yazarların itiraf köşesi
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
başlık "mırmır" tarafından 14.11.2020 21:09 tarihinde açılmıştır.
1461.
zar zor yürüyen teyzenin ağır fransız aksanını anlamamam ve teyzeyi yanlış reyona göndermem, kadın 90 yaşında vardı, abv benim, yaşlı kadını bilmiş bilmiş gönderdik nerelere.
devamını gör...
1462.
birkac sayfa okudum, bebelerin yazdiklarini pas gectim, yasitlarim veya yasi bana yakin olanlar neler yazmis lan oyle dedim. ailemin ve akil sagligimin bi kere daha degerini bildim. kotu anisi olan herkese gecmis olsun dileklerimi birakiyorum.
ne rahat yetistirilmisim be, yedigim onumde yemedigim arkamda derken bi itirafta bulunayim madem, bu rahati birakip yurtdisinda hayat surmek icin bi kac sene agzima s.cildi ama hizli gecti, hani olan biteni kafaya takan biri olsam muhtemelen eski rahatima sip diye donerdim ama zorlanmakta yani hayatta tutunmaya calisip, baska ulkelerde tek basima mucadele etmekte beni guclu daha guclu yapti diyebilirim.
ne rahat yetistirilmisim be, yedigim onumde yemedigim arkamda derken bi itirafta bulunayim madem, bu rahati birakip yurtdisinda hayat surmek icin bi kac sene agzima s.cildi ama hizli gecti, hani olan biteni kafaya takan biri olsam muhtemelen eski rahatima sip diye donerdim ama zorlanmakta yani hayatta tutunmaya calisip, baska ulkelerde tek basima mucadele etmekte beni guclu daha guclu yapti diyebilirim.
devamını gör...
1463.
kelimelere fetişim var. etimolojisine bakmadan duramıyorum çoğu zaman.
devamını gör...
1464.
bi yerlerde benim de bir söz hakkım olmalıydı.
etrafımda bir sürü şey uçuşuyor, bunlar bana ait diyorum değil diyorlar.
onlar istediği sadece varsın sen, onlar senden sıkılıp gittiğinde tek kelime etme şansın da yok, buna karşılık kendini savunma hakkın da, öylece otur seyret kendini..
arkada mana mou ellas çalıyor, onun da başlığı bile yok daha, nicedir açacağım açamadım..
etrafımda bir sürü şey uçuşuyor, bunlar bana ait diyorum değil diyorlar.
onlar istediği sadece varsın sen, onlar senden sıkılıp gittiğinde tek kelime etme şansın da yok, buna karşılık kendini savunma hakkın da, öylece otur seyret kendini..
arkada mana mou ellas çalıyor, onun da başlığı bile yok daha, nicedir açacağım açamadım..
devamını gör...
1465.
kafam sürekli çalışıyor. arzularımı ve dürtülerimi kontrol etmekte zorlanıyorum. dışarıdan nazik, sakin gözüken ama içinde fırtınalar kopan bir insan oldum. ilaçlar ile kontrol altındayım. bir tanesini bir gün içmediğim zaman neler olabileceğini deneyimledim. bunu kabul ettim. ancak bazen o öfkeli, kural tanımaz, gözü kara eski beni çok özlüyorum. ama şu an hayatımı ve kendimi toplamam için dengeli ve sakin bir eaurogue gerekiyor. her şeyi düzene sokunca öfke hariç o eski beni bulacağıma inanıyorum.
devamını gör...
1466.
ben bu kişiyi seviyorum bayağı. böyle nasıl desem üzülüyorum, ağlıyorum zaman zaman. arıyor, yüzümü güldürüyor. sesi, gülüşü, bakışı her şeyi çok tatlı geliyor bana. sevdikçe de daha da mı tatlı oluyor yoksa bana mı öyle geliyor bilmiyorum. kışın zalimdi bu. bensizlik ona yaramamış. o'nsuzluk da bana yaramıyor. kötü şeyler oldu yazar arkadaşlarım. aileme sığınamadım, beni hiç yalnız bırakmadı, ilk defa bu kadar "yanındayım." diyen birine inandım. hissettim çünkü yanımdaydı. benim için şöyle bir yerde: şöyle bir yer dediğim "kalbimin güzel köşelerinin birini o'na verdim, mutlu." sonra telefon çalıyor o arıyordur diye mutlu oluyorum, telefonum yanımda değilse aramış mı diye bakıyorum, sanki kalbimdeki o olmasa ben bir evin çatısı yok olur ya ben de öyle olurum gibi geliyor, dünyanın o'nsuz tadı tuzu yokmuş gibi. kariyer yaparım, paralarım, evim olur ama sevdiğim kişi yoksa anlamsız gibi olur bence. benim bazen yavrum oluyor, bazen güçlü bir kuşun kanadı altında güvende hissettiğim kişi...
benim hayatıma çok kişi girmedi ama ben hiç böyle güzel sevmedim,sevilmedim.
...
mutluluklar bizimle olsun canım yazar arkadaşlarım.
benim hayatıma çok kişi girmedi ama ben hiç böyle güzel sevmedim,sevilmedim.
...
mutluluklar bizimle olsun canım yazar arkadaşlarım.
devamını gör...
1467.
günün anlam ve önemine binaen itirafım şudur: hayatımda hiç kurban kesmedim.
devamını gör...
1468.
bi sinek var resmen beraber yaşıyoruz artık ona karşı bi şeyler hissetmeye başladım yarın sabah kapının önüne biraz su ve b rh+ kan bırakıcam gerçekten verdiği emek için üzülüyorum gözümün önünde büyüdü kocaman oldu kerata yavaş yavaş evermek de lazım bunu sineğin var derdin var..
devamını gör...
1469.
içimdeki çocuğu ben öldürdüm.
devamını gör...
1470.
13 aydır sanaldan tanıştığım birini seviyorum. cidden seviyorum. hiç görüşemedik, görüşünce ne olur bilmiyorum. görüntülü konuştuk ama yüz yüze ayrı tabi. çok heycanlı olacak belki çok güzel bir şey olacak belki de kurduğum sevgiymiş diyeceğim. yüz yüze gördüğüm, yan yana olduğum kişilerden daha çok yanımda oldu. ayrıldık, hiç konuşmadık. o zaman bile beni sevdiğini biliyordum,ben de onu seviyormuşum. hayırlı gönlümüzde olsun değişik bir şey.
bir keresinde dedim ki "kalbin çok güzel." dedi ki "çünkü sen varsın."
uzakta olması sevmeme engel olmadı. en yakın zamanda görüşeceğiz, çok değişik.
sempatik biri.
kalbimde öyle bir yerdeki tarif edemem. seviyorum, der susarım.
bir keresinde dedim ki "kalbin çok güzel." dedi ki "çünkü sen varsın."
uzakta olması sevmeme engel olmadı. en yakın zamanda görüşeceğiz, çok değişik.
sempatik biri.
kalbimde öyle bir yerdeki tarif edemem. seviyorum, der susarım.
devamını gör...
1471.
yaptığım için utanç duyduğum ama yine de yapmaya devam ettiğim birkaç sey var.
devamını gör...
1472.
devamını gör...
1473.
ıslak mendili paketinden tek tek çıkaramıyor, en sonunda sinirlenip paketi fırlatıyorum.
devamını gör...
1474.
arkadaşlarımın benden daha az zeki olması beni mutlu ediyor. çevremi buna göre oluşturuyorum.
devamını gör...
1475.
#1147166 e itiraf etmemişsin ki kardeş merak ettik şimdi...
benden bi itiraf daha: telefonu şarjdan alıp kafaya girene kadar acayip öfkeliydim. şimdi geçti.. nedense... galiba burayı öfke kusmak için... veveveve e e
benden bi itiraf daha: telefonu şarjdan alıp kafaya girene kadar acayip öfkeliydim. şimdi geçti.. nedense... galiba burayı öfke kusmak için... veveveve e e
devamını gör...
1476.
düşündüklerimi açık açık belirtemiyorum, istediğim gibi yaşayamıyorum, giyinemiyorum. yaşım gereği zaten tamamen özgür olamayacağımın bilincindeyim ancak ben yaşadıklarımı yaşıma bağlayamıyorum maalesef. bir t-shirt giymesine bile izin verilmeyen birine kısmen dahi olsa özgür denilebilir mi? hiç sanmıyorum. hayatım yasaklarla dolu, o yasak, bu yasak. artık bu yasakları koruma içgüdüsüne de bağlayamıyorum, sadece kontrolcü bir aileye sahibim.
zaten 2 x kromozomun olunca hayata 1-0 geride başlıyorsun, bunu hepimiz biliyoruz, olaya bir de aile dahil olunca daha da geriye düşüyorum. ben de yaşıtlarım gibi deneyimlemek istiyorum bazı şeyleri, ne bileyim onlarla buluşmak istiyorum, bu bile olmuyor. aileme kızmamam gerektiğinin de farkındayım, onlar akıllarınca beni koruyorlar ama ben bu kadar da korunmak istemiyorum. rüzgarı saçlarımda hissetmek istiyorum, arkadaşlarımı toplayıp oturup onlarla beraber sohbet edebilmek istiyorum, yüz yüze.
ben dışarı çıkacağımı duyduğum zaman titremek istemiyorum mesela, bir şey giyerken 10 defa düşünmek istemiyorum. ailem bunu giyersem bana kızar mı stresini çekmek istemiyorum. çok mu şey istiyorum? balkonuma çıkmak istiyorum, onu dahi yapamıyorum. bu kadarı da abartı değil mi? akıl karı mı? bunu sorguluyorum işte, bu durum bana anormal geliyor.
vaatler havada uçuşuyor, istediğimizi yaparsan sana onu alacağım, en lüks markalardan kıyafet alacağım sana deniliyor. istemiyorum. sanki hayat lüks eşyalardan ibaret, huzurlu olmak istiyorum, isterseniz beni dünyanın en zengin insanı yapın, umurumda değil, stressiz bir hayat istiyorum ben. sadece sorguluyorum. insan evladıyla böyle bir pazarlığa girer mi, girmesi doğru mu? evladını olduğu gibi kabul etmeye çabalamak yerine onu niye manipüle etmeye çalışır insan? hiç mi düşünmez bu yaptıklarım bu çocuğu nasıl etkiliyor diye?
hep aynı şeyleri duyuyorum, ben seni yetiştirememişim, ben bunu hak edecek ne yaptım, sanki dünyanın sonu. bir örtü parçasının bu kadar umursanması beni deli ediyor. her konusu açıldığında daha az ağlamaya başladım. içime öküz oturmuş gibi hissediyorum ama artık ağlamaya bile mecalim kalmadı. hüngür hüngür ağlamak istiyorum ben oysaki, yarınlar yokmuşcasına. ama olmuyor, onu bile beceremiyorum.
özgüvenim kırılıyor, durmadan kendimi sorguluyorum. neden ben bunları yaşıyorum? hak edecek bir haltlar mı yedim? muhtemelen yemişimdir. üzgün değilim, şu an kendimi yorgun da hissetmiyorum, sadece anlam veremiyorum. ben hiçbir zaman açık giyinmedim, yaşıma uygun olmayacak davranışlarda bulunmadım, o zaman sorun ne? olduğum gibi kabul edilemeyecek miyim ben hiç?
eğer bana baş örtmek farz olduysa ne yapmak istediğime karar verebilecek yaştayımdır, değil mi? sorumluysam ne yapabileceğimi tercih edebilecek olgunluktayımdır da. ama onlar işlerine geldiklerinde 10 yaşındaymışım gibi davranıyorlar, işlerine gelmediğinde kocaman genç kız oluyorum, zannedersin 20lerimdeyim. daha reşit bile değilim neyim kocaman kız anlamıyorum. ne çocukluğumu yaşayabiliyorum, ne lise yıllarımın tadını çıkartabiliyorum, e ben ne anladım bu işten?
zaten 2 x kromozomun olunca hayata 1-0 geride başlıyorsun, bunu hepimiz biliyoruz, olaya bir de aile dahil olunca daha da geriye düşüyorum. ben de yaşıtlarım gibi deneyimlemek istiyorum bazı şeyleri, ne bileyim onlarla buluşmak istiyorum, bu bile olmuyor. aileme kızmamam gerektiğinin de farkındayım, onlar akıllarınca beni koruyorlar ama ben bu kadar da korunmak istemiyorum. rüzgarı saçlarımda hissetmek istiyorum, arkadaşlarımı toplayıp oturup onlarla beraber sohbet edebilmek istiyorum, yüz yüze.
ben dışarı çıkacağımı duyduğum zaman titremek istemiyorum mesela, bir şey giyerken 10 defa düşünmek istemiyorum. ailem bunu giyersem bana kızar mı stresini çekmek istemiyorum. çok mu şey istiyorum? balkonuma çıkmak istiyorum, onu dahi yapamıyorum. bu kadarı da abartı değil mi? akıl karı mı? bunu sorguluyorum işte, bu durum bana anormal geliyor.
vaatler havada uçuşuyor, istediğimizi yaparsan sana onu alacağım, en lüks markalardan kıyafet alacağım sana deniliyor. istemiyorum. sanki hayat lüks eşyalardan ibaret, huzurlu olmak istiyorum, isterseniz beni dünyanın en zengin insanı yapın, umurumda değil, stressiz bir hayat istiyorum ben. sadece sorguluyorum. insan evladıyla böyle bir pazarlığa girer mi, girmesi doğru mu? evladını olduğu gibi kabul etmeye çabalamak yerine onu niye manipüle etmeye çalışır insan? hiç mi düşünmez bu yaptıklarım bu çocuğu nasıl etkiliyor diye?
hep aynı şeyleri duyuyorum, ben seni yetiştirememişim, ben bunu hak edecek ne yaptım, sanki dünyanın sonu. bir örtü parçasının bu kadar umursanması beni deli ediyor. her konusu açıldığında daha az ağlamaya başladım. içime öküz oturmuş gibi hissediyorum ama artık ağlamaya bile mecalim kalmadı. hüngür hüngür ağlamak istiyorum ben oysaki, yarınlar yokmuşcasına. ama olmuyor, onu bile beceremiyorum.
özgüvenim kırılıyor, durmadan kendimi sorguluyorum. neden ben bunları yaşıyorum? hak edecek bir haltlar mı yedim? muhtemelen yemişimdir. üzgün değilim, şu an kendimi yorgun da hissetmiyorum, sadece anlam veremiyorum. ben hiçbir zaman açık giyinmedim, yaşıma uygun olmayacak davranışlarda bulunmadım, o zaman sorun ne? olduğum gibi kabul edilemeyecek miyim ben hiç?
eğer bana baş örtmek farz olduysa ne yapmak istediğime karar verebilecek yaştayımdır, değil mi? sorumluysam ne yapabileceğimi tercih edebilecek olgunluktayımdır da. ama onlar işlerine geldiklerinde 10 yaşındaymışım gibi davranıyorlar, işlerine gelmediğinde kocaman genç kız oluyorum, zannedersin 20lerimdeyim. daha reşit bile değilim neyim kocaman kız anlamıyorum. ne çocukluğumu yaşayabiliyorum, ne lise yıllarımın tadını çıkartabiliyorum, e ben ne anladım bu işten?
devamını gör...
1477.
halin bir itten beter.
devamını gör...
1478.
ebeveynlerim yanımda iken kendimi zincirlerle duvara bağlanmış gibi hissediyorum. ne ne yapmak istediğimi ben planlayabiliyorum ne de düşüncelerimi tamamıyla sizinle planlayabiliyorum. sizinle iken beynimi çıkarıp kenara koyuyorum. böyle olması en azından sorgulamamı devreden çıkarıp daha katlanılabilir hale getiriyor durumumu.
9 senedir neredeyse tamamen sizden uzak durmak için eğitim hayatımı sebep ederek uzaklaştım. bunun son bulması beni tekrardan çok geriyor. sırf sizden uzaklaşmak için bir iş bulup çalışmak istiyorum.
9 senedir neredeyse tamamen sizden uzak durmak için eğitim hayatımı sebep ederek uzaklaştım. bunun son bulması beni tekrardan çok geriyor. sırf sizden uzaklaşmak için bir iş bulup çalışmak istiyorum.
devamını gör...
1479.
geçenlerde babam kurabiye almayı unuttuğu için oturdum yarım saat ilk önce güldüm sonra ağlamaya başladım... psikolojim bozuk.
devamını gör...
1480.
bir gün, evime misafirliğe gelen arkadaşlarımla bira içip 101 oynamak üzere hazırlık yapmış, masaya oturduğumuzda, taşlardan bir tane siyah 3’ün eksik olduğunu farketmiştim. bir arkadaşımla gidip, evimin karşısındaki kahvede iki çay içip, kahveden siyah üç çalmıştık…
birkaç gün, cengiz atay’ın kumar fişi gibi elimde o siyah 3’ü tespih gibi taşıyıp; “bu benim cehenneme giriş kapım” diye ortalıkta dolaşmıştım.
birkaç gün, cengiz atay’ın kumar fişi gibi elimde o siyah 3’ü tespih gibi taşıyıp; “bu benim cehenneme giriş kapım” diye ortalıkta dolaşmıştım.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
