üniversite mezunlarının iş bulamaması
başlık "kafası kendinden güzel" tarafından 13.11.2020 20:51 tarihinde açılmıştır.
61.
doğru bir durum tespiti fakat eksik. siyasi iktidarı ve ekonomi modellerini eleştirmek için %100 doğru bir önerme lakin eleştirilmesi gereken kısım 'üniversite mezunu' olanların iş bulamaması değil; 'insanların' bulamamasıdır.
lisans mezunu olmak, elbette önemli bir kriterdir fakat günümüz dünyasında adına 'insan kaynakları' dedikleri sistemi amerika'dan tabir-i caizse çalıp, bilimsel metotlardan tamamen uzak bir şekilde ve hangi alanda uzman olduğu belli olmayan / tamamen meziyetsiz kişilerce uygulandığı türkiye gibi ülkelerde, birincil yetkinlik kriteri olarak görülmesini 'normal' karşılamaktan başka çare yok.
şimdi burada iktisat teorileri ile harmanlayıp, televizyonlardaki bilmiş ve sözde ekonomistler gibi kelime yapmak istemem ama hep söylediğim gibi arz / talep ne diyorsa, ekonomiyi ilgilendiren her konuda o olur. dolayısıyla elimize aldığımız kağıtta öncelikle bakmamız gereken şey istihdam hacmi ve güncel büyüme tahminleridir. ha türkiye'de gibi ülkelerde paylaşılan verilerin ne derece doğru olduğu aşikar.
gelişmekte olan ülkelerde (ki hiç bitmez onların gelişme süreci. niye acaba?) her zaman 'ara eleman' denilen pozisyon kıymetli olmuştur. çünkü mevcut büyüme planlarında yer alan sektörlerin ihtiyaç duyduğu personel profili, ara eleman profilidir. türkiye'de eşit sayıda inşaat mühendisi ve sıvacı olduğunu varsayarsak; sıvacı istihdamının oranı daha yüksek olacaktır. bu, işgücü emeğinin unvandan unvana değersiz / değerli olduğu ile alakalı değil; türkiye'nin, büyüme modeli olarak sadece inşaatı tercih etme cehaleti ile alakalıdır. bunları makro boyutta konuşabilmek için eğitim sistemi, iktidar uğruna her şehre üniversite açılması, üniversite eğitimlerinin niteliği, kalkınma planları vesaire gibi sabaha kadar konuşmamız gerekir fakat mikro ölçekte yukarıda anlattığım örneği referans alabilirsiniz.
keşke avcılık dönemlerindeki gibi olsa ve 1 geyiği avlamak için 2 saat vakit geçiren ile, 4 saat vakit geçiren arasındaki korelasyon aynı şekilde formüle edilse ama dediğim gibi; modern iktisat teorileri, zalimliği de beraberinde getirir.
hiç kimse yaşam planına başlarken 20 sene sonra gökdelenin tepesinde sıva yapacağı hayaliyle başlamaz ama birtakım etmenlerden ötürü oraya sürüklenir. kimsenin yapmak istemeyeceği iş dallarında da işçi talebi yüksek olur; haliyle ücretler yükselir. hani genelde derler ya "ulan metrobüs şoförü benden daha çok alıyor." diye. e git sen sür o zaman metrobüsü diyebilir misiniz ? evet, kapitalist sistem bunu şart koşar. demelisiniz.
büyük resim kursuna gitmeye gerek yok; kapitalizme karşı mücadele etmek gerekiyor işin özü.
şahsi tavsiyem: linkedin, linkedin, linkedin. jargon gereği bağlantı, bağlantı, bağlantı. plaza ağzıyla network network network.
lisans mezunu olmak, elbette önemli bir kriterdir fakat günümüz dünyasında adına 'insan kaynakları' dedikleri sistemi amerika'dan tabir-i caizse çalıp, bilimsel metotlardan tamamen uzak bir şekilde ve hangi alanda uzman olduğu belli olmayan / tamamen meziyetsiz kişilerce uygulandığı türkiye gibi ülkelerde, birincil yetkinlik kriteri olarak görülmesini 'normal' karşılamaktan başka çare yok.
şimdi burada iktisat teorileri ile harmanlayıp, televizyonlardaki bilmiş ve sözde ekonomistler gibi kelime yapmak istemem ama hep söylediğim gibi arz / talep ne diyorsa, ekonomiyi ilgilendiren her konuda o olur. dolayısıyla elimize aldığımız kağıtta öncelikle bakmamız gereken şey istihdam hacmi ve güncel büyüme tahminleridir. ha türkiye'de gibi ülkelerde paylaşılan verilerin ne derece doğru olduğu aşikar.
gelişmekte olan ülkelerde (ki hiç bitmez onların gelişme süreci. niye acaba?) her zaman 'ara eleman' denilen pozisyon kıymetli olmuştur. çünkü mevcut büyüme planlarında yer alan sektörlerin ihtiyaç duyduğu personel profili, ara eleman profilidir. türkiye'de eşit sayıda inşaat mühendisi ve sıvacı olduğunu varsayarsak; sıvacı istihdamının oranı daha yüksek olacaktır. bu, işgücü emeğinin unvandan unvana değersiz / değerli olduğu ile alakalı değil; türkiye'nin, büyüme modeli olarak sadece inşaatı tercih etme cehaleti ile alakalıdır. bunları makro boyutta konuşabilmek için eğitim sistemi, iktidar uğruna her şehre üniversite açılması, üniversite eğitimlerinin niteliği, kalkınma planları vesaire gibi sabaha kadar konuşmamız gerekir fakat mikro ölçekte yukarıda anlattığım örneği referans alabilirsiniz.
keşke avcılık dönemlerindeki gibi olsa ve 1 geyiği avlamak için 2 saat vakit geçiren ile, 4 saat vakit geçiren arasındaki korelasyon aynı şekilde formüle edilse ama dediğim gibi; modern iktisat teorileri, zalimliği de beraberinde getirir.
hiç kimse yaşam planına başlarken 20 sene sonra gökdelenin tepesinde sıva yapacağı hayaliyle başlamaz ama birtakım etmenlerden ötürü oraya sürüklenir. kimsenin yapmak istemeyeceği iş dallarında da işçi talebi yüksek olur; haliyle ücretler yükselir. hani genelde derler ya "ulan metrobüs şoförü benden daha çok alıyor." diye. e git sen sür o zaman metrobüsü diyebilir misiniz ? evet, kapitalist sistem bunu şart koşar. demelisiniz.
büyük resim kursuna gitmeye gerek yok; kapitalizme karşı mücadele etmek gerekiyor işin özü.
şahsi tavsiyem: linkedin, linkedin, linkedin. jargon gereği bağlantı, bağlantı, bağlantı. plaza ağzıyla network network network.
devamını gör...
62.
türkiye için olağan bir durum
devamını gör...
63.
şahsen 2 bölüm bitirmeme rağmen senelerdir sürekli iş arıyorum daha sigortam 2000 gün olmadı üniversiteden mezun olalı 10 yıl oldu çok üzülüyorum bu halime
devamını gör...
64.
niteliksiz üniversitelerin çoğalmasıyla mezun sayısının artması sonucu oluşan, bireylerin değil sistemin suçudur.
devamını gör...
65.
memur kafasında geleceği hayalleyen gençler çoğalıyor malesef. oturduğu yerden maaş alabileceklerine inandırdı bu sistem onları çünkü. ne yazık ki dünya degisiyor ve bizim insanımız bu değişimden bir haber. müthiş bir uykuda beyinler. dijital çağin tüketim nesli haline gelen gençlerimiz, otonom sistemleri hayatlarımıza daha basit nasıl adapte edebiliriz sorusunu kendilerine sormaları gereken yaslarda, vakitlerini boşa harcamaktalar.
devamını gör...
66.
liseden sonra 4 yıl daha lise okuyunca kendini kıdemli sananların yaşadığı problem.
ya okuduğun üniversite binasında 5 yıl önce dayımgil oturuyordu şimdi orada işletme dersi görüyorsun, daha kötüsü geçen hafta oturduğun taburenin orada tuvalet vardı.
gir bak odtü, itü, marmara falan işsiz kalırsan gel ama saruhanogullari apartmandaki germiyanogullari universitesinden mezun olursan al sana iş.*
alttaki arkadas için ozel ek.
yani o ailenle senin arandaki sorun.
ben sıradan bir dershaneden bozma universiteye gitmek istemiyorum dersin, zaten deniz anasından bir tık zekiysen digerlerinin kapatılması gerekmez, sen tercih etmezsin.
ya okuduğun üniversite binasında 5 yıl önce dayımgil oturuyordu şimdi orada işletme dersi görüyorsun, daha kötüsü geçen hafta oturduğun taburenin orada tuvalet vardı.
gir bak odtü, itü, marmara falan işsiz kalırsan gel ama saruhanogullari apartmandaki germiyanogullari universitesinden mezun olursan al sana iş.*
alttaki arkadas için ozel ek.
yani o ailenle senin arandaki sorun.
ben sıradan bir dershaneden bozma universiteye gitmek istemiyorum dersin, zaten deniz anasından bir tık zekiysen digerlerinin kapatılması gerekmez, sen tercih etmezsin.
devamını gör...
67.
madem odtü, itü'ye girişinde işsiz kalınmıyor; kapatılsın diğer her yer. diğer üniversiteler açık oldukça elbet birileri tercih listesine ekleyecek.
bilmem ne üniversitesinden mezun olursan tabi işsiz kalırsın demek yerine
bunca genç neden odtü, itü, marmara kazanacak kadar iyi bir eğitim alamadı veya neden diğer üniversiteler bu ayarda değil diye sorgulansa işin rengi değişecek aslında.
buraya ek yapıldı1: ben yukarıda sayılan üniversitelerden mezun değilim ama sürekli aşağıladığınız apartmandan bozma, özel okullardan birinden de mezun değilim. benim gibilerin suçu ne o zaman?
nispeten iyi sıralamalar yaptık, okuduk emek verdik. neyin ne olduğunu anlamadan üniversiteye girmeye zorlandık. bana kalsa 18 yaşında beni bi kuaförün yanına soksalardı şu an daha iyi konumdaydım.
ek2: bi de bir öğrencinin adını sürekli dile getirdiğimiz bir üniversiteyi kazanmış olması üniversite sınavına bağlıdır ama oradan nasıl mezun olduğunu bilemezsiniz. sırf "oradan" mezun diye iyi bir mühendis, ekonomist veya bilmem ne değildir. keşke, başkalarına da şans tanınsa ama bizde resmen bir fetiş var bu konuda.
----ek bitti----
bana sorarsanız, ülkenin koşullarını göz önüne aldığımda, bu ülkeye doğru düzgün 7-10 üniversite yeter.
bilmem ne üniversitesinden mezun olursan tabi işsiz kalırsın demek yerine
bunca genç neden odtü, itü, marmara kazanacak kadar iyi bir eğitim alamadı veya neden diğer üniversiteler bu ayarda değil diye sorgulansa işin rengi değişecek aslında.
buraya ek yapıldı1: ben yukarıda sayılan üniversitelerden mezun değilim ama sürekli aşağıladığınız apartmandan bozma, özel okullardan birinden de mezun değilim. benim gibilerin suçu ne o zaman?
nispeten iyi sıralamalar yaptık, okuduk emek verdik. neyin ne olduğunu anlamadan üniversiteye girmeye zorlandık. bana kalsa 18 yaşında beni bi kuaförün yanına soksalardı şu an daha iyi konumdaydım.
ek2: bi de bir öğrencinin adını sürekli dile getirdiğimiz bir üniversiteyi kazanmış olması üniversite sınavına bağlıdır ama oradan nasıl mezun olduğunu bilemezsiniz. sırf "oradan" mezun diye iyi bir mühendis, ekonomist veya bilmem ne değildir. keşke, başkalarına da şans tanınsa ama bizde resmen bir fetiş var bu konuda.
----ek bitti----
bana sorarsanız, ülkenin koşullarını göz önüne aldığımda, bu ülkeye doğru düzgün 7-10 üniversite yeter.
devamını gör...
68.
ülke her yıl bir çok alanda binlerce universite mezunu çıkarıyor, bu sistem böyle devam ederse ülkemizde okumuş ama yeterli eğitimi almamış işsiz mezunlar olmaya devam eder.
devamını gör...
69.
sürekli yaşanan bir durumdur. sadece türkiye'nin değil bir çok ülkenin ortak problemidir. ben türkiye dışında bir ülkede yaşadım. hukuk fakültesi mezunu bir kadının evlerde yemek yaptığını gördüm. her mezuna iş verebilecek kapasitesi olmayan ülkelerin maalesef genel sorunu bu.
devamını gör...
70.
okumayın kardeşim o zaman. sayısalda 100 bin yaptıktan sonra gerçekten iş bulacağını mı sanıyordun? sen üniversite değil lise çakması bir bölüm okudun o kadar.
devamını gör...
71.
81 ile üniversite açarsan saçma sapan bölümleri çoğaltırsan. olacağı budur. ara eleman bulunmuyor . usta çırak kalfa yok memlekette herkes üniversite mezunu işsiz
devamını gör...
72.
yakın gelecekte yüksek lisans mezunlarının da düşeceği durumdur. eğitimli insan sayısını arttıralım derken eğitim kalitesi düşmüş ve etraf eğitimli cahillerle dolmuştur.
devamını gör...
73.
üniversitelerin iş buldurma kurumu olmamasından kaynaklıdır. yaşanan ikilemi ve moral bozukluğunu anlıyorum. yanlış anlayıştan kaynaklı, gençler geleceklerinden oluyor. binlerce üniversite var daha da açılacak, gidip kayıt yaptırmak zorunda değilsiniz sırf var diye. bir kere şunu anlamanız gerekiyor herkes üniversite mezunu olmak zorunda değil. üniversite okumak zorunlu da değil, okumayabilirsiniz. kendinizi güçlü hissettiğiniz konu illa ki bilim dalları olmak zorunda da değil. belki de sen müthiş bir kuaför olacaksın? müthiş bir mobilya ustası olacaksın? türkiye’de alanı olmadığını bile bile 200.000’inci olup arkeoloji okumanın gereği nedir?
diyelim ki çoktan üniversiteye başladın, 2. sınıfa da bir güzel geçtin. o zaman kendini geliştireceksin. okulun sana ayarlayacağı stajın hiç ama hiçbir hükmü yoktur, yaz aylarında mutlaka (gerekirse maaşsız) staj yap. evet sana fotokopi çektirecekler orada ama sen sonra onu özgeçmişine yazacaksın bunu unutma. ne yap et o ingilizceyi öğren, işime yaramıyor deme yarayacak. düşük ortalamaya razı olma, nerede lazım olacağını bilemezsin. hedefini şimdiden koy, ve orada çalışanlarla iletişime geçmeye çalış, tavsiye al.kısacası bu işe kafa yor. üniversite hocalarının lisedekiler gibi bilgi verme zorunluluğu yoktur, size farkındalık kazandırmak için oradalar. meslek öğretmezler eğer meslek yüksekokulu değilse.
bunları yaptıysan okeyini 101ini de oynarsın, sonra da üniversiteden mezun oldum işsizim demezsin herkes de torpille işe girmiyor.
diyelim ki çoktan üniversiteye başladın, 2. sınıfa da bir güzel geçtin. o zaman kendini geliştireceksin. okulun sana ayarlayacağı stajın hiç ama hiçbir hükmü yoktur, yaz aylarında mutlaka (gerekirse maaşsız) staj yap. evet sana fotokopi çektirecekler orada ama sen sonra onu özgeçmişine yazacaksın bunu unutma. ne yap et o ingilizceyi öğren, işime yaramıyor deme yarayacak. düşük ortalamaya razı olma, nerede lazım olacağını bilemezsin. hedefini şimdiden koy, ve orada çalışanlarla iletişime geçmeye çalış, tavsiye al.kısacası bu işe kafa yor. üniversite hocalarının lisedekiler gibi bilgi verme zorunluluğu yoktur, size farkındalık kazandırmak için oradalar. meslek öğretmezler eğer meslek yüksekokulu değilse.
bunları yaptıysan okeyini 101ini de oynarsın, sonra da üniversiteden mezun oldum işsizim demezsin herkes de torpille işe girmiyor.
devamını gör...
74.
her ilçeye ah pardon her ile öğrenci müşteri olur o ilin esnafına emlağına düşüncesiyle okul açtıkları için kalitesiz olan eğitim daha da kalitesizleşmiş, kalifiye değil ezber inek mezunlar yüzünden de sektörde işverenler bu saman beyinlerle uğraşmamak için deneyimli alıyor. e haliyle üniversiteli açıkta kalıyor. bunun dışında hükümete dip not. okul açmak maharet değil. onca okul aç binlerce öğretmen mezun et sonra atama yapma. e o zaman bölüm açma! bu sadece öğretmenlik için değil her alanda geçerli.
devamını gör...
75.
çok doğal bir durum.
buyrun kısa bir sebep analizi yaptık genç kardeşlerim. kaliteli okullardan mezun olup işsiz olan insanlar da var tabi ama bunların hepsi birer analiz ve eylemi doğru alma sonucuna bağlıdır.
ne kadar doğru eylem ve program o kadar az sıkıntı.
#410067
buyrun kısa bir sebep analizi yaptık genç kardeşlerim. kaliteli okullardan mezun olup işsiz olan insanlar da var tabi ama bunların hepsi birer analiz ve eylemi doğru alma sonucuna bağlıdır.
ne kadar doğru eylem ve program o kadar az sıkıntı.
#410067
devamını gör...
76.
yemek sektörü için yazıyorum.
15 yaşında iyi ustaların yanında işe başlayan çocukların hem ssk'sı başlıyor hem de iş öğreniyor.
20 yaşında en az 3500 tl maaşları var. zaten 25 yaşına kadar şef oluyorlar, 30 yaşında da kendi mekanlarını açıyorlar.
sen istediğin kadar üniversite oku, bu arkadaşlar kadar kazanamayacaksın.
emlakçı, galerici, müteahhit falan hiç saymıyorum.
15 yaşında iyi ustaların yanında işe başlayan çocukların hem ssk'sı başlıyor hem de iş öğreniyor.
20 yaşında en az 3500 tl maaşları var. zaten 25 yaşına kadar şef oluyorlar, 30 yaşında da kendi mekanlarını açıyorlar.
sen istediğin kadar üniversite oku, bu arkadaşlar kadar kazanamayacaksın.
emlakçı, galerici, müteahhit falan hiç saymıyorum.
devamını gör...
77.
ülkemizin en büyük sorunu, on tane okul oku gene bulamıyorsun, gençlerden de bazıları gerçekten çaba sarf etmiyor buda çok üzücü. ben okulların çok olmasına değil iş imkanını az olmasına daha çok kızıyorum. bir de şu yds ales i düşürüp durmayın herkes hoca olmasın bi zahmet.
devamını gör...
78.
tamamen ülkenin son 20 yıldır uyguladığı tutarsız ve yanlış eğitim politikanın sonucu. eğitimde çoklu zeka kuramını çalıştırmıyorsanız, teoride öğrendiklerinizi pratikle bağdaştıramıyorsanız, 5 yıllık kalkınma planlarını uygulamaya koyup ihtiyaca göre gerekli kalifiye eleman talebini düzenleyemiyorsanız, herkes yüzbaşı komutan olacak mantığıyla üretim ordusunu erden, astsubaydan tu kaka'landırıp, emeği kıymetsizleştiriyorsanız olacağı budur. ortaya belgesel olarak liyakatlı, nitelik olarak liyakassız, yaptığı işten mutsuz, torpil ve kayıranlardan ötürü hayata küskün insanları kader ve kederleriyle başbaşa bırakırsınız. asıl sorgulanması gereken, üniversite eğitimi kime, neye göre? aslolan diploma mı? belgelendirilmiş kalifiye eğitim mi? uzun uzuuun mevzular. allah üniversiteyi bitirmiş kardeşlerimize kolaylık versin ne diyelim?..
devamını gör...
79.
herkes üniversitelerin kalifiyesiz olmasından, herkesin üniversite okumasından vs.bahsetmiş.ben üniversite sınavında derece yaptım, herkesin giremeyeceği istanbul'da ki bir devlet üniversitesinde okudum(daha sonra bıraksam da).sonra yine %100 bursla özel üniversite de güzel bir bölüm okudum. okurken de sürekli çalıştım.temizlikçilik bile yaptım. şimdi gelmişler neden üniversite okudun, sanayiye girip iş öğrenmedin diye suçluyorlar.wtf.arkadaşlar siz muz cumhuriyetinde mi yaşıyorsunuz?anne babanız okuyun büyük adam olun diye bir kere bile size öğüt vermedi mi? herkes bu hayatta ki yol göstericileri olan anne babasını dinliyor. bizim suçumuz anne babamızın fakir olması.sizin suçunuzsa saçma sapan teoriler üretmek.
devamını gör...
80.
zamanı gelmeyen üniversite mezunudur.
herkesin zamanı gelir.
zamanınız gelene kadar boş durmayın, kendinize ekleyin, zamanınız gelince zirveye çıkın.
herkesin zamanı gelir.
zamanınız gelene kadar boş durmayın, kendinize ekleyin, zamanınız gelince zirveye çıkın.
devamını gör...