1.
dipnot: bu yazı ekim 2020 yılında yazılmıştır.
toz ve aerosollerden korumak için amerikan standartlarında belirli bir mikroorganizmanın yüzde doksan beşini geçirmez tanımıyla belirlenen maskedir.
türkiye avrupai bir ülke olduğundan (yani en azından bir vakte kadar öyle bilirdik.) n95 bizim için bir standart değildir. ffp1, ffp2 ve ffp3 standartları bizim ve avrupai coğrafyaların kullandığı birimdir. ffp2=n95, ffp3=n99,7 olarak çevrilebilir.
ventilli (yani önündeki valf) veya ventilsiz olan versiyonları mevcuttur. ventilli olan her ne kadar sizi korusa da sizin dışınızdaki kimseleri korumamaktadır. yani bencildir. bu anlamda ben, ventilsiz ffp3 kullanmaktayım. elbette ki maske havayı bile zor geçirdiğinden solunumda ilk başlarda zorlanma olabilir ama alışılıyor. sanılanın aksine ventilli veya ventilsiz olanların maksimum kullanım süresi 48 saattir, o da eğer çok makul şartlarda kullanırsanız. aksi taktirde normal vatandaş eğer kullanmak isterse 6 saatte bir değiştirmelidir.
kullanımına gelince, her ne kadar sadece aerosolle bulaşı olacak sağlık çalışanının kullanması önerilse de -birazdan anlatacağım anımdan dolayı- herkesin kullanmasını öneririm. kabul edelim ki sigaranın 20 liralara geldiği şu günlerde sigara içmek yerine günlük bir maske alsanız (ki ben 12.5 liraya bir ffp3 maske alabiliyorum) canınızı daha çok korursunuz.
----------------------------------------nedenyazamiyorum ile masal saatiiii-------------------------------------
coronanın ilk günleri, türkiye'de vaka çıktığının ertesi günü enfeksiyon profesörü tarafından üniversite hastanesinde çalışanlara bir brifing verilmesi durumu hasıl oldu. ben de o dönemde o toplantıdaydım. ya hatırlıyorum da sosyal mesafeye uymadığımız son günlerdi, 250 kişilik salonda imza listesinde 498 kişi görünüyordu. salonun arasındaki merdivenlere filan oturmuşlardı. neyse, hoca geldi, hemen ilk lafı şuydu:
- şimdi maske takanlar var yaaaaa, onlaaar kendi karbondioksitini soluyoooooor. benceeee çıharııın onlarııı...
be adam, tabii karbondioksit soluyacak, ne soluyacağdı?
ardından devam etti, ilk vakanın istanbul'da olduğunu, nereden kaptığını vesaire anlatıyordu. pek çok bilgiyi bazı sebeplerden dolayı paylaşamayacağım. ama maske anlamında bir sorun yaşanmaması için bir n95 veya ffp2/3 konusunun pek dillendirilmediğini sanıyorum.
----------------------------------------nedenyazamiyorum ile masal saatiiii-------------------------------------
ayrıca sağlık çalışanının da zor bulduğu maskedir. çünkü kaynaklar kısıtlıdır ve en öncelikli durumlar haricinde kullanılması da sakıncalıdır. işte bunu da planlayan ana bilim dalı lanet olasıca halk sağlığı'dır.
ileri okuma: evrimagaci.org
toz ve aerosollerden korumak için amerikan standartlarında belirli bir mikroorganizmanın yüzde doksan beşini geçirmez tanımıyla belirlenen maskedir.
türkiye avrupai bir ülke olduğundan (yani en azından bir vakte kadar öyle bilirdik.) n95 bizim için bir standart değildir. ffp1, ffp2 ve ffp3 standartları bizim ve avrupai coğrafyaların kullandığı birimdir. ffp2=n95, ffp3=n99,7 olarak çevrilebilir.
ventilli (yani önündeki valf) veya ventilsiz olan versiyonları mevcuttur. ventilli olan her ne kadar sizi korusa da sizin dışınızdaki kimseleri korumamaktadır. yani bencildir. bu anlamda ben, ventilsiz ffp3 kullanmaktayım. elbette ki maske havayı bile zor geçirdiğinden solunumda ilk başlarda zorlanma olabilir ama alışılıyor. sanılanın aksine ventilli veya ventilsiz olanların maksimum kullanım süresi 48 saattir, o da eğer çok makul şartlarda kullanırsanız. aksi taktirde normal vatandaş eğer kullanmak isterse 6 saatte bir değiştirmelidir.
kullanımına gelince, her ne kadar sadece aerosolle bulaşı olacak sağlık çalışanının kullanması önerilse de -birazdan anlatacağım anımdan dolayı- herkesin kullanmasını öneririm. kabul edelim ki sigaranın 20 liralara geldiği şu günlerde sigara içmek yerine günlük bir maske alsanız (ki ben 12.5 liraya bir ffp3 maske alabiliyorum) canınızı daha çok korursunuz.
----------------------------------------nedenyazamiyorum ile masal saatiiii-------------------------------------
coronanın ilk günleri, türkiye'de vaka çıktığının ertesi günü enfeksiyon profesörü tarafından üniversite hastanesinde çalışanlara bir brifing verilmesi durumu hasıl oldu. ben de o dönemde o toplantıdaydım. ya hatırlıyorum da sosyal mesafeye uymadığımız son günlerdi, 250 kişilik salonda imza listesinde 498 kişi görünüyordu. salonun arasındaki merdivenlere filan oturmuşlardı. neyse, hoca geldi, hemen ilk lafı şuydu:
- şimdi maske takanlar var yaaaaa, onlaaar kendi karbondioksitini soluyoooooor. benceeee çıharııın onlarııı...
be adam, tabii karbondioksit soluyacak, ne soluyacağdı?
ardından devam etti, ilk vakanın istanbul'da olduğunu, nereden kaptığını vesaire anlatıyordu. pek çok bilgiyi bazı sebeplerden dolayı paylaşamayacağım. ama maske anlamında bir sorun yaşanmaması için bir n95 veya ffp2/3 konusunun pek dillendirilmediğini sanıyorum.
----------------------------------------nedenyazamiyorum ile masal saatiiii-------------------------------------
ayrıca sağlık çalışanının da zor bulduğu maskedir. çünkü kaynaklar kısıtlıdır ve en öncelikli durumlar haricinde kullanılması da sakıncalıdır. işte bunu da planlayan ana bilim dalı lanet olasıca halk sağlığı'dır.
ileri okuma: evrimagaci.org
devamını gör...