261.
şiirin adı: bakmaya dilim varmıyor

tür: sinestezik

dişlerim platin sarışınlarla dolu
kalbim titanyum alaşımlı bir mitralyöz gibi tatatata
mikrofon sizde kalsın benim şarkım kulaklardan geçmez doğrudan boşluğuna saplanan bir mızrak gibidir bestelerim ve melodi yada notaları görünmez.

derneklediğim bestelerim ocakta unutulan bir kasım gibi zıp zıp yanar. baklava dilimi gibi kokuyorsan eğer, işte bunlar da benim soyut ellerim, parantezler kadar sıcağız portmantolar şahit, solungaçlarımız sımsıkı ve dimdik.

üç birim zabıta ve bir ünite polis içimde,
vajinaya ihanetten yargılanıyorum alternatif bir gelecekte.
fahişelerin yaptığı kurabiyelerden istiyorum. bedava ve uysal bir şerefsizlik geçirdim geçenlerde, dillerim çok yalamaktan alçıda, ot varsa kova burcuyumdur, yem varsa eşşek.

1 milyon tane dünyanın en güzel kızı vardır illaki, paralel evrende düşmeyi beklediğim ateşli cehennemde.

şeftalisinden bilgelik akan, istanbul dekolteli astarı yırtık bir sürtükle aynı manitaya lezbiyen olmak vardı şimdi.

ben mastarına ulama çektiğin soytarılardan deliyim, bir şey tısla sana tek tek ömrümü sıkayım. çaptaze yüzlükler demlenir foyamda. kırbaç kırbaç yükselen çıplak bacakların alegoritmasına sokayım. dalgalarımı okşayacak kenarları olmayan denizlere açılıp korsanlarla deniz kızı emmeliyim. şiirim kurumuştur artık, hadi sarıp içelim. tarçınlı mayonezli sürtükler aşkına, dans edelim şu kurtlarla.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
262.
hayatıma giren bazı kadınlar vardı
mesela çok gülerdi birisi
dişleri yeni boyanmıs oda gibiydi
bir takım fırca izleri dışında
çok estetikti güzel kokardı
hep anımsadığım bitanesi
mükemmel resim yapardı
şiir gibi
o çok vefasız çıktı gerçi
ilkim gibi.
ağlayışları var bazılarının
hiç gitmeyen olduğu yerden
bu içimdeki sızıların
geldiği hiç bilmediğim yerden.
yorgunum tabi insanlık hali
bende hissediyorum
sizin bıraktığınız yerden
ben yeni başlıyorum.
devamını gör...
263.
ömür bir sıra
bense onun sonuna doğdum

sıraya kaynayanları gördükçe
kustum

öfkemi.
devamını gör...
264.
kırık aynada kırık düşler
pervasız birkaç söz
tozlu çekmecede bir fotoğraf;
ucu yırtık.
ve hediye bir saat
zamanı durdurmakta.
devamını gör...
265.
tam 6 yıl olmuş yazalı. türk hava yolları'nın dalaman- sabiha gökçen uçuşunda eski sevgilime yazmıştım bu şiiri. tahmin edersiniz adı ayşegüldü. güzel zamanlardı 6 ay kadar sürdü ilişkimiz, bitişinden 2 ay sonra askerden dönen eski sevgilisiyle evlendi. turgut uyar: 'benim her duygum biraz hüzün gibidir' der. bende sadece bir kelime değiştirerek özetlerim bazı şeyleri: 'benim her ilişkim biraz hüzün gibidir'.


günaydın ayşegül
baya bi feetten yine sana yazıyorum
he arada pilota acayip kızıyorum
ismini anons istedim ancak evlenirsen dedi
hayat çok zor
beni evliliğe itiyorlar .
oysa ben yaşamak istiyorum
ayşegülle,ayşegüllü yaşamak.
sen şimdi uyuyorsundur
ne güzel uyursun hem
arada kalkıp çaktırmadan seni izlerim.
daha hiç farketmediğine göre
bu işte de baya iyiyim .
öyle güzel kokarsın ki,
kıskanan çiçekleri sayamam.
biliyo musun
dünya tenin koksa
savaşlar biter,küsler barışırdı.
kimse açlıktan ölmezdi
olsa olsa mutluluktan ölürdük .
yahu şimdi bana anlat diyorlar
ayşegül'ü anlat,
ne desem boş ne desem lafta,
kelimeler boş kelimeler yafta .
tanrıya sorsak
neden yarattın dünyayı diye
o anlatsa insan anlamaz,
şu koskoca evren de
akıllı olsa da insan
her boku da anlayamaz .
heh işte ondan
diyorum ya sizee biraz fazla
ayşegül
bana tam
şiire az
devamını gör...
266.
yine bahar geldi işte
sen yoksun.
güneş sensiz doğuyor
sensiz açıyor solgun çiçek
ve toprak artık hüzün kokuyor.
kaybetmiş iklimini köşe bucak
seni arıyor bu mevsim
neredesin ?
devamını gör...
267.
karşı siteden gelen saklambaç oynayalım sesleri gibiyim
aslında uzun zamandır saklanıyorum
bulamıyorlar, bulmasınlar
omurgam hala dik, yokuşum hala uzun
ama koptu kayış, yağmurlar kara dönüyor
yapraklarım gözyaşlarımın üzerinde salınırken
uzaktan bir fırtına geliyor
taa içimden
sokak lambaları göz alıcı, insanlar yorucu
özledim özledim özledim
revnak bir yerde değilim sadece ateş böcekleri hep tepemde
mihnet içinde kaldım
gel gel gel
varlığımı sorgularım intihara yakın
tepemde toprak bitene kadar
binlerce kez yeniden
her doğuştaki batışa ithafen
gözlerim kararır her yıldız ışıltısında
kıvılcımlar yakar beni
ah o kıvılcımlar
kapı gıcırtıları
kısa nefesler, uzun metrajlı hayaller
git git git
devamını gör...
268.
şiirin adı: marihan baba

tür: epistemolojik

duman, dedi marihan baba,
hep bir ağızdan efendim dedik,
mağarada boş kafalı genç müridlerdik,
ve dönsün dedi marihan baba.

pervane gibi döndü zıvana dudaktan dudağa,

ocak, dedi marihan baba,
hep bir ağızdan emret dedik,
hiç sönmesin, dedi marihan baba.
baba sardı, biz döndük, ocak harladı, biz yandık.

herkes pişti, çok güzel oldu.
devamını gör...
269.
annemin hoşuna gitmişsin

bu kız diyor iyi kahve yapar misafir gelince
allah korusun onu doğan görünümlü şahinlerden
maşallahı var hasta olunca arkana bez koyar
hafta sonları avmlere götür yoksa çabucak kaçar
insan insan olalı böyle zulüm görmedi
ne zamandır komşunun oğlu örnek olmuyor
bizde gençtik olum bir zamanlar sen bilmezsin
sene bilmem kaç fahişelik prim yapmıyor....

öle sevmeden sevişme yoktu
kahveler köpüksüz olmazdı
sevişme yoktu!
inanmazsan huysuz virjine sor
devamını gör...
270.
tanrım
sanki geride kaldım
beri yavaştı kendim uzak-yakın
leblebi kavrulurken bir is duman
bizim bahçeci hasanmış
sorma çok düşkündür nohutuna
nerden geldim dedim diyeceğim
hayranınım
onca olasılıktam ben, diyelim midas diye biri hasıl, hasılat oldu denilebilir
altından mıdır her gelinin kulakları?
düşmüştür oynarken beşi bir yerde
gerideysem de gel
yer açtım çayın hazır
eric abi çalıyor şu an zaman mı
iki dakika sonra ne olur bilemem
çaydanlığın suyu biterse bir nehirin
mutlaka vardır
bizim şehrin suyu kireçli böbrek taşı yapıyor
bulutları desen çizimi halk için
geçen gün seni seviyorum yazısına uçtu birkaç gaye
sorma kafam iyi on dakika sonraya
ramazandan önce günahı köfteciye
hamuru mayasız gömülerin
birazdan birini patlacak defineci
burnu gitti hattuşanın
ekmeklerini birasız yapacaklar
mecburen kaçacağım yardım simitinden
okeye dönüyor tarih
biri taş çalıyor belli
hegel bu kadar düşünmese akşam üstleri
belki saati sorardım gelecek derdi çocuğum
öperim gözlerini
devamını gör...
271.
kanatlarım yok ki benim,
bugün gene uçamadım.
hasretim gökyüzünün enginliğine.
hasretim bulutların şefkatine.
hasretim özgürlüğün zenginliğine.
kalkış saatim belli benim.
varış saatim belli benim.
tıklım tıklım dolu içim.
ben tarifeli bir trenim.
gece gündüz gidiyorum.
bir uğurlayanım dahi yok.
son durağa gelsem bile,
daha gidecek seferim çok.
dolar dolar boşalır içim.
kirlenir kirlenir temizlenirim.
ben tarifeli bir trenim.
zincirlerle bağlanmışım bu dünyaya.
prangalar vurulmuş ayağıma.
mahkumum iki tane raya.
gidiyorum bir o yana bir bu yana.
ben tarifeli bir trenim.
kırılmış kolum kanadım.
bugün gene uçamadım.
hasretim gökyüzünün enginliğine.
hasretim bulutların şefkatine.
hasretim özgürlüğün zenginliğine.
ben tarifeli bir trenim.
devamını gör...
272.
dışarıda uğuldayan rüzgar
çirkin bir şarkı gibi yine
çarpıyor çığlık çığlık
her anının yüzüne.

titreyen kırık camlar
hüznü kesiyor yeniden
yeniden ruha aksediyor
bir karanlık aniden.

-fıstıklıbörek-
devamını gör...
273.
yaratıcılığımın zirvesindeydim, bir ses geldi
çalışmak istiyordum dokunan eller olmadan
içimdeki boşluk henüz solmamıştı
günde 20 kilometre yürüdüğüm zamanlar

hepsini nasıl anlatayım ve daha ne göreceğim
inan merak etmiyorum, gördüm göreceğimi
olgunluk boş ve insanlar
bu yüzden susmak ve sadede gelmek

oynadım çok defa boş yere
tecrübe hayattan soğutur
görmüşler depresif olurmuş
her depresif görmüş değil

kapana kısılmış hissetmelerin
kaçamazsın bu evrenden
ölmek istersin ama kimse duymasın
bak hâlâ umursuyorum

bilinçli yapılan her şey utanç verici ve kusurlu
dünyayı mahveden şey
salamadık kendimizi çünkü
yetmeliydi su, yemek ve cinsellik

tanrının tımarhanesi ve birçok habitat
böyle mi olmalıydı bence hayır
sınavı reddetmekten başka bir şey gelmiyor elimden
onun da bir işe yaramadığı gibi
nedensizce her şey çok nedensiz
devamını gör...
274.
simurg küllerini silkelemiş balkondan
bütün zabıta sokakta
muhtar pink floyd keşfinde
ne ihtiraslı adamdır bunlar
yat kalk sabaha bebek
feniks bakma sen mahallenin çukuruna
düş diye demedim
o kanatlar takma değil ya
yeniden doğmayı o kadar da istemeyenler için
simulasyondan başım döndü
kudretinden az sonra çarpılırım nasılsa
arap sabunu sıkıştırır
ege' de graben köpürür
ay ders notlarım karışmış
biri var her şeyin fevkinde sefahatinde
yetinmeyip sayısız kez zevcesinin
dizinden nane ayıklaması
mucizedir bir bakıma
kokla kokla kaçar elbet herkes
ninni söyle ata bin
ata binerken ninniyle savaşma
yetmezse güfte için azıcık kırpıyoruz
divan-ı kalçadan
nahoş tanımlar bunlar
koptum kendimden
çığ gibi geliyorum
yetişin a dostlar yetişin
küllerime engel olamıyorum
balkon sefası açacağım birazdan
devamını gör...
275.
sabah henüz uyanmamıştım
çayı henüz demlememişti aydınlık
uyanmışım da uyandığımdan
haberim yok sanki ya da kokusu gelmek üzere günün
belki rüyadayım
penceremde bir ürkek serçe
göz göze gelmeyi hesaplamamıştı
önce sustu
sonra
hızlıca kondu başka pencerenin dalına
ağacım yeni ben ona yeni
daha dün gibi buz tutmuş dalları
ne de çabuk açmış rengine
ışık gidiyorum dememişti
gölgemi katlayıp yatağa uzandım
henüz sabah olmamış
birazdan erken olur her şey
dallarına serçe konar belki ağacımın
belki kış gelir iki rüya arası
sonra iyisi mi çay koyar aydınlık
ben ve evdeki yaşlı kadın
sevgini vermiştin bir zamanlar ona hatırlarsın
yoksa hiçbir kadın doğurdum diye
benzetmez kendini tanrıya
her insan bağışlamaya hazır
çiçekler açma yorgunu olmaz mı?
en çok kimin sözü geçer
sınırlarda hangi sözler yakalanır?
bir haber bekliyorum
sabırla
belki rüyadayım
belki geçmiştir her şey
her insan sevilmek ister
demiştin bir zamanlar
bağışlanmaya hazır
devamını gör...
276.
absürt komedi,yaşamın sırtında kara leke
gecenin nefesi rutubetli sakırga
kaybettik,yıkıldık elimizde kalanlar tereke
şimdilik sevincin tadını çıkar albaga!
devamını gör...
277.
sen ve ben
aykırı iki beyin
tüm yozlaşmışlığıyla dünyanın
nefes almakta zorlanan iki parçası
belki buğulu bir sabahın
tüm çıplaklığıyla perde arkası
aşk, ihtiras yıllanmış şarap tatında
sen ve apansız bir tutku
bir adam kaç kere yaşar hayatında
yaşasa, ki eminim
o ihtişamla tutulurdu nutku.
sen ve ben
konuşmadan ne çok şey anlattık
bir bakış, bir gülüş, onca susuş
oturduk bulutlara bir sigara yaktık
gel kadın gel de gökyüzümle konuş.
o anlatsın sana
çiçekleri, bahar kokusunu
o son papatyayı ,son karanfili
kanatlarına adını kondurduğum
rengarenk kelebekleri.
sırtımı yaslayıp sabahtan akşama kadar
seni düşündüğüm o sığla ağacını
her seferinde yıkıldı hayallerim
ama ben hep seni ayakta tuttum.
sana tutundum kadın, sendin umudum.
birleştirip seni seven tüm yanlarımı
bir adam yarattım
o adam büyüdü
şimdi dönüp bakınca aynaya
öyle bir adam görüyorum ki
yalnızlığı bile
baştan sona sen.
ah bir bilsen...
devamını gör...
278.
biz yetmişliler seksenliler,
hüzünlü mahzun bir nesildik biz,
yetmişliler seksenliler.
büyüklerimiz az sevdi bizi,
küçüklerimiz az saydı.
bir yanımız hep ezik kaldı,
ondan bitmiyor eskileri anmalarımız.
*elma kokan salon*
devamını gör...
279.
şiirin adı: zaman kolumdaki kelepçe.

tür: teorik

sustuğum zaman ikiye ayrılır insanlar, ve ben bütünlük aramadığım gibi ikiye ayrıldımı bir şeyler susarım. sustuğum ayrılıklar, zamanı ikiye insanlar. konuştuğum zaman insanlar yokturlar, var olmadıkları için insanlar, konuşmadığım zamanlar olur. zamanla susarım ve olmayan şeyler ikiye bölünür, insanlar konuştuğunda zamanlar ikiye susar. bölündüğü zaman susan insanlar ikiye ayrılır. sonunda ayrılan insanlar susar ve dünya ikiye bölünür zamanla.
devamını gör...
280.
fırtına öncesi sessizlik zamanları.
tetikteyim!
korkuyorum!
kuruyorum zihnimde.
bir bir gelen düşler
aynı hızda yok oldular.
kuruyorum sensizlik alarmını zihnime.
gülüşlerin kayboldular.
kuruyorum sessizlik alarmını zihnimde.
ses etmeden ayrıldılar.
kuruyorum alarmı.
sessiz bir şekilde haykırdılar.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının şiirleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim