normal sözlük yazarlarının şiirleri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
başlık "martinneder" tarafından 08.01.2021 18:06 tarihinde açılmıştır.
1801.
durma kalemim durma şimdi yazmak vaktidir
bunlar hece değildir duyguların naklidir
sanatsız bir yaşamsa her duygunun katlidir
kafiyeler beyitler ne kadar şefkatlidir
duyma kulağım duyma şimdi görmek vaktidir
bunlar hece değildir muhabbetin naklidir
sohbetten uzak düşen her bireyin katlidir
tevazu ve kalender ne kadar şefkatlidir
bunlar hece değildir duyguların naklidir
sanatsız bir yaşamsa her duygunun katlidir
kafiyeler beyitler ne kadar şefkatlidir
duyma kulağım duyma şimdi görmek vaktidir
bunlar hece değildir muhabbetin naklidir
sohbetten uzak düşen her bireyin katlidir
tevazu ve kalender ne kadar şefkatlidir
devamını gör...
1802.
son 54 yılın en sıcak yazı olarak kayıtlara geçen 2024 yazında, sıcaktan bunaldığım bir öğle vakti vantilatörüme duyduğum şehvet neticesinde husule gelen bu şiirimi sizlerle paylaşmaktan memnuniyet duyarım kıymetli dostlarım.
seni bulan mesut olsun
dört bir yanı huri dolsun
ulan allah senden razı olsun
vantilatör sen bizim her şeyimizsin
dört kademe ayarın var
döner başlı modelin var
yapım yerin madagaskar
vantilatör sen bizim her şeyimizsin.
yardan geçtim senden geçmem
iş görsün de model seçmem
öldürseler de vazgeçmem
vantilatör sen bizim her şeyimizsin.
aşık mantolu hep çalar saz
ister ki hiç olmasın yaz
üç mevsimin neresi az?
vantilatör sen bizim şey şeyimizsin
siyah mantolu adam / temmuz, 2024
seni bulan mesut olsun
dört bir yanı huri dolsun
ulan allah senden razı olsun
vantilatör sen bizim her şeyimizsin
dört kademe ayarın var
döner başlı modelin var
yapım yerin madagaskar
vantilatör sen bizim her şeyimizsin.
yardan geçtim senden geçmem
iş görsün de model seçmem
öldürseler de vazgeçmem
vantilatör sen bizim her şeyimizsin.
aşık mantolu hep çalar saz
ister ki hiç olmasın yaz
üç mevsimin neresi az?
vantilatör sen bizim şey şeyimizsin
siyah mantolu adam / temmuz, 2024
devamını gör...
1803.
esen yele, taşan ırmağa
verdim sırtımı ulu kavağa
dertlerim dökülüyor yağmurla
başımın belası gönlüme
söz geçiremiyorum
adım atmaya yeltendikçe
ördüğün duvarlara çarpıyorum
ben değildim sebebi
hiç haketmediğin travmaların
ben değildim
kadrini, kıymetini bilmeyen
artık ben de
eski ben değilim
oldum kulun, kölen
yaslan göğsüme sevdiğim
ne olur bana güven ....
verdim sırtımı ulu kavağa
dertlerim dökülüyor yağmurla
başımın belası gönlüme
söz geçiremiyorum
adım atmaya yeltendikçe
ördüğün duvarlara çarpıyorum
ben değildim sebebi
hiç haketmediğin travmaların
ben değildim
kadrini, kıymetini bilmeyen
artık ben de
eski ben değilim
oldum kulun, kölen
yaslan göğsüme sevdiğim
ne olur bana güven ....
devamını gör...
1804.
şiirin adı:bokan vuruk
sarı saçları
basar ilaçları
sektör et şimdi
iyiler mutlaka kazanırı
bitmez algısı
her maç penaltısı
çıkar medyaya
damını onardığımın soytarısı
sarı saçları
basar ilaçları
sektör et şimdi
iyiler mutlaka kazanırı
bitmez algısı
her maç penaltısı
çıkar medyaya
damını onardığımın soytarısı
devamını gör...
1805.
aşığım aşıklar gibi aşkımdan biçareyim
mecnunum divâne gibi aklımdan biçareyim
dündeyim günde gibi yarından biçareyim
bizdeyim bigâne gibi yarimden biçareyim
mecnunum divâne gibi aklımdan biçareyim
dündeyim günde gibi yarından biçareyim
bizdeyim bigâne gibi yarimden biçareyim
devamını gör...
1806.
çok var ama en son yazdığımı paylaşıp duygusunu ziyan etmek istemiyorum.
bi entryde hem şiir yazdığımı hem de paylaşmayarak ne kadar çakal olduğumu gördünüz mü? ben de az tehlikeli değilim.
bi entryde hem şiir yazdığımı hem de paylaşmayarak ne kadar çakal olduğumu gördünüz mü? ben de az tehlikeli değilim.
devamını gör...
1807.
yorgun akşam gibiyim mehtabın kenarında
sönmüş yıldız gibiyim dolunay etrafında
renklerden uzak düştüm güneşin siyahında
böyle kabul edersen buyur gel bekliyorum
solgun kumaş gibiyim bedenin sıcağında
dolapta unutulmuş nedenin uzağında
biraz sarhoş gibiyim promil dudağımda
böyle kabul edersen buyur gel bekliyorum
sönmüş yıldız gibiyim dolunay etrafında
renklerden uzak düştüm güneşin siyahında
böyle kabul edersen buyur gel bekliyorum
solgun kumaş gibiyim bedenin sıcağında
dolapta unutulmuş nedenin uzağında
biraz sarhoş gibiyim promil dudağımda
böyle kabul edersen buyur gel bekliyorum
devamını gör...
1808.
(bkz: hatıra)
artık gülüşün yok,fotoğraflarda.
rüzgar da sen gibi kokmuyor.
kaç çiçek açardı gülüşünle?
kaç mevsim geçerdi?
soldurma yeşeren bahçelerimi.
bırak hatıralar taze kalsın.
zannedelim, kirlenmesin hatıralar.
sonra aramıza şehirler girmesin.
aynı şehirde aynı karanlığa tutsak olalım.
ama,
öldürme hatrımdaki yüzünü.
baharla kalsın saçların.
sönmesin gözlerin.
yalanlar söyle yine.
yine,güneşi doğursun gülmelerin.
bırak hatıralar gerçek kalmasın.
beyaz elbiselerin batmasa çamura,
nasıl doğardı şiirler ?
gönlüm seni iyi hatırlasın.
ne ben şiirler yazayım,
ne sen yalanlar söyle!
bırakalım hatıralar temiz kalsın.
artık gülüşün yok,fotoğraflarda.
rüzgar da sen gibi kokmuyor.
kaç çiçek açardı gülüşünle?
kaç mevsim geçerdi?
soldurma yeşeren bahçelerimi.
bırak hatıralar taze kalsın.
zannedelim, kirlenmesin hatıralar.
sonra aramıza şehirler girmesin.
aynı şehirde aynı karanlığa tutsak olalım.
ama,
öldürme hatrımdaki yüzünü.
baharla kalsın saçların.
sönmesin gözlerin.
yalanlar söyle yine.
yine,güneşi doğursun gülmelerin.
bırak hatıralar gerçek kalmasın.
beyaz elbiselerin batmasa çamura,
nasıl doğardı şiirler ?
gönlüm seni iyi hatırlasın.
ne ben şiirler yazayım,
ne sen yalanlar söyle!
bırakalım hatıralar temiz kalsın.
devamını gör...
1809.
baharın kokusu dolmuş şehre,
ilgıt ılgıt esiyor rüzgâr,
güneş dokunuyor ince ince,
taze çiçeklere, genç yapraklara.
ve sen, güzel gözlü kız,
gözlerin sanki baharın kendisi,
biraz yeşil, biraz mavi,
bazen de günbatımı gibi.
gülüşün bir tomurcuk gibi açıyor,
sesin, sabah serinliği kadar berrak.
yanından geçen rüzgâr bile
sana dokunup bahara karışmakta.
ellerin bir çiçeği okşar gibi nazik,
adımların kelebek kadar hafif.
sen yürürken yollar bahar olur,
bahar, seninle tamam olur.
ilgıt ılgıt esiyor rüzgâr,
güneş dokunuyor ince ince,
taze çiçeklere, genç yapraklara.
ve sen, güzel gözlü kız,
gözlerin sanki baharın kendisi,
biraz yeşil, biraz mavi,
bazen de günbatımı gibi.
gülüşün bir tomurcuk gibi açıyor,
sesin, sabah serinliği kadar berrak.
yanından geçen rüzgâr bile
sana dokunup bahara karışmakta.
ellerin bir çiçeği okşar gibi nazik,
adımların kelebek kadar hafif.
sen yürürken yollar bahar olur,
bahar, seninle tamam olur.
devamını gör...
1810.
inan bana varınla var olmayı isterdim
inan bana yarınla yarınları isterdim
inan bana bitanem söyleyecek çok şey var
inan bana aşkınla aşık olmak isterdim
inan bana yarınla yarınları isterdim
inan bana bitanem söyleyecek çok şey var
inan bana aşkınla aşık olmak isterdim
devamını gör...
1811.
kışın açan bir beyaz gül,
meydan okur ya soğuğa:
var olmuştur bir kere;
vurulmuştur mührü varlığa.
işte öyle meydan oku kedere!
tebessümün, bayrağın olsun:
direğinin dibinde, zalimin kara kalbi;
başında, sulha açılan bir pencere.
yazsın üstünde;
biz, barışın hayaliyle yaşadık.
meydan okur ya soğuğa:
var olmuştur bir kere;
vurulmuştur mührü varlığa.
işte öyle meydan oku kedere!
tebessümün, bayrağın olsun:
direğinin dibinde, zalimin kara kalbi;
başında, sulha açılan bir pencere.
yazsın üstünde;
biz, barışın hayaliyle yaşadık.
devamını gör...
1812.
şerha şerha inşirah
kaim mi bir iklimin sathında
hatıran, hatırımı sarsın
imanım, kan ile zan altında..
müstebit tedip eder,
kasd-u fasit hattında
mirin, irin irin mürailik raksında..
salt eziyet ki meziyet ahvalim
salmışım mekarimi
vatansızdan hazzetmedim, hazzetmem
kakılmışım, havf ve reca aksında..
yetimin o kahreden bakışı
ilahi, hem vallahi billahi
gerilemem mücahade farzında..
(14 c.ahir 1437 - medine-i münevvere)
kaim mi bir iklimin sathında
hatıran, hatırımı sarsın
imanım, kan ile zan altında..
müstebit tedip eder,
kasd-u fasit hattında
mirin, irin irin mürailik raksında..
salt eziyet ki meziyet ahvalim
salmışım mekarimi
vatansızdan hazzetmedim, hazzetmem
kakılmışım, havf ve reca aksında..
yetimin o kahreden bakışı
ilahi, hem vallahi billahi
gerilemem mücahade farzında..
(14 c.ahir 1437 - medine-i münevvere)
devamını gör...
1813.
1814.
1815.
içim içime sığmıyor
bu içimden gelen mi ?
dışardan müdahale
içimi dengeler mi ?
yürek bedene sığmıyor
feragati tenden mi ?
bin bir türkü söylüyor
terennümü dilden mi ?
dağa ,kente sığmıyor
serden mi cisimden mi ?
hep bir seyir halinde
zaman mı? süreden mi ?
ismet bir söz söylüyor
dilden mi ?gönülden mi ?
bin bir mana saklıyor
elden mi kendinden mi ?
bu içimden gelen mi ?
dışardan müdahale
içimi dengeler mi ?
yürek bedene sığmıyor
feragati tenden mi ?
bin bir türkü söylüyor
terennümü dilden mi ?
dağa ,kente sığmıyor
serden mi cisimden mi ?
hep bir seyir halinde
zaman mı? süreden mi ?
ismet bir söz söylüyor
dilden mi ?gönülden mi ?
bin bir mana saklıyor
elden mi kendinden mi ?
devamını gör...
1816.
"kabardı ayranı!"
fırladı, sahip sırları
mabeynci sada idi harmanı
hakikat, salim kanat
vahdete ramak kala, parladı
şuur'dan zanna sahir
sarahat, gönlü kahır
i'dad itminan ki ihtibar!
kaldımı ki azim itibar?
cerh ve tadil meydanı
yiğido mu bu karmalın kaytanı?
katır hatırına üleştir!
leş'tir, beleştir; kabardı ayranı!..
leş(arp.): niçin?
fırladı, sahip sırları
mabeynci sada idi harmanı
hakikat, salim kanat
vahdete ramak kala, parladı
şuur'dan zanna sahir
sarahat, gönlü kahır
i'dad itminan ki ihtibar!
kaldımı ki azim itibar?
cerh ve tadil meydanı
yiğido mu bu karmalın kaytanı?
katır hatırına üleştir!
leş'tir, beleştir; kabardı ayranı!..
leş(arp.): niçin?
devamını gör...
1817.
gölgesini çeken bir ışığım ben
duvara asılı ama çerçevesiz
susmakla unutmak arasında
bir yerlerdeyim.
ne zaman içime baksam
bir sandal çürümüş suda
kürek yok,
gidecek yer yok,
ama bekleyen bir yokluk var.
duvara asılı ama çerçevesiz
susmakla unutmak arasında
bir yerlerdeyim.
ne zaman içime baksam
bir sandal çürümüş suda
kürek yok,
gidecek yer yok,
ama bekleyen bir yokluk var.
devamını gör...
1818.
bir masa kurdum kendi kendime
üzerinde yıkanmamış bir gün duruyor
bir mendil, bir çatal ve sanki suskunluğun içinden geçmiş
eski bir deniz haritası – kıyısı olmayan.
üzerinde yıkanmamış bir gün duruyor
bir mendil, bir çatal ve sanki suskunluğun içinden geçmiş
eski bir deniz haritası – kıyısı olmayan.
devamını gör...
1819.
bacağımda jartiyer
bilekliğim cartier
agent provocateur giysem
uff çok cool, penti mi der
sözlükçü bir erkeksin
ancak kezban seversin
dizi çıkmış tayt görsen
mal gibi iç çekersin
dada queen derler bana
sarkazma bayılırım ama
full time hedonist part time pianist
sen beni bir de sahnede gör artisttt! .p
yeah babe.p
bilekliğim cartier
agent provocateur giysem
uff çok cool, penti mi der
sözlükçü bir erkeksin
ancak kezban seversin
dizi çıkmış tayt görsen
mal gibi iç çekersin
dada queen derler bana
sarkazma bayılırım ama
full time hedonist part time pianist
sen beni bir de sahnede gör artisttt! .p
yeah babe.p
devamını gör...
1820.
bir sokak lambası yere eğilmiş, sanki bir şey fısıldıyor toprağa
yürüyorsun – ayak izlerin yok, çünkü gece seni saklıyor
bir vitrinin camında yüzün var, ama sana ait değil
sen, gecenin cebine konmuş bir eski fotoğrafsın sanki.
yürüyorsun – ayak izlerin yok, çünkü gece seni saklıyor
bir vitrinin camında yüzün var, ama sana ait değil
sen, gecenin cebine konmuş bir eski fotoğrafsın sanki.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104

