bu sabah hava berrak
bu sabah her şey billurdan gibi.
gök masmavi bu sabah
güzel şeyler düşünelim diye.


cahit sıtkı tarancı
devamını gör...

maalesef ki bu soruya bağımlılık ya da obsesyon geliştirmek diye yanıt vereceğimdir. ister insanlara/diğer canlılara karşı, ister maddelere/eşyalara ya da işimize karşı.. zaten bir yandan da savunma mekanizmalarımız sonuçta bunlar. uygarlık dediğimiz kavrama ayak uydurma çabamız. çevrenize bakın: bir şeyleri sevmeyen veya çalışmayan insanlar neler yapıyorlar? *

keşke delirseydik. daha kolay olurdu.
devamını gör...

'ama yol yapdı' '
dünya bizi gısganıyo, cumurbaşganızmıza izin vermiyorlar'
iş beğenmiyorlar, eskiden çarıkla dolaşıyorduk...'

minvalinde zırvalayan güruhun özellikleridir çoğu zaman.

edit: imla
devamını gör...

annem covid-19 pozitif. ağrıları çok fazla ve iyileşemedi. şu an yoğun bakımda ve ciğerlerinin %70-80'i iltihaplı. bir bardak suyu bile zor içiyor, sağ olsun tanıdık bir doktor telefonla görüştürüyor arada ancak öyle haber alabiliyoruz. ayrıca şu an iyileşme yok. belki sizin de başınıza gelince (inşallah gelmez) anlarsınız covid-19 gerçek miymiş değil miymiş.
not: babam istediği zaman izin alamadığı bir durumda olmasına rağmen ısrar edip izin aldı ve benim ve kardeşimin yanında kalıyor, bize bakıyor, hastaneye gidip doktorlarla görüşüyor. eve her geldiğinde ağlıyor. kendi kışlasında çok az covid-19 pozitif çıkıyordu ve kimseye bulaşmadan karantinaya alıyorlardı hastaları ama şimdi ailesi ne durumda. 36,5 dereceden covid-19 pozitif tespit eden adam kendi ailesi için göz yaşı döküyor çünkü elinden bir şey gelmiyor.
(gerçekten çok doldum)
devamını gör...

hani keşke olsa.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sarılmak bence de. tabi öncelikle, sarılacak biri olması lazım. *
devamını gör...

kendi sesinden dinlenmelidir. güldümü cenazeye benzerdi cümlesini gerçekten hissederek okur şair.

devamını gör...

oldukça parlak ve büyük olan gök cisimleridir.

güneş de bir yıldızdır.
devamını gör...

hala köy hayatı ile iç içe yaşıyorum.
bir ayağım köyde sonuçta.
gerisi köy hayatı, içinde onlarca şey var.
hayvan bakarım,köpek beslerim, köydeki tüm işleri kendi başıma yaparım, tamirat için tamirci felan çağırmam, traktör kullanırım, sebze yetiştiririm, bahçe sularım, meyva ağaçlarını budarım, bağdaş kurup yer minderinde otururum, çayı öksüz doyuran bardakta içerim, komşularımla yardımlaşırım, yaralı veya muhtaç bir hayvan görünce yardım ederim, civcivleri yırtıcılardan korurum, avlanırım, köy kahvesinde otururum, doğayı seyrederim, geceleri yıldızları seyrederim, köye gidince şivemi değiştiririm, şehirdeyken köyü özlerim.
devamını gör...

albert einstein ve niels bohr'u aynı karede görecek kadar şanslı olmak...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1) boş kağıda bile imza atma.

2) kimseye güvenme.

3) anne ve babanın uzak dur dediği şeylerden ve kişilerden uzak dur.

4) bir hayalin varsa, gerçekleşene kadar kimseye bu hayalinden bahsetme.

5) zakkum ağacı yaprağını ısırmayı sakın ama sakın deneme. ben denedim, denemez olaydım.


tanım : geç öğrendiğimiz gerçekleri paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...

uluslararası sistemde var olan bir devletin, özellikle komşu devletlerle olan ilişkilerindeki sorunların çoğalması ve yoğunlaşması durumudur. türk dış politikasında son dönemde bu duruma rastlanmaktadır. çevre devletlerin her biri ile bir sorun mevcutsa buna değerli yalnızlık adı verilir.
devamını gör...

türkçe rap'in en pis diss'ini yapmıştır 2005-2006 gibi. pis derken kelimenin tam anlamıyla yani, joker - jokezilla falan kumda oynar. şimdi isim, link falan verip de kimsenin kulaklarını on bin ton küfürle doldurmaya niyetim yok. elimde olsa youtube serverlarından silip üç kez kutsal suyla yıkarım.
devamını gör...

asıl adı üç silahşor olan alexandare dumas kitabıdır. ve bu isim konusunda hataya düşmeyen tek gördüğüm yayınevi iş bankasıdır.
d'artagnan,athos,portos aramis muhteşem bir dostluk örneği gösterip maceradan maceraya koşuyorlar.
kitap 750 sayfa olmasına rağmen elinizde eriyip bitiyor.ne zaman bitti diye şaşırıyorsunuz.
peki dört kişi varken kitabın adı neden üç silahşor diyecek muzip arkadaşlara hemen açıklayayım çünkü d'artagnan adlı abi sonradan silahşor oluyor.
aşk cesaret entrika mücadele hırs azim gibi kavramları bize bu kadar akıcı ve edebi şekilde anlatan yazarı hayranlıkla buradan selamlıyorum.
mutlaka okunması gereken değerli bir eser. hala okumamış arkadaşlar varsa okumasını tavsiye ederim.


--! spoiler !--


kralın size hesap vermek gibi bir alışkanlığı mı var? hayır, size yalnızca 'beyler gaskonya'ya ya da flandres'e savaşa gidiliyor' der ve siz de gidersiniz. bunun nedenini düşünmezsiniz bile.

d'artagnan haklı, dedi athos. işte önümüzde nereden geldiğini bilmediğim üç yüz altın var. gitmemiz gereken yere gidip ölelim. hayat bu kadar soru sormaya değer mi? d'artagnan seni izlemeye hazırım.

ben de dedi porthos.

ben de dedi aramis. "hem paris'ten ayrıldığıma hiç üzülmüyorum. biraz eğlenceye ihtiyacım var.

tamam o zaman, içiniz rahat olsun, yolculuk fazlasıyla eğlenceli olacak. dedi d'artagnan.

peki ne zaman yola çıkıyoruz? dedi athos .hemen, diye yanıtladı d'artagnan. kaybedecek bir dakikamız bile yok.


--! spoiler !--

hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için! bu bizim parolamız, tamam mı?
okuyun sayın yazarlar.
devamını gör...

kör nokta tabiri gerçekte var olan bir varlığı göremediğimiz zaman, görememe durumundaki boşluğu ifade etmemize yarar.
günlük yaşantımızda da kullanırız. kameranın çekmediği bir nokta görüldüğünde "kör noktaya denk gelmiş, görünmüyor" gibi cümleler kullanırız.
sosyal kör nokta ise toplumun acı veren olgularına zihnin kendisini kapatması demektir. adeta görmediğine "kör nokta" adını takan kamera gibi, zihin de acıya karşı savunma olarak kolektif bir boşluk yaratır. bu boşlukta birey kendini kandırır, farkındalığı yok olur ve dikkat koşarak uzaklaşır. stres olmamak, kaygı duymamak ve de acı verme ihtimali olan olguya duyarsız kalmak için farkındalığın önemli kısımları zihnen terk edilir.
bu kaçma durumunun sonucunda ise içsel bir huzur yaşanır. birey rahatladığını, acı verenin tek seferde yok olduğunu hisseder. konfor alanına dönüşen sosyal kör noktası gerçeği görmemesine neden olur. tabii, gözler aslolanına açıldığında eski kaygıların su yüzeyine çıkması beklenmeyen değil. o zaman ise kaçınılmaz bir anksiyete krizi yakayı tutabilir.

kurtulmanın çeşitli yolları vardır;
-kişi toplumla yüzleşmeli, yaşanan her ne var ise kendini onunla baş edebilecek biri olarak görmelidir.
-duyarsızlaşmayı oluşturan etkenlerden uzakta kalmalıdır.

edit: kelime hatası.
devamını gör...

çok havalı bulduğumu söylemeliyim. özgün bir tasarım olmuş.
devamını gör...

ışıkları kapatın, sessiz ve karanlık bir yolculuğa çıkıyorum.
devamını gör...

nba gelmiş geçmiş en iyi basketbol ligidir ,euroleuge ise avrupadaki en iyi takımların buluştuğu lig. sertlik olarak nba her zaman avrupa basketbolundan da serttir . nedeni gayet belli avrupadan draft olup tutunamayan nice oyuncu var halbuki sertliğe alışkın olmaları gerekir ama görüldüğü gibi değil . nba senede 82 maç oynayan bir lig ve her zaman hazır olmalısınız yoksa barınamazsınız .

geçen sezondan güzel bir nba savunma derleme videosu bırakıyorum, iyi seyirler.

devamını gör...

verilen kitabı geri isteyememk kadar koymaz.
devamını gör...

kendimi arıyor ve sorguluyor olmamdır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim