441.
bu alemde,
üç boyut var derler.
birisi en, birisi boy,
diğeride yükseklik.
yanlışmış sevgilim.
yanlışmış.
yalan söylemişler.
gerçekte üç boyut,
sana yakın,
senden uzak,
sensizlikmiş.
devamını gör...
442.
susuyorum diye sözüm yok sandın
sözlerim kalbini delip geçecek
cahilsin, sözüne kendin inandın
cahilliğin seni pişman edecek

sanma ki dünyada bir tek sen varsın
binle çarpsam seni zerre yaparsın
kendini pek büyük görürsün amma
alem nazarında bir çöp kadarsın

kusur arar hatanı kabul etmezsin
kendince dünyanın merkezindesin
dünyayla bir olur yaşarım sanma
bugün var yarın yok, yok hükmündesin

gördüm ki gaflette kararlısın sen
kurduğun düzende zararlısın sen
yüksekten bakmayı seversin ancak
yerle yeksan olmuş zavallısın sen

çıkar o şapkanı koy bir önüne
bir geçmişine bak bir de bugüne
öğüdüm saygımdan değildir anla
acıyorum senin müşkül haline
acıyorum senin düşkün haline.

-fıstıklıbörek-
devamını gör...
443.
sokak lambalarını hırsızlayan sapanla
geceden içine
karanlıktır çaldığın
etrafı karardıkça parlayacak
sandığın
hazineyle dolu değil sandığın.

devamını gör...
444.
güvenecek insanlar olacak hayatında!
en arkada yaşamanın senın için bir farkı olacak mesela...
hem,
ben baharı getirmek istiyorum sana;
üstelik sonda olsa
bahara prangalamak istiyorum seni,
bir kırlangıcın kanadında faraza,
ya da toy umutlarla bağlanmak hayata
üstelik en yalın anlamıyla.

sen yüzyıllara sansasyon fırlatacak bir kerbela
ben fırtınalı sakin gecede elimde bi gerbera,

boşver..
anlatsakta anlamazlar!

hatırlat martıları yoksa yüreği sızlar, sen diye.
muzip gülüşlerin var, beni bana düşüren adliye.

ve senin yüzünden kısaldı ömürleri kelebeklerin
zaten senin yüzünden dönüyor dünya
sen sağladın göğün ve geleceğin mavi olmasını
ölüm baharı umursamadan geldiği için kursağımızda kaldı eylül

inanç gülüşlerine ortak olmak gün batımının
umutlarım; içinde kuru bir yaprak kaldı dev bir ormanın..
devamını gör...
445.
beni göğsüme vuran ağrının ardından sızlanışımla tanırlar.
sen ki bir katliamın çocuğusun
dünkü şarkılar söylenmiyor artık
bilirsin zordur yaşamak.
devamını gör...
446.
bahar gelmiş ne afilli geliş,
dallara buse kondurmuş çiçekler.
baharı getirmiş leylekler,
çocuk kahkahalarını dağıtmış mahalle aralarına,
yeni aşkalara sayfalar bırakmış.
bahar gelmiş,
ne afilli geliş.
devamını gör...
447.
dost ellerini verdiğinde, ruhuma işler menevişlerin.
sana esir nicedir içim.
sen, edasına vurulduğum, ismine yeminler okuduğum.
rüzgarına ulaşırsam
mutluyum.
devamını gör...
448.
öncelikle bu şiir demeye bin şahit arayan kelimeler bütününü on sekiz yaşında lise defterime karalamış olduğumu belirtmek isterim. teşekkürler.

mum ülkesi: mumya

dişlerini uykuda sıkarak kırdığını bilmezler
küçücük bir çocuk anasının göğsünden koparıldı
az önce sallandırdılar
saat üçü iki geçiyordu
körpe beden bozuk saat yelkovanı gibi sallanıyordu rüzgârda
güneşin doğmasına çok az vardı, belki artık doğmazdı
senin neden geceleri yatağında titrediğini bilmezler
bir şehir bombalanıyordu ve insanlar koltuklarından izliyorlardı
aralarından sıyrıldı birisi ve bağırdı:
“neden yönetilmek istiyorsunuz!?”
milyonların ayakları altında ezildi sözleri
bir duman yükseldi yamacın ötesinden
insanlığı yakıyorlardı
oysa hiçbir faşist, hiçbir görüşü bunca çetin, bunca öfkeli yakıp yıkmamıştır
sen uyuyordun o sıralar, sen rüyanda yokuştan iniyordun
yokuşun sonundaki panayıra varıyordun
gözlerinin içi mutlu, ayaklarında prangalar
sıra sana gelene kadar durmayacaklar
ama şimdilik nasılsa uyuyorsun
uyu
iyi oluyor
hoşlanıyor turgut.
devamını gör...
449.
huysuz virgin
bir aptalı çizmekti benimkisi
uzun uzadıysa serilmiş yollar ve birkaç kitabın önsözü
parçalanıyor dedikçe ortaya çıkan mahzun bakışlar vardı gölgesinde
hoş
onu da kim arasın
kalıbına sevdiğin adamlar vardı mesela ki onlar oldukça fenaydı
bir bir sarılırlardı nefesin keşkül sohbetinde
pek tadı olmazdı tükürüğün
kuşkonmaz ise hala bitki sanılırdı penceremin köşesinde
sonra durulmayı öğrendi insan
sonra ise yaşlandı
sonra ise öldü
sonra ise bir mezar şiirine âşık oldu
sonra ise yazdı
geldi işte bölüm sonuna
adeta kesilmiş bir kurdele gibiydi bakirelik
sonrası ise bir töredir ağlar durur
ağıtlarına tükürük saçtığımın yalnızlığı
sen demokrasini nasıl unuttun?
devamını gör...
450.
#924814 tanımda yazdığım dörtlük, şiirden sayılır mı bilemiyorum.
devamını gör...
451.
ismini bir türlü koyamadığım hüzünlü bir şiirden bir bölümle geceye katılıyorum. gece biraz hüzne boyanmış gibi geldi bana.*

...
çocukluğumun geçtiği sokak güzel bir ihtimaldir,
ilk hatamı hatırladıkça daha bir özlüyorum.
zaman çabuk geçiyor
eskiyor yeşil kaplı bir defterin arasına yazılanlar
eskiyor bir evin çatı katı,
iki büklüm sığınılan paltolar,
ve hatta reklam panoları.
gözlerinin içine bakmak eskimiyor.
satın alınmıyor antikacı dükkanından gülüşün ve
bir mendile sığanlar modernleşme ile açıklanmıyor...
devamını gör...
452.
bir deniz olsam dalgaları hırçın,
bir bulut olsam gökyüzünde dalgın,
bir ateş olsam toprakta filizlenen,
bir adam olsam yüreğinde yer edinen.


çok seri şiir yazarım. *
devamını gör...
453.
şiirin adı: içimdeki bsen

tür: gilisel kisişim mavrası

kalabalığın kaçınılmaz yalnızlığının tamircisiysem, okunması ve lakin anlaşılması zor olmayan bir kaynak eleştirisine maruz kalıyorsam, kişisel sebeplerden ötürü yaşamaya devam etmek zorundaysam, kendimde değilim demektir.

çiçeklerin dilinde seviyorum demek isterdim seni. senin, bulutların içinde kaybolmak gibiydi gözlerin. senin, denize yada doğaya kaçışın izlerini anımsatan sesinle bakıyorum bu hayata. klişelerin daha bir klişe olduğunu ispatlamak değil derdim. yinede benim toprağımda filizlenmeli senin köklerin. bencilce seviyorum seni her şeyinle kendime dolanıp sıkmalıyım ikimizi bir boğumda. bizde her şey biraz manyakça bütün bir saygımla nefret edebilmem gerek, samimi ve içten bir nefreti herkes hakeder. göğün benzersiz hikayesi gibisin şimdi, geceleri doğuyor gündüzleri kayboluyorsun mevsimlerce sarhoşsun derken bayılıyorsun ve çıplak bir şekilde mağaramda güzelce uyuyorsun.
devamını gör...
454.
sanırım başlamak için en iyi yerdeyim
tutma
sıfırdan yüze çıksın şiirim
su yüzüne
gök yüzüne
gül yüzüne
bağırsın sesim

sıfırdan yüze *
devamını gör...
455.
pek beceremesem de çok sevdiğim yakınımın gidişinden sonra lisedeyken yazmıştım

soğuk bir odadayım
soğuk ve sessiz
ama üşümüyorum
nedendir bilmem
senin yokluğundandır
içimdeki yangındadır
devamını gör...
456.
reflüm var
seni görmeden geçen güne
ahım var.
tarağımda saçlarım
yanağımda yaşlarım
seni görmeden geçen güne
ahım var.
devamını gör...
457.
bir gün aniden yükselen ışık
yazılmamış her şeyi mucizelere konu edecek
şiirler zihnin kuytularından birdenbire
baş veren çiçekler gibi yükselecek.
devamını gör...
458.
vakit akşam
yersiz düşünceler
ruhum geçmişe hasret

puslu zamanın ardından
görünmüyor gelecek.
kim bilir bu bekleyiş
hangi bahar bitecek...
devamını gör...
459.
durmak gerek bazen,
ses çıkarmadan,
nefes almadan.
koşmak gerek bazen,
uzak bir diyardan,
senin ateş gibi koynundan.
gülmek gerek bazen,
utanmadan,
sıkılmadan.
ve gitmek gerek bazen,
hiç sormadan,
hiç ağlamadan.


demiştim seri yazarım.*
devamını gör...
460.
en güzel yarınlar bizi ayakta tutan
kavuşmayı bildirir kuşlar,
gelecekteki tanımadığımız nice canlar ile...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının şiirleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim