22 aralık 2020 jüpiter ve satürn kavuşmasının teleskopla canlı yayını
nasa'da çalışan ve astromut nikiyle forumlarda yazan bir abd'li eleman, yaklaşık 20 saat sonra jüpiter ve satürn'ün kavuşmasını kendi teleskobundan canlı yayımlayacak.
izlemek isteyenler şimdiden önkoltukta yerini ayırtsın:
izlemek isteyenler şimdiden önkoltukta yerini ayırtsın:
devamını gör...
yaprak sarma
aklıma hemen yaprak sarma fan kılap nickli değerli yazarımızı getirmiş başlık.
t: genelde asma yaprağının içine pirinç veya bulgur pilavının koyulup sarılmasıyla yapılan lezzetli bir yemek. *
t: genelde asma yaprağının içine pirinç veya bulgur pilavının koyulup sarılmasıyla yapılan lezzetli bir yemek. *
devamını gör...
normal sözlük'ün uludağ sözlük'e dönüşmeye başlaması
oldu o zaman biz ufaktan kalkalım dedirten durumdur. yahu kardeşim ben bu sözlüğe geldiğimde doğru düzgün kavga olmuyordu, millet sakin şekilde entry giriyordu be. şimdi herkes kaplan gibi, adeta saldıracak yer arıyorlar resmen. ilk başta kaos olmadığı için burayı sıkıcı bulan ben o sakinliği arıyorum.
ulan var ya yatacak yerin yok normal sözlük.
ah be yine dertlendik…
ulan var ya yatacak yerin yok normal sözlük.
ah be yine dertlendik…
devamını gör...
terörist misin testi
kendini desteklemeyenlere terörist diyen bir cumhurbaşkanı düşünün.
şaka gibi.
şaka gibi.
devamını gör...
vücuttaki yara izinin hikayesi
tanım: vücutta küçük veya büyük kazalardan sonra oluşan yara izinin hikayesi.
vücudumda küçükken doğalgaz borusuna tırmanıp en yükseğe ulaştıktan sonra atlarken sağ bileğin doğalgaz borusundaki çiviye takılıp yırtılması sonucu kalan dikiş izi mevcut. küçükken yaptık işte bir hata iyi ki damarlar zarar görmemiş de sakat kalmamışım buna da şükür.
vücudumda küçükken doğalgaz borusuna tırmanıp en yükseğe ulaştıktan sonra atlarken sağ bileğin doğalgaz borusundaki çiviye takılıp yırtılması sonucu kalan dikiş izi mevcut. küçükken yaptık işte bir hata iyi ki damarlar zarar görmemiş de sakat kalmamışım buna da şükür.
devamını gör...
balkon konuşması yapacak olsan söyleyeceklerin
şimdi ben buraya neden çıktım? niçin çıktım? nasıl çıktım? bunu izaha gerek yok gördünüz, yürüdüm çıktım! ama, çıkmamış da olabilirim. çıkmışsam çıkmışımdır, çıkmamışsam çıkmamışımdır. görünen köy... uzakta değildir buraya çıktıksa sonradan çıkmadık mı dedik? bunlar bir takım uydurma laflardır... sahi ya ben buraya neden çıktım? kim çıkardı ulan beni buraya?
devamını gör...
22 kasım 2021 ayşegül aydın'ın hayatını kaybetmesi
ayşegül’ün acımasızca katledilmesinde afgan ve suriyeli mülteci politikasını bu halkın başına bela eden iktidar kadar, belli yerlerden fonlanıp gazeteci kimliğiyle mülteci seviciliği yapan baransel ağca gibi profiller de suçludur. sözde halkların kardeşliğinin yılmaz savunucusu hdp’nin sosyal medya trolü baransel ‘in tweeti tarihe not düşülecek ibretlik bir vesikadır.
devamını gör...
albert camus
kendini ne absürdist ne de varoluşçu olarak tanımlayan, etiketlenmekten hoşnut olmayan cezayir asıllı fransız yazar ve filozof.43 yaşında nobel edebiyat ödülü almıştır. verem'e yakalanıncaya kadar tutkulu bir şekilde kaleci olarak futbol oynamıştır.46 yaşında en absürt ölüm şekli olarak nitelendirdiği, trafik kazasında hayatını kaybetmiştir. yabancı, düşüş, veba, sisifos söyleni gibi başyapıtları bırakmıştır. yabancı romanı zeki demirkubuz tarafından 2001'de yazgı ismiyle sinemaya uyarlanmıştır.
''belirli bir şey, bir çöküntü falan değil, bir çeşit, keyfimi yeniden bulamama sıkıntısı. yaşam benim için gittikçe daha zorlaşıyordu; beden keyifsiz oldu mu, yürek de ölgünleşir. bana öyle geliyordu ki, hiç öğrenmemiş olduğum, ama yine de çok iyi bildiğim bir şeyi, yani yaşamayı unutuyordum.''
düşüş.
''belirli bir şey, bir çöküntü falan değil, bir çeşit, keyfimi yeniden bulamama sıkıntısı. yaşam benim için gittikçe daha zorlaşıyordu; beden keyifsiz oldu mu, yürek de ölgünleşir. bana öyle geliyordu ki, hiç öğrenmemiş olduğum, ama yine de çok iyi bildiğim bir şeyi, yani yaşamayı unutuyordum.''
düşüş.
devamını gör...
insan sarrafı olmak
iddialı bir söz olmakla beraber, insanları hareketlerinden ve düşüncelerinden kısa sürede anlama, tahlil etme niteliği olarak tanımlanır.
devamını gör...
tipe bak çay demle'nin ingilizcesi
look at the face and put tea.
en mantıklısı budur herhalde.
tanım: 'tipe bak çay demle' deyiminin ingilizcesini paylaştığımız başlıktır.
en mantıklısı budur herhalde.
tanım: 'tipe bak çay demle' deyiminin ingilizcesini paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
kimseyi sevememek
uzun bir aşk maratonundan sonra, kişinin sevdiceği tarafından terk-i diyar edilmesi ile vuku bulan olaydır.
devamını gör...
t. e. lawrence
zekasına saydı duyduğun nadir insanların başında geliyor...
öncelikle şuradan başlamam gerekiyor ki bu zat, babasının bir hizmetçiyle olan cinsel birlikteliği sonrası dünyaya geldiği için çevresi tarafından çok fazla sıkıntı yaşıyor ve bu sıkıntı onu kendi başına olmaktan daha mutlu olan bir bireye dönüştürmekle kalmıyor, onu adeta bilgi birikimi konusunda çağdaşlarından çok daha yüksek bir yere taşıyor, yunanca aslından ilyada ve odysseia'yı ingilizceye çeviren kişi ta kendisidir...
bu adamın zekasına saygı duyduğum kısmı ise şurası... bilindiği üzere 1.dünya savaşının bir tık öncesi arkeoloji bilimi, mezopotamya coğrafyasında biraz paravan olarak kullanılıyordu, amaç ne idi? zaten çıkması kesin olan olası bir savaşta coğrafyayı oldukça tanımak ve yerel halkı osmanlıya karşı örgütlemek...
tabi bu ingiliz kısmı için öyleydi, alman kısmı da vardı bildiğimiz üzere mezopotamya'da kazı yapan, kimdi sahi o ünlü abimiz? max von oppenheim, kendisi müthiş bir istihbaratçı idi, o da olası ingiliz-fransız işgaline karşı yerel halkı osmanlıya karşı daima bağlı tutmak ve olası düşmanın arkeoloji faaliyetlerini yakından takip etmek idi, ama bu amcamızın bir kusuru vardı... yerel halktan oldukça uzak biriydi kendisi, bakmayın boy boy yerel halk gibi giyinmiş olduğuna, sadece maskeli balo*evet..* zamanlarında oryantalist bir havaya bürünürdü kendisi, kazı alanından yattığı ana dek batılı olan imajından asla ödün vermezdi, sonra yine buraya döneceğiz
nerede kalmıştık? lawrence... evet, kendisi mezopotamya ve arap yarımadasını bir güzel geziyor, bol bol kazılar yaptığı kadar stratejik alanları da araştırıyordu, nasıl stratejik alanları biliyor musunuz? olası bir isyanda, osmanlı ordusunu saf dışı bırakacak stratejik alanları, sahi nerelerdi buralar? elbette ki çöller... daha doğrusu, çöllerdeki su kuyuları... hepsinin yerlerini bulup kayıt etmekle kalmadı, hepsinin zehirlenmesini de sağladı kendisi...
dahası da, yerel halktan biri gibi olmayı öyle güzel başardı ki, herhangi bir fotoğrafa bakınca, yanındaki araplar ondan daha ingiliz gözükebiliyor, yanındaki nasıl ise onun şeklini almakla kalmamış, ondan bir tık daha sümsük bi durumda takılmış hep...
misal bakıyorsunuz,

thomas lowell ile birlikte, oldukça sümsük.

abdullah ile birlikte, apo'dan daha sümsük...

hogarth ile birlikte, sümsüklükten eser yok.
bugünün orta doğusunun nasıl birbirine karıştırılacağını sezmiş, insanların cahilliklerinden yararlanmış, ingiliz istihbaratı için inanılmaz derecede çaba göstermiş, aynı anda hem karadan hem denizden işgal etmek gibi bir kısmı inanılmaz kısıtlı bir haldeyken yapmayı başarmış, arkeoloji konusunda, kendisinin eminim ki "ablammmmmm" diye hitap ettiği arkeolog, casus ve yazar gertrude bell ile birlikte dünyaya birçok eser kazandırmış veyahut kazandırılmasına önayak olmuş çok zeki bir adam kendisi.
kendisini hiç sevmem ama zekasına çok büyük saygı duyarım.
öncelikle şuradan başlamam gerekiyor ki bu zat, babasının bir hizmetçiyle olan cinsel birlikteliği sonrası dünyaya geldiği için çevresi tarafından çok fazla sıkıntı yaşıyor ve bu sıkıntı onu kendi başına olmaktan daha mutlu olan bir bireye dönüştürmekle kalmıyor, onu adeta bilgi birikimi konusunda çağdaşlarından çok daha yüksek bir yere taşıyor, yunanca aslından ilyada ve odysseia'yı ingilizceye çeviren kişi ta kendisidir...
bu adamın zekasına saygı duyduğum kısmı ise şurası... bilindiği üzere 1.dünya savaşının bir tık öncesi arkeoloji bilimi, mezopotamya coğrafyasında biraz paravan olarak kullanılıyordu, amaç ne idi? zaten çıkması kesin olan olası bir savaşta coğrafyayı oldukça tanımak ve yerel halkı osmanlıya karşı örgütlemek...
tabi bu ingiliz kısmı için öyleydi, alman kısmı da vardı bildiğimiz üzere mezopotamya'da kazı yapan, kimdi sahi o ünlü abimiz? max von oppenheim, kendisi müthiş bir istihbaratçı idi, o da olası ingiliz-fransız işgaline karşı yerel halkı osmanlıya karşı daima bağlı tutmak ve olası düşmanın arkeoloji faaliyetlerini yakından takip etmek idi, ama bu amcamızın bir kusuru vardı... yerel halktan oldukça uzak biriydi kendisi, bakmayın boy boy yerel halk gibi giyinmiş olduğuna, sadece maskeli balo*evet..* zamanlarında oryantalist bir havaya bürünürdü kendisi, kazı alanından yattığı ana dek batılı olan imajından asla ödün vermezdi, sonra yine buraya döneceğiz
nerede kalmıştık? lawrence... evet, kendisi mezopotamya ve arap yarımadasını bir güzel geziyor, bol bol kazılar yaptığı kadar stratejik alanları da araştırıyordu, nasıl stratejik alanları biliyor musunuz? olası bir isyanda, osmanlı ordusunu saf dışı bırakacak stratejik alanları, sahi nerelerdi buralar? elbette ki çöller... daha doğrusu, çöllerdeki su kuyuları... hepsinin yerlerini bulup kayıt etmekle kalmadı, hepsinin zehirlenmesini de sağladı kendisi...
dahası da, yerel halktan biri gibi olmayı öyle güzel başardı ki, herhangi bir fotoğrafa bakınca, yanındaki araplar ondan daha ingiliz gözükebiliyor, yanındaki nasıl ise onun şeklini almakla kalmamış, ondan bir tık daha sümsük bi durumda takılmış hep...
misal bakıyorsunuz,

thomas lowell ile birlikte, oldukça sümsük.

abdullah ile birlikte, apo'dan daha sümsük...

hogarth ile birlikte, sümsüklükten eser yok.
bugünün orta doğusunun nasıl birbirine karıştırılacağını sezmiş, insanların cahilliklerinden yararlanmış, ingiliz istihbaratı için inanılmaz derecede çaba göstermiş, aynı anda hem karadan hem denizden işgal etmek gibi bir kısmı inanılmaz kısıtlı bir haldeyken yapmayı başarmış, arkeoloji konusunda, kendisinin eminim ki "ablammmmmm" diye hitap ettiği arkeolog, casus ve yazar gertrude bell ile birlikte dünyaya birçok eser kazandırmış veyahut kazandırılmasına önayak olmuş çok zeki bir adam kendisi.
kendisini hiç sevmem ama zekasına çok büyük saygı duyarım.
devamını gör...
işten kovuldum alternatifi cümleler
işyerinden tazminat aldım.
devamını gör...
geceye ilginç bir bilgi bırak
amerika'daki alkol yasağının uygulandığı dönemde (prohibition era) amerikan hükümeti insanların yasağa riayet etmemesi sonucu alkol kaçakçılığı yapılan içkilere zehir katmaya karar verdi ve 1933 yılında bu yasağın kaldırılmasıyla toplamda 10.000 kişi izlenen bu uygulamadan ötürü hayatını kaybetti.
detaylı bilgi
detaylı bilgi
devamını gör...
sözlük yazarlarının anlayamadığı şeyler
adına hayat dediğimiz bu uzun keşif turu sırasında karşımıza çıkan birçok şeye anlam veremiyorum, misal; bir insanın bir başka insanı bile isteye neden kırdığına ölene değin anlam veremeyeceğim ya da kendisine yapılsa ağlamaktan helak olan kişinin o şeyi başkasına yapmasına da anlam veremeyeceğim.
neden herkesin her konuda bir fikri olduğuna, kimsenin neden "bana ne" diyemediğine, bilmeseler dahi yorum yaptıklarına, öğretmenin öğrencisine öğretemediklerine, anne-babanın çocuklarına yaptığına falan da asla anlam veremeyeceğim. aile dediğimiz o bağın dört duvar arasına sıkışması da kafamı karıştırıyor mesela. ne bileyim, etrafımda öyle şeyler oluyor ki; durup bakmakla yetinebiliyorum sadece.
masumiyet dizisini biliyorsunuzdur; bence başrol kızın yaşadığı şeyi yaşayan çok kız var. sadece çoğunun ismini bilmiyoruz. peki, ismini bildiklerimize ne yapıyoruz?
"kesin kuyruk sallamıştır"
yahu neden? şaka gibi değil mi sizce de? * bir kadın darp ediliyor ve sonucu bu mu?
velhasıl anlamayacağım. bu hayat ne yapıyor, nereye varmak istiyor, hiçbir zaman anlamayacağım. özellikle kadınlar, hayvanlar ve çocuklar konusunda.
neden herkesin her konuda bir fikri olduğuna, kimsenin neden "bana ne" diyemediğine, bilmeseler dahi yorum yaptıklarına, öğretmenin öğrencisine öğretemediklerine, anne-babanın çocuklarına yaptığına falan da asla anlam veremeyeceğim. aile dediğimiz o bağın dört duvar arasına sıkışması da kafamı karıştırıyor mesela. ne bileyim, etrafımda öyle şeyler oluyor ki; durup bakmakla yetinebiliyorum sadece.
masumiyet dizisini biliyorsunuzdur; bence başrol kızın yaşadığı şeyi yaşayan çok kız var. sadece çoğunun ismini bilmiyoruz. peki, ismini bildiklerimize ne yapıyoruz?
"kesin kuyruk sallamıştır"
yahu neden? şaka gibi değil mi sizce de? * bir kadın darp ediliyor ve sonucu bu mu?
velhasıl anlamayacağım. bu hayat ne yapıyor, nereye varmak istiyor, hiçbir zaman anlamayacağım. özellikle kadınlar, hayvanlar ve çocuklar konusunda.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey

şöyle bi şerefsiz, gelsin iki makara yapalım, tipe bak ya?
yanımda gezdireyim, "hacı kurbanı naptın?" diyen olursa "kendine sor?" diyeyim, bu böyle gevşek gevşek baksın.
lan bu nasıl bi sıfattır ?*
(bkz: yüksek ateşin beyne zarar vermesi)
(bkz: geçti geçiyor ama az kaldı)
(bkz: buradan son feci mars anama çok selam ederim)
devamını gör...
yazarların en sevdiği türk sanat müziği eserleri
-sevemedim kara gözlüm...*
-ah bu şarkıların gözü kör olsun... *
-ah bu şarkıların gözü kör olsun... *
devamını gör...
converse ayakkabı giyilen korkunç dönem
keşke gördüğümüz tüm korkunçluklar bu kadar zararsız ve sıradan olsaydı dedirtir.
devamını gör...
parlak mustafa
ilk kez çok küçük bir çocukken duymuştum ismini. anneannemin evinde bu bitkiden vardı. aralarında parlak mustafa diye konuştuklarında babamdan bahsediyorlar sanmıştım. evet babamın adı *
genel manada bitkilerle ve bu bitkiyle ilgili bilgim bu kadar.
bu saçma anıyı bir yerde paylaşmalıydım, üzgünüm.
genel manada bitkilerle ve bu bitkiyle ilgili bilgim bu kadar.
bu saçma anıyı bir yerde paylaşmalıydım, üzgünüm.
devamını gör...
