cinsiyet öğrenme partisi
(bkz: iq ortalaması düşük ortamlar)
devamını gör...
ikili ilişkilerde sık yapılan hatalar
ilişkiye başlamak
devamını gör...
bilgi içerikli tanım girmeye karar vermek
şu an ben de karar verdim ama bilin bakalım ne eksik??
devamını gör...
mabed fahişesi
aslında bu mevzunun temeli kocası çuval giymediği için ortalığı birbirine katan inanna denilen tanrıça hanıma dayanıyor. kendisi için kullanılan ifade ''göğün fahişesi''dir. kâh kocası dumuzi'de onun için benzer sözler sarf ediyor ama o başka bir şeye de kızmış olabilir o yüzden onu baz almamak lazım gibi geliyor bana * rahibeler önceleri tanrılar öfkelenmesin kızmasın diye arp, lir falan çalıp şarkılar söyleyip dans etmişler. sektöre böyle girmişler anlayacağınız. arkasından kralların evliliklerinde tanrıça inanna'yı temsil etmeye başlamışlar. hatta ilk başlarda baş rahibeler prenseslerden seçilmiş ve bu gelenek devam etmiş. yani bu mabetlerdeki baş rahibeler her daim soylu kişiler olmuş. inanna'dan fahişelerin koruyucu tanrıçası olarak bahsediliyor. tabi bu koruyuculuk sadece mabed sınırları için geçerli. diğer türlü oluşan fiili duruma müdahale etmiyormuş hanımefendi.
gılgamış destanında hikaye şu şekilde; enkidu biraz kaba saba bir adam, yol yordam bilmiyor. ormanlarda hayvanlarla takılıp, gezip, eğlenen, yiyip içen bir abi. tabi gılgamış'la arkadaş olacağı için buna biraz adabı muaşeret öğretelim diyorlar. bir mabed fahişesi ona genel kuralları öğretmeye başlıyor. en nihayetinde enkidu cinsel ilişkiyi de bu rahibeden öğreniyor. böylece mabed fahişeleri acemilere ilk cinsel ilişki konusunda rehber ve öğretmen olmaya başlıyor. yani bu görevin kökeni bu hikâye diyebiliriz. sonrasında bu kurum özellikleri değişerek babillilere ve asurlulara geçiyor. sonra tevrat ve incil falan derken işler karışık oralara girmemek lazım *
konunun sümer kökenini merak edenler muazzez ilmiye çığ'ın bereket kültü ve mabet fahişeliği kitabını okuyabilirler. semavi dinler dönemi içinse emre caner'in kutsal fahişeden bakire meryem'e toprak ve kadın adlı kitabı okunabilir.
gılgamış destanında hikaye şu şekilde; enkidu biraz kaba saba bir adam, yol yordam bilmiyor. ormanlarda hayvanlarla takılıp, gezip, eğlenen, yiyip içen bir abi. tabi gılgamış'la arkadaş olacağı için buna biraz adabı muaşeret öğretelim diyorlar. bir mabed fahişesi ona genel kuralları öğretmeye başlıyor. en nihayetinde enkidu cinsel ilişkiyi de bu rahibeden öğreniyor. böylece mabed fahişeleri acemilere ilk cinsel ilişki konusunda rehber ve öğretmen olmaya başlıyor. yani bu görevin kökeni bu hikâye diyebiliriz. sonrasında bu kurum özellikleri değişerek babillilere ve asurlulara geçiyor. sonra tevrat ve incil falan derken işler karışık oralara girmemek lazım *
konunun sümer kökenini merak edenler muazzez ilmiye çığ'ın bereket kültü ve mabet fahişeliği kitabını okuyabilirler. semavi dinler dönemi içinse emre caner'in kutsal fahişeden bakire meryem'e toprak ve kadın adlı kitabı okunabilir.
devamını gör...
andrey
profiline girip şipşak okunacak türden, pek tatlı yazan yazardır.* yazdığı konuları ayrı bir dille yorumluyor olması daha da anlamlı kılıyor tanımlarını. iyi sözlükler!
devamını gör...
normal sözlük'te tanımlarından nefret ettiğiniz yazarlar
nefret abartı bi duygu değil mi ya iki üç yazı için?
devamını gör...
öğrenmenin yaşı olmaz
bugün bir kere daha tecrübe ettim.
pandemiden dolayı dedemin yanına sık gidip gelemiyorum. bugün gittiğimde ütülenecek kıyafetlerinin biriktiğini söyledi ve bende kalkıp ütü masasını açıp ütü yapmaya başladım. yanıma gelip "bana da öğret" dedi. 86 yaşındaki adam bu saatten sonra ütü yapmayı öğrenmek istiyordu. ne kadar şaşırdığımı anlatamam.. ben, "gelip yaparım, ararsın beni" dedim. "yok, gelemiyorsun işte, ben denedim de beceremedim bana da öğret" dedi. olayın şokunu atlatınca anlattım gösterdim. "hah şimdi anladım" deyip mutlu oldu. benim yanımda benimle birlikte pratik yaptı. oturma odasına gidip babaanneme havasını bile attı. nasıl şaşırdım, mutlu oldum, gurur duydum anlatamam sözlük. sonra kendi kendime utandım. erteleyip, üşendiğim, boşverdiğim şeylerden utandım...
pandemiden dolayı dedemin yanına sık gidip gelemiyorum. bugün gittiğimde ütülenecek kıyafetlerinin biriktiğini söyledi ve bende kalkıp ütü masasını açıp ütü yapmaya başladım. yanıma gelip "bana da öğret" dedi. 86 yaşındaki adam bu saatten sonra ütü yapmayı öğrenmek istiyordu. ne kadar şaşırdığımı anlatamam.. ben, "gelip yaparım, ararsın beni" dedim. "yok, gelemiyorsun işte, ben denedim de beceremedim bana da öğret" dedi. olayın şokunu atlatınca anlattım gösterdim. "hah şimdi anladım" deyip mutlu oldu. benim yanımda benimle birlikte pratik yaptı. oturma odasına gidip babaanneme havasını bile attı. nasıl şaşırdım, mutlu oldum, gurur duydum anlatamam sözlük. sonra kendi kendime utandım. erteleyip, üşendiğim, boşverdiğim şeylerden utandım...
devamını gör...
kız evi naz evi
evlenme çağında kızı olanlar, kızı istemeye gelenlere kendilerini ağırdan satarlar. kızı verene kadar türlü türlü istekte bulunurlar.
devamını gör...
türk halkının cahil kalma nedeni
okumayı sevmemesi, sevenin de okuduğunu doğru anlamaması diyebilirim.
bir de en kolay yolu seçme alışkanlığını ekleyebilirim.
bir de en kolay yolu seçme alışkanlığını ekleyebilirim.
devamını gör...
viski
ilk yapımı 1494 yılına dayanan,mısır,arpa,çavdar,buğday gibi bir çok tahılların mayalandırılıp,ağaç yapısına göre tadında değişiklik gösteren fıçılarda olgunlaşmasından sonra oluşan,üretildiği bölgeye göre sertlik derecesi değişen alkollü içkidir.
irlanda ve iskoçya'da, "uisge beatha" yani yaşam suyu anlamına gelen bu alkollü içkinin buz ile tüketmek istemeyenler için özel bir taşı da vardır.
viski ismi ise ilk olarak john corr adında bir papazın cenaze giderlerinde viski yapmak için tam 508 kg arpa yazdığında rastlanmıştır.
viski çeşitlerine geçmeden önce damıtma hakkında ufak bir bilgi vermek isterim. damıtma sayısı arttıkça alkol oranı yükselirken,aroma miktarı azalır.
viski çeşitleri 3'e ayrılır:
1-amerikan/burbon viskisi: genelde tahıl olarak mısır kullanılan bu viski çeşitinde sadece 1 kez damıtma yapılır.
amerika'da ise oduncuların tükettiği alkol olarak geçer.bu viskiyi ise papaz elijah craig amerika'ya tanıtmıştır.
amerika viski yasalarına göre,yıllandırma için kullanılan yakılmış beyaz meşe fıçısı bir daha kullanılamaz.
2-iskoç viskisi: genelde isli viski adıyla duyduğumuz çeşittir. bunun nedeni ise,genel olarak bu çeşitte kullanılan arpa tahılının çimlenmesini önlemek amaçlı ateşler (bkz: yanıyoruz fuat abi) içerisine atılıp,içerisinde torf yakıtının kullanıldığı ateş dumanının, tahılların üstüne sinmesiyle oluşur. ve 2 kere damıtma yapılır. içerisine su ve karamel dışında bir şey katılırsa iskoç'ların isyan edebileceği söylenilen bu çeşitin şartları arasında meşe fıçıda en az 3 yıl hapis ve en az 40 derece alkol oranına sahip olmadı gereklidir.
3-irlanda viskisi:yapımında genelde arpa kullanılan bu viski çeşiti,iskoç viskisine nazaran,sac üzerinde kurutulduğu için yanık veya isli bir kokuya sahip değildir. irlandalı prenseslerimiz ise genelde daha yumuşak bir tat sevdiği için viskilerinin içine biraz su ilavesi yaparak içerler. 3 kez damıtma yapılır ve bu yüzden daha yumuşak içimli olur.
irlanda ve iskoçya'da, "uisge beatha" yani yaşam suyu anlamına gelen bu alkollü içkinin buz ile tüketmek istemeyenler için özel bir taşı da vardır.
viski ismi ise ilk olarak john corr adında bir papazın cenaze giderlerinde viski yapmak için tam 508 kg arpa yazdığında rastlanmıştır.
viski çeşitlerine geçmeden önce damıtma hakkında ufak bir bilgi vermek isterim. damıtma sayısı arttıkça alkol oranı yükselirken,aroma miktarı azalır.
viski çeşitleri 3'e ayrılır:
1-amerikan/burbon viskisi: genelde tahıl olarak mısır kullanılan bu viski çeşitinde sadece 1 kez damıtma yapılır.
amerika'da ise oduncuların tükettiği alkol olarak geçer.bu viskiyi ise papaz elijah craig amerika'ya tanıtmıştır.
amerika viski yasalarına göre,yıllandırma için kullanılan yakılmış beyaz meşe fıçısı bir daha kullanılamaz.
2-iskoç viskisi: genelde isli viski adıyla duyduğumuz çeşittir. bunun nedeni ise,genel olarak bu çeşitte kullanılan arpa tahılının çimlenmesini önlemek amaçlı ateşler (bkz: yanıyoruz fuat abi) içerisine atılıp,içerisinde torf yakıtının kullanıldığı ateş dumanının, tahılların üstüne sinmesiyle oluşur. ve 2 kere damıtma yapılır. içerisine su ve karamel dışında bir şey katılırsa iskoç'ların isyan edebileceği söylenilen bu çeşitin şartları arasında meşe fıçıda en az 3 yıl hapis ve en az 40 derece alkol oranına sahip olmadı gereklidir.
3-irlanda viskisi:yapımında genelde arpa kullanılan bu viski çeşiti,iskoç viskisine nazaran,sac üzerinde kurutulduğu için yanık veya isli bir kokuya sahip değildir. irlandalı prenseslerimiz ise genelde daha yumuşak bir tat sevdiği için viskilerinin içine biraz su ilavesi yaparak içerler. 3 kez damıtma yapılır ve bu yüzden daha yumuşak içimli olur.
devamını gör...
ene'l-hakk
kainatın, yaradandan bir parça olduğu düşüncesinden ve varlığın birliğine özlemden ileri gelir. bu gözle bakıldığında "ben tanrıyım" söylemi, kişinin egolarından sıyrılıp içindeki öze yani tanrıdan olan parçaya ulaştığını belirtmektedir.
bu ruh haline ulaşmak elbette incelik istemektedir fakat bu durumun şirk olarak değerlendirilmesindeki sebep, yaradan ve yaradılan ikiliğinin reddedilmesidir. basite indirgemeye çalışırsak; ayna karşısındaki gerçek (tanrı) ve yansıma (yaradılan) gibi düşünülebilir. gerçeğin ayna karşısındaki yansıması, aynı kainat ve yaradılan gibi bir illüzyondur. evet yansımanın kaynağı birdir yani gerçek olandır ama yansıma, gerçek olanın bir parçası değil , bir tezahürüdür. bu durumda "ben tanrıyım" demek, 2 boyutlu olan siluetin kendini 3 boyutlu olan gerçekle bir tutması olmaktadır ki bu da şirk olmaktadır ancak hallac-ı mansur'u müşrik ilan edenler, bu düşünce sistemi ile mi etmişlerdir onu bilemedim.
bu ruh haline ulaşmak elbette incelik istemektedir fakat bu durumun şirk olarak değerlendirilmesindeki sebep, yaradan ve yaradılan ikiliğinin reddedilmesidir. basite indirgemeye çalışırsak; ayna karşısındaki gerçek (tanrı) ve yansıma (yaradılan) gibi düşünülebilir. gerçeğin ayna karşısındaki yansıması, aynı kainat ve yaradılan gibi bir illüzyondur. evet yansımanın kaynağı birdir yani gerçek olandır ama yansıma, gerçek olanın bir parçası değil , bir tezahürüdür. bu durumda "ben tanrıyım" demek, 2 boyutlu olan siluetin kendini 3 boyutlu olan gerçekle bir tutması olmaktadır ki bu da şirk olmaktadır ancak hallac-ı mansur'u müşrik ilan edenler, bu düşünce sistemi ile mi etmişlerdir onu bilemedim.
devamını gör...
pangolin
bir tür karıncayiyen olan bu hayvan keskin koku yeteneği sayesinde toprak altındaki karınca ve termitleri bularak onlarla beslenir.
devamını gör...
almanya’ya giden türklere öğütler
1961 yılında türkiye’den almanya’ya göç eden türk vatandaşlarına iş ve işçi bulma kurumu tarafından dağıtılan uyarı broşüründe bir takım öğütler yer aldı. onurlu ol, aileni ve evini unutma, zekanı iyi kullan, sağlığını koru, bayrağını düşün başlıklarının yer aldığı uyarı broşürü, almanya’ya çalışmak için giden türklere kılavuz oldu.
devamını gör...
karınca
politikaya, spora ya da insanların kendini kaybettikleri diğer şeylere önem vermeyen canlılar.
devamını gör...
sanalika
küçükken en çok sevdiğim oyunlardan birisiydi, hala da severim. bu tarz sanal dünya oyunlarını sevmemle sözlükte yazmam aynı hissiyattan kaynaklanıyor. insanlarla girdiğiniz etkileşim, kendinize ait sanal bir şahsiyet edinmeniz güzel şeyler.
sanalika, bir sanal dünya oyunudur. kendinize bir karakter yaratıp, bir de rumuz seçip oyuna başlarsınız. benim oynadığım dönemlerde bir tansu çiller politikası olarak oyuna başlayan herkese oyunun mütevazı sevgi apartmanı'nda bir ev verilirdi.* şimdi bakıyorum da o politika terk edilmiş. tabii isterseniz farklı elit muhitlerden mülk almanız da mümkündür. oyunun temel amacı sosyalleşmektir. oyunda sanal karakterinize sınıf atlattırmak üçün envaiçeşit meta ve ürün vardır. para kazanmak görevler vasıtasıyla yapılsa dahi bu şekilde zengin olmak çok zordur ve oyunun para birimi olan "sanil" satın almanız teşvik edilir. oyuna sonradan "diamond" denilen ve oyun içindeki döviz bürosundan sanil'e çevrilebilen daha değerli bir emtia da eklenmiştir. oyunun kast sistemi de vardır elbette. 4-5 çeşit kredi kartı vardır ve bunları satın alırsanız bazı ayrıcalıklar elde edersiniz. "diamond club" denilen elitler kulübü ise belirli şartları yerine getirip yaptığınız başvuru sonunda sizi bünyesine müdahil eder.
oyunda birçok mekan vardır. mekanların çizimleri ve görüntüleri çok hoştur. detaylara bayılan birisi olarak küçükken o mekandan bu mekana berduş gibi gezerdim. caddeler sayılarla ifade edilmiştir. oyunda arkadaş ekleme özelliği vardır ve online arkadaşlarınızı görebilirsiniz. halihazırda benim tüm arkadaşlarım tarihe karışmış durumdadır. belki evlenen bile vardır.*
oyunda bir mekan satın alıp işletmeniz mümkündür. oyunda hatırladığım kadarıyla gazetecilik, ressamlık, süvarilik ve yönetmenlik meslekleri vardır. bu mesleklere kolayca seçilmezsiniz. bir başvuru sürecinden geçersiniz. şahsım oyunda hiçbir baltaya sap olamamış ve işsizlik oranlarını arttıran bir hayat sürmüştür. bunun yanında oyunun düzenlediği etkinlikler de vardır ve bu etkinliklerde sosyalleşebilirsiniz. velhasılıkelam sanalika'nın hayatı çok primitif olsa da simüle etmesi, küçük arslan'ı kalbinden vurmuş ve kendine aşık etmiştir.
sanalika, bir sanal dünya oyunudur. kendinize bir karakter yaratıp, bir de rumuz seçip oyuna başlarsınız. benim oynadığım dönemlerde bir tansu çiller politikası olarak oyuna başlayan herkese oyunun mütevazı sevgi apartmanı'nda bir ev verilirdi.* şimdi bakıyorum da o politika terk edilmiş. tabii isterseniz farklı elit muhitlerden mülk almanız da mümkündür. oyunun temel amacı sosyalleşmektir. oyunda sanal karakterinize sınıf atlattırmak üçün envaiçeşit meta ve ürün vardır. para kazanmak görevler vasıtasıyla yapılsa dahi bu şekilde zengin olmak çok zordur ve oyunun para birimi olan "sanil" satın almanız teşvik edilir. oyuna sonradan "diamond" denilen ve oyun içindeki döviz bürosundan sanil'e çevrilebilen daha değerli bir emtia da eklenmiştir. oyunun kast sistemi de vardır elbette. 4-5 çeşit kredi kartı vardır ve bunları satın alırsanız bazı ayrıcalıklar elde edersiniz. "diamond club" denilen elitler kulübü ise belirli şartları yerine getirip yaptığınız başvuru sonunda sizi bünyesine müdahil eder.
oyunda birçok mekan vardır. mekanların çizimleri ve görüntüleri çok hoştur. detaylara bayılan birisi olarak küçükken o mekandan bu mekana berduş gibi gezerdim. caddeler sayılarla ifade edilmiştir. oyunda arkadaş ekleme özelliği vardır ve online arkadaşlarınızı görebilirsiniz. halihazırda benim tüm arkadaşlarım tarihe karışmış durumdadır. belki evlenen bile vardır.*
oyunda bir mekan satın alıp işletmeniz mümkündür. oyunda hatırladığım kadarıyla gazetecilik, ressamlık, süvarilik ve yönetmenlik meslekleri vardır. bu mesleklere kolayca seçilmezsiniz. bir başvuru sürecinden geçersiniz. şahsım oyunda hiçbir baltaya sap olamamış ve işsizlik oranlarını arttıran bir hayat sürmüştür. bunun yanında oyunun düzenlediği etkinlikler de vardır ve bu etkinliklerde sosyalleşebilirsiniz. velhasılıkelam sanalika'nın hayatı çok primitif olsa da simüle etmesi, küçük arslan'ı kalbinden vurmuş ve kendine aşık etmiştir.
devamını gör...
yazarların duydukları enfes cümleler
devamını gör...
türkiye'yi gizlice avrupa birliğine sokmak
viyana kapılarına dayanmak bu olsa gerek.
devamını gör...


