normal sözlük yazarlarının şiirleri
başlık "martinneder" tarafından 08.01.2021 18:06 tarihinde açılmıştır.
1381.
belirdi heva üzre üç muhim bir anluk
biri nefî biri şinâsî biri tapduk
nefî etti kelamı şâdan oldu asumân
yürüyüp gitse idi cihan olurdu handan
bin kez daha revnaklı batılıdan şinâsî
nice ilkler yarattı bir izdivaç etmesi
yürüdü yane yane çok sevilen bir tapduk
tabir etti düşümü dedi sonu tahakkuk
gördüm düş bitti uyandım heman
döküldü dilden bunlar nagehan
biri sahtiyen giymiş biri gömlek biri kadife
şaştım kaldım bunları nasıl getirdim redife
haykırsam ben şimdi tutî mucize guyem
ehli dilin methine haznem yetmez ne diyem
bu yaşıma geldim de sükûnetten suçluyum
gönül ehli olursam bu üçlüye borçluyum
hala sağlam bir eser getirmedim meydane
ehli dil büyüğünü sığdıramam şükrane
yetersizlik acısı kıvrandırır sancıdan
baş yapıt bekliyorum kırkyıllıkyabancıdan
ehli dilin madeni ne altındır ne cıva
adamların hamuru zeka ile masiva
hayatları bahseder güler yüz kanaatle
methiyyeye sığmazlar ehli dil defaatle
biri nefî biri şinâsî biri tapduk
nefî etti kelamı şâdan oldu asumân
yürüyüp gitse idi cihan olurdu handan
bin kez daha revnaklı batılıdan şinâsî
nice ilkler yarattı bir izdivaç etmesi
yürüdü yane yane çok sevilen bir tapduk
tabir etti düşümü dedi sonu tahakkuk
gördüm düş bitti uyandım heman
döküldü dilden bunlar nagehan
biri sahtiyen giymiş biri gömlek biri kadife
şaştım kaldım bunları nasıl getirdim redife
haykırsam ben şimdi tutî mucize guyem
ehli dilin methine haznem yetmez ne diyem
bu yaşıma geldim de sükûnetten suçluyum
gönül ehli olursam bu üçlüye borçluyum
hala sağlam bir eser getirmedim meydane
ehli dil büyüğünü sığdıramam şükrane
yetersizlik acısı kıvrandırır sancıdan
baş yapıt bekliyorum kırkyıllıkyabancıdan
ehli dilin madeni ne altındır ne cıva
adamların hamuru zeka ile masiva
hayatları bahseder güler yüz kanaatle
methiyyeye sığmazlar ehli dil defaatle
devamını gör...
1382.
başına buyruk,
dehlizlerde,
biraz gün yüzüne çıkmak istemeyen
bazen firari #754518 .
dehlizlerde,
biraz gün yüzüne çıkmak istemeyen
bazen firari #754518 .
devamını gör...
1383.
ben ki--
düşleme bir kurban mal,
"ruhuma acıyın" diyen dilenciyim.
kayra-i güfran'
serap ile rüya..
iki evren arasında,
bencileyin.
ben ki--
yabanda yalnız,
sisli yolda sarhoş,
altın şehri arayan şövalyeyim.
düşleme bir kurban mal,
"ruhuma acıyın" diyen dilenciyim.
kayra-i güfran'
serap ile rüya..
iki evren arasında,
bencileyin.
ben ki--
yabanda yalnız,
sisli yolda sarhoş,
altın şehri arayan şövalyeyim.
devamını gör...
1384.
benim gözümden bakabilir misiniz dünyaya?
bir annenin gözünden çocuğuna yada bir ressamın gözünden tablosuna bakar gibi.
herşeyi görenlerin gözünden görünmeyenlere bakabilir misiniz?
bir aşığın gözünden çaresizliğine yada bir hastanın gözünden ölüme bakar gibi.
benim ellerimle çizebilir misiniz resimleri?
bir saf çocuk gibi yada bir acemi aşık gibi.
verebilir misiniz bana düşlerimi?
bir yaşlıya yıllarını verir gibi yada bir acıya merhem sürer gibi.
benim adıma seslenir misiniz dünyaya?
canınız yanar gibi yada canınız yanmış gibi.
bir annenin gözünden çocuğuna yada bir ressamın gözünden tablosuna bakar gibi.
herşeyi görenlerin gözünden görünmeyenlere bakabilir misiniz?
bir aşığın gözünden çaresizliğine yada bir hastanın gözünden ölüme bakar gibi.
benim ellerimle çizebilir misiniz resimleri?
bir saf çocuk gibi yada bir acemi aşık gibi.
verebilir misiniz bana düşlerimi?
bir yaşlıya yıllarını verir gibi yada bir acıya merhem sürer gibi.
benim adıma seslenir misiniz dünyaya?
canınız yanar gibi yada canınız yanmış gibi.
devamını gör...
1385.
çok canım sıkılıyor,
puşt vuralım istersen.
puşt vuralım istersen.
devamını gör...
1386.
güzelim saat olmuş üç
kaç saattir içiyorsun, çüş
yeni gelin gibisin
yerim dar deyip istersin cümbüş.
tşk.
kaç saattir içiyorsun, çüş
yeni gelin gibisin
yerim dar deyip istersin cümbüş.
tşk.
devamını gör...
1387.
geride kalan her şey gibi
eskimiş, solmuş
belki de bizden çok uzaklaşmış,
çizgiler çubuklar sevmezsin ama
kızdıkça, güldükçe
yüzünde kalmış
çektiğin aklına zincir vursa da
gördüğün bildiğin başına taçmış..
bir gülmüş güller açmış
bir gülmüş, bir gün solmuş.
aklına dişini geçirmiş soruyu
tanıdığı herkese sormuş,
bulamamış cevabı.
düşleri resimmiş
gözlerine asmış
düşleri böyle hep gerçek sanmış
burnunun ucundan geçen herkesi
görememiş, düşe düşmüş gözü
hepi topu verdiği tek sözü
tutamamış, öylece kalmış.
bir avuç göğe sığmış
koca şehre sığamamış
bir yumruk kalpte atmış
ama hiç bir olamamış...
masal olmuş anlatılmış
kaçan olmuş yakalanmış
gülen olmuş da içi hep ağlamış
sonra biri şiir yazmış,
ona yazmış.
ama o, hiç okumamış,
okuyanı da duymamış...
eskimiş, solmuş
belki de bizden çok uzaklaşmış,
çizgiler çubuklar sevmezsin ama
kızdıkça, güldükçe
yüzünde kalmış
çektiğin aklına zincir vursa da
gördüğün bildiğin başına taçmış..
bir gülmüş güller açmış
bir gülmüş, bir gün solmuş.
aklına dişini geçirmiş soruyu
tanıdığı herkese sormuş,
bulamamış cevabı.
düşleri resimmiş
gözlerine asmış
düşleri böyle hep gerçek sanmış
burnunun ucundan geçen herkesi
görememiş, düşe düşmüş gözü
hepi topu verdiği tek sözü
tutamamış, öylece kalmış.
bir avuç göğe sığmış
koca şehre sığamamış
bir yumruk kalpte atmış
ama hiç bir olamamış...
masal olmuş anlatılmış
kaçan olmuş yakalanmış
gülen olmuş da içi hep ağlamış
sonra biri şiir yazmış,
ona yazmış.
ama o, hiç okumamış,
okuyanı da duymamış...
devamını gör...
1388.
devamını gör...
1389.
ne acayiptir gökyüzü,
bu hangi kitabın önsözü,
çok canım sıkıldı,
limon muyum ben şimdi?
kendime mi gelsem yoksa
parkta mı uyusam?
korkularıma bir rövaşata,
şimdi ben hangisine kafa atsam?
yıldızlar depresif mi takılırlar, sonra atlarlar uzaydan?
hangi gezegene sorsam,
memnunmuş yörüngesinden!
bizi böyle yapan,
mutluluk bile paraylan (düz okunuş)
bu hangi kitabın önsözü,
çok canım sıkıldı,
limon muyum ben şimdi?
kendime mi gelsem yoksa
parkta mı uyusam?
korkularıma bir rövaşata,
şimdi ben hangisine kafa atsam?
yıldızlar depresif mi takılırlar, sonra atlarlar uzaydan?
hangi gezegene sorsam,
memnunmuş yörüngesinden!
bizi böyle yapan,
mutluluk bile paraylan (düz okunuş)
devamını gör...
1390.
animatör bir kıza vuruldum adı nastya,
dansettik beraber avrupa, asya..
sordum, öğrendim ki memleketi rusya,
altın rengi saçların kremlinin kubbesi mi?
maviydi gözleri sarhoş oldum denizinde,
çizilmiş yüreğimin dövmesi sol omzunda,
öpüşseydik dudaklarımız akdenizin tuzunda,
seni antalyaya gönderen o putin ibnesi mi?
cenabettinim mühürlendi bir güzele gönlüm,
bir gün olsun ama onla olsun ömrüm,
ben nice kadınlar, nice sevdalar gördüm,
moskova gönlümün kıblesi mi?
dansettik beraber avrupa, asya..
sordum, öğrendim ki memleketi rusya,
altın rengi saçların kremlinin kubbesi mi?
maviydi gözleri sarhoş oldum denizinde,
çizilmiş yüreğimin dövmesi sol omzunda,
öpüşseydik dudaklarımız akdenizin tuzunda,
seni antalyaya gönderen o putin ibnesi mi?
cenabettinim mühürlendi bir güzele gönlüm,
bir gün olsun ama onla olsun ömrüm,
ben nice kadınlar, nice sevdalar gördüm,
moskova gönlümün kıblesi mi?
devamını gör...
1391.
çok yıprandım
uzunca bir yoldu.
çok sarsıldım
ama uyuyunca bitiyordu
bir söze küsüyor bi gülüşe düşüyor
bazen de biraz üşüyordum
kafam yine koca bi metropol.
olanları düşünüyor ama olmayanlardan fazla değil.
garip olmayan şeyleri düşünmek
sanırım pek akla yatkın değil.
olsun
söz konusu mantıksa
kimse değil sorun değil
-h. ş. k.
uzunca bir yoldu.
çok sarsıldım
ama uyuyunca bitiyordu
bir söze küsüyor bi gülüşe düşüyor
bazen de biraz üşüyordum
kafam yine koca bi metropol.
olanları düşünüyor ama olmayanlardan fazla değil.
garip olmayan şeyleri düşünmek
sanırım pek akla yatkın değil.
olsun
söz konusu mantıksa
kimse değil sorun değil
-h. ş. k.
devamını gör...
1392.
uzun zamandır yoktum.. hüzünlü bir şiirle tekrar aranızdayım.. okurken yanınızda peçete bulundurun gözyaşlarınızı silmek için..
şiirimin adı: hoşlandığım kızın litvanya'ya erasmus'a gitmeye karar verdiğini geceleyin şahsıma ilettikten sonra aramızda geçen <aa süpermiş> <teşekkür ederim> diyalogu üzerine düşünürken aniden basan hafakanın zihnimde yarattığı bazı mülahazatı şamildir
saçma sapan yalpa yalman bir gecedeyken
nereden çıktı litvanya
gurbetteyiz zaten kendi vatanımızda......*
ne bileyim antalya'ya git hatay'a git
ama gitme oraya........
delişmen çiçekler burada
orada sovyet mimarisi falan
-ben severim aslında ama sen sevmezsin diye öne sürüyorum-
bırak,
uyma şu lezbiyen arkadaşına
her şey çıkıyor onun başının altından.......
üşüyorum
üşürken düşünüyor düşündükçe üşüyorum
bak oralar soğuktur ha
hazır iklim de bozulmuşken istanbulda
hazır yaşıyorken sonbaharı kışta
bir daha mı düşünsen acaba????????
dariuslar leviler nikolaslar
sana benim gibi davranacaklar mı
bak kızım bak tatar'ım
ne işin var gavur illerinde diye
yaradan sormayacak mı..........
şiirimin adı: hoşlandığım kızın litvanya'ya erasmus'a gitmeye karar verdiğini geceleyin şahsıma ilettikten sonra aramızda geçen <aa süpermiş> <teşekkür ederim> diyalogu üzerine düşünürken aniden basan hafakanın zihnimde yarattığı bazı mülahazatı şamildir
saçma sapan yalpa yalman bir gecedeyken
nereden çıktı litvanya
gurbetteyiz zaten kendi vatanımızda......*
ne bileyim antalya'ya git hatay'a git
ama gitme oraya........
delişmen çiçekler burada
orada sovyet mimarisi falan
-ben severim aslında ama sen sevmezsin diye öne sürüyorum-
bırak,
uyma şu lezbiyen arkadaşına
her şey çıkıyor onun başının altından.......
üşüyorum
üşürken düşünüyor düşündükçe üşüyorum
bak oralar soğuktur ha
hazır iklim de bozulmuşken istanbulda
hazır yaşıyorken sonbaharı kışta
bir daha mı düşünsen acaba????????
dariuslar leviler nikolaslar
sana benim gibi davranacaklar mı
bak kızım bak tatar'ım
ne işin var gavur illerinde diye
yaradan sormayacak mı..........
devamını gör...
1393.
ayçura (türk mitolojisindeki doğa tanrısı)
ayçura bizi lanetledi
gerçek tanrıdan vazgeçenleri
suyu ve doğayı kirletenleri
sürekli çoğalan bilgisizleri
ayçura erlikle anlaşacak
dünyaya hastalıklar yayacak
üst üste depremler olacak
dena kafamıza yıkılacak
ayçura bizi lanetledi
gerçek tanrıdan vazgeçenleri
suyu ve doğayı kirletenleri
sürekli çoğalan bilgisizleri
ayçura erlikle anlaşacak
dünyaya hastalıklar yayacak
üst üste depremler olacak
dena kafamıza yıkılacak
devamını gör...
1394.
şiiroksit
bulutsuz bir gökyüzü gibi
başımın içindeki soyut düzlem
rahmetli ve sevecen
ellerim pamuk tarlası
kavrulmuş yada unutulmuş
kelimeli ve süreğen
dilim paslanmış susmaktan
aşka ve özgürlüğe açılan
çilingir bir kapı gibi
ulayan ve devinen
toprağımda yeşeren bütün çiçekler porselen
ben ayvaz bir telaşı kemirip olgunlaştırırken
rüyaların rıhtımından demir almış kaçıyor
gençliğim zamanımın ellerinden.
bulutsuz bir gökyüzü gibi
başımın içindeki soyut düzlem
rahmetli ve sevecen
ellerim pamuk tarlası
kavrulmuş yada unutulmuş
kelimeli ve süreğen
dilim paslanmış susmaktan
aşka ve özgürlüğe açılan
çilingir bir kapı gibi
ulayan ve devinen
toprağımda yeşeren bütün çiçekler porselen
ben ayvaz bir telaşı kemirip olgunlaştırırken
rüyaların rıhtımından demir almış kaçıyor
gençliğim zamanımın ellerinden.
devamını gör...
1395.
nerde olsam huzur yoksa benliğimden sizene
taşa bassam izi çıksa kimliğinden sizene
söyleyince tesir yoksa bildiğimden sizene
tercih ettim imza attım kaderimden sizene
gönül verdim aşık oldum sevdiğimden sizene
günü geldi karşı koydum ittiğimden sizene
kahır çektim elem gördüm çektiğimden sizene
vah tüh deyip kınar isen kederimden sizene
yoktur huzur yoktur rahat bıktığımdan sizene
aş istemem ekmek demem kıtlığımdan sizene
metaliğe kurşunları sıktığımdan sizene
memnun değil isen benden yokluğumdan sizene
taşa bassam izi çıksa kimliğinden sizene
söyleyince tesir yoksa bildiğimden sizene
tercih ettim imza attım kaderimden sizene
gönül verdim aşık oldum sevdiğimden sizene
günü geldi karşı koydum ittiğimden sizene
kahır çektim elem gördüm çektiğimden sizene
vah tüh deyip kınar isen kederimden sizene
yoktur huzur yoktur rahat bıktığımdan sizene
aş istemem ekmek demem kıtlığımdan sizene
metaliğe kurşunları sıktığımdan sizene
memnun değil isen benden yokluğumdan sizene
devamını gör...
1396.
iki çocuğum var
biri hicran
öteki hicaz
iki derdim var
biri sen
öteki seni bağlamaz
iki dileğim var
biri senden
öteki yüzüme bakmaz
iki ömrüm var
birinde sen
öteki sensizlikten hep az.
biri hicran
öteki hicaz
iki derdim var
biri sen
öteki seni bağlamaz
iki dileğim var
biri senden
öteki yüzüme bakmaz
iki ömrüm var
birinde sen
öteki sensizlikten hep az.
devamını gör...
1397.
gıpta ediyorum sessiz ve sakin kalırkenki o nahif tavırlarına
öylesine değil hemde, bağlanacak kadar yürekten
güneşi taşıyorsun gözlerinin siyah olması gereken yerlerinde.
öyle bir güneş ki ışıltısıyla âmâ bırakır adamı.
öyle bir güneş ki, söndürür bir parça kalan şems silüetini üzerimden...
öylesine değil hemde, bağlanacak kadar yürekten
güneşi taşıyorsun gözlerinin siyah olması gereken yerlerinde.
öyle bir güneş ki ışıltısıyla âmâ bırakır adamı.
öyle bir güneş ki, söndürür bir parça kalan şems silüetini üzerimden...
devamını gör...
1398.
biyopsi
neyse boşver diye diye
doldurduğum heybeyi
taşıyan omuzlarım aşındı şair
iyileşiyor sanmıştım
kaşındı bilinmezle açılan yaralarım
içime taşındı şair
zehir içim
dışımdan
görünmez içim
biçimsel kaygılarla perdelenmiş nazarla
uyurgezer kalplerle tezgaha gelenlere
yalandan ikinci el ninnileri pazarla
neyse boşver diye diye
doldurduğum heybeyi
taşıyan omuzlarım aşındı şair
iyileşiyor sanmıştım
kaşındı bilinmezle açılan yaralarım
içime taşındı şair
zehir içim
dışımdan
görünmez içim
biçimsel kaygılarla perdelenmiş nazarla
uyurgezer kalplerle tezgaha gelenlere
yalandan ikinci el ninnileri pazarla
devamını gör...
1399.
14 sene önceden gelen, son şiirdir. sonra bi' şey yazasım gelmedi. 16 yaş için fazla hayalci bi' konseptti gerçi.
o zamandan kalan imla hatalarını düzeltmeden:
beni kendine bırak bu gece
bırak ki benliğim;
güneşin mahmuzu olsun
hani ya kasımdı aylardan,
mevsimlerden hazan.
bütün medlerim sanaydı hani,
cezirlerim büsbütün senden
bırak beni kendine hadi,
çirkefliğimle soldurayım maskelerini
dokunuşlarım ruhuna olsun,
ölü yıldızların tozunu almak gibi…
ruhun bir terzinin besmelesi olsun,
maddenin ilmeğinden azad etsin bizi
ve kendini bana bırak bu gece.
bırak ki titrek hünersizliğim,
ortaya dökülsün;
kırılışı ol yalanlarımın
bağışlanmanın kalesi,
şarapların en nadide bağı ol.
ve beni sar,
kesinlikle bütün kesinliklerden muaf bir keskinlikle
kanat beni.
öldür,
öldür bu gece beni,
hıçkırıkların zehirli dikenler olsun.
öldür ki yarın sana dirilebileyim.
anne şefkatini yılanlarla birleştir,
yani sen ol işte bu gece,
lakin bu kadar da gülme.
ve sabah üstümüzü örterken,
leşini bırak bende.
dirilecek birşeyim kalmassın diye….
ölüm kokusu sinsin baharın yeşillerine,
matemime aldırmasın dünya yine.
ve gidişimi görsün leşin,
gönlünce…
i̇zlesin yitişimi,bozkır gecelerinde yitirsin izimi.
ki bir daha bekleme…
ama hadi, önce,
beni kendine bırak bu gece.
uğursuz gece kuşları ürksün,
solan güllerin bülbülü bekleyişi nafile.
bu gece yazılsın şiirler,
hiç okunmasınlar diye.
çöpçüler firar etsin, sönsün ışıklar
ve kahve kokusu silinsin…
ya da boşver,
hayalinle beni kendi halime bırak bu gece.
gönlümce seveyim,
yeri gelince adını vermekten ürkeyim,
ve yine o sanayım seni kendimce.
her şeyi bırak bu gece.
şarap manasız,biliyorum kibritin yok,
yani muhtaçsın yeryüzüne…
o zamandan kalan imla hatalarını düzeltmeden:
beni kendine bırak bu gece
bırak ki benliğim;
güneşin mahmuzu olsun
hani ya kasımdı aylardan,
mevsimlerden hazan.
bütün medlerim sanaydı hani,
cezirlerim büsbütün senden
bırak beni kendine hadi,
çirkefliğimle soldurayım maskelerini
dokunuşlarım ruhuna olsun,
ölü yıldızların tozunu almak gibi…
ruhun bir terzinin besmelesi olsun,
maddenin ilmeğinden azad etsin bizi
ve kendini bana bırak bu gece.
bırak ki titrek hünersizliğim,
ortaya dökülsün;
kırılışı ol yalanlarımın
bağışlanmanın kalesi,
şarapların en nadide bağı ol.
ve beni sar,
kesinlikle bütün kesinliklerden muaf bir keskinlikle
kanat beni.
öldür,
öldür bu gece beni,
hıçkırıkların zehirli dikenler olsun.
öldür ki yarın sana dirilebileyim.
anne şefkatini yılanlarla birleştir,
yani sen ol işte bu gece,
lakin bu kadar da gülme.
ve sabah üstümüzü örterken,
leşini bırak bende.
dirilecek birşeyim kalmassın diye….
ölüm kokusu sinsin baharın yeşillerine,
matemime aldırmasın dünya yine.
ve gidişimi görsün leşin,
gönlünce…
i̇zlesin yitişimi,bozkır gecelerinde yitirsin izimi.
ki bir daha bekleme…
ama hadi, önce,
beni kendine bırak bu gece.
uğursuz gece kuşları ürksün,
solan güllerin bülbülü bekleyişi nafile.
bu gece yazılsın şiirler,
hiç okunmasınlar diye.
çöpçüler firar etsin, sönsün ışıklar
ve kahve kokusu silinsin…
ya da boşver,
hayalinle beni kendi halime bırak bu gece.
gönlümce seveyim,
yeri gelince adını vermekten ürkeyim,
ve yine o sanayım seni kendimce.
her şeyi bırak bu gece.
şarap manasız,biliyorum kibritin yok,
yani muhtaçsın yeryüzüne…
devamını gör...
1400.
köylü yazarımızın şiirleri varken buraya yazdığınız her şey çöp üzgünüm
devamını gör...