5501.
bazen hiç tanımadığım biriyle saatlerce telefonda konuşup dertleşmek istiyorum.
devamını gör...
5502.
anlık, son 1 haftadır arkadaşlar, nasıl bir sapıtma içindeyim bilmiyorum ama en az 3 kişiden hoşlanıyorum. 4 de olabilir. 3,5 diyebiliriz.*

hiç birinin de bana meylettiği yok abi. herkes kendi dalgasında o yüzden bi tarafa da kayamadım. ben de kendi dalgamdayım, belli ki kime yanlasam aklım ötekinde kalacak. o yüzden onların da bana yürümediği iyi oldu.

şu akıl sağlığıma bi kavuşursam kimseden hoşlanmadığım da çıkabilir ortaya. sakince bekliyorum. böyle anlarda ani kararlar almak doğru değil. duruyorum öyle.
devamını gör...
5503.
insanın bazı şeyleri kendine itiraf etmesi bile ne kadar zormuş.
devamını gör...
5504.
bazen düşünüyorum "bütün bunlara değer miydi?" diye.
devamını gör...
5505.
burada ciddi tanımlar yazarken o kadar ciddiyetsiz bir hal tavır içinde oluyorum ki...
"rönesanstaki edepsizlikler bla bla bla" yazarken altta (bkz: kendrick lamar) çalıyor mesela ve duramıyorum durduğum yerde. deliriyorum keyiften o an.
hayatı yaşarken de öyleyim aslında. ciddi bir konu konuşulurken beynimde yankılanan muazzam senfoni orkestrası umut sarıkaya karikatürlerine eşlik ediyor. hmmm evet haklısın, diyorum. ciddiyetsizlik değil bu. öngörülür olana bir onay mekanizması geliştirmek. *) öte yandan dinlemediğim kimleri haklı buldum kimbilir. o da onların sorunu.p
ay dinlediklerim de ciddiye alınacak şeyler demiyorlar zaten.) izledik bu sinemaları.yine izleriz.*

arp getirmiş öğrencim bugün. hey youşarkısına adapte etmem lazım. ama canım istemiyor şimdi kdalkffdf

keşke aslolanı keşfedene dek olanaksız ve sürekli çelişkiler içeren mantıksal öğeler çerçevesinde hoppidik hoppidik dönebilseydik. ben gönlümü daima yaratıma açarım. arzulu ve eksik.

bazı yaşamların çok ucuz olduğunu görüyorum mesela karşıdan bakınca. %30 falan yaşıyorlar. ben %65'de intihar edileceğini zannediyordum küçükken. yaşamında kendi yaşamlarının %30'u olanların kolları,ipleri birkaç da düğmesi eksiktir bana göre. kansız bir çıtırtının eşlik ettiği yarı uyanık bir uyuşukluk hali gibi. oysa yaşam ne hoştur yaaaa.)) oh.

hepiniz hoş,ince ve esprilisiniz.
ve kendimi sevimli buluyorum. her zaman.
devamını gör...
5506.
bu entryi sana yazarken elimde bir kahve değil çay var; çünkü kahveyi geçen hafta döktüm dizüstü bilgisayarıma. yani şu an bu satırları sana ofiste insanların ne yapıyor bu yürüyen felaket sesleri eşliğinde yazıyorum. ama olsun, aşk için mekân fark etmez. senin güzelliğin zaten tüm mekanları “hipster-friendly” kılıyor.

öncelikle belirtmek isterim ki ben sıradan biri değilim. evet, kabul ediyorum: kelim, göbekliyim, çirkinlerin selam durduğu bir kumandanım. ama içimde öyle bir iç dünya var ki, paulo coelho görse yeni kitap yazmama gerek yokmuş deyip inzivaya çekilir.

ben seni ilk gördüğümde, kalbimdeki spotify listesi “lo-fi sad beats to cry and love to” moduna geçti. sen yazdın , ben düşündüm. bu kadın kesin fular takan erkek sever dedim ve hemen eve gidip annemin eski masa örtüsünü boynuma sardım. şu an fularım bir tık halıflex gibi ama ruhu entel, hissi fransız, göbek türk.

aşkımız bence çok popi olurdu sözlükte. yani birlikte vegan festivallerine gitsek, sen seramik atölyelerinde poz verirken ben arkada badem sütlü latte yapmaya çalışsam. sonra birlikte bir kitap kafe açar, ama hiç kitap satmayız. çünkü sadece cool görünmek için açmışızdır. işte böyle bir şey hayal ediyorum, seninle. vizyon meselesi şekerim.

senin güzelliğin o kadar yoğun ki, baktığımda bir an kendimi nietzche zannediyorum ama sonra aynaya bakınca tekrar şerruh oluyorum. olsun. felsefeye de bir katkım olmuş oluyor.

mehtap gibi gözlerin, wi-fi’si çekmeyen bir dağ evinde bile bana internet varmış hissi veriyor. seninle karşılıklı favlaşmak bile yeter.

kısacası, ben seni kafamdaki ütopyaya aldım. orada herkes crocs terlik giyiyor ben ise takunya o şişkin ayak parmaklarıma olmuyor terlik ama sen yine de güzelsin.

bu entryi burada bitiriyorum, çünkü ofisteki kızlar vah zavallı bu entryinin gittiği kıza modunda bana bakıyorlar.

her zaman senin, entelektüel fular delikanlın,

şerruh "şiir gibi göbek" karabiber

hiç bir sözlük kadını tanımıyor olmama rağmen yazdım.

açılmak isteyenler kullanabilirler.
devamını gör...
5507.
ruhuma iyi gelene mi koşayım, bunun olası hayal kırıklıklarıyla yine mi başa sarayım yoksa gamsız vicdansız bir adam olup tüm duygularımdan arınmış bir şekilde ruhsuz hazlara mı koşayım bilmiyorum.

ikincisini yapamam ben, cıks yapamam!
devamını gör...
5508.
çocukken izlediğim çizgi filmleri arada sırada izliyorum hala. yemek yerken ne izlesem diye düşünürsem aklıma ilk ya bunlar ya da kemal sunal filmleri geliyor hatta.

taş devri, richie rich, scooby doo, jetgiller ve tom&jerry favorilerim.

edit: bi de adını hatırlayamadığım beyaz horozlu bir çizgi film vardı, hala arıyorum. bulabilsem her gün saatlerce izlerim onu mesela. 90larda çocuk olanlar bilir. sevgiler.
devamını gör...
5509.
hayvan gibi libidom var, üstün kafkas genlerimden gelen bir doyumsuzluk ile birleşiyor ama bunu çok güzel gizliyorum gizlemediğim noktada da çok dürüst davrandığım için ayıplanamıyorum çünkü bizim insanımız aşırı düz bir şekilde katıksız dürüstlük karşısında ne olacağını bilmiyor
devamını gör...
5510.
etrafa sevimli gülücükler atıp sakin görünüyorum ama içimde korkunç bir öfke ve nefret var . inşallah geçer.
devamını gör...
5511.
çok uzun yazıyorsunuz, okumaktan sıkılıyorum.
devamını gör...
5512.
yardım etmeye çalıştığım birinin arkamdan konuştuğunu öğrendim.
al sana itiraf.
boşuna yordun beni bebeğim.
devamını gör...
5513.
bazen kalbimi çıkarıp yoğurup yoğurup sertleştirip geri koymak istiyorum.

dün işten sonra güzellik uykusuna yatmıştım. iyi de uyumuşum. sonra rüyamda hastalardan birini gördüm. yaşlı bi amca. detay hatırlamıyorum. kalbimde bir sızıyla uyandım.

niyeyse bana malum oluyor böyle şeyler, adamcağız rahmetli olmuş. nur içinde yatsın. ölüme alışmak garip bi duygu.
devamını gör...
5514.
günaydın sözlük başlığına yazanları ayrı seviyorum. ne bilim bana samimi, sıcak insanlar geliyorlar. onlarla büyük bir kahvaltı sofrasında buluşmak ve günaydınlaşmak* istiyorum. çok güzelsiniz ya.. ya da ben çok ponçik bir insan oldum.
günaydın sözlük başlığına her gün bakmama sebep olan ve bana günlük anılarıyla pozitiflik aşılayan günaydın dostlarıma selam olsun. benden çıka çıka böyle bir itiraf çıkar. dibine kadar günaydın be..

edit: #1718474 aman allahım ben daha önce neler itiraf etmişim..
devamını gör...
5515.
son 2,3 aydır o kadar yorgun ve bitkinim ki. içimde dinmeyen bir acı ve bitmeyen pişmanlıklar silsilesi... belirli bir yaşa kadar çoğu kız çocuğu gibi babasının prensesiydim. sonra nasıl olduysa aynı evde sürekli tartışan iki yabancıya döndük. uzun zamandır bu durum devam ederken farklı şehirlerde yaşamamızla iyice uzaklaşmıştık birbirimizden. hiçbir zaman sevgisini çok ifade edebilen bir adam olamadı ama içten içe beni çok sevdiğini hep bilirdim. geçen gün yine saçma sapan bir sebepten dolayı kavga ettik. dayanamadım çat diye aradım. önce kızdım, sonra üzüldüm ve dakikalarca ağladım. sadece "seni çok seviyorum ve seni çok özledim baba" diyebildim. "ben de seni çok seviyorum kızım, ne olursa olsun sen benim hep biricik kızımsın, gözbebeğimsin. ben sana hiç kıyabilir miyim?" dedi. ben daha çok ağladım. başka hiçbir şey söyleyemedim ama bir bilsen baba. birçok şeyden o kadar pişmanım ki. ve tekrar söylüyorum, küçük kızın seni çok seviyor...
devamını gör...
5516.
merdivene kafamı vurdum demin, tamam çok da yaratıcı bi an değildi ama tuvaleti ararken merdivenle öpüşmek son isteklerimden biridir. uyku sersemliği de yok normaldim. salakljk gibi
devamını gör...
5517.
insan mutluluğa da mutsuzluğa da alışıyor. ikisi de çok tehlikeli.
devamını gör...
5518.
benim daha kendime itiraf edemediklerim var burada herkese nasıl söyleyeyim?!
bu da bir itiraf bence.
bazen de neden ben diye yakınıyorum ağrı, acı, üzüntü çekerken. halbuki neden ben olmayayım, hayat herkese adil mi sanki!
devamını gör...
5519.
yaşanıp biten şeyleri özlüyorum
devamını gör...
5520.
daha yapmadım bunu itiraf edeyim. halledince yine itiraf edicem buraya allahın izniyle.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların itiraf köşesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim