421.
az önce bir tanıdığımız görüntülü aradı. ben ne oluyor bu saatte diye söylene söylene açtım. neymiş efendim inekleri doğum yapacakmış anlayamamışlar. doğarsa hangi iğneleri yapacaklar bilmiyorlarmış.hayır veterinerlik diye bir meslek var. şimdi ben bunlara laf etsem benden kötüsü olmaz. kalkıp gitsem hiç bir şey yapmamış gibi muamele görürüm. insanların şu çıkarcılıklarını gördükçe midem bulanıyor. düzgünce, insan gibi yaşamak bu kadar zor olmamalı ya.
devamını gör...
422.
biraz komik gelebilir ama yaşadığımı 13 yaşımda fark ettim. o zamana kadar yaşadığım hiçbir şeyin önemi yoktu. sorgusuz sualsiz, bu hayatın bir sonu yokmuşçasına yaşıyordum.
devamını gör...
423.
ben unutulmuş değildim, hiç var olmadım sadece. tek bir kalp atışımın bile sayılmaya değer olmadığına karar verildi ama önemi yok hem zaten nedir ki insan varlık ağrısından başka?
devamını gör...
424.
itiraf ediyorum adaletin tecellisine olan inancım hala kırılmadı. son dönemlerde ne kadar saçma kararlar, sonuçlar görsek bile hepsinin değişeceğine olan umudumu kaybetmeyeceğim. eleştireceğim evet ama kaybetmeyeceğim umudumu.
devamını gör...
425.
hafta içi çok mümkün olmadığı için pek yazamıyorum sözlükte. dedim cumartesimi şenlendireyim ve kafa sözlükte saatlerce yazayım eğleneyim. fekat...

arkadaş sol taraf iğrenç, hep kötümser hep iç karartan başlıklar haberler. içim sıkıldı lan!

olm ben buraya neşelenmeye geliyorum ama yanlış ülke seçmişim sanırsam. umarım başınıza hep iyi şeyler gelir.

sıkılıyorum.
devamını gör...
426.
yahu bu başlığın tamamen kaldırılması gerekir, tanımların hepsi forumsal dediğim iyi niyetli yaklaşım içeren durum.
devamını gör...
427.
sevmek ve sevilmek istiyorum ama ne zaman birine karşı bir şeyler hissetmeye başlasam o ana kadar mükemmel olan iletişim ve etkileşim bitiyor, karşı tarafın tavırları değişiyor.
sevmeyi ve sevilmeyi beceremiyorum.
devamını gör...
428.
arada bir ofisimize gelen biri var 50 yaşlarında beyefendi bir adam genelde havadan sudan konuşuruz onunla,yanında beraber geldiği dostumun yurt dışında bir kaç işini hallettiğim için tanışmak istemiş.
bugün konu nerden geldiyse abd seçimlerine geldi yeni başkanın kendisini yemin törenine davet ettiğini söyledi laf arasında suratımda mimik oynamadı olumlu olumsuz sözünü bitirmesini bekledim “inanmadınız galiba” dedi.
ne münasebet olabilir tabii ki dedim
ofisine telefon açtı 2 dakika sonra telefonuna davet mektubu ve daha önce şimdiki başkanla beraber çekilmiş resimleri geldi,tanışıklıkları biraz eskiye dayanıyormuş.
vay babanun kemiğine dedim,tabii içimden.
devamını gör...
429.
mükemmel biriyim ve bir gün sahip olduğum bu kibir yüzünden başıma kötü bir olay geleceğine inanıyorum.
devamını gör...
430.
itiraf ediyorum,ekşiden buraya ajan olarak gönderildim.
devamını gör...
431.
pek korkmadigimi iddia ettigim, “normaldir”, “insanlik halidir” dedigim seylerin basima gelme ihtimali bile aslinda cok tedirgin edip, icimi acittigini farkettim. afalladim, icimdeki o duyguya sasirdim, cok garip hissettim, kendimde o korkuyu kesfettim. yada daha kesfedemedim.
devamını gör...
432.
itiraflarım bitmeyeceği için bir itiraf daha yazmak istiyorum. bugüne kadar bana dayatılmış her şeyi benimsediğim için ya da kabul etmek zorunda kaldığım için kendimi tanıyamıyorum. bir gün kendimle karşılaşırsam ve dünyanın son günü olursa diyordu bir kitapta en kötüsü o. ıçimden gelen her şeyi haykırmak, tüm duygularımı bağıra çağıra yaşamak isterdim neden yapamıyorum? neden her şeye gücüm var, her şeye yeterim de kendime neden yetemem? neden herkese evet de kendime hayır? neden herkes benden önemli ben değilim? keşke diyorum kendimi ben doğurabilsem, tutsam ellerimden bir de ben büyütsem. ona hataları, yanlışları göstersem hayat bak her zaman böyledir demesem oturup anlatsam en baştan. çok kızıyorum hem kendime hem de kendimi bu hale sokanlara. hayata yenik başlamak çok kırıcı, çok buruk. kimse bana dünyanın bu kadar acımasız olduğunu öğretmedi. aslında çok iyi de demedi. neden ben pembe görmeyi tercih ettim başka onlarca renk arasından? kendimden dışıma çıkıp bakmaya korkuyorum. o uçurumdan düşerim diye korkuyorum. belki düşsem kalktıgımda daha kuvvetli olacağım , gücüm var cesaretim yok. her zaman hatalarımın olmasını da onları görmeyi de zayıflık sandim. sanki ben tanriyim neden bu kadar korktum? galiba bir ömür böyle geçecek. kendi hapishanemde, kendi potansiyelimin farkında olmadan ve diğer insanlardan korkarak. evet, insanlarla konuşmaktan çekiniyorum, korkuyorum belki de alışmak istemiyorum çünkü herkes tarafından eninde sonunda terk edileceğimi, yok sayılacağımi, dışlanacagimi biliyorum. ön yargılı olduğum söylenebilir
fakat bunun aksini görmezsem nasil bilebilirim itilmeden, hor görülmeden sevilmeyi? bu sosyal fobidir değildir adını da bilmem ama içime sığmayan bu coşkunluk dolu insan sevgisini belli ettiremediği kesin.

kısacası bıktım ve yoruldum. bunu artık bir şekilde bir yerde paylaşmak istedim. çünkü defalarca yazdım ve bu beni yeterince rahatlatmadı. belki burada da bekledigim rahatlama sağlanmayacak ama bunu okuyan ve gören, benim sesimi kendimden başkalarının duyduğunu bilmek daha iyi hissettirecektir umarım.
devamını gör...
433.
dertli kardeşim bu dünyadan ne aradığını, ne beklediğini bilmiyorum, ama bildiğim bir şey var hayatın herkes için zor olduğunu, mutluluğun hiçte kolay olmadığını.
herkesin bir takım dertleri, sorunları olduğunu unutma bazıları akşam sofraya koyacağı ekmeği düşünürken, kimi hazırlandığı kaçırmak istemediği milyonluk anlaşmayı düşünür .
her dağın karı büyüklüğüne göre.
bazen aslında kendimize dert ettiğimiz sorunların aslında dert edecek bir şey olmadığını fark ederiz günlerce boş yere üzüldüğümüz ile kalırız.
aslında konuşacak çok bir şey yok senin manen güçlenmen, herkesin dört dörtlük bir hayatının olmadığını sende herkes gibi olduğunu görmen.
hayat güzeldir tadını çıkarın, yediğimiz bir lokma ekmek, çokta kasmanin bir manası yok.
allah yardımcın olsun, çok uzattım özür diliyorum.
bunu kendiniarayanbireyimsi yazar arkadaş için yazdım.
devamını gör...
434.
küçük çocukların anlattığı canavar hikayelerine inanın.
sokakta markette anne babasının elini bırakıp bana sarılmak için gelir çocuklar hala daha böyledir.
tekrar yazıyorum.
onların canavarlı hikayelerine inanın çünkü bende bir canavarım,onları korkutan sömüren canavarlarla beslenen bir canavar.
siz görmüyorsunuz diye bazı şeyler yok demek değildir!
devamını gör...
435.
bilmek görmek istemediģim şeylerin önüme tesadüfen çıkması. gerçeklerden kaçmaya çalışan bana gerçeklerin şamar gibi vurması. ögrenmek istesem katiyen ulaşamayacağım bilgiler tesadüfen önüme seriliyor oysa ben bilmek istemiyorum.
devamını gör...
436.
ağlamak istiyorum, ağlamaya ihtiyacım var ama ağlayamıyorum. beynimde onlarca düşünce var ve hiçbirine odaklanamıyorum. mutlu muyum bilmiyorum, mutsuz değilim. huzurum da yok ama huzursuz da değilim. batılı değilim ama doğulu da olamıyorum, alakasız. seviyorum ama yetmiyor, sevmiyorum eksik kalıyorum. önemsenmiyorum ama seviliyorum. herkes için varım ama kendime görünmüyorum. yoruldum ama yol devam ettiği müddetçe yürüyorum. su yolunu bulur ama istediğim yol mu? düşüncelerden bir an için bile olsa sıyrılmak mümkün mü? ve şimdi devam etmeliyim, zaman hızlı akıyor, geride kalamam.düşündüm de, devam etmeyeceğim. soğuk bir odada üzerimi bile örtmeden uyumayı planlıyorum. ne yapsam faydası yok nasılsa
devamını gör...
437.
ben erkeğim *
devamını gör...
438.
yagmur sonrasi yuruyuse ciktim bugun ve ilk farkettigim sey, yagmur sonrasi toprak kokusunu alamadigim oldu. daha once hic dusunmemisim bunu, demek kisin olmuyor, sadece diger mevsimlerde gerceklesiyor bu olay. neden kisin olmaz ki?
devamını gör...
439.
çalıştığım yerden ayrılırken yapacağım konuşmada öğrendiğim tüm dedikoduları anlatıcam . yesinler birbirlerini
devamını gör...
440.
burada hiçkimseyle tanışmıyorum. olabildiğince içimi dökebilirim yani.

içim ölmüş gibi hissediyorum sözlük. insan hisseder, güler, ağlar falan ya. ben de sadece acı kalmış gibi hissediyorum. hiçbir şey mutlu etmiyor beni.
aile evi tam bir terör benim için. ve hiçkimse niye böyle davrandığımı anlamıyor. daha kötüsü ne biliyor musun, anlamaya bile çalışmıyor. hep o son damlayı görüyorlar. hiç o bardak niye o kadar dolu kimsenin umrunda değil.

sözlük annem beni hiç sevmiyor biliyor musun, çocukluktan beri ilk kez seslendiriyorum içimde. gözyaşlarım burnumun ucundan damlıyor şimdi bak. bu acı tarif edilebiliyor mu, ben edemiyorum çünkü.
ne kadar bağlı olmaya “ailemle” mutlu olmaya çalışsam da bu gerçeği aşamıyorum.
bir ara ev köpeği gibi olmuştum. o işe yarar sanıyordum. yaramıyor. o da yaramadı yani. bir süre daha yaşanılabilir kıldı sadece.
insanlara bundan bahsedemiyorum bile biliyor musun, herkesin ne güzel aileleri var. hiç anlamıyorlar beni. insan annesini nasıl sevmez nova diyorlar,
beni sevmeyeni ben niye seveyim ki diye cevap verince de boş bakıyorlar yüzüme.

garson gibiyim. temizlikçi gibiyim. onların izin günleri var benim o bile yok. şu final haftasını nasıl atlattım bilmiyorum. geçen derste hoca anlattı. insanlar ilk aile sevgisine koşullanırlarmış ve bu sevgiyi hiç unutmazlarmış. içim acıdı bunları dinlerken. minicik bir tutam bile yok içimde. her gün acı çektiğim her dakika eleştirildiğim yaptığım her şeyde bir problem bulunan bir yerde nasıl mutlu olabilirim. en çok da sevilmemek yakıyor canımı.

üniversiteye gidene kadar hiçkimse beni sevmez ben hep problemliyim sorunluyum falan sanırdım. ama öyle güzel arkadaşlarım ortamlarım oldu ki. dedim ki o kadar da berbat biri değilim demek ki. özgüvensiz sanardım kendimi. oysa söyleyecek bir sürü şeyim varmış benim. sarsılmaz bir inancım varmış kendime.
aptal bir mart gününden sonra şimdi kendi kara deliğimde çırpındıkça batıyorum. bu şehirden de bu evden de nefret ediyorum. keşke ergen tribi olsaydı bu yazdıklarım. geçseydi. ama öyle değil. hiç öyle değil.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların itiraf köşesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim