yazarların itiraf köşesi
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
başlık "mırmır" tarafından 14.11.2020 21:09 tarihinde açılmıştır.
5941.
sözlüğün en güzel kadın yazarıyım ama açıklayamıyorum, insanlar beni güzel bir kadınım diye okusun veya oylasın istemem. bu çok zoruma gider. ben zekamla öne çıkmak isteyen bir kadınım...
devamını gör...
5942.
canım sıkıldıkca google earth da takılıyorum insana o kadar çok şey katıyor ki harika bir şey bazen de dehşete kapıldığım yerler oluyor bu gün nijerya tarafında pipetle bira içen maymun gördüm. özellikle sömürge ülkelerinde dolaşmaya bayılıyorum. aynı bilgisayarın başında 3-4 kişi earth da gezinirken sohbet etseler dizi gibi izlerim
devamını gör...
5943.
iki gün önce iş yerinin tuvaletine kalem düşürdüm.
devamını gör...
5944.
evliyim.
devamını gör...
5945.
şimdi buraya yazsak sözlük ortasında taşlarlar bizi.
devamını gör...
5946.
5947.
flörtüm bugün yanıma geliyor. şarap filan aldım. eski şarapçılardan bir neyzen bi ben kaldık.
hadi evi toparlarken içiyim bi kadeh, hadi şunu dinlerken içiyim bi kadeh derkem 4 kadeh oldu.
vallaha sızmak üzereyim. kapıyı duymazsam ben kendi kafaöa s.çayım.
hadi evi toparlarken içiyim bi kadeh, hadi şunu dinlerken içiyim bi kadeh derkem 4 kadeh oldu.
vallaha sızmak üzereyim. kapıyı duymazsam ben kendi kafaöa s.çayım.
devamını gör...
5948.
olm tedbirsiz davranmışsın ben manitayla şarap içeceksem 1 tanesini kendime bir tanesini manitaya alıyorum, 1 tanesini o yarım şişeyi bitirmeden içiyorum, ikinci şişenin de yarısını içene kadar o da bütün kadınların içebileceği o yarım şişelik kadarını ancak tamamlıyor. bu işler böyle, ewed.
devamını gör...
5949.
eski flörtüm yeni sevgilim ama daima iyi dostum olan manitam izmir'de ev tutuyor.
bu ay içerisinde yerleşiyor. her şey çok iyi giderken ben yine kabus görmeye başladım. erkek kardeşim ölüyordu.
kötü ve güçlü insanların beni gözlediğini düşünüyordum. bu adamla bu düşünce kalktı. ciddi ciddi güveniyorum.
ancak şimdi, allah yazdıysa bozsun, kardeşimin öldüğünü görmek o eski paronayaları tetikledi.
benim ve sevdiklerimin sevgilimle olduğum için zarar görme ihtimalinin olduğunu düşünmek korkutuyor beni. ayağım bile yeniden acımaya başladı.
bu ay içerisinde yerleşiyor. her şey çok iyi giderken ben yine kabus görmeye başladım. erkek kardeşim ölüyordu.
kötü ve güçlü insanların beni gözlediğini düşünüyordum. bu adamla bu düşünce kalktı. ciddi ciddi güveniyorum.
ancak şimdi, allah yazdıysa bozsun, kardeşimin öldüğünü görmek o eski paronayaları tetikledi.
benim ve sevdiklerimin sevgilimle olduğum için zarar görme ihtimalinin olduğunu düşünmek korkutuyor beni. ayağım bile yeniden acımaya başladı.
devamını gör...
5950.
ikiler bir olurken uzaktan üzüldüm, bütünlerin parçalanıp tuz buz olmasına gülmüş bulundum.
devamını gör...
5951.
eskiden bazı şeyler canımı sıkardı. birinin üzülmesi, birinin gitmesi, birinin benden nefret etmesi... şimdi bunların hepsi uzaktan izlediğim küçük olaylar gibi geliyor... sanki kendimi bir ekrandan izliyormuşum gibi... ben yaşamıyorum sanki bunları, başka bir karakter yaşıyor gibi...
insanlar bana hayatlarının en kötü günlerini anlatıyor, bazen dinliyorum, gözlerine bakıyorum anlatan kişinin... bazen dinlemiyorum, dinliyor gibi yapmak için başımı sallıyorum... uygun yerde üzüldüm falan diyorum ama inanın hiç üzülmüyorum... içimde hiçbir şey olmuyor... hatta bazen gülmemem gereken yerde gülüyorum, durduramıyorum kendimi. biri ağlıyor, aklıma komik bir şey geliyor. biri geçmişte yaşadığı kötü bir şeyi anlatıyor, ben hikayenin trajedisini değil, içindeki saçmalığı görüyorum...
sonra kendime bakıyorum ve ne ara böyle oldum diye düşünüyorum... acaba hep böyle birisi miydim?
galiba artık insanları anlamaktan çok gözlemlemeyi seviyorum. neye üzüldüklerine, neye sinirlendiklerine, hangi cümlede dağıldıklarına bakıyorum... kafamda onların kanayan yaralarına tuz basıyorum, bazen gerçekte de yapıyorum... hoşuma gitmesini bekliyorum ama hiçbir şey hissetmiyorum, yine de aklım kalmamış oluyor...
iyi bir insan olmadığımı biliyorum. iyi biri olmaya çalıştığımı da söyleyemem. kendimi düzeltmek gibi büyük planlarım da yok... kendimde düzeltilecek bir şey olarak görmüyorum bunu, bir kusur gibi gelmemesine şaşırıyorum sadece... kendime yalan söylemiyorum diye bahanelerim var. bahanelerim çokça var, çoook, bende bahane bitmiyor.
bir gün saatlerce birinin yanında oturup onu dinliyorum, ertesi gün aynı insanın en hassas olduğu şeyle dalga geçesim geliyor. neden yaptığımı sorsalar muhtemelen bilmiyorum derim... gerçekten bilmiyorum çünkü...
insanlar bana hayatlarının en kötü günlerini anlatıyor, bazen dinliyorum, gözlerine bakıyorum anlatan kişinin... bazen dinlemiyorum, dinliyor gibi yapmak için başımı sallıyorum... uygun yerde üzüldüm falan diyorum ama inanın hiç üzülmüyorum... içimde hiçbir şey olmuyor... hatta bazen gülmemem gereken yerde gülüyorum, durduramıyorum kendimi. biri ağlıyor, aklıma komik bir şey geliyor. biri geçmişte yaşadığı kötü bir şeyi anlatıyor, ben hikayenin trajedisini değil, içindeki saçmalığı görüyorum...
sonra kendime bakıyorum ve ne ara böyle oldum diye düşünüyorum... acaba hep böyle birisi miydim?
galiba artık insanları anlamaktan çok gözlemlemeyi seviyorum. neye üzüldüklerine, neye sinirlendiklerine, hangi cümlede dağıldıklarına bakıyorum... kafamda onların kanayan yaralarına tuz basıyorum, bazen gerçekte de yapıyorum... hoşuma gitmesini bekliyorum ama hiçbir şey hissetmiyorum, yine de aklım kalmamış oluyor...
iyi bir insan olmadığımı biliyorum. iyi biri olmaya çalıştığımı da söyleyemem. kendimi düzeltmek gibi büyük planlarım da yok... kendimde düzeltilecek bir şey olarak görmüyorum bunu, bir kusur gibi gelmemesine şaşırıyorum sadece... kendime yalan söylemiyorum diye bahanelerim var. bahanelerim çokça var, çoook, bende bahane bitmiyor.
bir gün saatlerce birinin yanında oturup onu dinliyorum, ertesi gün aynı insanın en hassas olduğu şeyle dalga geçesim geliyor. neden yaptığımı sorsalar muhtemelen bilmiyorum derim... gerçekten bilmiyorum çünkü...
devamını gör...
5952.
ikizimden ayri kaldigimdan beridir insanlara olan tahammul seviyem cok dustu ve pek icedonuk bir hale geldim.
devamını gör...
5953.
merak ediyorum.
devamını gör...
5954.
aşksal anlamda üzerimde bir bahtsızlık var ama ne olacak bilemiyorum.
hep göklere çıkarılıp, bir anda yere çakılmaya çalışılıyorum. burası önemli çünkü beni benden başkası yıkamaz. ama bir daha etrafıma “biri var” diyemem..
hep göklere çıkarılıp, bir anda yere çakılmaya çalışılıyorum. burası önemli çünkü beni benden başkası yıkamaz. ama bir daha etrafıma “biri var” diyemem..
devamını gör...
5955.
bazen acayip iğreniyorum kendimden. duygularımdan. insanlardan nefret edişimden, kendimi bu denli yalnız bırakıp bunda bir sorun görmeyişimden.
insanlar geçiyor etrafımdan. uzaktan tanıyanlar bol bol gülmemi biliyor, genç görünümlü neşeli kız diyorlar. saçı tatlı olan.
sonra beni daha yakından tanıyanlar geliyor, "kavgacı" diyorlar. gölgesiyle dövüşen, toplum dışı, ikilemler arasında, yalnız.
ben gelemiyorum işte. neredeyim bilmiyorum. neden böylesine geçici heveslerim, yolun sonu neden acıya kalıyor? neden dünyada bir mana göremiyorum?
insanlar geçiyor etrafımdan. uzaktan tanıyanlar bol bol gülmemi biliyor, genç görünümlü neşeli kız diyorlar. saçı tatlı olan.
sonra beni daha yakından tanıyanlar geliyor, "kavgacı" diyorlar. gölgesiyle dövüşen, toplum dışı, ikilemler arasında, yalnız.
ben gelemiyorum işte. neredeyim bilmiyorum. neden böylesine geçici heveslerim, yolun sonu neden acıya kalıyor? neden dünyada bir mana göremiyorum?
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
