bir saat önce kahve içerken.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
d- vitamini.
devamını gör...

isminin hakkını veren tek konu.
devamını gör...

bilgili, kültürlü ve naif olduğu entry'lerinden anlaşılan bir yazar; tıp öğrencisi olduğunu tahmin ediyorum. yazdıklarıyla bizleri aydınlatmaya devam etmesi dileğiyle!
devamını gör...

albüm kapakları sayesinde tesadüfen keşfettiğim, sonrasında da ara ara açıp dinlediğim, şarkılarını sevdiğim, iyi müzik yaptıklarını düşündüğüm bir müzik grubu.
bazı şarkılarda canınızı yakarlar hem de öyle böyle değil, isimlerinin hakkını veriler. bazı şarkılarıyla da o hüznü dağıtırlar. değişik bir enerjileri var.
ben ayıramıyorum hangi şarkılarını daha çok seviyorum, hepsini çok seviyorum. şimdiye kadar duymamış olan ve dinleyince sevecek birilerine vesile olurum umarım.

daniska
grubun resmi web sitesi, şarkılarını da buradan dinleyebilirsiniz *
devamını gör...

league of legends'in bugün piyasaya sürülmüş mobil versiyonudur. app store ve google play store'da oyun şu an bulunabiliyor. iphone 6 var bende desteklenmesine şaşırdım. hemen indirip deneyeceğim.
devamını gör...

bir x ışını tüpünde termoiyonik emisyon ile katotta oluşan elektronların anota doğru seyretmesiyle, anot üzerindeki targeta çarparak oluşan atom altı parçacıklardır. görüntü bu fotonların cisim üzerinden elektron koparması ya da frenleme radyasyonla durmasıyla oluşur.
devamını gör...

internet aramalarındaki tanımı : lisanslı vinil heykelcikleri ve bobble kafaları ile tanınan, lisanslı pop kültürü koleksiyon parçaları üreten bir amerikan şirketidir.

bana göre ise minnacık oyuncakları olmayacak fiyatlara satan oluşum. bir harry potter funko’su bakayım dedim bakmaz olaydım.
arz talep meselesi belki ama ciddi anlamda etmeyecek fiyatlara satılmakta.



bilmeyenler için :

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

olurum çünkü ; ne istediğini bilen ,sadık,çılgın,sınırları olmayan, eğlenceli biri olurdu... daha ne olsun ?!??
devamını gör...

antalya il sınırları finike ilçesi yakınlarında bulunan limyra antik kenti m.ö. 5. yüzyılda kurulmuştur.

likyalı perikles, perslere karşı likya birliği'ni kurmak için limyra'yı başkent olarak kullanmış, likya'nın sönmeyen özgürlük meşalesinin ateşini bu kentte yakmıştır. geçmişte bir liman kenti olan limyra günümüzde denizden 5 km. içeride kalmıştır. dağdan çıkan şifa dolu su kaynağı sütunlar arasında doğal ve berrak bir havuz oluşturur. mitolojiye göre tanrıçalar bu havuzda yıkanıp daha da güzelleşirlerdi. amerikalı sanatçı margaret ross tolbert, anadolu’nun su kültürünü ele alan kapsamlı bir belgesel ve kitap projesi için limyra'ya gittiğinde orada su perisi sirena'nın olduğunu hissettiğini açıklamıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
“sirena en güzel, en doğal, en leziz ve billur gibi akan su kaynaklarını seviyor. ama sular kirlenince sirena ve bereket de gider” diyerek su kaynaklarımızı kirletmemiz konusunda yetkilileri uyarmıştır.
devamını gör...

annesine hayran ve onu gerçekten çok seven insanları görünce ne hissedeceğimi bilmiyorum belki hüzün hissediyor olabilirim. ayriyeten sürekli anneleri melek ilan edenlere ayarım. senin annen melek olabilir ama bir başkasının annesiyle nasıl bir ilişki içinde olduğunu bilmeden neden aksi bir şey duyunca sen de amma nankörsün cık cık cıkk utan annesi olmayan çocuklar napsın analar cennet bıdı bıdı güzellemeleri beni deli ediyor. anneler kutsal değildir. hepsi melek de değildir.

*sizi karnında taşıyıp doğurması sonrasında aç kalıp ölmeyesiniz diye beslemesi minnet duyulacak bir şey değildir zaten görevidir. doğurduna bakması gerekir herhangi bi akıl sorunu yoksa. aynı şekilde babanın da çocuğuyla ilgilenmesi gerekir. kısaca ana baba olmak kutsal bir şey değildir aksini iddia eden annesinin isteklerini yapabilmek için onun duygu sömürüsüne (dokuz ay karnımda taşıdım bıdı bıdı) şiddetli bir şekilde maruz kalan kişidir.
devamını gör...

üzerine düşünüp ilk önce doğrulamaya ihtiyaç duyduğum kelime.
tdk'e tarafından nefret:
1. bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu.
2. tiksinme, tiksinti
şeklinde tanımlanmıştır.
bende bıraktığı iz ise çok eskilere dayanmakta. çünkü bu yaşıma dek; beni üzen, kıran birçok insan olmasına rağmen nefret ediyorum dediğim yalnızca bir kişi oldu. henüz lise zamanlarımda tanıdığım bir kız. içimde hiç hoşlanmadığım, varlığından haz etmediğim bir hisse neden oluyordu. bahsetmek ya da yakınında olmak tahammül sınırımın çok dışındaydı üstelik.
sonra büyüdüm. zamanla birilerine bu enerjiyi harcamanın benim için nedenli büyük bir yük olduğunu fark ettim. kalbimi kıran, canımı acıtan insanlara dair hissetiğim his ise ilk baş üzüntü oldu. sonrasında ise yok saymak ya da affetmek. yaşamımdaki izlerine göre değer atfettim böylelikle. yokluk ya da iz oldular zamanla. ama o kızdan sonra bu ağırlığı taşımadım bir daha. onu da geride bıraktım. hatta öyle ki bugün sadece zihnimde beni çok etkileyen bir his ile ilişkilenmiş olmasına rağmen ne adını ne de ona karşı nefret uyandıracak ne yaptığını hatırlamıyorum bir türlü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

güzel pandora gibi bir zamanlar ben de açtım o kutuyu. saçıldı ne kadar kötülük varsa dışarıya. korkup kapattım hızlıca kapağı ama kutunun dibine saklanıp kalmış yusufcuk misali umudu da serbest bıraktım zamanla. ve o gün bugündür nefretin yerine umudu koydum çoğu zaman. başaramadığımda da kapadım gözlerimi ya da çevirdim yönümü başka bir rotaya nazım gibi.


‘’büyük insanlığın toprağında gölge yok
sokağında fener
penceresinde cam
ama umudu var büyük insanlığın
umutsuz yaşanmıyor.”


görsel kaynağı
devamını gör...

önce bir başkasına bırakıp, sonra dayanamayıp kendim girip yazdığım tanımlar.
devamını gör...

öleceğini bilerek yaşayan tek canlı olan insanın aklında evirip çevirip büyüttüğü durum. korku içinde yaşar insan, evet. hobbesçu bir bakış açısı belki. ama evet, doğru olan da budur sanıyorum.

lakin insan zamanını öleceğini bilerek geçiriyorsa madem, o halde niçin bedbaht bir yaşam geçirmeye göz yumar? bedbaht bir yaşam diyoruz. talihsiz, mutsuz ve bir noktada yazgısız. bedbaht bir yaşamın son demleridir insanın yazgısının sonunda düzeleceğini sandığı zaman. fakat bu mudur nihai sonuç? tamamen ümitsizliğe kapılamayan insan-ki içten içe ümitsizdir aslında-yitip gitmemek için yırtınırcasına tutunur hayata.

gelgelelim insan için hiç de önemi olmasa gerek bunların. öleceğini biliyormuş! kim biliyor? hem bilmek yeterli midir? aydınlanmak gerekir! tabloyu bütünüyle görmek gerekir. ve şunun şurasında kaç kişiyiz? kaç kişi? içimizde bile, halen, bizlere ihanet etmekten geri durmayacak insanlar var...

kırmızı kanepeme gömülmüş, işte bunları düşünüyordum biraz önce. dışarıda lapa lapa kar yağıyor. ve inanır mısınız gökyüzü olabildiğince aydınlık şimdi. bütün şehri temizliyor günahından. insanlar umarsızca yaşıyor belki ama ben hep aynı kırmızı kanepemde hayaller kuruyorum. sanki bedenimin ve zihnimin geçirdiği tüm badirelerin ardından evhamlanmak için yaşıyorum. bir trajedinin içerisinde olduğumu fark etmesem herhalde hayal kurmayı da bırakırdım. ama huyum kurusun; fark ettiğimi bile itiraf edemezken kendime... şimdi, evet tam şu anda, kendi budalalığımı ilan ediyorum. trajediymiş... olsa olsa komedi olur.

kılımı bile kıpırdatacak halim yok. durumun ne kadar acınası olduğuyla ilgili şaka yapardım birkaç gün önce. fakat bugün gözyaşlarım tüm güzelliğiyle aktı. yaşamak için birkaç şey... ve ben hepsini kaybettim. kumarı kaybettim!

hem edebiyatın günahı olmaz.
devamını gör...

tebrik edilmesi gereken durumdur.

sözlüğümüzün büyüdüğünün göstergesidir.
devamını gör...

aldigi batı muzigi egitimleriyle ve bas bariton sesiyle, turk halk müziğinin çağdaş yorumlanmasinda öncülük eden ruhi su'nun katkisini unutmamak gerekir.
devamını gör...

"baharda kışı, kışın da baharı özler insan. ne uzaksa onu özler... kavuşmak şart mı?
boş ver! bazı şeyler yokken güzel"
özdemir asaf
devamını gör...

hikayesi harika olmayan film. sınıf farklılıklarını da hep söylendiği gibi ustaca işlememiş bana kalırsa. gerçekçi değil ve neredeyse fantastiğe kaçıyor birçok sahnesi. fakat detaylar hoş ve çekimler harika. hani bazı yiyecekler olur, yediğinde hoşuna gitmez ama sonra tekrar denemek istersin. tekrar tekrar denersin en sonunda seversin. bu filmi de izledim, neden izledim ki dedim, gerilim filmi olmamasına rağmen çok germişti çünkü. şimdi bir daha izlemek istiyorum, monosodyum glutamat etkisi yaptı bende. özellikle o zili çalmadan önceki sahnenin renkleri, kameranın açısı falan bilemiyorum altan. bence bayağı iyi.
--! spoiler !--

karakterlerin isimlerini hatırlamıyorum ama baba olan karakterle ilgili annenin bir sorun oldu mu hamam böceği gibi kaçar dediği sahnede kadına kızmıştım. ama adam harbiden de zengin adamı bıçakladı ve sonra da kızının cesedi bile soğumamışken tıpkı bir böcek gibi kaçtı ortamdan. ve o kaçış sahnesini öyle bir çekmişler ki gerçekten bir böceğin kayboluşunu izliyorsun sanki. sonra o şeftali alerjisi olan kadına kurdukları komplo da amaca ulaşmak için önemsiz bir araç gibi ama filmdeki en ilginç şeylerden biriydi. yönetmenin üniversitede arkadaşının şeftali alerjisi varmış sanırım, bu fikir aklına oradan gelmiş. böyle okumuştum bir yerde.

--! spoiler !--

ya mesela günlük hayatta birinin saçma bir davranışını görürsün ya da biri bir laf söyler komik olur ya da bir cümle sende bir çağrışım yapar ve bunların hepsi bir anda kafanda bir hikayenin parçası olur, bunu kesinlikle yazmalıyım dersin. ya da filmini çeksem şöyle yapardım dersin. demez misin? ben diyorum. bu film de biraz öyle gibi geldi bana. yani overrated değil bence.
devamını gör...

arkadaş çevremde hep "x özelliğine yeter ki sahip olayım ıq seviyem 10 puan düşse de olur." muhabbeti döner istediğimiz özelliklere hiç sahip olamadık. ama ıq seviyemiz 5'er 10'ar düştü. aferin.
devamını gör...

karmaşık bir problemi kendisinden daha az karmaşık alt konu başlıklarına ayırıp, ardından başlıklara ayrılmış olan her verinin ayrı ayrı değerlendirilmesi kabiliyetidir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim