221.
sevmek seni
memleket gibi
her karış toprağıyla
ezbere bildiğim tenini

sevmek seni
al bayrağı sevmek gibi
karşılıksız
namus gibi şeref gibi

sevmek seni
istanbul gibi
uzanırken önümde
tüm ihtişamıyla kız kulesi

sevmek seni
çanakkale gibi
kafa tutarken kurtlar sofrasına
kalabalığın ortasında
yalnız bir fedai

sevmek seni
anamın duasıyla
babamın hatırasıyla
bir yemin gibi .

sevmek seni
bir haine sıkarcasına
mazlumu kucaklarcasına
asırlık dost gibi .

sevmek seni
can gibi canan gibi
kaçamadığım tek gerçek
ölüme susar gibi .

sevmek seni
turan gibi
vazgeçemediğim
kutlu davam gibi.

sevmek seni
ülküm gibi ülkem gibi
sevmek seni
memleketi sevmek gibi..
devamını gör...
222.
boş gemiler, başıboş gemiler geliyor dört bir yandan.
ey, fener aydınlat onları kutsal ışığınla.
köpük köpük sular, bak , nasıl da heyecanlandırıyor limanı.
ey, liman aç kollarını ve kucakla yeni gemileri.
kaldırıyorum kadehimi sizlerin şerefine, hoşgeldiniz gemiler.
ne kutlu bir gün.
aç gemiler geliyor, gemiler açıkta.
ey, liman bak, ince bir yat, sarı bir feribot, uzunca bir vapur geliyor.
çevir ışığını ey, fener bir göreyim onları.
ah nasıl da heyecanlandırıyor beni, sular köpük köpük.
mendirek, dalgalardan koru misafirlerimizi, yorgundurlar şimdi.
gemiler, yanaşın şefkatli bağrıma.
sular siz de daha çok köpürün
ey liman minnettarız sana
açız, yorgunuz geri çevirmedin bizi,
ey fener şahit ol bu ana aydınlat, yüce limanımızı.
gemiler ışıl ışıl parlıyor, kıpır kıpır gemiler.
bak fener, limanımız ne kadar da mutlu.
gemiler sıkılmış canıma eğlence oldunuz.
ey fener görmez misin yoluma yoldaş oldular.
ey liman canına can oldularsa gitme vakitleri yakındır.
ey limanımız, ne güzel koruyorsunuz bizi
alışkın değiliz bu kadar ilgiye
layık mıyız bu davranışlarınıza
ey fener ışığın bu acı haberi mi veriyor.
o zaman liman limanlığını, gemiler de gemiliğini hatırlasın
ve gerçekleşsin kaçınılmaz son.
ahh fener hala beceremiyorum acısız ayrılıkları
ey liman, ey gemiler,
bir gemi olursunuz, bir liman
bakın fenere, fener hep fener
ey fener kutsal ışığın daim olsun.
devamını gör...
223.
bir şeyi çok istiyorsan eğer
onun için emek sarf etmelisin.
inanıyorsan eğer
mağlup değilsin.

bak gelip geçiyor zaman,
etmeyesin ömrünü heba.
durma erken davran,
vakitsiz yolcuyuz zira.
devamını gör...
224.
renkli, işlek caddeler ardında virane beldeler
gülen ya da makyajlı yüzler ardındaki yorgun bedenler,
sen, ben, biz ve dünya, yıllardır aynı nedenler,
ikircimli durur, insan olmanın rezaletine erken erenler.

kapı eşiklerinden geçmek istemez,
eş, dost, akraba görmek istemez,
zaman hiç kimseyi beklemez,
hep bir umut arar, umudunu erken kaybedenler.
devamını gör...
225.
son bir kez
senden giderken
son bir kez
sımsıkı
son bir kez sarılıp
son bir kez
koklayarak öpmek isterdim seni
işte o son bir kez için
herşeyden vazgeçebilirdim .
-gecenintenhasindayazankiz-
devamını gör...
226.
çoğu şarkı sözü kıvamında olan şiirler. imge, kurgu ve sanat pek azında var. herkes şiir yazar ama pek azı okur.
devamını gör...
227.
yayımlanmış bir şiirimi paylaşayım o halde.

umutlu şiir

şehrin kalan tek ruhu da kitap sayfalarında akıyor.
geriye kalan her şey terk edilmiş gibi.
bazı yüzler tanıdık...
bazılarını hiç tanımamışım sanki.
bazı suretlerde de boşluktan başka bir şey görmüyorum.

canım denize bakmak istedi bugün.
oysaki deniz yoktu.
şöyle bir içime çekerim yosun kokusunu dedim, ama ne mümkün!
deniz yoktu.
bulutlar vardı.
onlar da griydi belli ki.
aralarında maviyi bulmaya çalıştım.
buldurmadılar.
demek ki mavi bulunabilir bir renk değildi artık.
minik beyazlar ilişti gözüme.
grinin hükmünde varlıkları uzun sürmedi tabii.
yok oldular.

sonra yağmur başladı.
ben ne zaman pencere camından göğe baksam, yağmur başlayıverir.
bu yağmurlar, hep kırgınlıklardan, hatalardan besleniyor.
ne çok kötü anı yağdı bugün üstümüze yine.
oysaki ben denizi görmek istemiştim.
yosun kokusunu içime çekmek...


aşağı ağaçlara baktım bir süre.
yağmura en çok sevinen onlardır büyük ihtimalle.
bir insanı doğanın kalbine koysan,
ağaç olmayı öğrenir belki.
bir ağaç şehrin ortasında yine ağaçtır oysaki.

pencerenin kenarından uzaklaştım sonra.
şehirler insanların kırık ruhlarıyla yeniden inşa edilirken,
ben bir şiir yazdım.
bu kara günlerde,
kalbinize bir şiir bırakmak istedim.
umudunu kaybetmiş ruhlar,
tekrar umut edebilsinler diye.
çünkü şiirin iyileştirici gücü vardır.
devamını gör...
228.
ellerin avuçlarımda büyüdün
şimdi geldin on yaşına
kimi gezmek istersin
kimi dolaşmak tek başına

korkarım getireceksin
bir gün bir oğlan kapıma
anne ben tanıdım diyeceksin
on beş yaşındaki aklınla

canımsın, kızımsın bilmeyeceksin
anne ben sevdim diyeceksin
beni anladığını söyleyip
evini terk edip gideceksin

otuzuna da gelsen ellerin
avuçlarımda olacak bir ömür
ne olursa olsun kızları
annelerinin kalbinde büyür.
devamını gör...
229.
piri deryadan ukba, bana mı sordu?
sanki üç ay evvelimi yaşamamış gibiyim.

engin dağların etekleri mi soldu?
sahi, ben beni hiç bulamamış haki gibiyim.

körler görür, sağırlar duyar mı oldu?
azdan geçen çoğulmuş, ben sade bir dem gibiyim.

dünya şimdi değil, çok evvelden durdu,
dünden öte güne, bir garip çelebi gibiyim.
devamını gör...
230.
yine belki de farkında olmadan vurdun beni
kuzey ışıkları, istikrar
dut ağaçları çiçek açmaz dedirten laflar
peynirden gemiler
iki dürüm bir acılı, iki kişi gibi
kavgalı olduğum tüm sokak köpekleri birer masum bugün
ip adresi durmadan değişen bir ben
yıldızla bakıştım yokluğunda

altyazılı tüm filmler fragman geçti
önemli yerlerin altını çizmem gerekirse diye başlayan önemsiz cümleler: şirket
şirke sürükleyen tüm kitaplar için inen kitap
yerden yüksek oynayan çocukluğum
ve eğer haklıysa yani paralel evrende işleri yoluna koymuş bir ben
içme şunu

asyam, al yazmalım
samet baba demişti, babalığa seçmişti onu
akıp gidiyor zaman, zaman akmaz dedi biri, haklıydı
hak edilmiş bir yalnızlık için çabalayan işsiz
balığa aşık olmuş bir martı
dut düştü şimdi
kulağım çevremde, şşş, dinle
eskilerden mutlu bir gün seç
odaklan odaklan

duvarlarda yazılar durmadan geçiyor
asıl maharet... yutkunmam on saniye...izler kalırsın..
içimizden gelenleri mi yazdık yoksa içimizden geldiğini düşünmesini sağlayacak şeyleri mi
kötü müyüz
iyi de sayılmayız ama kötü değiliz
değil mi?
değişen dünya şartlarına uyum sağlayamayan
değişmez tüm kuralları değişebilir gösterip toplumu tümden sarsan ve değerlerin içini boşaltıp yerine bir şey koymayan tüm avrupa aslında bundan kurtulmanın yollarını acısını paylaşıp diğer tüm toplumları bir deney laboratuvarı olarak görüyor

inan bana mathilda hayat hep zordur
hayatı anlamak gerek
hayatı mı anlamak gerek
ne için?
anlamadan yaşayamazsın
yaşıyorum
hadi ordaaan sen buna da yaşamak mi diyorsun
ya nedir yaşamak
anlamaktır
sen anladın mı ki
ım şey, hayır
bir ölüden yaşam dersi aldığım için şanslıyım

şans topunda bugün kazandıran numaralardan biri 8
hadi bee iki sayıyla kaybettim
10 mu 6 mı
kıyametle ilgili her filmde radyo yayını yapan kilolu bir dj ve şimdiye kadar neden dinlenmedi ki onlar
sadece son geldiğinde mi böyle konuşurlar, haklı

bilinç akışı tekniğiyle yazıldı
devamını gör...
231.
geçip gidiyor da durduramıyorum zamanı.
yaşadığımı anların hepsi birer anı.
bazen üzüveriyor geçmişin izleri.
bazen ise dolanıyor dile;
ne güzel günlerdi cümlesi.
yok hayatın tekrarı.
var mıdır bilinmez ölümden ötesi.
demem o ki:
geçmişte kaldı geçmişin izi.
gelecekte ne olacağı belli mi ?
hayat anlardan oluşan koca bir anı.
bir anıya dönüşmeden yaşa ânı.
devamını gör...
232.
1)
seni düşlüyorum yine
seni düşlemek,
hafif bir tebessüm konduruyor dudaklarıma
seni düşlemek,
derin bir nefes çektiriyor bana
ve seni düşlemek ,
huzuru getiriyor bana

2)
ne çok seviyorum seni
hayret ediyorum kendime
sevilmeyi bilmeyen biri
sevmeyi nasıl biliyor ?
nasıl bu kadar çok seviyor ? diye
sevmek mi bu ?
yoksa tutunulacak tek dalmısın sen ?
benim dünyamda
bilemiyorum
sevmek ne demek ?
nasıl olur sevmek ?
sorguluyorum .
seviyorum .
seviyor muyum?
devamını gör...
233.
gül kadrini idrak için har gerek
cahile dünyada ahu zar gerek
yürek yarasına çare ararsan
ehli gönül dairesinde yar gerek.

(dudakdeğmez/lebdeğmez)
-fıstıklıbörek-
devamını gör...
234.
nerede kaldın kadın?
gözüm yollarda
aklım sende
kalbim zalimin birinde
kaldı.
gel kurtar kalbimi kadın.
devamını gör...
235.
seninle yaşamak
dünü bugünü, lale devrini, karanlık çağları,
belki de orta çağda avrupa'yı.
şeytanlaşmak seninle, seninle yanmak.
sonra yıkmak karanlıkları birlikte el ele.
devşirmek bütün günahsız çocukları.
kırmak zincirlerini yaşayan ölülerin, kölelerin.
yaşamak seninle uçsuz bucaksız fikirlerde,
sanki bir günahı severcesine yaşamak.
ve ölmek önce kalplerde,
sonra silinmek bütün fotoğraflardan,
unutulmak kaybolmak bütün haritalardan.
kaldırılmak tarihin tozlu raflarına.
roma gibi ihtişamlı yanmak belki,
yanarken bile yaşamak zihinlerde.
asılmak köhne zihinlerin darağacında,
aslında uçarken özgür kuşlar gibi,
fikirlerde, zihinlerde...
gülümsemek ölürken tüm mevsimlere,
çünkü bilmek yaşanan tüm mevsimlerin,
seninle birlikteyken önemsiz olduğunu , yaşan'an'ların.
sen olmanın 4 mevsim olduğunu bilmek.
yağmurların gözyaşın, güneşse dalgalı saçların,
tüm iklimleri sen olduğu için sevmek,
ve bir gün zamanı geldiğinde,
aslında yaşarken bütün böceklerde ,çiceklerde , fikirlerde.
kabına sığmazken arsız duygularım,
ciddileşmek şu gülünç dünyada,
ve ölmek sabaha karşı derin uykularda...
devamını gör...
236.
(leb değmez/ dudak değmez)

ey dünya ne çektik senin elinden
ne yaralar açtın içten, derinden
ne etsek de gitsek yangın yerinden
daha durdukça da yandıracaksın

ne sultanlar geldi geçti şu yerden
ne yiğitler geçti yardan da serden
nasıl hayat sundun, dertten kederden
daha ne kadar da kandıracaksın

garibim dünyanın rengine kandım
şu yalan hayata nasıl inandım
aşk dedim, o yarin oduna yandım
beni de lahite konduracaksın.

-fıstıklıbörek-
devamını gör...
237.
düşüncemin uykumu yarıp geçtiği serin bir yaz gecesi.
arayışlardayım yine, ne istediğime dair.
çok şey isterdim bu dünyadan, atmosfere sığmayacak hayallerim var.
hayallerimin temel noktası, bir zamanlar temizliğinden emin olduğum kalbim.

peki, yaşadığım batakta gördüğüm onca pislik, kalbimi kirletmiş midir acaba?
çocukluğumdaki kadar pak mı? ciğerlerim değildir de, kalbimle ilgileniyorum.

ciğerlerimdeki pislikten emin olduğum kadar, kalbimden de emin olabilseydim keşke.
onlar, envai çeşit maddelerin yükümlülüğünden, ömür boyu karartı hapsine çarptırılmıştır bile.

atmaktan yorulmuş mudur mesela, gözlerim gördüklerinden utanır halde,
o pompaladığı kandan, bana verdiği candan pişman mıdır?

yorgun düşmüş müdür gözlerimin ona yansıttığından, kulaklarımın duyduğundan
ya da burnumun artık soluyamadığından, dudaklarımın artık öpemediğinden?

benliğim yorgun mesela. sevdiklerimin öldüğünden ve ölüyor olmasından.
gördüğüm bazı gülüşler toprak altından yıldızları seyrediyor, 
özenmiyorum değil bazen, çocukluğuma söylesek inanmaz,
ölüm seni cezbedecek be ufaklık desek, tiz sesli birkaç küfür yer dönerdik.

mahcup olmuyor değilim. temiz düşüncelerime, o "atmosfere sığmayan hayallere"
erken çekip gitmek hiç bana göre değil.
gülerler adama, hiç hoşlanmam alaya alınmaktan!
pes etmek çözüm olsa hiç direnmekle falan uğraşır mıydım?

şimdi tekrar düşeceğim arayışlara, gerekirse doksan dokuza kadar.
arayacağım; sevgiyi, huzuru, eğlenceyi, keşfetmeyi.
tekrar bir tenle bağdaşmanın sıcak hissini.
ve bir bahar gününde, yeşil soğanın ahmed arif'e yaşattığı o mutluluğu.
devamını gör...
238.
#615834
devamını gör...
239.
#bu şiirdeki ayrıntıları fark eden arkadaşları mesaj kutuma bekliyorum.


ay bu gecede yarım,eksik kapkara

sahilde başıboş tek bir nefes

yalnız rüzgarın hışırtısı yalnız bir bay

aklından geçirmedi kadını çünkü saklamasa

melekler çalardı adını.

korktu yalnız başına sahilde yüreyen

yalnız bay.

ve seslendi rüzgara sırdaş sen iletir misin

o kadına adımı?

çünkü onsuz atamıyorum hiçbir adımı.

bir nefes aldı sigaradan yalnız onunla konuştu.

her nefesti onun adı çünkü ruhuna dokunmuştu.

bu yollar dedi yürüyerek bitmedi

sensizlik cehennem sesin cennetti.

kadın! dedi eğer yasaksa bana saçlarının kokusu

sen sal saçlarını getirir bana sırdaş rüzgarın uğultusu.

kadın yalnız başına yalnız melek gibi uyuyan kadın

uyandı uykusunda duymuş olmalı sesini

ürperdi birden bir ses kesmiş olmalı nefesini.

yalnız adam dedi aşk sana yakışıyor

bir şiir bir sigarayla almış başını kaçışıyor.

sen bu hayatla mu mutlu edeceksin beni?

bunlarla mı keseceksin bu eşsiz nefesimi?

yalnız adam pek bi suskunlaştı

bu soru ağırdı ruhu durgunlaştı

dediki adam sonra

bir kalbim var sana atan bir de ben

bir aşk böyle yaşanmaz mı gerçekten

sensiz her şeye sahip olsam ne farkeder

sevmek pahalıya patlarmış meğer.

aşk başlı başına bir dünyaymış

ve bu adam o dünyada yalnız bir baymış.
devamını gör...
240.
hani gözünden akan o narin yaşlar var ya?
yüreğim ucu sivri bir hançerle parçalanıyordu.
her yaşta artıyordu bu şiddet, ruhum dayanamıyordu.
bana ne yaptın sen! yaralı kalbim iyileşemiyordu.

bu mısralar sessiz ruhuma kinayeli bir sesleniş olsun.
bunları okurken kalbin sevgimle dolsun.
ufukta doğsun güneş, kelimeler gökyüzünü aydınlatsın.
en soğuk alfabeden çıkan bu sıcacık şiir;
beni sana hatırlatsın…

merak etme beni, aşıp geleceğim dağları.
haykırırken hüznümü geceye, yetişir annemin duaları.
tanrı aslında sever hepimizi, üzmemelisin insanları.
karşındaki gerçekliği bırakıp, tercih etmemelisin yansımaları…

pencereden gökyüzünü izliyorum yazarken.
her yıldız seni anımsatıyor, vakit geçiyor düşünürken.
aklıma geliyor, dünyalara bedel o gülümsemen.
ne haldeyim sensizken, keşke bir görsen.

kimsenin bilmediği hayallerim vardı, sevmiştim seni.
unutmak yalan, zamanla alışacağım.
bu dünyada olmasa bile cennette bekleyeceğim seni.
papatyalardan bir taç yapıp, o güzel saçlarına takacağım.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının şiirleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim