361.
bir kaçta tane çaktım bana mısın demedi?
kışın baltaladığı güzelliktir bu
ben dumanı üfledim mi
bir bulut çıkar iki dudağımın arasından
aldım mı bir çuval ağırlığındaki kabanımı
yurtsuz, karısız, tasasız yaşarım otuz akşam
atalarımın revan'ın dağlarında ayak izi durur
nasıl bana mısın demez?
devamını gör...
362.
düştüysen kalk gel kendine,
daha iyisi yok bak farkına,
düş kırıkların olduysa bile,
sen makinaaasın makinaaaa.
devamını gör...
363.
kaçmak,kendi zindanından
kazdığın her tünel
yine başka bir zindanına mı çıkar?
korku bir mahpusluk
endişe başka
gözlerin bir pencere
mavi göğe bakan
elimde küçük bir keski
siz adına umut deyin
özgürlük kırkımda yani bir kundakta olmadı.
belki kırk yaşımda.
devamını gör...
364.
iskambil güzeli
bilsen kaç falda aradım seni
kaç kez yakaladım can alıcı gözlerini
ve kaybettim henüz bulmamışken
iki kağıt arasında saklı gölgeni.

iskambil güzeli
serip önüme bütün kombinasyonları
bütün kombinasyonlarını hayatın
küçük olasılıklarda aradım seni
biliyorum elim güçlü değil
belki de bu masaldan yenik ayrılacağım
ama mesele bulmak değil seni;
bulmasam da arayacağım.

-fıstıklıbörek-
devamını gör...
365.
yoruldum
idareden dengeden,
arada savrulup gitmekten.
yoruldum artık
üzülmekten
içime ağlamaktan.
çocuklar gibi olayım
şen şakrak
düşünce ağlayayım
tek gözyaşım buna olsun.
atlayıp zıplasam
koşup oynasam.
kediler gibi olayım,
sırnaşınca okşanayım,
en azından sevgisiz
hiç değilse merhamete muhtaç olmasam.
hiç korkmadan,
yarına bakmadan
yaşasam üç günü.
ah bir kaldırım olsam sokakta,
ezilir miydim bu kadar?
ezilmezdim elbet.
belki de taştan olmalı yürek
yıkılmamalı acıya, kedere.


çocuk olabilsem keşke,
tek derdim önlüğüm, kalemim,defterim...
ne dünya umrumda ne para ne pul,
tek derdim alacağım simidim ayranım...

bir duvar olsam keşke,
acım kederim bir tek çivi...
ne asılan umrumda ne takvim ne boya,
keşke dayanabilsem bir kolona duvar gibi...
devamını gör...
366.
sokağın başında bir adam,
elinde ruhu, bedeninde dokuz litre kan,
vurulmuş belli, yüzünden okurum vurulanları,
bir kez vuruldum, hiç kanım akmadı,
aksın diye çok uğraştım ama akmadı,
çünkü benim vurulmam benzemez sezar’ın bedenindeki 23 bıçak darbesine,
benim vurulmam hatırlanmaz,
kimse adımı anmaz,
annem ağlamaz,
babam gülmez,
çünkü benim vurulmam, bir çift gözedir,
çünkü benim vurulmam, bir çift yeşil gözedir,
çünkü benim vurulmam, onbinlerce tel saçadır,
çünkü benim vurulmam,
çünkü benim,
çünkü.

sokağın başında bir adam,
ellerinde asırlardır anlatılan sevgi,
gönlünde hiç susmayan anka kuşu,
dilinde bir türkü,
gözlerinde bir küf rengi,
saçlarında üç tutam kar beyazı.

sokağın başında bir adam,
bu adamı hiç tanımadım,
bu adamlar öldü,
anlatılan hikayeler hep yalan.
devamını gör...
367.
başta çok ters başladık biz ya
çok fazla cümle, çok fazla kelime
şimdi bu ayar iyi, yaşasın tekliler
şimdi buradayız, sonra hop karşısı
tek kelimelik aşklara aşığım ben
diyene de bağlı tabii ki bu işler
sen bir "güzel" dersin olurum da
bin satıra sığdıramaz bir başkası
devamını gör...
368.
var olmamış bir devletin yargıcı
dağıtılmamış bu topraklarda doğan bir annenin ilk çocuğu
üç dünya savaşına tanık olmuş, beş yaşındayken tecavüze uğramış
kocası elini sürünce yüzü kızaran bir kadınım ben
kadınlığımın anlamını çeviri kitaplardan
analığı nasıl yapacağımı kaynanamdan öğrendim
ben erkek bile doğuramamış bir “it dölüyüm”
kocamın gülü
anamın öksüzü
yaşamak için her gün çaba veren bir insanım
her şeye rağmen cehenneme inanırım
ben kendi içimde kurduğum demokrasinin ilk destekçisi
kurduğum devletin yıkıcısıyım
ben yaşamak için her gün direnen insan
ben, kadınım.
devamını gör...
369.
''sokaklar bile sessiz bu gece
sensizliğimle yalnızlığım çatışıyor menfaatleriyle
bir hançer gibi saplanıyor zihnimdeki sözlerin yüreğime
sensizim işte yine bu gece.
ben hissederken seni tüm kalbimde,
belki de ben aklının geçmişte kalmış yüzünde.''
devamını gör...
370.
yaşayamam gökyüzünün olmadığı yerde,
yıldızları sayıyorum tam kapanırken perde.

her yıldız bir hatıram bi anım ,
pencere kenarında yatanlardanım .

çabuk yaşlandık,ölüyoruz gün be gün
sarhoştum sevgilim , ne yemiştik dün.

damarlarımda ritimli akıyor kanım,
pencere kenarında yatanlardanım .

haber getirdi bugün göçmen kuşlar,
aşıklar romadan taşınmışlar.

bir yanım roma, venedik bir yanım,
pencere kenarında yatanlardanım .

bu nasıl kafiye,başlık tam saçmalık,
fakat bu sefer kaçamadı küçük balık.

aşk ucuz yaşamak sanırım,neyse ki !
pencere kenarında yatanlardanım .

dün kaan abi bir fotoğraf dedim,
anlamsızdı ölümsüzlük mü istedim ?

queen belki floyd beynim sanrılarım ?
pencere kenarında yatanlardanım .

abi benim yükseklik korkum var,
tam zirvede kafamda yorgunum ve ağrılar .

anlamınızı beklemiyorum kaan dargınım,
bilirsin pencere kenarında yatanlardanım .

çok zor be abi yaşamak burda
sızmak sabaha karşı salaş bir barda .

neden yaşıyorum ki nedir anlamım ?
tek bildiğim pencere kenarında yatanlardanım .
devamını gör...
371.
özeleştiri, vedalar ve itiraflar,
tutunma çabalarım.
bir şehirden taşınmam,
yolcuklar ve uykularım.
anlamlara sığınan sevgi
eğreti duygularım.
zaman ve bağımlılıklar
zoraki sığınaklarım.
korku ve acziyet,
gösterilmeyen yüz
iradesiz kararlar,
monoton ve düz.
geceye sevgim,
gündüzüme pürüz.
ertelenmiş hüzünler,
hususi karakterim.
argo ve yalnızlık,
uzundur bildiklerim.
meçhul suallerle beslerim
bitmek bilmeyen sorguları
bağımlılıklarla gideririm
zihnimdeki sanrıları.
işte bu benim,
schrödinger'de kedim.
devamını gör...
372.
şimdi...
hayatının bir döneminde,
bir kere de olsa;
öksüz bir sevme eyleminin
ortasında bulduysan şayet
kendini
iyi dinlemelisin...
sonu
mutlak ölüm randevusu
olan bu dünyada
insanlar
birbirlerinin hayatlarında
gelip geçicidir...
dokunmak için
uzattığında bakışlarını
dizelerime
okuyacağın
her bir söz
vitrinlerde süs değil;
sokak piçidir!
devamını gör...
373.
bırak acılar gitsin
ardından şarkılar söylemeyeceğiz
tüm bu düşüncelerimiz
özgürce uçabilir artık
devamını gör...
374.
yedi düvel öncem unutmuş beni
öyle bir gecenin sabahı bu
çok fena dayak yemişim, öyle bil
kimse sarmaz yaram acısı.
devamını gör...
375.
dilim tutulunca imdat döktü tenim
bir deniz algılamalı
bir adam beni beklemeli
koynunda mavi düşler
mağarada ilk insan
ilk sözler
seni seviyorum
sandalına kazıdım
gelir mi?
devamını gör...
376.
ön söz: evet...düşündüğünüz gibi bir şey oldu..
baslik yok direkt okunsun diye..

hep sızlanmak amma kolay insanlığa,
inanmamak duygulu hiçbir konuşmaya,
isyan ve inkarla yargılamak tüm niceyi,
kurunun yanındaki yaşa iftiralarla.

kullanmak birilerini kolay gelir haspama,
anlattıkça dinlenirim sanır usanmadan,
hep iyiye denk gelir,en acısı da belki budur,
yine de kötü deyip ortaya kinini kusturur.

anlatmak için yakaladıysa alıkoyar,hapseder,
bu insanlar duyguları böyle böyle katleder,
yine hiç de utanmaz,insanlar hep kötü der,
bu insanlık birinden kaçarsa hep mi kötülük eder?

dilindeki tek kelime,yanından geçersen kötü de,
sen ona üzüldükçe gelir biner tepene,
senin kişiliğin için, canım iyi değilsin,
bir talihsizlik için tüm hemcinsimi üzemezsin.

en küçük lafta millete küfürler savurur,
senin cirkin bakısından bunca sima karartı durur,
sorun olan sensin,kötülüğün ana vatanı gibisin,
alışmış kudurmuştan hep mi beter olur?
devamını gör...
377.
yağdı yağmur çaktı şimşek,
sende mi şair oldun kelebek.
devamını gör...
378.
eski bir zeki müren şarkısı
bir bahçe, içinde gün sarısı
bir sen olsan yeter
örtülür ömrümün yaşam sargısı
çay olur, hayal bu ya mavi renk
çimenler kırmızı, gökyüzü mor
bi durup düşündüm de hanım şimdi
çok iğrenç oldu ortalık vazgeçtim
şiir de yazamam zaten, hele ki sana
oturup anca beklerim bana gelmeni
sabah kahvaltı olunca beni kaldır
bu şiiri sorumsuzca yazan bir hıyardır.*
devamını gör...
379.
gelmek istedim
sen kırgın ben mahzun
yüreği açsam nafile
yine de gelmek istedim.

bir şans?
bir adım?
ah hepsi nafile
yine de gelmek istedim.

başkası kırmış
yüreğini gördüm
isyandasın
yine de gelmek istedim.
devamını gör...
380.
''hayaller kuruyoruz, yaşamlarla süsleyerek...
gerçekleşmesi için daha çok düşünüp duruyoruz her birini.
oysa biz yalnızca bize verilen hayatlarımızda nefes alabiliyoruz.
küçücük bir nefesi bile kendi yarattığımız hayatlarımız için ödünç veremiyoruz.
'üstünde taşıdığın ikinci el bir beden ve senin olamayan bir ruh ile dolaşıyorsun, fark etmeden.
ve sevgili insan;
kendimizi, kendimizin olmadığı bir yerde aramalıyız, bulmak için.'
hayat akıp gidiyor, koca bir nehir gibi...
bizler, içine çektiği küçük taşlardan insanlarız.
yanında koşturacağımız ve hakimiyetle çevireceğimiz tahtadan kürekleri olan bir sandalımız dahi yok.
o bizi sürüklüyor, başlangıcın sonuna.
biz de devriliyoruz küreği olmayan sandallardan.
nehir ise hâlâ akıyor.
hayat bitmeyen bir sona koşar gibi ilerliyor.
ölümden çiçeklerle süslüyor yaşamı. tomurcuklar çürüyor."
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının şiirleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim