181.
biri serviste yerime oturmuş. çok sinirlendim sabah sabah. arkasına oturdum yanlışlıkla vurmuşum gibi rahatsız etcem. rutinimi bozdu pislik.
devamını gör...
182.
buraları okudukça yazarların dramalarına kahkaha atıyorum.
devamını gör...
183.
gratiste gezmeyi çok seviyorum,mağazadakiler bana ''sen burda napıyon'' der gibi baksa da.
devamını gör...
184.
var olan hayatımı ve hayatımdakileri tümüyle arkamda bırakasım var.

yepyeni yollara yalnız çıkasım var. geçmişimdeki kimse aramasın, sormasın.
var olan düzenden çok sıkıldım. hayatımda var olan tüm insanlardan çok sıkıldım. kimseyle iki kelam etmez oldum.
depresyondayım galiba.
devamını gör...
185.
bugün ofisten bi’arkadaşla akşam yemeğini nerede, ne yesek muhabbeti yapıyoruz. işte ben en iyi bilirime geldi konu. çıkışta sana efsane bi’yerde yemek ısmarlayacağım, ama ne abartmalar abartmalar.

tamam dedik.

ve gittiğimiz yer aşiyan mezarlığının sahilinde köfte ekmek tezgahı.

bi’kere de iyi yemek anlayışı, sokaktaki tükürük köfteciye götürmek olmayan adam denk gelsin şu hayatta yahu!
devamını gör...
186.
corona virüsün türkiye de ilk kez görüldüğü mart ayında öğrenci evinde en yakın arkadaşımın sevgilisi ile ilişkiye girdim. nasıl oldu bende anlamadım ama oldu işte. kız çok güzeldi yine olsa yine yaparım.
devamını gör...
187.
utanmasam şimdi kalkıp patates, biber kızartacağım ama utanıyorum. saat 02:30 *
devamını gör...
188.
sevmediğim insanlara iyi davranıyor gibi yapardım eskiden .
devamını gör...
189.
bazen erkekler de ilgimi uyandırıyor, çok geçici olmakla birlikte her hetero hayatında bir kez yaşamıştır mutlaka.
devamını gör...
190.
ukdelere biraz bakındım da bazı yazarlar kendi nickaltlarını ukde olarak bırakmış. o başlığın altı bomboş duruyor. nickaltı dolu dolu olan yazarları görünce insanın içine bir burukluk gelebiliyor kendi nickaltında hiçbir şey olmayınca. bu arkadaşların nickaltına ilk ben yazayım bir şeyler dedim ama uyduruk/basit bir şey yazmak istemediğim için biraz entrylerine bakıp tahlil yapmam gerek ve şu an bunun için vaktim yok. belki şimdi en azındab bir tanesine yaparım. bilmiyorum. bu itirafı okuyan kişi, sen de bu harekete katılmaya ne dersin? hem kıyıda köşede kalmış ama kalemi güçlü olan yazarların fark edilnesini sağlamış olursun belki. bunun için başlık açmayı düşündüm şimdi. şu anda. ama açmayacağım. çünkü bununla ilgilenmeyecek birkaç kişi (o da belki) haricinde kimse.
devamını gör...
191.
portakallı ördek sevmiyorum.
devamını gör...
192.
yüksek egolu kişilerle konuşurken bazen aptala yatmayı seviyorum. karşı taraf özgüven patlaması yaşıyor, anlatıyor da anlatıyor; o anlattıkça ben hayatımda ilk defa duymuş gibi tepkiler verip, komik sorular soruyorum. konuşmasını bitirdiğinde ise; malum şeyin içine batırıyorum ve çıkarmayıp, orada bırakıyorum.
devamını gör...
193.
sevilmediğim düşüncesi beni deli ediyor.
devamını gör...
194.
kırtasiye ve oyuncakçıda saatlerce gezebilirim
devamını gör...
195.
"nesini söyleyim canım efendim.
arzuhal eylesem deftere sığmaz."
işte öyle bir durum. *
devamını gör...
196.
burada beni hiç kimsenin tanımamasıyla rahatça yazacağım.

2018 yılında mezun oldum. 2 ay sonra iş buldum. devam eden bir ilişkim vardı gayet güzel giden. hem iş, hem aşk, hem de sosyal hayatım güzeldi gayet.

2019'un haziran ayında bir çöküntüye girdim. o günden sonra gerçekten sevinememeye, mutlu hissedememeye başladım. zaten ilişki iyice kötüleşmişti derken ayrıldık. daha sonrası daha da kötü oldu. normalde sürekli neşe saçan, genelde mutlu, maddi ve manevi hiçbir problemi olmayan biriydim. ama 2019'un haziran ayında acayip bir çöküntü başladı.

2019 haziranda, ilk önce durgunluk geldi. mutsuz hissetmeye başladım. hiçbir şeye hevesim kalmadı. zaten kötü giden bir ilişkinin fişini çektim. daha sonra hayatıma başkası girdi. kendisi ilişkiden yeni çıktığımı bile bile başlamak istedi. onla da hiçbir zaman mutlu olduğumu hatırlamıyorum.

2020'nin ocak ayında iş değiştirdim. ortam aşırı kasıntı, hiçkimsenin hiçkimseye güveni yok. tamamen yalan ve çıkar üzerine kurulmuş muhabbetler vardı. ilk şirketimdeki insanlar tam tersi samimi insanlardı. neyse. ben bu üstümdeki çöküntünün sebebini işyerine bağladım. aslında haziran ayında başlayan sıkıntıları farketmemiştim. geriye dönüp baktığımda farkediyorum o zaman başladığını.

işyerinde nerdeyse hep tek takıldım. yemeklere, partilere çağırdılar 1 2 kez gittim. hiç sarmadı. bütün yemeklere tek başıma çıkmaya başladım. ilk zamanlar tek başıma kalmak çok koysa da zamanla alıştım.

derken pandemi süreci başladı. evden çalışmaya geçtik. mart ayından bu yana evden çalışıyorum. benim için mükemmel fırsattı. hem 1.5 saat yol gitmeyeceğim hem de evdeyim. ama hayatımdaki olumlu her şeyi anında sönümleyip moralsizliğe devam ettim. içinden çıkmaya çalıştıkça daha da battım. şu an aralık ayındayız. iyiye giden hiçbir şey yok psikolojimde. neden bu haldeyim sorusunu çok sordum kendime. yanıtını bulamadım. araba aldım bu süreçte. hayalimdi. daha 2 sene olmadı işe gireli. büyük başarı kendi çapımda. ama ona bile adam akıllı sevinemedim. çok daha sosyal bir insanken yalnızlaşmaya başladım pandeminin de etkisiyle. telefonuma hiç bakma gereksinimi bile duymuyorum çoğu zaman.

bütün hevesimi, mutluluğumu kaybettim. sürekli geçecek geçecek dedikçe daha da arttı. mutlu olmaya çalışmamak doğru olan belki de. ama şu genç yaşlarımı böyle bok etmek de çok koyuyor. bu kadar uzun bir entry elbette okunmayacaktır. ama 1 kez durup nefes almak istedim.
devamını gör...
197.
her şeyi kendi başıma çözmeye çalışıyorum. ama bu imkansız. yardım almamak için de elimden geleni yapıyorum. bu da büyük aptallık.
devamını gör...
198.
hiç ilginç, komik, eğlenceli bir insan olmadığımı düşünsem de insanlar tam tersini düşünüyor. garip gerçekten de. normal insandan farkım yok ama atıyorum bir şeyi yapmayınca ya da bir şeyden nefret edince şaşıran insan çok. bana gerçekten garip geliyor bu durum. tamam topluma aykırı biriyim de şaşıracak bir şey yok bence bunda.

en basit örnek nafaka hakkındaki görüşlerim ve futbol oynamayı biliyor olmamdır.
devamını gör...
199.
benim hakkımı siz yiyin.
devamını gör...
200.
dün kırmızı ışıkta mendil satan adam "alır mısın?" tarzı bir başını sallama hareketiyle bana doğru yürüdü. ben de "yok istemiyorum" işareti yaptım başımla. koltuk değneği vardı. bir ayağıyla sekiyordu. o ışıklarda yeşil biraz geç yandığı için adam diğer araçlara doğru gitti ama yine geldi benim aracın yanında durdu. tekrar camı açıp almak istemedim nedense. sonra yeşil yandı devam ettim. off neden böyle şeyleri takıyorum içimde. adamı sahtekar gibi düşündüm o an sonra da hemen pişman oldum. yarın yine o güzergahtan geçeceğim. umarım oradasındır. bu sefer alacağım mendilden. yalansa da sana yalan. vicdanım çok rahatsız oldu.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların itiraf köşesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim