otonom disrefleksi
yaralanma seviyesi t6 üzerinde olan hastalarda görülür.
yaralanmadan birkaç ay sonra ortaya çıkan hipertansiyon,bradikardi, şiddetli baş ağrısı, görme bulanıklığı ile karakterize acil bir durumdur.
fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümünün tek acil durumu olarak söylemek mümkün.
yaralanmadan birkaç ay sonra ortaya çıkan hipertansiyon,bradikardi, şiddetli baş ağrısı, görme bulanıklığı ile karakterize acil bir durumdur.
fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümünün tek acil durumu olarak söylemek mümkün.
devamını gör...
beğenirsem kıçı kalkar tereddüdü
sözlüğün ıkınmasının sebebi.
devamını gör...
kızım sana söylüyorum gelinim sen anla
en nefret ettiğim olaydır. kızına söyleyeceksen kızına söyle, gelinine söyleyeceksen gelinine söyle. yüzüne söylemeye cesaretin yoksa alttan alttan mesaj da göndermeyeceksin.
bana yapılırsa anlamamış gibi yapıyorum. söyleyene kadar içi içini yesin.
bana yapılırsa anlamamış gibi yapıyorum. söyleyene kadar içi içini yesin.
devamını gör...
rimbaud
bir jön'ün içinde ne koparsa kopsun yaşamaya mecali her zaman vardır! hayatın jönlere sandığından çok daha fazla ihtiyacı var! kendine gel ve rütbeni unutma, ona sahip çık sevgili yazar!
devamını gör...
kargonun tuvaletteyken gelmesi
kargo beklediğim günler tuvalete bile girmem. o yüzden dağıtıma çıkarılıp gelmeyen, şubeye geri götürülen kargolara aşırı sinirim bozulur. son ana kadar zorladığım götümle, gelen o "evde bulamadık, haber kağıdı bıraktık" mesajını okuduğumda kargocunun ağzına sıçasım geliyor.*
beni çıldırtmayın lan kargocular! adam gibi yapın işinizi!
beni çıldırtmayın lan kargocular! adam gibi yapın işinizi!
devamını gör...
unutulmaz yeşilçam replikleri
"senin annen bir melekti yavrum"
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
iyi ki söylemedim de içimde kaldı çünkü bizden olmazmış şimdi daha iyi anladım.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
kaybettiğinde değil,vazgeçtiğinde yenilirsin..
devamını gör...
babanın sevgisini gösterememesi
bu başlık bana bir anımı hatırlattı. ne zaman baba sevgisi gibi muhabbetler geçse zaten o anımı hatırlarım.
ortaokulda o zamanlar çok yakın olduğum bir arkadaşım vardı, tüm gün okulda beraber takılır okuldan sonra da yine ayrılmazdık. genel olarak neşeli görünen, şakacı bir kızdı. beş kardeşler dördü kız, en küçüğü erkek, el üstünde tutulan da o. annesi çalışmaktan hasta düşmüş bir kadındı, babasıysa duvar gibi suratsız bir adamdı. birde gece çalışıp gündüz evde uyuduğu için onlara gitmeye çok çekinirdim. aman ses olmasın, babam uyanırsa çok kızar gibi şeyler duya duya farkında olmadan adamdan korkmaya başlamıştım galiba. neyse işte bir gün arkadaşım okula acayip mutlu geldi. hala o gülümsemesi bile aklımdadır. ki nerdeyse on yıl olmuş. o mutluluğunun sebebi babasının önceki akşam odasına gelip güzel bir iki şey söylemesi ve başını okşamasıymış.
çok şaşırmıştım o an. uzun yıllardır da hep bu anı düşünüp duruyorum. babam dışarıdan sert görünse de bize karşı her zaman elinden gelenin fazlasını yapmayı dener, her zaman sevgisini fazlasıyla gösterir. yani ben başka türlüsünü bilmiyordum. başka türlüsü olabileceğini o arkadaşımdan öğrendim. o günden itibaren de sahip olduğum şeye daha sıkı tutundum.
başkalarının yaralarını görüp de bu bende yok diye şükretmeyi bilmiyorum sizler nasıl yorumluyorsunuz. ama babamın bana gösterdiği sevgi, hayatımda şükredilmeyi hak eden en değerli şeylerden birisidir. ve öğrendiğim en değerli şeylerden biri de hangi sıfatla olursa olsun; anne, baba, arkadaş, sevgili.. hiç fark etmez insan sevgisini göstermekten çekinmemeli, yarın bir kez daha sarılma fırsatı bulamayacak kadar sıkı sarılmaktan korkmamalıdır.
ortaokulda o zamanlar çok yakın olduğum bir arkadaşım vardı, tüm gün okulda beraber takılır okuldan sonra da yine ayrılmazdık. genel olarak neşeli görünen, şakacı bir kızdı. beş kardeşler dördü kız, en küçüğü erkek, el üstünde tutulan da o. annesi çalışmaktan hasta düşmüş bir kadındı, babasıysa duvar gibi suratsız bir adamdı. birde gece çalışıp gündüz evde uyuduğu için onlara gitmeye çok çekinirdim. aman ses olmasın, babam uyanırsa çok kızar gibi şeyler duya duya farkında olmadan adamdan korkmaya başlamıştım galiba. neyse işte bir gün arkadaşım okula acayip mutlu geldi. hala o gülümsemesi bile aklımdadır. ki nerdeyse on yıl olmuş. o mutluluğunun sebebi babasının önceki akşam odasına gelip güzel bir iki şey söylemesi ve başını okşamasıymış.
