101.
şiirin adı: mutualist biçimli toplum sevgisi

tür: pastoral, biyolojik, toplumcu gerçekçi, lirik

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

günaydın papatya desenli enfeksiyon sultası
günleri torbaya koyup saatleri ayarlamaya alıştım.
artık onunla aynı havayı solumamak için küresel bir bahanem var.
hoş, onun partikülleri bana erişene kadar, kaç beş para etmez ciğer değiştiriyordur allah bilir.

kimseyle ekmeğimi bölüşemiyorum artık,
yapabildiğim tek şey dijital bir dehlizde kendi kendime konuşup psikolojimi hayatta tutmak.
hayatımın en plastik ve renkli döneminin bu kadar boktan olmasını beklemiyordum. her şeyin en idealine sahibim, hayal edemediğim ve yaşayabileceğim pek az şey kaldı.

ölmek dışında arzuladığım tek şey zamanın hızlı geçmesi. belkide ölmek için tanrının benden beklediği bir çeşit bitirme tezi vardır. cenaze töreni mezuniyet töreninden daha ciddi ve ağlamaklı sadece. hayattaki her şey bir şeyler öğrenip bitirdiğimiz bir okul. aşktan öyle yada böyle geçtik, insanlıktan, bütünlemeye dönüp duruyoruz her sene. tembelliğimden ürettiğim hayallerle yazmak istiyorum tezimi. potansiyel bir biyolojik tehdite dönüşen varlığımı daha fazla sürdürmek istemiyorum ama beni hayata bağlamasını beklediğim rezalet şiirlerim var ölçü uyak düzen ahenk hiç bir şey yok. dümdüz duyguları dümdüz satırlarla ifade etmek yeterince şiirsel değilse bunun tek sorumlusu yaşamın tekdüzeliği.
devamını gör...
102.
dün

dün gece uykuda, kalemim yürüdü sonsuzluğa.
ruhunun yerine, ruhumla el ele...
dün gece karanlıkta, kağıdım gömüldü yalnızlığa.
yüreğinin yerine, yüreğimle el ele...

dün gece yağmurda, mürekkebim damladı kaldırımlara.
gözyaşının yerine, gözyaşımla el ele...
dün gece şafakta, benliğim dağıldı sokaklara.
her zerrenin yerine, her zerremle el ele.

dün gece, anlasana işte...
ruhum yürüdü sonsuzluğa.
dün gece anlasana...
yüreğim gömüldü yalnızlığa.
dün gece...
gözyaşım damladı kaldırımlara.
dün...
her zerrem dağıldı sokaklara.
devamını gör...
103.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

cukkası yedi iklim hazır kıta bekleyen şaryole bezeli yorgan kılıfı gibi dürülmüş halde buldum seni, hayat bir eskici dükkanını anımsatan mutluluklarla dolu. gramafonlardan, bahtımızın piyangosuna uzanan kırkbeşlikler gibi şans eseriyiz. kıymet bilmez ve teneke kalpliyiz, duygularımızı streçleyip deepfreeze attık. bizden ne homo sapiens olur ne de namuslu bir vatandaş.

seni bizi çok konuştuk, birde ben vardım bu arada, her şeyi olmadık bir biçime sokmaya, toplumsal düşünceye çomak sokmaya meşgulüm şu sıra. konuşmalarım öyle çiğ, öyle utanmaz, arlanmaz, gurursuzki, sakat birini karşıdan karşıya geçirmeye çalışıyorlarmış hissi uyandırıyorum herkeste. bakışlarım kefal, barbunyalarım hala taptaze ağzımda frengi tadı, sinirlerim alçıda. öyle laflar işitiyorum ki çat diye kırılıyor böbek taşlarım. başımı sokacak sıcak bir bela arıyorum. fikirlerim uyuz olmuş, dişlerim agresif, bana uzanan eli ısırıp sevgimi eti kemik geçen saatlere dönüştürmek istiyorum.

gazını çıkaran bebek gibi yazıyorum, kokusuz ama rahatlatıcı. hatta ebeveynlerimi mutlu ediyorum, artık mışıl mışıl uyuyabilirim.
devamını gör...
104.
dünya denen cennetteki hayat ormanında, ölüm çiçeği açan tek ağacım
yapraklarım solgun, gövdem yorgun, yüreğim kırgın
köklerine işlemiş bir aşkın kuruttuğu çirkin görünümlü bir odun parçasıyım
üzerine yağmurun yağmadığı tek ağacım

yaşam şansımı kemiren böceklerle dolu tüm dallarım
yaşken eğilmemiş ağacım ben
sonsuzluğa uzanabilecekken dibe batmak için direnen
toprağı sevmeyen ve ondan kurtulup özgürlüğüne kavuşmak isteyen,

ölmek isteyen...
devamını gör...
105.
manasız bir başlıktır. kimse kötü şiirlerini buraya yazıp kendini rezil etmesin. yok şiirleri güzelse hiç yazmasın. bir dergiyle iletişime geçerek şansını denesin.
tanım: çoğu olmamış şiirlerdir. hepsini okumak ise akıl kârı değildir.
devamını gör...
106.
ah bi anlasam ışıklarını camdan göklerin
aldatılmış topraklara çakılmış demirler,
kapı aralıklarından sızan pislik tohumları,
ruhi ve ben yine dalmışız bir seyrüsefere
bi kalabalık bu gece.
bi kalabalık avizesi istanbul’un
derin bakıyor uğrun uğrun ruhice
sular akıyor oysa altından bu yolun
mesafe tanımadan bombalıyoruz
su atan arnavut kaldırımları,
dumanı üstünde fırın kürekleri ,
ruhi ve ben yine dalmışız bir lüfere
bi kalabalık bu gece
bi kalabalık avizesi haliç’in
kikirdiyor kocakarı ruhi hastasıyım bu piçin
durmadan göktaşları , yorgun mermiler
lüferin kafasını aha köşeye atan ruhi
yemek seçen sokak köpeği arap
ve ben , rakılıyoruz da çarpıyor bu kefere
bi kalabalık bu gece
bi kalabalık avizesi üsküdar’ın
vur dinine yandığımın ruhisi vur dibine gitarın
soluk soluğa merdiven koşan teyze
ömrünü taze bitirmiş izmariti tutan dudak
kendine hayrı olmayan çingene sobası
ben ve ruhi yanılıyoruz yine bu fere
bi kalabalık bu gece
bi kalabalık avizesi samatya’nın
çimadam ruhi yansın ben yanayım siz yanın
ortası çökük demode çekyat ,kırık masa
kırk yerinden kırık hayalli tombul şişe
kayaların arasından sızan çifte yeşil
ruhi ve ben kapaklanıyoruz yine yere
bi kalabalık bu gece
bi kalabalık avizesi moda’nın
gözlerine uzanıyoruz miskin kedi yoda’nın
don kişot’un şişmiş meşeden kılıcı
isa’nın jilet tek çizgi ütülü janti gömleği gepetto’dan kalma çocuk rızkı odunlar
ruhi ve ben çiviliyoruz beynimizi habire
bi kalabalık bu gece
bi kalabalık avizesi beykoz’un
ruhi ardında duruyor , ben altında balyozun
devamını gör...
107.
şiir yazmak içinden gelen duyguları yansıtmaktır rezillik değil. kötüsü iyisi yazana değil okuyana bağlıdır. şiir beğenmek isteyen gitsin ünlü şairlerin şiirlerini okusun burada boşuna vakit kaybetmesin. şiir okumak duygu paylaşmak isteyen burada geziniyor zaten.

her halta muhalif olayım laf sokayım diye şekilden şekile girmeseniz ölürsünüz anasını satayım...
devamını gör...
108.
şiirin adı: kalp en verimli motordur.

tür: jeopolitik, insancıl

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

canım yandığında sevgilim,
basıncı düşer kalbimin.
bitki örtüm zodyak kuşağıdır,
gözlerin, kıyısına vurduğum akvaryum.

düşüncelerim kaşınır gecelerinde,
deprem kuşağıdır bacaklarımın arası.
felaketler hep üst üste gelir,
dudakların isteklice büzüldüğünde.
devamını gör...
109.
şiir sayılır mı bilmem ama güzel sözlü rap parçaları yapıyorum ve kısa bir süre sonra yayınlamaya başlayacağım. klipli mlipli.
''var bir hayalimiz herkesin, mutlu olmak istiyor her kesim''
bu da bir dizemden kesit olsun.
mahlas greys olacak bu arada umarım dinlersiniz kafa kardeşler.
devamını gör...
110.
kapalı kapılar ardında,
saklı bahçelerde.
soğuk günlerde ve
ıssız gecelerde.
her şey dönüyorken etrafımda,
senden başka olmadı aklımda.
meyler,aşklar akıyorken dünyada,
senden başkası girmedi rüyalarıma.
korkak ve kaypak kimselerin koynunda,
benden uzak ve bir o kadar yakında,
hiç mi özlemedin beni?
sana verdiğim kalbimi,
senle bulduğum güvenimi,
kırarken hiç acımadın ellerin?
aklımda şerit şerit hatıralar,
rüyalarımda kesik kesik kabuslar,
senden sonra biten bir hayat,
ve ölüme koşan ayaklar.
şimdi bu benim.
şimdi bu ölü bir beden.
devamını gör...
111.
gündüz ile gece,
ak ile kara,
söz ile hece,
şifa ile yara.
biz birbirimize uzağız,
her şeyden fazla.
birbirimize yakınız,
herkesten daha fazla.
ellerimiz kavuşmaz,
gözlerimiz görüşmez,
dudaklarımız buluşmaz,
sanki bir kara sevda.
bulutlar kadar yüksek,
ve bir o kadar alçak,
karlar kadar beyaz,
geceler kadar karanlık.
aşk bu; sonu şeytanlık.
devamını gör...
112.
artık adın gibisin,
gerçek bir sılasın.
yılların hasretisin,
birikmişi, hayalisin.
bilinmezler içinde
artık imkansızsın.
sokak sokak aradığım,
her bilene sorduğum,
hiç bana açmayan,
bir taze çiçeksin.
devamını gör...
113.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kürek kemiğinden kavrayacaksın hayatı,
bacakları omzuna gelecek geçip giden zamanın,
büyüyeceksin çürüyen bir kalıp peynir gibi,
zindanlardan geçecek, ejderhalarla oturup kalkacaksın,

ciğerlerin barut fıçısı gibi fitili burnunda gezeceksin,
sakın kondomsuz hayal kurma sakın,
her şeyin besleyebildiğin kadarını kuracaksın.

sen düşünebilen bir taşsın, lapis philosophorium'sun, öfkelendin mi felsefen şimşek gibi çakmalı cehaletin alnının ortasına. tabancandan bilgelik fışkırmalı, adalet kokmalı namlun. derdin, yedi gezegeni inim inim inletmeli.
devamını gör...
114.
yeniden gelecek olsaydım dünyaya,
altın olmak isterdim.
kolunda bilezik, boynunda gerdanlık, parmağında yüzük olurdum.
bir çift küpe olur, seni sevdiğimi fısıldardım kulağına, her gün.
sen de beni severdin, kimseyi sevmediğin kadar.
en yakın ben olurdum sana,
kimsenin olmadığı kadar.
devamını gör...
115.
ben hiç gelecek ekmedim
uzayıp gitti çocukluğum.
devamını gör...
116.
ahhh ilk yazımın bunun üzerine olmasını istedim. kesinlikle nazım hikmet ran’ın tahir ile zühre şiiri.
devamını gör...
117.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


isviçre'nin çöllerinde, toylak bir anadolu kadınına rastlamak gibi mucizevidir, şarabımın dumanından çektiğim her fırt.

çeneme atılmış 32 dikişin patlamasıyla infilak eder hiro-zakiler ve buenos airesler. hermanolarımın canı sıkkın, sosyalist bir sitayişteler sabah akşam.

şekilli dertler karıyoruz diskolarda, karı kızla manyetik bir alana çekiliyoruz baş başa. hararetli bir biçimde, devrim yapmak istediğimiz mevzulara odaklanıyoruz.

halk için ve doğa için tutkulu bir sanat anlayışını damardan benimsiyoruz. azer bülbül kadar inceliyoruz. traşlar ronaldo fakat bizde sade sakal rasta.

cehlimizde arifane bir kendini aymazlık mevcut. şerefsizliği seviyoruz artık, tatlı bir peachlik gibi geliyor, alıştık birbirmizi parmaklamaya.

biraz egalite, biraz fraternite olsun istiyor insan hayatta. paralar dönüp dolaşıp aynı ceplere doluyor. zırnık koklatılmayan libdosu düşük, minnoş bir toplum olduk çıktık.

dadaloğluyum ben... sinirlerim bozlaktır.

işte!

şarabım zıvanadan çıktı yine, dudaklarını pipetlediğim slikon bir porno yıldızıyla aydınlanıyor gecem. güneşi özledik güneşi! saçlarını savuran sarışın sıcağı hürriyeti.
devamını gör...
118.
beni bir ben bilirim,
gerisi bildim sanar;
ah,ben neler çekerim,
içim kor gibi yanar.
devamını gör...
119.
şiirimin adı: pazar sefası


sandero, pirzola, baget, mangal
avrat ve bebeler, lavaş ve semaver
orman mabedi, kebap ritüeli
ezme salata ve ayran şarabı.

atlet, tuğra ve voleybol
vites topuz tespih, tekel 2000
2k maaş artı agi vs homeless monte video
zam zam zam, kredi kredi kredi

ksenefon aymazı, sokrat çıkmazı
6. günün sonunda yorulan tanrı
7. günde cennet şelalelerinde
çoluk çombalakla pazar sefası.
devamını gör...
120.
şiirin adı: uzaya dağılan misketler

tür: patolojik, vurucu, atlas baladı.

müzmin güneş, ay ve dünya, mars ve kadıköy, şaraplar atlası montepulciano, ekim devrimi, latin bacaklarda sarılmış sütun gibi kübalar, en sevdiğin arabesk jazz türküsü, ekşi fıstık, çürük çilek ve bizi izleyen yetmiş milyon ateş böceği, çıldırmak üzereyken ressam olan dalinaların kübik dans fügürleri, bedeninden ruhunu kovmuş alçak insanlara ağıt yakan neptün, uranüs ve taksim, evet taksim aynadaki dünya, kızıl şerbetler akıtan mezopotamya, ararat ve cudi, toroslar ve ege, zeytin ve defne, yunan ve kolonya, gözlerindeki nebula, kurşun geçirmez bir dünya.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının şiirleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim