3161.
bugün bankadan aradılar, icra dairesine vereceğiz borcunuzu yatırın diye. düşündüm 200 lira sadece. çalışırken kendimi gördüğüm garsonlara bahşiş bıraktığım miktara muhtacım şimdi. iş yok nakit yok hesap blokeli borç isteyeceğim kimse yok ne yapacağım bilmiyorum. sanırım beni kimse tanımadığı için buraya da rahat rahat yazabiliyorum.
-bana çaresizliğin resmini çizebilir misin asil?
+bugün sözlükte herkes 1 lira atsa diye başlık açmayı düşündüm daha ne yapayım.
devamını gör...
3162.
hayatım komple fiyasko. araba kullanmaktan nefret edip 7/24 araba kullandığım bir işte çalışıyorum. işin ilginci buradan çıkıp başka şirkete girsem yine bu şekilde devam edecek. sürekli sürekli yapılan ciro baskısından da sıkıldım. kazandığım para alkol masrafımı çıkartıyor mu ondan da emin değilim.

alkolü de çok arttırdım. içmediğim zaman uyumakta zorlanıyorum. uyku zaten hep problemdi benim için. en son düzgün bi 8 saat uykuyu ne zaman çektim hatırlamıyorum. her gece 86 kere uyanıyorum.

30 yaşında fiyasko bi hayatın, şehrin, insanların içinde sıkıştım kaldım. radikal değişiklikler yapmayı düşünüyorum. tek sıkıntı ne zaman radikal bir karar alsam hayatım daha da kötüye gidiyor.
devamını gör...
3163.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
saat 00:47
bu ağaca sarılarak ağlıyorum.
bunu buraya unutmamak için koyuyorum. gelecekte baktığım zaman şuan çektiklerimin bir manası kalacak mı değer mi değmez mi merak ediyorum.
devamını gör...
3164.
lan adam gecenin ortasında ağaca sarılarak ağlıyor drama bak, oturduğum yerde içim sızladı yemin ederim. kak git evine kanka değmez ya. 00:47'de ağaca sarılmış lan alooo.
devamını gör...
3165.
gitme diyemediğim için, sırf o istiyor diye kararına saygı duydum ve yollarımızı ayırdık. gönül bağımız kaldı mı bilmiyorum, henüz 3-4 gün oldu fakat benim içim hala bir parça acıyor. gecenin itirafı.
devamını gör...
3166.
hiç bir zaman "toplum kurallarına göre" iyi bir insan olmadım.
eleştirildim sürekli.
oysa ben sadece keyif almayı, gezmeyi ve eğlenmeyi seviyorum.
bunu sevmediler.
devamını gör...
3167.
bu gece de uyumazsam, canım arkadaşlarım yarın beni yerden kazımak durumunda kalacaklar. yok, itiraf bu değil.

biri var ki yazsa, bu gece de uyumamaya ve yarın kalabalıklar arasında bayılmaya varım.

edit: asıl itiraf gelsin, bu başlıktaki ilk entrymdeki ana kahraman ile bugünkü aynı kişi. iki yıl oldu ilk tanıyalı ve ayrılalı. özlüyormuşum o zamanlar, bugün neyi özlediğimi dahi unuttum, öyle kafamdan silmiştim. dün gece eleğin üstünde kalan tortuları hor görmüştüm, ama tam şu an fark ediyorum ki onlar aslında kaliteli karakterinin değerli taşlarıymış hikayesi önemsiz. gereksiz ayrıntıları unutmuşum ve sadece bu insanı hayatımda ne kadar istediğim kalmış, ona ihtiyacım olmaksızın. kendisine bunu asla söyleyemem o sormadan. uzun uzun anlattığı, birbiri ardına dizdiği kelimelerin bir kısmına baktım, ama en çok o günden geriye kalan sesine düşkünüm; hiç tanık olamadığım mimiklerinin peşindeyim.
devamını gör...
3168.
az önce küllük dolu olduğu için içine biraz su koyup küllük yaptığım pet bardağı dalgınlıkla kafama diktim.
devamını gör...
3169.
7 ay oldu… onu çok özledim… onun unrunda değil.

hani odun olan erkekler romantik kırılgan olan kadınlardı? yalanınızı …

(bkz: adını gizleyeceğim sende bilme lavinya)
devamını gör...
3170.
yazdım sildim. demek ki daha yeterince demlenmemiş sözlük
devamını gör...
3171.
maalesef bugüne de bir itiraf: az önce fark ettim, tanım yaparken bi yazar var, ona dönüşüyor üslubum. sanırım sonunda çizdik kafayı. neyden nefret edersen gelir bulurmuş seni. eski neşem nerede?.. korkmaya başladım artık. çık içimdeki uzaylı... çık*
devamını gör...
3172.
geleli bir hafta olmadı ama şimdiden çok bunalıyorum. nasıl bir ortam ki yine tüm döngüm bozulmuş gibi hissediyorum. geleceği düşünmekte istemiyorum. canım sıkılıyor düşündükçe.
devamını gör...
3173.
yeni bir şirkette işe girdim. 2-3 ay iş aradım 20 den fazla şirketle görüştüm fakat son sıraya koyduğum şirket kısa sürede beni işe aldı. maaşı düşük, hafta sonu çalışma var. tüm olumsuzluklar arka arkaya aslında biraz daha sabretsem belki karşıma başka bir teklif çıkabilirdi ama kendime olan güvenim kaybolmuştu. şimdi ise bir yanım daha iyi şartlarda iş bulursam bu işi bırakmam gerektiğini söylüyor, diğer yanım ise işe yavaş yavaş alışıyorsun en az bir sene çalışmalısın diyor.
nasıl ilerleyeceğimi bilemedim..
devamını gör...
3174.
hayatımın hatasını yaptım sözlük, bu iki oldu. iş görüşmesinden çıkmıştım. mutluydum, keyfim yerindeydi. uzun bir müddet otobüs bekledim çıkışta (bkz: arabası olmayan erkek) hatta durakta beklerken orada çocukları ile oturan hanım hanımcık hanım ablaya "apla buradan 95/a geçiyo mu?" diye sordum, birkaç dakika sonra ufak çocuğu gelip "11 dakikası var abi" dedi. ulan dedim helal size *

efendime söyleyeyim, kulağımda kulaklık takılı bir "senin yüzünden" bir "bon voyage" dinleyip duruyorum. sigara üstüne de sigara yakıyorum. artık sigara içmekten de sıkıldım. bu arada iş görüşmesinden çıkıp işe gidiyordum.

neyse otobüscağızım geldi. oturdum ters koltuklardan birine, en arka kapiya bakan. açtım "şema terapileri" kitabını okuyorum. hatta hızımı alamadım kitapta geçen bir başlığı buraya başlık olarak açtım ve altındaki tüm metni buraya taşıdım o otobüste. başlık şuydu: #2047705

her neyse gel zaman git zaman yanıma bir hatun oturdu. giymiş kırmızı bir elbise. ama ne çok kırmızı ne de soluk kırmızı. kırmızı işte akü. ee tabii ki insan bir enerji-sinerji, evrimsel psikoloji hissediyor *

ama bu sefer ki farklıydı (bkz: erkek yalanları) her neyse. benim de keyfim iyi ya (bu arada doğa ananın bana verdiği bir hediye olarak kendimi nadiren çok iyi hissederim) enerjim falan pozitif, full, deli doluyum, hatta etrafa aura yaydığımı falan hissediyorum.

her neyse kız oturdu abi, o da çok hareketli. bir de pabuçları da cok güzeldi ya. ben ayıp olmasın diye yandan yandan süzüyordum*

hatta belli belirsiz bi ellerini göresim geldi yüzük var mı yok mu diye. her neyse, siyah ayakkabılar, böyle açık maçık işte, kırmızı elbise. bu arada hissettiğim şeylerin burada tarifini yapmayacağım. şöyle düşünün alelade bohemce hisler olsaydı bunlar burada onları tarif ederdim. ama şu an kendime saklıyorum.

önümüzde koruyucu cam var. ben tabii yılların mitoloji okuyucusu olarak hemen perseus'un medusa'nın direkt gözlerine bakmayıp elindeki aynayla ona bakması gibi (çünkü medusa'nın gözlerine bakan taş kesiliyordu. ben de bu hatunun gözlerine direkt baksaydım hafizanallah orada taş kesilirdim)

her neyse iste ben olayın bug'ını buldum abi. camdan kıza bakiyom * o da ama böyle sürekli ama sürekli cama bakıp sağ eli ile saçının sağ tarafını düzeltiyor. ama çok hızlı refleksler ile ve üst üste (şu an bile heyecan yaptım terleyeceğim akü) ben cam tarafında olduğum için yola da bakıyordu ara ara.

her neyse kız indi otobüsten.

ve bu salak kardeşiniz inip de en azından bir "merhaba" diyemedi.

ya biliyorum, böyle yazınca hatta daha salakça geldi. tanımadığın bir insan ve bu şekilde bir yaklaşım belki nahoş evet, ama ne yapayım. yanılsam da, rededilsem de, haftaya olan bir dahaki izin günümde, yine iş görüşmesinden çıktığım yere gideceğim. oradan yine aynı saatte aynı otobüse bineceğim. sonra belki görürsem ve kendimi iyi hissedersem o kıza tebessüm ederek bir "merhaba" diyeceğim.

tahminlerim doğru ise, ya o saatte mesaisi vardı, ya da başka bir isi vardi. eğer o saatte işe gidiyorsa karşılaşma ihtimalim var. düşük bir ihtimal, karambole oynuyorum belki, ama bu hissimin peşinden gideceğim. 3 gündür iş görüşmesinin sonucundan çok o kızı kaçırdığımı düşünüyorum **
devamını gör...
3175.
çocukluktan beri gözlemlediğim bir şey var. her zaman her sülalede mutlaka ama mutlaka işleri yolunda gitmeyen biri olur. bir işte tutunamayan, elini nereye atsa kurutan, ne denese başaramayan. ya işte hayatını hiçbir türlü yoluna oturtamamış o kişi. bildiniz hepinizin çevresinde vardır o kişi.

bizde piyango bana vurdu. bunu 2 yıl evvel yılbaşında, yalnız başına içerken fark ettim. kabullenemeyiş, inkar etme, kabul etme ve rahatlama. sıralama bu şekilde gerçekleşti.
devamını gör...
3176.
yalan itiraflarla dolu burası yalan yalan yalan.
devamını gör...
3177.
barbaros hayrettin'in ben sizin babanızım şarkısını dinlerken duygusallaşıp göz yaşlarıma hakim olamıyorum.
devamını gör...
3178.
hiç aşık olmadım.
devamını gör...
3179.
son zamanlarda paraya ulaşımın aslında o kadar da zor olmadığını, insanların kendini kısıtladıklarını düşünüyorum. bunu düşünüyorum ama en başta kendim paraya ulaşamadım.
devamını gör...
3180.
süt danası jöle yanaklı michelin bebeği gibi kolları boğum boğum olan bir yeğenim var.
özledikçe beni ana babasının telefonunu ele geçirip bana sesli mesaj gönderiyor,dinledikçe eriyorum o başka planlar yaparken bende onu hamur gibi yoğurma planları yapıyorum.
korkuyormuş uyurken ve hilalamaya dağı gibi olan amcası gelsin onun rüyasında korkutanları korkutsunmuş!
emir telakki ediyorum ve akşamına ondayım (bak onlarda değil,yeğenim olduktan sonra ana babasının ne hükmü var? o ev artık yeğenim ile anılır benim için)
maşa ile koca ayı misaliyiz o maşa ben koca ayı,koala gibi sarılıp uyudu eşek sıpası oturduğum yerde,maşa ile koca ayıyıda ondan sebep biliyorum arada çok pis sovyet propagandası yapıyorlar ama o başka bi konu.
uykusuna iyice daldığına kanaat getirdim ve onu kucağıma alıp yatağına götürecekken gözünü açtı su istedi bir an yere bıraktım ve şu cümle döküldü ağzından “bacağım gıdıklanıyor” ilk başta anlamadım karıncalandı mı dedim yok “gıdıklanıyormuş”
tebessüm edip aldım hemen kucağıma tekrar mutfağa doğru giderken kendimi seyid onbaşı gibi hissettim ama içimden nasıl gülüyorum “bacağım gıdıklanıyor” ne demek nasıl bir tabir nasıl bir tasvir?
düşünsem aklıma gelmez ama çocuk saflığı öğretildiği gibi değil içinden geldiği gibi adlandırıyor.
bu saat oldu hala kendi kendime “bacağım gıdıklanıyor” deyip tebessüm ediyorum.
çok yaşa çocuk,güzel yaşa…
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların itiraf köşesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim