geceye nazım hikmet'ten bir şiir bırak
"seninle konuşabilecek kadar heybetli değildi belki kelimelerim
ama senin ruhunu yerinden sallayacak kadar derindi hislerim."
ama senin ruhunu yerinden sallayacak kadar derindi hislerim."
devamını gör...
rem uykusu
kişiden kişiye değişmekle beraber bir rem uykusu genelde 5-30 dakika aralığındadır ve bir gecede 4-6 kez tekrarlanabilir. rem uykusunu tamamlamadan uyanan kişilerin gün içinde yorgun, asabi ve dikkatlerinin dağınık olduğu gözlemlenmiştir.
devamını gör...
eşdeğerlik ilkesi
kapalı bir laboratuvar içerisinde bulunan bir gözlemcinin, laboratuvarın ivmeli hareketi nedeniyle ortaya çıkacak etkilerle, düzgün bir kütle çekim alanı nedeniyle ortaya çıkacak etkileri birbirinden ayıramayacağını söyleyen ilke.
bu ilke, izafiyet teorisinin temelini oluşturur. gözlemci dünya üzerinde dururken, üzerine etki eden bir kütle çekim kuvveti vardır. gözlemci bunun etkilerini hisseder. aynı gözlemciyi yer çekiminin olmadığı bir ortama kapalı bir kutu içerisinde koyar ve kutuya bir ivme kazandırırsak, ortamda çekim kuvveti olmadığı halde, kutu içindeki gözlemci bu ivmelenmeden kaynaklanan yalancı kuvveti kütle çekim kuvveti zannedecektir. zira cismin kütle çekimsel kütlesi ile eylemsiz kütlesi birbirine eşittir (ya da uygun sabit seçilip kütleler oranlanarak birbirlerine eşitlenir.)
***
eşdeğerlik ilkesinin çeşitlerine kısaca değineyim.
1- zayıf eşdeğerlik ilkesi
galileo galilei'nin bir deney yaptığı iddia edilir. buna göre galileo, pisa kulesi'nden aşağıya biri diğerinden daha ağır olan 2 cisim bırakır ve ikisinin de yere aynı anda çarptığını gözlemler. her ne kadar deneyin varlığı kesin olmasa da, galileci eşdeğerlik ilkesi olarak da bilinen bu ilkeye göre, bir kütle çekim alanında bulunan noktasal bir cismin izleyeceği yol, sadece onun başlangıçtaki hızıyla konumuna bağlıdır. bu cismin yapısının, bu yol üzerinde bir belirleyiciliği yoktur. yerel olarak bakıldığında kütle ve ağırlık oranları tüm cisimler için aynıdır.
2- einstein eşdeğerlik ilkesi
bu ilke, ilkinin bir çeşit teyididir. genel olarak başta tanım olarak bahsettiğim ilke aslında bu ilkedir.
3 - güçlü eşdeğerlik ilkesi
bu ilke, yerel eylemsiz referans sistemleri söz konusu olduğunda, hem zayıf eşdeğerlik ilkesinin hem de einstein eşdeğerlik ilkesinin doğru olmasını gerektirir. ancak einstein eşdeğerlik ilkesine göre biraz daha katıdır çünkü kütle çekim sabitinin evrenin her yerinde aynı olması gerektiği şartını getirir.
bu ilke, izafiyet teorisinin temelini oluşturur. gözlemci dünya üzerinde dururken, üzerine etki eden bir kütle çekim kuvveti vardır. gözlemci bunun etkilerini hisseder. aynı gözlemciyi yer çekiminin olmadığı bir ortama kapalı bir kutu içerisinde koyar ve kutuya bir ivme kazandırırsak, ortamda çekim kuvveti olmadığı halde, kutu içindeki gözlemci bu ivmelenmeden kaynaklanan yalancı kuvveti kütle çekim kuvveti zannedecektir. zira cismin kütle çekimsel kütlesi ile eylemsiz kütlesi birbirine eşittir (ya da uygun sabit seçilip kütleler oranlanarak birbirlerine eşitlenir.)
***
eşdeğerlik ilkesinin çeşitlerine kısaca değineyim.
1- zayıf eşdeğerlik ilkesi
galileo galilei'nin bir deney yaptığı iddia edilir. buna göre galileo, pisa kulesi'nden aşağıya biri diğerinden daha ağır olan 2 cisim bırakır ve ikisinin de yere aynı anda çarptığını gözlemler. her ne kadar deneyin varlığı kesin olmasa da, galileci eşdeğerlik ilkesi olarak da bilinen bu ilkeye göre, bir kütle çekim alanında bulunan noktasal bir cismin izleyeceği yol, sadece onun başlangıçtaki hızıyla konumuna bağlıdır. bu cismin yapısının, bu yol üzerinde bir belirleyiciliği yoktur. yerel olarak bakıldığında kütle ve ağırlık oranları tüm cisimler için aynıdır.
2- einstein eşdeğerlik ilkesi
bu ilke, ilkinin bir çeşit teyididir. genel olarak başta tanım olarak bahsettiğim ilke aslında bu ilkedir.
3 - güçlü eşdeğerlik ilkesi
bu ilke, yerel eylemsiz referans sistemleri söz konusu olduğunda, hem zayıf eşdeğerlik ilkesinin hem de einstein eşdeğerlik ilkesinin doğru olmasını gerektirir. ancak einstein eşdeğerlik ilkesine göre biraz daha katıdır çünkü kütle çekim sabitinin evrenin her yerinde aynı olması gerektiği şartını getirir.
devamını gör...
ilhan berk
tek pişmanlığım kelimelerimi bile hak etmeyen insanlara, saatlerce cümle kurmaktı.
devamını gör...
anın fotoğrafı
ödemiş/ birgi

sözler var tutulması gereken ve bir gün tutulacak olan. içimden ettiğim dualar ve dilekler...
yüzüme ağaçların arasından vuran güneş, arkada çalan esmeray. unutama beni diyor. tesadüf diye bir şey yokmuş,
kalp kalbe karşıymış...

sözler var tutulması gereken ve bir gün tutulacak olan. içimden ettiğim dualar ve dilekler...
yüzüme ağaçların arasından vuran güneş, arkada çalan esmeray. unutama beni diyor. tesadüf diye bir şey yokmuş,
kalp kalbe karşıymış...
devamını gör...
dünya klasikleri
dönemlerinin ötesini görüp yazıldıkları için klasik olmuşlardır.klasik denilince akla gelenler: sefiller,suç ve ceza,anna karanina,savaş ve barış gibi kitaplardır.
devamını gör...
sevdiğin filmi adını söylemeden anlat
bir anket başlığı. ''in case i don't see ya, good afternoon, good evening and good night!''
devamını gör...
kafa caps 23 nisan özel
hepinize tekrardan merhabalar, öncelikle 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramınız umarım iyi geçiyordur. bugün sayın yoldaş benjamin franklin'in bize yaptığı kıyaktan sonra benim de bunun altında kalmamam gerekiyordu ve kafa caps başlığında yarın paylaşmayı planladığım capsleri bugün paylaşıyorum. konsepti zaten biliyorsunuz artık, bir daha tekrarlamama gerek olmadığını düşünüyorum. direkt mevzuya giriyorum.
lucifer:*

nickaltı sorunsalı:*
kazıklı maria:

bonus: bugüne özel bir süprizim daha var. özellikle birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan şu günlerde, bu haberin yazarlarımıza oldukça iyi geleceğini düşünüyorum. kiralık aşk dizisinden tanıdığınız güzel oyuncu elçin sangu, kafa sözlük'ü düzenli olarak takip ettiğini tarafıma iletti ve sizler ile şunu paylaşmamı istedi:

bu süprizler, umarım sizi yeterince mutlu etmiştir. hadi bana eyvallah.
lucifer:*

nickaltı sorunsalı:*
kazıklı maria:

bonus: bugüne özel bir süprizim daha var. özellikle birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan şu günlerde, bu haberin yazarlarımıza oldukça iyi geleceğini düşünüyorum. kiralık aşk dizisinden tanıdığınız güzel oyuncu elçin sangu, kafa sözlük'ü düzenli olarak takip ettiğini tarafıma iletti ve sizler ile şunu paylaşmamı istedi:

bu süprizler, umarım sizi yeterince mutlu etmiştir. hadi bana eyvallah.
devamını gör...
yazarların aylık kredi kartı borç miktarı
devamını gör...
aydın'da eş cinsel olduğu için öldüresiye dövülen genç
en ağır küfürleri sergilemek isterdim ancak terbiyem müsade etmiyor. bu ülkede öz kızına tecavüz edip ruh sağlığı bozulmadı diyerek indirim alan insan var. ormanda tecavüz etmeye kalkıp eylemi gerceklestiremedi indirimi alan var. karısını öldürüp pearcing takiyordu deyip indirim alan var. öz babasının tecavüzü canlı yayında anlattı diye öldürülen ve babasını kamuoyuna mahçup etti indirimi alan var. tecavüze uğrayan hayvanlar var. bunlara ses çıkarmayanlar hêlak edilicez diyip lgbti bireylerine saldırıyor. ülke bunlarla hêlak edilmesiyle iki yetişkin birbirini seviyor diye hiç hêlak edilmez. ülkeye reset atılmalı gerçekten. size ne insanların aşklarından.
devamını gör...
20'lik sözlük kızlarından abi ve ablalarına öğütler
20'lik bi sözlük kızı olarak söyleyebilirim ki sivilcelerinizi patlatmayın arkadaşlar ve sorunlarınız için falcılara gidin, çözüyolar..*
devamını gör...
one
dalton trumbo'nun hem romanını yazıp, hem de filmini yönettiği johnny got his gun adlı eserinde, 1. dünya savaşında feci şekilde yaralanan bir gencin yaşadıkları anlatılır.
metallica'nın one isimli şarkısının ilham kaynağı ise bu kitapta olan aşağıdaki pasajdır:
"how could a man lose as much of himself as i have and still live? when a man buys a lottery ticket you never expect him to win because it's a million to one shot. but if he does win, you'll believe it because one in a million still leaves one. ıf i'd read about a guy like me in the paper ı wouldn't believe it, cos it's a million to one. but a million to (b: one always leaves one. i'd never expect it to happen to me because the odds of it happening are a million to one. but a million to one always leaves one. one." )
şarkının sözlerinde geçen şu kısımda, özellikle kitaba birebir gönderme yapılır:
darkness imprisoning me, all that i see, absolute horror
i cannot live, i cannot die, trapped in myself, body my holding cell
landmine has taken my sight, taken my speech, taken my hearing
taken my arms, taken my legs, taken my soul, left me with life in hell.
metallica konserlerinin master of puppets ile birlikte vazgeçilmezidir. bu şarkı için sahnede özel dev ekranlar kurulur ve şarkı aşağıdaki gibi başlar. başlangıcında duyulan sesler seyirciyi zaten havaya sokmaya yeterlidir.
ilham aldığı kitap için bkz: #403403
metallica'nın one isimli şarkısının ilham kaynağı ise bu kitapta olan aşağıdaki pasajdır:
"how could a man lose as much of himself as i have and still live? when a man buys a lottery ticket you never expect him to win because it's a million to one shot. but if he does win, you'll believe it because one in a million still leaves one. ıf i'd read about a guy like me in the paper ı wouldn't believe it, cos it's a million to one. but a million to (b: one always leaves one. i'd never expect it to happen to me because the odds of it happening are a million to one. but a million to one always leaves one. one." )
şarkının sözlerinde geçen şu kısımda, özellikle kitaba birebir gönderme yapılır:
darkness imprisoning me, all that i see, absolute horror
i cannot live, i cannot die, trapped in myself, body my holding cell
landmine has taken my sight, taken my speech, taken my hearing
taken my arms, taken my legs, taken my soul, left me with life in hell.
metallica konserlerinin master of puppets ile birlikte vazgeçilmezidir. bu şarkı için sahnede özel dev ekranlar kurulur ve şarkı aşağıdaki gibi başlar. başlangıcında duyulan sesler seyirciyi zaten havaya sokmaya yeterlidir.
ilham aldığı kitap için bkz: #403403
devamını gör...
normal sözlük'te futbol konuşulmaması
eksikliğini hissetmediğim başlığı görene kadar aklıma gelmeyen konu.
tanım isteyen mod arkadaşı kırmayayım
tanım; futbol,22 milyonerin top peşinde koştuğu milyonlarca fakirin de onları izlediği bir spor dalı.
tanım isteyen mod arkadaşı kırmayayım
tanım; futbol,22 milyonerin top peşinde koştuğu milyonlarca fakirin de onları izlediği bir spor dalı.
devamını gör...
homofobiklerin gizli eş cinsel olduğu iddiası
at yalanı üzeyim inananı tarzında bir iddiadır.
nerden biliyorsun dersen birincisi homofobik bir bireyim. *
aslında olayın amacı çok açık, böyle söyleyerek insanların homofobik olduğu düşüncesini dile getirmelerini engellemek.
ee o zaman ben hırsızları da sevmiyorsam hırsızım, katilleri sevmiyorsam katilim gibi gibi mi yürüteceğiz bu düşünceyi.
ne salak salak tespitler bunlar üstelik bilimsel bir veri bile yok sadece twitter'da biri söyledi diye herkes duyup duyup yazıyor sonra aaa bilgi işte.
ne yapak şimdi size ahlak kavramını falan yeniden en baştan mı tanımlayalım.
#363319 şu tanımı da iliştirelim. 2 nonoştan korkacak değiliz sadece doğru bulmuyoruz o kadar.
nerden biliyorsun dersen birincisi homofobik bir bireyim. *
aslında olayın amacı çok açık, böyle söyleyerek insanların homofobik olduğu düşüncesini dile getirmelerini engellemek.
ee o zaman ben hırsızları da sevmiyorsam hırsızım, katilleri sevmiyorsam katilim gibi gibi mi yürüteceğiz bu düşünceyi.
ne salak salak tespitler bunlar üstelik bilimsel bir veri bile yok sadece twitter'da biri söyledi diye herkes duyup duyup yazıyor sonra aaa bilgi işte.
ne yapak şimdi size ahlak kavramını falan yeniden en baştan mı tanımlayalım.
#363319 şu tanımı da iliştirelim. 2 nonoştan korkacak değiliz sadece doğru bulmuyoruz o kadar.
devamını gör...
parra for cuva
1991 göttingen doğumlu alman elektronik müzik yapımcısı ve dj. ilk başta natur-klang ismiyle sahne alıyor ama bu sahne adından pek hoşnut olmuyor. kendi ad soyadıyla da sahne almanın pek ilginç olmayacağı düşüncesiyle alıyor eline ispanyolca portekizce sözlük ve sayfa sayfa didikliyor. sonunda da aslında bir anlamı olmadığını söylediği parra for cuva sahne adı ortaya çıkıyor. ama aslında parra ve cuva kelimeleri bir şekilde şarapla ilintili kelimeler.
anna naklab ile yaptıkları wicked game çalışmasının hikayesi de şöyle: yeni zelenda'da bir yıl geçirdikten sonra evine dönüyor ve üç hafta boyunca eve kapanıyor. evde de artık yatağın altında, orda burda ne bulursa (analog kamera, oyuncak piyano, çelik davul, falan filan) bir şeyler çalıyor ve binlerce kayıt yapıyor. sonra anna ile bir araya gelerek bu güzel cover'ı ortaya çıkartıyorlar.
anna ile olan bağları ise çok çok eskiye çocukluklarına dayanıyor. zaten göttingen'den komşular. anna nicolas'ın piyano çaldığını öğrenince bir gün elinde gitarı ile nicolas'ın kapısına dadanıyor. nicolas "hııırdir?" diye soruyor ama tabi ki anna'nın beraber müzik yapma isteğini anlıyor ve müzikal beraberlikleri "nian" grup adı altında şarkılar yaparak başlıyor.
bir de back street boys hikayesi var bu arkadaşın. o da şöyle: bir gün bir partiye dj olarak çağrılıyor ve gidiyor. sonra görüyor ki ortalık çok şenlikli bir swinger partisi. iş iştir deyip çalıyor ama ikide bir "back street boys'tan bir şeyler çalar mısın?" diye yanaşıp yanaşıp duruyorlar. "abla işinize bakın siz, salın beni, tarzım değil, saygı gösterin yaptığım işe, ben sizin işinize karışıyor muyum" deyip, tersleyerek gönderiyor hepsini. tabi ki sözlü tacize ve hakarete de uğruyor. nedir arkadaş bu swingercıların back street boys takıntısı? var mı sebebini bilen?
bu özel bilgiler nicolas'ın trndmusik ile yaptığı bir röportajdan edinilmiştir, bunu da belirtelim. anlamı şarapla ilintili dediğimiz parra for cuva'ya ait, şarap etkisi yaratan bir şarkıyla yazıyı tamamlayalım ve geceye de bir şarkı bırakalım.
anna naklab ile yaptıkları wicked game çalışmasının hikayesi de şöyle: yeni zelenda'da bir yıl geçirdikten sonra evine dönüyor ve üç hafta boyunca eve kapanıyor. evde de artık yatağın altında, orda burda ne bulursa (analog kamera, oyuncak piyano, çelik davul, falan filan) bir şeyler çalıyor ve binlerce kayıt yapıyor. sonra anna ile bir araya gelerek bu güzel cover'ı ortaya çıkartıyorlar.
anna ile olan bağları ise çok çok eskiye çocukluklarına dayanıyor. zaten göttingen'den komşular. anna nicolas'ın piyano çaldığını öğrenince bir gün elinde gitarı ile nicolas'ın kapısına dadanıyor. nicolas "hııırdir?" diye soruyor ama tabi ki anna'nın beraber müzik yapma isteğini anlıyor ve müzikal beraberlikleri "nian" grup adı altında şarkılar yaparak başlıyor.
bir de back street boys hikayesi var bu arkadaşın. o da şöyle: bir gün bir partiye dj olarak çağrılıyor ve gidiyor. sonra görüyor ki ortalık çok şenlikli bir swinger partisi. iş iştir deyip çalıyor ama ikide bir "back street boys'tan bir şeyler çalar mısın?" diye yanaşıp yanaşıp duruyorlar. "abla işinize bakın siz, salın beni, tarzım değil, saygı gösterin yaptığım işe, ben sizin işinize karışıyor muyum" deyip, tersleyerek gönderiyor hepsini. tabi ki sözlü tacize ve hakarete de uğruyor. nedir arkadaş bu swingercıların back street boys takıntısı? var mı sebebini bilen?
bu özel bilgiler nicolas'ın trndmusik ile yaptığı bir röportajdan edinilmiştir, bunu da belirtelim. anlamı şarapla ilintili dediğimiz parra for cuva'ya ait, şarap etkisi yaratan bir şarkıyla yazıyı tamamlayalım ve geceye de bir şarkı bırakalım.
devamını gör...
latissimus dorsi
vücudun en geniş kasıdır ve temel tırmanma kasıdır. kolun güçlü adduktor kasıdır. yüzücülerde, kürek çekenlerde oldukça gelişmiştir. fonksiyon kaybında vücut yukarı çekilemez. ayrıca koltuk değneği de kullanılamaz.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bazen en yakinlarim oldugunu düşündüğüm insanlara mutlu oldugum şeyleri soyledigim zaman benimle birlikte mutlu olduklarini hissedemiyorum. bu da iyi giden bisey oldugunda onlara soyleyememe korkusu yapiyo bende. cunku hem buna sevinmiyolar ya da bana oyle geliyo bilmiyorum hemde bu iyi giden şeyin bozulacagini düşünüyorum onlar yuzunden...
devamını gör...
anın fotoğrafı
andayız efem.
selamlar sözlük ahalisi.

spor salonuna abone olup yinede sahilde yürüyüş yapmaya devam eden benim garipliğimden diliyorum herkeslere. siz amin demeyin bana ne? ben dedim ki hıh!
dinimiz çok amin o zaman.

hava pek güzel efem.
kendimi salonlara kapatmak istemedim diyelim. deyin be ne olur öyle deyin.
neyse çok eyleştim daha bilmem kaç bin adımım var atılacak. ben kaçar sizlere huzuru bol akşamlar...
selamlar sözlük ahalisi.

spor salonuna abone olup yinede sahilde yürüyüş yapmaya devam eden benim garipliğimden diliyorum herkeslere. siz amin demeyin bana ne? ben dedim ki hıh!
dinimiz çok amin o zaman.

hava pek güzel efem.
kendimi salonlara kapatmak istemedim diyelim. deyin be ne olur öyle deyin.
neyse çok eyleştim daha bilmem kaç bin adımım var atılacak. ben kaçar sizlere huzuru bol akşamlar...
devamını gör...
vangelis
vangelis hüzün, aşk, acı, umut, huzur başta olmak üzere her çeşit duyguyu yoğurmuş, dinleyenleri farklı bir dünyaya götürmüş, orada bizi gezdirmiş, işte müzik bu dedirtmiştir.
conquest of paradise
törenlerde, haberlerde, jeneriklerde, filmlerde hemen her yerde bir şekilde karşımıza çıkmıştır şahaserleri.
blade runner
asıl adı evangelos odysseas papathanassiou 1943, volos, yunanistan doğumludur. dünyaca tanınan new age ve elektronik müzik bestecisi ve müzik dehasıdır. 4 yaşında beste yapmaya başladı ve 5 yaşında ilk konserini verdi. 2002 fifa dünya kupası marşını besteledi.
müziklerinin temasını genellikle doğa oluşturmuştur.
la petite fille de la mer
conquest of paradise
törenlerde, haberlerde, jeneriklerde, filmlerde hemen her yerde bir şekilde karşımıza çıkmıştır şahaserleri.
blade runner
asıl adı evangelos odysseas papathanassiou 1943, volos, yunanistan doğumludur. dünyaca tanınan new age ve elektronik müzik bestecisi ve müzik dehasıdır. 4 yaşında beste yapmaya başladı ve 5 yaşında ilk konserini verdi. 2002 fifa dünya kupası marşını besteledi.
müziklerinin temasını genellikle doğa oluşturmuştur.
la petite fille de la mer
devamını gör...
