bir öz eleştiri yap
seri iş yapacam diye kendini heder etme.
gene bir yerin bir yere takıldı ve gene kanayınca fark ettin.*
gene bir yerin bir yere takıldı ve gene kanayınca fark ettin.*
devamını gör...
monica lizeth murillo
1989 doğumlu meksikalı model. bir zamanlar netlog ve myspace gibi mecralar varken, en favori fake hesaplarda onun fotoğrafları vardı. ah ah yaklaşık 13-14 yıl kadar önceydi. netlog var o zamanlar takılıyoruz. x kızın profiline gidiyorsun bu hatunun bir fotoğrafı.
bir başkasının profilde yine aynı. bu nedir ya diye düşünürken gerçeği tesadüfen bulmuştum.
bir başkasının profilde yine aynı. bu nedir ya diye düşünürken gerçeği tesadüfen bulmuştum.
devamını gör...
3 kız bir araya geldiğinde konuşulan 3 önemli şey
boş muhabbet
gırgır
şamata
gırgır
şamata
devamını gör...
olası bir müze gezisinde dikkat edilmesi gerekenler
tavan düşebilir, merdiven çökebilir. şaka yapmıyorum. özellikle yazar evleri benim bildiğim mesela heybeliada'daki hüseyin rahmi gürpınar'ın evi ben adaya gittiğimden beri tadilatta. en son ısrar ettik, adalar belediyesine yazdık. onarın şu evi diye. meğersem bizi evden koruyorlarmış ama evi koruyamıyorlarmış anladığım kadarıyla. orada bir ev var görüyoruz ama içine giremiyoruz. müze dediğin şöyle uzaktan bakmalık sözünü yaşatıyorlar. özetle bakamıyorlar. bizdeki de akıl işte ev üzerimize yıkılacak yine müze derdindeyiz. bir gün ilim irfandan öleceğiz. en son gözlerim doldu gulyabani yani burada mı yazıldı moduna girdim. o konuda çok duygusalım. bir gün kaçak yollardan girip altında kalırsam haberlere çıkan o deli benim. hem değişiklik olur heybeliyi hep yangın haberleriyle anacak değiliz. ilim irfandan ölmek ise en havalı ölüm şekli olur fena mı?
buradan adalar belediyesine sesleniyorum..... *
buradan adalar belediyesine sesleniyorum..... *
devamını gör...
gop çocuğu
güney doğu anadolu projesine destek veren çocuklar da olabilirler.
devamını gör...
kaka pedia
bir koltukta ben uzanıyorum, diğer koltukta erkek kardeşim. ben kitap okuyorum o telefonla uğraşıyor. bir anda (bkz: anna vissi)'nin sesini duyuyorum. duymamla tanımam bir oluyor. elimden kitabı bırakıp kardeşimin yanına gidiyorum. bu şarkıyı dinliyor. "hayırdır" diyorum"dinlemezsin sen böyle şarkılar?"
hoşuma gitti diyip omuz silkiyor. az önce çalma listemde görmemle bir kez daha geliyor aklıma. neyse, fazla söze ne hacet*? biraz susmalı...
open.spotify.com/track/6kqY...
/tekrar ayrılıyoruz ve her şey kararıyor
tüm dünya yüreğimi korkutuyor
keder kanat çırpıyor
tekrar sonuna geliyoruz, gözlerimiz bulutlanıyor
dudaklarımızı oynatıyoruz ama kelimeler
çıkmıyor artık
ve ben hala seni seviyorum
nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilmiyorum
korkuyla, yeniden yeni yeniden
tekrar yanlızlığa döneceğim
kötü çocuklarla sabahlayacağım
kötü alışkanlıklara başlayacağım
seni aklımdan çıkarmak için
tekrar yanlızlığa döneceğim
kötü çocuklarla sabahlayacağım
kötü alışkanlıklara başlayacağım
seni unutmak için
tekrar ayrılıyoruz ve her şey kararıyor
gece beni sarmalıyor ve boğazımda
bir düğüm beni boğuyor
tekrar sonuna geliyoruz, gözlerimiz bulutlanıyor
düşünceler öldürüyor beni ve ışık loşlaşıyor
ve ben hala seni seviyorum
nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilmiyorum
korkuyla, yeniden yeni yeniden
tekrar yanlızlığa döneceğim
kötü çocuklarla sabahlayacağım
kötü alışkanlıklara başlayacağım
seni aklımdan çıkarmak için
tekrar yanlızlığa döneceğim
kötü çocuklarla sabahlayacağım
kötü alışkanlıklara başlayacağım
seni unutmak için
hoşuma gitti diyip omuz silkiyor. az önce çalma listemde görmemle bir kez daha geliyor aklıma. neyse, fazla söze ne hacet*? biraz susmalı...
open.spotify.com/track/6kqY...
/tekrar ayrılıyoruz ve her şey kararıyor
tüm dünya yüreğimi korkutuyor
keder kanat çırpıyor
tekrar sonuna geliyoruz, gözlerimiz bulutlanıyor
dudaklarımızı oynatıyoruz ama kelimeler
çıkmıyor artık
ve ben hala seni seviyorum
nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilmiyorum
korkuyla, yeniden yeni yeniden
tekrar yanlızlığa döneceğim
kötü çocuklarla sabahlayacağım
kötü alışkanlıklara başlayacağım
seni aklımdan çıkarmak için
tekrar yanlızlığa döneceğim
kötü çocuklarla sabahlayacağım
kötü alışkanlıklara başlayacağım
seni unutmak için
tekrar ayrılıyoruz ve her şey kararıyor
gece beni sarmalıyor ve boğazımda
bir düğüm beni boğuyor
tekrar sonuna geliyoruz, gözlerimiz bulutlanıyor
düşünceler öldürüyor beni ve ışık loşlaşıyor
ve ben hala seni seviyorum
nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilmiyorum
korkuyla, yeniden yeni yeniden
tekrar yanlızlığa döneceğim
kötü çocuklarla sabahlayacağım
kötü alışkanlıklara başlayacağım
seni aklımdan çıkarmak için
tekrar yanlızlığa döneceğim
kötü çocuklarla sabahlayacağım
kötü alışkanlıklara başlayacağım
seni unutmak için
devamını gör...
roger that
telsiz görüşmelerinde "mesaj alındı/anlaşıldı" anlamına gelen ve nasa'nın apollo görevleriyle iyice ün kazanan kelime grubu.
nereden geliyor bu kelimeler? şuradan:
ikinci dünya savaşı boyunca, fonetik alfabede * kullanılan kısaltmalar aşağıdaki gibiydi:
a- able
b- baker
c- charlie
d- dog
e- easy
f- fox
g- george
h- how
i- item
j- jig
k- king
l- love
m- mike
n- nan
o- oboe
p- peter
q- queen
r- roger
s- sugar
t- tare
u- uncle
v- victor
w- william
x- x-ray
y- yoke
z- zebra
bu alfabe, haberleşme sırasında yanlış anlamaların önüne geçmek amacıyla kullanılıyordu. biz de günümüzde benzer yöntemi kullanıyoruz, biliyorsunuz. telefonda bir kelimeyi (diyelim ki adam kelimesini) kodlarken "ankara, denizli, ankara, mersin" gibi bir yöntemi çoğumuz kullanmışızdır.
bu fonetik alfabedeki r harfi, daha önce mors kodunun kullanıldığı sıralarda alındı/teslim alındı gibi anlamlara gelen received kelimesine karşılık geliyordu. zamanla, haberleşme sırasında r harfi yerine, fonetik alfabedeki karşılığı olan roger kullanılmaya başlandı. bundan önce roger yerine robert kullanılıyordu. 1956'dan sonra ise r harfinin karşılığı romeo oldu. fakat roger kelimesi birçok kişinin diline yerleşti ve hâlâ kullanılıyor. 2. kelime olan that ise iletildiğini bildirilen mesajı ifade ediyor. yani roger (alındı) that (mesaj) şeklinde bir anlamı var bu kelime öbeğinin.
nereden geliyor bu kelimeler? şuradan:
ikinci dünya savaşı boyunca, fonetik alfabede * kullanılan kısaltmalar aşağıdaki gibiydi:
a- able
b- baker
c- charlie
d- dog
e- easy
f- fox
g- george
h- how
i- item
j- jig
k- king
l- love
m- mike
n- nan
o- oboe
p- peter
q- queen
r- roger
s- sugar
t- tare
u- uncle
v- victor
w- william
x- x-ray
y- yoke
z- zebra
bu alfabe, haberleşme sırasında yanlış anlamaların önüne geçmek amacıyla kullanılıyordu. biz de günümüzde benzer yöntemi kullanıyoruz, biliyorsunuz. telefonda bir kelimeyi (diyelim ki adam kelimesini) kodlarken "ankara, denizli, ankara, mersin" gibi bir yöntemi çoğumuz kullanmışızdır.
bu fonetik alfabedeki r harfi, daha önce mors kodunun kullanıldığı sıralarda alındı/teslim alındı gibi anlamlara gelen received kelimesine karşılık geliyordu. zamanla, haberleşme sırasında r harfi yerine, fonetik alfabedeki karşılığı olan roger kullanılmaya başlandı. bundan önce roger yerine robert kullanılıyordu. 1956'dan sonra ise r harfinin karşılığı romeo oldu. fakat roger kelimesi birçok kişinin diline yerleşti ve hâlâ kullanılıyor. 2. kelime olan that ise iletildiğini bildirilen mesajı ifade ediyor. yani roger (alındı) that (mesaj) şeklinde bir anlamı var bu kelime öbeğinin.
devamını gör...
küçük prens
antoine de saint - exupéry tarafından yazılmış olan kitap her ne kadar bazı kesimlerce çocuk kitabı olarak nitelendirilip ona göre değer görse de aslında kitabın içerisinde barındırdığı herbiri kendine has ayrı bir derinliğe sahip cümleler üzerinde düşününce hiç de sadece çocuklara hasmış gibi durmuyor. aksine kendi içerisinde o kadar anlamlı ve ahenkli ilerliyor ki. her bir cümle okudukça insanı kendine hayran bırakıyor. kitabın hem çocuksu bir ahenkle yazılmış olması hem de bir o kadar olgun bir tavır sergilemesi sadece çocuklar için bir kitap algısını ortadan kaldırır nitelikte. işte tam da bundan dolayı bu kitabı sadece çocuklara özgü bir kitapmış gibi nitelendirmek kanımca çok doğru değil. öte yandan okuyanlar ne kadar fark etti bilmiyorum ama kitabın içerisinde barındırdığı çocuksu yapı bizlerin büyüdükçe ne kadar saf ve basit olan iç dünyamızdan uzaklaşıp her şeyi karman çorman bir duruma soktuğumuzu bize ustalıklı bir şekilde hem de şu sözlerle gösteriyor;
ben bir şapka resmi yapmamıştım. bir fili sindiren boa yılanını gösteriyordu resmim. büyükler daha iyi anlasın diye, boa yılanının içini çizdim ben de, büyüklerin her zaman açıklamalara ihtiyacı olur.
yani demem o ki bir kitabı okurken sadece nitelendirildiği kalıba göre değil içeriğinin derinliğine göre okumak her zaman o kitabın sizde kalıcı bir hatırasını mutlaka bırakır. kimi zaman içinizdeki o saf çocuğu buldurur kimi zamanda o çocuğun büyüttüğü olgun bir bireyi. çocuk kitabı diye ikinci bir plan atmışsanız okumaya değer derim.
ben bir şapka resmi yapmamıştım. bir fili sindiren boa yılanını gösteriyordu resmim. büyükler daha iyi anlasın diye, boa yılanının içini çizdim ben de, büyüklerin her zaman açıklamalara ihtiyacı olur.
yani demem o ki bir kitabı okurken sadece nitelendirildiği kalıba göre değil içeriğinin derinliğine göre okumak her zaman o kitabın sizde kalıcı bir hatırasını mutlaka bırakır. kimi zaman içinizdeki o saf çocuğu buldurur kimi zamanda o çocuğun büyüttüğü olgun bir bireyi. çocuk kitabı diye ikinci bir plan atmışsanız okumaya değer derim.
devamını gör...
sözlükte magazin yönü zayıf olan yazarlar
skandallara karışmamış, kankacılık sektörünün eline henüz geçmemiş yazarlardır. sözlüğe bir süre girmeseler kimsenin umrunda olmaz. kafa iznine gitseler başkalarının ruhu duymaz. nickaltlarında kavga edilmez, sözlüğün enler listesinde pek yer almazlar. profesyoneldirler. okur, yazar, beğenir ve çıkarlar.
devamını gör...
türkler'in doğada mangal yapmayı eğlenmek zannetmesi
kimi insanlar gerçekten eğleniyorlar ama. böyle 15 kişi toplanıp piknik alanında oyun falan oynuyorlar ne güzel eğlensinler sıkıntı yok bence. ben hiç sevmem mangal olayını *ondan bana garip geliyor ancak yeter ki insanlar mutlu olsun, nasıl olduğu önemli değil.
maldivler’e gitse mangal tüttürürken mutlu olacağı kadar mutlu olmaz doblolu amca.
maldivler’e gitse mangal tüttürürken mutlu olacağı kadar mutlu olmaz doblolu amca.
devamını gör...
raylı ulaşımda inenleri beklemeden binmeye çalışmak
metrodaki yürüyen merdivelerde solda duran kişilerle ölümüne kapışırlar.
devamını gör...
barış diri
şöyle bir şarkıyla beni ara ara meşgul eden müzisyen.
devamını gör...
ver bana düşlerimi
yaşar kurt'un 2011 yılı yapımı güneş kokusu albümünde yer alan şarkıdır. şarkının ismi çok manidar tam günümüze ithafen söylenecek bir serzeniştir.
ver bana düşlerimi¿*
ver bana düşlerimi¿*
devamını gör...
yeryüzündeki değişimler
bu başlık altında dünya ve türkiye üzerindeki pek çok bölgenin geçmiş uzay görüntüleriyle günümüzdeki görüntülerini sunacağım. nüfusun hızla artması doğayı olabildiğince tahrip etmekte, doğal alanlar yok olmakta ve ekosistem zarar görmektedir. bu olumsuzluklar günümüzde büyük bir sorun gibi gözükmese de uzun süreçte etkisini bizden sonraki nesiller görecektir.
ilk olarak artvin'in hopa ilçesindeki değişimi göreceğiz. görseli incelediğimizde konut sayısının arttığı, kıyı bölgesine dolgu alanların yapıldığı, nehir yatağının kontrole alındığı ve nehir üzerine birkaç köprü yapıldığı gözükmektedir.
ilk olarak artvin'in hopa ilçesindeki değişimi göreceğiz. görseli incelediğimizde konut sayısının arttığı, kıyı bölgesine dolgu alanların yapıldığı, nehir yatağının kontrole alındığı ve nehir üzerine birkaç köprü yapıldığı gözükmektedir.
devamını gör...
kırtasiyeye girince gelen her şeyi alma isteği
oysa sadece bi fotokopi için girmişsindir.
devamını gör...
5 ayda 15 milyon lira kazanmak
devamını gör...
nasıl sevilmek isterdiniz sorunsalı
rütbeli sevilmek isterim. halktan biri sevmesin beni kardeşim,üzerim. şöyle albay,yarbay bir hanım neden sevgilim olmasın? ya da yok yok allah'ın japon'u prensesle evleniyor benim neyim eksik? prenses tarafından sevilmek isterdim.
devamını gör...
lilium'un sesinden şiirler
sözlüğümüz yazarlarından lilium'un kendi sesinden okuduğu ve dinlemesi keyif veren şiirlerdir.
bu şiirleri kendisine ait bir youtube kanalında yayınlamıştır. edip cansever'e ait seni günlere böldüm şiirinin lilium yorumunu buradan dinleyebilirsiniz.
umarız okumaya ve yayınlamaya devam eder.
bu şiirleri kendisine ait bir youtube kanalında yayınlamıştır. edip cansever'e ait seni günlere böldüm şiirinin lilium yorumunu buradan dinleyebilirsiniz.
umarız okumaya ve yayınlamaya devam eder.
devamını gör...

