toplu taşıma aracında öpüşmek
isteyen istediği yerde öpüşsün. ben sokakta el ele yürüyen, sarılan, öpüşen ve sarmaş dolaş bir şekilde yolculuk eden çiftlere bayılıyorum. umarım her daim öyle mutlu olurlar diyorum. bu dünyada sevgiden daha kutsal ne olabilir ki? bu çiftlere karşı ahlak bekçisi kesilip laf eden tipler emin olunuz ki hayatlarında hiç sevilmemiş insanlardır. sırf kalpleri kurumuşlara inat öpün, öpüşün.
devamını gör...
normal sözlük dertleşecek yazarlar veri tabanı
içinde bulunduğum veritabanı. sıkıntıdan ölüyorum yahu. portakal atsanız kutuma fena mı olur? derdiniz varsa dinlesem, yoksa laflasak azıcık...
devamını gör...
sinir bozan şeyler
attığın önemli bir mesajın sadece görüldü olması. hayır işin varsa isim var de. niye görüldü atıyorsun? dostlar yazarken bile sinir katsayım arttı. yapman guzum.
devamını gör...
kadınların sorunlu erkekleri sevip onları düzeltmek istemeleri
insanlara iyi gelmek kadınların mayasında var, seviyoruz.. :)
devamını gör...
unutulmayan lise anıları
kendime not: aslında birkaç tane var ama zamanla editlemeyi düşünüyorum*.
11. sınıftayken sınıfça kendi kendimize bi karar almıştık. herkes çay ve kahve içmeyi çok seviyordu ve okulun kantini bulunduğumuz kattan 5 kat aşağıda bulunuyordu. anlayacağınız tam bir eziyetti kantine gitmek. o yüzden biz de sınıfça kettle almaya karar verdik. normalde yasaktı tabikii ama kendi aramızda para toplayıp lila çok güzel bi kettle almıştık*yaklaşık 6-7 ay boyunca bütün sınıf kullandık. nescafe, çay, bitki çayı ya da normal kahve falan getiriyorduk ve herkes canı istediğinde hazırlıyordu bi şeyler kendine, bisküvilerimiz bile doluydu bittikçe yeniliyorduk. ama bi gün arama yapılacağını öğrendik, onların asıl amaçları telefon varsa toplamaktı tabii. biz de o gün öğrenmiştik yani aramadan beş on dakika önce falan ve unutmuşuz kettle’ı daha düzgün bi yere saklamayı. okulun müdürü, müdür yardımcısı, rehber öğretmeni ve en korktuğumuz hocalardan bir iki tanesi aramaya başladılar ve zaten ilk dolapta buldular güzelim kettle’ımızı. aldılar ve öğretmenler odasında kendileri kullanmaya başladılar daha sonra*çok üzülmüştük ama güzel bi anı oldu yine de bizim için.
11. sınıftayken sınıfça kendi kendimize bi karar almıştık. herkes çay ve kahve içmeyi çok seviyordu ve okulun kantini bulunduğumuz kattan 5 kat aşağıda bulunuyordu. anlayacağınız tam bir eziyetti kantine gitmek. o yüzden biz de sınıfça kettle almaya karar verdik. normalde yasaktı tabikii ama kendi aramızda para toplayıp lila çok güzel bi kettle almıştık*yaklaşık 6-7 ay boyunca bütün sınıf kullandık. nescafe, çay, bitki çayı ya da normal kahve falan getiriyorduk ve herkes canı istediğinde hazırlıyordu bi şeyler kendine, bisküvilerimiz bile doluydu bittikçe yeniliyorduk. ama bi gün arama yapılacağını öğrendik, onların asıl amaçları telefon varsa toplamaktı tabii. biz de o gün öğrenmiştik yani aramadan beş on dakika önce falan ve unutmuşuz kettle’ı daha düzgün bi yere saklamayı. okulun müdürü, müdür yardımcısı, rehber öğretmeni ve en korktuğumuz hocalardan bir iki tanesi aramaya başladılar ve zaten ilk dolapta buldular güzelim kettle’ımızı. aldılar ve öğretmenler odasında kendileri kullanmaya başladılar daha sonra*çok üzülmüştük ama güzel bi anı oldu yine de bizim için.
devamını gör...
hala zevkle izlenen çizgi filmler
mr. bean.
devamını gör...
5harfliler
muhteşem bir yazar kadrosuna sahip muhteşem bir internet sitesi. mottolarını ve yola çıkışlarını siteden alıntılıyorum:
--- alıntı ---
5harfliler, kadın gündeminin peşinde, bağımsız bir internet sitesidir. kadın kelimesinin neredeyse öcüyle bir tutulduğu günlerde, “üç harfliler” tabirinden hareketle kız, kadın, bayan, hanımefendi ayrımından bunalan bütün yorgun ruhlar için kendine 5harfliler ismini yakıştırmıştır.
5harfliler 2012 yazında, “kadın gündemini” sadece diyet, güzellik sırları ve ilişki tavsiyelerine indirgeyenlere inat, kadın gündeminin bir kadının ilgilenebileceği her şey olduğu fikrinden yola çıkarak açıldı.
--- alıntı ---
www.5harfliler.com
--- alıntı ---
5harfliler, kadın gündeminin peşinde, bağımsız bir internet sitesidir. kadın kelimesinin neredeyse öcüyle bir tutulduğu günlerde, “üç harfliler” tabirinden hareketle kız, kadın, bayan, hanımefendi ayrımından bunalan bütün yorgun ruhlar için kendine 5harfliler ismini yakıştırmıştır.
5harfliler 2012 yazında, “kadın gündemini” sadece diyet, güzellik sırları ve ilişki tavsiyelerine indirgeyenlere inat, kadın gündeminin bir kadının ilgilenebileceği her şey olduğu fikrinden yola çıkarak açıldı.
--- alıntı ---
www.5harfliler.com
devamını gör...
normal sözlük’ü bırakmak
yine birileri "şundan bundan memnun değilim tez engellene" tribine girmiş. kuzum sizi peynir ekmekle mi beslediler, hiç vitamin gitmedi mi beyninize? mennun olmadığınız her şeyin engellenmesini talep edemezsiniz saçmalamayın *q.
siyasal islamla peydah oldu bu durumda. giyimini beğenmedim tekmeleyem, cinsel yönelimini sevmedim öldürem, birbirlerinw sarılıyorlarmış tövbe estf kültürümüzde yoh ayıram, yazdıkları hoşuma gitmedi yönetime söyleyem engelletem... siyasal islamla hoşuna gitmediği ya da inancından dolayı kendisinin yapamadığı her şeyi karşı taraf için yasaklama talep etme hakkı doğdu, bu eldivenle sevdiğimin y/z kuşağı da ceviz kadar aklıyla hoşlanmadığı her şeyin yok edilmesi gerektiğini sanmaya başladı. bak evladım senin özgürlüğün başkasınınkinin başladığı yerde biter. hoşlanmadıysan okuma o yazarı, başlıklarını engelle geç.
kafa sözlük gelişmiyormuş, tabi gelişmez her sorunda çözüm olarak troller şöyle böyle diye ağlayıp kaçarsanız gelişmez. herkes bahseder ekşinin nasıl geliştiğini ve uzunca bir süre kaliteli bir ortamı olduğunu. neden sizce sivri zekalılar? hiç yok muydu böyle hoşlanılmayan başlıklar açanlar? vardı tabiki ama gündeme giremezdi o başlıklar çünkü aklı başında adamlar o başlığa yazmaz sol framede kaybolup giderdi. peki siz ne yapıyorsunuz hemen koşup başlık altında ağlıyor, başlığı besleyip gündemde tutuyorsunuz. ben aklı başında insanım belli bir iq seviyesine sahibim diyebilseniz zaten trolle engellenme talep etmez bireysel olarak desteklememe seçeneğine yönelirdiniz. az biraz akıllı olun ya, giden de defolsun gitsin hergün ağlamayın gidiyom gidiyom diye. yeter *mk.
siyasal islamla peydah oldu bu durumda. giyimini beğenmedim tekmeleyem, cinsel yönelimini sevmedim öldürem, birbirlerinw sarılıyorlarmış tövbe estf kültürümüzde yoh ayıram, yazdıkları hoşuma gitmedi yönetime söyleyem engelletem... siyasal islamla hoşuna gitmediği ya da inancından dolayı kendisinin yapamadığı her şeyi karşı taraf için yasaklama talep etme hakkı doğdu, bu eldivenle sevdiğimin y/z kuşağı da ceviz kadar aklıyla hoşlanmadığı her şeyin yok edilmesi gerektiğini sanmaya başladı. bak evladım senin özgürlüğün başkasınınkinin başladığı yerde biter. hoşlanmadıysan okuma o yazarı, başlıklarını engelle geç.
kafa sözlük gelişmiyormuş, tabi gelişmez her sorunda çözüm olarak troller şöyle böyle diye ağlayıp kaçarsanız gelişmez. herkes bahseder ekşinin nasıl geliştiğini ve uzunca bir süre kaliteli bir ortamı olduğunu. neden sizce sivri zekalılar? hiç yok muydu böyle hoşlanılmayan başlıklar açanlar? vardı tabiki ama gündeme giremezdi o başlıklar çünkü aklı başında adamlar o başlığa yazmaz sol framede kaybolup giderdi. peki siz ne yapıyorsunuz hemen koşup başlık altında ağlıyor, başlığı besleyip gündemde tutuyorsunuz. ben aklı başında insanım belli bir iq seviyesine sahibim diyebilseniz zaten trolle engellenme talep etmez bireysel olarak desteklememe seçeneğine yönelirdiniz. az biraz akıllı olun ya, giden de defolsun gitsin hergün ağlamayın gidiyom gidiyom diye. yeter *mk.
devamını gör...
how i met your mother'dan akılda kalanlar
hamburgerli bölümdür kesinlikle.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ölümden döndüğü anlar
cumhuriyetin 75. yıl kutlamaları için şiir okuyacaktım, okul birincisi de olmuşuz sevinç göklere yükseliyor, yoldan karşı yola geçerken bir anda gördüm arabayı ama geç kalmıştım, gözümü açtığımda hastanedeydim, çok şükür bir sakatlık olmadı ama şiiri de okuyamadım. ukde kalmıştı içimde.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okuduğunda ağladığı kitaplar
didem madak-ah’lar ağacı ve grapon kağıtları.bu iki kitabın her dizesi ağlatır beni.
“acıyı hangi dile tercüme etsek şimdi yalan olur pollyanna.”
“acıyı hangi dile tercüme etsek şimdi yalan olur pollyanna.”
devamını gör...
konyalı bilim adamları
konya’da bilim adamı var mı bilemem ama konya’da çok güzel işleyen bir hoşgörü atmosferi vardır.
oraya gitmeden önce bende önyargılıydım ama orada geçirdiğim bir yıl beni değiştirdi. insanları gerçekten birbirine saygılı ve kimse kimseye karışmıyor.
bide enteresan bir şekilde kendi kendine yeten bir şehirdir.
size tavsiyem bir yeri bilmeden, gezip görmeden çok bağlanmayın veya kötülemeyin.
hadi eywallah.
oraya gitmeden önce bende önyargılıydım ama orada geçirdiğim bir yıl beni değiştirdi. insanları gerçekten birbirine saygılı ve kimse kimseye karışmıyor.
bide enteresan bir şekilde kendi kendine yeten bir şehirdir.
size tavsiyem bir yeri bilmeden, gezip görmeden çok bağlanmayın veya kötülemeyin.
hadi eywallah.
devamını gör...
sivas katliamı
"o gün yanan ateş, o gün kaybettiklerimiz, hala yüreğimizde, unutma, unutturma..."
yumrukluyorum duvarları, yumrukluyorum kara gecenin bedenini
ellerim kan içinde, nehirler taşmış yanaklarımda
37 can, 37 gül çatlamış susuzluktan sivas’ın içinde
nasıl uyku tutar gözlerimi
döne döne semaha duranlar tutuştu önce
sonra türküler sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin yanı başına
sivas sivas yiğitlik midir emanet cana kıymak
yiğitlik midir bir tutam ışığı kör bıçakla güneşten koparıp karanlığa kuban etmek
söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak
var mıdır kardelen akınında bir avuç inciyi ateşte tutmak
böyle garip düştüğüme bakma, böyle mahsun durduğuma
varsın ateşim suskunlukla beslensin
benimde yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik
senin de dağların var sivas senin de dağların
dağlarında şahanların!
gün tutuşur canım gece tutuşur
yangınlarda tutsak canlar tutuşur
gülüm toprak olur yele karışır
yürür gelir canlar yollar tutuşur
sivas ellerinde sazım tutuşur
söz tutuşur canım türkü tutuşur
teller bizi söyler diller yarışır
özgürlüğü yazan kalem tutuşur
canlar can olurda eller tutuşur
dost evinde canım sevda tutuşur
pir sultanlar ölmez binler yetişir
akar gelir canlar tarih tutuşur -grup yorum-
not : arkadaşlar gerçek sayı 33 aydının katledilişidir. diğer 4 kişiden 2 si otel çalisanı, 2 si ise o cani, yobaz güruhtandır. şiirin orjinal halini bozmamak adına dokunmadım.
yumrukluyorum duvarları, yumrukluyorum kara gecenin bedenini
ellerim kan içinde, nehirler taşmış yanaklarımda
37 can, 37 gül çatlamış susuzluktan sivas’ın içinde
nasıl uyku tutar gözlerimi
döne döne semaha duranlar tutuştu önce
sonra türküler sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin yanı başına
sivas sivas yiğitlik midir emanet cana kıymak
yiğitlik midir bir tutam ışığı kör bıçakla güneşten koparıp karanlığa kuban etmek
söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak
var mıdır kardelen akınında bir avuç inciyi ateşte tutmak
böyle garip düştüğüme bakma, böyle mahsun durduğuma
varsın ateşim suskunlukla beslensin
benimde yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik
senin de dağların var sivas senin de dağların
dağlarında şahanların!
gün tutuşur canım gece tutuşur
yangınlarda tutsak canlar tutuşur
gülüm toprak olur yele karışır
yürür gelir canlar yollar tutuşur
sivas ellerinde sazım tutuşur
söz tutuşur canım türkü tutuşur
teller bizi söyler diller yarışır
özgürlüğü yazan kalem tutuşur
canlar can olurda eller tutuşur
dost evinde canım sevda tutuşur
pir sultanlar ölmez binler yetişir
akar gelir canlar tarih tutuşur -grup yorum-
not : arkadaşlar gerçek sayı 33 aydının katledilişidir. diğer 4 kişiden 2 si otel çalisanı, 2 si ise o cani, yobaz güruhtandır. şiirin orjinal halini bozmamak adına dokunmadım.
devamını gör...
türk doktorun kansere karşı ilaç geliştirmesi
eğer doğruysa; türkiye’nin değil, amerika’nın başarısıdır.
devamını gör...
normal sözlük'e saldırı yapılması
(bkz: sakin olun bu bir emirdir) iko yine bir şeyler deniyordur.
t:hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler olmuştur.
t:hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler olmuştur.
devamını gör...
ölmek
öleceğini bilerek yaşayan tek canlı olan insanın aklında evirip çevirip büyüttüğü durum. korku içinde yaşar insan, evet. hobbesçu bir bakış açısı belki. ama evet, doğru olan da budur sanıyorum.
lakin insan zamanını öleceğini bilerek geçiriyorsa madem, o halde niçin bedbaht bir yaşam geçirmeye göz yumar? bedbaht bir yaşam diyoruz. talihsiz, mutsuz ve bir noktada yazgısız. bedbaht bir yaşamın son demleridir insanın yazgısının sonunda düzeleceğini sandığı zaman. fakat bu mudur nihai sonuç? tamamen ümitsizliğe kapılamayan insan-ki içten içe ümitsizdir aslında-yitip gitmemek için yırtınırcasına tutunur hayata.
gelgelelim insan için hiç de önemi olmasa gerek bunların. öleceğini biliyormuş! kim biliyor? hem bilmek yeterli midir? aydınlanmak gerekir! tabloyu bütünüyle görmek gerekir. ve şunun şurasında kaç kişiyiz? kaç kişi? içimizde bile, halen, bizlere ihanet etmekten geri durmayacak insanlar var...
kırmızı kanepeme gömülmüş, işte bunları düşünüyordum biraz önce. dışarıda lapa lapa kar yağıyor. ve inanır mısınız gökyüzü olabildiğince aydınlık şimdi. bütün şehri temizliyor günahından. insanlar umarsızca yaşıyor belki ama ben hep aynı kırmızı kanepemde hayaller kuruyorum. sanki bedenimin ve zihnimin geçirdiği tüm badirelerin ardından evhamlanmak için yaşıyorum. bir trajedinin içerisinde olduğumu fark etmesem herhalde hayal kurmayı da bırakırdım. ama huyum kurusun; fark ettiğimi bile itiraf edemezken kendime... şimdi, evet tam şu anda, kendi budalalığımı ilan ediyorum. trajediymiş... olsa olsa komedi olur.
kılımı bile kıpırdatacak halim yok. durumun ne kadar acınası olduğuyla ilgili şaka yapardım birkaç gün önce. fakat bugün gözyaşlarım tüm güzelliğiyle aktı. yaşamak için birkaç şey... ve ben hepsini kaybettim. kumarı kaybettim!
hem edebiyatın günahı olmaz.
lakin insan zamanını öleceğini bilerek geçiriyorsa madem, o halde niçin bedbaht bir yaşam geçirmeye göz yumar? bedbaht bir yaşam diyoruz. talihsiz, mutsuz ve bir noktada yazgısız. bedbaht bir yaşamın son demleridir insanın yazgısının sonunda düzeleceğini sandığı zaman. fakat bu mudur nihai sonuç? tamamen ümitsizliğe kapılamayan insan-ki içten içe ümitsizdir aslında-yitip gitmemek için yırtınırcasına tutunur hayata.
gelgelelim insan için hiç de önemi olmasa gerek bunların. öleceğini biliyormuş! kim biliyor? hem bilmek yeterli midir? aydınlanmak gerekir! tabloyu bütünüyle görmek gerekir. ve şunun şurasında kaç kişiyiz? kaç kişi? içimizde bile, halen, bizlere ihanet etmekten geri durmayacak insanlar var...
kırmızı kanepeme gömülmüş, işte bunları düşünüyordum biraz önce. dışarıda lapa lapa kar yağıyor. ve inanır mısınız gökyüzü olabildiğince aydınlık şimdi. bütün şehri temizliyor günahından. insanlar umarsızca yaşıyor belki ama ben hep aynı kırmızı kanepemde hayaller kuruyorum. sanki bedenimin ve zihnimin geçirdiği tüm badirelerin ardından evhamlanmak için yaşıyorum. bir trajedinin içerisinde olduğumu fark etmesem herhalde hayal kurmayı da bırakırdım. ama huyum kurusun; fark ettiğimi bile itiraf edemezken kendime... şimdi, evet tam şu anda, kendi budalalığımı ilan ediyorum. trajediymiş... olsa olsa komedi olur.
kılımı bile kıpırdatacak halim yok. durumun ne kadar acınası olduğuyla ilgili şaka yapardım birkaç gün önce. fakat bugün gözyaşlarım tüm güzelliğiyle aktı. yaşamak için birkaç şey... ve ben hepsini kaybettim. kumarı kaybettim!
hem edebiyatın günahı olmaz.
devamını gör...
almanya fransa ingiltere abd çatlayacak patlayacak
biz hep afet varmış gibi yaşıyoruz, yaşayacağız. hep kiracı göçebe! ev al alabiliyorsan! araba al ya egea alabiliyorsan! bu ülke, ülke demiyeyim bu ruh hastası yönetim bize insan gibi yaşamayı hayal haline getirdi! günü yaşadığınıza şükredin dedi, kimsenin hayatı boyunca başımı sokacam dediği bir yer yok, bunu yaratmaya imkan hiç yok! kan kusarak ölün! selam ve dua ile..
devamını gör...
erkeğin bir anda kendini geri çekmesi
karşıdan gördükleri insanlığı yanlış anlayıp kendilerini bir an fazla önemli hissetmelerinden dolayıdır. *
devamını gör...
mesaj atıp engelleyen yazar
neyin kafasını yaşadığını anlamadığım muhtemelen ezik ve kompleksi tiplerdir. aklı sıra laf sokan ilkokul çağındaki çocuklar gibi kendi çaplarında eğleniyorlar galiba.
devamını gör...
çemberimde gül oya
çağan ırmak'ın bir dönem dizisi. yurdanur'un kızı feriha'nın bir gazetede dönem anlatması için kaynak olarak annesine başvurmasıyla başlar. yurdanur üniversiteden başlar anlatmaya. mezuniyetini, karşı düşünceleri, düşmanlığı, çatışmaları bunun yanı sıra dostluğu, sevgiyi ve aşkı da. çağan ırmak dönem dizileri, filmleri için doğmuş gibi. müzikleri de muhteşem.
zaman en iyi ilaçmış, öyle mi? görürsem söylerim
zaman en iyi ilaçmış, öyle mi? görürsem söylerim
devamını gör...