çok şaşırmıştım o an. uzun yıllardır da hep bu anı düşünüp duruyorum. babam dışarıdan sert görünse de bize karşı her zaman elinden gelenin fazlasını yapmayı dener, her zaman sevgisini fazlasıyla gösterir. yani ben başka türlüsünü bilmiyordum. başka türlüsü olabileceğini o arkadaşımdan öğrendim. o günden itibaren de sahip olduğum şeye daha sıkı tutundum.
başkalarının yaralarını görüp de bu bende yok diye şükretmeyi bilmiyorum sizler nasıl yorumluyorsunuz. ama babamın bana gösterdiği sevgi, hayatımda şükredilmeyi hak eden en değerli şeylerden birisidir. ve öğrendiğim en değerli şeylerden biri de hangi sıfatla olursa olsun; anne, baba, arkadaş, sevgili.. hiç fark etmez insan sevgisini göstermekten çekinmemeli, yarın bir kez daha sarılma fırsatı bulamayacak kadar sıkı sarılmaktan korkmamalıdır.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
şu renkli mahlas, tanım altında da renkli olsun. olacak iş değil karma puanımızla rezil oluyoruz.
devamını gör...
fazla değer vermenin enayilik olması
varsın enayilik değer verende olsun. bence enayilik size değer veren birini kendi elinizle kaybetmek.
devamını gör...
hafızada yer kaplayan gereksiz bilgiler
pudingi çay kaşığıyla yerseniz daha çok puding yemiş olmazsınız
edit: eski başlık lüzumsuz bilgilerdi
edit: eski başlık lüzumsuz bilgilerdi
devamını gör...
kikirik
şu sahneyi anımsatan komik sıfat.
devamını gör...
ders çalışırken ayıklanmış nar getiren koca
iyiliğe bak iyiliğe bir tane değil bin tane cevabı verilecek kocadır.
devamını gör...
me before you
inanılmaz sevdiğim filmdir. kitabını okuduğumda gözyaşları içinde kalmıştım. filminin çıkacağını duyunca aşırı sevindim. hele ki sam claflin ve emilia clarkein başrol olduğunu duyunca çok daha fazla sevinmiştim. gerçekten çok güzel bir film. emilia rolünü çok iyi yapmış bence biçilmiş kaftan. ayrıca kiyafet tasarımları, görsel efektler çok iyiydi.
konusunu merak edenler için:
biraz şaşkın ama bir o kadar eğlenceli ve akıllı sıra dışı bir kızın, çok yakışıklı fakat boyundan aşağısı tutmayan bir erkek ile olan arkadaşlığını ve aşkını konu alır. kızın işe ihtiyacı vardır, oğlanın ise ona arkadaşlık edecek birine. bu şekilde yolları kesişir ve hikaye başlar
her ne kadar içim yansa da will in gitmek istemesini çok iyi anlıyorum. ve lou'nun o acıya nasıl katlandığını gerçekten merak ediyorum
konusunu merak edenler için:
biraz şaşkın ama bir o kadar eğlenceli ve akıllı sıra dışı bir kızın, çok yakışıklı fakat boyundan aşağısı tutmayan bir erkek ile olan arkadaşlığını ve aşkını konu alır. kızın işe ihtiyacı vardır, oğlanın ise ona arkadaşlık edecek birine. bu şekilde yolları kesişir ve hikaye başlar
her ne kadar içim yansa da will in gitmek istemesini çok iyi anlıyorum. ve lou'nun o acıya nasıl katlandığını gerçekten merak ediyorum
devamını gör...
trans bireyleri korumak polisin görevi midir sorunsalı
trans bireyler de bir insan olduğuna göre.. yani hayvan olarak bile görüyorsan koruman gerekirdi zaten.
dünya dışı yaratık olarak görüp bunu diyorsan o kör gözüne s*kayım o zaman sevgili polis.
ya bu polisler her ülkede mi dangalak olur ya ?
iyi niyetliler nerdesiniz aloo?
bunlar sayesinde polislerden korkuyoruz siz nerelerdesiniz birinize de denk gelelim be.
dünya dışı yaratık olarak görüp bunu diyorsan o kör gözüne s*kayım o zaman sevgili polis.
ya bu polisler her ülkede mi dangalak olur ya ?
iyi niyetliler nerdesiniz aloo?
bunlar sayesinde polislerden korkuyoruz siz nerelerdesiniz birinize de denk gelelim be.
devamını gör...
bir simitte 781 tane susam olması
ne boş hayatlar var yarabbim dediğim başlıktır.
devamını gör...
arşimed'in tellak parası vermeden hamamdan kaçması rezaleti
rezalet gibi rezalettir. suyun kaldırma gücünü buldum ayağına hamamdan çırılçıplak kaçan arşimed, kese yaptırdığı tellağın parasını da ödemeden çıkmıştır. biz kimsenin icadını, formülünü bilmeyiz kendi ekmek paramızın derdine düştük diyen tellak, o arşimed'i bir daha bu hamamda görürsem bacaklarını ayırırım diye de serzenişte bulunmuştur. yazıktır, günahtır.
devamını gör...

