5701.
twit atar gibi itiraflar ya...
şurada şu suçu işledim
burada şöyle bir şey yaptım aslında çok ayıptı vs
insan böyle gerçek itiraflar bekliyor*
devamını gör...
5702.
her şeyin farkındayım ama hiçbir şeyin farkında değilmiş gibi davranıyorum. oynanan oyunların , kendi çıkarı için her şeyi yapan insanların planlarını biliyorum ama uzaktan izliyorum . bi adalet sistemi var buna inanıyorum . buna ne dersiniz bilmiyorum ilahi adalet mi , iyilerin kazanması mı , kötülerin kaybetmesi mi, bir şey var . belki iyiler belirli bir süre kaybediyor bazı şeyleri ama sonunda çıkarcı , kendini düşünen insanlar, kaybetmeye mahkum bence .
devamını gör...
5703.
yaz bitiyor ama evimi de özlediğimi fark ettim. işe gitmeyi pek özlemedim. ekim ayında birkaç harbiye konserine gideceğim için mutlu olabilirim. geceleri yıldızları izlerken hayaller kuruyorum bazen. sevdiğim bazı şiirler aklıma geliyor. geçen gün şahane midyeler topladım, üşenmeden iç harcını hazırladım. açıkçası lezzetli oldular. denizden kendi emeğinizle bir şeyler çıkarmak çok keyifli. yani şahsen seviyorum bunu. bir yerlerde avcı ruhum mu var, bilemiyorum. tabii acımasız olmayan, şahsına münhasır duygusal bir avcı olabilirim. swh bazen böyle çok konuşuyorum.
devamını gör...
5704.
bir kiracıma ağustos ayında yüzde 32 zam yaptım ama pişmanım...
devamını gör...
5705.
insanların aramalarını görmemezlikten geliyorum, özellikle görüntülü aramaysa.
sesli aramalarını da görmemezlikten geliyorum.
hepsini değil ama birçoğunu.

sonra da 'görmemişim' yalanını uyduruyorum.
görüyorum efenim, telefonum her daim sessizde bile olsa görüyorum.
sadece birçok şeyi kafam kaldırmıyor.
devamını gör...
5706.
kadıköy'ü çok özlemişim. tekrar yaşarım sanırım burada.
devamını gör...
5707.
bugün yanında yatsam mı diye düşündüm ama telefonu, laptopı ve kendisini yatağa öyle bir yerleştirmişti ki sadece ona kadar yer vardı. napsam diye düşünüp düşünüp gene salonda yatmaya karar verdim.
devamını gör...
5708.
çok içtim.

kar etti canıma yeter ayrılık
devamını gör...
5709.
birinci itirafim duygusuz itin teki olduğum kadar çok da vicdanlıyım. bu iyi değil. her zaman değil yani ama olsun.

ikinci itirafim çok boktan bir konu olsa da içime bir öküz gibi oturdu.
çok kısaca hastanede bir isim vardı. randevu almam gerekiyormus. ama alınması şart değil diye almamıştım. sekreter ben onunla uğraşırken (randevu almayla) 4 saat önce boşa düşmüş bir randevuyu ayarladı. çok sağ olun çok teşekkür ederim ya dememle bir kahve ısmarlarsın ödeşiriz demesi bir oldu. şaşırdım kaldım. ama bir yandan da arabanın motor kırması gerçeği ile yüzleşip buluşmak ve para harcamak eğrisini saliseler içinde analiz edip neden olmasın diye geçiştirip tekrardan teşekkür etmek suretiyle doktor kapısının önünde dikelmeye gittim.

normalde kaçırmazdım. ama kaçmasına izin vermek zorundayım. bir süre böyle olması gerekiyor. fit ve olgun aplalar qalp ve üzgün emoji.

üçüncü itirafım ise medyum diyebileceğimiz birine denk gelmem oldu. yengemin dediğine göre kim için yorum yapsa çıkıyormuş. ben inanmam böyle şeylere. dilinden allah'ı düşürmeyip gayb hakkinda kesin hükümlerde bulunması çok samimiyetsiz geldi.
benim kahve yaptığım sırada telefonla hoparlörde konuşurken benim hakkımda yorum yapmasını istedi. rivayetlerine göre sarışın ve çok iyi bir kızla evlenecekmisim ilk çocuğumun da erkek olacağını hissetmiş.
bu hikayedeki itiraf kısmı şu: nasıl biri istediysem hep tersi oldu. biri haric tabi. mesela hep benden kısa beyaz tenli ve siyah saçlı birini istemiştimdir gelenlerin hepsi bana denk ya da benden uzun, sarışın tiplerdi. bu arada tek bir kişi hariç evlenmeyi hiç düşünmedim hala da düşünmüyorum.
devamını gör...
5710.
...sonra,
unutmaya yüz tuttuğun bir ses,
bir koku,
belleğinin diplerinden kopup gelen bir anı,
bir görüntü,
saniyenin binde biri hızında sanki bir
şimşek gibi çakıp geçen bir imge,
şarkıda geçen bir söz,
sana onu hatırlatan bir kelime,
böyle utanmadan, sıkılmadan, canın acırmış diye
aldırmadan, fütursuzca gelip, unutmak için yaptığın her şeyi silip atıyor ya,
onca yıl verdiğin emek bir salisede yok olup, senelerce öncesine dönüyorsun ya,
istiyorum ki o an ölüvereyim! insan olduğuma, bir belleğim olduğuna işte o zaman çok üzülüyorum.
devamını gör...
5711.
üşüyorum. onun değdiği yerler üşüyor. artık ondan etkilenmek istemiyorum. ağzını açıp gözlerimin içine bakıp boa yılanı gibi sarıp sarmalayıp sarf ettiği sözlerin içinde boğulurken ve aslında yalan olduğunu da bilirken en azından yalan değilse de gerçekleşmeyeceğini bilerek yatarken gene de gerçekleşmediğinde istemeden de olsa gözyaşlarımın akmasından nefret ediyorum. bırakmanın ucundayken çıkıp geldiğinde sonra da "ikna oldum" diye çekip gittiğinde ondan nefret etmek istiyorum. bazı şeyler gerçekten sandığım gibi basit. onu ondan daha iyi tanıdığımı kendime gene ispatladım, ispat için bile çabam yokken. anlayacağını bilsem tartışırım içimi dökerim ama nafile. ağlayarak ve artık ağlamak da istemiyorum, bloguma yazarım artık. ne ise işte o lafları dinlememem gerektiğini biliyordum. benim hatam. kararlılığımı koruyamayıp hissetmek benim hatam ama ona kızgınım. hiçbir şeyimi anlamadığına kızgın ve kırgınım. beddua edesim bile yok. güya beni boşansak alakamız kalmasa bile istermiş. aynen zaten bunları gözlerimin içine bakarak söylerken de inanmamıştım zaten ama gene de böyle hissettim. ne ise. kendi bilir.
devamını gör...
5712.
pazartesiden beri sadece içiyorum. iç, sız, iç, sız. oteldeyim. gidecek evim yok. evsiz kaldım. aynı anda şehirsiz de kaldım. gitmem lazım ama gidemiyorum. çıktım dışarı churhill içiyorum, belki kendime gelirim. midem berbat. alkol komasından ölünmüyor mu ya?
devamını gör...
5713.
haftasonları arkadaşlarımın aklına gelmemek için perşembe akşamından itibaren gruplarda yazılan mesajlara önemli bir şey yoksa olabildiğince geç cevap veriyorum
devamını gör...
5714.
o kadar dar ve sığ bir hayvan ki hayvanlar bile utanır rezilliğinden. kimi için böyle düşünüyorum. hiçbir şey olmamış gibi iğrenç meraklı zihniyetini, kavgacı pislik kötü fikirlerini sağa sola sormadan, bir münasebeti olmada sırf aynı sokaktan geçiyor diye konuşma hakkı olduğunu sanan reziill rüsvaaa yaratıklar var. iğrenç yaratık. mide bulandırıcı burnunu sokan pis yaratık.

gittiğin bir ülkede sok bakalım burnunu sana ne yapıyorlar klavye delikanlısı. terbiyesiz insanlık dışı merak budalası. başardim delisi takdir bağımlısı.

alll sana takdir.
çok çirkin görünüyorsun.
iğrenç görünüyorsun.
vahşi hayvanların bile senden daha fazla düşünme yetisi var. sen övündüğün o iğrenç fikirlerin kadarsın.
terbiyesiz rezil seni.
devamını gör...
5715.
iyi tamam bunu çok uzun zamandır saklıyordum. yakın dostum sevgili b, bundan 10 yıl kadar önce 740 kodlu makinenin verdiği arıza üzerine iddiaya girmiştik hatırlarsın. ben taret sensörü demiştim ama sen tarayıcı demiştin. iddiamızda firmaya yeni gelen kalite mühendisi hanıma ilk yürüme önceliğiydi. sonrasında taret olduğunu bulunca üzülmüştün ama dürüstçe önceliği bana vermiştin. evet benim içinde sonu oldukça berbat biten bir ilişki olmuş olsa da, iddiayı sen kazanmıştın. ben gece gelip, plc versiyonlarını değiştirmiştim. sanırım ahın tuttu. beni affet demiş miydim yazı içinde?**
devamını gör...
5716.
bir insan nasıl olur da burnunu yakmayı becerir lan. burnumu yaktım. sigarayı yakarken taksam gam yemeyecegim. sigara içerken burnumu yaktım. bir süre sözlük yazarlarının fotoğrafları başlığına fotoğraf atamayacak olmanın derin üzüntüsü içindeyim. üzüntüden efes tombul şişe bira aldım. 300 yıl olmuştur herhalde efes şişe bira icmeyeli.
devamını gör...
5717.
aynı anda hem aldanan hem aldatan hem manipülatif hem kurban olabiliyorum
devamını gör...
5718.
korkak ve yalancıları çok severim hem direk kavga etmeye korkarlar, hemde o kadar yüzsüz ve ikiyüzlüdürler ki laf sokup cevap alınca üzülürler.

daha da acınası oldukları durumda şudur herkesi kendileri gibi ilgi ve onay budalası sananlar.

insanları kullanmayı pek severler kullanamadıklarında da bok atarlar.

sözlükte bunlardan bir kaç tane var cevap aldığınızda ağlayacaksanız kaşınmayın.
devamını gör...
5719.
insanları tanıdıkça hayvanları daha da çok seviyorum.
devamını gör...
5720.
kendimi o kadar iyi tanıyorum ki. aklımda dönen, yaptığım ve yapacağım şeylerin sebebini, zaaflarımı, öz güvensizliklerimi... bu beni kendime karşı daha acımasız hale getiriyor. kendimi yerden yere vuruyorum resmen. ama aynı zamanda da bir şeyleri değiştirmek ya da düzeltmek için fazla üşengecim. biraz da umursamaz.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların itiraf köşesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim