1981.
güne başlıyor ya insan, şimdi karanlık
bir "merhaba" dan uzak, elde var yalnızlık
öğlen ikindi akşam gece, hep uzaklık
giden gelmiyor, haksızlık.

ıssız bir dünyada yaşıyor, çok kalabalık
her lahza gözlerde, gözyaşı yapışık
ekmek su sigara, gibi bağlılık
cezası bitmiyor, idamlık

şarkılar bitti müzik yetmiyor, artık sessizlik
susmuyor duvarlar, hep bir eksiklik
hayaller gerçekleşmiyor, yaşam sahtelik
günahı tövbelere doymadı, müşrik.
devamını gör...
1982.
biliyorum sana altın tepside sunmadılar
sahip olduklarını
tırnaklarınla kazıyarak elde ettin
biliyorum acıya göğüs gererken
yalnız ve çaresizdin
kendi başına verdin mücadeleni
biliyorum senin için insanlara güvenmek zor
ama sen de bilmelisin ki
ben sadece gülüşün
neşen ve güzelliğine değil
zor günlerine de talibim
devamını gör...
1983.
rüyalarımdan uyandım
şimdi tam gaz prensibiyle uçağım
uçağım
istemiyorum işte
istemiyorum demiştim
hayat buraya kadardı
bunu söylemiştim

dönüp durmuştum
yanıp durmuştum
kaptılar elimden
kaptılar sevdiğimi
diye bir şeyler söylemiştim

ne yalan ne dolan
ne eski ne yeni
ne acı ne tatlı bir dolu söz
ve öz

yaşanmıyor böyle olmaksızın
ve yeniden doluyor kablara
yeniden akıyor aşklara
çatılı kaşlara

bir durum bildirimi gerekli aksi takdirde zorluklardan bağışık olmak zor
ve nefesin dolarken buyruğunla
bu son gün zor
devamını gör...
1984.
bazı yolculukların
rotası baştan bellidir
bazılarınınsa kaderi
ne çıkarsa bahtımadır
bizim yolumuz ezelden çiziliydi
belki zorlu, belki engebeliydi
el ele vermeli, güvenmeliydi
ıska geçtik denize çıkan yolları
bozkır ortasında kavruldu ellerimiz
devamını gör...
1985.
münzevi yılların ardında bıraktığı
enkaz günlerin uğultusu
kulağımda kalmış gitmiyor
ağır bir travma altında gençliğim
tükenmiş de bilememişim
ne yana dönsem yıkıntı
üzerlerine basa basa geçiyorum
viran olmuş bir kentin
ardından bakıyorum
devamını gör...
1986.
eşin dostun okusa bile
birkaç gönle dokunsa bile
belki kimse hatırlamasa bile
yine de yazmaya değer

bir umuttur yorulsan bile
arayıp bulamasan bile
sen kovaladıkça o kaçsa bile
yine de yürümeye değer

kaderindir bu kaçınsan bile
razı olmalıdır gocunsan bile
yolun sonu var unutsan bile
yine de yaşamaya değer
devamını gör...
1987.
uykusuzluk disko kurdu
serin hava dansa vurdu
stalin breakdance yaparken
bıyıkların yere sürdü *
devamını gör...
1988.
ey gece! sırlarını kimseye söyleme,
karanlığınla gönüllere serinlik ver..
yıldızların nazlı bakışlarıyla süslen,
her hüzünlü kalbi aşkınla kuşat..

gönüllerde sükûnetle var ol,
kimi için ayrılık, kimi için sabahın ışığı ol..
sessizliğinde gizle her damla gözyaşını,
ve göğsünde sakla yalnızlık şarkısını....
devamını gör...
1989.
olgunlaştıkça, daha da derinleşiyorum;
zihnimin kuytularında, anlaşılmazlıklar saklı.

çatışma var yol ayrımlarımda...
sadeliğin tutkusunda,
savaşın yorgunluğunda;
topallıyor sarsıntılarım.

sessizce bastığım toprakların altında
binlerce kederle yitip gitmiş cesetler yatıyor.
gökyüzüne baktığımda,
rutubet kokuyor bulutlar;
çürük bir yalnızlık siniyor üzerime.

balkonumdan sarkıyor iç çekişlerim.
kısmi yalnızlığımın korkusu,
buğulu camların ardındaki sessizlikte saklanıyor.

ömrün menkıbelerine, kaç cümle sığar?
kalp, kaç kez nadasa bırakılır?

karanlık bulutlarda gizlenen ay,
övgü bekler ışığından...
çocukken aldanırdım parıltısına.

kendimi mi görmezden gelmeliyim,
yoksa düşüncelerimi mi?
tümceler ardım sıra,
bir akarsu gibi çoğalıyor.

insanlığımdan tat almıyorum.
umut... sizce, gerçekten lezzetli midir?

bunalmışlığım evriliyor;
bulanıklaşıyor gözlerim.
anlıyor musunuz?
gerçekten de, sözlerimi?
devamını gör...
1990.
biliyorum sana altın tepside sunmadılar
sahip olduklarını
tırnaklarınla kazıyarak elde ettin
biliyorum acıya göğüs gererken
yalnız ve çaresizdin
kendi başına verdin mücadeleni
biliyorum senin için insanlara güvenmek zor
ama sen de bilmelisin ki
ben sadece gülüşüne
neşene, güzelliğine değil
zor günlerine de talibim
devamını gör...
1991.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
1992.
ayrı ayrı acılar çekiyoruz
aynı yerlerimiz kanıyor
salıncaktan düştüğünde bir çocuğun
ya da koşarken bir taşa takıldığında
kanaması gibi dizinin hep aynı yerinden
büyüyünce de kalbimiz sızlıyor
farklı acılarla aynı telinden
devamını gör...
1993.
canım şiir yazmak istedi orraayyttt.

gel canımın içi geri
ben özledim seni
ince ayak bileklerine kurban olduğumun
sensin tenimin sesi

götür beni uzak diyarlara
isviçre'de mesela bir rock bara
sakalına kurban olduğumun
içelim galon galon bira

sonra belki aşk maşk eyleriz
kimseye de demeyiz
görenler kıskansın bizi kurban olduğumun
isviçre'ye vizesiz yerleşiriz

şimdi sorma neden taktın isviçre'ye diye
öyle denk geldi eylül gecesinde
kirpiklerine yağacak kara kurban olduğumun
üşüyelim dedim sadece isviçre'de.

bu izmir çok sıcak anladın mı
oldu eylül ayı hala klimalı
terinin tuzuna kurban olduğumun
sen gelmezsen de ben giderim tamam mı

sonra bulurum orada bir hans ya da neyse
unuturum iki dakikada o ince ayak bileklerini de
buraya kadar okuyabilen gözlerine kurban olduğumun
ben vazgeçtim tek gideceğim isviçre'ye.
devamını gör...
1994.
kiminin aradığı
kimsenin bulamadığı..

bir yıldız gibi düşer geceye
sessiz, yalnız, uzağa
dokunulmaz ama hep özlenir..
rüzgarla savrulur hayallerde
bir gülüşün gölgesinde
ve herkes bilir
ve kimse göremez
o şey, o his, o varlık
sadece kalpte saklı kalır..
devamını gör...
1995.
hikaye

iyilikten bir maske,
kötülerin yüzünde.
arsızlık dürüstlük olmuş,
fahişelerin dilinde.
suç,
adalet adına!
barış için savaşmak da öyle!
tek ihtiyacımız,
mutlak adil bir hakem.
onsuz;
iyilik,
dürüstlük,
adalet,
barış...
hepsi hikaye!
devamını gör...
1996.
tanrı

uzayı uçsuz bucaksız sanma.

mekanı, gökyüzünün dünyayı sardığı gibi sarar tanrı.

yani, "tanrı kalbimde." diyene kanma.

zamanı gelince, delilini sorar tanrı.

tanrı senin huzurunda değil, sen tanrı'nın huzurundasın.

dilenmeyi bilirsen ve dilerse, ışığını sana gösterir tanrı.
devamını gör...
1997.
görüntü flu bak manzara iğrenç kusarsan sana verim poşet
39 enlem 32 boylamında taşın altında siyah poşet



donup kalmasaydım eşikte
tutunabilir miydim soğukluğuna boş duvarın?
ilk defa sıfırı gösteriyorken duvar saati
doğruları götürmemiş miydi zaten o anda?
devamını gör...
1998.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
1999.
bir anda acı sardı beni farklı bir açıdan
bir müzik kutusunun içindeydim
en son yaş aldığımda
ve tüm hilelerimi unuttum
kalp kırıcı güç ile karşılaşınca

evet bu saçları lüleburgaz canlısının
son dokunuşu değildi ruhuma
her şey ortada
yolcu yolunda handikaplı
ve seferimi düzenledim yarına
devamını gör...
2000.
hazret göstermiş hünerlerini etmiş sanat-ı mübalağa
hasret kalmışım şefkatlice dokunsan ya yanağıma
sabret diyorlar olmuyor ama yenik düşüyorum zamana
kasvet sarıyor içimi dayanamıyorum bu ayrılığa
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının şiirleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim