dikili’den fotoğraflarla anlatayım;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiç tanımadığınız bir insanın size günaydın demesidir.
günaydın dostum. kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası kolay gelsin şimdiden.

edit: lan o günaydın o demek miydi. allah korumuş. zort.
devamını gör...

vay be, çoluk çocuk içinde kalmışız.
devamını gör...

ergen psikolojisini de düşünerek dikkatli davranması gereken babadır. iletişim diline üslubuna her zamankinden daha cok dikkatli olmak zorundadır. çocuğunuza etki edemezsiniz ama çocuğunuzun arkadaşlarına etki edebilirsiniz. konusmak çoğu kapıyı açar.
devamını gör...

tamamlanmamış bir davut.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeni gelen yazarların bilmediği kankacılıktır. belli bir süre yazınca burada onlar da kanka sahibi olacaklardır. neyse gençler bunları kafaya takmayalım akışı akıtalım rica ediyorum. *
devamını gör...

yarım gün çalışıp üç ay tatil yapmam ve sanırım şaka maka bir yıldır yatıyor oluşum. aslında genel olarak yatıyor oluşum mesleğimin en zor yanı diyebilirim. neredeydi bu başlıklar, bakalım hah tam şurada;
(bkz: şaka maka öğretmenlerin 1 senedir yatıyor olması)
(bkz: öğretmenlerin yarım gün çalışıp 3 ay tatil yapması)
ironiyi de yaptığımıza göre artık ciddileşebiliriz.*
branşım gereği çocukların gözlem yeteneğinin ve sosyal öğrenmelerinin en yoğun olduğu yaşa eğitim vermekteyim. hal böyle olunca ne yaparsam yapayım hemen alıcı gözle bakıp davranışımı model alıyorlar. yaptıkları şeyin savunması da aşırı mantıklı "ama sen öyle yaptın öğretmenim, öğretmenler yapınca doğru olur." şimdi çocuk otorite olarak anne babadan ziyade öğretmeni görüyor, "öğretmenim doğrusunu bilir, yaptıysa doğrudur" algısı mevcut ve bu algı neden bilmiyorum çocuğun programına yüklenmiş haliyle geliyor okula. kalkıp "çocuğum ben de insanım, yanlış yapabilirim sen benim yaptığımı yap gittiğim yoldan gitme" diyemiyorsun.*
bu nedenle mesleğimi yaparken hem söylediklerim hem davranışlarım konusunda ekstra özenli olmam gerekiyor. yanlış yaptığım herhangi bir davranış söylediğim herhangi bir yanlış kelime kalıcı olup çocukların model olarak içselleştirmelerine neden olabilir. bu düşünce bazen diken üstünde tutuyor beni. aksi takdirde sonra eve gel "bunu doğru yaptım mı acaba, verdiğim tepki doğru muydu?" diye vicdan muhasebesi yap.
keşke istediğimi yapıp tam şu karikatürdeki gibi "hayır çocuğum siz okuyacaksınız" diyebilsem.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlüğün değerli yazarlarındandır. tanımlarınım güzelliği bir yana, öyle nazik, saygılı, tatlı bir konuşması var ki konuşurken kendimi mahcup hissediyorum.*
devamını gör...

altında yatan bütün evrimsel nedenler bir yana, hayatını bir ilişkiye göre ayarlamak istemeyip farklı alanlarda tutkuları olan erkeklerin kendiliğinden hatta haberleri olmadan da dahil olabileceği akım. ayrıca cinsel dürtülerin uygun şekilde tatmin edilmesini de yasaklamadığı için öz saygısı yüksek hayatını cinsel tatmin ya da kadın arayışında heba etmeyen tüm bireyler birer mgtow sayılabilir. her ne kadar yanlış anlaşılıp kötü eleştirilse de, hayatımızdaki gereksiz zamanı faydalı işlere yönelttiğimizde neler olabileceğini en iyi şekilde gösteren akımlardan biridir.
devamını gör...

lütfen cevabını bildiğiniz soruları sormayın dedirten başlık.
devamını gör...

anlatamamak.

neyi olduğunun önemi yok. anlatamadım mı, bitiyor bende olay.
devamını gör...

istanbul'da herhangi bir sahile gidip maske nedir unutarak bol bol deniz havası alabilmek;denize karşı oturup hayatı,bütün dertleri unutabilmek...
devamını gör...

t: thomas bernhard'ın 1982 yılında yayımlanan kitabıdır. orijinal ismi der beton'dur. türkçeye sezer duru tarafından çevrilmiştir. klasik bernhard üslubunda yazılmıştır: tek paragraf, sürekli tekrarlar, arasına birçok cümlecik eklenen cümleler.
romanın derdine gelecek olursak, ana karakterimiz rudolf, felix mendelsshon bartholdy adlı müzisyen hakkında bir kitap yazmak istemesidir. tüm veriler hazırdır fakat 10 yıl boyunca kitabı yazmaya bir türlü başlayamaz. işte bu başlayamama serüveni içinde bernhard romanlarındaki zıtlık konusu işlenir. bu zıtlık rudolf ve ablası arasındadır. bernhard, rudolf'un ablası üzerinden, yüksek zümredeki insanların aslında içi boş insanlar olduklarını ve her şeyi yüzeysel bildiklerini düşünür, eleştirir. romanda rudolf bir "düşün insanı", toplumdan pek hoşnut olmayan biriyken ablası ise aşırı sosyal biridir. yani, biraz önce eleştirdiği yüksek zümre tipidir. bunların dışında rudolf, kilisenin riyakarlığı, devletin politikaları, toplumun boşluğu gibi konuları da eleştirir.

ablasından rudolf'a: "sen yalnız ölülerle uğraşıyorsun, bense yaşayanlarla, fark bu. benim çevremde yaşayan insanlar var, seninkinde yalnız ölüler."



çok eskiden beri hiç ama hiç kimsem olmadı, diğer herkesin bir kimsesi oldu, benim olmadı, hiç değilse ben olmadığını biliyordum, diğerleriyse hep benim de bir kimsem olduğunu öne sürüyorlardı durmadan, senin de bir kimsen var diyorlardı, oysa ben emindim kesinlikle birinin olmadığına, belki de bu düşünceydi egemen olan, mahveden, kimseye gereksinim duymamam yani. ben bir insana gereksinimim olduğunu sanıyordum, bugün bile öyle sanıyorum."
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gelmiş geçmiş yerli ve yabancı sinemalar içinde o kadar alkol sorunu yaşayan ve bu alkol belasından kurtulmak için tedavi yolu arayan karakterler görülmüştür. fakat, hiçbirinde müslüm gürses'in filmindeki gibi tedavi tekniğine rastlanmamıştır.
devamını gör...

yalnız bu konu, akp seçmeninin tek başına karar verebileceği bir konu değil.

(bkz: komutla oy verme)
devamını gör...

istiklal marşının yazıldığı dönemde avrupa medeniyetinin yaptıklarını internette küçük bir araştırma yapsa görecek yazarımız. ama batılı biri ne olursa olsun "medeni" biridir diye düşünüyorsa bilemem.
amerika'da, avusturalya'da, asya'da, afrika'da avrupa medeniyetinin neler yaptığını, katliamları... oku, araştır ondan sonra gel mehmet akif'e laf söyle.
kongo'lu küçük çocukların fazla çalışmadığı için ellerini kesen "medeni" fransızca konuşanların yada hindistan'da dokuma ustalarının ellerini kesip, bize mecbur kalsınlar, ingiliz malı alsınlar diyen "medeni" ingilizlerin yaptıklarını internette araştır bir zahmet.
devamını gör...

(bkz: damatlıkla artılamak)
devamını gör...

ergenlikte erkeklerin,orta yaşta kadınların daha fazla yaptığı,sorulunca herkesin salağa yattığı manuel takılma.
(bkz: sözlükteki kadın yazarların çoğunun mastürbasyon makinesi olduğu gerçeği)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim