yazarların itiraf köşesi
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
başlık "mırmır" tarafından 14.11.2020 21:09 tarihinde açılmıştır.
4981.
çünkü insan, ne yaparsa yapsın ne derse desin bir türlü inandırıcı olmayı başaramıyordu. olmuyordu.
devamını gör...
4982.
hırsımı, hayalimi, heyecanımı kaybettim, fenerimin pili bitti göz bebeğindeki ışıklarımın parıltısı sönük, bir bebek gibi oturmuş sessiz çığlıklarla ağlıyorum duyun beni tutun elimden, isyan değil tanrım sadece istek nolur…
devamını gör...
4983.
şu an ki insan popülasyonunun dünyanın kaldırabileceğinden çok fazla olduğunu düşünüyorum
bill gates babanın dediği gibi. dünyadaki ızdırabın durması için bir reset gerekiyor sanki
çin, hindistan,pakistan afganistan iran ekstra dan da israil kapatılsın. kısırlaştırma da olur. lan ben cidden insan sevmiyorum he. bizde de şöyle bir 30 milyon artı mülteci olmasa ülke yeniden yeşerir. ne güzel olmaz mı özgür bey, cık.
hayal işte
bill gates babanın dediği gibi. dünyadaki ızdırabın durması için bir reset gerekiyor sanki
çin, hindistan,pakistan afganistan iran ekstra dan da israil kapatılsın. kısırlaştırma da olur. lan ben cidden insan sevmiyorum he. bizde de şöyle bir 30 milyon artı mülteci olmasa ülke yeniden yeşerir. ne güzel olmaz mı özgür bey, cık.
hayal işte
devamını gör...
4984.
aynı anda sevgi ve nefret beslemek çok berbat bir şeymiş
devamını gör...
4985.
uyuyabilmek için çember içinden atlayan koyunları sayıyorum her gece kafamda
devamını gör...
4986.
anlatamamak, anlaşılamamak. dile gereken sözlerin gelmemesi, kulağın istediğini duyamaması. istediğini, istediğine istediğin gibi aktaramamak. en zoru buymuş.
devamını gör...
4987.
onun ceketini hâlâ giyiyorum
"there are things you gave me that
i'll never give back, there is light white and there's dark, dark black and
i'll always be wearing your jacket"
türkçenin cinsiyetsizliği çok güzel bir şey. bir erkeğe ithaf edilen bir şarkıyı çevirdiğimde -en azından başlığını çevirdiğimde- bir kadına ithaf ediyormuşum gibi olabiliyor. "onun ceketini hâlâ giyiyorum" diyor şarkıda. yani ortada bir ceket de yok aslında benim hikâyemde, ona aldığım bir çift eldiven var ve o eldivenler hâlâ onda, aksi zaten olamazdı. acaba aldığım eldivenleri ayrılmış olmamıza rağmen hâlâ giyiyor mudur, ya da ankara'nın bir barından garsonlar ve müşterilere göre fazla ateşli öpüştüğümüz için "isterseniz bir otel tutun" diye ayırılmaya çalıştığımızı -başarısızca, barın kapısının önünde onu cama yasladığımı o gece vücuduma giren ancak akla havsalaya girmeyecek alkol miktarına rağmen ben hatırlıyorum- hatırlıyor mudur?
ortada bir ceket yok. şarkı erkeğe değil, kadına gidiyor. sadece bir çift eldiven var. yani bağlam açısından bakacak olursak, her şey yanlış ancak ben nesnelerin oldukları yerde durmasından hoşlanmıyorum. doğuştan yapısökümcüyüm.
eldivenlerimi hâlâ giyiyor musun? [evet, takıyor musun deniyor, biliyorum ancak mot-a-mot çevirince 'giyiyor musun' oluyor. böyle de sevimli]
"there are things you gave me that
i'll never give back, there is light white and there's dark, dark black and
i'll always be wearing your jacket"
türkçenin cinsiyetsizliği çok güzel bir şey. bir erkeğe ithaf edilen bir şarkıyı çevirdiğimde -en azından başlığını çevirdiğimde- bir kadına ithaf ediyormuşum gibi olabiliyor. "onun ceketini hâlâ giyiyorum" diyor şarkıda. yani ortada bir ceket de yok aslında benim hikâyemde, ona aldığım bir çift eldiven var ve o eldivenler hâlâ onda, aksi zaten olamazdı. acaba aldığım eldivenleri ayrılmış olmamıza rağmen hâlâ giyiyor mudur, ya da ankara'nın bir barından garsonlar ve müşterilere göre fazla ateşli öpüştüğümüz için "isterseniz bir otel tutun" diye ayırılmaya çalıştığımızı -başarısızca, barın kapısının önünde onu cama yasladığımı o gece vücuduma giren ancak akla havsalaya girmeyecek alkol miktarına rağmen ben hatırlıyorum- hatırlıyor mudur?
ortada bir ceket yok. şarkı erkeğe değil, kadına gidiyor. sadece bir çift eldiven var. yani bağlam açısından bakacak olursak, her şey yanlış ancak ben nesnelerin oldukları yerde durmasından hoşlanmıyorum. doğuştan yapısökümcüyüm.
eldivenlerimi hâlâ giyiyor musun? [evet, takıyor musun deniyor, biliyorum ancak mot-a-mot çevirince 'giyiyor musun' oluyor. böyle de sevimli]
devamını gör...
4988.
bazen ergenliğe dönmek için linkin park dinliyorum. metal müziğe gönül verenler eziklemez umarım.
devamını gör...
4989.
aşamıyorum
devamını gör...
4990.
"sen bana geç geldin, ben sana erken"
keşke ben yazabilseydim.
keşke ben yazabilseydim.
devamını gör...
4991.
"siyaha hiç bu kadar küsmedim... rengini de değiştiremedim gölgemin. nereye varsam bir yanımdan salıneverdi. nereye baksam; hep kendim, ne yana çevirsem beni, orda gördüm...
bu yalnızlık, eflatun gecelere meyil kurşun saçması, bu yalnızlık, gölgemin duvara kazınan en hazin yanı olmalı...
gölgem ve ben... sen giderken ardında kalmıştık ve ağlıyorduk...
yeni peydah oldu bu gölge bu anıta... önceleri böyle miydi; sana bakarken, gözlerine dalarken, sevgimi haykırıyorken neredeydi? hangi yalnızın koynunda sevişir ve gecelerdi... hangi evin salonunda gece kondu diker gibi bir anda peydahlanıverirdi. evet gülüyorum ve bu gece bir gölgeyle yatıyorum..."
bu yalnızlık, eflatun gecelere meyil kurşun saçması, bu yalnızlık, gölgemin duvara kazınan en hazin yanı olmalı...
gölgem ve ben... sen giderken ardında kalmıştık ve ağlıyorduk...
yeni peydah oldu bu gölge bu anıta... önceleri böyle miydi; sana bakarken, gözlerine dalarken, sevgimi haykırıyorken neredeydi? hangi yalnızın koynunda sevişir ve gecelerdi... hangi evin salonunda gece kondu diker gibi bir anda peydahlanıverirdi. evet gülüyorum ve bu gece bir gölgeyle yatıyorum..."
devamını gör...
4992.
az önce kızın birini cumhurbaşkanı torunuyum diye kandırdım, yedi bence*
devamını gör...
4993.
dizlerimi kırmadan elimle ayak parmaklarıma dokunabiliyorum.
devamını gör...
4994.
kreşte bir kızı oyuncak kavgası yaparken boğmuştum. ama arkasında başka sebepler vardı.
yılbaşında hediye çekilişi yapılmıştı, biz o kızla birbirimize çıkmıştık. sonra anneme söyledim, gittik bir tane barbie bebek aldık ama o kadar güzeldi ki bebek. anneme dedim hiç vermek istemiyorum o kıza diye, annem de sen bunu ona ver aynısından alırız sana dedi. ben de tamam dedim, kıza gittim muhteşem ötesi barbie bebeği verdim.
verdiğim an pişman oldum. kız bana resmen bakkalda 1 tl'ye satılan slikon bebek getirmiş, fakir de değillerdi yemin ederim. ben üzüldüm ama bir şey diyemedim, eve gidince ağladım bayağı. sonra gittik barbie'yi aldığımız yere, o barbie kalmamış. hatta üstüne hiç güzel barbie yoktu, mecburen başka bir tane aldık ama o kıza verdiğim kadar güzel değildi. kız bir de bana senin bebeğini camdan atıcam gibi şeyler söyleyip iyice sinirlendiriyordu beni. ben de oyuncak kavgası derken yapışmıştım boğazına. pişmanım, küçüktük sonuçta ama hak etmedi de değil. keşke yapmasaydım yine de.
yılbaşında hediye çekilişi yapılmıştı, biz o kızla birbirimize çıkmıştık. sonra anneme söyledim, gittik bir tane barbie bebek aldık ama o kadar güzeldi ki bebek. anneme dedim hiç vermek istemiyorum o kıza diye, annem de sen bunu ona ver aynısından alırız sana dedi. ben de tamam dedim, kıza gittim muhteşem ötesi barbie bebeği verdim.
verdiğim an pişman oldum. kız bana resmen bakkalda 1 tl'ye satılan slikon bebek getirmiş, fakir de değillerdi yemin ederim. ben üzüldüm ama bir şey diyemedim, eve gidince ağladım bayağı. sonra gittik barbie'yi aldığımız yere, o barbie kalmamış. hatta üstüne hiç güzel barbie yoktu, mecburen başka bir tane aldık ama o kıza verdiğim kadar güzel değildi. kız bir de bana senin bebeğini camdan atıcam gibi şeyler söyleyip iyice sinirlendiriyordu beni. ben de oyuncak kavgası derken yapışmıştım boğazına. pişmanım, küçüktük sonuçta ama hak etmedi de değil. keşke yapmasaydım yine de.
devamını gör...
4995.
zencinin birisi bana da hallendi ama homoseksüel olmadığım ve kendisi de muhtemelen reis-i cumhur torunu olmadığı için vermedim.
devamını gör...
4996.
başka bir sözlüğün neden kapandığını araştırırken burada buldum kendimi..
devamını gör...
4997.
eskiden birkaç sözlükte yazarlık yapıyordum. o kadar güzel bir ortam vardı ki, espriler dozunda, muhabbetler mükemmeldi. ama özellikle 2018 sonrası o kadar iğrenç bir hale geldi ki her yer. ifşalar yaşandı, sürekli bel altı entryler gündem oldu. bozulma inanılmaz hızlı oldu ve aklı selim hiçbir insan sözlüklerde kalmadı.
sosyal medya olarak sadece sözlüğü kullanıyordum, çok güzel dostluklarım vardı. şimdi gelinen noktada ise tek gecelik partner arayanlar, hiçbir derinliği veya anlamı olmayan 2 3 cümlelik entryler doldu. yüzde 95 i bu hale geldi sözlüklerin. ve ben buralardaki eski ortamı çok özlüyorum.
sosyal medya olarak sadece sözlüğü kullanıyordum, çok güzel dostluklarım vardı. şimdi gelinen noktada ise tek gecelik partner arayanlar, hiçbir derinliği veya anlamı olmayan 2 3 cümlelik entryler doldu. yüzde 95 i bu hale geldi sözlüklerin. ve ben buralardaki eski ortamı çok özlüyorum.
devamını gör...
4998.
liseli ve türevi erkek, kız sesi duymaya tahammülüm yok galiba.
kafam kaldırmıyor o mıy mıy sesleri, kaçıyorum. hemen kaçıyorum.
acımam yok. luciii dur deseler dönüp bakmam sısısıs
kafam kaldırmıyor o mıy mıy sesleri, kaçıyorum. hemen kaçıyorum.
acımam yok. luciii dur deseler dönüp bakmam sısısıs
devamını gör...
4999.
yapabileceğim herhangi bir itirafım yok. ama olsun.
devamını gör...
5000.
yaşlandıkça salaklaşıyorum. az önce fransızca bir video izliyordum ve kelime fransızca bilmiyor olduğum halde anlıyordum. birden "ulan ben bunu nasıl anlıyorum" diye bir triplere girdim görmen lazım. meğer ingilizce altyazıyı okuduğum için anlıyormuşum. *
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276