5841.
kendimi aptal gibi hissediyorum.

seçilmiş kişiyi bulmaya çalışan ve bu uğurda ömrünü kehanetlere adamış keşişler gibiyim.
o kadar çok arıyorum ki, bulursam ne yapacağımı bilmiyorum. sonra fark ettim, ben bulmaktan, arayarak kaçıyorum.
sonsuz bir arayış sonsuz bir bekleyiş. ve de sonsuz bir kaçış.
seçilmiş kişiyi bulsam karşısına çıkacak cesaretim var mı ki sanki? hayır yok.
geçmişte kaybettiğim bir şeyi, bugünde arıyorum.
geçmişe saygısızlık edip bugünün içine tükürüyorum.
artık kaçınılmaz olarak bir çift gözün içinde kaybolsam da hayalet avcılığını bıraksam keşke.
devamını gör...
5842.
bir bok yiyeceğim hissediyorum çok yakınım ama kendime yakıştıramadığım için elimi arkada bağlayıp kenarında geziyorum ama beni çok zorluyor nefsimle hiç bu kadar mücadele ettiğimi hatırlamıyorum
ne diyelim umarım kazanan ben olurum duygularım değil
devamını gör...
5843.
evli bir bayanla seksting yaptım.
devamını gör...
5844.
insanların kısa sürede bana içlerini dökmelerinden gizli bir zevk almakla kalmıyorum, bir süredir bu şekilde vaktimi renklendirmeye başladığımı fark etmenin tuhaf hissini yaşıyorum.

bir şekilde ilgimi çekmeyi başaran ancak aslında birkaç güne ne olduğuna dair bir fikrimin dahi kalmayacağı o bilgiye ulaşmak için muhabbeti evire çevire esas kısma getirip bunu yaparken aslında hiçbir kastımın olmadığını belirtip ne var ne yok öğreniyorum. ilk gördüğüm anda dahi kanımın kaynadığı insanların bile aslında nasıl bir kişiliğe sahip olduklarına dair başka başka söylemleri öğrendikçe de şahsımın daha yiyecek çok fırın ekmeğinin olduğunu fark etmeye devam ediyorum haliyle.

anlatın anlatın, benden sır çıkmaz.
puzzle gibisiniz, devamı yan odada çıkaracağım kahve sohbetinde. *
devamını gör...
5845.
bugün çokça küfür ettim
devamını gör...
5846.
gizli sekmeye ilk kez tıkladığımda kapıya polis gelecek sanmıştım. bir de sponsorlu öne çıkan gibi siteler oluyor ya arama motoru sonuçlarında,,,, işte onlara tıklayınca internet faturası x5 gelecek sanıyordum.
devamını gör...
5847.
bundan yıllar yıllar önce (8 yıl olmuş) o zamanki sevgilim canımın çok sıkkın olduğu bir gece "al bunu dinle, kafan dağılsın, dinledikçe beni hatırla" diye muse'un undisclosed desires parçasını atmıştı. parçada şöyle bir kısım var, "you trick your lovers that you're wicked and divine // you may be a sinner but your innocence is mine" yani diyor ki "seni kendime sakladım"- ehem şaka. "sen ki sevgililerini kötücül ve kutsal biri olduğuna dair oyuna getirirsin, günahkar olabilirsin ama masumiyetin benimdir". canım cidden çok sıkkındı, yani o kadar sıkkın o kadar bıkkındım ki kafamda kara bulutlar dolanıyordu. ne yaptı etti konuyu bel altı muhabbete getirmişti yine *

ben ki yıllardır dijital bir büyücü olarak büyücü ismini kullanmayı çok sevdim, hala da seviyorum. kendimi kötü bir insan olarak tanımlamaktan gocunmuyorum ve utanmıyorum da bundan. 8 sene sonra anladım büyücü ismine laf atmış (hani kötüyüm mötüyüm diyosun, ortamlarda büyücü ayağına yatıyosun ama yerim senin o masumiyetini bebiş çekmiş). hadi hep birlikte dinleyelim.



ayrıca
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

editus communis #2228255 bizde yalan yok ne kadar sevdiğimize dair
devamını gör...
5848.
youtube'ta sevdiğin şarkıların altına bakıyorum, benle ilgili bir şey yazdın mı diye
devamını gör...
5849.
seni özlediğimi kendime bile söylemiyorum.
ama her hareketimden belli.
devamını gör...
5850.
dün ağlamamıştım.

bugün ağladım.
devamını gör...
5851.
itiraf etmeliyim ki, eğer duygusal bir paylaşım yapıyorsam bunun sebebi duygularımın çok ağır basması, o anda kafayı yemem falan değil. yani maalesef ki bu benim için pek mümkün bir durum değil. çünkü daha yaşarken beynim o duyguyu analiz ediyor. o duygu, bildiğimiz anlamda duygu olmaktan çıkıyor. tabii bu benim bir özelliğim, pek değiştirilebilir durmuyor. kendisiyle barışmakla barışmamak arasında bir yerdeyim. neyse işte. duygusal paylaşım yaptığımda muhtemelen birden fazla sebebi vardır. açıkçası biraz oyun oynamayı da severim. özellikle oyun oynayan insanlara karşı. öhöm. yine de şunu söylemeliyim ki, en güzel tarafı istemediğim ilgiyi bertaraf etmek oluyor. ahjhsjkjd. çok ilgi gören biri olduğumu söylemiyorum ama normal yazmaya başlarsam ister istemez nefes almamın da etkisiyle ilgi göreceğim. arada böyle duygusal paylaşımlar yapınca denge sağlanıyor. bu deliyle uğraşılmaz falan. benim ilgilenmediğim insan benle ilgilenmesin lütfen. hatta direkt yok sayılayım. ahhsjklsjek. ısrardan hiç hoşlanmıyorum ama ısrar etmeye bayılırım bu arada. bu da benimle ilgili büyük çelişkilerden biridir.
devamını gör...
5852.
son iki gündür pantolonumun fermuarı açık gezmişim hep. her defasında sonradan fark edip düzeltsem de artık çok geç. yüzümüz kızardı.
devamını gör...
5853.
bu konudan bahsetmeden edemeyeceğim.

ben herkesin içerisinde belli başlı küçük çaplı da olsa ırkçılıklar barındırdığını düşünüyorum. 'ahanda şu çekik gözlüler ne kadar tatlı ' cümlesi bile ırkçılık sayılırken ve artı olarak kendi ülkeme belli başlı lanetli ırklar toplanmışken ırkçılığı anlamsız bir durum olarak görmek bana çok anlamsız geliyor.
anlamsız geliyor çünkü ırkçılık kavramını sadece belli bir anlama indirgeyen ve kendi yaptıklarını ırkçılık olarak görmeyip aşırı hümanizm savunucusu herhangi bir insanın iyi yerlerde yaşadığını düşünüyorum.
benim gibi esenyurt'ta yaşayan birisine ırkçılığın anlamını sorsanız emin olun ki çok daha farklı şeyler duyarsınız.
kendi yaşadığım yerin sokaklarında yürüyemiyorsam sebebi benim ırkçı olmam falan değil, kimse skinin keyfine ırk ayrımı yapmayı tercih etmiyor çünkü.
ben zarar görmemek için belli ırkları görünce yolumu değiştiriyorum, onlara bir zarar vermiyorum.
ve evet, bu da ırkçılıktır.

ulan o değil de ben bu konuya nerden geldiğimi unuttum ama neyse, itirafım ırkçı olmamdır.

ikinci itirafım da bazen bu ırkçılığım yüzünden kendimden utanıyorum.
sonra birkaç solcu kılıklı hırtonun x'teki yazdıklarına denk gelince biraz daha ırkçılılaşıyorum.

üçüncü itirafım da tekrardan saçlarımı ve kirpiklerimi yolmaya başladım.
bu gidişatın sonunda kel kalacağım gibi gözüküyor.
devamını gör...
5854.
itiraf ediyorum geçen sene karşı komşu tadilat yaptırdı. ulan o ustalar, haftalarca sabahın 8'inde gelip tak, pat, küt çalıştılar.
ben de nasıl olsa tadilat yaptırıyor kimse anlamaz diye arabasının altına 2 kutu inşaat vidası döktüm. herifin arabasının sol arka tekeri 1 haftada 3 kere patladı.

heh işte o itliği yapan bendim.*
devamını gör...
5855.
yazarlar da birilerine yakışıyor mu acaba ?
nedir bu tavukların çektiği azizim...
bu kadar yumurtayı kim hazmedecek ?
tabi ki 3 çocuk şart
devamını gör...
5856.
sayılmaz, saylanmaz.
devamını gör...
5857.
siyasetten nefret ediyorum.
devamını gör...
5858.
öfkeden kudurtacak hadiseleri acı bir kabullenişle karşılar olmuşum. nşa’da butlan meselesine kafayı takmam, delirmem lazımdı.

çok büyük umutlar besleyip aldatılmak fazla ağır geldi bana herhalde. vaktiyle kemalci olmayı hazmedemiyorum. ister sayın, ister sövün. o gün ekrem aday olsa ekremciydim, mansur aday olsa mansurcuydum. 14 mayıs’ta sandık başında sıra beklerken nabzımın 150’ye çıktığını bilirim ben. mevcut düzene duyduğum tiksintiyi hayal edebilirsiniz ama reaksiyon verecek takat kalmamış bende.
devamını gör...
5859.
wpww. bunu söyleyince de kabahatli oluyoruz.
devamını gör...
5860.
radiohead-everything in its right place şarkısındaki oninioleleolele diye bağıran back vokal benim
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların itiraf köşesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim