normal sözlük yazarlarının şiirleri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
başlık "martinneder" tarafından 08.01.2021 18:06 tarihinde açılmıştır.
2041.
çekmediğim dertler çilek almadı
dertler de haklı her şey biraz karşılıklı
sen şu şekil giyinirsen şu bayan der yakışıklı
hemen bakma dur oğul adın çıkar sekize
doz demek her şey demek zehirde de kahvede de
hatır gönül alakası olmayan iki kelime bir de
deneyince yazılmıyor bu meret bize biraz ilham gerek
en sevdiğim şair henüz okumadıkımdır-bilinçli taksir
dertler de haklı her şey biraz karşılıklı
sen şu şekil giyinirsen şu bayan der yakışıklı
hemen bakma dur oğul adın çıkar sekize
doz demek her şey demek zehirde de kahvede de
hatır gönül alakası olmayan iki kelime bir de
deneyince yazılmıyor bu meret bize biraz ilham gerek
en sevdiğim şair henüz okumadıkımdır-bilinçli taksir
devamını gör...
2042.
öbek öbek insanlarla dolu dünya
çaresiz adımlarla mesafe koymak
ne mümkün bu kalabalıkla arana
bir bahar daha geçiyor ömrümüzden
ayrılıklar sarıyor etrafımızı
göçüp gidenlerin arkasından düşünüyoruz
bir ömür ardımızda bıraktıklarımızı
sevdiklerine daha bir sıkı tutunuyor
sevmediklerini artık gözü görmüyor
hepsinden önemlisi de
sevilmeyi hissediyor insan
elinde kalanlarla
çaresiz adımlarla mesafe koymak
ne mümkün bu kalabalıkla arana
bir bahar daha geçiyor ömrümüzden
ayrılıklar sarıyor etrafımızı
göçüp gidenlerin arkasından düşünüyoruz
bir ömür ardımızda bıraktıklarımızı
sevdiklerine daha bir sıkı tutunuyor
sevmediklerini artık gözü görmüyor
hepsinden önemlisi de
sevilmeyi hissediyor insan
elinde kalanlarla
devamını gör...
2043.
biliyorum ah biliyorum
tutulumlar benim kaderim
bu oyunda vezir değilim
piyon değilim
bi bok değilim
bu şiiri teneşire tebeşirle yazdım
biliyorum böyle bir dize de yazılmıştır
benden önce kesin
bu şiiri normal sözlüke dijital harflerle yazdım
bak bu yazılmamıştır kesin
zorumdan ağladım ağladım
kimseler görmesin istedim
herkes bilsin istedim
alçaklığımı, benden gözlendiğiniz
veya açık ettiğiniz
sözüm meclisten dışarı.
burası meclisten dışarısıdır bana göresi.
onun gözlerinin olmadığı yerdir bana göresi.
şimdi bu ıssızlığın ışığında.
kime ne anlatıyorsun be amca.
off
dijital harflerle yazıyorum bunu normal sözlük'e
iyi ki varsınız dostlarım
gerçek harflerle, gerçek seslerle, gerçek nedenlerle.
aşk...
ah, aşk olur mu dersiniz?
kelimelerle?
görüntülerle?
olmaz mı dersiniz?
olur mu dersiniz?
neyi beğenmiyor özüm?
neyi çok biliyor özüm?
neyden kaçıyor gözüm?
ne bakıyorsun?
neyi beğenmedin?
kırk yıl boyunca sessiz gezindim
biraz hata etmiyeyim?
tamam, anlaştık
sıkıntıdan çatlıyıyam.
güzel antlaşma
sıkıntıdan çatlıyıyam.
bu ağların örüntüsü
kötü kalpli kim o zaman kim
of
bu kalabalıklar
beni sessizce gözler
kim dokudu bu kilimleri?
o aşk nerede?
of
kim kötü kalpli
dikildiğinde gözler üzerime:
"seni kart zampara"
benim kötü ben
kırk yıl sessizce bekledim
hah, bu gururlu inziva!
hiç bırakmadım evimin devinimini
şimdi onlarla süslü sözcüklerle söyleştiğimde:
"üf yine geldi şu feylosof özentisi"
şimdi sadelik üslubunu benimsediğimde:
"üf yine geldi bu s.timin silik tiplemesi"
şimdi hiç konuşmasam:
"kim bu çocuk"
konuşmak istiyorum
karşılıklı.
ben küp şekeri bile ikişer ikişer atarım ağzıma
katur kutur yerim
at gibi kişnemek istiyorum belki de
sadece
sadece...
kalıbımın adamı olmak istiyorum.
ne idüğü belirsiz bir cisim olmak değil.
ve efsaneye göre insan
insana buladığında her yeri
dünya bir insan evi olduğundan beri
bu yavanlık
bu renksizlik
daha da saracak bizi.
hani nerede hafifleme?
hani nerede rengarenk habitatlar?
ben dünyanın kaç bucak olduğunu unuttum
öğretir misiniz lütfen?
bu yüzler, yüzler, yüzlerce yüz
ele avuca sığdı mı dil maddesi?
tilcik.
ne bulduk?
ne bulamadık?
yediğimiz ekmek aşı, içtiğimiz alın teri,
işte geldik gidiyoruz, şen olasın halep şehri
tutulumlar benim kaderim
bu oyunda vezir değilim
piyon değilim
bi bok değilim
bu şiiri teneşire tebeşirle yazdım
biliyorum böyle bir dize de yazılmıştır
benden önce kesin
bu şiiri normal sözlüke dijital harflerle yazdım
bak bu yazılmamıştır kesin
zorumdan ağladım ağladım
kimseler görmesin istedim
herkes bilsin istedim
alçaklığımı, benden gözlendiğiniz
veya açık ettiğiniz
sözüm meclisten dışarı.
burası meclisten dışarısıdır bana göresi.
onun gözlerinin olmadığı yerdir bana göresi.
şimdi bu ıssızlığın ışığında.
kime ne anlatıyorsun be amca.
off
dijital harflerle yazıyorum bunu normal sözlük'e
iyi ki varsınız dostlarım
gerçek harflerle, gerçek seslerle, gerçek nedenlerle.
aşk...
ah, aşk olur mu dersiniz?
kelimelerle?
görüntülerle?
olmaz mı dersiniz?
olur mu dersiniz?
neyi beğenmiyor özüm?
neyi çok biliyor özüm?
neyden kaçıyor gözüm?
ne bakıyorsun?
neyi beğenmedin?
kırk yıl boyunca sessiz gezindim
biraz hata etmiyeyim?
tamam, anlaştık
sıkıntıdan çatlıyıyam.
güzel antlaşma
sıkıntıdan çatlıyıyam.
bu ağların örüntüsü
kötü kalpli kim o zaman kim
of
bu kalabalıklar
beni sessizce gözler
kim dokudu bu kilimleri?
o aşk nerede?
of
kim kötü kalpli
dikildiğinde gözler üzerime:
"seni kart zampara"
benim kötü ben
kırk yıl sessizce bekledim
hah, bu gururlu inziva!
hiç bırakmadım evimin devinimini
şimdi onlarla süslü sözcüklerle söyleştiğimde:
"üf yine geldi şu feylosof özentisi"
şimdi sadelik üslubunu benimsediğimde:
"üf yine geldi bu s.timin silik tiplemesi"
şimdi hiç konuşmasam:
"kim bu çocuk"
konuşmak istiyorum
karşılıklı.
ben küp şekeri bile ikişer ikişer atarım ağzıma
katur kutur yerim
at gibi kişnemek istiyorum belki de
sadece
sadece...
kalıbımın adamı olmak istiyorum.
ne idüğü belirsiz bir cisim olmak değil.
ve efsaneye göre insan
insana buladığında her yeri
dünya bir insan evi olduğundan beri
bu yavanlık
bu renksizlik
daha da saracak bizi.
hani nerede hafifleme?
hani nerede rengarenk habitatlar?
ben dünyanın kaç bucak olduğunu unuttum
öğretir misiniz lütfen?
bu yüzler, yüzler, yüzlerce yüz
ele avuca sığdı mı dil maddesi?
tilcik.
ne bulduk?
ne bulamadık?
yediğimiz ekmek aşı, içtiğimiz alın teri,
işte geldik gidiyoruz, şen olasın halep şehri
devamını gör...
2044.
neredesin?
içimi huzurla doldurup taşıran,
hayatıma yön veren,
karanlığımı dağıtan ışığım…
neredesin?
senin var oluşuna tutunmuşken,
alışmışken veyahut bağlanmışken…
nereye kayboldun?
içimi huzurla doldurup taşıran,
hayatıma yön veren,
karanlığımı dağıtan ışığım…
neredesin?
senin var oluşuna tutunmuşken,
alışmışken veyahut bağlanmışken…
nereye kayboldun?
devamını gör...
2045.
köşeye bırakılmış bir kadın gibi,
belinden gece geçer, omzundan kalbim.
başımı koysam sanki nefes alır ev,
yokluğun bile sarar beni, adın gibi.
belinden gece geçer, omzundan kalbim.
başımı koysam sanki nefes alır ev,
yokluğun bile sarar beni, adın gibi.
devamını gör...
2046.
çok mu sorguluyorum hayatı
içinde bulduklarımı
bitmek bilmeyen bu gözaltı
kime, neye yaradı
biraz umut kaldı
belki biraz da yaşamak hevesi
şüphesiz ki bu sorgulamalar
gün geçtikçe özümü kesti
artık basit yaşıyorum
sabah uyanıp, akşam uyuyorum
ama alışkanlık bu ya
rüyamda bile sorular soruyorum
içinde bulduklarımı
bitmek bilmeyen bu gözaltı
kime, neye yaradı
biraz umut kaldı
belki biraz da yaşamak hevesi
şüphesiz ki bu sorgulamalar
gün geçtikçe özümü kesti
artık basit yaşıyorum
sabah uyanıp, akşam uyuyorum
ama alışkanlık bu ya
rüyamda bile sorular soruyorum
devamını gör...
2047.
karanlığa ihtiyacım ; aydınlığa meftûnumdan
yalnız sana ihtiyacım yalnız sana tutkunumdan
biraz yorgun bir haldeyim bilhassa da sustuğumdan
bu gece de gelmedin yâr bu gece de üşüyorum
yalnız sana ihtiyacım yalnız sana tutkunumdan
biraz yorgun bir haldeyim bilhassa da sustuğumdan
bu gece de gelmedin yâr bu gece de üşüyorum
devamını gör...
2048.
the very same three letters
now ignites me from within
you, burning but without a light
flooding, on a cold winter night
i am a breath, ragged, sharp and quick
in my hands, bleeds a thorny stick
no reason on sight, leaving senses aside
surrendered to a brutal ride
a hand that clenches, a jaw that stands
a desperate being with the dirty hands
now rages like a hammer, forging the pain
the boiling feelings now turning to a rain
now ignites me from within
you, burning but without a light
flooding, on a cold winter night
i am a breath, ragged, sharp and quick
in my hands, bleeds a thorny stick
no reason on sight, leaving senses aside
surrendered to a brutal ride
a hand that clenches, a jaw that stands
a desperate being with the dirty hands
now rages like a hammer, forging the pain
the boiling feelings now turning to a rain
devamını gör...
2049.
yazmaya başla bir yerden
dökülsün içindekiler denize
balıkçı ağlarına takılsın umutların
yine bir hengâmede kaybolmasın
dolaşsın damarlarında tuzlu su
yeşersin bahar dalları solmasın
bir dilek tut o anda
zaman hiç olmadığı kadar yavaş aksın
sen yaz ki durmadan
satırların sonsuzluğa uğurlansın
dökülsün içindekiler denize
balıkçı ağlarına takılsın umutların
yine bir hengâmede kaybolmasın
dolaşsın damarlarında tuzlu su
yeşersin bahar dalları solmasın
bir dilek tut o anda
zaman hiç olmadığı kadar yavaş aksın
sen yaz ki durmadan
satırların sonsuzluğa uğurlansın
devamını gör...
2050.
benim payıma düşen
ne kavurucu bir keder
ne beni tüketen bir mutsuzlukmuş
dinginlik ve bir tatlı huzurmuş
bana kalan bu yolculuktan
ne içinde hapis kalacağım anılar
ne de manasız keşkelermiş
geçti, bitti dediğim iyikilermiş
bir varmış, bir yokmuş
hayaller hala yaşarmış
ne kavurucu bir keder
ne beni tüketen bir mutsuzlukmuş
dinginlik ve bir tatlı huzurmuş
bana kalan bu yolculuktan
ne içinde hapis kalacağım anılar
ne de manasız keşkelermiş
geçti, bitti dediğim iyikilermiş
bir varmış, bir yokmuş
hayaller hala yaşarmış
devamını gör...
2051.
bir kapıdan girdim
üzerinde ne umut yazıyordu ne de pişmanlık..
şuydu kazılı olan.....
kararsızlar buradan geçer..
ayaklarım tereddütten yapılmış bir zemine bastı,
her adımda biraz geçmiş
biraz da ihtimal kırıldı altımda..
burada ne suçlular vardı
ne masumlar
yalnızca kararını ertelemiş ruhlar..
bir nehir aktı yanımdan,
adı konmamış seçimlerden oluşuyordu..
içenler unutuyordu neden beklediklerini..
bir rehberim yoktu..
bazı yolculuklarda insan, kendiyle yürürdü..
yukarıdan bir ışık sızdı
cennet değildi..
aşağıdan bir uğultu yükseldi
cehennem sayılmazdı..
burası,
insanın kendine en çok benzediği yerdi..
ve anladım....
asıl ceza yanmak değil,
asıl kurtuluş uçmak değil..
asıl azap,
ne olacağını bile bile
olmamayı seçmekti..
bir adım attım..
zemin çatladı..
hikaye başladı..
üzerinde ne umut yazıyordu ne de pişmanlık..
şuydu kazılı olan.....
kararsızlar buradan geçer..
ayaklarım tereddütten yapılmış bir zemine bastı,
her adımda biraz geçmiş
biraz da ihtimal kırıldı altımda..
burada ne suçlular vardı
ne masumlar
yalnızca kararını ertelemiş ruhlar..
bir nehir aktı yanımdan,
adı konmamış seçimlerden oluşuyordu..
içenler unutuyordu neden beklediklerini..
bir rehberim yoktu..
bazı yolculuklarda insan, kendiyle yürürdü..
yukarıdan bir ışık sızdı
cennet değildi..
aşağıdan bir uğultu yükseldi
cehennem sayılmazdı..
burası,
insanın kendine en çok benzediği yerdi..
ve anladım....
asıl ceza yanmak değil,
asıl kurtuluş uçmak değil..
asıl azap,
ne olacağını bile bile
olmamayı seçmekti..
bir adım attım..
zemin çatladı..
hikaye başladı..
devamını gör...
2052.
senden
sonra
tanıdığım
her
kadın
hatırana
saygısızlıktı.
sonra
tanıdığım
her
kadın
hatırana
saygısızlıktı.
devamını gör...
2053.
hakkım yok sanıyordum
bu dünyanın nimetinden nasiplenmeye
ben gözleri kapalı büyümüş
elinden tutulmamış bir çocuktum
ben yok iken sen var ettin
varlığından haberdar ettin
ama onlar benim varlığımı
kabul etmediler hor gördüler
buralar sana göre değil
var git yoluna dediler
o gün bugündür
böyle gelmiş böyle gider
bu dünyanın nimetinden nasiplenmeye
ben gözleri kapalı büyümüş
elinden tutulmamış bir çocuktum
ben yok iken sen var ettin
varlığından haberdar ettin
ama onlar benim varlığımı
kabul etmediler hor gördüler
buralar sana göre değil
var git yoluna dediler
o gün bugündür
böyle gelmiş böyle gider
devamını gör...
2054.
tecrit dergisinde yayınlandı,mutluyum
devamını gör...
2055.
yazılmış en güzel şiiri sana yazacağım
sonra kalemi bırakıp kendimi asacağım
en güzel şiiri yazmak için kasmam
kalemi bırakıp, kendimi asmam
en güzel şiiri yazmak
kendini asmak
gerek yok bunlara
adını söylemek yeterlidir
ve gözlerin en güzel şiir
en kötüsü hangisi?
intihara mı kalkışmak?
sensiz yaşamaya mı alışmak?
ve ben seni terk etmedim asla.
hep yanındaydım kendi tarzımda.
sen bu işe ne diyorsun melike?
yapabileceklerimin sonuna geldiğimde.
ben susuz o gülüm sensiz melike.
bir gül solunca ne kalır geriye?
sonra kalemi bırakıp kendimi asacağım
en güzel şiiri yazmak için kasmam
kalemi bırakıp, kendimi asmam
en güzel şiiri yazmak
kendini asmak
gerek yok bunlara
adını söylemek yeterlidir
ve gözlerin en güzel şiir
en kötüsü hangisi?
intihara mı kalkışmak?
sensiz yaşamaya mı alışmak?
ve ben seni terk etmedim asla.
hep yanındaydım kendi tarzımda.
sen bu işe ne diyorsun melike?
yapabileceklerimin sonuna geldiğimde.
ben susuz o gülüm sensiz melike.
bir gül solunca ne kalır geriye?
devamını gör...
2056.
istisnalar yolumu çizdi benim
ne bir planın ürünüydü bu yolculuk
ne de bir iradenin tezahürü
tesadüf eseriydi yaradılışım
yine bir tesadüf karşıma çıkardı seni
belki de bu yüzdendir
kendime olan güvensizliğim
belki de bu sebep olmuştur
içimdekileri dökemeden çekip gidişine
aradıklarımı bulur muyum bilmem
yine bir tesadüfün içerisinde
ne bir planın ürünüydü bu yolculuk
ne de bir iradenin tezahürü
tesadüf eseriydi yaradılışım
yine bir tesadüf karşıma çıkardı seni
belki de bu yüzdendir
kendime olan güvensizliğim
belki de bu sebep olmuştur
içimdekileri dökemeden çekip gidişine
aradıklarımı bulur muyum bilmem
yine bir tesadüfün içerisinde
devamını gör...
2057.
benim değil ama bir dayımızın nadide eseri;
“komşulara çok ayıp oldu”
—
ha geldi ha geliyor diye bekledik,
başka bir kapıya ondan gitmedik,
niçin gittin söyle sana ne ettik,
komşulara karşı çok ayıp oldu!
davetiye bile geldi baskıdan
yanıp kül olmuştum senin aşkından
kaynar sular döktün sanki başımdan
komşulara karşı çok ayıp oldu!
hani beni bırak hani komşular
geleceksin diye nasıl coştular
mahalleli sağa sola koştular
komşulara karşı çok ayıp oldu!
hep yollarda kaldı herkesin gözü
ne çabuk unuttun verdiğin sözü
hiç mi düşünmedin giderken bizi
komşulara karşı çok ayıp oldu!
ben de rezil oldum senin sayende
kara bulut gezdi artık hanemde
sızılar dinmedi gitti yaremde
komşulara karşı çok ayıp oldu!.
“komşulara çok ayıp oldu”
—
ha geldi ha geliyor diye bekledik,
başka bir kapıya ondan gitmedik,
niçin gittin söyle sana ne ettik,
komşulara karşı çok ayıp oldu!
davetiye bile geldi baskıdan
yanıp kül olmuştum senin aşkından
kaynar sular döktün sanki başımdan
komşulara karşı çok ayıp oldu!
hani beni bırak hani komşular
geleceksin diye nasıl coştular
mahalleli sağa sola koştular
komşulara karşı çok ayıp oldu!
hep yollarda kaldı herkesin gözü
ne çabuk unuttun verdiğin sözü
hiç mi düşünmedin giderken bizi
komşulara karşı çok ayıp oldu!
ben de rezil oldum senin sayende
kara bulut gezdi artık hanemde
sızılar dinmedi gitti yaremde
komşulara karşı çok ayıp oldu!.
devamını gör...
2058.
unutmak istediklerim çok fazla
unuttuklarım çok az ama
hatırlamak gereğinden çok
beyninden kaçabileceğin bir yer yok
o halde şaraba
hatırladıklarımın hepsinin içinde
seni unutmak isterdim keyfimce
geçen yüzyıl kaybedilmiş bir anne
bir kız kardeş iki sene önce
kaybetme defterim kalın kendimce
sen en üst sırada duruyorsun öylece
oysa ki ben baktım ki ince ince
sigaramın dumanını üfleyince
hiçbir şeyi kazanmamışım
halbuki kazandığımı sanmışım
ne sigara dumanı tutulur elle
ne hayatın veriyormuş gibi yaptıkları gönülle
hepsi gelip geçerken penceremden
kaybetmediğim şey karanlıktır gecemden.
yit git, yitip gideyim.
yitip gidelim.
unuttuklarım çok az ama
hatırlamak gereğinden çok
beyninden kaçabileceğin bir yer yok
o halde şaraba
hatırladıklarımın hepsinin içinde
seni unutmak isterdim keyfimce
geçen yüzyıl kaybedilmiş bir anne
bir kız kardeş iki sene önce
kaybetme defterim kalın kendimce
sen en üst sırada duruyorsun öylece
oysa ki ben baktım ki ince ince
sigaramın dumanını üfleyince
hiçbir şeyi kazanmamışım
halbuki kazandığımı sanmışım
ne sigara dumanı tutulur elle
ne hayatın veriyormuş gibi yaptıkları gönülle
hepsi gelip geçerken penceremden
kaybetmediğim şey karanlıktır gecemden.
yit git, yitip gideyim.
yitip gidelim.
devamını gör...
2059.
yazmaya çalışsam olur mu şiir?
anca anlar bunu zihni sinir?
kimi romantize eder otlu peynir.
benim kafamda tepişir kırk beygir.
kırk yapar beygir sayısı
öğrendim matematiği bahçesiz ablası
oğlumun var tabancası amcası
tak tak eder gün aşırısı.
anca anlar bunu zihni sinir?
kimi romantize eder otlu peynir.
benim kafamda tepişir kırk beygir.
kırk yapar beygir sayısı
öğrendim matematiği bahçesiz ablası
oğlumun var tabancası amcası
tak tak eder gün aşırısı.
devamını gör...
2060.
kendisini asker, polis, savcı veya sizofrentirtil olarak tanıtıp size şiir yazıp dm atan dolandırıcılara itibar etmeyiniz.
egm
egm
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104