öne çıkanlar | diğer yorumlar

zülfü livaneli'nin okuduğum ilk eseri leyla'nın evi. baş karakter leyla'yı okurken kendimi fazlasıyla yakın hissettim kendisine; tanıyormuşçasına. her şeye rağmen bir duruşunun olması, küçük yaşta kaybettiği ailesine olan saf bağlılığı, mahalleli tarafından sevilen ve saygı duyulan biri olması, en ufak detayların kendisini huzurlu etmesi ve yaşadığı müştemilattan atılması sonrası hayatına giren yusuf ve roxy (rukiye) ile yaşadığı -benim hiç bitmesin dediğim- iç ısıtan bölümleri doya doya okurken bana hissettirdiği sıcaklık ve yüzüme yerleşen tebessüm hiç gitmesin istedim. o yüzden de karakterlerle vedalaşma zamanını geciktirmek için yavaş yavaş okumaya çalıştım.
devamını gör...
livanelinin okumakta hayli zorlandığım kitabıdır. okurken gençlerin cinsellik hayatı, yeni dünya düzeni gibi konular hakkındaki düşüncelerini açık bir şekilde belirtiyor yazarımız. hikaye güzel, anlatım biraz tıkanık. okunur mu? okunur. 6/10.
devamını gör...
bu kitabı aldığımda 15 yaşındaydım ve okumak istediğimde okumamış bırakmıştım. livaneli okumayı seviyorum kitaplarını da öyle.
leyla'nın evini de sevdim.
her kitabında ona olan hayranlığım, sevgim ve saygım artıyor.
diğer kitaplarını okuyanlar bilir toplumsal konulara değinerek yazar. bunda da aynı şeyi göreceksiniz. çok fazla sürprizlerle dolu değil hikayeye başlayınca öyle akıp gideceksiniz.

karakterimiz leyla bir istanbul hanımefendisi. paşa dedesinden kalan boğazdaki yalısında oturmaktadır. leyla kendini korumayı başarmış, geliştirmiş, naif , hoş ve hassas bir kadındır.
geçmişi hakkında bilinmezliğe sımsıkı sarılmış ona sahip çıkmaya çalışırken elinden usulsüzce yalının alınması ile bambaşka kapılara açılır yolu.
belki yolda denk gelmeyeceği insanlarla kesişir yolu. bir anda halıdan sokağa düşüyorsunuz. çok ürkütücü değil mi?
tek başına kimsesiz bir kadın...
olanları duyan gazeteci çocuk leylanın yardımına koşuyor ve ona yardımcı oluyor çocukken tanıdığı için kulak ardı etmiyor.. ( ah yusuf , güzel kalpli çocuk). yusufun evine misafir olan leyla adapte olmakta çok zorlanıyor
hiç alışık olmadığı insanlar, mekanlar... tamamen yalnızlaşıyor.
yusufun kız arkadaşı leylayı sevmiyor ve ona ön yargılı yaklaşıyor.
romanın devamındaysa leyla, yusuf ve roxy karakterleri üzerinden pek çok çatışma yaşanıyor
sonra karşılıklı entegre olunuyor.
herkes birbirini değiştiriyor
leyla ve roxy birbirine kol kanat geriyor.
son olarak güçlünün güçsüzü ezdiği, vicdanın yerine paranın geçtiğini mesajının verildiğini es geçmek istemiyorum.
leyla hanıma hayran olan o mahalleli çocuklar gibi ben de hayran oldum. bir kadının asilliği, gücü, kültürü öyle etkiledi ki. en sonunda evini alması, torunu leylaya bırakması. leylanın evi leylaya.
huzurla uyu leyla bostanlı...
.
birkaç alıntıyla cümlelerimi sonlandırayım

" seversin,kavuşamazsın,aşk olur…”

.


“yeniden dağıtsak kartları
alt üst olsa bu dünyanın şartları…”

.

artık yaşayamazdı. çünkü bir insan, bu kadar çok acıyı kaldırmak için yaratılmamıştı.

.

hayat böyleydi işte, önceden planlanan biçimde ilerlemiyordu.

.

mademki insanlar birbirine acı veriyordu, o zaman en güzel şey hayata meydan okumak ve mutlak bir yalnızlığı seçmekti.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"leyla’nın evi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim