zülfü livaneli
entelektüel bir insan.
tanım yapması zor birisi çünkü 5 parmağında 5 marifet.
severiz kendisini.
tanım yapması zor birisi çünkü 5 parmağında 5 marifet.
severiz kendisini.
devamını gör...
insanın kendisine yapacağı en büyük yatırım
yatırım yapmaya başlamadan önce insan kendini tanımalıdır. genellemelerden uzak durun. sizi mutsuz eder. kendi içsel yolculuğunuz bittiği an kendinizi dilediğiniz, sizi mutlu eden argümanlarla donatabilirsiniz. bu spor da olur, şiir yazmak ta, edebiyat dergilerinde metinler yayınlatmakta. pastacılık eğitimi almak sizi mutlu edip sizin açınızdan harika bir yatırım olabileceği gibi dil öğrenmekte çok etkili yatırım olabilir. belki de araba kullanmaya başlamak sizin için en iyi ve başarılı yatırımdır. bunu kim bilebilir. yatırımın temelini kendiniz ve mutluluğunuz üzerine kurun.
tanım: insanın donanacağına inandığı eksiller listesi.
tanım: insanın donanacağına inandığı eksiller listesi.
devamını gör...
insanı en çok perişan eden durum
değmeyecek insanlar uğruna zamanını heba etmek.
devamını gör...
ton balığı konusunda kimsenin kral çıplak diyememesi
bir durum.
aslında ton balığı değil de konserve yiyecekler konusunda kral çıplak deseler daha iyi. tadının güzelliğini kötülüğünü geçtim, konserve yiyecekler kanser yapar. fazla yemezseniz sizin adınıza iyi olur.
aslında ton balığı değil de konserve yiyecekler konusunda kral çıplak deseler daha iyi. tadının güzelliğini kötülüğünü geçtim, konserve yiyecekler kanser yapar. fazla yemezseniz sizin adınıza iyi olur.
devamını gör...
kısıtlamalar bitince sözlüğe girmeyecek olan tip
mekanlar açıldı, sokağa çıkmak serbest diye it gibi dışarıda gezip, sözlüğü boşlayacak tiplerdir. şimdiden kınıyorum.
devamını gör...
11 ocak 2021 recep tayyip erdoğan açıklamaları
ülkeyi 15 gün kapatmaya maçası yememiş bir diktatörün çaresiz söylemleridir. önemsemeyiniz, prim vermeyiniz, gündeme getirmeyiniz.
devamını gör...
aydın'da eş cinsel olduğu için öldüresiye dövülen genç
iktidarın toplumda yarattığı iğrenç nefret algısının sonucu. zaten istedikleri buydu.
devamını gör...
neşet ertaş
devamını gör...
general data protection regulation
türkçesi genel veri koruma yönetmeliği'dir.
türkiye'de kurulmuş olsa dahi, ab üyesi vatandaşların kişisel verilerini işleyen şirketler ya da ab'de kurulu ancak ab dışı varlık gösteren (örneğin türkiye'de) şirketlerin 28 mayıs 2018 tarihi itibariyle uyum sağlamak zorunda olduğu yönetmeliktir.
gdpr'dan ayrı ve ek olarak türkiye'de gerçek kişilerin fiziksel verilerinin işlenmesi kişisel verileri koruma kanunu (bkz: kvkk) ile düzenlenir. bu kanun 7 nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
yani türkiye'de kurulu bir şirketiniz var ve ab ülkeleriyle iş yapıyorsanız süreçlerinizi hem kvkk'na hem de gdpr yönetmeliğine uyumlu hale getirme yükümlülüğünüz vardır.
türkiye'de kurulmuş olsa dahi, ab üyesi vatandaşların kişisel verilerini işleyen şirketler ya da ab'de kurulu ancak ab dışı varlık gösteren (örneğin türkiye'de) şirketlerin 28 mayıs 2018 tarihi itibariyle uyum sağlamak zorunda olduğu yönetmeliktir.
gdpr'dan ayrı ve ek olarak türkiye'de gerçek kişilerin fiziksel verilerinin işlenmesi kişisel verileri koruma kanunu (bkz: kvkk) ile düzenlenir. bu kanun 7 nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
yani türkiye'de kurulu bir şirketiniz var ve ab ülkeleriyle iş yapıyorsanız süreçlerinizi hem kvkk'na hem de gdpr yönetmeliğine uyumlu hale getirme yükümlülüğünüz vardır.
devamını gör...
nitrogliserin
nitrik asit içine gliserin konularak elde edilen, uçuk sarı renkte, yağ kıvamında, güçlü patlayıcı özelliği olan madde.
bu madde 1846 yılında ascanio sobrero tarafından elde edildi.
bu maddenin patlayıcı özelliği alfred nobel'den 20 yıl önce sobrero tarafından aydınlatıldı. fakat emniyetli bir patlayıcı olan dinamiti nobel yaptı. nitrogliserin, çok saf gliserinle, % 40 nitrat asidi, % 59,5 sülfat asidi ve % 0,5 su ihtiva eden asit karışımının reaksiyonundan elde edilir. sıcaklık 25°c'nin altında tutulur. meydana gelen nitrogliserin yüzeyde toplanır.
patlayıcı olmayan bazı maddelere emdirilerek, dinamit olarak kullanılır. nitroselüloz ile birlikte patlayıcı madde olarak kullanılır. çok düşük dozda (0,0006 g), anjinde rahatlık vermek için, ilaç olarak verilir. az miktardaki buharı, şiddetli ve inatcı baş ağrısına sebep olur.
kaynak
bu madde 1846 yılında ascanio sobrero tarafından elde edildi.
bu maddenin patlayıcı özelliği alfred nobel'den 20 yıl önce sobrero tarafından aydınlatıldı. fakat emniyetli bir patlayıcı olan dinamiti nobel yaptı. nitrogliserin, çok saf gliserinle, % 40 nitrat asidi, % 59,5 sülfat asidi ve % 0,5 su ihtiva eden asit karışımının reaksiyonundan elde edilir. sıcaklık 25°c'nin altında tutulur. meydana gelen nitrogliserin yüzeyde toplanır.
patlayıcı olmayan bazı maddelere emdirilerek, dinamit olarak kullanılır. nitroselüloz ile birlikte patlayıcı madde olarak kullanılır. çok düşük dozda (0,0006 g), anjinde rahatlık vermek için, ilaç olarak verilir. az miktardaki buharı, şiddetli ve inatcı baş ağrısına sebep olur.
kaynak
devamını gör...
girift radyo yayını
şunun şurasında ne kaldı 21.00'a. beklemedeyim canlarım. yine çok güzel bir yayın olacağından en ufak kuşkum yok.
devamını gör...
sevgiliye bok diye hitap etmek
devamını gör...
üst komşunun oğlunun gece yarısı koşturması
bazı çocuklar laftan anlamıyor ne yaparsanız yapın anlamıyor. tabi bunda çocukların sokakta oynayıp akşamına yorulup anında uyumaktan yoksun kat yaşamına adapte edilmek ve hareket alanını kısıtlamak ileri geliyor. evet elbette parklar var sokak var ama bahçeli ev gibi bir düzen olmayınca haliyle çocuk kısmı apartmanda enerjisini neye harcayacağını şaşırıyor. bu da tabi gecenin 10'undan sonra başlayıp 12 buçuk 1'e kadar süren koşuşturma ve gürültü olarak hayatlarımıza dahil oluyor. biraz anlayışlı olmakta o yaşlardaki kendi halimizi düşünmekte yarar var. suç anada, babada da değil. biraz anlayış, biraz sağduyu. ben de apartman çocuğuydum, dedemler, büyükannemler gibi konaklarda büyümedim ama durdan, yapmadan anlamazdım. şimdi ne vakit tepemde koşuşturan, yaramaz bir komşu çocuğu duysam, aklıma kendi çocukluğum geliyor. ilerde çocuğum olur da, o da böyle koşuşturursa, tutup doktorlardan kutu kutu embesilleştirici hiperaktivite ilaçları almak yerine, sağduyulu ve anlayışlı komşular dileyeceğim. olmadı mı? evimi değiştireceğim.
edit: alttaki tanımların hepsini okudum. herkese kalbi kadar iyi bir hayat dilerim.
edit: alttaki tanımların hepsini okudum. herkese kalbi kadar iyi bir hayat dilerim.
devamını gör...
insan kütüphanesi
ülkemizde başlık sahibi yazarın da belirttiği üzere yaşayan kütüphane ismiyle toplum gönüllüleri vakfı projesi olarak üniversite öğrencileri tarafından hayata geçirilmektedir.
bir tanesinde projenin hayata geçirilmesi kısmında gönüllü görev alarak hayatımın en önemli faaliyetlerinden birini gerçekleştirmiştim. daha öğretici çok az deneyim yaşamışımdır.
üniversite çatısı altında 2 gün boyunca insan kitaplarımızla, öğrencileri yarım saatlik sohbetlerde buluşturup ön yargılarının kırılmasını amaçlamıştık. yani bir anlamda toplum tarafından mezhebi, cinsel kimliği, etnik kökeni, inancı sebebiyle ötekileştirilen - alevi, ermeni, kürt, lezbiyen, başörtülü, hristiyan, ateist... - insanlara mikrofon uzatıyor, ötekileştirmeye odun atan insanları da onların gerçekliğiyle buluşturarak zihinlerindeki duvarları yıkıyorduk. çok insan merakıyla katılıp ufkunu allahuekber dağlarına ulaştırarak oradan uzaklaşıyordu. çünkü toplumdaki ön yargılarımızın çoğu zihnimize yerleştirilmiş bir vaziyette, yıkmak da değişmek öğrenmek demek. insanlık ise doğru bildiğinden vazgeçme, değişme, gelişme konusunda pek hevesli değildir bildiğiniz üzere. ancak birebir o insanlarla konuşma imkanı bulduklarından çoktan değişimi, dönüşümü başlatmış oluyorlardı.
2 gün boyunca insanları gözlemlemek muazzam bir deneyimdi. kendim de ötekileştirilen bir kesimden geldiğim için böyle bir projede yer almak çok ayrı bir tatmin duygusu da yaratmıştı. hatırladıkça içinde bulunduğum için iyi ki dediğim projelerden biridir.
hala yapılıyor mu, yapılmasına izin verilir mi bilmiyorum. ancak hem gençlerin kendi düzenlemeleri, sorumluluk almaları hem de toplum için faydasının tartışılamaz boyutta olmasından dolayı keşke devam ettirilse dediğimdir.
bir tanesinde projenin hayata geçirilmesi kısmında gönüllü görev alarak hayatımın en önemli faaliyetlerinden birini gerçekleştirmiştim. daha öğretici çok az deneyim yaşamışımdır.
üniversite çatısı altında 2 gün boyunca insan kitaplarımızla, öğrencileri yarım saatlik sohbetlerde buluşturup ön yargılarının kırılmasını amaçlamıştık. yani bir anlamda toplum tarafından mezhebi, cinsel kimliği, etnik kökeni, inancı sebebiyle ötekileştirilen - alevi, ermeni, kürt, lezbiyen, başörtülü, hristiyan, ateist... - insanlara mikrofon uzatıyor, ötekileştirmeye odun atan insanları da onların gerçekliğiyle buluşturarak zihinlerindeki duvarları yıkıyorduk. çok insan merakıyla katılıp ufkunu allahuekber dağlarına ulaştırarak oradan uzaklaşıyordu. çünkü toplumdaki ön yargılarımızın çoğu zihnimize yerleştirilmiş bir vaziyette, yıkmak da değişmek öğrenmek demek. insanlık ise doğru bildiğinden vazgeçme, değişme, gelişme konusunda pek hevesli değildir bildiğiniz üzere. ancak birebir o insanlarla konuşma imkanı bulduklarından çoktan değişimi, dönüşümü başlatmış oluyorlardı.
2 gün boyunca insanları gözlemlemek muazzam bir deneyimdi. kendim de ötekileştirilen bir kesimden geldiğim için böyle bir projede yer almak çok ayrı bir tatmin duygusu da yaratmıştı. hatırladıkça içinde bulunduğum için iyi ki dediğim projelerden biridir.
hala yapılıyor mu, yapılmasına izin verilir mi bilmiyorum. ancak hem gençlerin kendi düzenlemeleri, sorumluluk almaları hem de toplum için faydasının tartışılamaz boyutta olmasından dolayı keşke devam ettirilse dediğimdir.
devamını gör...
cinselliğin kötü bir şey olması
cinsellik bu kadar kötüyse kimin bu çocuklar?
devamını gör...
lise aşkını unutamamak
lise bittikten sonra hayatıma bazı insanlar girdi çıktı ama her seferinde ben kendimi yine onda buldum üstünden seneler geçmiş ama hala o kadar masum ve güzel geliyor ki gözüme (link: )
devamını gör...
limbo
trine diye bir oyunu beğenmiş ve bütün oyunlarını oynamıştım. sonra bu tarz oyun arayışına girip limbo'yu buldum. başlangıç olarak gayet iyi görünen ve merak ettiren bir hikaye sunumu vardı. naif bir bebe ile ilerleyip puzzle'ları aşıyorduk. durduk yere bize tuzak kuran ve bizimle uğraşan insancıklar vardı. insancık diyorum zira bir örümcekten bile daha küçük boydaydık. yalnız karanlıkta koşa koşa bir hal olduğum oyunda '' ulan sonunda kesin güzel bir hikaye çıkıp beni mest edecek '' diyerek oyuna devam ettim. puzzle mekaniklerinin dışında birazda el becerisi gerektirdiği için çözseniz bile yapamadığınız için sinirlenip kapatmanız olası.
sırf sonunu görmek adına inatla bitirmeye çalıştım sevmesem de. hesap soracaktım o insancıklardan ''ulan bana niye saldırıyorsunuz , ben koca kafalı bir ökkeşim'' diye. koştum , puzzle'ları geçtim , koştum , koştum ve koştum. sonuna ulaştığımda ise sonunda be diyerek son parkuru yine koştum ve
ağzına biber sürdüğümünün oyunu son çizgiye ulaşında pat diye bitti. ula hani kabilo diye ana menüde ekrana baka kaldım. gerçek son bumu acaba diye açıp videoları izledim ama nafile, gerçek son buydu. yokmuş lan bir hikayesi sebepsizce dalıyorlarmış bize , sebepsizce çıkarıyorlarmış önümüze bu engelleri. biz küçük emrahmışız. püh allah belanızı versin.
sırf sonunu görmek adına inatla bitirmeye çalıştım sevmesem de. hesap soracaktım o insancıklardan ''ulan bana niye saldırıyorsunuz , ben koca kafalı bir ökkeşim'' diye. koştum , puzzle'ları geçtim , koştum , koştum ve koştum. sonuna ulaştığımda ise sonunda be diyerek son parkuru yine koştum ve
ağzına biber sürdüğümünün oyunu son çizgiye ulaşında pat diye bitti. ula hani kabilo diye ana menüde ekrana baka kaldım. gerçek son bumu acaba diye açıp videoları izledim ama nafile, gerçek son buydu. yokmuş lan bir hikayesi sebepsizce dalıyorlarmış bize , sebepsizce çıkarıyorlarmış önümüze bu engelleri. biz küçük emrahmışız. püh allah belanızı versin.
devamını gör...
herkesin kıraç konserine gitmiş olması
ben kıraç konserine gitmedim. demek ki herkes gitmemiş.
devamını gör...


