321.
seni sordum seni aradım seni anlattım

seni sordum gelene geçene
bak şu dağlara, uçan kuşlara
seni bilen, bilmeyen bütün insanlara.
ve aradım seni her mısrada
yazılmış her şarkıda.
ve anlattım seni her ağzımı açışımda
kimle konuşsam hep seni anlattım
bir seni söyledi dilim,
bir seni, bir de adın geçince sıkışan kalbimi.
seni sordum, seni aradım, seni anlattım
her yerde, her köşede
yokluğunla geçen her anımı
seni severek geçirdim her şeyden öte...
seni az sevdiğim bir an gibiydin,
hiç yoktun o gecelerde
dilim bir seni sordu, aradı, anlattı.
şimdi sen söyle
geçer mi bu sevda, biter mi hiç?
diner mi acısı, söner mi yangını
ben söyleyeyim öyleyse
ne geçer, ne biter, ne diner, ne söner...

bu şiiri dün yazdım. şiir denemez pek bir şeyler karaladım işte. gece bir anda aklımdan döküldü kelimeler ve ilk defa yazdım bir şiir. daha önce hiç böyle bir şey yapmamıştım. şiir tutkunuyumdur ama yazmak bana göre değil sanki demişimdir hep ama işte ilham perisi geldi bir anda. yazdım ben de ve sonuç tahminimden daha çok tatmin etti beni. sizlerle de paylaşmak istedim umarım siz de beğenirsiniz.
devamını gör...
322.
kolum varmış kanadım çıkmış
fukaraymış daniskalar
içimde bir bataklık
fosiller konuşmaz yer gök inme
sonra bakıma muhtaç bacak
solum eridi incelmiş ortasından çiçeğim
kalbim mi kalbimi çekiştirmeli
üstü başı nedir dağılmış kirli
elalem ne der sonra
sevmiş bu devirde sevmiş
aaa ne tuhafsın ama
elbette güvercinler sıtmaydı
orada ölüsü iki de gölgesi
sözlerin kökünden kırılmış
gitmeli sonsuzca
devamını gör...
323.
güzel seven adamlar kalmadı zaten de.
ama biz seven adamlara bile denk gelemedik.
devamını gör...
324.
yapışkan bir gecenin siyahı,
yürekte, kaybolmuş çocuk yası.
hiç baktık mı aynı göğe?
hiç gördük mü aynı yıldızı?

ve sen ve ben aramızda ışık yılı,
yeşil ve beyaz, gerçek veya sanrı.
tatlı bir gecenin siyahı gözlerin.
bende hâlâ kaybolmuş çocuk yası.
devamını gör...
325.
bir gözyaşı daha sustum sana
bilmezdim acının bu denli yanını
ben senin nefretine sarılıp uyurken
ah be en güzel rüyam sana mı kabustum
adını duyunca yutkunduğum...
hani yalnızlık allah'a mahsustu?
(i: biçare içime attım gülüşlerini

yaşamam için can suyumdu
ah halimi de sormazsın şimdi
gel de defnet bari cenazeni
velhasıl, öğrendim çok sevmenin cezasını
ağlamam, ağlamam geri getirmiyor seni
ama giderken gülüyordun
ben senin arkandayım diyordun
bilmezdim, sırtımdan bıçaklanıyormuşum
asla dediğin ne varsa sebep oldu acılarıma
ağlamam, ağlasam da ne çare sancılarıma
velhasıl, ortak ettim kendime harfleri
sildim şiirlerimden ünlemli cümleleri
iyiyim diyorum soranlara da
yokluğun umutlarıma kefendi
sahi senin bir de sensizliğin mi vardı?
niçin anlatmamıştın önceki bana?
ağlamam, sakın sen de gelip de yüzüme yüzüme ağlama
öteki yüzünün güldüğü anda
bak yazdığım harfler de kızgın sana
velhasıl tüm sıfatları yitirmişken ne demeli sana?
yok bulamadım, kızgınlığımı sakladım son satıra
şiir karşında duruyor diye şairi yaşıyor sanma!
devamını gör...
326.
yine bir bahar kırgınlığıdır yüreğimde
duygularım allak bullak
ve başım kazan gibi.
bir elimde kalemim
sana saçma şiirler yazıyorum.
belki birgün okuyup
okuyup her satırı gülerek
yırtar atarsın diye.
devamını gör...
327.
paylaşıp paylaşmamakta çok kararsız kaldım ama paylaşacağım.
bir ay önce araba sürerken şuan hatırlamadığım bir şarkı çalıyordu. şarkının etkisiyle kendimi daha geniş bir alanda hissettim ve zihnimde canlanan görselleri eve gidince kelimelere döktüm. pek şiir gibi olmadı, bence güzel de olmadı ama olsun. ilk şiirim:

sonsuz genişlikte duvarları olan oda,
dünya gibi, evren gibi.
ona sığdırdığım kadardır her şey,
umut gibi, hüzün ve mutluluk gibi.

sınırları vardır, uzay kadar belirsiz,
ya da duvarlar kadar soğuk ve boyalı.

sınırları vardır, tutamadığım kadar samimi,
güneş misali, içten, sıcak ve karşılıksız.

bazen hayaller kadar geniş,
bazen gerçekler kadar dargın.

zemini sağlam olmalı ki,
toprağından işlediğin aynalar,
gerçeği yansıtsın.
gökyüzü limit.

herkese bir oda yeter,
sonsuz genişlikte duvarları olan,
kırlar kadar ferah,
gönül kadar zengin.
devamını gör...
328.
benim mevsimlerim
kır çiçekleri
her biri zamanı gelince patlıyor topraktan
bunlar benim yazım
hoş geldin yaz
kokunu rengini ne çok özlemişim
iyi ki gördüm seni.
*elma kokan salon.
devamını gör...
329.
bu akşam melodiler gönderdim yine galaksilere
yankılanmasını beklediğim melodiler.
kim bilir belki bir yıldızın patladıktan binlerce yıl sonra gelen ışığı gibi
binlerce yıl sonra gelecek bir yankı
kim bilir ne zaman duyacağım sesini…

finarfin
devamını gör...
330.
bunu bir yerde daha paylaşmıştım. son şiir yazma denemesi oldu zaten:

evlere tıkıldık,
beklemeye koyulduk.
ey korona senin yüzünden
kafaları sıyırdık.

şimdi pencereden bakıyoruz
dışarıdaki insanları sayıyoruz.
istesek de istemesek de
biz biraz ağlıyoruz.

önümüz karanlık
hastalanmamız anlık,
bununla yaşanır mı,
rabbim biraz ferahlık.

korona beni şair ettin.
ben acizim dedirttin.
tamam lan acizim,
şimdi çekilebilirsin.
devamını gör...
331.
çağın ruhsuz kibirlilerine karşı savaşmayı mı yeğleyecek yoksa terk edip gidecek mi ?
çağın soysuzlarına şehrin o çılgın egolarına direnebilecek mi?
yoksa yoksa vaz mı geçecek ?
ne yapmalı siz söyleyin bu çılgın kalabalıkta gittikçe yalnızlaşan yapayalnız bu esiri gurbet-i nalan?
kendisine baktığında zavallı bir ruh gören sabretme yetisini gittikçe kaybettiğini gören o fırtınalı ruh nasıl durulacaktı.?
belirsizliklerin yumağında kendini teslim mi edecekti yaradana?
yoksa yaradanı da mı inkar edecekti
hayir hayir! sadece bir kırgınlık onunki.
vazgeçemez ondan.. çünkü o kendisinden hiç vazgeçmedi
sadece dönemsel bir kuraklık.
yeniden yeşerecekti bu çöller.
güller papatyalar açacaktı her tarafta.
yeniden ümidi kuşanacaktı yeniden gülüverecekti her şeye
tebessümle yaklaşacaktı tüm olup bitene
her ne kadar bir türlü bitmek bilmeyen yaraları olsa da biteceğini hatırlayacaktı.
kuşbakışıyla bakarken kendine farkedecekti kendisine tebessüm etmesini söyleyen rabbine.
savrulurken fırlatılmış ruhu o fırtınalı boşlukta
tutunacak bir dal bulacaktı
oyalanacak bir kaç şey..
yine de yaşamaya devam edecekti.
onca ızdıraba rağmen mücadele etmeye devam eden çağın soylu adamlarını hatırlayacaktı.
ve durulacaktı durulacak sakinleşecek
yaşamın kırılganlığını tamir edecekti.
o hep umudun taşıyıcısı olmuştu
gözlerine bakanlar sevinç dolardı
hep ümid etmeyi savunmuştu
şimdi nasil terkedebilir ki umudu
hayir daha olgun bir ruha daha soylu bir ruha ulaşmak içindi tüm bunlar.
sabredecek sabredecek ve kazanacakti bu zorlu savaşı
şikayeti değil şükretmeyi hatırlayacakti.
kuşancak zirhini ve yine kalkacak.
çaresizlik çaresizliğinden vazgeçip umudun kalesine siginacakti.
ne kadar mümkün ise o kadar yapacaktı bunu
hic kimsesiz hissetse de secdeye varacakti onu bir işiten var onun bir sahibi var hatirlayacakti.
hic kimse yanimda olmasa da benim sahibim allahtir diyerek kalkacakti.
benim sahibimdir o beni yalniz komaz.
her ne kadar varligini hissettirmese de her daim yanindaydi aslinda.


.
o her şeye yeter
o her şeye kadir
olmazları oldurur.
ona inan.
ona inananlar hiç şaşmadi.
ona inanmak yetmez amma ona inanmaya devam etmek lazım dedi kendi kendine..
inanmak hürriyettir dedi . güveniyorum ben ona o beni bırakmaz. düşersem o tutar elimden...
haydi
şimdi özgürsün
devamını gör...
332.
      galiba sende kaldım

sen gittiğimi düşünüyorsun .
ama hep sendeyim
beraber geçtiğimiz sokaklarda bulacaksın .
akşam tartışmalarımızda dinleyeceksin ;
kavgalarımızda sarsılacaksın kokuma .
sen gittiğimi düşünüyorsun
ama ben hep sendeyim
kahvaltı hazırlayışımızı hatırlatacak sana
bir şarkıda bulacaksın deli dolu bir şarkıda.

o caddede duracaksın ve sana yenilişim gelecek aklına
o sana takılıp kalmamı
kokunla sarhoş oluşum
sen sevgili gittiğimi düşünüyorsun
ama ben hep sendeyim.
m.s
devamını gör...
333.
(bkz: aramaya inanmak)
(bkz: kafa sözlük yazarlarının şiirleri)
devamını gör...
334.
(bkz: sözlük yazarlarının şiirleri)
(bkz: kafa sözlük yazarlarının şiirleri)
şiir yazmadan önce
(bkz: aramaya inanmak)
devamını gör...
335.
gittiğin gün ülkem kimsesizleşir
ağlar köşe başlarında 
çay soğur mesala , kitap yarım kalır
kahvehaneler kapanır

susmaz bu yürek
evim küser  duvarlar sessizleşir
odam hayal tutmaz

gittiğin gün türküler üşür
mevsimler küser, mesala ilk bahar açtırmaz hiç bir ağaca çiçek
kimsesizlik dolaşır yurdumda
erketeye yatar ayrılık bekler köşe başlarında
aşk üşür sevda üşütür

gidersen ay gülümsemez  güneş çıkmaz
yetim bir çocuk gibi olurum
bir baba özlemi gibi olur sevdan
hasret kol gezer ölüm sarar her yeri
yıkılır bu şehir kurur bu deniz
gittiğin gün   kaybedilir bu savaş
ışgal edilir vatan .
devamını gör...
336.
hayat iki kelime, yaşayıp öleceğiz. perdenin ardında ki gerçeği göreceğiz. ne varsa düne ait,. hepsi dünde kalacak. ötesi de var, sanma ki öldüğünle kalacak.
devamını gör...
337.
babam recep tayyip erdoğan
kullandığım araç doğan
yerim ben gece soğan
eyy dış mihraklar
siz kimsiniz ya
memleketim konya
alırım biraz kolonya
sokağım manolya
kazandım on beş temmuzda madalya
devamını gör...
338.
diyelim ki, sonmamış kışımın arkasındayım,
hop önümden sen geçiyorsun, bir kelebek
adını bilsem yakalayacağım, öyle narin adın
az ilerde bir zeytin ağacı var sonra sebepsiz
tanrım diyorum uyut beni şarapsız
sen geçiyorsun sonra tekrar önümden
bakışların öyle deli, öyle insafsız
ne kelebek konuyor dalıma bu sonmamış kışta
ne tanrım uyutuyor beni kucağında zalim bir pışpışla
zeytin ağacı var o biraz gülümsedi sanki de
uyuyorum ben tanrım, kaldır beni mümkünse teravihde
devamını gör...
339.
anonim eser.
ellerinizi şıngırdatın da söyleyin ritmi bulursanız çok güzel oluyor.**

benim karşımda sigara yakma
ruhunu karanlıklara atma
izmaritini yere atma
duyar mı kasıcam karşında
(hey)

benim karşımda alkol alma
ruhunu şeytana satma
kötülükle iş yapma
bak sonra benim gibi olma

benim karşımda mizah yapma
anlamıyorum çünkü kasma
bana mı sövüyon yoksa
burası pek olmadı addaa

heyyyy heyyy!!

benim karşımda öpma
orucumuzu kızla bozma
ben yapamıyom bakma
mutsuz olucam bu hayatta

benim karşımda çalma
bana kalmıyor yoksa
hep ben alacam bakma
sen avucunu yala ancaa

bıktınız bizden valla
değişmiyoruz amma
allah hoşgörü derken
ben prim arıyom ancaa

yemediğimiz nane yok la
ahlak bekçisiyim anca
ruhum islamı yanlış anlarken
oruç tutuyom ben anca

peki sen bana bakma
en iyisi akıldan şaşma
allah düşünün derken
kılda keramet arıyom ben anca
devamını gör...
340.
hadi koş çocuğum, bu yaz senindir
gökler açık, gökler mavi, gökler uçsuz olacak
sal uçurtmanı, uçur keyfince
mutluluk, özgürlük senin olacak

bin bir çiçek açacak, geniş kırlarda
güneş büyük, güneş sıcak, güneş parlak olacak
hadi koş çocuğum bu yaz senindir
iyilik ve güzellik senin olacak.

hadi koş çocuğum, bu yaz senindir
kırlar yeşil, kırlar geniş, kırlar canlı olacak
dağılacak üstünden kara bulutlar
bu vatan, bu toprak huzur bulacak.

-fıstıklıbörek-
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının şiirleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim