık gibi ama harika bir bulaşıcı hastalık. **
devamını gör...
çıkma teklif edip iyi bir insan olduğunu öğrenmek
ben de bunu anlamıyorum. hoşlandığın birine güç bela aciliyorsun, ne bileyim dışarı çıkalım mı falan diyorsun cevap ya sen çok iyi bir insansın ama ben seni o gözle görmüyorum. yahu sana onu soran oldu mu . ne alaka. iyi oldugumu öğrenmem o an benim ne işime yarayacak. hayır de geç. adamı hasta etme.
devamını gör...
bir oturuşta okunacak kitap önerileri
dostoyevski - yeraltından notlar
kafka - dönüşüm
zülfü livaneli - huzursuzluk (duygusal bir yoğunluğa neden olabilir)
halil cibran - ermiş, ermişin bahçesi
kafka - dönüşüm
zülfü livaneli - huzursuzluk (duygusal bir yoğunluğa neden olabilir)
halil cibran - ermiş, ermişin bahçesi
devamını gör...
zenith oteli
bir oscar coop-phane kitabıdır.
bu kitabın anlatıcısı nanou. o bir kaldırım fahişesi. eskort değil, telekız değil ya da bunlar gibi bir şey değil. tam olarak bir sokak fahişesi. başka bir isimle anılmaktan hoşlanmıyor, neyse o olmak istiyor. ve üzgünüm ama bu konuda çok ısrarcı.
benim ve muhtemelen okumaya başlayan çoğu insanın sandığı gibi kendi hayatını anlatmıyor anlatıcımız. bu işe nasıl ya da neden başladığını anlatmıyor. nasıl acılar çektiğini, bu yaşa gelene kadar başına neler geldiğini de anlatmıyor.
nanou bize, onunla sevişmek için para veren adamların hikayelerini anlatıyor. mobilet düşkünü olan ve 38 yaşında ailesinin bodrumunda yaşayan adamın hikayesinden, bir okulda denetmenlik yapan ve karısı şişman olmasına rağmen onu çok seven adamın hikayesine kadar. ölmek üzere olan köpeğinin acısını şimdiden duyan adamın hikayesinden, başarısız bir yazar ve büyük bir bonzai bahçesine sahip olan adamın hikayesine kadar.
hacimsiz ama çok güçlü bir kitap zenith oteli. bu pis ve bakımsız otelde, otelden çok daha kötü bir halde olan nanou’nun gözünden nanou’nun hikayesi.
bu kitabın anlatıcısı nanou. o bir kaldırım fahişesi. eskort değil, telekız değil ya da bunlar gibi bir şey değil. tam olarak bir sokak fahişesi. başka bir isimle anılmaktan hoşlanmıyor, neyse o olmak istiyor. ve üzgünüm ama bu konuda çok ısrarcı.
benim ve muhtemelen okumaya başlayan çoğu insanın sandığı gibi kendi hayatını anlatmıyor anlatıcımız. bu işe nasıl ya da neden başladığını anlatmıyor. nasıl acılar çektiğini, bu yaşa gelene kadar başına neler geldiğini de anlatmıyor.
nanou bize, onunla sevişmek için para veren adamların hikayelerini anlatıyor. mobilet düşkünü olan ve 38 yaşında ailesinin bodrumunda yaşayan adamın hikayesinden, bir okulda denetmenlik yapan ve karısı şişman olmasına rağmen onu çok seven adamın hikayesine kadar. ölmek üzere olan köpeğinin acısını şimdiden duyan adamın hikayesinden, başarısız bir yazar ve büyük bir bonzai bahçesine sahip olan adamın hikayesine kadar.
hacimsiz ama çok güçlü bir kitap zenith oteli. bu pis ve bakımsız otelde, otelden çok daha kötü bir halde olan nanou’nun gözünden nanou’nun hikayesi.
devamını gör...
uzun süre giyilmemiş giysinin cebinde para bulmak
genelde, ,bir düğüne, nikâha gideceksem başıma gelen, çok güzel bir olaydır.
ayda yılda bir giydiğim takım elbisenin cebinden para çıkabiliyor.
bir keresinde çeyrek altın bile bulmuşluğum vardır.*
ayda yılda bir giydiğim takım elbisenin cebinden para çıkabiliyor.
bir keresinde çeyrek altın bile bulmuşluğum vardır.*
devamını gör...
kırk yaş üstü sözlük yazarları
dil altı hapım nerde gençler başlığı.
devamını gör...
bu başlıkta ateist ateist konuşuyoruz
eşhedü enna ilahi.. neydi lan devamı.?
devamını gör...
enver gökçe
hakkında daha uzun yazmayı planladığım türk dilinin büyük şairi.
tam 40 yıl önce dün, 19 kasım 1981'de, 61 yaşında, ankara'da, yeğeninin evinde ölmüş. kendi evi bile olamamış hayatı boyunca. çok ağır işkenceler görmüş yaşadığı dönemin iktidarının zihniyetiyle ters düşünce. pek çok eseri, o baskı ve zulüm görürken kaybolmuş gitmiş.
söylenecek hem çok şey var, hem de hiçbir şey.
bu halk için, inandığın değerler için, en zorlu koşullarda yaşayıp (aslında yaşayamayıp) ölmeye değer mi, bilmiyorum, artık emin değilim.
bıraktıkları onu hala yaşatıyor. iyi ki, iyi ki.
"adı, haritalarda bile bulunmayan
bir köyündenim anadolu'nun.
güzel şeylere hasrettir memleketim,
güzel şeylere hasret bu dünya.
yıllardır, kanda ve ateşte mısralarım...
memleket şarkıları kadar acılar çektim"
"kardeş, kardeş!
alkış tutan ellerini kesmedim,
tanklarımla tarhlarını ezmedim.
ben kendi halimle müthiş kişi
ben sevici sert ve delişmen…
ve hürlük kardeşlik çırasını
kendi hissemce götüren insan.
biliyorum bu dünyada
gökyüzü ve denizyüzü
cümle çiçek ve cümle yemişler vardır
biliyorum bu dünyada
yalnız ve yalnız insanlar
yani kardeşler vardır.
beni şehir şehir beni,
beni köy kent beni
beni usul, beni yolca götür
kardeşlik treni!
ağır yaralılar taşıyorum
incinmesin kollarım, ayaklarım, ellerim
işıltılı gündüzlere gitmeliyim
acılar, darağaçları, kelepçe demirleri!
bayram şenliklerine,
demokrasi şenliklerine gitmeliyim
uğruna şiir yazılan, döğüşülen, ölünen insanlar!
yeter değil bana
zaferlerin,
yıllardır gece hücumlarına
sokak savaşlarına katlandığım."
tam 40 yıl önce dün, 19 kasım 1981'de, 61 yaşında, ankara'da, yeğeninin evinde ölmüş. kendi evi bile olamamış hayatı boyunca. çok ağır işkenceler görmüş yaşadığı dönemin iktidarının zihniyetiyle ters düşünce. pek çok eseri, o baskı ve zulüm görürken kaybolmuş gitmiş.
söylenecek hem çok şey var, hem de hiçbir şey.
bu halk için, inandığın değerler için, en zorlu koşullarda yaşayıp (aslında yaşayamayıp) ölmeye değer mi, bilmiyorum, artık emin değilim.
bıraktıkları onu hala yaşatıyor. iyi ki, iyi ki.
"adı, haritalarda bile bulunmayan
bir köyündenim anadolu'nun.
güzel şeylere hasrettir memleketim,
güzel şeylere hasret bu dünya.
yıllardır, kanda ve ateşte mısralarım...
memleket şarkıları kadar acılar çektim"
"kardeş, kardeş!
alkış tutan ellerini kesmedim,
tanklarımla tarhlarını ezmedim.
ben kendi halimle müthiş kişi
ben sevici sert ve delişmen…
ve hürlük kardeşlik çırasını
kendi hissemce götüren insan.
biliyorum bu dünyada
gökyüzü ve denizyüzü
cümle çiçek ve cümle yemişler vardır
biliyorum bu dünyada
yalnız ve yalnız insanlar
yani kardeşler vardır.
beni şehir şehir beni,
beni köy kent beni
beni usul, beni yolca götür
kardeşlik treni!
ağır yaralılar taşıyorum
incinmesin kollarım, ayaklarım, ellerim
işıltılı gündüzlere gitmeliyim
acılar, darağaçları, kelepçe demirleri!
bayram şenliklerine,
demokrasi şenliklerine gitmeliyim
uğruna şiir yazılan, döğüşülen, ölünen insanlar!
yeter değil bana
zaferlerin,
yıllardır gece hücumlarına
sokak savaşlarına katlandığım."
devamını gör...
sözlüğün primci tiplerle dolu olması
hakikaten şöyle bir bakıyorum da doğru düzgün kadın ve erkek sayısı bir elin parmağını geçmez. çoğu tipin amacı sözlükte isim yapmak ve puan tablosuna oynamak.
devamını gör...
sağlık çalışanlarına 2 bin 500 ile 5 bin tl arası zam yapılması
yapacakları şey 4500 tl pratisyen hekim maaşı+2500 tl sabit ek ödemeyi tek kalemde verip maaşa 2500 lira zam yapmış olarak göstermek. bir de biz doktorlara şu kadar zam yaptık, şu kadar para veriyoruz diyerek halka hedef göstermek. birkaç güne poliklinikte karşılığını alırız sözlü veya fiziksel şiddetle. şu dönemde keşke gerçekten herkese zam yapılsa. işin aslına bakmadan orda burda "biz öğretmeniz sınıf tıka basa dolu bize yapılması lazım." gibi yorumlar gördüm. bence de herkesin geliri düzenlensin ama güzel kardeşim bizle de kıyaslamayın kendinizi. vallahi en son nöbetimde 2 doktor 450 hasta baktık. ben de gitmenin yollarına bakıyorum. çalıştığım yerde 3 doktor almanya yolcusu oldu, gitmek için uğraşanlar da var hala. üzgünüm ama mesele para pul da değil. herkes insanca yaşamak, çalışmak ve insanca muamele görmek istiyor.
devamını gör...


