1.
siirt fıstığının yabanisine verilen isim. aşılanarak fıstık elde edilmesi mümkündür.
devamını gör...
2.
bundan yıllar önce tanıdığım bir çocuk vardı, o zamanki okulumda ilk tanıştığım insanlardan biriydi. kıvırcık saçlı, hayat dolu bir çocuktu. zaman içerisinde çok yakın arkadaşlar olduk, hatta en yakın arkadaşlar. birbirimizin evine gider, beraber sabahlardık. onun ailesi benim ailem, benim ailem de onun ailesiydi resmen. ve bana "bıttım" diye hitap ederdi. nedenini ise hiçbir zaman söylememişti. ben ona bıttım dediğimde ise kızardı bana, " onu sadece ben sana söyleyebilirim" derdi hep. sonra yıllar geçti, bizler değiştik. saçma sapan bir nedenden dolayı kavga ettik, küstük. barışmaya çalıştım, kabul etmedi. ben de öfkelendim, üstelemedim. zaten ayrı okullara gitmiştik, yani istesek de birbirimizi göremezdik artık.
bir akşam ortak bir arkadaşımız beni aradı. ağlayarak "başımız sağolsun" diyordu. ilk başta anlam veremedim, şaka zannettim. ne oldu dediğimde "o öldü" dedi. o anı hiç unutamıyorum. bütün vücudumu bir titreme kaplamıştı ve terlemeye başlamıştım. o gece benim için hayatımın en uzun gecesiydi. eve sığamıyordum. dışarı çıktım, sokaklara sığamıyordum. ertesi gün cenazesine gittiğimde kendime güçlü olmam gerektiğini söylüyordum. bir yere kadar oldum da aslında. ama o tabutu orada görünce her şey bitiyor, tutamıyorsun kendini. bırakıveriyorsun öylece.
basketbolu çok severdi, ölüm onu en sevdiği şeyi yaparken bulmuş.
hani dedim ya barışmak için üstelemedim diye. keşke deneseydim, tekrar tekrar deneseydim. arkadaşlarına bizden bahsedermiş hep, sonradan öğrendim. pişmanım, cidden çok pişmanım. neredeyse her gece onu rüyamda görüyorum ve uyanmak istemiyorum.
şimdi ise ne zaman bıttım ile ilgili bir şey görsem aklıma o gelir, yüzümde "keşke"lerin gölgelediği buruk bir tebessüm yer eder.
bir akşam ortak bir arkadaşımız beni aradı. ağlayarak "başımız sağolsun" diyordu. ilk başta anlam veremedim, şaka zannettim. ne oldu dediğimde "o öldü" dedi. o anı hiç unutamıyorum. bütün vücudumu bir titreme kaplamıştı ve terlemeye başlamıştım. o gece benim için hayatımın en uzun gecesiydi. eve sığamıyordum. dışarı çıktım, sokaklara sığamıyordum. ertesi gün cenazesine gittiğimde kendime güçlü olmam gerektiğini söylüyordum. bir yere kadar oldum da aslında. ama o tabutu orada görünce her şey bitiyor, tutamıyorsun kendini. bırakıveriyorsun öylece.
basketbolu çok severdi, ölüm onu en sevdiği şeyi yaparken bulmuş.
hani dedim ya barışmak için üstelemedim diye. keşke deneseydim, tekrar tekrar deneseydim. arkadaşlarına bizden bahsedermiş hep, sonradan öğrendim. pişmanım, cidden çok pişmanım. neredeyse her gece onu rüyamda görüyorum ve uyanmak istemiyorum.
şimdi ise ne zaman bıttım ile ilgili bir şey görsem aklıma o gelir, yüzümde "keşke"lerin gölgelediği buruk bir tebessüm yer eder.
devamını gör...
3.
çitlembik
devamını gör...
4.
aynı zamanda bir sabun çeşididir yazmaya gelip ikinci tanım ile ağladığım başlık
devamını gör...
5.
bir antep fıstığı çeşidi. içeriğinde kahve çekirdeği olmamasına rağmen yapılış şeklinden dolayı kahve olarak nitelenen menengiç kahvesinin esas maddesi.
devamını gör...
6.
çoğunlukla siirt'te yetişen, meyvesinden sabun ve kahve yapılan bitki.
devamını gör...
7.
