közlenmiş patlıcan salatası
en güzel salatalardan biridir.
devamını gör...
pet shop'tan canlı satın almak
az önce bir sosyal medya sayfasında denk geldiğim, mağazada kıyafet deneyip ve almaya karar verildiği için “bu üstümde kalsa olur mu?” der gibi bir canlıyı satın alarak fotoğraf çekilenleri ve bu fotoğrafı paylaşan pet shopu görünce, bir kez daha çok zoruma giden olay. yapabilene gerçekten şaşırıyorum. yapmayın, almayın o canları. daha geçenlerde ne şartlarda çoğaltıldıklarını gösteren haberler yapıldı, baskınlarla kurtarıldılar.
son olarak; n’olur #satınalmasahiplen
(kaynak olarak sayfayı göstermem sakıncalı, sonuçta (maalesef ki) hala yasal görünen bir iş yapıyorlar.* ve bu konu genel bir şey, o kişilere has değil. bu şekilde davranan (maalesef) birçok insan var.)
edit: #349749 umarım bir gün bu duyarlara ihtiyacın olur.
edit 2: #349762 arkadaşım, satın almaktan bahsediyoruz, zaten satın alınmasa üretilmeyecek canlılardan. ne kötü şartlarda üretildiklerinden, aynı bir eşya gibi belki de daha değersiz. sokaktan da sahiplenilir, barınaktan da. o sokaklar, barınaklar vaktiyle satın alınıp sonra sokağa terkedilen canlarla dolu. o yüzden yuvası olur diyerek satın almak da akıl işi değil.
son olarak; n’olur #satınalmasahiplen
(kaynak olarak sayfayı göstermem sakıncalı, sonuçta (maalesef ki) hala yasal görünen bir iş yapıyorlar.* ve bu konu genel bir şey, o kişilere has değil. bu şekilde davranan (maalesef) birçok insan var.)
edit: #349749 umarım bir gün bu duyarlara ihtiyacın olur.
edit 2: #349762 arkadaşım, satın almaktan bahsediyoruz, zaten satın alınmasa üretilmeyecek canlılardan. ne kötü şartlarda üretildiklerinden, aynı bir eşya gibi belki de daha değersiz. sokaktan da sahiplenilir, barınaktan da. o sokaklar, barınaklar vaktiyle satın alınıp sonra sokağa terkedilen canlarla dolu. o yüzden yuvası olur diyerek satın almak da akıl işi değil.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
çok öfkeliyim bugün. karmaşıklığı sevmiyorum. hayat küçük sürprizlerle güzel olabilir ama kaos ortamı beni rahatsız ediyor. yılın başından beri her şeye hazırlıklı olun, demekten sıkıldım. okul açılabilir de açılmayabilir de... sınavlar olabilir de olmayabilir de... performans ödevleri bunlar; yapın, yollayın, hazırda olsun çünkü notları girebiliriz de girmeyebiliriz de...
derse gelen öğrencilerimin motivasyonu düşmesin diye ara ara ama bıkmadan şu konuşmaları yapmaktan da sıkıldım.
haaa siz mi? dersime sürekli gelen, çalışan kuzular elbette derse girmeyenlerle aynı kefeye konulmayacaksınız çünkü emeğiniz var. sabahın köründe diğerleri sıcak yatağında uyurken siz sorumluluklarınızı yerine getiriyorsunuz. tabii ki sizin notunuz olacak, yüksek olacak. kendiniz için geleceğiniz için gayret edin, sabredin, fedakarlık edin...
peki ya derse girmeyenler. ailesi cahil diye, eğitime önem vermiyor diye bilinçsiz olan. bir senelik öğretimi kaçıran belki hiç toparlayamayacak olanlar.
peki biz? seneye bir sınıfta,;öğretime devam etmiş, biraz devam etmiş, hiç uğramamış onca öğrenciyi nasıl toplıycaz?
gecenin on ikisinde ders programı geldi. sabahki dersler için. el insaf... bu kadar da plansız olmaz ki! bu kadar karambole çarklar dönmez ki!
yarın mı? dyk için yarın belki okula giderim belki gitmem çünkü bilmiyorum. çünkü açıklamalara göre plan yapacaklarından henüz elimize ulaşmadı. belki de cumartesi. kısmet...
derse gelen öğrencilerimin motivasyonu düşmesin diye ara ara ama bıkmadan şu konuşmaları yapmaktan da sıkıldım.
haaa siz mi? dersime sürekli gelen, çalışan kuzular elbette derse girmeyenlerle aynı kefeye konulmayacaksınız çünkü emeğiniz var. sabahın köründe diğerleri sıcak yatağında uyurken siz sorumluluklarınızı yerine getiriyorsunuz. tabii ki sizin notunuz olacak, yüksek olacak. kendiniz için geleceğiniz için gayret edin, sabredin, fedakarlık edin...
peki ya derse girmeyenler. ailesi cahil diye, eğitime önem vermiyor diye bilinçsiz olan. bir senelik öğretimi kaçıran belki hiç toparlayamayacak olanlar.
peki biz? seneye bir sınıfta,;öğretime devam etmiş, biraz devam etmiş, hiç uğramamış onca öğrenciyi nasıl toplıycaz?
gecenin on ikisinde ders programı geldi. sabahki dersler için. el insaf... bu kadar da plansız olmaz ki! bu kadar karambole çarklar dönmez ki!
yarın mı? dyk için yarın belki okula giderim belki gitmem çünkü bilmiyorum. çünkü açıklamalara göre plan yapacaklarından henüz elimize ulaşmadı. belki de cumartesi. kısmet...
devamını gör...
pandemide kendimize kattığımız şeyler
insanların gerçek yüzlerini görmek.
dostunun yeri gelip düşmanın olabileceğini, düşmanının da dost olabileceğini bu denli ders verici nitelikte öğretmesi takdir edilesidir. utanmasam coronavirüse sarılacağım ama malum eski dosta selam verir gibi uzaktan el sallamakla yetineceğim.
dostunun yeri gelip düşmanın olabileceğini, düşmanının da dost olabileceğini bu denli ders verici nitelikte öğretmesi takdir edilesidir. utanmasam coronavirüse sarılacağım ama malum eski dosta selam verir gibi uzaktan el sallamakla yetineceğim.
devamını gör...
ölmesi gereken türk gelenekleri
sünnet olan minik çocuga amcalara göster bakalım demeleri.
devamını gör...
haftalık puan tablosu
yukarıdaki düşüncemden vazgeçiren tablo. özellikle şu anki sıralamaya baktığımızda takipçi, tanım ve beğeni sayısının konuyla hiç ilgisi olmadığı görülüyor.
yanlış anlaşılma olmasın, ben sıramı zaten savdım, hediyemi de devrettim. fakat sistemi anlamaya çalıştığımdan özellikle ilk birkaç sıradaki arkadaşın arayı hangi tanımlarla bir anda açtığını merak edip inceliyorum. takip etmelik yazarları tespit etmek için de iyi bir yol olduğunu düşünüyordum ama şu an yaptığım inceleme sonucunda şaşırmadım diyemeyeceğim. ekşi'nin çaylak algoritması gibi, nasıl olduğu belirsiz demek ki bu sıralamanın. üstelik demek ki ben de yazdıklarımla değil, tesadüfen 1. olmuşum diye düşünüyorum şu an.
ilginç...
edit: az önce bir arkadaşla konuşurken verilen oyların daha etkili olduğunu söyledi. bence o da değil çünkü ben beğendiğim tanımları bolca oyluyorum. cimri değiliz o kadar *
yanlış anlaşılma olmasın, ben sıramı zaten savdım, hediyemi de devrettim. fakat sistemi anlamaya çalıştığımdan özellikle ilk birkaç sıradaki arkadaşın arayı hangi tanımlarla bir anda açtığını merak edip inceliyorum. takip etmelik yazarları tespit etmek için de iyi bir yol olduğunu düşünüyordum ama şu an yaptığım inceleme sonucunda şaşırmadım diyemeyeceğim. ekşi'nin çaylak algoritması gibi, nasıl olduğu belirsiz demek ki bu sıralamanın. üstelik demek ki ben de yazdıklarımla değil, tesadüfen 1. olmuşum diye düşünüyorum şu an.
ilginç...
edit: az önce bir arkadaşla konuşurken verilen oyların daha etkili olduğunu söyledi. bence o da değil çünkü ben beğendiğim tanımları bolca oyluyorum. cimri değiliz o kadar *
devamını gör...
yalmavuz
türk toplumlarının anlatılarında bir tür dev ve cadı karışımı yaratık. insan kanı içtiğinden bahsedilir.
uygurlar arasında yalmavuz, özbeklerde yalmağız, kazaklarda calmavız ve kırgızlarda celmağuz şeklinde adlandırılır.
yedi başlıdır ve yarı insan yarı hayvan olarak tasvir edilmektedir. şekil değiştirme huyu vardır. genelde kurbanlarına ak saçlı bir nine olarak görünür ve onların güvenini kazanır. sonrasında ise cumburlop midesine indirir. kan emicilik en tipik özelliğidir.
abdulhakim mehmet ''çın tömür batur'' çalışmasında yalmavuz şu şekilde anlatılır;
yalmavuz, yaşlı bir nine kılığındadır ve kördür. duman tüten yerde, biçimsiz ve eski bir evde yaşar. ateşin sahibidir ve evine gelen mehtumsula adlı kıza ateş verir. kız onun “yedi başlı canavar” olduğunu anlar. yalmavuz, genç kıza bit ve sirke vererek bunları iki tarafına atarak yürümesini söyler. kız böyle yapınca sirke dökülen yanda dikenler, bit dökülen tarafta çalılar oluşur ve yalmavuz bu yoldan kızın evine varır. mehtumsula’yı saçlarından tavana asar ve onun ayak tabanlarını delip kanını içer. her gün bu şekilde gelir ve kan içer, mehtumsula’yı tehdit eder.
bir başka anlatısında ise şu hikayeye yer verir;
mehtum han adlı bir kız abisinin sözünü dinlemez ve ateş sönünce ateş bulmak için evden çıkar. bir dağ eteğinde yükselen bir duman görür ve ateş alabilmek için oraya gider. orada yaşlı bir nine görür. bu nine bir tencerede ak bit bir tencerede ise gök bit kaynatmaktadır. kız selam verip ninenin evine girer ve fark ettirmeden ateş alıp evine döner. bu nine aslında “yedi başlı yalmavuz”dur ve sık sık insan kanı içip keyif sürer. kızı gizlice takip eder, evine gelir, kıza iki tokat vurup onu bayıltır ve kızın kanını içer. bu anlatıda yalmavuz insan kokusunu alma kabiliyetine de sahiptir.
alimcan inayet ise yalmavuzu şu şekilde anlatmıştır;
yalmavuz ateşe sahiptir.. hilekârdır ve bir şekilde insanların ateşini söndürüp onları kendine muhtaç eder ve kahramanlar canları pahasına ateşi elde edebilmek için yalmavuz ile mücadele ederler. o ise ateş istemek için gelenleri yakalayıp onların kanları içer.
yalmavuz'un fiziksel özelliklerine bakarsak, batının vampir miti ile aralarında ciddi bir benzerlik olduğunu görürüz. -diğer benzerlik için (bkz: albastı)- yalmavuzun uzun sivri dişleri vardır ve bu dişler sayesinde avının kanını emer. şekil değiştiriyor olması da yine vampirlerle ortak özelliğidir.
daha önce albastı (albız) örneğinde de değindiğim üzere, türk mitolojisinde yer alan bu varlıklar dönemsel olarak, batı vampir mitlerinden önce gelir. ayrıca türk mitolojisinde bu özelliği haiz başka yaratıklar da vardır. yani çeşitlilik fazladır. mısır, eski yunan ve roma mitolojilerinde böyle varlıklardan bahsedilse de misal strigae gibi, vampir mitlerinden bahsedilirken türk mitolojisine hiç değinilmemesi cidden enteresandır. oysa bu mitosun kaynak olarak beslendiği en engin pınar türk mitolojisidir.
uygurlar arasında yalmavuz, özbeklerde yalmağız, kazaklarda calmavız ve kırgızlarda celmağuz şeklinde adlandırılır.
yedi başlıdır ve yarı insan yarı hayvan olarak tasvir edilmektedir. şekil değiştirme huyu vardır. genelde kurbanlarına ak saçlı bir nine olarak görünür ve onların güvenini kazanır. sonrasında ise cumburlop midesine indirir. kan emicilik en tipik özelliğidir.
abdulhakim mehmet ''çın tömür batur'' çalışmasında yalmavuz şu şekilde anlatılır;
yalmavuz, yaşlı bir nine kılığındadır ve kördür. duman tüten yerde, biçimsiz ve eski bir evde yaşar. ateşin sahibidir ve evine gelen mehtumsula adlı kıza ateş verir. kız onun “yedi başlı canavar” olduğunu anlar. yalmavuz, genç kıza bit ve sirke vererek bunları iki tarafına atarak yürümesini söyler. kız böyle yapınca sirke dökülen yanda dikenler, bit dökülen tarafta çalılar oluşur ve yalmavuz bu yoldan kızın evine varır. mehtumsula’yı saçlarından tavana asar ve onun ayak tabanlarını delip kanını içer. her gün bu şekilde gelir ve kan içer, mehtumsula’yı tehdit eder.
bir başka anlatısında ise şu hikayeye yer verir;
mehtum han adlı bir kız abisinin sözünü dinlemez ve ateş sönünce ateş bulmak için evden çıkar. bir dağ eteğinde yükselen bir duman görür ve ateş alabilmek için oraya gider. orada yaşlı bir nine görür. bu nine bir tencerede ak bit bir tencerede ise gök bit kaynatmaktadır. kız selam verip ninenin evine girer ve fark ettirmeden ateş alıp evine döner. bu nine aslında “yedi başlı yalmavuz”dur ve sık sık insan kanı içip keyif sürer. kızı gizlice takip eder, evine gelir, kıza iki tokat vurup onu bayıltır ve kızın kanını içer. bu anlatıda yalmavuz insan kokusunu alma kabiliyetine de sahiptir.
alimcan inayet ise yalmavuzu şu şekilde anlatmıştır;
yalmavuz ateşe sahiptir.. hilekârdır ve bir şekilde insanların ateşini söndürüp onları kendine muhtaç eder ve kahramanlar canları pahasına ateşi elde edebilmek için yalmavuz ile mücadele ederler. o ise ateş istemek için gelenleri yakalayıp onların kanları içer.
yalmavuz'un fiziksel özelliklerine bakarsak, batının vampir miti ile aralarında ciddi bir benzerlik olduğunu görürüz. -diğer benzerlik için (bkz: albastı)- yalmavuzun uzun sivri dişleri vardır ve bu dişler sayesinde avının kanını emer. şekil değiştiriyor olması da yine vampirlerle ortak özelliğidir.
daha önce albastı (albız) örneğinde de değindiğim üzere, türk mitolojisinde yer alan bu varlıklar dönemsel olarak, batı vampir mitlerinden önce gelir. ayrıca türk mitolojisinde bu özelliği haiz başka yaratıklar da vardır. yani çeşitlilik fazladır. mısır, eski yunan ve roma mitolojilerinde böyle varlıklardan bahsedilse de misal strigae gibi, vampir mitlerinden bahsedilirken türk mitolojisine hiç değinilmemesi cidden enteresandır. oysa bu mitosun kaynak olarak beslendiği en engin pınar türk mitolojisidir.
devamını gör...
kırk haramiler marşı
ali baba ve kırk haramiler filmindeki kırk haramilerin marşıdır. genelde "asmak, kesmek, kelle uçurmak, hırsızlıktan altın vurmak" dizeleri ile bilinir.
devamını gör...
kalemi kuvvetli yazar
okunmaya değer, etkili ve güzel yazabilen; duygu ve düşüncelerini güçlü cümlelerle anlatan cesur yazardır. yazarken farklı kaynakları da araştırarak doğruları yazar.
"yazdıklarım favlansın, beğenilsin, takipçi sayım artsın, popüler olayım" gibi niyeti yoktur. dilbilgisine hakim olduğundan yazdıkları anlaşılır...kelimeleri adeta dans ettirir.
kafa sözlükte kalemi kuvvetli yazarlar bolca bulunur. bir kısmı henüz keşfedilmemiştir. tesadüfen yazılarını okumaya başlarsınız...birinci sayfa, ikinci sayfa derken zamanın ne çabuk geçtiğini fark edemezsiniz. okurken keyif duyarsınız, sürükleyici bir kitabın satırları gibi...
satır aralarında bile önemli mesajlar verir. tarafsız ve ahlaki kurallara uygun yazıp, az kelimeyle çok söz söyleyip nokta atışı yapar. kafa sözlüğün kalemi güçlü yazarlarından öğreneceğim çok şey var.
dünyada iki büyük kuvvet vardır; birisi kılıç, diğeri kalemdir, fakat kılıç kuvveti, ergeç kalem kuvvetine, mağlub olur. (napoleon bonaparte)
"yazdıklarım favlansın, beğenilsin, takipçi sayım artsın, popüler olayım" gibi niyeti yoktur. dilbilgisine hakim olduğundan yazdıkları anlaşılır...kelimeleri adeta dans ettirir.
kafa sözlükte kalemi kuvvetli yazarlar bolca bulunur. bir kısmı henüz keşfedilmemiştir. tesadüfen yazılarını okumaya başlarsınız...birinci sayfa, ikinci sayfa derken zamanın ne çabuk geçtiğini fark edemezsiniz. okurken keyif duyarsınız, sürükleyici bir kitabın satırları gibi...
satır aralarında bile önemli mesajlar verir. tarafsız ve ahlaki kurallara uygun yazıp, az kelimeyle çok söz söyleyip nokta atışı yapar. kafa sözlüğün kalemi güçlü yazarlarından öğreneceğim çok şey var.
dünyada iki büyük kuvvet vardır; birisi kılıç, diğeri kalemdir, fakat kılıç kuvveti, ergeç kalem kuvvetine, mağlub olur. (napoleon bonaparte)
devamını gör...
ken masters
bir street fighter karakteridir.

oyunun, 1991 yılında kollu makinelerle oynandığı dönemdeki sekiz karakterden biridir. tıpkı guile gibi. ryu’nun çocukluktan beri en yakın arkadaşı olan ve eğitimini ryu ile birlikte tamamlamış olan ken amerika doğumludur ama japon bir yanı da vardır.
elisa masters ile evli olan ken, guile’ın da bacanağıdır. ken’in mel adında bir oğlu vardır.
ken, ryu’ya göre daha sinirli, daha saldırgan ve daha beklenmediktir. ancak ryu ile aynı özel hareketlere sahiptir. yalnızca ken saldırı konusunda ryu’dan daha iyidir.

en bilindik hareketlerinden biri hadouken’dir ancak bu hareket türkiye’de aduket diye bilinir. diğer ise shoryuken’dir ki bu da türkiye’de oryuken olarak bilinir.

ken ve ryu atari salonları döneminde “ ver geçeyim” diyerek yanınıza sokulan atari farelerinin favori dövüşçüsüdür. her atari salonunda mutlaka bulunan bu fareler asla kendileri para harcamaz ve amatör gördüklerinin yanına gidip bir el oynamak için durmadan konuşurlardı. her zaman ken ve ryu ile oynasalar da her oyuncu hakkında bilgileri vardı.
ken şu sıralar oğlu mel’i bir dövüş sanatı ustası olması için eğitmektedir.

oyunun, 1991 yılında kollu makinelerle oynandığı dönemdeki sekiz karakterden biridir. tıpkı guile gibi. ryu’nun çocukluktan beri en yakın arkadaşı olan ve eğitimini ryu ile birlikte tamamlamış olan ken amerika doğumludur ama japon bir yanı da vardır.
elisa masters ile evli olan ken, guile’ın da bacanağıdır. ken’in mel adında bir oğlu vardır.
ken, ryu’ya göre daha sinirli, daha saldırgan ve daha beklenmediktir. ancak ryu ile aynı özel hareketlere sahiptir. yalnızca ken saldırı konusunda ryu’dan daha iyidir.

en bilindik hareketlerinden biri hadouken’dir ancak bu hareket türkiye’de aduket diye bilinir. diğer ise shoryuken’dir ki bu da türkiye’de oryuken olarak bilinir.

ken ve ryu atari salonları döneminde “ ver geçeyim” diyerek yanınıza sokulan atari farelerinin favori dövüşçüsüdür. her atari salonunda mutlaka bulunan bu fareler asla kendileri para harcamaz ve amatör gördüklerinin yanına gidip bir el oynamak için durmadan konuşurlardı. her zaman ken ve ryu ile oynasalar da her oyuncu hakkında bilgileri vardı.
ken şu sıralar oğlu mel’i bir dövüş sanatı ustası olması için eğitmektedir.
devamını gör...
çaya şeker atmadan içen kişi
çok önemli sanki.bir bitmedi şu boş muhabbet.
devamını gör...
özel mesajda küfreden yazar
ne özelde, ne kamusal alanda, ne de reel hayatta hiç kimsenin hiç kimseye küfür etme hakkı yoktur. küfreden varsa da kendi ayıbıdır. ağır küfür ettiyse hukuki işlem başlatmak en isabetli karar olacaktır.
devamını gör...
hastası olunan sözler
toprağa basınca bir rahatlama gelir. hele bir de içine girsem kim bilir nece rahatlarım
devamını gör...
kitap alıntıları
"sevdiklerinizi yürekten sımsıkı tutun, yarınlar geç olmakla meşhurdur."
-nuri pakdil
"bunca boş konuşan insanın arasında dilsiz olmak, engel değil, devrimdir."
-özdemir asaf
"sen aklıma gelince her şey gülümserdi."
-sabahattin ali
-nuri pakdil
"bunca boş konuşan insanın arasında dilsiz olmak, engel değil, devrimdir."
-özdemir asaf
"sen aklıma gelince her şey gülümserdi."
-sabahattin ali
devamını gör...
aynaya bakınca yaşlandığını anlamak
fena üzen durumdur. herkes söyleyince bir şey olmaz da kendin bu durumu fark edince biraz tuhaf olur. kendinin kendine yalan söylemeyeceğini bilirsin çünkü.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan sözlük yazarı
italya'yı yenersek koyacağım lan. risk budur hacılar. sonunda doping yaparken hamile kalan pesmerge nickli hayal gücü doruklarda olan yağız delikanlıyı göreceksiniz.
edit: göremedi. *
edit: göremedi. *
devamını gör...
aristoteles
aristoteles (mö 384 – 322) veya kısaca aristo, antik yunanistan'da klasik dönem aralığında yaşamını sürdürmüş olan yunan filozof ve bilgedir.
platon ile düşünce tarihinin en önemli filozoflarından biri olan aristo, mantık, fizik, biyoloji, zooloji, astronomi, metafizik, etik, estetik, ruh, psikoloji, dilbilim, ekonomi, siyaset ve retorik gibi pek çok disiplinde çoğu o disiplinin kurucusu olan eserler vermiş, eserleri 16. ve 17. yüzyılda modern bilim gelişene kadar avrupa ve islam coğrafyasındaki bilimsel faaliyetin temelini oluşturmuştur.
mö 343 ‘de makedon ıı. filip‘in isteğiyle makedonya sarayında (bkz: büyük iskender)‘e hocalık yapmıştır. sekiz yıl süren bu eğitim, daha sonra aristo’yu “cihan imparatorunu yetiştiren üstat” unvanıyla büyük bir şöhrete kavuşturmuştur.
klasik kaynaklarda aristo’ya izâfe edilen birçok mektup yer almaktadır. bunlar mahiyet itibariyle siyaset ve ahlâk konularında iskender’e hitaben yazıldığı iddia edilen öğütlerdir.
eskiçağ yunan ilmi ve felsefesi ulaşabileceği en yüksek noktaya aristo ile ulaşmıştır. aristo keskin zekâsı, tecrübeci ve eleştirici karakteriyle çağının bilinen bütün ilimlerini sistematize etti ve geriye yüze yakın eser bıraktı. eserleri eflâtun’unkiler gibi diyalog şeklinde olmayıp sistematik ve didaktiktir.
aristo’dan bazı sözler…
çok süslenenlere bakın; hepside gizlenmek istiyordur.
iyi rejimler arasında demokrasi en kötüsüdür, ancak kötülerin en iyisidir.
kimilerinin gerçekten özgür olabilmesi için ötekilerin köle olması gerekir.
kahraman, çevresine ölüm yaymaz, ama ölüme meydan okur.
kişiler başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler.
kanun düzendir, iyi kanun iyi düzendir.
zayıflar her zaman adalet ve eşitlik isterler. güçlülerse bunların hiçbirini takmaz.
insanlar bir açıdan iyi, pek çok açıdan kötüdür.
erdem ve kabiliyet yönünden üstün olan kimselerin arkasından gitmek ve onlara uymak doğrudur.
herkesin haksız olması, senin haklı olduğunu göstermez.
hukuk her şeyin üzerinde olmalıdır.
en büyük suçlar, gerekli olanı değil de, fazla olanı elde etmek için işlenir.
yanlış yoldan gitmenin birden çok yolu vardır. ama doğruyu yapmanın tek bir yolu bulunur. yanlış yapmak bu yüzden kolay, doğruyu bulmak ise bu yüzden zordur.
akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat söylediği her şeyi düşünür.
yetinmesini bilenler mutludur.
boşuna kendinizi kandırmayın; sürekli yaptığınız şey neyse siz osunuz.
bilim, iyi zamanlarda servet, kötü zamanlarda bir sığınak ve iyi bir yol göstericidir.
platon ile düşünce tarihinin en önemli filozoflarından biri olan aristo, mantık, fizik, biyoloji, zooloji, astronomi, metafizik, etik, estetik, ruh, psikoloji, dilbilim, ekonomi, siyaset ve retorik gibi pek çok disiplinde çoğu o disiplinin kurucusu olan eserler vermiş, eserleri 16. ve 17. yüzyılda modern bilim gelişene kadar avrupa ve islam coğrafyasındaki bilimsel faaliyetin temelini oluşturmuştur.
mö 343 ‘de makedon ıı. filip‘in isteğiyle makedonya sarayında (bkz: büyük iskender)‘e hocalık yapmıştır. sekiz yıl süren bu eğitim, daha sonra aristo’yu “cihan imparatorunu yetiştiren üstat” unvanıyla büyük bir şöhrete kavuşturmuştur.
klasik kaynaklarda aristo’ya izâfe edilen birçok mektup yer almaktadır. bunlar mahiyet itibariyle siyaset ve ahlâk konularında iskender’e hitaben yazıldığı iddia edilen öğütlerdir.
eskiçağ yunan ilmi ve felsefesi ulaşabileceği en yüksek noktaya aristo ile ulaşmıştır. aristo keskin zekâsı, tecrübeci ve eleştirici karakteriyle çağının bilinen bütün ilimlerini sistematize etti ve geriye yüze yakın eser bıraktı. eserleri eflâtun’unkiler gibi diyalog şeklinde olmayıp sistematik ve didaktiktir.
aristo’dan bazı sözler…
çok süslenenlere bakın; hepside gizlenmek istiyordur.
iyi rejimler arasında demokrasi en kötüsüdür, ancak kötülerin en iyisidir.
kimilerinin gerçekten özgür olabilmesi için ötekilerin köle olması gerekir.
kahraman, çevresine ölüm yaymaz, ama ölüme meydan okur.
kişiler başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler.
kanun düzendir, iyi kanun iyi düzendir.
zayıflar her zaman adalet ve eşitlik isterler. güçlülerse bunların hiçbirini takmaz.
insanlar bir açıdan iyi, pek çok açıdan kötüdür.
erdem ve kabiliyet yönünden üstün olan kimselerin arkasından gitmek ve onlara uymak doğrudur.
herkesin haksız olması, senin haklı olduğunu göstermez.
hukuk her şeyin üzerinde olmalıdır.
en büyük suçlar, gerekli olanı değil de, fazla olanı elde etmek için işlenir.
yanlış yoldan gitmenin birden çok yolu vardır. ama doğruyu yapmanın tek bir yolu bulunur. yanlış yapmak bu yüzden kolay, doğruyu bulmak ise bu yüzden zordur.
akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat söylediği her şeyi düşünür.
yetinmesini bilenler mutludur.
boşuna kendinizi kandırmayın; sürekli yaptığınız şey neyse siz osunuz.
bilim, iyi zamanlarda servet, kötü zamanlarda bir sığınak ve iyi bir yol göstericidir.
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında gıcık olunan tipler
araçta sadece kendisi varmış gibi davranan tiplerdir.
devamını gör...
konfabülasyon
masallama olarak da isimlendirilebilen bellekteki boşlukları gerçek dışı öykülerle doldurma durumudur.
sıklıkla korsakoff psikozu, demans ve frontal lob hastalıklarında görülür.
sıklıkla korsakoff psikozu, demans ve frontal lob hastalıklarında görülür.
devamını gör...
