1501.
küçücük bir aydınlık
ne içindeyim büsbütün
ne dışında
bir tavan
uçsuz bucaksız
yavan mı yavan
bir yol
soğuk gri ve hissiz
üşümek desem değil
yanmak desem benzetemiyorum
kaçmak var fikrimde
devamını gör...
1502.
bir gün duyarsanız ismimi bir cenaze anonsunda,
okursanız kelimelerimi intihar mektubunda,
ve görürseniz damlayan son gözyaşlarımı mektupta,
hiç suçluluk duymayın.
devamını gör...
1503.
gidişinle eyledin tarumar
kim, senin geleceğini umar?

bekçisiydim senden kalanların
müptelasıydım yalanlarının

verdim artık yüreğime tatil
yapmaya lüzum yok hüsnütalil

dokunmasınlar, böyle iyiyim
yalnızca sensizliği öğrendim.
devamını gör...
1504.
vişne gibi buruk hüzün
yeni doğan bebeğin ilk ağlaması
niye miyavladığı bilinmeyen kedinin
gözlerindeki bakış
yağan yağmuru pencereden ıslanmadan seyretmek
berrak denizin kumsalı dağıtmaya çalışan
küçük dalgaları
batmaya çalışan güneşin ortalığı kızıla boyaması
ağaçta kalan son bir kaç meyveyi yemeye çalışan kuşun karıncanın zikri
sıcak havayı bir anlık ferahlatan serin rüzgar
o rüzgarın nazlı nazlı dalgalandırdığı al bayrak
camiden mahalleye yayılan ezanın son cümlesi
uğur böceğinin konduğu çiçekten uçacağı an
çalılarda sessiz sessiz birbirine bakan serçeler
baba evinden çıkan gelin kız
okuldan dönen öğrencilerin yüzlerindeki yorgunluk
yatağındaki hastanın yüzündeki soygunluk
akşamları kapanan kapılar
tencerede kalan yemek
masanın altındaki ekmek kırıntıları
emektar bir kanepenin son günü
bir iki yaprağı kalmış gül
boynunu bükmüş olgun ayçiçeği
alemde yaşananların izi
geleceğe umut
kıymetli bir mola hüzün
verilenlerin anlamlandırılması
verilmeyenlerin anlaşılması için
vişne gibi buruk hüzün
her sonun ardından hissedilen
başlangıçların az ötesi
kıymetli bir mola hüzün
******
hüzün sevenlere gelsin.
sesli hali için alttaki linke tıklayınız.
devamını gör...
1505.
tam şimdi yazıyorum
günaydın her sabah yalnız olduğum kendim
seni sevmek için gün bitsin diye beklemişim
sonra dönüp aynaya vay ben ne güzelim demişim
doğrulup kendi eksenimde kendi kendime yüzleşip
en çok kendimi sevmişim seviyorum lan ben kendimi kim kin tutabilir ki kendi özüne yahşi gelmez mi şahsım kendime insan ne ederse kendine
devamını gör...
1506.
edebiyat akıyor maşallah.
devamını gör...
1507.
sorgu

bilmem var mıyım ben buralarda
bu kalabalığın arasında
arıyorum bir umut kayıp ruhumda
oysaki kalmış karanlıkta

kim ışık tutacak bu karanlık cennetine?
aynalara bakınca tekrar ulaşıyorum ışık hasretime
sahi deva var mıdır benim bu derdime?
yaşamaya çalışıyorum soğuk kaldırımlarda sürüne sürüne

yine gece üç
ben yine uyanığım
bir sorgu davası olmuş hayatım
uzandığım yerler hep uç

bir güz yağmuru altında ıslanmış kaldırımda
yatıyorum öylece
ölümü beklercesine
ama biliyorum yaşama sebeplerim ardımda

kimi üzebilirim ki yokluğumla?
kimi sevindirebilirim ki varlığımla?
ben buyum
sonu bitmeyen bir sorguyum.

devamını gör...
1508.
sayamadım onsuz geçen anları
eskimedi, kalbimde anıları
vurgundum, kulağımda yalanları
gitmemişti, sandım beni anlardı
imrendim, aşk şiiri yazanları
lakin kim, affeder aldatanları?
istemesem de ondan kalanları
mıh misali yüreğime saplıydı
devamını gör...
1509.
ne kadar uzundur yollar yürümek için
ve kaçmak için ne kadar kısa
susamış da sanki bir kardan adam
yapışmış ateşin dudağına
devamını gör...
1510.
su veren itfai.....
devamını gör...
1511.
adıma her hangi bir şiir yok.
devamını gör...
1512.
günlerden bir gün ismi memiş
yürümüş yürümüş de altına işemiş.
devamını gör...
1513.
her kapı bir sonsuzluğa açılır,
görmek için kayıp ruhları
ve o an gelir ki
elinde bir anahtar
bir kilit ruhunda
gördüğün düşlerin ellerinde kalan
yalansız bir hezeyan olur…
devamını gör...
1514.
düşünmekle düşünmemek arası ince bi çizgi,
gözlerimde gözlerin, kulağımda ezgin,
biliyorum hislerin bugün bana dargın,
ve bu karamsar benliğim delirmekte tanrım.

püsküllü bi defter, anlatamam garip,
sapsarı bi kalem, annemin çantasından hatıra,
gördüğüm hayaletler, anlatamam tabip,
aşık olduğum ince silüetiyle, karşımda hafsa.

ince bi nüans bu, unutulmayan memuar,
bu alzheimer aklımda yer edinmiş pervasız,
yemyeşil gözlere sahip, dudağında rujla,
sanki beni yanına çağırmakta bu namuslu arsız.

ben vitamini güneşten değil, ruhundan salgılarken
ışıkların dalga dalga tenimi aydınlatır,
sanki hiç anlatamadığım melodik bi zarafet bu,
ve bu cani hislerim saçlarında tutuklu.

ovalar kıskanır mı gözlerinin yeşilini?
şairleri aşık eden sözlerinin neşesi,
ve bi aşık tebessümünden sağlıyorken besinini,
sanki bu gece, ikimizin gecesi.
devamını gör...
1515.
her ayın ikinci perşembesi
seni anarım neriman
gök kara ve bulutsuzsa
düş, soğuk ve umutsuzsa
seni anarım neriman

evimin camından içeri ışık vurur
sen sanarım neriman
bir hışımdır fırlatır yerimden

hiç sevmedim böyle neriman
sanki ayaklarımın altı buluttur
sen dışında konuştuğum her ruh
bin geceden daha soğuktur

beni sorarsan…
bir elmanın iki yarısı var elimde
ikisi de bana kaldı neriman.
devamını gör...
1516.
bu kadar kötü şiir içinde iyisini bulup favorilemeye çalıştığım başlık.
bizim büyük çaresizliğimiz filminde çok güzel bir söz vardı :
''bazıları şiir okur ve yazmayı öğrenirler. ben şiir okudum ve yazmamayı öğrendim. ''
devamını gör...
1517.
içimde her sabah doğmaya çalışanlara inat
kendimi öldürüyorum her gece
bitmiyorum öldürmekle de öyle kalabalığım
bedenim bir misafirliğe sahne
ve ben uzatmaya niyetli değilim bu misafirliği
bistüri aceminin elinde
düsturu kaybolmuş cevapsız her sorum
ve ben çok uzun zamandır
üçüncü sayfalara göz kırpıyorum
devamını gör...
1518.
ilkokulda yapraklar dokulurdu saclarindan
biz durmadan sevisirdik
gozlerinde en guzel kosklerin anahtari
gozlerinden akan nehirlerde yikanirdim

ahh ne guzeldi seninle olmak melinda
goguslerinde gezmek vardi, diyar diyar
ahh ne guzeldi sana dokunmak melinda
kokuna sinmisti besledigim kasimpati.

islak saclarindan yapilmis sarap
genzimde dolanan alkolun tadi
ahhh ne guzeldi seninle cennet mahallesi izlemek melinda
ahhh ne guzeldi cagla sikelin efso fizigi melinda off vallahu azdim...

ahhh melinda ahhh
hani bazen dusunurdum sen mi cagla sikel mi
siirlerime konu olurdu onun o surahi boynu
o endam o durus
sanki teni cehennemde kavrulmus...

off melinda offf
simdi sen ve cagla'nin arasinda olmak vardi...
devamını gör...
1519.
bozkırda

işte bu rüzgar bu eski uğultu
beklediğim sendin hoş geldin
dilimde yakası açılmadık anılar
titrer sırtımı dayadığım dağ

başımda eski günlerden kalmış
ıslatır durur duasız yağmurlar
şimdi öylece bakarım göğe
inanırım kimse inanmasa da

adımı kuşlara fısıldayan biri var
devamını gör...
1520.
bazı cümleler anlamını yitirmeden başlamalıydım yazmaya.
niyetim de yok oysa, ne anlaşılmaya,
ne de kendimi kurtarmaya.
biraz tanrı'ya kırgınlık mevcut, boynu bükük dualarım var.
az biraz da örselenmiştir canım.
kanamış yaralar mevcut,
altı üstü;
21 gramlık ruhumda.

ben ki bir bana sığınan basit bir adamım aslında.
içimde;
gözleri sönük ölümden çocuklarım,
ölümden korkmayan intihar komandolarım,
vatan belleyip bildiğim bir tenhalık.
unutulmasın ki,
sizlere bunu anlatıyor olmam,
sizi sevdiğim anlamını da taşımaz.
baktığım o yüzleriniz,
o hissiz gözleriniz,
aynalardan ayırmadığınız o suretiniz,
evet, hepsi birer et ibareti.

tanrım,
beni yarattın, ama beni neden insanlarla sınadın?
başka yolu yok muydu,
nefret beslediğim bu sınavın?
ve yalnızım.
taşı kırılmış bir mezar kadar,
nasıl algılıyorsan öyle algıla.
anla, ya da anlama.
anlatmaya çalıştım,
kararınca.

15:56
burak.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının şiirleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim