benim güzel hatalarım var kadını
cinsiyetle alakası olmayan hatalarını kabullenme olgunluğuna erişmiş insan davranışıdır. ne yapsın ömür boyu hataları yüzünden üzülüp dursun mu?
devamını gör...
hapse girmek için yapılması gerekenler
tweetter ı açın ve bir tweet atın!
iki dakikaya polis gelmezse kafayı bırakıyorum.
iki dakikaya polis gelmezse kafayı bırakıyorum.
devamını gör...
cami minaresine çıkmak
cami imamına yakalanmadan, kapısını açık bulduğumuz her an koşarak çıkardık. biz soluk soluğa yukarıya vardığımızda aşağıdan bağrışma sesleri ile azar naraları birbirine karışırdı. çocukluğumun en sevdiğim aktivitesi.
devamını gör...
kırıcı olmaktan korkmak
kiracı olmaktan korkmak şeklinde okuduğum başlık.
devamını gör...
sözlükte takılmanın insan gelişimine katkıları
genel olarak insanlara bir şeyler kattığı doğrudur ama kişiliği oturmamış insanlar sözlüklerde çok vakit geçirdi mi karakterleri okuduklarına göre gelişebiliyor. bu iyi bir şey de olabilir kötü de. yazılarına denk gelinen insanlar medeni, ahlaklı insanlar ise ne ala ama değişik tiplerin yazılarına denk gelinirse ve hayat o yazılara göre şekillendirilirse o zaman durum kötü işte.
sözlük ortamlarında herkes ordinaryus olduğundan tv izlemek gibi doğal bir şey bile geri kalmışlık olarak görülüyor. sırf bu yüzden tv izlemeyi bırakan bir tanıdığım bile oldu. deli gibi tv dizileri izleyen çocuk, tv izlemeyi bırakmıştı. çok sevdiği bir dizi vardı dizi saati geldi televizyonu açmadı ne oldu senin dizi yok muydu niye açmıyorsun dedim, ben artık televizyon izlemiyorum dedi. hayrola ne oldu dedim, asıl sebebini söylemedi ama o aralar sözlük ortamlarında takılıyordu tahmin ettim sözlükte gördüğü yazılardan dolayı izlemeyi bıraktığını.
ordinaryus prof. dr. sözlük yazarlarından 'tv izlemek geri kalmışlıktır, cahil insan tv izler' gibi cümleler okuduğundan en sevdiği diziyi bile izlemeyi bırakmıştı çocuk.
he kötü mü oldu hayır ama benim demek istediğim kişiliği oturmamış insanlar(bu 40 yaşında bir insan da olabilir)internet ortamlarında okuduğu yazılardan ciddi derecede etkilenebiliyor.
sözlük ortamlarında herkes ordinaryus olduğundan tv izlemek gibi doğal bir şey bile geri kalmışlık olarak görülüyor. sırf bu yüzden tv izlemeyi bırakan bir tanıdığım bile oldu. deli gibi tv dizileri izleyen çocuk, tv izlemeyi bırakmıştı. çok sevdiği bir dizi vardı dizi saati geldi televizyonu açmadı ne oldu senin dizi yok muydu niye açmıyorsun dedim, ben artık televizyon izlemiyorum dedi. hayrola ne oldu dedim, asıl sebebini söylemedi ama o aralar sözlük ortamlarında takılıyordu tahmin ettim sözlükte gördüğü yazılardan dolayı izlemeyi bıraktığını.
ordinaryus prof. dr. sözlük yazarlarından 'tv izlemek geri kalmışlıktır, cahil insan tv izler' gibi cümleler okuduğundan en sevdiği diziyi bile izlemeyi bırakmıştı çocuk.
he kötü mü oldu hayır ama benim demek istediğim kişiliği oturmamış insanlar(bu 40 yaşında bir insan da olabilir)internet ortamlarında okuduğu yazılardan ciddi derecede etkilenebiliyor.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
soluk bir güneş homurdanarak gökyüzüne tırmandı. büyük bir pankart açmış, aydınlatmaya değer bir şey bulamadığından parlaklığını satışa çıkarmıştı.
berserk_gloria
berserk_gloria
devamını gör...
bir insanın zeki olduğunu gösteren detaylar
zihninizi okuması. sezgilerinin gücü. karşısında zihnen çıplak hissetmeniz. gözleri röntgen cihazı gibidir ve farklı biçimde düşünüp konuşurlar. özgüvenleri yüksektir. kimse karşısında ezik hissetmezler. zekalarından zevk aldıklarını gözlemleyebilirsiniz iletişime eğilimli iseler. gözleri taze balık gibi parlak, bakışları delicidir. kolay inanmazlar.
devamını gör...
hissikablelvuku
olacakları önceden tahmin etmek. hissiyat
devamını gör...
futbolcunun durumunu öğrenmek için hastaneyi arayan adam
kahkaha atmama vesile olan büyük fenerbahçeli taraftar.
x: bir yakınımın durumunu öğrenecektim de
y :yakınınız kimdi?
x :dimitri pelkas
buradan
x: bir yakınımın durumunu öğrenecektim de
y :yakınınız kimdi?
x :dimitri pelkas
buradan
devamını gör...
insanın kendini değersiz hissettiği anlar
arkadaş grubunda konuşulurken sen bir şey söylediğinde kimsenin seni takmaması. sanki seni duymamışlar gibi sen yokmuşsun gibi davranıp konuşmaya devam etmeleri.
devamını gör...
kutu bira vs şişe bira
biri evde veya bar/cafe/restaurant vs gibi bir mekanda, öteki de kamp, piknik veya mobil bir durumda tercih edilesi opsiyon, versus.
devamını gör...
inka sumrusu
hem erkeklerinde hem dişilerinde bulunan gagalarının kenarlarındaki beyaz tüyler çiftleşmek için seçecekleri eş içinde oldukça önemli olan bu güzel kuş türü peru ve şili taraflarında bulunur. ‘bıyık’larına ithafen halk arasında dali kuşu olarak da bilinen inka sumrusunun sesi de kedi miyavlamasına benzetilir.
devamını gör...
yazarların psikolojik durumunun 3 kelime ile özeti
mutlu olamayacağımı anladım.
devamını gör...
normal sözlük istatistiklerinin dibe çakılması
açıkçası bu sakinliğini de sevdim. gece bir bakıyorsun on kişiyiz.* hava esiyor o arada hafif serin önden şezlong tutmuşum gibi sözlüğe bakıyorum dalıyorum sonra başlıklara. su da temiz bulanıklık yok git gidebildiğin kadar derinlere.
devamını gör...
normal sözlük-koruncuk vakfı yardımımızın ulaşması
başta bu iş için çok uğraşan kıymetli arkadaşım uykusuzkahve olmak üzere bu kampanyanın bir şekilde bir yerlerinden tutmuş olan tüm yazarlarımızın ve yönetimin ellerine, yüreğine sağlık. iyilik ve sevgi bulaşıcıdır. buradan çıkıp o kalplere ulaştığı gibi biliyorum ki oradan da çıkıp yayılmaya devam edecektir. bir şeyleri düzeltecekse bunu ancak sevgi yapabilir diye düşünmekteyim. güzel kalplerinizdeki sevgi ve iyiliği bu şekilde dışarı vurduğunuz için de hepinize teşekkür ediyorum. yeni yıla böyle güzel bir etkinlikle girdik, umuyorum ki devamını da getireceğiz. sevgiyle kalın.
devamını gör...
balkonda çamaşır asarken hayatı sorgulamak
ben bunu genelde pilav yaparken , arpa şehriyeyi kavurma esnasında yapıyorum. ve genelde sehriyeler yanıyor. biz kadınlar hayatı sorgulamayı bile bir işimizi yaparken araya sıkıştırıyor, hallediyoruz.
devamını gör...
11 mayıs 2021 nesli tükendiği düşünülen anadolu parsının cudi dağı'nda görüntülenmesi
başlık sınırı olmayan başlık 'cudi eteklerinde yok olduğu düşünülen anadolu parsı görüldü' olmalıydı.
şırnak ilinin biyoçeşitlilik çalışmaları kapsamında yapılan arazi çalışmalarında uzun yıllar sonra ilk kez anadolu parsı canlı görüntülendi. proje kapsamında elde edilen sonuçlar ve parsın türkiye'de yaşadığına dair bilimsel makale, prof. dr. ahmet karataş**, dr. şafak bulut ve dr. burak akbaba'dan oluşan ekip tarafından yayımlandı.
ayrıntılar
şırnak ilinin biyoçeşitlilik çalışmaları kapsamında yapılan arazi çalışmalarında uzun yıllar sonra ilk kez anadolu parsı canlı görüntülendi. proje kapsamında elde edilen sonuçlar ve parsın türkiye'de yaşadığına dair bilimsel makale, prof. dr. ahmet karataş**, dr. şafak bulut ve dr. burak akbaba'dan oluşan ekip tarafından yayımlandı.
ayrıntılar
devamını gör...
sözlükte hep aynı yazarları görmek
(bkz: sözlükte okumak ama yazmamak) maalesef. yazmaya çekiniyorlar, başlık açmıyorlar, oylamıyorlar. ne yapıyor bu 300 küsür kişi?
arkadaşlar çekinmeyin lütfen. burada adam yenmiyor. *
arkadaşlar çekinmeyin lütfen. burada adam yenmiyor. *
devamını gör...
9 ağustos 2021 fatih altaylı mülteciler yazısı
habertürk yazarı fatih altaylı'nın bir arkadaşını ziyaret etmek amacıyla kullandığı güzergah olan kızıltoprak'tan kartal'a kadar uzanan sahil şeridini fotoğrafladığı ve mülteciler hakkında yeni yazısıdır.
en son latin istilasında görmüştü
kontrolsüz göçmen akınının toplum üzerindeki etkisi giderek artıyor.
bir yandan van’dan gelen afgan göçmen görüntülerini konuşurken, diğer yandan istanbul’daki felaketi gözlerimizle izliyoruz.
dahası göçmenler misafirlikten, yavuz hırsızlık moduna geçtiler bile.
türkiye'de hangi yasal hakla bulunduğunu bilmediğim bir afgan, sosyal medya hesabından türkiye'ye, türkler'e, türk kadınlarına hakaretler yağdırıyordu.
tipik bir "yüz verirsin deliye gelir sıçar halıya" durumu yani.
afganistan'dan karısını, kızını bırakıp kaçan bir "itten" ders alıyoruz anlayacağınız.
diğer yandan da istanbul istila altında bir şehir görüntüsünü giderek pekiştiriyor.
dün istanbul'un anadolu yakasında bir arkadaşıma gitmem gerekiyordu.
ve kızıltoprak’tan kartal’a kadar uzanan sahil yolunu kullandım.
yemin ediyorum türkiye’deyim, istanbul’dayım demeye bin şahit bile yetmezdi.
gözlerime inanamadım.
“burası bizim istanbulumuz mu?” dedim.
gözünüzle siz de görün diye fotoğraflar paylaşıyorum sizinle.
aynı fotoğrafları hatta beterlerini avrupa yakasındaki tüm sahillerde cankurtaran'dan başlayıp bakırköy'de, ataköy'de, yeşilköy'de, yeşilyurt'ta, florya'da çekebilirsiniz.
gördüğünüz yerler lazkiye değil, istanbul.
bunlar yine iyi görüntüler.
başka yerlerde bir felaketin eli kulağında.
iki günde iki taciz iddiası ve göçmenlere yönelik linç girişimi oldu.
resmi görüşü olarak göçmenleri savunan murat bardakçı dostuma sormak isterim.
“osmanlı zamanında böyle bir şey mümkün müydü? fatih sultan mehmet’ten başlayarak özellikle istanbul için devlet-i aliyye’nin bir iskan politikası var mıydı?
2 milyon suriyeli, hadi 2 milyonu geçtim 500 bin suriyeli osmanlı vatandaşı canları çekince kalkıp istanbul’a gelip yerleşebilir miydi?
hele ki imparatorluğun güçlü zamanlarında böyle bir şey mümkün müydü murat!
istanbul'u bitiren, perişan eden 13. yüzyıl'daki latin istilasından sonra istanbul'un böyle kontrolsüz bir istila gördüğünü hiç zannetmiyorum.
osmanlı'nın da buna izin vermeyeceğinden eminim.
ve siz de emin olun ki, istanbul’a ve osmanlı'nın mirasına sahip çıkmak zaten bizim olan ayasofya’yı ibadete açmakla olmuyor.
onların emaneti olan kentleri korumakla oluyor!
ve murat gayet iyi bilirsin ki, istanbul'u bitiren latin istilası idi.
bu istilanın sonu da öyle olmaz inşallah.
fotoğraflar ve yazının linki
en son latin istilasında görmüştü
kontrolsüz göçmen akınının toplum üzerindeki etkisi giderek artıyor.
bir yandan van’dan gelen afgan göçmen görüntülerini konuşurken, diğer yandan istanbul’daki felaketi gözlerimizle izliyoruz.
dahası göçmenler misafirlikten, yavuz hırsızlık moduna geçtiler bile.
türkiye'de hangi yasal hakla bulunduğunu bilmediğim bir afgan, sosyal medya hesabından türkiye'ye, türkler'e, türk kadınlarına hakaretler yağdırıyordu.
tipik bir "yüz verirsin deliye gelir sıçar halıya" durumu yani.
afganistan'dan karısını, kızını bırakıp kaçan bir "itten" ders alıyoruz anlayacağınız.
diğer yandan da istanbul istila altında bir şehir görüntüsünü giderek pekiştiriyor.
dün istanbul'un anadolu yakasında bir arkadaşıma gitmem gerekiyordu.
ve kızıltoprak’tan kartal’a kadar uzanan sahil yolunu kullandım.
yemin ediyorum türkiye’deyim, istanbul’dayım demeye bin şahit bile yetmezdi.
gözlerime inanamadım.
“burası bizim istanbulumuz mu?” dedim.
gözünüzle siz de görün diye fotoğraflar paylaşıyorum sizinle.
aynı fotoğrafları hatta beterlerini avrupa yakasındaki tüm sahillerde cankurtaran'dan başlayıp bakırköy'de, ataköy'de, yeşilköy'de, yeşilyurt'ta, florya'da çekebilirsiniz.
gördüğünüz yerler lazkiye değil, istanbul.
bunlar yine iyi görüntüler.
başka yerlerde bir felaketin eli kulağında.
iki günde iki taciz iddiası ve göçmenlere yönelik linç girişimi oldu.
resmi görüşü olarak göçmenleri savunan murat bardakçı dostuma sormak isterim.
“osmanlı zamanında böyle bir şey mümkün müydü? fatih sultan mehmet’ten başlayarak özellikle istanbul için devlet-i aliyye’nin bir iskan politikası var mıydı?
2 milyon suriyeli, hadi 2 milyonu geçtim 500 bin suriyeli osmanlı vatandaşı canları çekince kalkıp istanbul’a gelip yerleşebilir miydi?
hele ki imparatorluğun güçlü zamanlarında böyle bir şey mümkün müydü murat!
istanbul'u bitiren, perişan eden 13. yüzyıl'daki latin istilasından sonra istanbul'un böyle kontrolsüz bir istila gördüğünü hiç zannetmiyorum.
osmanlı'nın da buna izin vermeyeceğinden eminim.
ve siz de emin olun ki, istanbul’a ve osmanlı'nın mirasına sahip çıkmak zaten bizim olan ayasofya’yı ibadete açmakla olmuyor.
onların emaneti olan kentleri korumakla oluyor!
ve murat gayet iyi bilirsin ki, istanbul'u bitiren latin istilası idi.
bu istilanın sonu da öyle olmaz inşallah.
fotoğraflar ve yazının linki
devamını gör...