keyif çayı içsinler? hiç inandırıcı değil bence iş bulamaları, bence iş beğenmiyorlardır.
devamını gör...
sebeplerinden biri eğitimin öğrencileri kalifiyeleştirememesidir.
devamını gör...
ülkede fabrika yok, üretim yok. aktif bir ülke olsak gençler de hakkını alabileceklerini görüp üretim sahalarındaki mavi yaka ara pozisyonlara yöneleceklerdir, herkes üniversite okurum güzel para kazanırım hayallerinde yüzmeyecektir. örneğin almanyada forklift ehliyeti olan bir birey 3000 euro kazanıp kral gibi yaşayabilmektedir.böylelikle üniversitelere hücum, baba gredi çek özel okucam olayları azalır ve domino taşı misali her 100 bin üstü nüfus olan yerleşim birimine üniversite, 100 binin altına yüksekokul açılmaz. ayrıca fırsattan istifade edip desteği çakan her yatırımcı özel üniversite açmaz. yani dediğim gibi olayın kırılma noktası belli gerisi çorap söküğü.
devamını gör...
risk alarak henüz formasyonu olmayan bir bölüm olan karşılaştırmalı edebiyat okuyorum. puanım mı yetmedi diye sorarsanız hayır gidebileceğim başka bölümler vardı ama ben öğretmen olmayı hiç istemediğim ve ingiliz/amerikan dili bölümü ile kendimi sınırlamak yerine birden fazlasını karşılaştırabileceğim ve ingilizceden başka almanca/fransızca/rusça/arapça dan iki tanesini öğrenme olanağına sahip olduğum için bunu avantaj görerek bölümü seçtim. tabi hangi bölümü okursak okuyalım kendimizden de bir şeyler katarsak, çabalarsak bir adım öne geçeriz. her şey biz de bitiyor aslında bölüm önemsiz. severek okuduktan sonra zaten ister istemez kendinizi de ortaya koyuyorsunuz. evet garantici bir insan olabilirsiniz ama istemediğiniz bir işi de yapmak istemezsiniz yani ( - - ) severek yapacağınız ama garantisi olmayan bir iş ( + - )
devamını gör...
her günümü gelecek kaygısı adlı buhranla geçirdiğim için, türkiye'de kaldığım müddetçe başıma gelmesinin kaçınılmaz olduğu olay.
devamını gör...
üniversite mezunlarına asgari ücretten biraz fazlasını reva gören işverenlerin eseri...
devamını gör...
üniversite iş ve işçi bulma kurumu mu?
üniversite sayısı ve kontenjan düşerse iş bulma sorunu çözülecek mi? gibi devamında bir çok soruyu da beraberinde getirecek uzun uzun tartışılması gereken memleket sorunu.
devamını gör...
bitirdiği bölümün üzerinde yoğunlaşmasınlar kpss de minimum 70 , bir kaç tanıdık gardiyan,polis,subay,astsubay başvuru yap o iş tamam .
devamını gör...
her şehirde üniversite açılmasını doğru bulmasam da işsizliğin sebebini buna bağlamıyorum. istanbul üniversitesi kötü bir üniversite mi ki işsiz çıkıyor?
devamını gör...
saçma sapan bölümlere ve saçma sapan kontenjanlara sahip üniversitelereek olarak kötü ekonomi koşulları ve tabiki sektörde dayın olmaması olayıdır.
devamını gör...
-birinci sebebi çok fazla üniversite açılması ve kontenjanların aşırı derecede fazla olması.
-ikinci sebebi akademisyenlerin yeteri kadar kalifiyeli olmaması.
- üçüncü sebebi ezberci bir sistemin olması.
- dördüncü sebebi iş hayatına entegre bir şekilde eğitim verilmemesi.
- beşinci sebebi ders içeriklerinin güncel olmaması hala eski bilgileri kullanmaları.
- altıncı sebebi öğrencilerin gerçekçi davranmaması yani kendilerini yeteri kadar geliştirmemeleri.
şimdi soruyorum sadece tek sebep öğrenciler mı hayır tabi ki , öğrenciler de kısmen suçlu ama suçun tamamına yakın üniversitelerindir. üniversitelerin düzgün eğitim vermemesinden kaynaklı çünkü eğer akademisyenler öğrencilere yol gösterici olsa belki de onlar için bazı şeyler daha kolay olur.
devamını gör...
devletin gençlere gereksiz umut vermesiyle paralel gelişen durum. her ile üniversite kampanyasının sonucu olarak doğmuştur.
devamını gör...
maalesef doğru.
devamını gör...
her öğrencinin en azından kısa bir süre de olsa yaşayacağı durumdur. şuan ben de işsizim ve ailemle yaşamak maddi açıdan onlara bağlı olmak gerçekten iğrenç bir his.
devamını gör...
her mahallede üniveriste olduğu için olabilir mi?!! eskiden koskoca ülkede 8 9 tane üni. varmış. emekli öğrtmen kuzenlerim var. okumaya ankaraya falan gitmişler. yoktu başka yerde üniveriste diyorlar. simdi her mahalleye yeni bir üniversite açıldığı için üniveriste kazanmanın da bi anlamı kalmadı, mezun olmanın da...
bir de üniversite kazanırken insanlar çok alakasız alanlara yöneliyor. hiç bir işe yaramayan, lise hayatı rezil hatta sınıfta kalmayı bile becermiş iki tanıdığım var. biri özel bir üniversitede 2 yıllık sağlık okuyor. aynı şekilde diğer sınıfta kalan, lisede öğretmenlerin ite kaka sınıf geçirdiği bir arkadaşım 2 yıllık çocuk gelişim okuyor. asıl sorun şu; gerçekten sağlık sektörüne girerken insanlara faydam dokunsun, insanları iyi edeyim mantığındaysa gitsin okusun ama " 4 yıllık tercih yapsam boşta kalıcam 2 yıllık sağlık puanları çok düşük burayı kazanabilirim" diyerek üniversite okumak hata. sağlık okuyan arkadaşım bu mantıkla okuyor. 4 yıllık üni. kazanamam 2 yıllıklardan da sağlığa yetiyor puanım diyor. aynı şekilde çocuk gelişim okuyan diğer arkadaşım sokakta yolda bi ağlayan çocuk görse "gidicem dövcem şimdi susturun şu veledi" diyen biriydi. şimdi çocuklar ile ilgili eğitim alıyor. ne kadar komik... bu gibi insanlar ileride tabiki işsiz kalacak. tabi bunlar üni. mezunu olunca boş boş evde oturacak...ı
devamını gör...
mantar gibi açılan üniversitelerin sonucudur. uyduruk bir üniversitede mühendislik okunuyor ama mezun olunca daha hesap makinesi kodlanamıyor. sen iş bulma bir zahmet. bu ülkede işe yarar taş çatlasa 20-25 üniversite vardır. gerisi kamu israfı, o üniversitelerin akademisyenlerinin maaşı, inşaat parası, ısınma, temizlik gibi giderlerinin hepsi kamuya vergi yükü olarak dönüyor.

bu yüzden liberal devlet anlayışını hakim kılmalıyız. eğitim özel sektörün elinde olmalı.
devamını gör...
okul ya da bölüm açarken istihdama göre değil de açmak için açıldığı için. bunun yanı sıra tanıdık olmadan değil üniversite mezunu doktora bile yapsan iş bulamama durumu.
devamını gör...
doğru bir durum tespiti fakat eksik. siyasi iktidarı ve ekonomi modellerini eleştirmek için %100 doğru bir önerme lakin eleştirilmesi gereken kısım 'üniversite mezunu' olanların iş bulamaması değil; 'insanların' bulamamasıdır.

lisans mezunu olmak, elbette önemli bir kriterdir fakat günümüz dünyasında adına 'insan kaynakları' dedikleri sistemi amerika'dan tabir-i caizse çalıp, bilimsel metotlardan tamamen uzak bir şekilde ve hangi alanda uzman olduğu belli olmayan / tamamen meziyetsiz kişilerce uygulandığı türkiye gibi ülkelerde, birincil yetkinlik kriteri olarak görülmesini 'normal' karşılamaktan başka çare yok.

şimdi burada iktisat teorileri ile harmanlayıp, televizyonlardaki bilmiş ve sözde ekonomistler gibi kelime yapmak istemem ama hep söylediğim gibi arz / talep ne diyorsa, ekonomiyi ilgilendiren her konuda o olur. dolayısıyla elimize aldığımız kağıtta öncelikle bakmamız gereken şey istihdam hacmi ve güncel büyüme tahminleridir. ha türkiye'de gibi ülkelerde paylaşılan verilerin ne derece doğru olduğu aşikar.

gelişmekte olan ülkelerde (ki hiç bitmez onların gelişme süreci. niye acaba?) her zaman 'ara eleman' denilen pozisyon kıymetli olmuştur. çünkü mevcut büyüme planlarında yer alan sektörlerin ihtiyaç duyduğu personel profili, ara eleman profilidir. türkiye'de eşit sayıda inşaat mühendisi ve sıvacı olduğunu varsayarsak; sıvacı istihdamının oranı daha yüksek olacaktır. bu, işgücü emeğinin unvandan unvana değersiz / değerli olduğu ile alakalı değil; türkiye'nin, büyüme modeli olarak sadece inşaatı tercih etme cehaleti ile alakalıdır. bunları makro boyutta konuşabilmek için eğitim sistemi, iktidar uğruna her şehre üniversite açılması, üniversite eğitimlerinin niteliği, kalkınma planları vesaire gibi sabaha kadar konuşmamız gerekir fakat mikro ölçekte yukarıda anlattığım örneği referans alabilirsiniz.

keşke avcılık dönemlerindeki gibi olsa ve 1 geyiği avlamak için 2 saat vakit geçiren ile, 4 saat vakit geçiren arasındaki korelasyon aynı şekilde formüle edilse ama dediğim gibi; modern iktisat teorileri, zalimliği de beraberinde getirir.

hiç kimse yaşam planına başlarken 20 sene sonra gökdelenin tepesinde sıva yapacağı hayaliyle başlamaz ama birtakım etmenlerden ötürü oraya sürüklenir. kimsenin yapmak istemeyeceği iş dallarında da işçi talebi yüksek olur; haliyle ücretler yükselir. hani genelde derler ya "ulan metrobüs şoförü benden daha çok alıyor." diye. e git sen sür o zaman metrobüsü diyebilir misiniz ? evet, kapitalist sistem bunu şart koşar. demelisiniz.

büyük resim kursuna gitmeye gerek yok; kapitalizme karşı mücadele etmek gerekiyor işin özü.

şahsi tavsiyem: linkedin, linkedin, linkedin. jargon gereği bağlantı, bağlantı, bağlantı. plaza ağzıyla network network network.
devamını gör...
türkiye için olağan bir durum
devamını gör...
şahsen 2 bölüm bitirmeme rağmen senelerdir sürekli iş arıyorum daha sigortam 2000 gün olmadı üniversiteden mezun olalı 10 yıl oldu çok üzülüyorum bu halime
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"üniversite mezunlarının iş bulamaması" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim