41.
pişmanlığım, yolun yarısınıda geçtik bundan sonra dönülmüyorda.genelde gelişimime katkısı olması gereken dersler hep ayak bağı oluyor.şuan 40 bin'den alan bir bilgisayar mühendisliği bölümündeyim, ne zaman kendimi geliştirmeye başlasam okul vaktimin çoğunu yediği için gelişimimi kısıtlıyor ve bu sadece benim için geçerli değil etrafımdaki bütün arkadaşlarım için aynı durum geçerli.okul sizi sektöre hazırlamaz diyip duruyorlar napim o zaman ben üniyi.
devamını gör...
42.
bence üniversite okumak, ne maksatla üniversite okumaya göre değişir, kimi sosyalleşmek adına, farklı bir şehire gidip bir şekilde eğitim almak ister. ne eğitimi olduğunu çok da önemsemeden. kimi vardır çocukluktan bir meslek hayali olur onu gerçekleştirmek ister.
ben özellikle kültür derslerinin öğrenmek maksadıyla okunması gerektiği düşüncesindeyim. yani her bölüm, her üniversite, meslek için okunmamalı bence. örnek gerekirse tarih, meslek kaygısı güdülmeden ilgiye yönelik okunabilir, yahut felsefe de aynı şekilde, bu bölüm de meslek kaygısı güdülmeden okunabilir ki ülkemiz açısından bakarsak da, öyle de görülmelidir bence bu gibi bölümler.
mesela bazen bu bölümlerde okuyunca içten içe şey hissi gelir mesela, işsiz kalacağım, bu bölümden bir şey yapamayacağım gibi düşünceler. şöyle ki, evet, bazı bölümler gerçekten öyle olabilir. direkt meslek arzunuz var ise gerçekçi olmak açısından sizi işsiz bırakmayacak bölümler tercih etmeniz bana göre daha mantıklı ve gerçekçidir.
ama diyelim ki aileden gelen bir zenginlik var, iş kaygınız, para kaygınız yok ise hobiniz, ilginiz de varsa tarih bölümü, felsefe bölümü yahut herhangi bir dil bölümü bence çok da güzel tercihler olabilir. benim mesela imkan bulabilirsem içten içe bir felsefe okuma arzum var, meslek kaygısı ile değil tamamen içimdeki merak nedeni ile.
zaten ben her bölümün de meslek amacıyla okunmasına karşıyım şahsen. yani bu üniversitelerin ilk kuruluş amacı nedir bilmiyorum ancak, bence dünya üzerindeki varlığımızın en önemli amaçlarından biri çalışmanın da öncesinde öğrenmek olmalı diye düşünüyorum. elbette bunda çalışmanın önceliği olması gereken, böyle bir zorundalığı olan insanların haricinde söylüyorum. çünkü elbette ki herkes hayata çok iyi imkanlarla başlamıyor. hatta iyi imkanlarla başlayanlar eminim ki ülkemiz açısından çok da az bir sayıdadır. ama en azından hayata iyi imkanlarla başlayanlar açısından, para kaygısı olmayan insanlar açısından bence hayattaki en önemli kaygılardan biri bu hayatı öğrenerek yaşama kaygısı olmalı diye düşünüyorum.
ben özellikle kültür derslerinin öğrenmek maksadıyla okunması gerektiği düşüncesindeyim. yani her bölüm, her üniversite, meslek için okunmamalı bence. örnek gerekirse tarih, meslek kaygısı güdülmeden ilgiye yönelik okunabilir, yahut felsefe de aynı şekilde, bu bölüm de meslek kaygısı güdülmeden okunabilir ki ülkemiz açısından bakarsak da, öyle de görülmelidir bence bu gibi bölümler.
mesela bazen bu bölümlerde okuyunca içten içe şey hissi gelir mesela, işsiz kalacağım, bu bölümden bir şey yapamayacağım gibi düşünceler. şöyle ki, evet, bazı bölümler gerçekten öyle olabilir. direkt meslek arzunuz var ise gerçekçi olmak açısından sizi işsiz bırakmayacak bölümler tercih etmeniz bana göre daha mantıklı ve gerçekçidir.
ama diyelim ki aileden gelen bir zenginlik var, iş kaygınız, para kaygınız yok ise hobiniz, ilginiz de varsa tarih bölümü, felsefe bölümü yahut herhangi bir dil bölümü bence çok da güzel tercihler olabilir. benim mesela imkan bulabilirsem içten içe bir felsefe okuma arzum var, meslek kaygısı ile değil tamamen içimdeki merak nedeni ile.
zaten ben her bölümün de meslek amacıyla okunmasına karşıyım şahsen. yani bu üniversitelerin ilk kuruluş amacı nedir bilmiyorum ancak, bence dünya üzerindeki varlığımızın en önemli amaçlarından biri çalışmanın da öncesinde öğrenmek olmalı diye düşünüyorum. elbette bunda çalışmanın önceliği olması gereken, böyle bir zorundalığı olan insanların haricinde söylüyorum. çünkü elbette ki herkes hayata çok iyi imkanlarla başlamıyor. hatta iyi imkanlarla başlayanlar eminim ki ülkemiz açısından çok da az bir sayıdadır. ama en azından hayata iyi imkanlarla başlayanlar açısından, para kaygısı olmayan insanlar açısından bence hayattaki en önemli kaygılardan biri bu hayatı öğrenerek yaşama kaygısı olmalı diye düşünüyorum.
devamını gör...
43.
okuldan sonra başına geçeceğiniz bir aile şirketi yoksa boştur.
devamını gör...
44.
her mahallede bir üniversite var. nenem bile bitirir üniversiteyi. kimse kusura bakmasın ama herkes üniversite mezunu olmamalı. üniversite mezunu olmak elit ve seçkin insan işidir zira.
herkes üniversite mezunu olunca hem eğitim kalitesi düşüyor hem de yüksek tahsil işsizliği artıyor. burnunu uzatsan bi avukata, mühendise doktora çarpıyor artık.
hadi mühendislik , doktorluk neyse de özelikle felsefe bölümü her yere açılmamali. bakıyorum artık nerdeyse her üniversitede felsefe bölümü var. felsefe zaten çok özel bir ilgi ve merak gerektiren bir dal. bunun tek bir hadi olmadı en fazla iki üniversitede çok elit hocalardan alınması gerekli. öyle her yere açınca felsefeden gram anlamayan modeller gidip felsefe dersi vermeye kalkıyor ve sonra bizde niye teorik düşünce gelişmiyor, niye düşüncenin namusunu kurtaracak adam çıkmıyor diye dert yanıyoruz..
herkes üniversite mezunu olunca hem eğitim kalitesi düşüyor hem de yüksek tahsil işsizliği artıyor. burnunu uzatsan bi avukata, mühendise doktora çarpıyor artık.
hadi mühendislik , doktorluk neyse de özelikle felsefe bölümü her yere açılmamali. bakıyorum artık nerdeyse her üniversitede felsefe bölümü var. felsefe zaten çok özel bir ilgi ve merak gerektiren bir dal. bunun tek bir hadi olmadı en fazla iki üniversitede çok elit hocalardan alınması gerekli. öyle her yere açınca felsefeden gram anlamayan modeller gidip felsefe dersi vermeye kalkıyor ve sonra bizde niye teorik düşünce gelişmiyor, niye düşüncenin namusunu kurtaracak adam çıkmıyor diye dert yanıyoruz..
devamını gör...
45.
üniversite çok, artık içleri boş. okuduğun bölümün ve kendi donanımın çok önemli ama yine öyle ben donanımlıyım iş bulurum diye düşünmemek lazım, malum donanımın sosyal bilimlerdeyse gördüğümüz saygının farkındayız. gün sonunda bize kalan bir diploma ama ne yapalım işe de yarıyor. üniversitenizin kütüphanesi ve arşivleri iş görür ama onu da ekleyeyim. bir iki profesörle de arayı kurduktan sonra bölümünüz hakkında sorular sorabileceğiniz kitap önerisi alabileceğiniz bir ortam oluşturabilirsiniz.
devamını gör...
46.
oğlum manyak mısın dayınla evlenip napcan
devamını gör...
47.
ilim, irfan sahibi olmak.
devamını gör...
48.
yaşadığınız şehirde okumak en güzelidir.
devamını gör...
49.
kendini her gün geliştirdiğin sürece mantıklıdır
devamını gör...
50.
bazen 90 dakika boyunca aynı cümlenin 1150 versiyonunu bir prof'dan dinleyip not almak ve bu cümleden sınava girmektir.
bizde zaman bol, önüne gelen maşallah...
bizde zaman bol, önüne gelen maşallah...
devamını gör...
51.
çoğu kişinin hayatında iyi ki'lerin arasına girememiştir. sebebi tabii ki yanlış meslek seçimlerine sebep olması veya doğru mesleği seçmekten uzaklaşmana sebep olması. ama bunu 30'ların ortasında ancak anlamlandırabiliyor insan.
devamını gör...
52.
universite 2000 li yılların başında sayıca azdı. bu nedenle kazanmak da okuyup mezun olmak da kolay değildi. zamanla sayılar artınca kalite düştü.
bugün gelinen noktada üniversite mezunu olmanın kariyer veya askerlik açısından getirisi olmadığını düşünüyorum.
entelektüel merakları olmayanların üniversiteye gitmesini anlamsız buluyorum. ekonomik olarak imkanlarınız varsa ve meslek edinmek için değil de okumak öğrenmek için yani tamamen burjuvazi sınıfına mensup olmanın rahatlığıyla okuyacaksanız elbette okuyun.
bir arkadaş 24 yaşından sonra ikinci üniversite okunur mu diye sormuş. yaşla ilgili durumun iki boyutu var. bazı mesleklere girişte yaş şartı var.
örneğin memurlukta kariyer mesleklerinde a kadrolara başvuru şartlarında 35 yaş sınırı var.
bir diğer mesele de ilerleyen yaşlarda öğrencilik daha kolay değil ama hiç değilse alz heimer olma olasılığınız düşüyor.
elbette bu son söylediğim analitik açıdan beynini kullananlar için geçerli. akademisyenlerin uzun yaşama nedenlerinden biri okumak yazmak ve ölene kadar üretken olmak. bundan dolayı da hem toplumda hem akademi çevresinde saygı görmek.
uzun yaşamak istemiyorum diyenlere sözüm yok.
bugün gelinen noktada üniversite mezunu olmanın kariyer veya askerlik açısından getirisi olmadığını düşünüyorum.
entelektüel merakları olmayanların üniversiteye gitmesini anlamsız buluyorum. ekonomik olarak imkanlarınız varsa ve meslek edinmek için değil de okumak öğrenmek için yani tamamen burjuvazi sınıfına mensup olmanın rahatlığıyla okuyacaksanız elbette okuyun.
bir arkadaş 24 yaşından sonra ikinci üniversite okunur mu diye sormuş. yaşla ilgili durumun iki boyutu var. bazı mesleklere girişte yaş şartı var.
örneğin memurlukta kariyer mesleklerinde a kadrolara başvuru şartlarında 35 yaş sınırı var.
bir diğer mesele de ilerleyen yaşlarda öğrencilik daha kolay değil ama hiç değilse alz heimer olma olasılığınız düşüyor.
elbette bu son söylediğim analitik açıdan beynini kullananlar için geçerli. akademisyenlerin uzun yaşama nedenlerinden biri okumak yazmak ve ölene kadar üretken olmak. bundan dolayı da hem toplumda hem akademi çevresinde saygı görmek.
uzun yaşamak istemiyorum diyenlere sözüm yok.
devamını gör...
53.
artık boş iştir. emlakçı, galerici, müteahhit, restoran, kasap gibi işlere yönelmek daha geleceğe yatırım.
devamını gör...